Bankalara Borçlu Kişi Sayısı 36 Milyonu Aştı

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine göre 4,1 milyon kişi kredi ve kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşerken, bankalara borçlu kişi sayısı da 36 milyonu aştı. Takipteki krediler hariç bireysel kredi kullanan kişi sayısı da son bir yılda yaklaşık 1,7 milyon kişi arttı.

Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, emeğiyle geçinen yurttaşları bankalara mahkum ederken, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takipteki kişi sayısı da Ocak-Mayıs 2022 döneminde 748 bin 437 kişi oldu. Bu sayı 2021 yılının aynı döneminde 408 bin 913 kişiydi. Böylece bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı Mayıs 2022 itibarıyla 4 milyon 147 bin 977’ye ulaştı.

Bireysel kredi kartlarını da içeren bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacaklar ise bir önceki yıla göre yüzde 55 artış ile 30,5 milyar TL oldu.

Kredi kullanan kişi sayısı 1,7 milyon arttı

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün aktardığı TBB Risk Merkezi mayıs ayı raporuna göre, takipteki krediler hariç bireysel kredi kullanan kişi sayısı son bir yılda yaklaşık 1,7 milyon kişi artarak 36,1 milyon kişiye ulaştı. Borçlu kişilere ait ortalama kredi bakiyesi ise 33 bin 400 TL’ye çıktı. Kişi başına ortalama bireysel kredi (kredi kartı dahil) toplam bakiyesi en yüksek iller ise sırasıyla, Ankara, İzmir, Tekirdağ oldu.

Borç, son bir yılda 327 milyar TL arttı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre 22 Temmuz itibarıyla 1 trilyon 207 milyar TL’ye ulaşan toplam tüketici kredi ve kredi kartları hacminin yüzde 69’unu ihtiyaç kredileri ile bireysel kredi kartları oluşturuyor. Yurttaş anlık ihtiyaçları ve günü kurtarmak için kredi kullanmayı tercih ederken, tüketici kredilerinde limitler 50 bin – 70 bin TL aralığına indi. Verilere göre yurttaşların bankalara olan kredi ve kart borçları son bir yılda 327 milyar TL artış gösterdi.

Kredi kartında hacim arttı

Hayat pahalılığı, kredi kartı harcamalarında da kendini gösteriyor. BDDK verilerine göre bireysel kredi kartları hacmi 22 Temmuz itibarıyla 286 milyar TL’yi buluyor. 2021 yılı Temmuz ayında bu borç 171,3 milyar TL, 2000 yılı Temmuz ayında ise 120,2 milyar TL idi. Merkez Bankası’nın kartlı harcama verileri, bu yıl özellikle market alışverişinde tarihi rekorlar kırıldığını gösterdi.

Paylaşın

7,2 Milyon Kişinin Aylık Geliri Bin 668 TL’nin Altında

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini ödeyemeyen 7 milyon 244 bin kişinin hanesine giren ortalama aylık gelir bin 668 liranın altında kaldı.

Türkiye’deki yoksulluğun ulaştığı boyut, sağlık prim ödemelerine de yansıyor. Hane içerisine giren ortalama gelir, brüt asgari ücretin üçte birinden az olanların GSS primleri devlet tarafından karşılanıyor. Bütçe verilerine göre kamunun “görev giderleri” yani “görev zararları” içerisinde önemli bir bölümü sosyal güvenlik kurumlarına yapılan aktarımlar oluşturuyor.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre, sosyal güvenlik kurumlarına Ocak-Haziran 2022 döneminde bütçeden “görev zararları” kapsamında toplam 79,4 milyar TL aktarıldı. Bunun dışında sosyal güvenlik kurumlarına Hazine yardımı da yapılırken, yılın ilk 6 ayında sosyal güvenlik kurumlarına yapılan Hazine yardımlarının toplamı 95,8 milyar TL’ye ulaştı. Görev zararları ve Hazine yardımlarının toplamı ise 175,2 milyar liraya çıktı.

Sosyal güvenliği olmayanların GSS primleri devlet tarafından karşılanıyor. Bu kapsamda da SGK’ye Hazine’den sosyal güvenliği olmayanlar için yapılan GSS prim ödemeleri de ilk 6 ayda 15,2 milyar TL oldu.

CHP raporu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu’nun ekonomi raporunda da kaç kişinin primlerinin devlet tarafından karşılandığına yer verildi. SGK’nin verilerine göre, hane içerisindeki ortalama geliri brüt asgari ücretin üçte birinden (2022 yılının ilk 6 ayı için bin 668 lira) az olan 7 milyon 244 bin kişinin GSS primi devlet tarafından ödendi. GSS sigortası kendisi tarafından ödenen yurttaşların sayısı ise 2 milyon 67 bin kişi olarak belirlendi.

Rapora göre mayıs itibarıyla sosyal güvenlik sisteminde toplam gelirler 341,5 milyar TL, toplam giderler 361,1 milyar TL, finansman açığı da 19,5 milyar TL oldu.

Paylaşın

İstanbul’da Enflasyon 24 Yılın Rekorunu Kırdı

İstanbul’da perakende fiyat endeksi Temmuz’da aylık bazda yüzde 4,09; yıllık bazda yüzde 99,11 artış gösterdi. Bu sonuçla birlikte endeksin yıllık değişimi Şubat 1998’den bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı.

Haber Merkezi / İstanbul Ticaret Odası (İTO) temmuz ayına ilişkin fiyat endekslerini yayımladı. İTO verilerine göre, İstanbul’da perakende fiyatlar temmuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 99,11 artış kaydetti. Aylık değişim ise yüzde 4,09 olarak kaydedildi.

Böylelikle endekste yıllık değişim Şubat 1998’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Temmuz 2022’de Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 17,31, ev eşyası harcamalarında yüzde 7,70, gıda harcamalarında yüzde 4,83, kültür eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 4,44, giyim harcamalarında yüzde 2,63, konut harcamalarında yüzde 2,15, diğer harcamalarında yüzde 0,81 artış izlendi.

Ulaştırma ve haberleşme harcamalar grubunda eksi yüzde 4,55 azalış izlendi.

Temmuz 2022’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 6,03, gıda maddeleri grubunda yüzde 5,99, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 3,97 artış kaydedildi.

Madenler grubunda eksi yüzde 7,51, yakacak ve enerji maddeleri grubunda eksi yüzde 0,97, kimyevi maddeler grubunda eksi yüzde 0,72 azalış, mensucat grubunda ise fiyat değişimi izlenmedi.

Öncü gösterge olarak kabul ediliyor

İstanbul enflasyonu Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 3 Ağustos Çarşamba günü açıklayacağı enflasyon verileri öncesi, öncü gösterge olarak kabul ediliyor.

Paylaşın

“Madeni 10, Kağıt 500 Ve 1000 Lira Geliyor” İddiası

Türk Lirası’nın değeri enflasyonla erirken, kâğıt ve madeni paraları basma maliyeti de hammadde nedeniyle uçuyor. Hükümetin madeni ve kağıt parada yeni çalışma başlattığı öne sürüldü. İddialara göre 10 TL madeni para olacak, 500 ve 1000 TL’lik banknotlar basılacak.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak Milletvekili Özkan Yalım, yüksek enflasyon, Türk Lirası’nın değer kaybı ve dövizdeki yükseliş nedeniyle artan madeni para maliyetlerinin Merkez Bankası’nı harekete geçirdiğini belirtti.

Merkez Bankası ve Darphane’nin hem madeni hem de kâğıt paralara ilişkin yeni hazırlıklar içinde olduğunu iddia eden CHP’li Yalım, şunları söyledi: “Tedavülde bulunan bozuk paraların artık hiçbir hükmü kalmadı. Bir ekmeğin 4-5 liraya satıldığı ülkemizde 1.5-10 ve 25 kuruşların tedavülden kalkması gerekiyor. MB bu paraların tedavülden kalkması, yeni 500 ve 1000 liralık kâğıt banknotların basılması, 2.5 lira, 5 lira ve 10 liranın demir para olması için çalışmalar yapıyor” dedi.

Paraların kalıplarının bile hazır olduğunu öne süren Yalım, “Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni para basımının, enflasyonun arttığına ilişkin verileri güçlendirmesinden, seçim arifesinde aleyhine kullanılmasından korkuyor” dedi.

“Özel hurdacılar türedi”

CHP’li Yalım, madeni paraların maliyetini de, içerdikleri madenlerin fiyatları üzerinden hesapladı. Buna göre, 5 kuruş için 1 lira 56 kuruş, 10 kuruş için 1 lira 70 kuruş, 25 kuruş için 2 lira 16 kuruş, 50 kuruş için 3 lira 66 kuruş ve 1 lira için 4 lira 42 kuruş ham metal harcaması yapılıyor. Son dönemde basılan demir paraların, darphaneden çıkar çıkmaz hurdacıların eline geçtiğini söyleyen Yalım, “Paralar eritiliyor ve hurdacılara satılıyor. Aslında bu bir suç” diye konuştu.

Kağıtlar da uçtu

Yalım, madeni paraların yanı sıra kâğıt paraların maliyetini de hesapladı. Buna göre, 5 Türk Lirası’nın kâğıdı 0.30 Sterlin, TL cinsinden değeri ise 6 lira 60 kuruş. 10 Türk Lirası’nın kâğıdı 0.35 sterlin, TL cinsinden değeri 7 lira 70 kuruş. 100 Türk Lirası’nın kâğıdı 0,52 sterlin, TL cinsinden 11 lira 44 kuruş. 200 Türk Lirası’nın kâğıdı 0.57 sterlin, TL cinsinden ise 12 lira 54 kuruş.

Paylaşın

‘Kur Korumalı Mevduat’ın Devlete Faturası Ağır Olacak

Kur Korumalı Mevduatın (KKM) ağustos ayı itibariyle devlete faturası ağır olacak. Şirketler şubatta girdikleri KKM hesaplarından ağustos itibarıyla getiri almaya başlayacak.

Reuters’ın 4 ekonomistin görüşleriyle derlediği verilere göre, şirketlerin 6 aylık vadelerinin dolmasıyla KKM’de ağustosta yaklaşık 20 milyar dolar değerinde dönüş olacak ve yılın en büyük dönüşü de bu ayda gerçekleşecek. Şubat ayında dolar ortalama 13,62 lira seviyesindeydi. Bugün kurda gelinen 17,90 liralık seviye ise KKM’de yüzde 32 oranında bir getiriye işaret ediyor.

KKM’ye şubatta giren şirketlerin çoğunluğunun dövizden döndükleri göz önüne alındığında faturanın büyük kısmı da Merkez Bankası’nın hesabına yazılacak.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık verilerine göre 22 Temmuz ile biten haftada Kur Korumalı TL Mevduat  hesapları 1 trilyon 101.3 milyar TL’ye (62.4 milyar dolar) çıktı. Hazine tarafından Kur Korumalı Mevduat için bu yılın şubat ayından itibaren yapılan toplam ödeme 37.2 milyar liraya ulaştı. Merkez Bankası ise bugüne kadar KKM için ödenen kur farkı tutarını açıklamıyor.

KKM nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca, her gün saat 11.00’de dolar, euro ve sterlin üzerinde alış kuru duyurulmaktadır. Kur dönüşüm miktarı miktarı oranlanırken vade nihayetindeki TCMB dolar, euro ve sterlin alış kuru ile ilk zamanda yürürlükte olan TCMB USD, EUR ve GBP alış kuru arasındaki oransal ayrım göz önünde bulundurulacaktır. KKM TL Hesabı ile alakalı bütün tediyeler Türk Lirası cinsinden yapılır. Açılışta her zaman TCMB tarafından duyurulan USD, EUR ve GBP döviz kuru dikkate alınır.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir. Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Paylaşın

TÜRK-İŞ Açıkladı: Yoksulluk Sınırı 22 Bin Lirayı Aştı

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), temmuz ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Buna göre, haziranda 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 22 bin 279 liraya yükseldi. Açlık sınırı ise 6 bin 840 lira oldu. Haziran ayında yoksulluk sınırı 20 bin 818 TL, açlık sınırı ise 6 bin 319 TL olarak hesaplanmıştı. 

Temmuz ayında Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 7,01 oranında gerçekleşti. Son 12 ay itibariyle artış oranı yüzde 128,4 olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ raporunda son fiyat gelişmelerine ilişkin yapılan değerlendirmede, “Hanelerde kullanılan doğal gaza bu ay yapılan yüzde 30’luk zamla birlikte yılbaşından bu yana toplam yüzde 75,5’lik zam yapılmış oldu.

Elektrik üretiminde ve sanayide kullanılan doğal gaza da yapılan zamların yanında, sürekli artan benzin ve motorin fiyatları da üretici ve tüketici fiyatlarını arttıran en başat sürükleyici etkenlerdendir.

Bu sebeple, önümüzdeki aylarda yüksek enflasyon ile yaşam mücadelesi verilmesi kaçınılmaz görülüyor. Haziran 2022 Tüketici Güven Endeksi’nin tarihinin en düşük seviyesinde olması fiyatlama davranışları bozulan tüketicilerin de bu öngörüye sahip olduğunu işaret ediyor” ifadeleri yer aldı.

Ergün Atalay asgari ücret için ‘idare edilebilir’ demişti

Yüksek enflsayon ve hayat pahalılığı sonrasında asgari ücrette yıl ortasında yeniden düzenleme yapılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay’a dönerek “Gırtlağımızı sıkmasınlar” demiş ve o anlar kameralara yansımıştı.

Ergün Atalay da belirlenen yeni asgari ücrete ilişkin daha sonra yaptığı açıklamada, “‘Bu da süper oldu’ demem ama bu ücret de mevcut yapıda idare edilebilecek ücret” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

EPDK Kararının Ardından Yeni Zamlar Yolda!

Elektriğin serbest piyasa teklif fiyatında üst limit 3,75 liradan 4 liraya çıkarıldı. Bu artışın şirketlerin faturaları ile birlikte yurttaşların faturaları ve tüketim ürünlerine de yansıması bekleniyor. 

Elektrik fiyatlarında yurttaşın faturasını da etkileyebilecek yeni bir düzenleme yapıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından alınan yeni kararla serbest piyasaya verilen fiyat tekliflerinin azami limiti kilovatsaati (kWh) 3,75 TL’den 4 TL’ye yükseltildi. Üst limitlere yapılan zam nedeniyle sanayicilerle ticarethanelerin elektrik faturalarının daha da yükseleceği, şirketlerin artan bu maliyeti ürünlerine zam olarak yansıtacakları için birçok üründe yeni zam dalgası yaşanacağı belirtiliyor.

‘Zamlı tarifeler sürpriz olmaz’

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) eski yönetim kurulu üyesi Olgun Sakarya, “Ekim ayı beklenmeden ağustosta yeni zamlı tarifeler açıklanırsa sürpriz olmaz. Ekim ayı beklenirse zam oranı daha da artacaktır” dedi.

Döviz vurgusu

“Özel sektör elektrikte ithal kaynak bağımlısı üretim altyapısına mahkum” diyen Sakarya, “TL’nin döviz kurları karşısındaki değer kaybına seyirci kalınmasının sonuçları vatandaşa önümüzdeki günlerde doğal olarak zam olarak yansıyacak. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Üretim ve dağıtımda bir an önce kamusal yapıya dönülmesi şart olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

Enflasyon, 24 Yıllık Rekoru Kıracak

Reuters 11 ekonomiste 2022 sonu Türkiye enflasyon tahminlerini sordu. Bu tahminlerin ortalaması yıl sonu için enflasyonun ancak yüzde 70’e düşebileceği öngörüsünü dile getiriyor. Reuters’ın anketine göre, Temmuz ayında artış devam edecek ve yüzde 81 seviyesine yükselecek.

Tüketici Fiyatları Endeksi’nin (TÜFE) Temmuz ayında gerileyen akaryakıt fiyatlarına rağmen TL’deki değer kayıplarının devam eden etkileriyle aylık yüzde 2.9 artması yıllık bazda ise 24 yılın yeni zirvesi olan yüzde 80.5’e yükselmesi bekleniyor.

Reuters’ın 11 ekonomistle gerçekleştirdiği ankette Temmuz ayı için yıllık enflasyon tahminleri yüzde 79.45 ila yüzde 82.5 arasında yer alıyor. TÜFE en son Ağustos 1998 döneminde yüzde 81.4 artış kaydetmişti.

TCMB dün yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 60.4’e yükseltti. Reuters’ın bugün tamamladığı ankette ise yıl sonu tahmini yüzde 70 oldu. Yıl boyunca yapılan anketlerde 2022 yılsonu tahminleri Rusya-Ukrayna savaşının enerji ve tahıl fiyatlarına etkisi ve TL’nin değer kaybı sebebiyle sert yükselirken bu ay Haziran ayında yapılan anketteki yılsonu tahmini olan yüzde 69.5’e çok yakın gerçekleşti. Her ay yukarı yönlü sert revizyonlar 2022’de ilk kez Temmuz verisi anketinde sınırlı kaldı.

TCMB’nin güncel enflasyon raporu grafiğinde de piyasa beklentilerine yakın şekilde enflasyonun üçüncü çeyrek sonunda yüzde 90 altında zirve yaptıktan sonra kademeli düşüşlere başlayacağı görülmüştü.

Haber Global’de yer alan habere göre, ankette aylık enflasyonun ise yüzde 2.9 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor; tahminler yüzde 2.28 ila yüzde 4 bandında yer alıyor. Aylık artışın önceki aya göre yavaşlamasının ana sebebi olarak gerileyen yakıt fiyatları gösteriliyor.

Haziran ayında yıllık enflasyon ulaştırma ve gıda öncülüğünde yüzde 78.62’ye yükselmişti. TCMB Perşembe günü açıklanan yıl sonu enflasyon raporunda cari fazla hedefi ile kalıcı enflasyon düşüşüne kademeli olarak ulaşılmasını hedefleyen politikalara devam edeceği mesajı verdi. TÜİK Temmuz ayı enflasyon verisini 3 Ağustos saat 10:00’da açıklayacak.

Paylaşın

Hizmet Üretici Enflasyonu Rekor Tazeledi

Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 7,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 49,08, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 91,27 ve 12 aylık ortalamaya göre yüzde 61,85 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran 2022’ye ait Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verisini açıkladı. Buna göre, H-ÜFE 2022 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 7,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 49,08, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 91,27 ve 12 aylık ortalamaya göre yüzde 61,85 artış gösterdi.

Rakamlara göre; mayıs ayında yıllık yüzde 89,96 artarak rekor kıran endeks, haziranda yıllık yüzde 91,27 artışla rekor tazeledi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 119,32, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 84,21, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 49,88, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 144,11, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 48,50, idari ve destek hizmetlerde yüzde 66,52 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 9,11, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 10,81, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 3,69, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 10,02, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 0,90, idari ve destek hizmetlerde yüzde 6 artış gerçekleşti.

En az artan alt sektörler

H-ÜFE sektörlerinden bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetleri yüzde 24,75, hukuk ve muhasebe hizmetleri yüzde 25,85, telekomünikasyon hizmetleri yüzde 29,24 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık gayrimenkul hizmetleri yüzde 144,11, su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 138,54, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 127,72 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

Hazır Giyimde Yüzde 100’e Varan Zamlar Kapıda

Maliyet artışı nedeniyle ciroların da arttığını ancak satış adetlerindeki artışın sınırlı kaldığını söyleyen BMD Başkanı Sinan Öncel, “Kış sezonu ürünlerinde yıllık bazda yüzde 100’e varan fiyat artışları şaşırtıcı olmayacak” dedi.

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, organize perakendede maliyet artışları nedeniyle cirolar artarken, satış adetlerindeki artışın sınırlı kaldığını söyledi.

Sözcü’nün haberine göre ciroların geçen yaza oranla ortalama yüzde 80 arttığı bilgisini veren Öncel, “Birçok marka adet satışlarında hâlâ pandemi öncesindeki rakamları yakalayamadı” dedi.

Sektörde ham madde, enerji, dağıtım ve işçilik başta olmak üzere yüksek girdi maliyetlerinden kaynaklanan baskının devam ettiğini vurgulayan Öncel, kış sezonu ürünlerine yapılacak zamların, yıllık bazda yüzde 100’ü bulacağını dile getirdi.

‘Üretici ve tüketici için zorlu bir dönem geliyor’

Yazılı bir açıklama yapan Öncel, “Haziran ayı verilerine göre, ÜFE ve TÜFE arasında 60 puan fark bulunuyor. Firmalar bu maliyetleri önümüzdeki aylarda bir şekilde fiyatlara yansıtmak durumunda kalacak. Kış sezonu ürünlerinde yıllık bazda yüzde 100’e varan fiyat artışları şaşırtıcı olmayacak” dedi.

Tüketicinin de zamların süreceğini beklediğini ifade eden Öncel, “Bu yüzden imkânı olanlar ihtiyaç alışverişlerini öne çekiyor. Dolayısıyla adet satışlarında istenen düzeye ulaşılamasa da perakende sektöründe canlılık devam ediyor” diye konuştu.

“Turistlerin de katkısı ile bu hareketliliğin yaz sezonu boyunca süreceğini öngörüyoruz” diyen Öncel, “Ekimden sonrası için bir tahminde bulunmak için henüz erken olmakla birlikte hem sektör hem de tüketici açısından kış sezonunun zorlu geçeceğini söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

Halihazırda yüzde 100 ve üzerinde ciro artışını yakalayan firmaların olduğuna, ancak cirolardaki bu artışın adetlere tam olarak yansımadığına dikkat çeken Öncel, şöyle devam etti:

“Birçok markamız adet satışlarında 2019 rakamlarını yakalamakta zorlanıyor. Cirolardaki büyüme adetten değil, fiyat artışlarından kaynaklanıyor. Ham madde fiyatlarında bir gevşeme olmakla birlikte diğer girdilerdeki maliyet baskısı sürüyor.”

Paylaşın