Fitch’ten Türkiye’ye “Sıkı Para Politikası Sürdürülmeli” Tavsiyesi

Türkiye’nin ekonomi politikalarını değerlendir Fitch Ratings Türkiye Analisti Erich Arispe Morales, “Merkez Bankası’nın sıkı politika duruşunu sürdürmekte kararlı olduğunu düşünüyoruz” dedi ve ekledi:

“TCMB’nin ana politika faizini sadece yıl sonunda 250 baz puan indirmesini bekliyoruz. Politika yapıcıların önündeki zorluk, enflasyonu benzer ülkelerle karşılaştırılabilir seviyelere indirmek için genel olarak sıkı bir politika duruşunu uzun bir süre devam ettirmektir.”

Fitch Ratings Türkiye Analisti Erich Arispe Morales, Türkiye’nin ekonomi politikalarını değerlendirdi. CNBC-e’ye konuşan Morales şunları şöyledi:

“Hükümetin politika kararları, vergi ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere, tavsiyede bulunmuyoruz. Maliye politikasına ilişkin mevcut odak noktamız, geçen ay açıklanan harcama kısıtlama tedbirlerinin ve potansiyel gelir tedbirlerinin merkezi yönetim açığını ne ölçüde düşüreceği ve Merkez Bankası’nın daha sıkı politika duruşuyla tutarlılığı artırarak enflasyonu kontrol altına alma hedefini ne ölçüde destekleyeceğidir.

Kredi rating derecelendirme perspektifimizden bakıldığında kamu maliyesi, düşük borç seviyeleri (GSYH’nin %30’u), güçlü gelir tabanı, yönetilebilir borç amortismanları ve iyileşen finansman koşulları sayesinde emsallerine göre güçlü kalmaya devam etmektedir.

Türkiye’nin makroekonomik senaryosuna ilişkin Haziran güncellememizde, iç talebin dirençli seyri ve özellikle Nisan ayında gözlenen beklenenden güçlü enflasyon ivmesi nedeniyle Mart ayında %40 olan 24 yıl sonu enflasyon tahminimizi %43’e yükselttik. Haziran ayındaki para politikası kararında da vurgulandığı üzere, Merkez Bankası’nın sıkı politika duruşunu sürdürmekte kararlı olduğunu düşünüyoruz.

Sonuç olarak, TCMB’nin ana politika faizini sadece yıl sonunda 250 baz puan indirmesini bekliyoruz. Politika yapıcıların önündeki zorluk, enflasyonu benzer ülkelerle karşılaştırılabilir seviyelere indirmek için genel olarak sıkı bir politika duruşunu uzun bir süre devam ettirmektir.”

TL cazibesini artırdı

Öte yandan HSBC Stratejistleri Myrat Toprak ve Charlotte Ong tarafından kaleme alınan raporda enflasyondaki yavaşlamanın TL’nin cazibesini artırdığı belirtildi.

Haziran enflasyonunun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Türk Lirası için pozitif olduğunu kaydeden stratejistler “Para politikası ve kredibilite perspektifinden bakılınca Haziran enflasyon verisi oldukça olumlu” değerlendirmesini yaptı.

Verinin Türk Lirası için de olumlu olduğu belirtilen raporda TCMB anketinde yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 43,5 olduğu hatırlatılarak “Enflasyon beklentilerinde olası aşağı yönlü revizyonla birlikte ileriye dönük reel faizlerin yükselmesi ve liranın cazibesinin daha da artması muhtemel” ifadesine yer verildi.

Raporun sonuç kısmında ise şu ifadeler yer aldı; “Haziran ayında olduğu gibi aylık enflasyonda ılımlı artış gelecek aylarda da sürerse reel faiz dinamikleri de iyileşmeye devam edecek. Yılın ikinci yarısında politika yapıcılar Dolar / TL’nin stabil seyretmesinden yana da olsa da lira reel anamda daha ılımlı biçimde değerlenebilir.”

Paylaşın

JPMorgan’dan Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 42,5

ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan, Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini 43,4’ten yüzde 42,4’e düşürdüklerini duyurdu. Banka, Türkiye için 2025 yılı sonu enflasyon tahminini ise yüzde 25 olarak belirlemiş durumda.

Öte yandan Merkez Bankası (TCMB), sekiz ay sonra yavaşlayan enflasyon verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, enflasyonun, hizmet grubunda sınırlı olmak üzere, tüm gruplarda gerilediğini belirtti.

Goldman Sachs, Morgan Stanley ve JP Morgan, Türkiye’nin haziran ayı enflasyonunu yorumlarken dezenflasyonun beklenenden iyi başladığına dikkat çekti. Yılsonu enflasyon hedefi içinse Goldman Sachs yüzde 36, Morgan Stanley yüzde 42,4 ve JPMorgan yüzde 42,5 tahmininde bulundu.

Morgan Stanley raporunda dezenflasyona iyi bir başlangıç yorumunu yaptığı raporunda çekirdek enflasyondaki düşüşe vurgu yaptı.  Yüzde 1,6 gelen aylık enflasyonun son 13 ayın en düşük aylık enflasyon verisi olduğu ifade edildi. Yıl sonu enflasyonu için Morgan Stanley 42,4 tahmininde bulundu. Merkez Bankası’nın sıkı para politikasına devam edeceği düşünülüyor.

Cnbc-e’de yer alan habere göre, yıllık enflasyonun yüzde 71,6’yla beklenenden daha fazla düştüğü vurgulandı. Buna rağmen hizmet enflasyonu ve vergi artışlarının enflasyon konusunda risk teşkil ettiği yorumu yapıldı. Morgan Stanley Dolar/TL kurunun son 3 ayda yüzde 2 bandında değiştiğine dikkat çekti.

Goldman Sachs’ın raporunda da enflasyonun beklenenden daha hızlı düştüğü ifade edildi. Çekirdek enflasyon verilerinin döviz kurlarıyla yakından ilişkili olduğuna dikkat çekildi ve TL/USD paritesindeki sakinliğin düşük çekirdek enflasyonunda etkili rol oynadığı belirtildi. Tıpkı Morgan Stanley gibi Goldman Sachs’ta mart ayından beri TL’deki stabiliteyi vurguladı.

Goldman Sachs hizmet enflasyonunun halen yüksek olduğunu belirtirken önümüzdeki aylarda burada da düşüş görüleceği yorumunda bulundu. Piyasa algısı nedeniyle hizmet sektöründeki yapışken enflasyon beklentisinin hızlıca değişeceği öne sürüldü.

Ekonomi yönetiminin asgari ücrette değişiklik yapmayacağı vurgusu da raporda kendine yer buldu. Yılın ilk yarısında büyüme rakamlarının beklenenden daha iyi olduğuna değinildi ve yılın ikinci yarısı için talebin yavaşlamaya başladığı ifade edildi.Bu yavaşlama etkisiyle manşet enflasyonun 2024 için yüzde 36’ya kadar gerileyebileceği ifade edildi.

JP Morgan’ın son raporuna göre, Türkiye’de Haziran ayında enflasyon oranları beklenenden daha fazla düşüş gösterdi. Manşet enflasyon, Mayıs ayında yıllık yüzde 75,5’ten Haziran ayında yıllık yüzde 71,6’ya geriledi. Bu düşüşte, temel mal fiyatlarındaki yavaşlama önemli bir rol oynadı.

Raporda, çekirdek mal enflasyonunun Haziran ayında aylık yüzde 0,1 artarak yıllık yüzde 50,6’ya düştüğü belirtiliyor. Hizmetler enflasyonu ise yıllık yüzde 95,3’e geriledi. Gıda fiyatları da aylık yüzde 1,8 artış göstererek, yıllık gıda enflasyonu yüzde 68,1’e geriledi.

JP Morgan, elektrik fiyatlarının yüzde 38 oranında artırılmasının ve otomatik tüketim vergilerinin yükseltilmesinin enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıları artırdığını vurguluyor. Ancak, yıl sonunda manşet enflasyonun yüzde 42,5’e düşmesi bekleniyor. Ayrıca, 2025 yılı sonu için enflasyon tahmini yüzde 25 olarak belirlenmiş durumda.

Raporda, Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını sürdürmesi gerektiği belirtiliyor. Maliye politikasında da sıkılaştırma adımlarının devam etmesi gerektiği, aksi takdirde enflasyonun kontrol altına alınmasının zorlaşacağı vurgulanıyor.

Merkez Bankası (TCMB) enflasyonu nasıl değerlendirdi?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) sekiz ay sonra yavaşlayan yıllık enflasyon verisinin ardından fiyat gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı:

“Tüketici fiyatları haziran ayında yüzde 1,64 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 3,85 puan düşüşle yüzde 71,60 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon, hizmet grubunda sınırlı olmak üzere, tüm gruplarda gerilemiştir. Hizmet grubunda aylık fiyat artışı, önceki aya kıyasla zayıflamakla beraber görece yüksek seyrini korumuştur. Aylık fiyat artışı kira ve lokanta-otel alt gruplarında yavaşlarken, ulaştırma ve haberleşme hizmetlerinde güçlenmiştir.

Dayanıklı mal fiyatları döviz kurundaki ılımlı seyir, iç talep gelişmeleri ve otomobilde gerçekleşen indirim kampanyalarına bağlı olarak uzun bir aranın ardından haziran ayında gerilemiştir. Gıda grubunda aylık fiyat artışı bir önceki aya yakın gerçekleşmiştir. Bu dönemde, işlenmiş gıda alt grubunda ekmek ve tahıllar fiyat artışı ile öne çıkan kalem olmuştur. İşlenmemiş gıda alt grubunda ise mevsimsellikten arındırılmış veriler, taze meyve ve sebze fiyatlarının önemli ölçüde yükseldiğine işaret etmiştir.

Öte yandan, son aylarda belirgin bir artış eğilimi sergileyen kırmızı et fiyatları haziran ayında azalmıştır. Enerji grubundaki fiyat artışında ise akaryakıttaki indirimlere karşın, şebeke suyu fiyatları belirleyici olmuştur. Üretici fiyatları aylık artışı zayıflamaya devam etmiş, yıllık üretici enflasyonu yüksek bazın da etkisiyle önemli ölçüde gerilemiştir. Bu görünüm altında, mevsimsellikten arındırılmış verilerle, B ve C göstergelerinin aylık artış oranları zayıflamış, göstergelerin yıllık enflasyonları gerilemiştir.”

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Dezenflasyon Süreci Başladı

Enflasyon verilerini sosyal medya hesabı üzerinden değerlendiren Mehmet Şimşek, “Dezenflasyon süreci başladı” dedi. Şimşek, “fiyat istikrarına ulaşana kadar” mevcut ekonomi programının “kararlılıkla” uygulanmaya devam edeceğini kaydetti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Haziran ayında enflasyon geçen yılın aynı ayına göre yüzde 71,60 arttı. Enflasyon aylık bazda ise yüzde 1,64 seviyesinde hesaplandı.

TÜİK’e göre; bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış yüzde 47,84 ile giyim ve ayakkabıda yaşandı. Buna karşılık aynı dönemde en fazla artış yüzde 107,11 ile eğitimde yaşandı. Fiyat artışının aylık bazda en fazla olduğu kalem ise yüzde 3,79 ile konut oldu.

Öte yandan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Haziran ayında enflasyonun aylık yüzde 4,27 arttığını hesapladı. ENAG’a göre TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 113,08 seviyesinde gerçekleşti. Enflasyon bu yılın ilk altı ayında ise yüzde 41,16 oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirdi. Dezenflasyon süreci başladığını belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Mevsimsel düzeltilmiş üç aylık hareketli ortalamanın yıllıklandırılmış değerinin ima ettiği enflasyon eğilimi yıl sonu hedefimizle uyumludur. Yüzde 1,64’lük aylık haziran verisi ise yüzde 22’lik yıllıklandırılmış enflasyonu işaret ediyor.

Finansal istikrar, sürdürülebilir cari açık, rezerv birikimi ve gri listeden çıkış gibi birçok alanda elde ettiğimiz başarıyı programımızın ana hedefi olan dezenflasyonda da belirgin bir şekilde göreceğiz. Fiyat istikrarına ulaşana kadar programımızı kararlılıkla uygulayarak kalıcı refah artışını sağlayacağız.”

Paylaşın

Dış Ticaret Açığında Dikkat Çeken Yükseliş

Haziran ayında dış ticaret açığı yüzde 21,4 artışla 6,4 milyar dolar olurken, aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 6,9 oranında azalarak 43,6 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Haziran ayında ihracat yüzde 10,6 düşüşle 18,6 milyar dolar oldu. İthalat ise yüzde 4,1 gerilemeyle 25 milyar dolar olarak kaydedildi.

Ticaret Bakanlığı, haziran ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Buna göre; Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, yüzde 10,6 oranında azalarak 18 milyar 569 milyon dolar, ithalat, yüzde 4,1 oranında azalarak 25 milyar 4 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 6,9 oranında azalarak 43 milyar 574 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak – Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 2,0 oranında artarak 125 milyar 446 milyon dolar, ithalat, yüzde 8,5 oranında azalarak 168 milyar 686 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 4,3 oranında azalarak 294 milyar 132 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracatın ithalatı karşılama oranı 5,4 puan azalarak yüzde 74,3 olarak gerçekleşti. Enerji verileri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 4,7 puan azalarak yüzde 85,8 olarak gerçekleşti. Enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranı 8,1 puan azalarak yüzde 89,9 olarak gerçekleşti.

Haziran ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 494 milyon dolar), ABD (1 milyar 227 milyon dolar) ve İngiltere (973 milyon dolar) oldu. Haziran ayında ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 48,0 oldu.

Haziran ayında en fazla ithalat yapılan ülkeler sırasıyla; Çin (3 milyar 362 milyon dolar), Rusya (2 milyar 923 milyon dolar) ve Almanya (1 milyar 905 milyon dolar) oldu. Haziran ayında ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 56,8 oldu.

Haziran ayında en fazla ihracat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (8 milyar 150 milyon dolar), Diğer Avrupa Ülkeleri (2 milyar 799 milyon dolar) ve Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (2 milyar 778 milyon dolar) oldu.

Haziran ayında en fazla ithalat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (7 milyar 834 milyon dolar), Asya Ülkeleri (6 milyar 643 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (4 milyar 355 milyon dolar) oldu.

Mehmet Şimşek’ten açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından, dış ticaret verilerine ilişkin paylaşım yaptı. Haziranda dış ticaret açığının, geçici olarak, takvim etkisiyle arttığına işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:

“Geçen yılın aynı ayına göre yıllık açık ise 31 milyar dolar geriledi. Bu yıl dış dengede önemli bir iyileşme sağlayacağız. Bunun kalıcı hale gelmesi için enerjide dönüşüm ve yeni sanayi politikası kilit rol oynuyor. Hedefimiz cari açığın milli gelire oranını kalıcı olarak yüzde 2,5’in altına çekmektir.”

Paylaşın

Enflasyon, TÜİK’e Göre Yüzde 71.60, ENAG’a Göre Yüzde 113,08

Enflasyon, ENAG’a göre, haziran ayında yüzde 4,27 artarken, yıllık enflasyon ise yüzde 113,08 oldu. TÜİK’e göre ise enflasyon haziran ayında yüzde 1,64 artarken, yıllık enflasyon ise yüzde 71,60 oldu.

Haber Merkezi / Bağımsız ekonomistler ile akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Haziran 2024 enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, enflasyon haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 4,27, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 41,16, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 113,08 arttı.

ENAGrup E-TÜFE ve TÜİK ana harcama grup enflasyon oranlarına göre, en yüksek artış Giyim ve Ayakkabı kategorisinde olurken en düşük artış ise Sağlık grubunda gerçekleşti.

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,64, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 24,73, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 71,60 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 65,07 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 47,84 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 107,11 ile eğitim oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre en çok azalan ana grup yüzde -0,58 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 3,79 ile konut oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla, 35 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 103 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,90, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,39, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,40 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 68,25 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Üretici Enflasyonu Yüzde 50,09

Üretici enflasyonu haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,38, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,49, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,09 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 47,97 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Haziran 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre, üretici enflasyonu haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,38, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,49, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,09 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 47,97 arttı.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 72,33 artış, imalatta yüzde 52,80 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 10,78 artış ve su temininde yüzde 78,43 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 46,89 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 63,36 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 64,13 artış, enerjide yüzde 30,41 artış ve sermaye mallarında yüzde 53,68 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,67 artış, imalatta yüzde 1,18 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2,72 artış ve su temininde yüzde 4,20 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 0,71 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,57 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,95 artış, enerjide yüzde 2,22 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,53 artış olarak gerçekleşti.

Tüketici enflasyonu yüzde 71,60

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,64, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 24,73, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 71,60 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 65,07 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 47,84 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 107,11 ile eğitim oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre en çok azalan ana grup yüzde -0,58 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 3,79 ile konut oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla, 35 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 103 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,90, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,39, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,40 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 68,25 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

İktidardan Yeni Kaynak Çalışması: İzmarit Vergisi

Ekonomi yönetiminin, İspanya’da tütün endüstrisinde uygulanan “sigara izmariti” vergisini model alan, yeni bir vergi düzenlemesi üzerinde çalıştığı öne sürüldü.

Erdoğan’ın bu konu üzerinde çalışılması yönünde talimat verdiği, çalışmanın Meclis’in yeni yasama döneminde ele alınarak, taslak metin üzerinde çalışılacağı iddia edildi.

Ekonomi yönetimi, tütün şirketlerinin ‘sigara izmaritlerini temizlemek’ için çöp veya kirletme bedeli vergisi ödemesi üzerinde çalışıyor. Tütün ürünlerinin yasaklanmasını düzenleyen kanun ile tütün ve alkol piyasasını düzenleyen kanunda değişikliğe gidilecek.

Türkiye Gazetesi’nin haberine göre; AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konu üzerinde çalışılması yönünde talimat verdiği, çalışmanın Meclis’in yeni yasama döneminde ele alınarak, taslak metin üzerinde çalışılacağı öğrenildi.

Sağlık Bakanlığına sunulacak ön çalışmada, halk sağlığını korumakla yükümlü kurum ve kuruluşlar arasında yapılacak görüşmeler neticesinde belirlenecek bir tarihin esas alınması ve bu tarihten sonra doğan nesillere sigara satışının yasaklanması önerilecek.

Ticaret Bakanlığı’na ise, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanunun’da değişiklik yapılması önerisi sunulacak. Tütün şirketlerinin sigara izmaritlerini temizlemek için çöp veya kirletme bedeli vergisi ödemesi de teklif edilecek.

Çalışmalar sırasında bilim adamlarının da görüşlerinin alınacağı, aynı zamanda dünya örneklerinin de inceleneceği belirtildi. AK Parti kurmayları, İngiltere’de 2009 sonrası doğan kuşaklara sigara satışını yasaklayan modelin yanı sıra İspanya’da tütün endüstrisinden “sigara izmariti” vergisi alan modelin incelendiğini kaydetti.

Ayrıca 2025’te sigara yasağının bütün ülke geneline yayılacağı İzlanda modelinin de bir sonraki aşamada Türkiye’ye örnek olabileceğini ifade edildi. İspanya’daki kirletme ya da izmarit vergisi olarak uygulanan modelin tütün endüstrisine yönelik olduğunu aktaran kurmaylar, sigara üreticilerine karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.

Paylaşın

Şimşek’ten “Asgari Ücret” Yorumu: Düşük Değil

Asgari Ücrete ilişkin değerlendirme yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Asgari ücret AK Parti hükümetlerinde dolar bazında ciddi oranda arttı. Haziran 2024 itibariyle asgari ücret 524 dolar” dedi ve ekledi:

“Bu sene reel olarak asgari ücret artmış olacak. Asgari ücret yılbaşında yüzde 49 arttı. İlk 6 ayda enflasyon yüzde 20’lerde olacak. Yıl sonunda enflasyon piyasanın beklediği gibi olsa bile yüzde 42-43’lerde olacak. Gelişmekte olan ülkelerde en yüksek asgari ücret bizde. Türkiye’de asgari ücret düşük değildir.”

Vergi politikaları hakkında da değerlendirme yapan Mehmet Şimşek, “Türkiye’de birçok kesim vergiden imtina ediyor, ciddi bir kayıtdışılık var. Biz verginin tabanını büyüterek sonuç alacağız. Bizim iki temel ilkemiz var. Vergide adaleti sağlamak ve uygulamada etkinliği sağlamak” ifadelerini kullandı.

Mehmet Şimşek, IMF ilişkileri hakkında ise Türkiye’nin IMF nezdinde arzulanan seviyeye neredeyse vardığını söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi gündemindeki son gelişmeleri değerlendirmek için Bloomberg HT – Habertürk yayınına katıldı. Bakan Şimşek’in öne çıkan ifadeleri şunlar oldu:

“Gri listeden çıkışımız bir ekip çalışması. Daha önce mevzuat çalışması yapılmıştı ama en önemlisi uygulamadaki etkinlikti. Gri listeye girmek kolay çıkmak zor. İçişleri ve Adalet Bakanlığımızın desteği olmasaydı bu listeden çıkamazdık. Haziran ayından bu yana bir araya geldiğim bütün hazine bakanlarıyla bu konuyu konuştuk.

Bizim finansal sistemimizin sağlıklı işlemesi ve itibarlı olması lazım. Listeden çıkmak büyük kazanım ama burada esas amaç Türkiye’nin güvenilebilir olduğunu ortaya koymaktı… Siyasi mülahazalar devreye girmesin diye FATF’ye bir mektup bile yazdık.

Son aylarda kaynak girişi güçlü oranda arttı. Şu an bu kaynak girişini nasıl yönetiriz onunla uğraşıyoruz. Sisteme çok Döviz girince aşırı TL basıyorsunuz. Bu da likidite fazlası yaratıyor… Rezerv yeterliliği bakımından neredeyse IMF kriterini yakaladık. Yurt içi bankalarla olan swapları neredeyse 5 milyar dolara indirdik. Vadesi gelmişken kapatıyoruz. Swap hariç net rezerv artı 12 milyar dolara yükseldi. Döviz rezervlerini endişe kaynağı olmaktan çıkardık.

Reel bazda lirada bir miktar değerleme oldu. Esas hedefimiz enflasyonu kalıcı şekilde düşürerek nominal kurlarda istikrar sağlamak… Gri liste kararından sonra Moody’s’in bunun olumlu yönde yansıyacağı yönünde değerlendirmesi var. Fon akışı son derece güçlü.”

Gri Liste: “Terörizmin finansmanıyla mücadeleyi bir öncelik haline getirdik. Gri listeden Türkiye oybirliğiyle çıkarıldı. Tek bir ülke itiraz etmedi. Komşumuz Yunanistan bile ‘güçlü şekilde sizi destekliyoruz’ dedi. Listeden çıktık ama terörizmin finansmanıyla ilgili güçlü bir şekilde mücadele edeceğiz. MASAK’ın idari kapasitesi geliştirilecek. Yapay zekayı bu noktada devreye alacağız. Başardık, başarmaya devam edeceğiz.

Cari Açık: Programın temelinde rasyonel politikalar ve yapısal reformlar var. Bu durum yatırımcı güvenini getiriyor. Bu durum reel kurda istikrarı getiriyor. O da beraberinde dezenflasyonu getiriyor. Programın özünde dengesizliklerin giderilmesi var. Türkiye’nin biriktirdiği dengesizliklerden bir tanesi dış açıktı. Geçen Mayıs ayında yıllık cari açık 57 milyar dolardı. Bu Mayıs ayında 26 milyar dolara muhtemelen inecek. Cari açık konusunda başarı sağlandı, bu başarıyı kalıcı hale getirmek lazım. Devletin aktif olarak işin içinde olduğu sanayi politikası ortaya koyacağız.

Şu an rezerv birikimi şirketlerin ve vatandaşların portföy tercihleri ve dış kaynaktan geliyor… İkinci dengesizlik bütçe açığıydı. Geçen sene seçimden önce muhalefetin popülist iteklemesiyle EYT geçti. Geçen sene EYT’nin yıllık maliyeti finansman maliyetiyle birlikte 724 milyar TL oldu. Bütçe dengelerinin iyileşmesinde oldukça mesafe kat ettik. Ama kat edeceğimiz yol var. Gelecek sene bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 3’ün altına çekeceğiz

Üçüncü dengesizlik büyümedeki dengesizlikti. Büyümede yeniden dengelenmeyi sağladık. Enflasyonun ana kaynağı iç talep kaynaklı büyüme. KKM’de 44 haftadır kesintisiz olarak düşüş var. Bu durum para politikasının çalışmasını engelleyen bir faktör. KKM’yi giderek bir sorun olmaktan çıkarıyoruz. Bugün itibariyle şirketlerin KKM’deki vergi avantajı son buldu. Artık şirketler için bir istisna yok. Bireylerin KKM’den kazandıkları da vergiye tabi olacak. KKM’den çıkış hızlanacak.

Kalıcı refah artışı için en önemli konu istihdamdır. Bir her sene ortalama 690 bin istihdam sağladık 20 yılda. Geçici olarak tabii ki ekonomide bir yavaşlama sürecine gireceğiz. Enflasyondaki düşüşle birlikte reel ücret artışları yaşanacak. Mayıs ayında enflasyon yükseldi diyebilirsiniz ama son 12 ayın enflasyonu o. Piyasalar temkinli, henüz programı tam satın aldılar diyemeyiz. Önümüzdeki 12 ay için yüzde 31 enflasyon bekliyorlar.

Bizim için önemli olan yıl sonunda enflasyonun yüzde 42’nin altına düşmesi, o zaman alım gücünün hissedileceği bir döneme gireceğiz… Dolar/TL ‘de büyük dalgalar vatandaşları ve şirketleri tedirgin ediyor.

Geçen sene mali itki vardı. Yüksek bütçe açığı yüksek enflasyon demek. Biz mali itkiyi geriye çekeceğiz. İnşaat maliyetlerinde artışın bu sene devamı için bir sebep yok. Geçen sene KDV’yi artırmıştık ama bu sene bir KDV artışı gündemde değil.

Muhalefetin popülist söylemi olabilir ama biz bütün dengelere bakıyoruz. Muhalefetin popülist söylemine itibar etmeyeceğiz. Bizim tek bir amacımız var refah artışı ve refah artışının adaletli paylaşımı… Gelecek sene bütçe açısından daha farklı bir noktada olacağız. Kazandığı halde vergi vermekten imtina eden kesimlerle mücadele edeceğiz… Türkiye’nin risk primi geçen yıl 700 civarındaydı bu sene 270 baz puanlara geldi.

Asgari ücret: Bizim için önemli olan dengesizliklerin giderilmesi ve bunu da kalıcı hale getirmek. Vatandaşımız bize inansın. Evet kolay bir süreç değil bu. Türkiye’nin sorunlarına kolaycı çözümler yok.

Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz. Asgari ücret AK Parti hükümetlerinde dolar bazında ciddi oranda arttı. Haziran 2024 itibariyle asgari ücret 524 dolar. Bu sene reel olarak asgari ücret artmış olacak. Asgari ücret yılbaşında yüzde 49 arttı. İlk 6 ayda enflasyon yüzde 20’lerde olacak. Yıl sonunda enflasyon piyasanın beklediği gibi olsa bile yüzde 42-43’lerde olacak. Gelişmekte olan ülkelerde en yüksek asgari ücret bizde. Türkiye’de asgari ücret düşük değildir.

Asgari ücreti vergi dışında bıraktık. Bu sene bunun bütçeye maliyeti 670 milyar TL… EYT ile birlikte emekli başına çalışan sayısı 1,5 seviyelerine indi… Enflasyon yavaşlayacak, vatandaşlarımıza reel büyümeden pay vermeye devam edeceğiz. Sabırla yola devam edersek bu enflasyonu düşüreceğiz.

Bütün kesimlerin bir süre sabır göstermesi gerekecek. 2025’ten itibaren küresel finansal koşullar elverişli olacak. Bu dış kaynak noktasında elimizi güçlendirecek… Asya’daki ülkelere, Endonezya, Filipinler, Tayland’a bakın, bir de Latin Amerika, Brezilya, Şili, Kolombiya, Avrupa’da Bulgaristan, Macaristan, ile karşılaştırın. Polonya hariç, gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek asgari ücret bizde.

Vergi paketi: Piyasada üzerinde tartışılan paket kapsam olarak bizim süzgecimizden geçmiş bir paket değil… Bahşişlerin vergilendirilmesi hiçbir zaman gündemimizde olmadı. Motokurye konusunda pakette yok. Gündemde değildi… Türkiye’de birçok kesim vergiden imtina ediyor, ciddi bir kayıtdışılık var. Biz verginin tabanını büyüterek sonuç alacağız. Bizim iki temel ilkemiz var. Vergide adaleti sağlamak ve uygulamada etkinliği sağlamak.

Türkiye’nin vergilerinin gelire oranı yüzde 21 bile değil. OECD’de en düşük vergi yüküne sahip ikinci ülkeyiz. Türkiye’de dolaylı vergilerin milli gelire oranı yüzde 9,1. AB’de bu oran yüzde 13,6. OECD ülkelerinde yüzde 10,5. Burada sorun doğrudan vergi gelirlerinin düşük olması. Esas oraya odaklanıyoruz… Bizim tercihimiz vergilendirilmeyen alanlardan vergi almak, yeni bir vergi yükü getirmek değil. Koparılan yaygaralar doğru değil.

Bu vergi paketinde ne yapıyoruz. Çokuluslu şirketlere yüzde 15 asgari kurumlar vergisi getiriyoruz. Yurt içinde asgari kurumlar vergisi çalışıyoruz. Kuyumcunun beyan ettiği aylık matrah geçen sene 16 bin TL seviyesinde. Bütün bu alanlarda yetki alıp, hasılat tespiti yapacağız, hasılata aykırı beyanlardan izahat isteyeceğiz, sonrasında harekete geçeceğiz. Kayıt dışılıkla mücadele edeceğiz.

GYO’ların vergi istisnalarını kaldırmayı düşünüyoruz. Yap-işlet-devret şirketlerine yüzde 30 vergi düşünüyoruz. Bu pakette değil ama belki bir sonraki pakette Borsa kazançlarının vergilendirilmesini çalışıyoruz.

İşletmelerde artık hasılat tespitine gideceğiz. Türkiye’de 1,1 milyonun üzerinde kurumlar vergisi mükellefi var. Kurumlar vergisi mükelleflerinden yarısından çok fazlası vergiden kaçınmaya çalışıyor… Geçenlerde bir yapay zeka şirketi ziyaret etti. Kurumlar vergisinin tüm defterlerini inceleyecek bir modül geliştirebilir misiniz diye sorduk. Bunu geliştirmek için kapımız şirketlere açık.

Çok kazananları buradan uyarıyorum. Vergiden kaçınmanın cezalarını artıracağız, denetimleri sıkılaştıracağız. Giderek burada daha çok yapay zekayı devreye alacağız. Vergi denetim elemanlarımız için bütün teknolojileri devreye alacağız… Yurt dışı çıkış harcında taslağın son hali verilmedi… Şu anda vergi taslağı ham durumda. Asgari kurumlar vergisi hususunu iş dünyası ile konuşacağız.

Şu andaki pakette sermaye kazançlarının ilave vergilendirilmesi ilave çalışma gerektiriyor. Borsa konusu bu paketin konusu değil. Ama vergilendirilmeyecek alan kalmayacak… Kamu çalışanlarında kaç yerde görev alınırsa alınsın tek maaş olacak ve o maaşa da limit gelecek. Bu düzenleme yakından meclise gelecek.”

Paylaşın

Belediyeler Borç Batağında!

2023 yılında 682,3 milyar TL geliri bulunan belediyeler, toplam 768 milyar 828 milyon 974 bin TL’lik gidere imza attı. 2023 yılında, 2022 yılına oranla en yüksek artış kaydedilen gider kaleminin, yüzde 105’lik artış ile personel giderleri kalemi olduğu belirtildi.

Belediyelerin ve bağlı idarelerin öz gelirlerinin giderlerini karşılama oranındaki erime de verilere yansıdı. Buna göre, 2021 yılında yüzde 43 olan mahalli idarelerin gelirlerinin giderlerini karşılama oranı, 2022 yılında yüzde 42’ye, 2023 yılında ise yüzde 38’e kadar geriledi.

Türkiye’de iktidar eliyle yaratılan ekonomik kriz, yerel yönetimlerin bütçe dengesini de bozdu. İğneden ipliğe hemen her ürüne yapılan zammı yurttaşa yansıtmamaya çalışan belediyelerin gelirleri giderlerinin çok altında kaldı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın belediyelerin bütçe gerçekleşmelerine yönelik verileri de çarpıcı tabloyu gün yüzüne çıkardı.

Birgün’den Mustafa Bildirici’nin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın verilerinden aktardığına göre, belediyeler 2023 yılı geliri 682 milyar 313 milyon 298 bin TL oldu.

Toplam 682,3 milyar TL’lik gelirin 474,7 milyar TL’sini faizler, cezalar ve paylardan toplanan para oluşturdu. Faiz, ceza ve payların ardından en yüksek gelir kaleminin, 68,6 milyar TL’lik gelir ile sermaye gelirleri kalemi olduğu bildirildi.

Belediyelerin giderleri ise Türkiye’deki hızlı enflasyon artışı nedeniyle katlandı. Buna göre, 2023 yılında 682,3 milyar TL geliri bulunan belediyeler, toplam 768 milyar 828 milyon 974 bin TL’lik gidere imza attı. 2023 yılında, 2022 yılına oranla en yüksek artış kaydedilen gider kaleminin, yüzde 105’lik artış ile personel giderleri kalemi olduğu belirtildi.

Belediyelerin 2023 yılındaki diğer bazı gider kalemleri ve 2022 yılına oranla yaşanan artış ise şöyle sıralandı:

Mal ve hizmet alım: 353 milyar 410 milyon 751 bin TL (Yüzde 101)
Faiz: 16 milyar 870 milyon 57 bin TL (Yüzde 77)
Cari transferler: 48 milyar 199 milyon 611 bin TL (Yüzde 84)
Sermaye giderleri: 245 milyar 131 milyon 412 bin TL (Yüzde 88)

Belediyelerin ve bağlı idarelerin öz gelirlerinin giderlerini karşılama oranındaki erime de verilere yansıdı. Buna göre, 2021 yılında yüzde 43 olan mahalli idarelerin gelirlerinin giderlerini karşılama oranı, 2022 yılında yüzde 42’ye, 2023 yılında ise yüzde 38’e kadar geriledi.

Paylaşın

Beş Aylık Dış Ticaret Açığı 37 Milyar Dolar

İhracat 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,5 artarak 106 milyar 877 milyon dolar, ithalat yüzde 9,2 azalarak 143 milyar 682 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle 2024 yılının ilk beş aylık döneminde dış ticaret açığı 36 milyar 805 milyon dolar oldu.

2024 yılının ilk beş aylık döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya alırken, ithalatta ise Çin ilk sırayı aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret İstatistikleri Mayıs 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; İhracat 2024 yılı mayıs ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artarak 24 milyar 66 milyon dolar, ithalat yüzde 10,4 azalarak 30 milyar 568 milyon dolar oldu.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,5 artarak 106 milyar 877 milyon dolar, ithalat yüzde 9,2 azalarak 143 milyar 682 milyon dolar oldu.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, mayıs ayında yüzde 9,2 artarak 20 milyar 112 milyon dolardan, 21 milyar 969 milyon dolara yükseldi. Mayıs ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 8,0 azalarak 26 milyar 65 milyon dolardan, 23 milyar 971 milyon dolara geriledi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Mayıs ayında 2 milyar 2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 0,5 azalarak 45 milyar 940 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 91,7 oldu.

Mayıs ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,0 azalarak 12 milyar 495 milyon dolardan, 6 milyar 502 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Mayıs ayında yüzde 63,4 iken, mayıs ayında yüzde 78,7’ye yükseldi.

2024 yılı Ocak – Mayıs döneminde dış ticaret açığı yüzde 34,3 azalarak 56 milyar 33 milyon dolardan, 36 milyar 805 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak – Mayıs döneminde yüzde 64,6 iken, 2024 yılının aynı döneminde yüzde 74,4’e yükseldi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, mayıs ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 oldu. Ocak – Mayıs döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,7, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, mayıs ayında ara mallarının payı yüzde 68,9, sermaye mallarının payı yüzde 14,7 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,1 oldu. İthalatta, 2024 Ocak – Mayıs döneminde ara mallarının payı yüzde 70,0, sermaye mallarının payı yüzde 14,6 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,3 oldu.

İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sırada

Mayıs ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 902 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 521 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 475 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 148 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 124 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,8’ini oluşturdu.

Ocak-Mayıs döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 8 milyar 609 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 6 milyar 459 milyon dolar ile ABD, 5 milyar 893 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 5 milyar 433 milyon dolar ile İtalya ve 5 milyar 378 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7’sini oluşturdu.

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Mayıs ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 862 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 780 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 282 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 879 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 456 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,4’ünü oluşturdu.

Ocak-Mayıs döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 19 milyar 90 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 17 milyar 846 milyon dolar ile Çin, 10 milyar 806 milyon dolar ile Almanya, 8 milyar 498 milyon dolar ile İtalya, 6 milyar 931 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 44,0’ını oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Mayıs ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 9,6 artarken, ithalat yüzde 9,6 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 11,6 artarken, ithalat yüzde 12,1 azaldı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Mayıs ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,8’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,8’dir. Ocak-Mayıs döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,2’dir. Ocak-Mayıs döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,4’tür.

Mayıs ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 82,9’dur. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,3’tür. Ocak-Mayıs döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,5’tir. Ocak-Mayıs döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,0’dır.

Özel ticaret sistemine göre, mayıs ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 artarak 22 milyar 26 milyon dolar, ithalat yüzde 8,8 azalarak 28 milyar 940 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında dış ticaret açığı yüzde 43,1 azalarak 12 milyar 150 milyon dolardan, 6 milyar 914 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Mayıs ayında yüzde 61,7 iken, 2024 Mayıs ayında yüzde 76,1’e yükseldi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 artarak 97 milyar 83 milyon dolar, ithalat yüzde 9,4 azalarak 134 milyar 642 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Mayıs döneminde dış ticaret açığı yüzde 32,1 azalarak 55 milyar 321 milyon dolardan, 37 milyar 559 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Mayıs döneminde yüzde 62,8 iken, 2024 yılının aynı döneminde yüzde 72,1’e yükseldi.

Paylaşın