Mehmet Şimşek’e Göre İşsizlik Düşecek!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlik oranının haziran ayında yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl Orta Vadeli Program’dan (OVP) daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini söyledi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik ve istihdam oranlarını değerlendirdi.

Mehmet Şimşek, aylık cari dengenin fazla verdiği Haziran ayında yıllık açığın 24,8 milyar dolar gerçekleştiğini belirtti. Şimşek, ikinci çeyrekte ise yıllık cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 2,2’ye, üçüncü çeyrekte ise yüzde 2’nin altına gerilemesini beklediklerini açıkladı.

“Programımızın dengelenme ve dezenflasyondaki olumlu sonuçlarının yanı sıra işgücü piyasasındaki kısa vadeli olumsuz etkilerini görüyoruz.” diyen Şimşek, işsizlik oranının Haziran’da yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl OVP’den daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini kaydetti.

Şimşek, “Kalıcı refah artışı sağlamak için programımızı kararlılıkla uyguluyoruz. İşgücü piyasasının niceliği kadar niteliği de önemlidir. Bu kapsamda verimlilik artışı, beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve dijital dönüşüme odaklanan yapısal reformlara ağırlık veriyoruz.” ifadelerinim kullandı.

“Yeni yatırım müjdelerinin gelmesini bekliyoruz”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının açılışında konuştu. Yılmaz özel sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek, katma değeri yüksek yatırımı önceleyen yatırım teşvik sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmaların son aşamada olduğunu bildirdi.

2025-2027 yıllarını kapsayacak OVP için istişarelerine başladıklarını belirten Yılmaz “Bu ay boyunca farklı sektörlerden paydaşlarımızla görüşmelerimiz devam edecek” dedi. Yılmaz enflasyonla mücadelenin en önemli politika hedeflerinden biri olduğunu belirterek “Bunu maliye politikası ve yapısal reformlarla destekleyeceğiz” yorumunu yaptı.

Uluslararası firmaların ülkemize yatırım kararlarını açıkladığı bir döneme girildiğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde yeni müjdelerin de gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

Türkiye’de Her Dört Çocuktan Biri Yoksul

22 milyon 206 bin çocuk bulunduğu Türkiye’de 5,4 milyon çocuk Aile Destek Programı’ndan yararlanıyor. Başka bir ifadeyle çocukların yüzde 25’i, yani her 4 çocuktan 1’i yoksulluk yaşıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan çocuk yoksulluğuna ilişkin itiraf niteliğinde açıklamalar geldi. Göktaş, yoksul olduğu gerekçesiyle Aile Destek Programı’ndan yararlanan 2,2 milyon hanedeki toplam çocuk sayısının 5,4 milyon olduğunu açıkladı. TÜİK verilerine göre Türkiye’de 22 milyon 206 bin çocuk bulunuyor. Çocukların yüzde 25’i, yani her 4 çocuktan 1’i yoksulluk yaşıyor.

Mahinur Özdemir Göktaş, “Aile Desteği kapsamında yaklaşık 3,2 milyon hanemize 2,9 milyar TL, Çocuk Desteği kapsamında yaklaşık 2,2 milyon hanemize 5,4 milyon çocuk için yaklaşık 900 milyon TL, toplamda yaklaşık 3,8 milyar TL ödeme yapacağız” dedi.

2022 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tanıtılan Türkiye Aile Destek Programı’nda başlangıçta 2.5 milyon hane vardı. Hane sayısı bu yılın temmuz ayında 3.2 milyona yükseldi. Türkiye Aile Destek Programı bu yıl genişletilerek çocuk desteği de eklendi. Hak sahibi hanelerde bulunan çocuk sayısına göre, aylık 350 TL ile 650 TL arasında ödeme yapıldı.

Bakanlığın “Ailesinin yanında bakımı sağlanamayan ve yaşamlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocukları” için yapılan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) yararlanan çocuk sayısı da yıldan yıla arttı. 2020’de 129 bin 422 çocuk SED hizmetinden yararlanıyordu. 2023 yılı sonu itibarıyla 164 bin 995’e çıktı. 2024 yılı haziran sonunda sayı 171 bin 895’e yükseldi.

Paylaşın

İkame Etkisi Nedir, Nasıl İşler?

Ekonomistler ikame etkisini, belirli bir ürünün fiyatındaki artış nedeniyle satışlarındaki düşüş olarak tanımlar. İkame etkisi tutumluluğu yansıtır: Tüketici pahalı bir ürünle karşılaştıklarında daha ucuz alternatiflerini tercih eder.

Haber Merkezi / Örneğin, balık pazarındaki balık fiyatları artarsa, tüketiciler daha uygun fiyatlı, tavuk gibi, protein kaynaklarına yönelebilir. Balık pazarındaki fiyatlar tekrar uygun seviyeye gerilerse, tüketiciler tekrar balık almaya başlayabilir.

İkame etkisi ve gelir etkisi

İkame etkisi ve gelir etkisi, tüketici harcamalarını tanımlayan ekonomik kavramlardır. İkame etkisi, tüketicilerin ürün A’nın fiyatlarında bir artış olduktan sonra ürün B’yi ürün A ile ikame etmesiyle oluşur. Malların fiyatları arttığında, tüketiciler genellikle daha uygun fiyatlı bir seçenek satın alır.

Buna karşılık, gelir etkisi, tüketiciler daha fazla satın alma gücüne (daha fazla harcanabilir gelire) sahip olduğunda ve daha pahalı bir ürünü satın almak istediğinde ortaya çıkar. Şirketler daha fazla para kazanmak için bir ürünün fiyatını artırabilir, çünkü tüketicilerin bunu alaca ekonomik güçlerinin olduğunu bilirler.

İkame etkisi nasıl işler?

Makroekonomide, ikame etkisi, ürün fiyatı artışlarının talep eğrisini nasıl etkileyebileceğini gösterir; burada maliyet tasarrufu tüketici eyleminin itici gücüdür. İkame etkisi genellikle fiyatlar yükseldiğinde ancak GSYİH (gayri safi yurtiçi hasıla) veya tüketici geliri artmadığında ortaya çıkar.

Para politikaları ikame etkisini etkilemez, sadece tüketici tercihlerini ​​etkiler. Faiz oranları veya enflasyon dönemlerinde şirketlerin ürettiği malların maliyetini artırma olasılığı daha düşüktür, bu nedenle ikame etkisi daha istikrarlı ekonomilerde ortaya çıkar.

İkame etkisinin örnekleri:

Örneğin, çocuğu için spor kampı arayan bir ebeveyn, fiyatları arttığı için spor kampını pas geçebilir ve çocuğunu tamamen farklı bir aktiviteye kaydedebilir. Örneğin, armudun fiyattı artarsa, tüketici fayda ve maliyet düzeyine göre elmaya yönelebilir.

Paylaşın

Merkez Bankası Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Değiştirmedi: Yüzde 38

Merkez Bankası (TCMB), yıl sonu için enflasyon tahminini yüzde 38’de sabit tuttu. Banka, 2025 ve 2026 enflasyon tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korudu.

Merkez Bankası (TCMB), yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında 2024 yıl sonu enflasyon tahminini iki puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çekmiş, 2025 ve 2026 tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korumuştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü enflasyon raporunun sunumu için kameraların karşısına geçti. Karahan 2024, 2025 ve 2026 yıl sonu enflasyon tahminlerini değiştirmediklerini belirtti.

Fatih Karahan, mevsimsellikten arındırılmış ortalama aylık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,5 civarına, son çeyrekte ise yüzde 1,5’in bir miktar altına gerileyeceğini öngördüklerini sözlerine ekledi.

Haziran 2023’ten itibaren “sıkılaşma döngüsünü” başlattıklarını ve politika faizini yüzde 8,5’ten Mart 2024 itibarıyla yüzde 50’ye çıkardıklarını hatırlatan Fatih Karahan, “para politikasındaki sıkı duruşu fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlılıkla sürdüreceklerini” açıkladı.

“Para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesiyle, enflasyonun yılın kalanında da istikrarlı olarak gerileyeceğini öngörüyoruz. Ayrıca, finansal koşullardaki sıkılaşmayla beraber talep koşullarında görülen dengelenmenin önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceğini tahmin ediyoruz” diyen Karahan şu öngörüde bulundu:

“Sıkı parasal duruşun sürdürülmesi ve hizmet enflasyonundaki katılığın zayıflamasıyla, enflasyonun ana eğiliminde gerileme 2025 yılında da devam edecek. Para ve maliye politikalarının eşgüdümü de bu sürece katkı sağlayacak.”

TCMB, yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında 2024 yıl sonu enflasyon tahminini iki puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çekmiş, 2025 ve 2026 tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korumuştu.

Paylaşın

Şimşek, Yıl Sonu Enflasyon Hedefini Açıkladı: Yüzde 40

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi.

Mehmet Şimşek,2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını belirterek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek” ifadelerini kullandı. Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, A Haber – A Para ortak yayınında yaptığı konuşmada, 2024 yılının yüzde 40’lık bir enflasyon oranıyla kapanacağını açıkladı. 2024 sonu için hedeflenen enflasyonun en fazla yüzde 42 bandında olduğunu belirten Şimşek, beklentilerde iyileşme olduğunu ifade etti.

Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi. 2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını söyleyen Şimşek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek,” diye konuştu.

Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi. 2025 Ekim ayı için enflasyon beklentisinin daha önce yüzde 25 olduğunu belirten Şimşek, şu an ise bu beklentinin yüzde 19 civarına revize edildiğini ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) pazartesi günü açıkladığı temmuz ayı enflasyon rakamlarına göre aylık bazda artış yüzde 3,23 olurken, yıllık bazda enflasyon yüzde 61,78’e geriledi. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) hesaplamalarına göre ise temmuzda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 5,91 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 100,88 olarak hesaplandığı açıklandı.

Katıldığı programda maliye denetimlerinin sektör farketmeksizin yoğunlaşarak artacağını belirten Şimşek, “Kayıt dışılıkla mücadele etme dışında hiçbir seçeneğimiz yok,” dedi.

Vergi oranlarındaki artışta “sınıra geldiklerini” vurgulayan Şimşek, “Kayıt dışındaki mücadelede dozu artıracağız. Hem çok kazanandan hem de kayıt dışı olandan vergi alabilmek için ne gerekiyorsa yapacağız. O sektördeki kişileri uyarıyorum. Maliye mutlaka kapınızı çalacak,” dedi.

Maliye denetimlerinin sahada daha aktif yapılması gerektiğini ifade eden Şimşek, “Üst düzey yöneticiler dahil arkadaşlara söyledim. ‘Sizi Bakanlık kampüsünde görmek, karşılaşmak istemiyorum. Siz de ekiplerin başında sahada olacaksınız,'” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

TÜİK’e Göre, Kira 6 Bin Zeytinyağı 116 Lira!

Enflasyonun temmuz ayında yüzde 3,23 arttığını açıklayan TÜİK’e göre zeytinin kilosu 136, zeytinyağının litresi 116 lira. Ve yine TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6 bin 256 lira.

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde sepeti ortalama fiyat listesini açıklamayı 2022 yılında durduran Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyonda hangi fiyatları esas aldığını 8 Temmuz’daki “İşte TÜİK’in devlet sırrı gibi sakladığı madde fiyatları” başlıklı yazısında aktarmıştı.

Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında da temmuz enflasyonunun hangi fiyatlarla hesaplandığını aktardı. Aktaş, “Bu kez bir kısmı haziranla aynı, bir kısmı yeni olmak üzere madde listesini biraz daraltıp 75’e indirdim” dediği yeni yazısında özetle şu bilgileri aktardı:

“TÜİK’e göre temmuz ayında zeytinin kilosu 136 lira. “O fiyata zeytin ne gezer” diyorsunuz belki ama varsayalım bu fiyat makul. Peki zeytinyağı zeytinden daha ucuz nasıl oluyor? TÜİK’e göre zeytinyağının litresi 116 lira.

Sizce de bu fiyatlarda bir tuhaflık yok mu? TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6.256 lira. “Bu fiyata ev nerede” diye sormayın, TÜİK’e göre var! TÜİK’e göre piyasadaki fiyat, kirada enflasyon hesabına gecikmeli yansıyor.

TÜİK’in TÜFE hesabında temmuz ayında dikkate aldığı fiyatlar içinde çok dikkat çekenlerden biri de özel üniversite ücreti. Bazı üniversitelerin bazı bölümlerinde yıllık ücret bir milyon lirayı aşmış, ortalama ücret 600 bin lira dolayında; ama TÜİK’e göre özel üniversite ücreti 200 bin lira bile değil, 199 bin lira.

Bu hangi üniversitelerin fiyatının ortalaması bilmiyoruz ama bir tarafta milyon liraya uzanan ücretler varken ortalamanın 199 binde kalması için bazı üniversitelerin 50 bin, hadi bilemediniz 100 bin lira olması gerekir. Sahi bu üniversiteler hangileri?

Bu arada sevgili üniversiteli gençler, yine iyisiniz, bakın yurt ücretiniz temmuzda da 457 lira. TÜİK’e göre internet ücreti 217, cep telefonu görüşme ücreti 218 lira.”

Paylaşın

Yoksulun “Gıda Enflasyonu” Yüzde 106

TÜİK’in enflasyon verilerinden yararlanılarak yapılan hesaplamaya göre; en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 106 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 42 düzeyinde kaldı.

Haber Merkezi / Hesaplamaya göre emeklilerin gıda enflasyonu ise yüzde 93,9 oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin açıklama yaptı.

TÜİK verilerine göre; enflasyon temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3,23 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,8 oldu. 2024 yılının ilk yedi ayında ortalama fiyat artış oranı ise yüzde 28,7 oldu.

Temmuz ayında en yüksek fiyat artışı yıllık yüzde 104,5 ile eğitim oldu. İkinci en yüksek fiyat artışının görüldüğü harcama grubu yıllık yüzde 98,5 artışla konut olurken üçüncü harcama grubu ise yüzde 76 ile lokanta ve oteller oldu.

Emeklinin gıda enflasyonu yüzde 93,9

DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre; emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 93,9 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 66,9 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 83,7 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 106 olarak gerçekleşti.

Yüksek gelir gruplarının daha düşük gıda enflasyonu hissettiği görülüyor. Dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 58,4 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 42,1 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 106 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 42 düzeyinde kaldı.

“Gıda enflasyonunda olduğu gibi resmi ortalama enflasyon oranları da düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Uluslararası alanda Avrupa, ABD, Almanya ve Japonya Merkez Bankaları gibi çeşitli kuruluşlar tarafından hissedilen/algılanan ve beklenen tüketici enflasyonu düzenli olarak yayımlanıyor. Ancak TÜİK, aylık Tüketici Eğilim Anketi gerçekleştirmesine rağmen, bunun çıktısı olan “hissedilen/algılanan enflasyon”u açıklamıyor. TÜİK, uluslararası kuruluşların yaptığı gibi halkın hissettiği/algıladığı enflasyon oranı ve beklenen enflasyonu da elinde hazır bulunan verileri işleyerek yeni bir veri olarak yayımlamalıdır. TÜİK ayrıca gelir gruplarına göre enflasyon farklılaşmasını da açıklamalıdır.”

DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, 2005 Temmuz’da 116 olan TÜFE endeksi, Temmuz 2024’te 2.394’e yükseldi. 2005 Temmuz’da 109 olan gıda fiyatları endeksi ise 2024 Temmuz’da 3.412’ye yükseldi. Temmuz 2005’te yüzde 7,8 olan yıllık enflasyon oranı Temmuz 2024’te yüzde 61,8 oldu. 2005’te yüzde 4,4 olan yıllık gıda enflasyonu ise Temmuz 2024’te yüzde 60’a yükseldi.

Öte yandan son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. Temmuz 2005’te TÜFE’yle aynı seyreden gıda fiyatları endeksi Temmuz 2024’te TÜFE’nin 1.018 puan üstüne çıktı.

Paylaşın

Şimşek’ten “Enflasyon” Yorumu: Geçici Etkiler Kaynaklı Arttı

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini değerlendiren Mehmet Şimşek, yıllık enflasyonun düştüğünü ve temmuzda aylık enflasyonun geçici etkiler kaynaklı arttığını kaydetti.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini değerlendirdi. Şimşek, yıllık enflasyonun düştüğünü ve temmuzda aylık enflasyonun geçici etkiler kaynaklı arttığını kaydetti.

“Yıllık enflasyon ise Haziran’a göre 9,8 puan azalarak yüzde 61,8’e geriledi. Ana hedefi dezenflasyon olan programımızın her alanda olumlu sonuçlarını almaya devam ediyoruz.” diyen Şimşek önümüzdeki dönemde enflasyondaki düşüşün daha çok hissedileceğini kaydetti.

Enflasyon, TÜİK’e göre yüzde 61.78, ENAG’a göre yüzde 100.88

Bağımsız ekonomistler ile akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Haziran 2024 enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) temmuz ayında yüzde 5,91 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 100,88 olarak gerçekleşti. Ana harcama grup enflasyon oranları baz alındığında temmuz ayında en yüksek artış konut kategorisinde oldu. En düşük artış ise sağlık grubunda görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) rakamlarını açıkladı. Buna göre, Enflasyon temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3,23, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 28,76, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,78 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 65,93 oldu.

Öncü göstergeler de temmuz ayında enflasyonun artacağını gösteriyordu. 2024 Temmuz ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 4,21, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 1,04 oranında arttı. Temmuzda yıllık artış perakendede yüzde 72,80, toptan eşyada yüzde 55,12 oldu.

Paylaşın

Şimşek’ten “Kayıt Dışı İle Mücadele” Paylaşımı

Kayıt dışıyla mücadeleye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Mehmet Şimşek, “Dürüst mükelleflerimizin her daim yanındayız, risk analizlerimizle kayıt dışılıkla yoğun mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıt dışıyla mücadeleye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Şimşek, AA’nın kayıt dışı hasılatı belirlenen firmaya uygulanan rekor ceza haberini alıntılayarak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Kayıt dışılıkla her alanda etkin yöntemlerle mücadele ediyoruz! Büyük işletmelerin gerçek üretimlerini tespit etmek için yoğun randıman incelemeleriyle hammaddeden nihai ürüne giden süreci kontrol ediyoruz. Dürüst mükelleflerimizin her daim yanındayız, risk analizlerimizle kayıt dışılıkla yoğun mücadeleye devam edeceğiz.”

“Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme…”

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı yakın zamanda, sosyal medyada bazı büyük şirketlerin vergi ödemediği veya düşük oranda vergi ödediğine dair haberlerin çıkması üzerine bir açıklamada bulunmuştu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer almıştı: “Sosyal medyada bazı hesaplar üzerinden dijital vergi levhası bilgilerinin paylaşılarak vergi yükümlülükleri ile ilgili haberler yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede aşağıdaki açıklamayı yapma zarureti doğmuştur.

Mükelleflerimizin beyanlarının doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla Vergi Denetim Kurulumuzun risk analiz sistemi üzerinden yaptığı tespitler neticesinde, 2815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edilmektedir. Bu oranın müteakip dönemde daha da artırılması planlanmaktadır.

Ayrıca yine sürekli zarar beyan eden mükelleflerden büyüklüğü ve sektörüne göre beyanı riskli değerlendirilen öncelikle 735 mükellef nezdinde vergi incelemeleri yürütülmektedir. Buna ek olarak vergi inceleme istatistikleri mükellef büyüklüklerine göre tespit edilerek Vergi Denetim Kurulu yıllık faaliyet raporunda ayrıca kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bilindiği üzere, ekonomi yönetimi olarak Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Program’da vergide adaletin güçlendirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması konusunda kararlılığımızı ortaya koymuştuk.

Bu doğrultuda az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını hedefleyen ve kayıt dışılıkla mücadelemize katkı sağlayan vergi paketimiz de dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Vergide etkinlik ve adaletin güçlendirilmesini sağlayacak olan bu paket ile; vergi cezaları artırılacak, bazı istisna ve indirimler kaldırılacak ve kayıt dışı ekonomi ile daha güçlü bir şekilde mücadele edilecektir.

Bu paket, son günlerde kamuoyunda dile getirilen eleştirilere de kritik bir düzenleme ile yanıt vermektedir. Paketle birlikte, istisnalar nedeniyle ödenecek vergisi çıkmayan mükelleflere yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmektedir. Buna göre, kazançlarından istisna ve indirimler düşüldüğünde ödenecek vergisi çıkmayan mükellefler, bu indirimler düşülmeden önceki kurum kazançları üzerinden artık yüzde 10 oranında asgari vergi ödeyeceklerdir.

Diğer taraftan, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak gerek vergi incelemeleri ile gerekse saha denetimleri ile kayıt dışılıkla mücadelemiz aralıksız devam etmektedir. Vergi kanunlarına uymayan mükellefler hakkında tüm yasal işlemler istisnasız uygulanmaktadır. Bu mücadelemize destek vermek amacıyla vergi cezalarının artırılmasına yönelik hükümler de yeni kabul edilen Kanun’da yer almaktadır.”

Bu kapsamda, vergi mahremiyeti nedeni ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak mükellef bazında detaylı bilgi paylaşılması mümkün olmamakla birlikte, haberlere konu olan mükellefler arzu ederlerse kendileriyle ilgili açıklama yapabilirler. Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme, politikalarımızın ana unsurudur.”

Paylaşın

Kamuda Tasarruf Yine Sözde Kaldı

Mehmet Şimşek’in ekonomiden sorumlu bakan olarak atanmasından sonra, sık sık duyduğumuz “kamuda tasarruf” söylemleri yine sözde kaldı. Bütçenin tümü üzerindeki harcamalarda geçen yıla göre yüzde 93.7 oranında artış yaşandı.

Örneğin: Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcamasındaki artış yüzde 137.3 oldu. Diyanet’in altı aylık harcaması geçen yıla göre 19.6 milyar liradan 46.7 milyar liraya çıktı. Cumhurbaşkanlığı’nın 6 aylık harcaması geçen yıla göre yüzde 176.8 oranında artarak 2.1 milyar liradan 6.1 milyar liraya çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, ‘Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu’nu yayımladı. Cumhurbaşkanlığı’nın altı aylık bütçe verileri geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında harcamalarda büyük artış yaşandığı görüldü.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile AFAD dışında bütün kurumların harcamaları arttı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcamasındaki artış da yüzde 137.3 oldu. Diyanet’in altı aylık harcaması geçen yıla göre 19.6 milyar liradan 46.7 milyar liraya çıktı.

Cumhurbaşkanlığı’nın 6 aylık harcaması geçen yıla göre yüzde 176.8 oranında artarak 2.1 milyar liradan 6.1 milyar liraya çıktı. Bütçenin tümü üzerindeki harcamalarda da geçen yıla göre yüzde 93.7 oranında artış yaşandı.

Raporda bu yılın temmuz-aralık dönemine ilişkin beklenti ve hedeflere de yer verildi. Buna göre bütçenin bu yıl sonunda 2 trilyon 1 milyar 975 milyon TL açık vereceği tahmin ediliyor.

Faiz giderlerinin bu yılın sonunda 1.2 trilyon lira olması öngörülüyor. Bu yılın ocak-haziran döneminde vergi gelirlerinde 3 trilyon 213 milyar 365 milyon TL tahsilat yapılmıştı. Temmuz-Aralık döneminde ise 4 trilyon 323 milyar 334 milyon TL vergi geliri tahsil edilmesi bekleniyor.

Bütçede bu yılın tamamında beklenen vergi geliri 7.4 trilyon liraydı. Vergide yıl sonu beklentisi 7.5 trilyon liraya çıktı.

Paylaşın