Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 65,39’a Geriledi

Merkez Bankası (TCMB) kasım ayında yüzde 67,23 olan yıl sonu enflasyon beklentisini aralık ayında yüzde 65,39’a, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 43,94’den 41,23’e çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,00’ten 29,62 TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 37,71’den yüzde 42,47 bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 37,80’den yüzde 42,50 yükseltti.

Merkez Bankası kasım ayında yüzde 4,1 olan yıl sonu büyüme tahminini aralık ayında da yüzde 4,2 olarak belirledi. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,3 olarak belirledi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı aralık ayı “Piyasa Katılımcıları Anketi” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,23 iken, bu anket döneminde yüzde 65,39 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,94 iken, bu anket döneminde yüzde 41,23 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 25,09 ve yüzde 24,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,71 iken, bu anket döneminde yüzde 42,47 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 37,80 iken, bu anket döneminde yüzde 42,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,00 TL iken, bu anket döneminde 29,62 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,62 TL iken, bu anket döneminde 39,46 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 4,1 iken, bu anket döneminde yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Tarım Üretici Enflasyonu Yüzde 50,47

Tarım üretici enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,95 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 43,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,98 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) Kasım 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım-ÜFE kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,95 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 43,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,98 arttı.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 0,72, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,18 ve balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 10,00 azaldı. Ana gruplarda bir önceki aya göre tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,49 azalırken, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 6,79 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 2,92 arttı.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 22,78 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar ve yüzde 26,57 ile lifli bitkiler oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 176,00 ile yağlı meyveler ve yüzde 141,58 ile üzüm oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 27,59 ile turunçgiller oldu.

Bir önceki aya göre azalışın yüksek olduğu alt gruplar yüzde 17,92 ile tropikal ve subtropikal meyveler ve yüzde 3,05 ile çeltik oldu. Bir önceki aya göre artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 11,32 ile yağlı meyveler ve yüzde 4,35 ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler oldu.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Kripto Para Düzenlemesi Sinyali

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kripto varlıklara ilişkin yasa çalışmasında son aşamaya gelindiğini belirterek, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yasasında değişikliğe gidileceğini söyledi.

Bakan Mehmet Şimşek, “Kripto varlıklar ‘değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar’ şeklinde tanımlanıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kripto varlık saklama hizmeti tanımları yapılıyor. Platformların işleyişine yönelik düzenlemeler öngörülüyor” diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuk olduğu Hürriyet Gazetesi’nde vergilendirmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Burada kripto varlıklara ilişkin yasa çalışmasında son aşamaya gelindiğini de belirten Şimşek, SPK yasasında değişikliğe gidileceğini söyledi.

Bakan Şimşek, “Kripto varlıklar ‘değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar’ şeklinde tanımlanıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kripto varlık saklama hizmeti tanımları yapılıyor. Platformların işleyişine yönelik düzenlemeler öngörülüyor” diye konuştu.

Temel vergi yasalarını gözden geçirdiklerini ve gerekli reformları yapacaklarını dile getiren Mehmet Şimşek, “Çalışmalarımızı vergi tabanının genişletilmesi ve dolaysız vergilerin payının artırılması, vergilendirmede basitlik sağlanması, etkin olmayan istisnaların kaldırılması, kayıt dışılıkla mücadele ve vergi uyumunun artırılması, vergi güvenliğinin artırılması, döviz kazandırıcı faaliyetlerin teşviki başlıklarında yürütüyoruz. OVP’de yer verdiğimiz gibi vergi mevzuatımızda yer alan tüm istisna ve indirimleri gözden geçiriyoruz” dedi.

Önceki ‘Vergiyi tabana yaymak’ sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyleyen Bakan Şimşek, “Vergiyi tabana yaymak derken kast ettiğim, vergi tabanının genişletilmesi. Vergi vermeyen, kayıt dışında olanları, kayıt içine, sistem içine almak” dedi.

KDV oranları artırılırken yatlardan vergi alınmamasına yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine, Bakan Şimşek yeni düzenlemeye dikkat çekti. “Eleştirileri dikkate alıyoruz” diyen Şimşek, Meclis gündemindeki torba yasa teklifinde bu konuda adımlar atıldığını belirtti. Mehmet Şimşek konu hakkında şunları söyledi:

“Özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler bağlama kütüğüne kayıtlı taşıtlar için, bunların ruhsatnamelerinden araçların boylarına göre tıpkı Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) gibi her yıl harç alacağız. Esasen, özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler beygir gücü ve yaş durumuna göre MTV’ye tabiydi. 2009’da MTV yerine ruhsat ve vize harcı alınması yönünde düzenlemeler yapıldı. 2017’de vize harcı da kaldırılarak ruhsat harcı alınmaya devam edildi. Bu defa yaptığımız düzenleme ile vize harcının her yıl alınması ve diğer harçların da tutarlarının güncellenmesi sağlanıyor.”

Paylaşın

Son 20 Yılda Emekliler İçin En Kötü Dönem: 2023

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, veriler yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. Derin ekonomik krizden en çok etkilenenler ise sabit gelirliler, özellikle emekliler.

Resmi verilere göre son 20 yılda emekliler için en kötü dönem 2023 yılı oldu. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2003 yılından bu yana hiç bu kadar düşmemişti.

2003 yılında en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıydı. 2023 yılının ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK-AR) verilerine göre de Aralık 2002’de ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken Temmuz 2023’te bu oran 0,9’a geriledi.

Euronews Türkçe, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinden yola çıkarak 2001-2023 yılları arasında en düşük 4a emekli maaşı ile net asgari ücreti karşılaştırdı.

Buna göre AK Parti’nin iktidar yıllarının başında 2003 yılında net aylık asgari ücret 226 lira idi. 4a en düşük emekli maaşı ise 332 liraydı. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Bu da son 20 yıldaki en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.

2016 yılına kadar en düşük emekli maaşı hep asgari ücretten fazla oldu. Ancak bu oran kademeli olarak düştü.

2016 yılında ise işin seyri değişti. 4a en düşük emekli maaşı net asgari ücretten daha düşük hale geldi. Asgari ücret bin 301 lira olurken emekli maaşı bin 265 lira oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu.

Sonraki yıllarda da bu durum benzer eğilimde sürdü. Asgari ücret, en düşük emekli maaşından yüksek seyretti. Ancak durum emekliler lehine bozulmaya devam etti.

2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü. 2023 başında 0,69’u gören en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2023 ikinci yarısında ise 0,66’ye kadar geriledi. Yani, 4a en düşük emekli maaşı alan bir kişi asgari ücretin üçte ikisi maaş alıyor.

DİSK-AR’ın raporu da son 20 senede maaşların emekliler aleyhine nasıl değiştiğini gösteriyor. Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken 0,89 katına geriledi.

Aynı dönemde en düşük SSK emekli aylığının asgari ücrete oranı da 1,39 kattan 0,66 kata geriledi. En düşük Bağ-Kur esnaf emekli aylığının asgari ücrete oranı da 0,81 kattan 0,66 kara geriledi. Ortalama memur maaşı ise 3,14 kattan 1,97 kata düştü.

Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında net asgari ücret nominal olarak 62 kat artış gösterdi. En düşük memur maaşı da 52 kat yükseldi. Ortalama memur emekli aylığı ise aynı dönemde sadece 20 kat arttı.

DİSK-AR’ın aynı raporu asgari ücretin nasıl giderek ortalama ücret (ortalama maaş) haline geldiğini de gösteriyor.

Bu ne demek? Asgari ücrete yakın kazanan işçi oranının giderek yükselmesi demek. Bu olurken asgari ücretten daha yüksek kazananların oranlarının düşmesi anlamına geliyor.

Türkiye’de 10 işçiden 6’sı asgari ücretin yüzde 20 fazlasının altında çalışıyor. Bu oran 20 sene önce 10 kişide 4’tü.

Paylaşın

Türkiye, Reel Gıda Enflasyonunda Avrupa’nın Zirvesinde

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi Eurostat’ın verilerine ekim göre ekimde enflasyonun en yüksek olduğu ülke yüzde 61,5 ile Türkiye oldu. İkinci sıradaki Macaristan’da yıllık enflasyon yüzde 9,6 oldu.

Yıllık reel gıda enflasyonu ekimde Avrupa Birliği’nde (AB) yüzde 4 oldu. Türkiye’de ise reel gıda enflasyonu ekim ayında yüzde 11’ken kasım ayında bu oran yüzde 5,2’ye geriledi. Gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark reel gıda enflasyonu olarak tanımlanıyor.

Türkiye’de gıda enflasyonu uzun süreden bu yana genel tüketici enflasyonunun (TÜFE) üzerinde seyrediyor. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık enflasyon kasımda yüzde 67,2 gerçekleşti.

Bu durum özellikle hanehalkı bütçesinde gıda harcamalarının yüksek paya sahip olduğu dar gelirli aileleri zorda bırakıyor. Maaş artışları enflasyon civarında bile gerçekleşse gıda alım gücü geriliyor.

AB İstatistik Ofisi Eurostat’ın son açıkladığı veriler ekim ayını kapsıyor. Buna göre ekimde TÜFE’nin en yüksek olduğu ülke yüzde 61,5 ile Türkiye oldu. İkinci sıradaki Macaristan’da yıllık enflasyon yüzde 9,6 oldu. AB’de ise enflasyonda yüzde 3,6. Almanya’da yıllık enflasyon yüzde 3.

Danimarka, Hollanda ve Belçika’da ise enflasyon eksi seviyelerde. Yani fiyatlar geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre düştü. Türkiye’de kasım ayında ise enflasyon çok az artarak yüzde 62’ye çıktı.

Gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonunun da en yüksek olduğu Avrupa ülkesi açık ara Türkiye. Ekimde yüzde 72,5 olan gıda enflasyonu kasımda yüzde 67,2’ye geriledi. İkinci sırada yüzde 11,6 ile İzlanda var. AB’de gıda enflasyonunun yüzde 10’un üstünde olduğu tek ülke Yunanistan (yüzde 10,4).

Peki, gerçek gıda enflasyonu ne durumda? Gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark reel gıda enflasyonu olarak tanımlanıyor.

Yıllık reel gıda enflasyonu ekimde AB’de yüzde 4 oldu. Zirvedeki Türkiye’de ise bu oran yüzde 11 idi. Kasım ayında bu oran yüzde 5,2’ye geriledi. Türkiye’nin hemen ardından ise yüzde 10,9 ile Belçika geliyor. Hollanda, Yunanistan, Lüksemburg ve İspanya’da da bu oran yüzde 5’in üstünde.

Romanya, Macaristan, Kuzey Makedonya ve Çekya’da ise reel gıda enflasyonu eksi durumda. Fiyatlar geçen yılın aynı dönemine göre reel anlamda gerilemiş.

Son 3 üç yılda AB ve Türkiye’de reel gıda enflasyonuna bakıldığında bu oranının her zaman Türkiye’de daha yüksek olduğu görülüyor. Zaten Türkiye sadece Avrupa’nın zirvesinde değil; dünyada da reel gıda enflasyonunun yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) yayımladığı raporda, dünya gıda emtia fiyatlarının kasım ayında genel olarak sabit kaldı ve bir önceki aya göre değişmedi.

Türkiye’de ise kasımda aylık gıda enflasyonu yüzde 2,78 gerçekleşti. Son yıllarda dünyada gıda fiyatları çoğu zaman düşerken Türkiye’de 3,5 seneden bu yana sürekli artıyor. Kasım 2022’de yıllık gıda enflasyonu Türkiye’de yüzde 100’ü aşarak yüzde 102 olmuştu.

Reel gıda enflasyonu özellikle hanehalkı tüketim harcamalarında gıdanın payının yüksek olduğu ülkelerde halkı zor durumda bırakıyor. Eurostat verilerine göre 2022 yılında Türkiye’de hanehalkları harcamalarının yüzde 23,2’sini gıdaya ayırdı. Bu oran AB’de ise sadece yüzde 11,2 oldu. Gıda harcamasının payı özellikle AB adayı ülkelerde yüksek.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Cari Denge Fazla Verdi

Eylül ayında 1,88 milyar dolar fazla veren cari denge, ekim ayında da 186 milyon dolar fazla verdi. Aylık cari fazlayla birlikte yıllıklandırılmış cari açık eylül ayındaki 51,7 milyar dolardan ekim ayında 50,7 milyar dolara geriledi.

Haber Merkezi / Dış ticaret açığının eylül ayı öncesindeki trende göre düşük seyretmesi de cari fazla verilmesine katkıda bulundu. Ekim ayında ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4,87 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkezi Bankası (TCMB), tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileri açıklandı. Buna göre; Ekim ayında cari işlemler hesabı 186 milyon dolar fazla kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 5.067 milyon dolar fazla verdi.

Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4.866 milyon dolar olarak gerçekleşti. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 6.035 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 4.748 milyon dolar oldu.

Birincil gelir dengesi kalemi 1.001 milyon dolar net çıkış, ikincil gelir dengesi kalemi ise 18 milyon dolar net giriş kaydetti. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 638 milyon dolar olarak kaydedildi.

Portföy yatırımları 689 milyon dolar tutarında net çıkış kaydetti. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 423 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 16 milyon dolar net satış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 348 milyon doları net borçlanma gerçekleştirdi. Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 1.267 milyon dolar net azalış kaydetti.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 1.089 milyon dolar ve Türk lirası cinsinden 198 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 1.287 milyon dolar net artış kaydetti.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, diğer sektörler 301 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirirken, bankalar ve Genel Hükümet sırasıyla 509 milyon dolar ve 50 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi. Resmi rezervlerde bu ay 247 milyon dolar net artış oldu.

Paylaşın

Sanayi Üretimi Ekim’de Yüzde 0,4 Azaldı

Sanayi üretimi ekim ayında yüzde 0,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,2 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,3 azaldı.

Haber Merkezi / Sanayi üretimi yıllık ise 1,1 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,5 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi, Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Sanayi üretimi ekim ayında yıllık yüzde 1,1 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,5 arttı.

Sanayi üretimi ekim ayında aylık yüzde 0,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,2 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,3 azaldı.

Sanayi üretimi eylül ayında 4,0 arttı

Sanayi üretimi eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, eylül ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,1, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,7 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,2 arttı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, eylül ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,4 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi aynı kaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,0 azaldı.

Sanayi üretim endeksi nedir?: Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?: Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?: Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Yorumu: 2024’ün Ortasından İtibaren Düşüş Başlayacak

“Küresel Ekonomiyi Yeniden Şekillendirmek” başlıklı oturumda konuşan Bakan Mehmet Şimşek, “Sürdürülebilir yüksek büyüme, kalıcı refah artışı ancak ve ancak fiyat istikrarı ile mümkündür. Bu sebeple en temel önceliğimiz enflasyonla mücadeledir. Programız başarılı bir şekilde işliyor” dedi ve ekledi:

“Programın olumlu yansımaları finansal göstergelerin ardından makro göstergelerde de görülmeye başlandı. Büyümede dengelenmeye doğru yol alırken cari açık düşüyor, enflasyonda ivme kaybı var ve rezervlerimiz artıyor. Enflasyondaki eğilim hakkında doğru bilgi veren yıllıklandırılmış çekirdek göstergeler hedeflerimiz ile uyumlu seyrediyor. Enflasyon ile mücadele bir süreç işidir, yıllık enflasyondaki düşüş 2024 yılı ortasından itibaren başlayacak.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Birlikte Gelişmek: Sorumluluklar, Eylemler ve Çözümler” temasıyla İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2023 kapsamında gerçekleştirilen “Küresel Ekonomiyi Yeniden Şekillendirmek” başlıklı oturumun açılışında konuştu.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Küreselleşmenin hız kesmesinin, artan korumacılığın, yaşlanan dünya nüfusunun, yüksek borçluluğun ve iklim değişikliğinin getirdiği problemlerin yeni bir çağın başlangıcını gösterdiğini anlatan Şimşek, bu problemlerin küresel büyüme ve küresel ticaret hacmi üzerinde gelecek 5 yılda olumsuz etkide bulunacağını söyledi.

Şimşek, ticaretin büyümenin motoru olduğunu ancak dünyanın birçok bölgesinde küresel ticarete yönelik kısıtlamalar uygulandığını dile getirdi. Bakan Şimşek, dünyada artan yaşlılığın küresel büyümeye de olumsuz etkisinden bahsederek, Türkiye’nin bu alanda önemli bir avantaja sahip olduğunu, bu durumun da hizmet sektörüne ve turizme pozitif etki ettiğini bildirdi.

Küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen problemler noktasında Türkiye’nin önemli avantajlara ve fırsatlara sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Jeopolitik konumumuz sayesinde dost ve yakın ülkelerden tedarikte en iyi adaylardan birisiyiz. Gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığımızda, güçlü bir büyüme performansı gösteriyoruz. Ayrıca bu performansı gösterirken, borçluluk seviyemizi de diğer ülkelere kıyasla da düşük tutmayı başardık. Dünya nüfusunun hızla yaşlandığı bir dönemde görece genç ve dinamik nüfus yapımız bizi diğer ülkelerden olumlu ayrıştırıyor.”

Bakan Şimşek, küresel iklim değişikliğinin uluslararası ticarete ve uluslararası yatırımlara negatif etkisinden bahsederek, gelecek dönemin en önemli konularından olan iklim değişikliği ile mücadelede de gerekli adımları atacaklarını söyledi.

İklim değişikliğinin yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan çatışmalara işaret eden Şimşek, “Artık en temel kurallara bile saygı duyulmuyor. Gazze’de olanlara bakın. Bazı ülkeler ateşkes için bile çağrıda bulunamıyorlar. Buna bile cesaretleri yok. Şu anda içinde bulunduğumuz dünya böyle bir dünya. Henüz bir hegemon güç ve diğer pek çok oyuncu yeni sistemin nasıl şekilleneceğini konuşuyor bu da pek çok belirsizlik getiriyor küresel büyüme için” yorumunu yaptı.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye’nin coğrafi konumunun ülkeye sunduğu avantajlardan bahsederek, büyük bir üretici olan Türkiye’nin yakın ülkelerle bu özelliğini geliştirebileceğini söyledi. Son 10 yılda Türkiye’nin büyüme performansına işaret eden Şimşek, Hindistan ve Çin haricindeki gelişmekte olan ülkelere göre birçok şeyi daha iyi yaptıklarını vurguladı.

Şimşek, erişilebilir bir pazar olan Türkiye’nin nüfusunun 18 AB ülkesinin toplamından daha fazla olduğunu kaydederek, “Eğer burada biz kendi evimizi düzene sokarsak hiçbir ülke Türkiye’yi bu kadar önemli bir güçken görmezden gelemez. Türkiye hala ciddi bir büyüme potansiyeli sunmaktadır. Fırsatlarımız var ancak avantaj sağlamak için daha fazla şey yapmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Bakan Şimşek, Türkiye’nin uyguladığı ekonomik programdan bahsederek, “2023 yılı bütçe açığının milli gelire oranla yüzde 6’nın altında olmasını bekliyoruz” dedi. Sahip oldukları fırsatlardan en iyi şekilde faydalanmak için kapsayıcı bir program uygulamaya başladıklarını vurgulayan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Sürdürülebilir yüksek büyüme, kalıcı refah artışı ancak ve ancak fiyat istikrarı ile mümkündür. Bu sebeple en temel önceliğimiz enflasyonla mücadeledir. Programız başarılı bir şekilde işliyor. Programın olumlu yansımaları finansal göstergelerin ardından makro göstergelerde de görülmeye başlandı. Büyümede dengelenmeye doğru yol alırken cari açık düşüyor, enflasyonda ivme kaybı var ve rezervlerimiz artıyor. Enflasyondaki eğilim hakkında doğru bilgi veren yıllıklandırılmış çekirdek göstergeler hedeflerimiz ile uyumlu seyrediyor. Enflasyon ile mücadele bir süreç işidir, yıllık enflasyondaki düşüş 2024 yılı ortasından itibaren başlayacak.”

Bakan Şimşek, deprem harcamalarının bütçe dengesinde geçici bir bozulmaya yol açtığını belirterek, mali disiplini yeniden sağlayacak gelir ve harcama politikalarını uygulamaya aldıklarını söyledi. Para ve maliye politikasındaki uygulamaların gelecek dönemde kapsamlı yapısal reformlarla destekleneceğini dile getiren Şimşek, şu açıklamalarda bulundu:

“Son dönemde ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi arttı. Ocak-mayıs döneminde 2,9 milyar dolar çıkış olan portföy yatırımlarına, haziran-eylül döneminde 4,9 milyar dolar giriş oldu. Güncel veriler girişin devam ettiğini gösteriyor. Bankacılık sektörü ile banka dışı sektörün dış borç çevirme oranları yükseliyor. Düşen cari açık ve artan sermaye girişi ile rezervlerimiz de artmaya devam ediyor. Mayıs ayına göre brüt rezervler 42 milyar dolar yükseldi.”

Şimşek, cari açığın daralmaya devam ettiğini ve bu daralmanın süreceğini kaydederek, para politikasının daha işlevsel hale geldiğini, 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) düşüş eğilimini sürdürdüğünü, reytinglerdeki artışın devam edeceğini, bu gelişmelerin doğru yolda olduklarını gösterdiğini anlattı.

Paylaşın

Fitch’ten Türkiye İçin 2024 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 38

ABD merkezli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’de enflasyon oranının 2023 yıl sonunda yüzde 65, 2024 yıl sonunda ise yüzde 38 olacağı tahmininde bulundu.

Fitch Ratings’in “Küresel Ekonomik Görünüm” raporunda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,1, gelecek yıl ise yüzde 2,5 seviyesinde büyüme göstermesinin beklendiği aktarıldı.

Kuruluşun raporunda, küresel ekonominin bu yıla ilişkin büyüme tahmininin yüzde 2,5’ten yüzde 2,9 seviyesine çıkarıldığı belirtilirken, gelecek sene ise dünya ekonomisinin büyümesinin yüzde 2,1’e gerilemesinin beklendiği kaydedildi.

Raporda, parasal sıkılaştırmanın etkilerinin gelecek dönemde hissedilmesinin beklendiği, Çin’deki konut sektörü sorunları ve Euro Bölgesi’ndeki duraklamanın 2024 yılında küresel büyüme üzerinde yansımalarının görülebileceği belirtildi.

Ayrıca raporda, ABD ekonomisinin 2023 sonunda yüzde 2,4, gelecek sene ise yüzde 1,2 seviyesinde büyüyeceği beklentisine yer verildi.

Fitch Ratings’in raporunda, Çin ekonomisin bu yıl sonunda yüzde 5,3, gelecek yıl ise yüzde 4,6 oranında büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) ekonomisinin 2023’te yüzde 0,5, gelecek yıl 0,7 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiği belirtilen raporda, İngiltere ekonomisinin ise bu yıl yüzde 0,5, 2024 yılında 0,3 büyüyeceği öngörüsü yer aldı.

Gelişmekte olan ekonomilerin büyümesinin bu yıl yüzde 4,6, gelecek yıl ise yüzde 3,9 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği bildirildi.

Deutsche Bank’tan enflasyon tahmini: Yüzde 41,1

Öte yandan Deutsche Bank’ın 6 Aralık’ta yayınlanan raporda, “Kümülatif enflasyonun tahmin aralığının alt sınırına (Yüzde 40-45) gelmesi durumunda bu, toplam getiri açısından TL’yi cazip hale getirir” denildi.

Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak Ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

Analistler TCMB’nin 2024 yılının son çeyreğinde faiz indirimine gitmesini ve politika faizini 2024 sonuna kadar yüzde 40’a çekmesini bekliyor.

Analizde, “Enflasyonun baz etkileri nedeniyle önemli ölçüde düşeceği üçüncü çeyrekten itibaren faiz indirimi olasılığını, özellikle de büyüme ve istihdam ciddi bir baskı altına girerse, göz ardı edemeyiz” değerlendirmeleri yer aldı.

Analistler 2024 yıl sonu için enflasyonun yüzde 41,1 olacağını öngörürken, Dolar/TL için de 38 tahminini yaptı.

Paylaşın

Enflasyon, OECD Ülkelerinde Düştü Türkiye’de Arttı

OECD’ye (Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü) üye ülkelerde gıda enflasyonu ortalaması ekim ayında yüzde 7,4’e gerilerken, Türkiye’de ise yüzde 72 olarak kaydedildi. Türkiye’yi yüzde 11,7 gıda enflasyonuyla İzlanda izledi.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, gıda fiyatları kasım ayında bir önceki aya kıyasla değişmeyerek 120,4 puan seviyesinde sabit kaldı.

Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD), üye ülkelerin bir yıl içinde değişen enflasyon oranlarına ilişkin bir rapor yayınladı.

Rapora göre; OECD’de eylül ayında yüzde 8,1 olan gıda enflasyonu ekim ayında yüzde 7,4’e geriledi. 32 OECD ülkesinde düşüş gösteren gıda enflasyonu, 3 ülkede yüzde bir puan veya daha fazla arttı. Türkiye’de ise gıda enflasyonu yüzde 72 olarak kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Gıda Fiyat Endeksi Kasım 2023 raporunu açıkladı. Buna göre; Gıda fiyatları kasım ayında bir önceki aya kıyasla değişmeyerek 120,4 puan seviyesinde sabit kaldı.

Düşük uluslararası tahıl fiyatlarının yüksek bitkisel yağ fiyatlarını dengelemesi, küresel gıda fiyatlarının kasımda sabit kalmasına sebep oldu.

Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, aylık bazda palm yağı küresel fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 3,4 yükseldi.

Uluslararası palm yağı fiyatları, önde gelen ithalatçı ülkelerin alımlarının artması ve büyük üretici ülkelerdeki mevsimsel olarak düşük üretimin etkisiyle kasımda yüzde 6’dan fazla artış gösterdi.

Tahıl Fiyat Endeksi ise mısır fiyatlarında keskin gerilemenin etkisiyle aylık bazda yüzde 3, yıllık bazda yüzde 19,4 düştü.

Şeker Fiyat Endeksi, Hindistan ve Tayland’da kötüleşen üretim beklentileri ve küresel ihracat bulunabilirliğine ilişkin artan endişelerin etkisiyle kasımda aylık yüzde 1,4 arttı, geçen yılın aynı ayına göre de ortalama yüzde 41,1 yükseldi.

Aynı dönemde FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Kuzeydoğu Asyalı alıcıların tereyağı ve yağsız süt tozuna yönelik yüksek ithalat talebinin yanı sıra Batı Avrupa’daki kış tatili öncesinde artan iç talep nedeniyle kasımda aylık yüzde 2,2 artarak 114,2 puana çıktı.

Et Fiyat Endeksi de Ekim’de arzın artmasıyla yüzde 0,4 düşüş kaydetti.

FAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok eğilimlerine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu’nu da yayımladı. Kuruluş, bu yıl küresel tahıl üretimine ilişkin tahminini önceki yıla göre yüzde 0,9 artışla 2,819 milyar tondan 2,823 milyar tona yükseltti.

Rusya ve Türkiye’de buğday, ABD’de mısır üretiminde yukarı yönlü revizyon yapılırken, Arjantin ve Brezilya’da üretim tahminleri düşürüldü.

Paylaşın