TÜİK Duyurdu: Perakende Satışlar Fren Yaptı

Perakende satışlar haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,3 arttı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,3, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 0,1 azaldı.

Haber Merkezi / Öte yandan perakende satışlar haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,5 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 26,6, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 32,0, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 19,4 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  Perakende Satış Endeksleri Haziran 2023 verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2023 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,5 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 26,6, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 32, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 19,4 arttı.

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,3 arttı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,3, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 0,1 azaldı.

Cari fiyatlarla perakende ciro haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 73 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 89,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 96,2, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 3,2 arttı.

Paylaşın

Ekonomistlerden “Enflasyon” Tahmini: Ağustosta Sert Yükselecek

Enflasyon temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 9,49, bir önceki yılın ayına göre yüzde 47,83 artarken, Reuters’ın görüşlerine başvurduğu toplam beş ekonomist enflasyonun ağustosta ayında yüzde 5.5 ila yüzde 8.5 arasında artacağını öngördü.

Geçen ay açıklanan enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, enflasyon tahminini yıl sonu için yüzde 22.3’ten yüzde 58’e yükseltirken öngörülen patikaya göre 2024 yılında enflasyonun yüzde 33 seviyesine gerileyeceğini açıklamıştı.

Temmuz ayındaki vergi ve fiyat artışlarının ay ortasında gerçekleşmesi nedeniyle ağustosa sarkan etki TÜFE’deki yüksek seyir beklentisinde öne çıkan en önemli unsur.

TL’deki değer kaybının birikimli etkileri ve akaryakıt zamlarının doğrudan ve dolaylı etkileri ile asgari ücret artışı da öne çıkan diğer unsurlar. Ekonomistler gıda fiyatlarında akaryakıtın da etkisiyle bu ay belirgin artış öngörüyor. Gıda geçmiş yıllara bakıldığında yaz aylarında fiyat artışlarının en az olduğu kalemlerden.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bugün gazetede yer alan açıklamalarında amaçlarının geçiş dönemi sonrası enflasyonu kalıcı olarak aşağı çekmek olduğunu belirterek, yapılan vergi düzenlemelerinin enflasyonist olduğunu ancak bunun tekrarlanmayacağını söyledi.

Ekonomistler ayın ilk günlerinde, içinde bulundukları aya ilişkin enflasyon tahmini yapabiliyor. Ancak ay içindeki gelişmeler bu tahminleri her iki yönde değiştirebiliyor. Bu ay yaşanan etkinin büyük bölümünün geçen aydan sarkan etki olması nedeniyle tahminler ayın ilk günlerinden itibaren daha gerçekçi.

Örnek olarak TÜİK akaryakıt fiyatlarını ay içinde birden fazla kez topluyor. Fiyat artışının ay ortasında gerçekleştiği durumda etkinin bir kısmı değişimin olduğu aya kalan kısmı ise takip eden ilk aya yansıyor.

Akaryakıttan alınan özel tüketim vergisinin (ÖTV) Temmuz ortasında keskin şekilde artırılmasıdan bugüne benzinin litre fiyatı 25 TL’den 36 TL’ye yükseldi. Bu akaryakıt fiyatlarının bir aya yakın sürede yüzde 45 artığı anlamına geliyor.

Öte yandan ekonomistler kısmen haziran ve daha belirgin şekilde Temmuz ayında TÜİK’in vergi artışlarının TÜFE’ye yansımasına ilişikin “ölçümde belirgin bir kalite artışı” gördüklerine de dikkat çekiyorlar.

Konunun hassasiyeti nedeniyle ismini vermek istemeyen bir ekonomist, “Temmuz için TÜFE’de yüzde 9.5 ölçümü bence vergi ve akaryakıt kaynaklı değişimin tamamını ölçmeyi başarmış. Yılbaşı ile Haziran ve Temmuz ölçüm kalitesi arasında belirgin bir fark var. Hala giyim gibi kalemlerdeki ölçümler iyi değil ancak kalite artışının devamı gelirse bu pozitif olur. Doğru veri doğru politikalar için çok gerekli” dedi.

TÜİK, enflasyon başta olmak üzere açıkladığı verilerin sokaktaki gerçekleşmeleri tam yansıtamadığı gerekçesiyle 2018 yılından beri eleştiriliyor. Bu eleştirilerin ardından işsizlik verilerinde yapılan değişikliklerle bu veri özelinde belirgin iyileştirmeler yapılmıştı. Benzer bir adım TÜFE için başlatılsa da yarım kalmıştı.

Geçen ay açıklanan enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, enflasyon tahminini yıl sonu için yüzde 22.3’ten yüzde 58’e yükseltirken öngörülen patikaya göre 2024 yılında enflasyonun yüzde 33 seviyesine gerileyeceğini açıkladı.

Yılsonu için piyasa beklentisi de yüzde 60’a yakın bir yerde, dolayısıyla TCMB bu toplantıyla uzun bir aradan sonra ilk kez piyasa tahminlerine paralel bir yol haritası çizmiş oldu.

Ekonomistler doğalgaz faturalarının tahsil edilmediği Mayıs 2023’ün baz oluşturacağı Mayıs 2024’te TÜFE’nin yüzde 70 seviyesine yakın bir yerde zirve yapacağını bekliyor. TCMB de zirvenin benzer tarihte yüzde 60 üzerinde olacağını söylüyor.

Mayıs 2024 zirvesinin ardından ise enflasyonda belirgin düşüş bekleniyor. Piyasa enflasyon tahminleri ise 2024 sonu için genel olarak yüzde 40-%45 civarında.

Göreve geldiğinde kademeli sıkı para politikası uygulayacağını açıklayan ve enflasyondaki düşüşü yeniden ana odağı haline getiren Erkan başkanlığında TCMB politika faizini iki ayda 900 baz puan artırdı. Enflasyonla mücadele için faiz politikasının yanı sıra krediler de belirgin kullanılıyor.

“Gelecek yıl itibarıyla düşüşü net olarak göreceğiz”

Reuters’a bilgi veren bir yetkili, “Temmuz ayı enflasyonu oldukça yüksek geldi, Ağustos da yüksek gelecek. Birkaç ay daha, enflasyonda alınan vergi kararlarının etkileri olacak. Ancak yılın yüzde 59-60 civarında biteceği görülüyor… Gelecek yıl itibarıyla düşüşü net olarak göreceğiz” dedi ve ekledi:

“Gelecek yıl sonunda enflasyon yüzde 30’un hemen üzerine kadar düşecek. Bu konuda hem Hazine’nin hem TCMB’nin veri odaklı çok ciddi çalışmaları var. Ekonomi yönetimine yönelik ‘eli serbest değil’ gibi yorumlar yapılıyor ama ortadaki politika değişikliğine bakılınca bu eleştiri fazla ağır.”

Seçim öncesi yüksek enflasyona rağmen faizler düşük tutulurken, TL’nin değerinin daha da düşmesini engellemek için TCMB rezervlerden satış yapıyordu. Öte yandan bankacılık sistemi üzerinden uygulamaya alınan regülasyonlar da TL’nin değersizleşmesini engelleme amacı güdüyordu. Bu yapı ekonomistler ve toplumun geniş kesimleri için “sürdürülemez” olduğu gerekçesiyle eleştiriliyordu.

Seçim sonrasında ise TCMB beklentilerin altında kalan faiz artışları ile birlikte, ihracat hariç kredi büyümesini sınırlayacak adımlarla sıkılaştırma kararlarını destekledi. Ekonomi yönetimi enflasyondaki düşüşün öncelik olduğunu belirtirken sürecin zaman alacağını ancak kararlı olduklarını belirtiyor.

(Kaynak: Reuters)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yıllık Yüzde 0,6 Arttı

Sanayi üretimi haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,6 artarken, nisan ayına göre ise yüzde 1,6 arttı. Haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 azaldı.

Haber Merkezi / İmalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,1 azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi, Haziran 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,1 azaldı.

Sanayi üretim endeksi nedir?

Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?

Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?

Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın

Bitcoin, 29 Bin 700 Doların Üzerinde; Shiba Inu Ve Solana Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 29 bin 700 doların üzerine yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Shiba Inu ve Solana ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Haftanın ilk işlem gününe düşüş eğilimiyle başlayan kripto para birimleri, ABD enflasyon verileri öncesi yükselişe geçti.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,62 artışla 29 bin 727 dolara yükselirken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 1,27 artışla bin 856 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 34,35 artarak yaklaşık 18,1 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 578 milyar dolar civarında. Bitcoin’in piyasa değeri dün 564 milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 1,49 artışla 1,18 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri dün 1,16 trilyon dolar civarındaydı.

Diğer önde gelen kripto paralardan, BNB , XRP, Dogecoin , Solana, Polygon ve Polkadot ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29.727 dolar, değer kazancı yüzde 1,62
Ethereum 1.856 dolar, değer kazancı yüzde 1,27
Tether 0,9995 dolar, değer kazancı yüzde 0,06
BNB 244 dolar, değer kazancı yüzde 0,94
XRP 0,6448 dolar, değer kazancı yüzde 3,22

Cardano 0,2981 dolar, değer kazancı yüzde 1,99
Dogecoin 0,07498 dolar, değer kazancı yüzde 1,46
Solana 24,4 dolar, değer kazancı yüzde 5,03
Polygon 0,6911 dolar, değer kazancı yüzde 3,27

Litecoin 84,04 dolar, değer kazancı yüzde 1,64
Polkadot 5,05 dolar, değer kazancı yüzde 1,43
Tron 0,07659 dolar, değer kaybı yüzde 0,22
Shiba Inu 0,000009627 dolar, değer kazancı yüzde 7,07

Paylaşın

Bitcoin 29 Bin Doların Üzerinde; Shiba Inu Ve XRP Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 29 bin dolar sınırına gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Shiba Inu ve XRP ise yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, haftanın ilk işlem gününe düşüş eğilimiyle başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0.06 düşüle 29 bin 006 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.11 düşüşle bin 829 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 26,27 artışla yaklaşık 8,1 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 564 milyar dolar civarında. Bitcoin’in piyasa değeri cuma günü 567 milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,09 düşüşle 1,16 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri cuma günü 1,16 trilyon dolar civarındaydı.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden Shiba Inu ve XRP ise yatırımcısına yüksek oranda kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 20.33 milyar dolar, bu, toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 91.99’u. Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 27.03 milyar dolar, bu, toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 93.14’üydü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,006 dolar, değer kaybı yüzde 0.06
Ethereum 1,829 dolar, değer kaybı yüzde 0.11
Tether 0.998 dolar, değer kaybı yüzde 0.08
BNB 242 dolar, değer kaybı yüzde 0.55
XRP 0.6162 dolar, değer kaybı yüzde 2.57

Cardano 0.2914 dolar, değer kaybı yüzde 1.02
Dogecoin 0.07447 dolar, değer kaybı yüzde 1.10
Solana 23.01 dolar, değer kazancı yüzde0.56
Polygon 0.6691 dolar, değer kaybı yüzde 0.40

Litecoin 82.31 dolar, değer kaybı yüzde 0.97
Polkadot 4.98 dolar, değer kaybı yüzde 0.48
Tron 0.07672 dolar, değer kaybı yüzde 0.76
Shiba Inu 0.000009256 dolar, değer kaybı yüzde 4.68

Paylaşın

Milyonlarca Yurttaş “Tatil Ve Dinlenme” Hakkını Kullanamıyor

Tüketicilerin tatil tercihlerine ilişkin yaptığı kamuoyu araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Tüketicinin Nabzı Çalışma Grubu Başkanı Yunus Emre Bitmez, “Geçtiğimiz yıl tatile gidemeyenlerin sayısı, bu yıl daha da arttı” dedi.

Elde edilen verilerin ülke ekonomisindeki olumsuzluğun etkisini gösterdiğini söyleyen Bitmez, “Tüketiciler zorunlu gereksinimlerini karşılamak için çabalamakta, enflasyon ve kurdaki artış nedeniyle tatile çıkmak, çok sayıdaki tüketici için hayale dönüşmüş bulunmaktadır.

Oysaki tatil ve dinlenme, her çalışan için Anayasal bir haktır. Anayasa’nın 50. maddesinde, ‘dinlenmek, çalışanlar için haktır’ düzenlemesi ile buna işaret edilmektedir. Milyonlarca yurttaşın Anayasal hakkını kullanamıyor olması, yaygın bir hak ihlâli niteliğindedir.” ifadelerini kullandı.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), tüketicilerin tatil tercihlerine ilişkin yaptığı kamuoyu araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Tüketici Birliği Federasyonu Tüketicinin Nabzı Çalışma Grubu tarafından yapılan “Gemliğe doğru” adlı araştırmaya göre, 2022 yılında tatile gidemeyecek durumda olan tüketicilerin oranı yüzde 60,90 iken, 2023 yılındaki araştırmada bu oran yüzde 61,18’e çıktı.

Tatil için yeterli bütçesi olmadığın belirten tüketicilerin oranı bu yıl yüzde 2 artarak yüzde 71,76’ya yükseldi. Bu oran 2022 yılında yüzde 69,70 olarak ölçülmüştü.

Bu yıl tatilini yurt dışında geçirmeyi planlayanların sayısı da azaldı. Geçen yıl yurt dışında tatil planlanlayanların oranı yüzde 41 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 3,13’e geriledi.

“Tatile gidemeyenlerin sayısı, bu yıl daha da arttı”

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Tüketicinin Nabzı Çalışma Grubu Başkanı Yunus Emre Bitmez, “Geçtiğimiz yıl tatile gidemeyenlerin sayısı, bu yıl daha da arttı” dedi. Elde edilen verilerin ülke ekonomisindeki olumsuzluğun etkisini gösterdiğini söyleyen Bitmez şöyle konuştu:

“Tüketiciler zorunlu gereksinimlerini karşılamak için çabalamakta, enflasyon ve kurdaki artış nedeniyle tatile çıkmak, çok sayıdaki tüketici için hayale dönüşmüş bulunmaktadır. Oysaki tatil ve dinlenme, her çalışan için Anayasal bir haktır. Anayasa’nın 50. maddesinde, ‘dinlenmek, çalışanlar için haktır’ düzenlemesi ile buna işaret edilmektedir. Milyonlarca yurttaşın Anayasal hakkını kullanamıyor olması, yaygın bir hak ihlâli niteliğindedir.”

Tüketici Birliği Federasyonu geçen yıl da “Yaşasın tatil mi?” araştırmasıyla tüketicilerin tatil eğilimleriyle ilgili bir araştırma yapmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Gıda Fiyatları Dünya Genelinde Düşerken, Türkiye’de İse 34 Aydır Yükseliyor

Küresel gıda fiyatları son 15 ayda sadece Nisan 2023’te yükselirken diğer tüm aylarda düşüş gösterdi. Gıda fiyatları Türkiye ise Eylül 2020’den bu yana, yani 34 aydır artmaya devam ediyor.

Türkiye’de Aralık 2021’de yüzde 45 olan yıllık gıda enflasyonu Kasım 2022’de ise yüzde 100’ü aşarak yüzde 102 olmuştu.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıkladığı Küresel Gıda Fiyat Endeksi son 15 ayda sadece bir kez yükseldi. Türkiye’de resmi yıllık enflasyon mart ayında yüzde 38, gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 54 oldu.

Dünyada gıda fiyatları aynı dönemde yüzde 21 düşerken Avrupa Birliği genelinde yüzde 15 artış gösterdi. Türkiye’de ise gıda fiyatları 34 aydan bu yana aralıksız artıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıkladığı Küresel Gıda Fiyat Endeksi son 15 ayda bir kez yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) Haziran 2023’te ayında yüzde 38 oldu. On iki aylık ortalamalara göre ise enflasyon yüzde 60 gerçekleşti.

TÜİK’e göre gıda fiyatları son bir yılda yüzde 54 artış gösterdi. FAO’nun Küresel Gıda Fiyat Endeksi ise aynı dönemde yüzde 21 düştü. AB’de ise yıllık gıda enflasyonu mayıs ayı itibarıyla yüzde 15.

Türkiye’de 34 aydır aralıksız yükseliyor

Küresel gıda fiyatları son 15 ayda sadece Nisan 2023’te yükselirken diğer tüm aylarda düşüş gösterdi. Gıda fiyatları Türkiye’de Eylül 2020’den bu yana 34 aydan bu yana artmaya devam ediyor.

FAO ve TÜİK’in açıkladığı gıda fiyat endeksleri arasındaki fark Türkiye’nin “yeni ekonomik modele” geçtiği Kasım 2022’den itibaren giderek büyüyen bir makasa dönüştü.

Kasım 2021’de küresel gıda fiyat endeksi 141; Türkiye’de ise 138. Türkiye’nin Kur Korumalı Mevduatı (KKM) ilan ettiği Aralık 2021’de ise radikal bir değişim başlıyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Milyonlarca Aile İhtiyaçlarını Sosyal Yardımlarla Karşılıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2023 yılının ilk yarısına yönelik verileri milyonlarca hanenin yoksulluğa adeta hapsolduğunu ortaya koyuyor. Bakanlığın sosyal yardım verilerine göre bu yılın ilk 6 ayında, aşırı yoksulluk çeken hane sayısı 3 milyon 615 bine yükseldi.

Elektrik faturasını ancak sosyal yardım ile ödeyebilen hane sayısında da çarpıcı artış kaydedildi. 2019 yılında 1 milyon 343 bin 109 hanenin elektrik faturası sosyal yardım ile ödenirken 2021 yılında elektrik tüketim desteği alan hane sayısı 1 milyon 791 bin 200 ile ifade edildi. Bakanlığın elektrik tüketim desteği kapsamında yardım yaptığı hane sayısı 2022 yılında ise kayıtlara, 3 milyon 690 bin 582 olarak geçti.

Haziran 2023 itibarıyla ise ışığı ancak sosyal yardım ile yanan hane sayısının 4 milyon 141 bin 991 olduğu bildirildi. “Doğal Gaz Tüketim Desteği” kapsamında desteklenen hane sayısının ise Ocak-Haziran 2023 döneminde 157 bin 952 olduğu belirtildi.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Türkiye’de iktidar eliyle yaratılan ekonomik kriz kaynaklı derin yoksulluk on milyonlarca yurttaşı etkiliyor. Sosyal yardımlara yönelik hemen her yeni veri, yoksulluğun ulaştığı çarpıcı boyutu bir kez daha gözler önüne seriyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2023 yılının ilk yarısına yönelik verileri milyonlarca hanenin yoksulluğa adeta hapsolduğunu ortaya koyuyor.

Bakanlığın verilerine göre, “Ailesinin yanında yaşamını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken” ve Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) programından yararlandırılan çocuk sayısı Haziran 2023 itibarıyla 168 bin 247’ye ulaştı. Ocak-Haziran 2023 döneminde SED Programı kapsamında destek sağlanan çocuklar için 3 milyar 340 milyon 867 bin TL para harcandı.

Aşırı yoksulluk sınırının altında kalan yurttaşların dâhil edildiği Türkiye Aile Destek Programı’na yönelik rapor da Türkiye’deki yoksulluğun boyutunu ortaya koyan bir başka veri oldu. Buna göre, 2022 yılında 2,5 milyon olan program kapsamına alınan hane sayısı, Haziran 2023 itibarıyla 3 milyon 615 bin 670’e fırladı.

Elektrik faturasını ancak sosyal yardım ile ödeyebilen hane sayısında da çarpıcı artış kaydedildi. 2019 yılında 1 milyon 343 bin 109 hanenin elektrik faturası sosyal yardım ile ödenirken 2021 yılında elektrik tüketim desteği alan hane sayısı 1 milyon 791 bin 200 ile ifade edildi.

Bakanlığın elektrik tüketim desteği kapsamında yardım yaptığı hane sayısı 2022 yılında ise kayıtlara, 3 milyon 690 bin 582 olarak geçti. Haziran 2023 itibarıyla ise ışığı ancak sosyal yardım ile yanan hane sayısının 4 milyon 141 bin 991 olduğu bildirildi. Doğal Gaz Tüketim Desteği kapsamında desteklenen hane sayısının ise Ocak-Haziran 2023 döneminde 157 bin 952 olduğu belirtildi.

Paylaşın

Morgan Stanley’den “Enflasyon” Yorumu: Mayıs 2024’te Zirve Yapacak

Morgan Stanley, Türkiye’de enflasyonun Mayıs 2024’te yüzde 67 ile zirve yapacağını açıkladı. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, JP Morgan’ın organize ettiği, Türkiye Ekonomik Forumu’na katıldı.

ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’na yeni atamaların ardından Eylül sonrasında faiz artışı görülmesi olasılığının arttığını belirtti.

Aralarında Hande Küçük’ün de olduğu Morgan Stanley analistleri, TCMB’nin bu ay 150 baz puanlık artışla faizi yüzde 19’a çıkarmasını, Eylül’de ise 100 baz puanlık faiz artışı yapmasını bekliyor.

Bloomberght’te yer alan habere göre, raporda, analistler “Enflasyondaki yükselişe rağmen TCMB’nin faiz artırımlarına kademeli olarak devam etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Analistler yılsonu TÜFE tahminini yüzde 62’ye yükseltirken enflasyonun Mayıs 2024’te yüzde 67 ile zirve yapmasını bekliyor.

Raporda “TCMB tarafından işaret edilen kademeli faiz artırım hızı göz önüne alındığında, kur ve vergi/yönetilen fiyatlardaki potansiyel ilave ayarlamalar enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturuyor” değerlendirmeleri yer aldı.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, JP Morgan’ın organize ettiği, Türkiye Ekonomik Forumu’na katıldı.

Bakan Şimşek’in forumda Türk ekonomisine ilişkin bir sunum yaparak çeşitli uluslararası yatırımcı gruplarıyla görüştüğü öğrenildi. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın ise görüşmelere devam ettiği bildirildi.

Paylaşın

85 Milyon Nüfusa 104 Milyon Kredi Kartı

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “14-65 yaş arasında bulunan 66 milyon insana karşın 104 milyon kredi kartı kullanımda. Kredi kartı alan vatandaş sayısı her ay düzenli şekilde artıyor. Geçen yılın mart ayında kredi kartı sayısı 88 milyon iken bu rakam 16 milyon artış ile 2023 yılı mart ayında 104 milyona ulaştı. Kredi kartı ekonomik kriz arttıkça kullanıcı sayısında da artış yaşanıyor” dedi ve ekledi:

“Birden çok bankadan kart alan bir bankanın ödemesi diğerini etkilemeyecek biçimde planlıyor. Bu süreçte vatandaş borçlanarak yaşamanın, icraya düşmeden borcu borçla kapatmanın bir yolunu bulmaya, bu sayede de ayakta kalmaya çalışıyor. Sokakta dertli olmayan, geçim sıkıntısından söz etmeyen yurttaş neredeyse kalmadı. Yandaş ve rantçı kesim dışında dertli vatandaşların sayısı artmış durumda.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşların ekonomik kriz nedeniyle yaşam şartlarının zorlaştığını ve bu doğrultuda kredi kartı harcamalarının arttığını belirtti.

Vatandaşın gelecek kazancını dahi kredi kartı harcamalarıyla bugünden ipotek ettiğini belirten Gürer, “Vatandaş kredi kartı ile döngü sağlıyor. Peşin alışveriş yapacak takati yok. Pazarcı esnafı dahi kredi kartı ile satış yapar duruma geldi. Araç yakıtından, gıdaya hatta vergisini öderken bile kredi kartıyla ödeme yapmak durumunda. Geliri gideri karşılamada kredi kartının sağladığı avantajı kullanmaya çalışıyor. Vatandaş kredi alabilirse kredi ile alamazsa eldeki kredi kartı ile borçlanarak yaşam mücadelesi veriyor” dedi.

Ömer Fethi Gürer, ülke nüfusunun 85 milyon, çalışma çağındaki nüfusumuz ve 65 yaş üstü nüfusumuzun toplam nüfusumuza oranı yüzde 78 olduğunu bunun da 66 milyon kişiye denk geldiğini anımsattı.  Gürer, “14-65 yaş arasında bulunan 66 milyon insana karşın 104 milyon kredi kartı kullanımda. Kredi kartı alan vatandaş sayısı her ay düzenli şekilde artıyor. Geçen yılın mart ayında kredi kartı sayısı 88 milyon iken bu rakam 16 milyon artış ile 2023 yılı mart ayında 104 milyona ulaştı.

Kredi kartı ekonomik kriz arttıkça kullanıcı sayısında da artış yaşanıyor. Birden çok bankadan kart alan bir bankanın ödemesi diğerini etkilemeyecek biçimde planlıyor. Bu süreçte vatandaş borçlanarak yaşamanın, icraya düşmeden borcu borçla kapatmanın bir yolunu bulmaya, bu sayede de ayakta kalmaya çalışıyor. Sokakta dertli olmayan, geçim sıkıntısından söz etmeyen yurttaş neredeyse kalmadı. Yandaş ve rantçı kesim dışında dertli vatandaşların sayısı artmış durumda.” dedi.

Akaryakıta gelen zam ve vergilerdeki artış sonrası vatandaşın akaryakıt harcaması ve vergi ödemelerinde kredi kartı kullanımındaki artışın dikkat çekici olduğunu ifade eden Gürer, “Bir önceki ay kredi kartından ödeme yapılan kamu/vergi ödemleri, 2 milyar 977 milyon TL’den 15 milyar 85 milyon TL’ye çıkmış durumda. Akaryakıt ödemeleri 8 milyar 846 milyon TL iken bu ay 12 milyar 260 milyon TL’ye ulaştı. Yaklaşık 4 milyar akaryakıtta 13 milyar vergi ödemelerinde artış yaşanmıştır. Kredi kartı harcamalarının yüzde 15’ini oluşturan 27 milyar TL bu iki kalem harcamaya kullanılmıştır” şeklinde konuştu.

“Vatandaş vergi ödemesini kredi kartından yapıyor”

CHP’li Gürer, “Kredi kartından ödemesi yapılan vergiler ekstreye borç olarak yansırken bankaların sağladığı avantajlar doğrultusunda vergi borcunun taksitlendirilmesi mümkün olabiliyor. Yani vergi taksitlendirmesi bankanın müşterilerine sunduğu hizmetlere göre farklılık gösterebiliyor. Bu sebeple çok sayıda vatandaş vergi ödemesini kredi kartından yapıyor. Bu sayede ödeme imkânı yokken vergisini ödemiş oluyor ancak gelecek ayki gelirini bağlamış oluyor.

Hayat pahalılığının bu denli arttığı bir ortamda vatandaş mecbur kredi kartına yükleniyor. Enflasyon karşısında geliri değer kaybeden vatandaş, borcunu ödeme zorluğu çekiyor veya ödeyemiyor. İcra dairelerindeki dosya sayısındaki artış ve negatif nitelikli kredi ve kredi kartı sayısının artması da bunun somut göstergesidir. 21 milyon aşan icra dosyalarının yanında kredi kartını ödeyemediği için takibe düşenler de var. Kara listedeki vatandaşlar, Risk Merkezi’nin verilerine göre son beş yılda bankalar tarafından kredi kartı ve/veya bireysel kredi borcu yüzünden icra takibine alındığı halde borcunun tamamını ödeyemeyenlerin sayısı ise 3 milyon 840 bin kişiyi geçti.

Risk Merkezi’nin verilerine göre Mayıs 2023 itibariyle toplam 38 milyon 565 bin vatandaşın bankalara ve finansman şirketlerine bireysel kredi borcu bulunuyor. Bankalara kredi kartı borcu bulunanların sayısı ise aynı tarih itibariyle 37 milyon 892 kişi olarak açıklandı. 27 milyon 873 bin kişinin de kredili mevduat hesabı bulunuyor. Bu rakamlar birçok kişinin aynı zamanda hem bireysel kredi hem kredi kartı hem de kredili mevduat hesabı borçlusunun olduğuna işaret ediyor” dedi.

(Kaynak: Gazete Pencere)

Paylaşın