Patronlar “Vergi” Vermek İstemiyor!

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetiminden, enflasyon düzeltmesi sisteminin vergi matrahını gerçeklikten uzaklaştıran şekilde artırmayacak ve ilave vergi etkisi olmayacak şekilde düzenlenmesi talebinde bulundu.

İTO Başkanı Avdagiç, özellikle istihdam ve katma değer üretecek işletmelerin kapsam dışında tutulmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Enflasyon muhasebesi ya da enflasyon düzeltmesi, enflasyonun bir şirketin mali tabloları üzerindeki etkisini dikkate alan bir mali raporlama şeklidir. Para biriminin satın alma gücündeki dalgalanmaları hesaba katacak şekilde şirketin mali tablolarının değiştirilmesini içerir.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 2024 yılı ikinci dönem enflasyon muhasebesinin firmaları olumsuz etkilediğini söyledi.

Avdagiç “Devam eden yatırımlar için enflasyon muhasebesi yapılarak vergi doğuyor. Bu, işletmeleri finansal açıdan zora sokacak bir durum. Şirketlerin başkaca gelirleri yoksa, yapılan yatırımdan kaynaklanan ve enflasyon muhasebesi sonucu oluşacak verginin doğmaması gerekir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bir tebliğ ile bu konuya açıklık getirmesi isabetli olacaktır” ifadelerini kullandı.

Ekonomim’den Merve Yiğitcan’a konuşan Avdagiç, özellikle istihdam ve katma değer üretecek işletmelerin kapsam dışında tutulmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Enflasyon düzeltmesinin KOBİ’lerin hem vergisel hem de muhasebe süreçlerini yönetilebilir olmaktan çıkardığını kaydeden Avdagiç, “KOBİ’lerin, gelirleri yerine ‘yatırımlarından’ vergi verir hale gelmeleri önlenmelidir” diye konuştu.

Avdagiç, firmaların bu ay verecekleri geçici vergi beyannamelerindeki enflasyon düzeltme farklarının vergisel sonuç doğuracak şekilde uygulanmasının özellikle KOBİ’leri çok zorlayacağını vurguladı.

Avdagiç, şöyle devam etti: “Geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesinin yapılmaması ve bilanço verilmemesi Odamıza üye yüzbinlerce KOBİ’yi rahatlatır. Düzenleme yılda bir kere yapılmalı ve vergi etkisi olmamalı. İlave vergi ve içinden çıkılmaz iş yükünü artırıp şirketler ve özellikle KOBİ’ler çaresiz bırakmamalı. Elbette ki konu tek başına bu uygulamanın yıl sonuna ertelenmesi de değil.

En önemlisi; yatırım yapmış ve yatırım konusuyla ilgili satış geliri henüz oluşmayan bir şirkete vergi tahakkuk edilmesi gibi bir takım sıkıntılı konuların da kalıcı olarak bertaraf edilmesi şarttır. Aksi halde söz konusu yatırımlara hem büyük zarar gelebilir hem de sırf enflasyon düzeltmesi vergisinden dolayı, yeni yatırım yapacak olan şirketler söz konusu yatırımlarını askıya alabilirler.”

Şekip Avdagiç, “Açıkça ifade etmeliyim ki üyelerimizin ortak sorun paydası enflasyon muhasebesi. Üyelerimizden bu konuda çok sayıda mesajlar alıyoruz. Ümit ediyoruz bu konuda bir mesafe alınır” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

Kırtasiye Fiyatlarına Yüzde 60 Zam Geldi

Tüm Kırtasiyeciler Derneği Genel Sekreteri İrem Özkal, defter, resim defteri, kalem, silgi, abaküs, oyun hamuru, kuru ve pastel boya, çanta, suluk ve mataradan oluşan listedeki ürünlerin geçen yıla göre yüzde 35 ila yüzde 60 zamlandığını belirtti.

TÜKİD tarafından hazırlanan listede geçen yıl 15 lira olan 60 yapraklı yazı defteri bu yıl 28 lira olarak fiyatlanırken 12’li kurşun kalemin fiyatının 44 liradan 57 liraya, oyun hamurunun fiyatının 50 liradan 75 liraya sırt çantasının fiyatının 300 liradan 500 liraya, beslenme çantasının fiyatının ise 90 liradan 170 liraya çıktığı görüldü.

Tüm Kırtasiyeciler Derneği Genel Sekreteri İrem Özkal, toplam 22 kalemden oluşan, her üründen 1 adet eklenen listenin bu yıl bin 625 lira gibi bir maliyetinin olduğunu söyledi.

CNBC-e‘ye konuşan İrem Özkal, defter, resim defteri, kalem, silgi, abaküs, oyun hamuru, kuru ve pastel boya, çanta, suluk ve mataradan oluşan listedeki ürünlerin geçen yıla göre yüzde 35 ila yüzde 60 zamlandığını belirterek, “Enflasyonist ortamda çoğu kırtasiye ürününün hâlâ ulaşılabilir olduğunu düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

TÜKİD tarafından hazırlanan listede geçen yıl 15 lira olan 60 yapraklı yazı defteri bu yıl 28 lira olarak fiyatlanırken 12’li kurşun kalemin fiyatının 44 liradan 57 liraya, oyun hamurunun fiyatının 50 liradan 75 liraya sırt çantasının fiyatının 300 liradan 500 liraya, beslenme çantasının fiyatının ise 90 liradan 170 liraya çıktığı görüldü.

İrem Özkal, bu noktada “Bir sırt çantasını 400 liraya da alabilirsiniz bin liraya da. Bu tüketicinin talebine ve gelir durumuna göre değişir” yorumunu yaptı.

Paylaşın

“Türkiye’nin En Yoksul Kenti”nde Esnaf Bir Bir Kepenk Kapatıyor

Hakkari Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanı Muharrem Tekin, “Son 7 ay içerisinde ilimizde genelinde 130 esnafı kepenk kapattı ve çok korkunç bir durum” dedi ve ekledi:

“Daha da çok korkunç olan bir rakam ise son bir ay içerisinde Hakkâri’de 50 işletmemizin, ‘Ben bu işimi yapamıyorum iflas ettim, kepengi kapatıyorum’ diyerek, iflas bayrağını çekmesidir. Hakkâri üzerindeki bu yasakçı ve yanlış politikalar devam ettiği müddetçe yarın öbür gün daha fazla esnafın kepenk kapatmasına neden olacaktır. Bununla birlikte işsizliğin çok daha fazla artabileceğinin de bir göstergesidir.”

Hakkari merkezde esnaflar bir bir kepenk kapatıyor. Hakkari Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği (HESOB) verilerine göre, kentte 2023 yılında 261, 2024 yılının ilk 6 ayında 80, son bir ayda ise 50 esnaf ekonomik kriz ve yasaklar nedeniyle iflas ederek, kepenk kapattı.

HESOB Başkanı Muharrem Tekin, turizm alanında yüksek bir potansiyele sahip olan kentte 3 sınır kapısı bulunduğunu aktardı. Tekin, söz konusu potansiyele rağmen Hakkari’nin ülkenin en yoksul kentlerinin başında yer aldığını söyledi.

Gençlerin işsizlik oranına dikkati çeken Tekin, “Hakkari’nin ticari ve turizm hayvancılık alanda ciddi bir potansiyeli olmasına rağmen bu potansiyel bugüne kadar hiç kullandırılmadı. 3 sınır kapısı olmasına rağmen bu kapılar işlevsiz bir durumda. Her 3 sınır kapısı, sadece insanların seyahat edebilmesi ve yolcunun beraberinde bir şeylerin getirilebilmesine yarıyor. Onunda dışında bir katkısı yok” dedi.

Hakkari’de 10 milyon küçük ve büyükbaş hayvan yetiştirilebileceğine vurgu yapan Tekin, yayla yasakları ve bölgede temizlenmemiş mayın ve patlayıcılar nedeniyle bu potansiyele bir türlü ulaşılamadığını ifade etti. Tekin, yasak ve patlayıcı maddeler nedeniyle insanların hayvancılık yapmaktan kaçındığını dile getirerek, bu durumun sürmesi halinde daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalınabileceği uyarısında bulundu.

Kentte organize sanayi bölgesinin olmadığına dikkati çeken Tekin, sanayi ve üretimin olmaması nedeniyle işsizliğin arttığını ifade etti. Tekin, “İşsizliğin temel nedenlerinden biri organize sanayinin olmamasından kaynaklıdır. Son 7 ay içerisinde ilimizde genelinde 130 esnafı kepenk kapattı ve çok korkunç bir durum. Daha da çok korkunç olan bir rakam ise son bir ay içerisinde Hakkâri’de 50 işletmemizin, ‘Ben bu işimi yapamıyorum iflas ettim, kepengi kapatıyorum’ diyerek, iflas bayrağını çekmesidir. Hakkâri üzerindeki bu yasakçı ve yanlış politikalar devam ettiği müddetçe yarın öbür gün daha fazla esnafın kepenk kapatmasına neden olacaktır. Bununla birlikte işsizliğin çok daha fazla artabileceğinin de bir göstergesidir” diye konuştu.

“Esnaf kriz nedeniyle sıcak paraya kavuşamıyor”

Türkiye’de belirsiz bir ekonomi politikası olduğunu, bu belirsizliğin istikrarsızlığın göstergesi olduğunu dile getiren Tekin, esnafın bu politika nedeniyle her gün artan maliyetlerle karşı karşıya kaldığını kaydetti. Esnafın gün içinde daha ucuza sattığı bir ürünü bir başka gün daha yüksek fiyattan almak zorunda kaldığını belirten, “Hakkari, ulaşım açısından Türkiye’de en uzak kentlerden biri. Kentimize gelen ürünler nakliye fiyatları ve akaryakıt fiyatlarında artış olması nedeniyle maliyetlerin yüksek olmasına neden oluyor. Esnaf kriz nedeniyle sıcak paraya kavuşamıyor. Faizlerinin artması nedeniyle rahat şekilde krediye ulaşamıyor. Halk ve esnaf nakit para bulmada sıkıntı yaşıyor ve en önemlisi de insanlarımızın halkımızın alım gücünün düşmesi nedeniyle esnaflar iflas bayrağını çekiyor. Vatandaşın alım gücü düştükçe esnaf eskisi gibi iş yapamıyor. Hem maliyetlerinin artması, hem de eskisi gibi esnafın iş yapamaması kepenk kapatmaya neden oluyor” şeklinde konuştu.

Hakkari’nin ticaretinin önünü açılması için öncelikli olarak, kentteki üç sınır kapısının da acilen araç ticaretine açılmasının gerektiğini belirten Tekin, “Sınır kapılarında insan geçişlerinin ve araç geçişlerinde kota uygulanmasına son verilmesi gerekiyor. Kentte, hayvancılığın açılması, yayla yasakların son bulması ve en önemlisi organize sanayi bölgesi kurulması, başta kentimiz olmak üzere tüm Türkiye’yi ve komşu ülkeleri kalkındıracaktır. Bu 3 çözüm önerisi kentteki, işsizlik oranının büyük bir kısmını karşılayacaktır” önerisinde bulundu.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

Yap İşlet Devret Projeleri: Türkiye Ekonomisi İçin Karadelik

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Yap İşlet Devret (YİD) projelerini “Türkiye ekonomisi için bir karadelik” olarak nitelendirerek, bu projelerin hazineye olan maliyetinin sürdürülemez olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi / CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) 2024 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’nu yayınladı.

Yavuzyılmaz’ın yayınladığı KGM raporuna göre, 2024 yılının ocak-haziran döneminde Hazine tarafından Yap İşlet Devret (YİD) projelerini yürüten şirketlere toplam 36 milyar 109 milyon 378 bin 774 TL ödeme yapıldı.

Yap İşlet Devret (YİD) projelerinin “Türkiye ekonomisi için bir karadelik” olduğunu belirten Deniz Yavuzyılmaz, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti tarzı Yap İşlet Devret modeliyle yapılan karayolu projelerinde; Tutturulamayan araç geçiş garantileri nedeniyle hazinede açılan deliğin boyutunu tespit ettik. 2024’ün ilk 6 ayında Hazinenin görevli şirketlere yaptığı garanti ödemesi: 36.109.378.774 TL; 36 Milyar 109 Milyon Lira!”

Paylaşın

Mehmet Şimşek’e Göre İşsizlik Düşecek!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlik oranının haziran ayında yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl Orta Vadeli Program’dan (OVP) daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini söyledi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik ve istihdam oranlarını değerlendirdi.

Mehmet Şimşek, aylık cari dengenin fazla verdiği Haziran ayında yıllık açığın 24,8 milyar dolar gerçekleştiğini belirtti. Şimşek, ikinci çeyrekte ise yıllık cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 2,2’ye, üçüncü çeyrekte ise yüzde 2’nin altına gerilemesini beklediklerini açıkladı.

“Programımızın dengelenme ve dezenflasyondaki olumlu sonuçlarının yanı sıra işgücü piyasasındaki kısa vadeli olumsuz etkilerini görüyoruz.” diyen Şimşek, işsizlik oranının Haziran’da yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl OVP’den daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini kaydetti.

Şimşek, “Kalıcı refah artışı sağlamak için programımızı kararlılıkla uyguluyoruz. İşgücü piyasasının niceliği kadar niteliği de önemlidir. Bu kapsamda verimlilik artışı, beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve dijital dönüşüme odaklanan yapısal reformlara ağırlık veriyoruz.” ifadelerinim kullandı.

“Yeni yatırım müjdelerinin gelmesini bekliyoruz”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının açılışında konuştu. Yılmaz özel sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek, katma değeri yüksek yatırımı önceleyen yatırım teşvik sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmaların son aşamada olduğunu bildirdi.

2025-2027 yıllarını kapsayacak OVP için istişarelerine başladıklarını belirten Yılmaz “Bu ay boyunca farklı sektörlerden paydaşlarımızla görüşmelerimiz devam edecek” dedi. Yılmaz enflasyonla mücadelenin en önemli politika hedeflerinden biri olduğunu belirterek “Bunu maliye politikası ve yapısal reformlarla destekleyeceğiz” yorumunu yaptı.

Uluslararası firmaların ülkemize yatırım kararlarını açıkladığı bir döneme girildiğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde yeni müjdelerin de gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

Türkiye’de Her Dört Çocuktan Biri Yoksul

22 milyon 206 bin çocuk bulunduğu Türkiye’de 5,4 milyon çocuk Aile Destek Programı’ndan yararlanıyor. Başka bir ifadeyle çocukların yüzde 25’i, yani her 4 çocuktan 1’i yoksulluk yaşıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan çocuk yoksulluğuna ilişkin itiraf niteliğinde açıklamalar geldi. Göktaş, yoksul olduğu gerekçesiyle Aile Destek Programı’ndan yararlanan 2,2 milyon hanedeki toplam çocuk sayısının 5,4 milyon olduğunu açıkladı. TÜİK verilerine göre Türkiye’de 22 milyon 206 bin çocuk bulunuyor. Çocukların yüzde 25’i, yani her 4 çocuktan 1’i yoksulluk yaşıyor.

Mahinur Özdemir Göktaş, “Aile Desteği kapsamında yaklaşık 3,2 milyon hanemize 2,9 milyar TL, Çocuk Desteği kapsamında yaklaşık 2,2 milyon hanemize 5,4 milyon çocuk için yaklaşık 900 milyon TL, toplamda yaklaşık 3,8 milyar TL ödeme yapacağız” dedi.

2022 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tanıtılan Türkiye Aile Destek Programı’nda başlangıçta 2.5 milyon hane vardı. Hane sayısı bu yılın temmuz ayında 3.2 milyona yükseldi. Türkiye Aile Destek Programı bu yıl genişletilerek çocuk desteği de eklendi. Hak sahibi hanelerde bulunan çocuk sayısına göre, aylık 350 TL ile 650 TL arasında ödeme yapıldı.

Bakanlığın “Ailesinin yanında bakımı sağlanamayan ve yaşamlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocukları” için yapılan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) yararlanan çocuk sayısı da yıldan yıla arttı. 2020’de 129 bin 422 çocuk SED hizmetinden yararlanıyordu. 2023 yılı sonu itibarıyla 164 bin 995’e çıktı. 2024 yılı haziran sonunda sayı 171 bin 895’e yükseldi.

Paylaşın

İkame Etkisi Nedir, Nasıl İşler?

Ekonomistler ikame etkisini, belirli bir ürünün fiyatındaki artış nedeniyle satışlarındaki düşüş olarak tanımlar. İkame etkisi tutumluluğu yansıtır: Tüketici pahalı bir ürünle karşılaştıklarında daha ucuz alternatiflerini tercih eder.

Haber Merkezi / Örneğin, balık pazarındaki balık fiyatları artarsa, tüketiciler daha uygun fiyatlı, tavuk gibi, protein kaynaklarına yönelebilir. Balık pazarındaki fiyatlar tekrar uygun seviyeye gerilerse, tüketiciler tekrar balık almaya başlayabilir.

İkame etkisi ve gelir etkisi

İkame etkisi ve gelir etkisi, tüketici harcamalarını tanımlayan ekonomik kavramlardır. İkame etkisi, tüketicilerin ürün A’nın fiyatlarında bir artış olduktan sonra ürün B’yi ürün A ile ikame etmesiyle oluşur. Malların fiyatları arttığında, tüketiciler genellikle daha uygun fiyatlı bir seçenek satın alır.

Buna karşılık, gelir etkisi, tüketiciler daha fazla satın alma gücüne (daha fazla harcanabilir gelire) sahip olduğunda ve daha pahalı bir ürünü satın almak istediğinde ortaya çıkar. Şirketler daha fazla para kazanmak için bir ürünün fiyatını artırabilir, çünkü tüketicilerin bunu alaca ekonomik güçlerinin olduğunu bilirler.

İkame etkisi nasıl işler?

Makroekonomide, ikame etkisi, ürün fiyatı artışlarının talep eğrisini nasıl etkileyebileceğini gösterir; burada maliyet tasarrufu tüketici eyleminin itici gücüdür. İkame etkisi genellikle fiyatlar yükseldiğinde ancak GSYİH (gayri safi yurtiçi hasıla) veya tüketici geliri artmadığında ortaya çıkar.

Para politikaları ikame etkisini etkilemez, sadece tüketici tercihlerini ​​etkiler. Faiz oranları veya enflasyon dönemlerinde şirketlerin ürettiği malların maliyetini artırma olasılığı daha düşüktür, bu nedenle ikame etkisi daha istikrarlı ekonomilerde ortaya çıkar.

İkame etkisinin örnekleri:

Örneğin, çocuğu için spor kampı arayan bir ebeveyn, fiyatları arttığı için spor kampını pas geçebilir ve çocuğunu tamamen farklı bir aktiviteye kaydedebilir. Örneğin, armudun fiyattı artarsa, tüketici fayda ve maliyet düzeyine göre elmaya yönelebilir.

Paylaşın

Merkez Bankası Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Değiştirmedi: Yüzde 38

Merkez Bankası (TCMB), yıl sonu için enflasyon tahminini yüzde 38’de sabit tuttu. Banka, 2025 ve 2026 enflasyon tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korudu.

Merkez Bankası (TCMB), yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında 2024 yıl sonu enflasyon tahminini iki puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çekmiş, 2025 ve 2026 tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korumuştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü enflasyon raporunun sunumu için kameraların karşısına geçti. Karahan 2024, 2025 ve 2026 yıl sonu enflasyon tahminlerini değiştirmediklerini belirtti.

Fatih Karahan, mevsimsellikten arındırılmış ortalama aylık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,5 civarına, son çeyrekte ise yüzde 1,5’in bir miktar altına gerileyeceğini öngördüklerini sözlerine ekledi.

Haziran 2023’ten itibaren “sıkılaşma döngüsünü” başlattıklarını ve politika faizini yüzde 8,5’ten Mart 2024 itibarıyla yüzde 50’ye çıkardıklarını hatırlatan Fatih Karahan, “para politikasındaki sıkı duruşu fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlılıkla sürdüreceklerini” açıkladı.

“Para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesiyle, enflasyonun yılın kalanında da istikrarlı olarak gerileyeceğini öngörüyoruz. Ayrıca, finansal koşullardaki sıkılaşmayla beraber talep koşullarında görülen dengelenmenin önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceğini tahmin ediyoruz” diyen Karahan şu öngörüde bulundu:

“Sıkı parasal duruşun sürdürülmesi ve hizmet enflasyonundaki katılığın zayıflamasıyla, enflasyonun ana eğiliminde gerileme 2025 yılında da devam edecek. Para ve maliye politikalarının eşgüdümü de bu sürece katkı sağlayacak.”

TCMB, yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında 2024 yıl sonu enflasyon tahminini iki puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çekmiş, 2025 ve 2026 tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korumuştu.

Paylaşın

Şimşek, Yıl Sonu Enflasyon Hedefini Açıkladı: Yüzde 40

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi.

Mehmet Şimşek,2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını belirterek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek” ifadelerini kullandı. Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, A Haber – A Para ortak yayınında yaptığı konuşmada, 2024 yılının yüzde 40’lık bir enflasyon oranıyla kapanacağını açıkladı. 2024 sonu için hedeflenen enflasyonun en fazla yüzde 42 bandında olduğunu belirten Şimşek, beklentilerde iyileşme olduğunu ifade etti.

Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi. 2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını söyleyen Şimşek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek,” diye konuştu.

Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi. 2025 Ekim ayı için enflasyon beklentisinin daha önce yüzde 25 olduğunu belirten Şimşek, şu an ise bu beklentinin yüzde 19 civarına revize edildiğini ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) pazartesi günü açıkladığı temmuz ayı enflasyon rakamlarına göre aylık bazda artış yüzde 3,23 olurken, yıllık bazda enflasyon yüzde 61,78’e geriledi. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) hesaplamalarına göre ise temmuzda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 5,91 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 100,88 olarak hesaplandığı açıklandı.

Katıldığı programda maliye denetimlerinin sektör farketmeksizin yoğunlaşarak artacağını belirten Şimşek, “Kayıt dışılıkla mücadele etme dışında hiçbir seçeneğimiz yok,” dedi.

Vergi oranlarındaki artışta “sınıra geldiklerini” vurgulayan Şimşek, “Kayıt dışındaki mücadelede dozu artıracağız. Hem çok kazanandan hem de kayıt dışı olandan vergi alabilmek için ne gerekiyorsa yapacağız. O sektördeki kişileri uyarıyorum. Maliye mutlaka kapınızı çalacak,” dedi.

Maliye denetimlerinin sahada daha aktif yapılması gerektiğini ifade eden Şimşek, “Üst düzey yöneticiler dahil arkadaşlara söyledim. ‘Sizi Bakanlık kampüsünde görmek, karşılaşmak istemiyorum. Siz de ekiplerin başında sahada olacaksınız,'” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

TÜİK’e Göre, Kira 6 Bin Zeytinyağı 116 Lira!

Enflasyonun temmuz ayında yüzde 3,23 arttığını açıklayan TÜİK’e göre zeytinin kilosu 136, zeytinyağının litresi 116 lira. Ve yine TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6 bin 256 lira.

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde sepeti ortalama fiyat listesini açıklamayı 2022 yılında durduran Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyonda hangi fiyatları esas aldığını 8 Temmuz’daki “İşte TÜİK’in devlet sırrı gibi sakladığı madde fiyatları” başlıklı yazısında aktarmıştı.

Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında da temmuz enflasyonunun hangi fiyatlarla hesaplandığını aktardı. Aktaş, “Bu kez bir kısmı haziranla aynı, bir kısmı yeni olmak üzere madde listesini biraz daraltıp 75’e indirdim” dediği yeni yazısında özetle şu bilgileri aktardı:

“TÜİK’e göre temmuz ayında zeytinin kilosu 136 lira. “O fiyata zeytin ne gezer” diyorsunuz belki ama varsayalım bu fiyat makul. Peki zeytinyağı zeytinden daha ucuz nasıl oluyor? TÜİK’e göre zeytinyağının litresi 116 lira.

Sizce de bu fiyatlarda bir tuhaflık yok mu? TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6.256 lira. “Bu fiyata ev nerede” diye sormayın, TÜİK’e göre var! TÜİK’e göre piyasadaki fiyat, kirada enflasyon hesabına gecikmeli yansıyor.

TÜİK’in TÜFE hesabında temmuz ayında dikkate aldığı fiyatlar içinde çok dikkat çekenlerden biri de özel üniversite ücreti. Bazı üniversitelerin bazı bölümlerinde yıllık ücret bir milyon lirayı aşmış, ortalama ücret 600 bin lira dolayında; ama TÜİK’e göre özel üniversite ücreti 200 bin lira bile değil, 199 bin lira.

Bu hangi üniversitelerin fiyatının ortalaması bilmiyoruz ama bir tarafta milyon liraya uzanan ücretler varken ortalamanın 199 binde kalması için bazı üniversitelerin 50 bin, hadi bilemediniz 100 bin lira olması gerekir. Sahi bu üniversiteler hangileri?

Bu arada sevgili üniversiteli gençler, yine iyisiniz, bakın yurt ücretiniz temmuzda da 457 lira. TÜİK’e göre internet ücreti 217, cep telefonu görüşme ücreti 218 lira.”

Paylaşın