Hazine Ve Maliye Bakanlığı Açıkladı: Türkiye’nin Brüt Dış Borcu 475,7 Milyar Dolar

31 Mart 2023 itibarıyla Türkiye’nin brüt dış borç stoku 475,7 milyar dolar olarak gerçekleşirken, stokun milli gelire oranı yüzde 49,0 oldu. Aynı tarihte net dış borç stoku 255 milyar dolar olarak kayıtlara geçerken, milli gelire oranı ise yüzde 26,3 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / Aynı tarihte Hazine garantili dış borç stoku ise 15,7 milyar dolar olarak hesaplandı. Kamu net borç stoku bu dönemde 2 trilyon 934 milyar lira olarak kaydedilirken, milli gelire oranı yüzde 17,1 oldu.

AB tanımlı genel yönetim borç stoku 5 trilyon 336 milyar lira, bu rakamın milli gelire oranı ise yüzde 31,2 olarak kayıtlara geçti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 31 Mart 2023 itibarıyla brüt ve net dış borç stoku, Hazine garantili dış borç stoku ve kamu net borç stoku ile Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stoku verilerini açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Türkiye Brüt Dış Borç Stoku”, 31 Mart 2023 tarihi itibarıyla 475,7 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı ise yüzde 49,0 olmuştur. Aynı tarihte, “Türkiye Net Dış Borç Stoku” ise 255 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 26,3 olmuştur.

Hazine garantili dış borç stoku 31 Mart 2023 tarihi itibarıyla 15,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

“AB Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku”, 31 Mart 2023 tarihi itibarıyla 5.336 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 31,2 olmuştur. Aynı tarihte, “Kamu Net Borç Stoku” ise 2.934 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 17,1 olmuştur.

Paylaşın

Bitcoin 30 Bin 300 Doların Üzerinde; Tron Ve Litecoin Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 30 bin 300 doların üzerinde, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen üstünde işlem görüyor. Tron Ve Litecoin ise yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldılar.

Haber Merkezi / Haftanın ilk işlem işlem gününe kayıplarla başlayan kripto para piyasaları, haftanın ikinci işlem günü yönünü yukarı yönlü çevirdi.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,32 artışla 30 bin 336 dolara yükseldi, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise 0,35 düşüşle bin 871 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Bitcoin (BTC) dün yüzde 2.13 düşüşle 30 bin 221 dolara gerilemiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 1,65 düşüşle bin 878 dolar seviyesinde işlem görmüştü.

Öte yandan Tron Ve Litecoin yüzde 2’ye varan artışla yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldılar.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yaklaşık yüzde 14,39 artışla yaklaşık 15,25 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 589 milyar dolar milyar dolar civarında. Bitcoin’in piyasa değeri dün 586 milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,27 artışla 1,18 dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para piyasalarının değeri, dün yaklaşık yüzde 2 düşerek 1,18 dolar seviyesindeydi.

Tüm stablecoinlerin hacmi 34,23 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 92,96’sı.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 30.360 dolar, değer kazancı yüzde 0.32
Ethereum 1.871 dolar, değer kaybı yüzde 0.35
Tether 0.9998 dolar, değer kaybı yüzde 0.04
BNB 238 dolar, değer kazancı yüzde 0.83
XRP 0.4829 dolar, değer kaybı yüzde 0.51

Cardano 0.282 dolar, değer kaybı yüzde1,96
Dogecoin 0,06521 dolar, değer kaybı yüzde 1,01
Polygon 0,6573 dolar, değer kazancı yüzde 0,25
Solana 16,52 dolar, değer kaybı yüzde 1,32

Litecoin 88,06 dolar, değer kazancı yüzde 1,02
Polkadot 5,09 dolar, değer kaybı yüzde 1,48
Tron 0,07473 dolar, değer kazancı yüzde 2,50
Avalanche 13,26 dolar, değer kaybı yüzde 1,47
Shiba Inu 0,000007611 dolar, değer kaybı yüzde 1,49

Paylaşın

Emekli İkramiyesiyle Bir Günlük “Bayram Sofrası” Kurulamıyor

CHP’li Ağbaba, geçtiğimiz yıl bin 100 TL olan bayram ikramiyesinin yüzde 81’lik zamla 2 bin TL’ye yükseltildiğini hatırlatarak, “Geçtiğimiz Kurban Bayramı’ndan bu yıla sadece dana etinin fiyatı en az yüzde 271 oranında arttı. Bayramda emekli ikramiyesi ile değil kurban kesmek, sofrasına koyacağı bir kap et yemeğinin maliyeti yüzde 271 oranında arttı” dedi ve ekledi:

“Emekli ikramiyesi ile bu yıl geçen yıla göre eksi 5,2 kilo daha az et alabiliyor. Emekli ikramiyesi geçen yıla göre yüzde 81 oranında artmasına rağmen tavuk etinde ise geçtiğimiz yıla göre yüzde 203’lük bir artış yaşandı. Et yerine tavuk yemek isteyen emekli geçtiğimiz yıla göre sofrasına 10 kilo daha az tavuk eti koyabiliyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Veli Ağbaba geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı ile bu yılki bayramda emekli ikramiyelerinin alım gücünü kıyasladı.

CHP’li Ağbaba, “2 bin TL’lik emekli ikramiyesi ile bir günlük bayram sofrası dahi kurulamıyor” dedi.

Geçtiğimiz yıl bin 100 TL olan bayram ikramiyesinin yüzde 81’lik zamla 2 bin TL’ye yükseltiğini hatırlatan Ağbaba, “Geçtiğimiz Kurban Bayramı’ndan bu yıla sadece dana etinin fiyatı en az yüzde 271 oranında arttı. Bayramda emekli ikramiyesi ile değil kurban kesmek, sofrasına koyacağı bir kap et yemeğinin maliyeti yüzde 271 oranında arttı. Emekli ikramiyesi ile bu yıl geçen yıla göre eksi 5,2 kilo daha az et alabiliyor. Emekli ikramiyesi geçen yıla göre yüzde 81 oranında artmasına rağmen tavuk etinde ise geçtiğimiz yıla göre yüzde 203’lük bir artış yaşandı. Et yerine tavuk yemek isteyen emekli geçtiğimiz yıla göre sofrasına 10 kilo daha az tavuk eti koyabiliyor” dedi.

Türk kahvesinin fiyatının geçtiğimiz bayrama göre yüzde 154, bir kilo baklavanın fiyatının ise yüzde 190 artığına dikkat çeken CHP’li Ağbaba “Bir emekli ikramiyesi ile geçen yıla göre 4 kilo daha az baklava alabilirken, yine geçtiğimiz yıla göre 250 gramlık Türk kahvesinde ise 9 paket daha az Türk kahvesi alabiliyor. Kuru bakliyat ve sebze ürünleri geçen yıla göre daha az alınabiliyor. Bin 100 TL’lik emekli ikramiyesi karşısında bu yıl pirinçteki kayıp 20 kilo olurken kayıplar kuru fasulyede 19 kilo, nohutta ise 12 kilo oldu. Yine geçtiğimiz yıla göre 2 bin TL’lik emekli ikramiyesinin bin 100 TL’lik emekli ikramiyesi karşısındaki kaybı dolmalık biberde 12 kilo, domateste 11 kilo, salatalıkta ise 9 kilo oldu” ifadelerini kullandı.

İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) araştırmasına göre, bayram alışverişinin maliyeti geçtiğimiz yıla göre en az yüzde 53 oranında arttı. Araştırmaya göre en yüksek artış yüzde 165 ile çocuk gömleğinde olurken ikinci sırayı ise yüzde 138,1 ile kurbanlık fiyatları aldı.

Gömlek (Çocuk): Yüzde 165,2
Pantolun (Çocuk): Yüzde 123
Elbise (Çocuk): Yüzde 103,6
Ayakkabı (Çocuk): Yüzde 53,7
Otobüs Bileti: Yüzde 72,5
Kolonya: Yüzde 57,8
Kurbanlık bedeli: Yüzde 138,1

Paylaşın

Bitcoin 30 Bin 200 Doların Üzerinde; Cardano Ve Litecoin Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 30 bin 200 doların üzerinde, Ethereum (ETH) ise bin 900 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. Cardano ve Litecoin ise yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldılar.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, haftanın ilk işlem işlem gününe kayıplarla başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 2.13 düşüşle 30 bin 221 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise 1,65 düşüşle bin 878 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Bitcoin (BTC) cuma günü yüzde 0,73 düşüşle 30 bin 063 dolara gerilemiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 1,69 düşüşle bin 885 dolar seviyesinde işlem görmüştü.

Öte yandan Cardano ve Litecoin yüzde 3’e varan düşüşle yatırımcısına yüksek oranda kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldılar.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yaklaşık yüzde 5,23 artarak 13,19 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 586 milyar dolar milyar dolar civarında. Bitcoin’in piyasa değeri cuma günü 582 milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 2 düşerek 1,18 dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para piyasalarının değeri, cuma günü yaklaşık yüzde 1,36 düşüşle 1,17 dolar seviyesindeydi.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 30,221 dolar, değer kaybı yüzde 2.13
Ethereum 1,878 dolar, değer kaybı yüzde 1.65
Tether 0.9999 dolar, değer kazancı yüzde 0.01
BNB 235 dolar, değer kaybı yüzde 1.23
XRP 0.484 dolar, değer kaybı yüzde 1.13

Cardano 0.2869 dolar, değer kaybı yüzde 3.20
Dogecoin 0.06574 dolar, değer kaybı yüzde 2.64
Solana 16.78 dolar, değer kaybı yüzde 1.27
Polygon 0.654 dolar, değer kaybı yüzde 2.77

Litecoin 87.02 dolar, değer kaybı yüzde 3.13
Polkadot 5.12 dolar, değer kaybı yüzde 0.42
Tron 0.073 dolar, değer kazancı yüzde 0.24
Shiba Inu 0.00000772 dolar, değer kaybı yüzde 2.56

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 65,47

Hizmet üretici enflasyonu, mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,99, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 28,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 84,39 arttı.

Haber Merkezi / Hizmet üretici enflasyonu, yıllık en çok mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde, aylık ise konaklama ve yiyecek hizmetlerinde arttı. Hizmet üretici enflasyonunun yıllık ve aylık artışın artışın en az olduğu sektörler ise ulaştırma ve depolama hizmetleri oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) Mayıs 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, hizmet üretici enflasyonu, mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,99, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 28,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 84,39 arttı.

H-ÜFE, bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 47,58, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 86,47, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 72,50, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 64,92, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 90,59, idari ve destek hizmetlerde yüzde 87,64 artış gerçekleşti.

H-ÜFE, ir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,05, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 7,89, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 1,22, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 4,19, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 2,48, idari ve destek hizmetlerde yüzde 5,22 artış gerçekleşti.

H-ÜFE sektörlerinden su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 2,71, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 35,58, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 46,52 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık istihdam hizmetleri yüzde 120,52, bina ve çevre düzenleme (peyzaj) hizmetleri yüzde 117,17, programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 110,86 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 4,08, güvenlik ve soruşturma hizmetleri yüzde 2,35, büro yönetimi, büro destek ve diğer iş destek hizmetleri yüzde 2,19 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu.

Buna karşılık konaklama hizmetleri yüzde 16,57, seyahat acentesi, tur operatörü, diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetler yüzde 14,39, bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetleri yüzde 13,12 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

Tarım Ve Hayvancılıkta İzinsiz Üretim Dönemi Sona Erdi

Bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünlerinde izinsiz üretim dönemi sona erdi. Bu üç alanda da üretim için izin alınması zorunlu hale getirilirken, izin alınmadan yapılacak üretime ceza uygulanacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 23 Mart 2023 tarihinde kabul edilen ve 5 Nisan 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 422 Sayılı Kanun”a dayanarak hazırlanan yönetmelik taslağı 8 sayfadan oluşuyor.

Ekonomim gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın aktardığına göre tarıma getirilecek yenilikler şöyle:

Yasa ve yönetmelik taslağına göre, bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünlerinde izinsiz üretim dönemi sona erecek. Bu üç alanda da üretim için izin alınması zorunlu hale geldi.

Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlükleri, üretim planlamasına esas olmak üzere belirlenen takvim doğrultusunda çiftçi başvurularını alır.

Üretim izni başvurularını başvuru tarihinden itibaren 15 gün içerisinde değerlendirir ve sonucu çiftçiye bildirir.

Bitkisel üretim izni nasıl verilecek?

Yönetmelik taslağına göre; bitkisel üretimin planlanması; kalkınma planları, orta vadeli programları, Bakanlık stratejik planları ve kuraklık yönetim planlarını dikkate alarak, sulama durumu, arz ve talep dengesi, yeterlilik oranı, ekim veya dikim alanı, üretim, fiyat, ihracat, ithalat ve tüketim değişkenleri için geçmiş dönemleri kapsayan istatistiki verilerin değerlendirilmesi suretiyle yapılır.

Yönetmelik taslağının 12.Maddesine göre bitkisel üretim yapmak isteyen çiftçiler üretim izni almaları gerekiyor. İzin ile ilgili kriterler şöyle:

Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen tarım havzaları ve bu havzalarda ki ürün deseni dikkate alınarak, tarım havzası veya işletme bazında üretim izinleri verilir.

Üretimine izin verilen ürün ve ürün gruplarının azami ve asgari ürün miktarları Tarımsal Üretimin Planlanması Kurul’u tarafından belirlenir ve üretim yılı öncesinde Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından Tarım ve Orman İl Müdürlüklerine bildirilir. Ayrıca kurumsal internet siteleri ve mahalli iletişim araçlarını kullanmak sureti ile il müdürlükleri tarafından ilan edilir.

Bakanlıkça belirlenen ürün veya ürün gruplarının üretimine başlanmadan önce İl/ilçe müdürlüklerinden izin alınır.

Meyve üretimine sınırlama gelecek

Ormandan tahsis edilen ağaçlandırma alanları hariç olmak üzere eğimi yüzde 6’nın altında olan arazilerde yeni meyve bahçesi tesisine izin verilmez.

Yeni bahçe tesisi kurma koşullarına haiz olması halinde, Türkiye İstatistik Kurumu kayıtlarında yeterlilik oranı yüzde 150 ve üzeri olan ürünler için Kurul’un aksine bir kararı olmadığı müddetçe bahçe tesisine izin verilmez.

Mevcut bağ ve bahçenin sökülerek yenilenmesi, çeşit değiştirilmesi veya ekonomik ömrünün tamamlanması halinde aynı türe ait farklı çeşitlerin tesis edilmesine yönelik başvurular, tarım ve Orman İl Müdürlüğünün gerekçeli raporu değerlendirilerek Kurul tarafından karara bağlanır.

Özel kanunlarla belirlenmiş ruhsata veya izne tabi ürünler ile tahkim komisyonları tarafından miktarı belirlenen zati ihtiyaçlar için yapılan üretimler ve bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce tesis edildiği tespit edilen dikili alanlardaki çok yıllık bitkiler için bu madde hükümleri uygulanmaz.

Damızlık parseller dâhil olmak üzere sertifikalı tohumluk üretimi yapılan alanlarda bu Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla tohumculuk mevzuatı çerçevesinde izinlendirme yapılır.

Sulu tarım yapılan araziler için ihtiyaç halinde üretimde kullanılan suyun tahsisinde yetkili kurum veya kuruluşlardan bilgi, belge veya onay istenebilir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile ortakları, belediyeler, il özel idareleri vb. kamu tüzel kişilikleri, bitkisel üretime yönelik proje veya uygulamalarında bu Yönetmelik hükümlerine tabidir.

Bitkisel üretim izninde öncelikler:

Sözleşmeli üretim, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları yapılan alanlar,
Hayvancılık işletmelerinin kendi ihtiyaçlarına yönelik yem üretimleri,
Tarla içi modern sulama sistemleri kullanılarak yapılan üretimler,
Özel mevzuatı çerçevesinde münavebe zorunluluğu olan ürünler,
Çiftçi örgütleri tarafından ortak üretim alanlarında yapılan üretimler.

İzinsiz üretime ceza kesilecek

Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 422 Sayılı Kanun”a göre, Bakanlığın belirlediği ürün ve ürün gruplarında izin almadan ekim yapanlara tarımsal desteklemelerden 5 yıl men cezası ve ayrıca idari para cezası verilecek.

Paylaşın

Hazır Giyim Sektörü Krizin Eşiğinde!

TGSD Başkanı Ramazan Kaya, hazır giyim sektöründe yaşanan daralmaya ilişkin, bunun tek sebebinin düşük talep olmadığına işaret ederek, özellikle işçilik maliyetlerindeki artış ve her geçen gün kötüleşen finansman koşullarının da etkili olduğunu söyledi.

Ramazan Kaya, konuşmasının devamında, koşullar düzelmezse iş yeri kapamaları ve işten çıkarmalar yaşanacak” diyerek tehlikeye dikkat çekti.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), Adıyaman’da hayata geçirdiği konteyner kente ziyaret gerçekleştirdi.

Ekonomim’den Merve Yiğitcan’ın haberine göre pandemi sonrası sektörde yaşanan yavaşlamaya dikkat çeken Kaya, özellikle ihracat pazarlarındaki enflasyon ve buna bağlı olarak alım gücünün düşmesiyle birlikte talebin de gerilediğini anlattı.

Bu nedenle geçen yılı 21,2 milyar dolar olan sektör ihracatının ilk 5 ayda ihracatta değer bazında yüzde 5,2; adet bazında ise yüzde 13,5 düştüğünü kaydeden Kaya, ilk 6 ayın bu şekilde tamamlanacağını vurguladı.

Kaya, sektörün yılı 19-20 milyar dolar bandında bir ihracatla kapatacağı, adet bazında kaybın da yüzde 15 civarında olacağı öngörüsünü paylaştı. Daralmanın tek sebebinin düşük talep olmadığına işaret eden Kaya, özellikle işçilik maliyetlerindeki artış ve her geçen gün kötüleşen finansman koşullarının da etkili olduğunu savundu.

Yeni asgari ücretin dolar bazında geldiği seviyenin hazır giyim sektörünün rekabet koşullarını aşındıracağını ifade eden Kaya, yılbaşında 450 doların sıkıntı yarattığını ancak seçim sonrası kurda yaşanan hareketliliğin bir miktar nefes aldırdığını hatırlatarak, “Şimdi asgari ücretin neti 483 dolar, brütü ise 667 dolar… Ama yemek ve servis ücretinin bir çalışan için ortalama aylık 100 dolar olduğunu düşünürsek maliyet 767 dolara çıkıyor.

Çocuklu kadın çalışanlar için yaptığımız kreş yardımı da hesaba katıldığında bu rakam 800 doları buluyor. Biz bu maliyetleri yaparken rekabet ettiğimiz ülkeler, özellikle Hindistan, Vietnam Kamboçya’da çalışan maliyeti 150-200. Hem hammadde hem işçilik avantajları var. Şimdi firmaların bir karar vermesi gerekiyor. Koşullar düzelmezse iş yeri kapamaları ve işten çıkarmalar yaşanacak” diyerek tehlikeye dikkat çekti.

Kaya, sektörün taleplerini şu şekilde sıraladı: “Döviz, faiz ve fiyatlar üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması ve arz-talep dengesi içinde belirlenmesi sektörün toparlanma sürecini hızlandıracak öncelikli adımlar. Finansmana erişimin önünü açmak için kredi kullanımına getirilen kısıtlamaların azaltılması, kamu ve özel bankaların ihracat kredisi işlevlerinin yeniden artırılmasını bekliyoruz.

Ayrıca yatırım teşviklerinde yeşil ve dijital dönüşüm ile otomasyon yatırımlarında mevcut firmalara yerinde teşvik verilmesi sektörümüze büyük bir ivme kazandırır. Bu da yılın son çeyreğinden itibaren bir toparlanma olmasını sağlar. Ayrıca istihdamı korumak için yıl sonuna kadar kısa çalışma ödeneği kullandırılması da nefes aldıracaktır.”

Paylaşın

Boratav’dan Faiz Yorumu: Şimşek Ve Erkan’ın Ellerinin Serbest Olmadığı Belli

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) üyelerinin bile değiştirilmediğine, ekonomi bürokrasisinde eski kadronun büyük oranda görevine devam ettiğine dikkat çeken Korkut Boratav, “Şimşek ve Erkan’ın ellerinin serbest olmadığı belli” dedi.

Dış finans çevrelerinin faizin enflasyon seviyesine, yani yüzde 40’a yükseltilmesini ve makroihtiyati tedbirlerin de hızla kaldırılarak liberalizasyona gidilmesini istediğini belirten Korkut Boratav, “Bu yolla döviz kurlarının hızla zirve zirve yapmasını ve Türkiye’ye sıcak para sokmak için Türk varlıklarının ucuzlamasını bekliyorlar ancak Türkiye’ye sokacakları para ödemeler dengesi krizini çözecek kadar değil, en fazla 15-20 milyar dolar seviyesinde” dedi.

Türkiye’nin en saygın iktisatçılarından, hocaların hocası Prof. Dr. Korkut Boratav, Sözcü’den Emre Deveci’ye konuştu.

Dış finans çevrelerinin yüzde 20’yi aşan beklentilerinin altında bir faiz oranı belirlendiğini ve bu durumun TL aleyhine kuvvetli bir dalga yarattığını belirten Boratav, perşembe günü alınan kararın, önümüzdeki aylarda alınacak faiz kararları için de bir işaret olduğunu, TCMB’den bir iki faiz artışı daha gelmesinin bekleneceğini söyledi.

TCMB açıklamasında, hem faiz artışında hem de makro ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasında kademeli bir süreç izleneceğine işaret edildiğini aktaran Boratav, “Belli ki Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Gaye Erkan, Saray’ın ‘yerel seçimlere kadar ağır tempoyla ilerleyin’ baskısına uygun hareket edecekler” dedi.

Yabancı finans çevrelerinin istediği kadar yüksek faiz artışının dış piyasalarda rahatlaması ancak bankaların ve Türkiye ekonomisinin gerilime sürüklenmesi anlamına geleceğini, ellerindeki düşük faizli tahviller nedeniyle yüksek faiz artışının bankaları gerileme sürükleyebileceğini dile getiren Boratav, yerel seçimlerin hesaba katılarak hareket edildiğini vurguladı.

Para Politikası Kurulu (PPK) üyelerinin bile değiştirilmediğine, ekonomi bürokrasisinde eski kadronun büyük oranda görevine devam ettiğine dikkat çeken Boratav, “Şimşek ve Erkan’ın ellerinin serbest olmadığı belli” dedi.

Dış finans çevrelerinin faizin enflasyon seviyesine, yani yüzde 40’a yükseltilmesini ve makroihtiyati tedbirlerin de hızla kaldırılarak liberalizasyona gidilmesini istediğini belirten Boratav, “Bu yolla döviz kurlarının hızla zirve zirve yapmasını ve Türkiye’ye sıcak para sokmak için Türk varlıklarının ucuzlamasını bekliyorlar ancak Türkiye’ye sokacakları para ödemeler dengesi krizini çözecek kadar değil, en fazla 15-20 milyar dolar seviyesinde” dedi.

“AKP’ye oy verenleri de pişman edebilecek bir kemer sıkma dönemi olacak”

Hükümetin ise yabancıların istediği hızda bir liberalizasyonun döviz kurlarında çok daha sert artış anlamına geldiğini ve bunun da yerel seçimlerde özellikle büyük kentlerde sorun yaratacağını bildiğini belirten Boratav, “Kur korumalı mevduatta 100 milyar doları aşan potansiyel döviz talebi var, bu ürünün hızlı şekilde kaldırılması büyük sorun yaratır” ifadelerine yer verdi.

Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın faiz kararının alındığı gün Birleşik Arap Emirlikleri’nde olduğuna da dikkat çeken Boratav, “Uluslararası piyasaların itibar etmedikleri ve Şimşek’in de aslında yatkın olmadığı bir yola gidiyorlar. Seçim öncesinde olduğu gibi zaman kazanmak için Körfez’den para girişi sağlamaya çalışıyorlar” dedi.

Yerel seçimlerden sonra ise yabancı finans çevrelerinin istediği şekilde daha hızlı adımlar atılacağını belirten Boratav, “AKP’ye oy verenleri de pişman edebilecek bir kemer sıkma dönemi olacak. Vergiler artacak. Bazı şirketlerin batmasına göz yumulacak. Önemli varlıklar yabancılara satılacak. Sonrasında ise Türkiye muhtemelen yüzde 3’lük düşük büyüme temposuyla ve az gelişmişliğe mahkum olarak yola devam edecek” dedi.

Paylaşın

Merkez Bankası Başkanı Erkan’dan “Enflasyonla Mücadele” Mesajı

Banka yöneticileriyle bir araya gelen Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, “Şundan emiminki hükümetimizi belirlediği hedefler doğrultusunda enflasyonla mücadele için tüm kurumlarımız kollarını sıvamıştır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bunu istikrarlı ve kararlı bir şekilde yapacağımızdan eminim. Fiyat istikrarı, finansal istikrar için çok önemli, hem fiyat istikrarı hem finansal istikrarı sağlayarak enflasyonla mücadele edeceğiz.”

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi yüzde 8,5’ten yüzde 15’e yükseltilmişti.

Piyasalarda hareketliliğe neden olan kararın ardından, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan banka yöneticileriyle bir araya geldi.

Merkez Bankası Başkanı Erkan, toplantı sonrasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bankacılık sektörümüzle bir araya geldik verimli bir görme oldu. Bize sorunlarını ve makroihtiyati çerçeveyi sadeleştirme sürecindeki taleplerini ilettiler. Şundan emiminki hükümetimizi belirlediği hedefler doğrultusunda enflasyonla mücadele için tüm kurumlarımız kollarını sıvamıştır.

Bunu istikrarlı ve kararlı bir şekilde yapacağımızdan eminim. Fiyat istikrarı, finansal istikrar için çok önemli, hem fiyat istikrarı hem finansal istikrarı sağlayarak enflasyonla mücadele edeceğiz.”

Şimşek: Kararlılıkla kademeli olarak bu süreç yönetilecektir

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’a hareketinden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtlamıştı.

Şimşek, yaptığı değerlendirmede, “Ekonomi politikalarımız kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı hedeflemektedir. Bu hedeflere ulaşmada kararlıyız. Merkez Bankasının dünkü açıklamasında belirtildiği gibi bu bir süreçtir. Kararlılıkla kademeli olarak bu süreç yönetilecektir” ifadesini kullanmıştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bu mesajını Türkçe ve İngilizce olarak paylaştığı mesajda da tekrarlamıştı.

Paylaşın

TOBB Açıkladı: Mayıs’ta Kapanan Şirket Sayısı Yüzde 41 Arttı

Mayıs ayında kurulan şirket sayısı bir önceki aya göre, yüzde 9,4 artarken, kapanan şirket sayısı yüzde 41 arttı. 2023 yılının ilk 5 ayında, 2022 yılının aynı dönemine göre açılan şirket sayısı yüzde 3,1 artarken, kapanan şirket sayısı ise yüzde 4,2 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kurulan Kapanan Şirket Mayıs 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; 2023’ün ilk 5 ayında, 2022’in ilk 5 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 3,1 kurulan kooperatif sayısı yüzde 69,1 artmış olup, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 8,1 azalmıştır.

2023’ün ilk 5 ayında, 2022’in ilk 5 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 4,2 kapanan kooperatif sayısı yüzde 4,7 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 13,6 artış olmuştur.

Mayıs 2023’de, Mayıs 2022’ye göre kurulan şirket sayısı yüzde 6,4 kurulan kooperatif sayısı yüzde 150,9 oranında artmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,9 azalmıştır.

Mayıs 2023’de, kapanan şirket sayısı 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 0,4 kapanan kooperatif sayısı yüzde 33,3 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 138,5 artış olmuştur.

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 9,4 kurulan kooperatif sayısı yüzde 31,0 oranında artmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,3 azalmıştır.

Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 41,0 kapanan kooperatif sayısı yüzde 105,7 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 49,8 artış gerçekleşmiştir.

2023 yılı Mayıs ayında kurulan toplam 10.336 şirket ve kooperatifin yüzde 85,6’sı limited şirket, yüzde 11,5’i anonim şirket, yüzde 2,9’u ise kooperatiftir. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 36,4’ü İstanbul, yüzde 10,7’si Ankara, yüzde 6,4’ü İzmir’de kurulmuştur. Bu ay Ardahan’da şirket kuruluşu gerçekleşmemiştir.

2023 yılında toplam 55.462 şirket ve kooperatif kurulmuştur. Bu dönemde kurulan toplam 47.679 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 74,9’unu, 6.558 anonim şirket ise yüzde 25,1’ini oluşturmaktadır. Mayıs ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Nisan ayına göre yüzde 3,2 oranında artmıştır.

Mayıs 2023’de şirket ve kooperatiflerin 3.466’sı ticaret, 1.584’ü inşaat ve 1.430’u imalat sektöründe kurulmuştur. Mayıs 2023’de kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 575’i inşaat, 393’ü toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 116’sı imalat sektöründedir.

Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 691’i toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 270’i inşaat, 256’sı imalat sektöründedir. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 1.233’ü toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 469’u inşaat, 307’si imalat sektöründedir.

Mayıs 2023’te kurulan 296 Kooperatifin 207’si Konut Yapı Kooperatifi 52’si İşletme Kooperatifi, 19’u Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak kurulmuştur.

961 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu

Mayıs 2023’te kurulan 961 yabancı ortak sermayeli şirketin 524’ü Türkiye, 79’u Rusya Federasyonu, 64’ü İran ortaklı olarak kurulmuştur.

Kurulan 961 yabancı ortak sermayeli şirketin 123’ü anonim, 838’i limited şirkettir. 2023 yılında kurulan şirketlerin 773’ü Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 267’si İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı 263’ü Gayrimenkul acenteleri ve faaliyetleri sektöründe kurulmuştur.

Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 80,0’ını yabancı sermayeli ortak payını oluşturmaktadır.

Paylaşın