Günlük İcra Dosyası Sayısı 6 Bin 700

Emeğiyle yaşayan yurttaşlar yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücadele ederken, borçların ödenmesi konusundaki sıkıntı da icra sayılarına yansıdı: Günlük icra dosyası sayısı 6 bin 700.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur konuya ilişkin istatistikleri paylaşarak, “2021 sonunda 22 milyon 571 bin olan icra dosyası sayısı, bugün itibarıyla 24 milyon 77 bin 828’e çıktı. 1 Ocak’tan bu yana geçen 225 günde icra dosyası sayısı 1,5 milyondan fazla arttı” dedi.

‘Günlük sayı 6 bin 700’

“Günlük icra dosyası sayısı ortalama 6 bin 700’e geliyor” vurgusunda bulunan Güzelmansur, “Tek başına bu veri bile iktidarın ekonomideki beceriksizliğinin bir göstergesidir” diye konuştu.

Evrensel’de yer alan habere göre seçim bölgesi olan Hatay’da da icra davalarında patlamalar yaşandığını belirten Güzelmansur, “Ziyaret ettiğimiz muhtarlıklarda gördüğümüz icra tebligatları bunun en önemli göstergesi. Muhtarlar icra evrakı tebliğ etmekten başlarını kaldıramaz duruma gelmişler. Ekonomik buhran giderek büyüyor. Vatandaş borç batağında. İktidarın buna bir reçetesi yok” ifadelerini kullandı.

Mahkemelerdeki icra dosyaları 24 milyonu aştı

İcra dairelerindeki dosya sayısı ise son bir yılda 1 milyon 466 bin adet artarak 5 Ağustos itibarıyla 24 milyon 53 bine ulaştı. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında 8 milyon icra dosyası bulunuyordu.

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) raporlarına göre Mayıs 2022 itibarıyla kredi veya kredi kartı borcunu ödememiş olanlardan, 4 milyon 148 bin kişinin borcu devam ediyor.

2022’nin ilk beş ayında borcunu ödeyemediği için yasal takibe girenlerin sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 83 artarak 748 bin 437 kişi oldu. BDDK’nin birinci çeyreğe kadar paylaştığı verilere göre, ödenmediği için takibe giren kredi tutarı, Mart 2022 itibarıyla 163 milyar TL.

Paylaşın

Küçük Ve Orta Ölçekli Şirketlerin Kredi Borçları 1.5 Trilyon Lirayı Aştı

Türkiye’de Haziran 2022 sonu itibarıyla son bir yılda nakdi kredi borcu olan KOBİ (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) niteliğindeki müşteri sayısı 3 milyon 994 binden 4 milyon 351 bine yükseldi. Borç miktarı ise 1 triyon 511 milyar TL’ye ulaştı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Haziran 2022 sonu itibarıyla açıkladığı ‘KOBİ kredileri’ verileri, bugünlerde bir kez daha yüksek sesle yapılan ‘finansmana erişim’ tartışmalarının ortasında küçük ve orta büyüklükteki şirketlerin önemli bir kredi borcuyla karşı karşıya olduğunu gösterdi.

İşte BDDK verilerinden öne çıkan detaylar:

KOBİ türü şirketlerin nakdi kredi hacmi, Haziran 2022 sonu itibarıyla son üç ayda yüzde 19.3, son bir yılda yüzde 66.5 artarak 1 trilyon 511 milyar 435 milyon liraya ulaştı.

Bu kapsamda mikro büyüklükteki işletmelerin kredi borcu üç aylık yüzde 14.4, yıllık yüzde 50.3 artışla 424.1 milyar lira, küçük işletmelerin borcu üç aylık 21.6, yıllık yüzde yüzde 75.2 artışla 509.4 milyar lira ve orta işletmelerin borcu üç aylık yüzde 21, yıllık yüzde 72.7 artışla 578 milyar liraya ulaştı.

Cumhuriyet’in aktardığına göre, bu tür şirketlerin gayri nakdi kredi borcu ise toplamda üç aylık yüzde 15.8, yıllık yüzde 76.7 artışla 527 milyar liraya yükseldi.

Batık kredi hacmi 61.3 milyar TL

Haziran 2022 sonu itibarıyla nakdi kredi borcu olan KOBİ müşteri sayısı 4 milyon 350 bin 842’ye yükseldi. Bu rakam Haziran 2021’de 3 milyon 994 bin 338’di. Ayrıca gayri nakdi kredi müşterisi sayısı ise 3 milyon 48 bin 177’ye çıktı.

Bir kişinin hem nakdi hem gayri nakdi kredi borcu dikkat alınarak yapılan hesaba göre net müşteri sayısı ise 5 milyon 551 bin 725.

Ayrca, KOBİ’lerin toplam takipteki (batık) nakdi kredi hacmi ise son bir yılda yüzde 6.5 artışla, son üç ayda yüzde 2.8 düşüşle 61.3 milyar lira oldu. Takipteki kredi yıllık bazda ‘mikro’da yüzde 25.5, ‘küçük’te yüzde 0.8 artarken, ‘orta’da yüzde 2.6 düştü.

Paylaşın

Rusya’nın Varlık Fonu, Türk Lirası Almayı Planlıyor

Rusya Merkez Bankası’ndan Cuma günü yapılan açıklamaya göre Rusya Ulusal Varlık Fonu için Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ‘dostane’ ülkelerin para birimlerinin satın alınması planlanıyor.

Kurumun açıklamasına göre bu kararın arkasında yaptırımlar dolayısıyla daha fazla dolar ve euro satın alınamamasının etkisi var.

Reuters’ın haberine göre ruble için halen serbest piyasa koşullarının hakim olduğunu vurgulayan Rusya, petrol gelirlerinin zor günlerde değerlendirilmek üzere bir fona aktarılmasına ilişkin bütçe kuralı getirilmesinin mühim olduğunu ifade etti.

Rusya Merkez Bankası’nın 2023-2025 için öngürdüğü para politikasına ilişkin yayımladığı raporda yeni maliye politikasının nasıl uygulanması gerektiğine yönelik çalışmaların yapıldığı aktarıldı.

Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Alexei Zabotkin, para politikası raporuna dair Cuma günü gerçekleştirdiği sunumda Çin yuanı ve ruble arasındaki ticaret hacminin Moskova’daki piyasada neredeyse euro-ruble hacmine denk geldiğini ifade etti.

Daha önceki bütçe kuralına göre Rusya, ulusal varlık fonu için dolar ve euro satın alıyordu; diğer para birimlerini alamıyordu.

Ancak kurum döviz alımlarını 2022’nin başında rubledeki yüksek oynaklık dolayısıyla durdurdu.

Ancak Reuters’a konuşan uzmanlara göre açıklanan bu para birimlerinde yeterli likiditenin bulunmaması sıkıntı olabilir.

Türkiye’de enflasyonun yüzde 80’e dayanması uzmanlara göre bu engellerden biri.

Rusya Ulusal Varlık Fonu, Maliye Bakanlığı tarafından yönetilse de ülkenin merkez bankası döviz rezervlerinin bir parçası.

Şubat ayında merkez bankası döviz rezervlerinin miktarı 640 milyar dolara ulaştı; bu miktarın yarısı Batı’nın uyguladığı yaptırımlar dolayısıyla dondurulmuş durumda.

Rusya Merkez Bankası aynı zamanda 24 Şubat’ta başlatılan sermaye kontrollerini uygulamak için artık bir neden görmediğini de açıkladı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yine Arttı!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ağustos ayı, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını paylaştı. Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 69,94 iken, bu anket döneminde yüzde 70,60 oldu.

Haber Merkezi / 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 40,23 iken, bu anket döneminde yüzde 41,99 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 24,27 ve yüzde 24,35 olarak gerçekleşti.

Dolar/TL

Katılımcılar cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 18,99 TL iken, bu anket döneminde 19,65 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 20,92 TL ve 22,03 TL olarak gerçekleşti.

2021 yılı aralık ayı anketinde 12 ay sonrası dolar/TL kuru beklentisi 15,56 olarak tahmin edilmişti. Böylece yıl sonu dolar kuru beklentisi sekiz ayda 4,09 TL arttı.

Faiz

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 14,00 olmuştur. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi de bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 14,00 olarak gerçekleşti.

Büyüme

Katılımcıların GSYH 2022 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,6 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde değişmeyerek yüzde 3,8 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yüzde 8,5 Arttı

Sanayi üretimi, haziran ayında aylık 1,3 artarken, yıllık artış yüzde 8,5 olarak gerçekleşti. Arındırılmamış sanayi üretiminde yıllık artış yüzde 8,4 olarak hesaplandı. Mayıs ayı sanayi üretim verisi yıllık yüzde 9,1’den yüzde 9’a revize edildi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi Haziran 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre yıllık bazda sanayi üretimi yüzde 8,5, aylık bazda yüzde 1,3 arttı.

Haziran ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 10 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,6 arttı.

2022 yılı Haziran ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,1 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,1 arttı.

Mayıs ayı sanayi üretim verisi yıllık yüzde 9,1’den yüzde 9’a revize edildi.

Anketlerde aylık artışta değişim beklenmezken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin Haziran’da yüzde 6.7 artması bekleniyordu.

Sanayi üretim endeksi, eko­nomide meydana gelen gelişmelerin ve uygulanan ekonomik politikaların, kısa dönemde olumlu veya olumsuz et­kilerinin ölçülebilmesi için aylık olarak hesaplanan bir endekstir.

Sanayi üretim endeksi, madencilik ve taş ocakçılı­ğı, imalat sanayisi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörlerini kapsamaktadır. Toptan ve perakende ticaret ile ulaştırma sektör­lerindeki değişim de genellikle sanayi sektöründeki değişime paraleldir.

Sana­yi üretiminde bir artış ortaya çıktığında ulaştırma faaliyetinde de aynı nitelik­te bir canlanma yaşanır.

Sanayi üretim endeksi, geleceği tahmin için oluşturulan modellerin başlangıç noktasıdır. Eğilim ve güven endeksleri de sanayi üretim endeksi ile karşılaş­tırıldıktan sonra açıklanır. Sanayi gös­tergeleri öncü göstergeler endeksinin hesaplanmasında da önemli bir role sa­hiptir.

Paylaşın

Sigara Ve Alkole Zam Yolda!

Derinleşen ekonomik kriz zam olarak fiyatlara yansımaya devam ediyor. Sigara fiyatlarına 2 lira zam geleceği duyurulurken; alkol fiyatlarına da yüzde 10-15 oranın zam beklendiği açıklandı.

Tekel Bayileri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Dündar, yıl başından bu yana toplam 10 TL tutarında zamlanan sigara fiyatlarına ağustos ayında yaşanan maliyet artışları nedeniyle 2 TL dolayında zam yapılacağını söyledi.

Gazete Durum’da yer alan habere göre, Dündar, “Sigaraya geçtiğimiz günlerde 2 lira zam yapıldı. Aslında 4 lira zam yapılacaktı ama firmalar 2 lirasını sübvanse etti. Sübvanse edilen 2 liranın zam olarak yansımasını bekliyoruz” dedi.

Alkole de zam

Erol Dündar, “Bu gidişle fiyatlar durmayacak. Çünkü her gün elektrik, doğalgaz, akaryakıt, çalıştırdığınız elemanın maliyetleri zincirleme olarak artıyor. Biz de bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Alkole de zam beklediklerini söyleyen Erol Dündar, “Yüzde 10-15 civarında bir zam gelebilir” diye konuştu.

Paylaşın

Cari Açık 15 Ayın Zirvesinde

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haziran ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Verilere göre; cari işlemler açığı Haziran’da bir önceki yılın aynı ayına göre 2 milyar 269 milyon dolar artarak 3 milyar 458 milyon dolara çıktı. 12 aylık aylık cari işlemler açığı ise 32 milyar 667 milyon dolara yükselerek 15 ayın en yüksek seviyesini kaydetmiş oldu.

Haber Merkezi / Haziran ayında kaydedilen açıkla birlikte cari açık serisi sekiz aya çıkmış oldu. Son olarak 2021’in Ekim ayında 3,2 milyar dolarlık fazla verilmişti. Artan enerji fiyatlarının ticaret açığında sert büyümeye yol açmasıyla Haziran ayında cari açığın 3.4 milyar dolar olacağı tahmin ediliyordu.

TCMB’den yapılan değerlendirmede hazirandaki cari açıkta; bir önceki yılın aynı ayına göre, hizmetler dengesi kaynaklı girişlerin 2 milyar 508 milyon dolar artarak 4 milyar 24 milyon dolara yükselmesi ve birincil gelir dengesi kaynaklı çıkışların 105 milyon dolar azalarak 946 milyon dolara gerilemesine rağmen, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 4 milyar 794 milyon dolar artarak 6 milyar 426 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

Cari Açık nedir?

Ülkenin dış dünya ile olan mal ve hizmet ticaretinin sonucu cari denge olarak adlandırılır. Sadece mal ticaretinin sonucu ise dış ticaret dengesidir.

Eğer ülkenin sattığı mallar satın aldığı mallardan fazla ise dış ticaret fazlası, tersi geçerli ise dış ticaret açığı vardır. Mal ticaretinin sonucuna hizmet ticaretinin (en önemli kalem turizm)  sonucu eklenerek cari dengeye ulaşılır.

Örneğin dış ticaret açığı -60 milyar $ olan (yani mal ticaretinde – 60 milyar $ açık veren) bir ülkenin turizm gelirleri giderlerinden 20 milyar $ daha fazla ise (yani hizmet ticaretinde +20 milyar $ fazla vermişse)  cari açığı 40 milyar $ dolar olacaktır.

Cari açık ülkenin dış dünyadan dolar talebini gösterir. Bir başka deyişle bu açığın finansmanı için 40 milyar dolar bulunması gerekir.

Döviz bir ülkeye nasıl girer?

Dolar arzı yani ülkeye döviz girişi esas olarak üç kanaldan olur.

a-Doğrudan yabancı yatırımlar (yabancıların şirket satın almak, fabrika kurmak amacıyla ülkeye getirdikleri dövizler)

b-Portföy yatırımları (yani yabancıların özel şirket tahvil ve hisse senetleri ile devlet tahvillerini satın almak üzere ülkeye soktukları döviz)ve

c- Kısa ve uzun vadeli borçlanmalar.

Cari açığın finansmanı içinde portföy yatırımları ile kısa vadeli borçların payının artması ülke ekonomisinin kırılganlığının da artması demektir. Çünkü bu tür dövizler iç ve dış faktörlere bağlı olarak kolaylıkla her an ülkeyi terk edebilirler.

Paylaşın

EYT’de Görüşme Trafiği Hızlandı

Ankara’da Emeklilikte Yaşa Takılanlara (EYT) ilişkin çözüm trafiği hızlandı. EYT Platformu üyelerinden oluşan bir heyet, önceki gün AKP Grup Başkan Vekili Mehmet Emin Akbaşoğlu ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile görüştü.

EYT düzenlemesindeki beklentilerini anlatan EYT Platformu üyeleri, dün de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile bir araya gelerek EYT’nin bu yılın sonuna kadar çözülmesi için söz aldı.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre Sakarya EYT Dernekleri Başkanı Mehmet Ali Çelik “Sendikaları, AKP ve MHP Grup Başkan Vekillerini ziyaret ettik. Çalışma Bakanı Vedat Bilgin’e dosyamızı sunduk. Bakan Bey, üç milyon kişinin mağdur olduğunu, bütçe görüşmeleri sonrasında, aralık ayında meselenin kesinlikle çözüme kavuşturulacağını söyledi” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile yaptıkları görüşmeyi de anlatan Çelik, şunları kaydetti:

“EYT Platformu olarak, Bakan Bilgin’e mağduriyetlerimiz anlatıldığı kapsamlı dosyamızı sunduk. Sayın Bilgin, basında çıkan formüllerin hiçbirinin masada olmadığını ve kendilerinin herhangi bir açıklaması bulunmadığı halde yanlış bilgilendirmeler yapıldığını söyledi. Bu konuda 3 milyon kişilik bir mağdur kesimin olduğunu, bunların 2 milyonunun 4A statüsünde, kalan 1 milyon kişinin de diğer statülerde olduğunu belirtti.

Çözüm noktasında ise sürecin bir noktaya geldiğini ve özellikle bütçe görüşmeleri sonrasında EYT’nin masaya yatırılıp konunun taraflarıyla görüşüldükten sonra çözüme kavuşturulacağını ifade etti. Bakan Bey, aralık ayı içerisinde kesinlikle konunun çözüleceğini dile getirdi. Bakan Bilgin’in sözleri, EYT’liler için bir müjdedir. EYT, iktidarın gündeminde ve aralık ayı içinde çözüleceği ortada.”

Paylaşın

DİSK-AR: Geniş Tanımlı İşsizlik Dar Tanımlı İşsizliğin İki Katı

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün yayımlanan işsizlik verilerine ilişkin İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu’nu hazırladı.

Geniş tanımlı işsizliğin dar tanımlı işsizliğin iki katı olduğu, geniş tanımlı işsiz sayısının 7 milyon 607 bin olarak hesaplandığı, geniş tanımlı işsiz sayısının salgın öncesine göre 1 milyon 35 bin arttığı, genç kadın işsizliğinin yüzde 28,3 olduğu vurgulandı.

Rapor şu şekilde özetlendi: “Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10,3,mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2022 Haziran ayında bir önceki aya göre136 bin kişi azalarak 3 milyon 541 bin kişi oldu.

“DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Haziran 2022’de 7 milyon 607 bin kişi olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre işsizlik azaldı

TÜİK’e göre Haziran’da işsiz sayısı azaldı. Mayıs’a oranla 136 bin kişi düşerek 3 milyon 541 bin kişi oldu.

Dar tanımlı işsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,5 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı da (geniş tanımlı işsizlik) bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 20,4 oldu.

İstihdam edilenlerin sayısı Haziran’da bir önceki aya göre 46 bin kişi azalarak 30 milyon 866 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 47,8 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,6 olarak gerçekleşti.

İşgücü ise Haziran’da bir önceki aya göre 182 bin kişi azalarak 34 milyon 407 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puanlık azalış ile yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 35,5 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 20,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,3, kadınlarda ise yüzde 27,9 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de bir önceki aya göre 0,6 saat artarak 44,5 saat olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Genç Nüfusta İşsizlik Oranı Yüzde 20,4

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 20,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,3, kadınlarda ise yüzde 27,9 olarak tahmin edildi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İşgücü İstatistikleri Haziran 2022 verilerini açıkladı. Verilere göre Haziran’da işsiz sayısı azaldı. Mayıs’a oranla 136 bin kişi düşerek 3 milyon 541 bin kişi oldu.

Dar tanımlı işsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,5 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı da (geniş tanımlı işsizlik) bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 20,4 oldu.

İstihdam oranı yüzde 47,8

İstihdam edilenlerin sayısı Haziran’da bir önceki aya göre 46 bin kişi azalarak 30 milyon 866 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 47,8 oldu.

Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,6 olarak gerçekleşti.

İşgücüne katılma oranı yüzde 53,2

İşgücü ise Haziran’da bir önceki aya göre 182 bin kişi azalarak 34 milyon 407 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puanlık azalış ile yüzde 53,2 olarak gerçekleşti.

İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 35,5 oldu.

Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 20,4

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 20,4 oldu.

Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,3, kadınlarda ise yüzde 27,9 olarak tahmin edildi.

Haftalık ortalama fiili çalışma süresi 44,5 saat

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de bir önceki aya göre 0,6 saat artarak 44,5 saat olarak gerçekleşti.

Paylaşın