Ekonomistlerden Faiz Yorumu: Enflasyon Lobisi Kazandı

Ekonomist Tunç Şatıroğlu Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 45’e çekmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Enflasyon lobisi kazandı” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk faiz kararını açıkladı. Banka piyasa beklentilerine paralel olarak faizleri yüzde 45 seviyesine düşürdü.

Ekonomistler de politika faizinin 250 baz puan indirimle yüzde 45’e çekileceğini öngörüyordu.

Banka 2024’ün son toplantısında 22 ay aradan sonra faizlerde ilk indirim kararını almış, Para Politikası Kurulu (PPK) Aralık toplantısında politika faizini 2,5 puan düşürerek yüzde 47,5’e çekmişti.

TCMB faizi Mart 2024’te yüzde 50’ye yükseltmişti.

Merkez Bankası’nın faizi yüzde 45’e çekmesiyle birlikte ekonomistler açıklamalarda bulundu. Karara ilişkin ekonomistlerin açıklamaları şöyle:

Ekonomist İris Cibre: TCMB hala “Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme eğilimi sergilemekle birlikte, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir” diyor. Bunun ana sebebi şu!

Faiz indiriyorum ama sıkı kalmaya devam edeceğim. Bu yüzden son 2 metinde de kararları toplantı bazlı alacağım diyor.

“Aralık ayında enflasyonun ana eğilimi gerilerken, öncü veriler ocak ayında öngörülerle uyumlu bir artışa işaret etmektedir” bu cümle, Ocakta şaşırtıcı bir enflasyon gelmezse ki bu MB açısından yüzde 5’in üzerinde anlamı taşır, Martta da indirime işaret ediyor

Merkez “hani aylık hedef doğrultusunda gidiyordun, o zaman faiz indirmemeliydin, daha beklentiler düşmedi hoop” cümlelerinden sıkılmış bu yüzden “Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar” cümlesini çıkarıp “Enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir” cümlesini koymuş:)

“Artık aylık bakmıyorum, beklentilere de bakmıyorum arkadaş, baz etkisi falan anlamam, yıllık düşerse indiririm” şekli:)

Ekonomist Tunç Şatıroğlu: Enflasyon lobisi kazandı

Eski Merkez Bankası (TCMB) Başekonomisti Hakan Kara: Faiz yüzde 45’e indi, Merkez Bankası yine şaşırtmadı. İngiltere Merkez Bankası eski Başkanı Mervin King’in dediği gibi “iyi para politikası sıkıcıdır”.

Ekonomi yazarı Uğur Gürses: Merkez Bankası, ana eğilim geriliyor, ‘zamana bağlı’ ve ‘geriye endeksli’ hareketler Ocak’ta öne çıksa da ileriye dönük fiyat hareketine bakın mealinde mesaj veriyor… (1.5 trilyon TL’lik likidite fazlasına pencere açmadan “ek tedbirlerle” vurgusu yetersiz)

Ekonomist Burcu Kıvcı Tokalı: TCMB’den faiz kararı beklendiği gibi 250bps indirim. Ancak faiz notunda, kısa vadeli hareketler yerine orta vadeli dengeler öne çıkarılıyor. Ocak enflasyonu da öngörüler paralelinde artışa işaret ediyor. Faiz patikasında değişiklik öngörmüyorum: ‘her toplantıda indirim’

Merkez Bankası, bu yıl izlenecek politikalara dair bir yol haritası niteliği taşıyan 2025 Yılı Para Politikası’nı 25 Aralık’ta yayımladı. Buna göre 2025’te Para Politikası Kurulu (PPK) açıklanacak takvim çerçevesinde 8 toplantı yapacak. Ekonomistlerin 2025 yıl sonu politika faizi beklentilerinin ortalaması ise yüzde 29,50.

Paylaşın

Mehmet Şimşek’ten Sektör Temsilcilerine “Maliyet” Ayarı

Mehmet Şimşek’in, sektörü temsilcileri ile yaptığı toplantıda, faizdeki düşüş ile mazot, elektrik fiyatlarını örnek vererek, “Maliyetler artıyor bahanesiyle gelmeyin” mesajı verdiği öğrenildi.

Ekonomi yönetimindeki bakanlar, Ramazan ayı öncesi fahiş fiyat artışlarına karşı sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Ticaret, gıda, perakende sektörü temsilcileriyle yapılan toplantıya, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı katıldı.

CNBC-e’den Hazal Ateş’in haberine göre; Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, fiyat artışlarına “kira, navlun, nakliye maliyetleri, personel giderlerini” gerekçe gösteren temsilcilere maliyet hesabıyla yanıt verdi. Şimşek’in, faizdeki düşüş ile mazot, elektrik fiyatlarını örnek vererek, “Maliyetler artıyor bahanesiyle gelmeyin” mesajı verdiği öğrenildi.

Bakanlarla TOBB, TESK başkanlarının da katıldığı toplantıda, İstanbul, Ankara ve İzmir Ticaret Borsaları Başkanları, perakende, yumurta, gıda ve ihtiyaç maddeleri, kırmızı et, kanatlı hayvancılık, un, makarna, yağ, süt, ambalajlı su, toptancı haller ile bakliyat sektörü temsilcileri yer aldı. Toplantı 3 saat sürdü.

Sektör temsilcileri toplantıda fiyat artışlarına neden olarak gösterdikleri kira, navlun, nakliye, personel giderlerine ilişkin maliyetleri paylaştı. Bakan Şimşek de sektör temsilcilerine mazot, elektrik maliyet hesabı çıkararak, “Bahane edeceğiniz bir şey yok” yanıtını verdiği öğrenildi.

Toplantıya katılan bakanların, “Ramazan ayından önce fiyat artışları içtihat haline gelmiş durumda. Artık bu imaj kalkacak. Fiyat artışlarını vatandaşa yansıtmayın. Denetimler artacak. Kayıt dışılığa izin verilmeyecek. Vatandaşın gıdaya erişiminin önündeki bütün engeller kalkacak. Vatandaşı Ramazan’da fiyat artışlarından kurtaracağız” değerlendirmesini yaptıkları belirtildi.

TESK Başkanı Bendevi Palandöken de fiyat artışlarında zincir marketlerin rekabeti engelleyen tutumlarının da etken olduğunu söyledi. Palandöken, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Marketler kozmetik üründen züccaciye ürünlerine kadar her şeyi satıyor. Bu da haliyle rekabete zarar veriyor. Bakanlarımız toplantıda sektör temsilcilerini net bir dille uyardı. Sayın Şimşek, maliyet artışının bahane edilmemesi gerektiğini rakamlarla, tablolarla anlattı. Mazot, elektrikte bir artış olmadığını anlattı. Ticaret Bakanımız da cezaların ağırlaştırılacağını söyledi.”

Paylaşın

Dolar Milyarderi Sayısı 2 Bin 769’a Ulaştı

Liderler, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenecek toplantıya hazırlanırken, dünyanın önde gelen yoksullukla mücadele örgütlerinden Oxfam, milyarderlerin servetinin 2024 yılında bir önceki yıla göre üç kat daha arttığını bildirdi.

Haber Merkezi / Oxfam’a göre, dünya genelindeki dolar milyarderleri sayısı 2024 yılında bir önceki yıla göre 204 artışla 2 bin 769’a ulaştı

Dünyanın önde gelen yoksullukla mücadele örgütlerinden Oxfam, İsviçre’nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) açılışından önce yayınladığı raporda, milyarderlerin servetindeki çarpıcı artış gözler önüne serildi.

Rapora göre, dünya genelindeki dolar milyarderleri sayısı 2024 yılında bir önceki yıla göre 204 artışla 2 bin 769’a ulaştı. Raporda, dünya genelinde milyarderlerin toplam serveti geçen yıl bir önceki yıla oranla üç kat daha hızlı büyüyerek 13 trilyon dolardan 15 trilyon dolara çıkacağı belirtildi.

Oxfam raporunda, süper zenginlerin sayılarındaki artışın önümüzdeki süreçte devam edeceği öngörülüyor. Önümüzdeki on yıl içinde dünya genelinde beş dolar trilyonerinin daha ortaya çıkmasının beklendiği belirtildi.

Oxfam’ın raporu, “Forbes” tarafından milyarderlerin servetine ilişkin tahminler ve Dünya Bankası’nın verileri de dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan elde edilen verilere dayanıyor.

ABD başkan seçilen Donald Trump’ın “ilk arkadaşı” milyarder Elon Musk, dünyanın en zenginleri listesindeki liderliğini 2024’te de sürdürdü. Musk’ın serveti yıl başından bu yana 213 milyar dolar artışla 442,1 milyar dolara yükseldi.

Paylaşın

Dünya Bankası, Türkiye İçin 2025 Yılı Büyüme Tahminini Yüzde 2.6’ya Çekti

Dünya Bankası, 2025 yılı için Türkiye büyüme tahminini yüzde 3.6’dan yüzde 2.6’ya düşürdü. Banka, Türkiye için 2026 büyüme tahminini ise yüzde 4.3’ten 3.8’e çekti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı için büyüme beklentisini yüzde 3,1, 2026 yılı için büyüme beklentisini ise yüzde 3,9 olarak açıklamıştı.

Dünya Bankası, 2024 için Türkiye ekonomisine ve küresel ekonomiye dair büyüme tahminini yükseltirken, 2025 ve 2026 için Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü.

Dünya Bankası dün akşam yayımladığı Küresel Ekonomik Beklentiler raporunda 2024 için küresel büyüme tahminini geçen yıl haziran’da açıkladığı yüzde 2.6’dan yüzde 2.7’ye yükseltirken, Türkiye için 2024 tahminini yüzde 3’den yüzde 3.2’ye çıkardı.

Dünya Bankası küresel ekonomi için 2025 büyüme tahminini de yüzde 2.7’de sabit tutarken, Türkiye ekonomisi için 2025 büyüme tahminini yüzde 3.6’dan yüzde 2.6’ya düşürdü. Banka 2026 yılı için küresel büyüme tahminini yüzde 2.7’de sabit tutarken, Türkiye için 2026 büyüme tahminini yüzde 4.3’ten 3.8’e düşürdü.

Dünya Bankası, Türkiye’de sıkı para politikasının gecikmeli etkilerinin 2025 yılındaki ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturmasının beklendiğini fakat bu etkilerin 2026’da azalacağını belirtti.

Dünya Bankası, Türkiye’de yıllık ortalama enflasyonun 2024’e kıyasla 42 puan düşerek 2026 yılında yüzde 15.9 seviyesine ulaşacağını öngördü.

Dünya Bankası, Türkiye’nin dış dengesizliklerinde iyileşme kaydedildiğini, cari açığın belirgin şekilde daraldığını, uluslararası rezervlerin yükseldiğini ve risk primindeki düşüşün, devlet tahvillerindeki getiri farkının kayda değer ölçüde azalmasına katkı sağladığını belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı için büyüme beklentisini yüzde 3,1, 2026 yılı için büyüme beklentisini ise yüzde 3,9 olarak açıklamıştı.

(Kaynak: Reuters)

Paylaşın

Devlet Hastanelerinde Muayene Ücretleri 10 Kat Arttı

Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bağlı devlet hastanelerinde katılım payı adıyla hastalardan alınan muayene ücreti 10 kat artırılarak 2 liradan 20 liraya çıkarıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, 9 Ocak’ta kabul edilerek yasalaşan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun Resmi Gazete’de yayımlandı.

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre; SGK’ya bağlı devlet hastanelerinde katılım payı adıyla hastalardan alınan muayene ücreti 10 kat artırılarak 2 TL’den 20 TL’ye çıkarıldı. Ayrıca yayımlanan kanuna göre, yabancılara sunulan hizmetler, sertifikası olan aile hekimlerince mesai dışında sunulan akupunktur ve fitoterapi ile özel amaçlı raporlardan bakanlıkça belirlenenler hariç olmak üzere aile hekimliği hizmetleri ücretsiz olacak.

Özel sektör işverenlerinin SGK’ye ödeyecekleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi için sağlanan 5 puanlık sigorta prim indirimi ise, 4 puan olarak uygulanacak. Bu uygulama, kanunun yayımlandığı ayın başından itibaren uygulanacak. İmalat sektöründeki iş yerlerine de, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminden sağlanacak 5 puanlık indirim, 31 Aralık 2026’ya kadar devam edecek. Bu süre Cumhurbaşkanı yetkisiyle 31 Aralık 2027’ye kadar uzatılabilecek.

Öte yandan engellilerin de emeklilik şartları zorlaştırıldı. Sigorta girişi 31 Aralık 2008’den önce başlayanlardan çalışma gücü kayıp oranı yüzde 40 ila yüzde 49 olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4 bin 100 gün prim ödemeleri, yüzde 50 ila yüzde 59 olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 700 gün prim ödemeleri şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacak.

Paylaşın

Köprü Ve Otoyol Geçiş Ücretlerine Yüzde 43 Zam

13 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere köprü ve otoyol ücretlerine yüzde 43 zam geldiği duyuruldu. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz günlerde köprü ve otoyol ücretlerine zam yapılacağını söylemişti.

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), otoyol, köprü ve tünel geçiş ücretleriyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Karayolları Genel Müdürlüğünce ve Yap-İşlet-Devret (YİD) kapsamında özel şirketler tarafından işletilen otoyol ve köprülerin geçiş ücretleri, 13 Ocak 2025 Pazartesi günü saat 00.00’dan itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir.”

Karayolları Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü için geçiş ücreti 47 TL, Osmangazi Köprüsü 795 TL, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçiş ise 80 TL oldu.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü geçiş ücretleri tarife­leri: Aks Aralığı 3,20 m’den Küçük İki Akslı Araçlar: 47,00 TL, Aks Aralığı 3,20 m ve 3,20 m’den büyük her türlü iki akslı araçlar 60 TL, 3 akslı her türlü araçlar 134 TL, 4 ve 5 akslı her türlü araçlar 265 TL, 6 ve yukarı akslı araçlar 351,00 TL ve motosikletler 20,00 TL.

Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti tarifeleri: Birinci sınıf araçlar için 795 TL, ikinci sınıf araçlar için bin 270 TL, üçüncü sınıf araçlar için bin 510 TL, dördüncü sınıf araçlar için 2 bin 5 TL, beşinci sınıf araçlar için 2 bin 530 TL, altıncı sınıf araçlar için 555 TL olarak belirlendi.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü geçiş ücreti tarifeleri: Birinci sınıf araçlar için 80, ikinci sınıf araçlar için 110, üçüncü sınıf araçlar için 200, dördüncü sınıf araçlar için 510, beşinci sınıf araçlar için 630 altıncı sınıf araçlar için 55 TL olarak belirlendi.

1915 Çanakkale Köprüsü geçiş ücreti tarifeleri: Birinci sınıf araçlar için 790, ikinci sınıf araçlar için 990, üçüncü sınıf araçlar için bin 780, dördüncü sınıf araçlar için bin 975, beşinci sınıf araçlar için 3 bin 755 altıncı sınıf araçlar için 200 TL olarak belirlendi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada köprü ve otoyol ücretlerine zam yapılacağını söylemişti.

Paylaşın

CHP’den İktidara Borçlanma Uyarısı: Beka Sorunu Haline Geliyor

İç ve dış borçlanmaya ilişkin açıklamada bulunan CHP’li Özgür Karabat, “İç ve dış borçlanma yıldan yıla artıyor. İktisadi bağımsızlığı yok eden bu durum, ülkenin gerçek anlamda beka sorunu haline geliyor” dedi.

Haber Merkezi / Özgür Karabat, açıklamasının devamında, “Türkiye’nin bağımsızlığını dahi etkileyecek bu durum, jeopolitik tavizler verilmesine neden olur. Erdoğan ve ortakları yolun sonuna geldiklerini çok iyi bildikleri için farklı gündemlerle gerçekleri gizlemeye çalışıyorlar. Halkı kandıramıyorsunuz. Borçlar ve tavizlerle gidecek yolunuz kalmadı” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından dış borçlanmaya ilişkin açıklamada bulundu. Özgür Karabat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye sessiz ama çok riskli bir dönemden geçiyor. İç ve dış borçlanma yıldan yıla artıyor. İktisadi bağımsızlığı yok eden bu durum, ülkenin gerçek anlamda beka sorunu haline geliyor. Nisan 2022 tarihinden bu yana, iç borçların faiz ödemeleri, anapara ödemelerinden fazla. Bütün borçlarını bugün ödemek istese, 100 liralık anapara borcuna karşılık Hazine’nin 134 lira faiz ödemesi yapması gerekiyor.

Dış borçlanmada da vahim bir tablo var. Aralık 2024 Kamu Borç Yönetimi Raporu, Ocak-Kasım arasındaki anapara ve faiz ödemelerinin projeksiyonlarını içeriyor. Kamu geçen yılın 11 ayında 9,7 milyar dolar anapara, 6,7 milyar dolar faiz olmak üzere 16,4 milyar dolar dış borç servisi yapmış.

Daha önce yayınlanan Kamu Borç Yönetimi raporlarına baktığımızda, çok daha düşük dış borç ödemeleri yapıldığını görüyoruz. Hazine 2003 yılında toplam 11 milyar dolar dış borç servisi (anapara + faiz ödemesi) yapmış. 2017 yılına kadar 10-11 milyar dolar civarında ödemeler yapıldı. Başkanlık sistemi sonrası dış borç servisi tırmanıyor.

2021 yılından sonra hızlı artış başladı ve o yıl 12 milyar doları aşan dış borç servisi gerçekleşti. 2024 yılı Aralık ayında sadece bir milyar dolar borç servisi yapılmış olsa, yıllık toplam 17 milyar doları geçiyor. 2025 tablosu ise daha vahim. Hazine 2025 yılı için Ocak-Kasım dönemine ait ödeme projeksiyonlarını yayınladı. Bu yılın 11 ayında 12,9 milyar dolar anapara, 6,6 milyar dolar faiz olmak üzere 19,5 milyar dolar dış borç servisi yapılacak.

2024 Aralık ayı için yaptığımız varsayımı Aralık 2025 ayı için de yapsak toplam ödeme miktarı 20,5 milyar dolara ulaşacak demektir. Sistemi sürdürebilmek için bir yandan iç borcun faizleri patlatılırken, diğer yandan dış borçlanma zirveden zirveye koşuyor. Alınan borçlar katma değer yaratan, döviz getiren yatırımlara harcanmadı. Kamu, borç geri ödemeleri için yeni borç alıyor. Carry-trade ile gelen sıcak paralar ile şişirilmiş Merkez Bankası rezervlerine güveniyorlar.

Dış borç servisinin artması ve faize gelen sıcak paranın büyüklüğü, en ufak krizde Türkiye’nin ödemeler dengesini alt üst edebilir. Türkiye’nin bağımsızlığını dahi etkileyecek bu durum, jeopolitik tavizler verilmesine neden olur. Erdoğan ve ortakları yolun sonuna geldiklerini çok iyi bildikleri için farklı gündemlerle gerçekleri gizlemeye çalışıyorlar. Halkı kandıramıyorsunuz. Borçlar ve tavizlerle gidecek yolunuz kalmadı. Uyarıyorum, yol yakınken buradan dönün.”

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Türkiye’de Çift Haneli Enflasyon 2025’te De Devam Edecek

Birleşmiş Milletlerin “Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentileri 2025” raporunda, “Türkiye’de enflasyonun 2024 yılına göre 2025 yılında azalacağı ancak çift haneli rakamlarda ve yüksek oranlarda kalacağı öngörülmektedir” ifadesi kullanıldı.

Raporda, 2024’te Türkiye’de, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 50’de sabit tutmasıyla sıkı para politikası duruşunu sürdürdüğü, ancak geçtiğimiz yıl enflasyondaki düşüşle birlikte 2025 yılında ılımlı bir gevşeme beklenildiği kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (DESA) “Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentileri 2025” raporunu yayınladı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun aktardığına göre; raporda, Türkiye’de enflasyonun 2024 yılında ortalama yüzde 60 civarında gerçekleştiği belirtilerek, “Bu oran tarihsel seviyelerin oldukça üzerinde. Türkiye’de enflasyon 2010-2019 yılları arasında yılda ortalama yüzde 10 oranında seyretmiştir. Yüksek hizmet fiyatları, jeopolitik riskler, artan gıda ve enerji fiyatları enflasyonist baskıları devam ettirmiş, yüksek enflasyon beklentilerini daha da arttırmıştır. Türkiye’de enflasyonun 2024 yılına göre 2025 yılında azalacağı ancak çift haneli rakamlarda ve yüksek oranlarda kalacağı öngörülmektedir” ifadesi kullanıldı.

Raporda, Türkiye’de hükümetin yüksek enflasyonu kontrol altına almak için bazı mali kısıtlama tedbirleri uygulamakta olduğu belirtilerek, “Yetkililer kamu harcamalarını kısmak için belirli bazı adımlar attı. Temmuz 2024’te hem yerel hem de çok uluslu şirketler için asgari kurumlar vergisi ve asgari gelir vergisi içeren kapsamlı bir vergi yasa tasarısı kabul edildi. Yeni tedbirlerin 2025 yılında mali açığın daraltılmasına yardımcı olması ve enflasyonist baskıları azaltması bekleniyor” ifadesi kullanıldı.

Raporda, Türkiye’deki ekonomik büyümenin 2023 yılında yüzde 5,1’den 2024’te tahmini yüzde 3 oranına gerilediği, 2025 yılındaysa sınırlı bir artışla yüzde 3,1 oranına yükselmesinin beklendiği kaydedildi. Türkiye’de, Haziran 2023’te başlatılan parasal sıkılaştırma ve mali konsolidasyonun 2024 yılının ikinci çeyreğinden itibaren etkisini göstermeye başladığı, özel tüketim harcamalarının büyümeye katkısı ikinci çeyrekte 1,1 puana gerileyerek son dört yılın en düşük seviyesine indiği belirtildi.

Türkiye’de geçtiğimiz yıl zayıflayan iç talep arzının ithalatın azalmasına yol açtığı, bunun da ihracatın yatay seyretmesiyle birlikte cari açığın daralmasına neden olduğu vurgulandı. 2024’te Türkiye’de, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 50’de sabit tutmasıyla sıkı para politikası duruşunu sürdürdüğü, ancak geçtiğimiz yıl enflasyondaki düşüşle birlikte 2025 yılında ılımlı bir gevşeme beklenildiği kaydedildi.

“ABD ekonomisi yavaşlayabilir”

Raporda, ABD’de bu yıl tüketici harcamalarında azalma beklentisinin ülke ekonomisinde bir yavaşlama yaşanmasına neden olabileceği kaydedildi. Raporda, Çin’deki istikrarlı performansın desteğiyle nispeten güçlü büyümeyi sürdüreceği, Hindistan’ın da devam eden ekonomik büyümesi sayesinde en hızlı büyüyen bölge olmaya sürdüreceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Raporda, 2025 yılında gıda enflasyonun birçok gelişmekte olan ülkede önemli bir sorun olmaya devam edeceği kaydedildi. Gelişmekte olan ülkelerin bu yılda enflasyonist baskılarla karşı karşıya kalmasıyla birlikte her beş ülkeden birinin enflasyonda çift haneli oranlara ulaşmasının beklendiği kaydedildi.

Gelişmekte olan ülkelerin neredeyse yarısında yüzde 5’in üzerinde seyreden gıda enflasyonunun önemli bir sorun olmaya devam ettiği, bu olumsuz durumun, özellikle aşırı hava olayları, çatışmalar ve ekonomik istikrarsızlıkla boğuşan düşük gelirli ülkelerde gıda güvensizliğini daha da derinleştirdiği kaydedildi. Raporda, bu yıl devam etmesi beklenen yüksek gıda enflasyonunun, birçok ülkedeki yavaş ekonomik büyümenin de tetikleyici etkisiyle birleştiğinde, milyonlarca kişinin daha da yoksullaşmasına neden olacağı belirtildi.

Paylaşın

En Düşük Emekli Maaşı 14 Bin 469 Liraya Yükseltilecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarına yüzde 15,75 oranında zam yapılacağını açıkladı. Ancak bu artışın hayata geçebilmesi için Meclis’te bir yasal düzenlemenin kabul edilmesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, üç gün önce yaptığı açıklamada, en düşük emekli maaşına ek zam yapılacağını duyurmuştu. Yılmaz, “Burada diğer ücretler artarken en düşük maaşı sabit tutmak doğru olmaz. Bu nedenle bir düzenleme yapacağız. Çalışmaların Ocak ayı içinde tamamlanmasını bekliyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye’de en düşük emekli maaşı son yıllarda bir dizi düzenleme ile artırıldı. 2024 Temmuz’da son yapılan artışla 12 bin 500 liraya çıkarılan maaş, şimdi 14 bin 469 lira olacak.

3 Ocak’ta Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık verilerine göre altı aylık enflasyon oranı yüzde 15,75 olarak hesaplandı ve böylelikle emeklilerle memurların zam oranı da belli oldu. İşçi ve BAĞ-KUR (Esnaf ve sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu) emeklileri için zam oranı yüzde 15,75 oldu. Enflasyon farkı alan memur ve memur emeklisi zammı ise yüzde 11,54.

Ancak düşük sınırdan maaş alanların durumu belirsizdi. İktidar ise konuyla ilgili çalışmaların yapıldığını belirtmişti. Taban maaş alanlara da BAĞ-KUR emeklileriyle benzer oranda zam yapıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) cuma günü açıkladığı aralık ayı enflasyon verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aralıkta aylık olarak yüzde 1,03 oranında arttı, yıllık enflasyon yüzde 44,38 olarak hesaplandı. Ayrıca bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre ise aralık ayında enflasyon yüzde 2,34 arttı. ENAG’a göre 2024 yılı enflasyon oranı ise yüzde 83,40.

Paylaşın

Kulis: Emeklilere “Refah Payı” Artışı Gündemde Yok

İşçi ve Bağ-Kur ile memur emeklilerine “refah payı” artışı gündemde değil. Bu yönde bir çalışmanın olmadığı ifade edilirken, en düşük emekli aylığının ise 14 bin 500 liraya tamamlanacağı konuşuluyor.

TÜİK’in çarşı pazar fiyatlarıyla örtüşmeyen tartışmalı enflasyon hesabıyla işçi ve Bağ-Kur emekli aylığına yüzde 15,75, memur emeklisine ise yüzde 11,54 artış yapılacak. En düşük emekli aylığının ise 14 bin 500 liraya tamamlanacağı konuşuluyor.

Emekliler bu artışların zam değil, sadece enflasyon farkı olduğuna dikkat çekerek, ‘refah payı’ artışı talep ediyor. Ekonomim’den Canan Sakarya‘nın AK Parti kulislerine dayandırdığı haberine göre, işçi ve Bağ-Kur ile memur emeklilerine ‘refah payı’ artışı gündemde değil. AK Partililer bu yönde bir çalışma olmadığını da ifade ediyor. Sadece memur emeklisi maaş artışının da işçi emeklileri gibi yüzde 15,75 olabileceği ihtimali var. Ancak şu ana kadar bu yönde bir çalışma yapılmış değil.

Yaklaşık 4 milyon emekliyi ilgilendiren en düşük emekli maaşının belli bir düzeye çekilmesi yönündeki çalışmaya ise bu hafta son halinin verilmesi bekleniyor. Yapılacak artışla en düşük emekli maaşının 14 bin 500 ya da 15 bin liraya tamamlanacağı ifade ediliyor.

Paylaşın