Ekonomik Kriz: Şirketler, Kamu İhalelerine Katılmıyor

Ekonomik krizin etkisi her geçen gün daha da derinleşiyor. Döviz kurundaki yükselişin önüne geçilemiyor, enflasyon ise her geçen gün daha da tırmanıyor. Halkın alım gücü ise sürekli azalıyor. Ekonomideki tepe taklak gidişatı kamu kurumlarının ihaleleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, kamu kurumları artık hastane ve okul inşa edemiyor. Çünkü düzenlenen ihalelere hiçbir firma katılarak teklif vermiyor. İhalelere firmalar katılmadığı için de inşaatlar başlayamıyor. Ekonomideki kötü gidişat ile inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle müteahhitlerin önünü göremediği ve bu nedenle ihalelere katılmadığı belirtiliyor.

Paylaşın

‘Kışlık Madde Sepeti’nde Yüzde 400’ü Aşan Zam

Emeğiyle yaşayan yurttaşlar yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücade ederken, enerji fiyatlarına ay başında yeniden zam yapıldı. Enerji zamları tüm sektörlerdeki zamların da yolunu açarken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere de kış öncesi fiyat artışlarına ilişkin veriler paylaştı. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) madde sepetinden yola çıkarak odun, kömür, doğal gaz ve giysi başta olmak üzere “Vatandaşın Kışlık Madde Sepeti” adıyla fiyatları kıyaslayan Tutdere, “Zam üstüne zam gelen doğal gaz, odun, kömür gibi kış aylarının temel gider kalemlerinde bir yılda yüzde 400’ü aşkın artış yaşandı” dedi.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre “Uçucu bir madde olan gazı andıran AKP’nin enerji politikası vatandaşlarımızı bu sene de çok üşütecek” diyen Tutdere, “AKP’nin hemen her ‘Gaz bulduk’ açıklaması zam olup vatandaşın faturasına yansıdı. AKP’nin beceriksizliğinin faturası yine gariban vatandaşımıza kesildi” ifadelerini kullandı.

‘Soba kurmanın maliyeti 3 bin TL’yi aşıyor’

Zamlanan doğal gaz ve elektrik ücretlerinin ardından sobaya yönelimin arttığını kaydede ancak sona kurmanın da lüks haline geldiğini belirten Tutdere, “Son bir yılda doğal gaz ücretlerinde yaşanan yüzde 111’lik artış sonrası vatandaşlarımız sobaya mecburi dönüş yaptı. Soba borusu takımı da eklenince soba kurmanın maliyeti 3 bin TL’yi aşıyor” diye konuştu.

Yakacak fiyatlarının da fahiş biçimde arttığını vurgulayan Tutdere, “Sobayla ısınmaya çalışan bir ailenin bu kış için yakacak masrafı şimdilik ortalama 22 bin 500 TL ile 31 bin 900 TL’yi bulacak. Vatandaş nasıl ısınacak?” dedi.

‘4 çocuklu ailenin kışlık giysi alışverişi 10 bin TL’

CHP’li Tutdere, “TÜİK madde sepetinde Eylül 2021’de 893,87 TL olan odunun tonu bugün 2 bin 500 TL, 137 TL olan 12 kilogramlık mutfak tüpü bugün 335 TL, 119 TL olan çocuk botu bugün ortalama 375 TL’ye yükseldi” bilgisini paylaşırlen, “4 çocuklu bir ailenin sadece birer adet mont, bot, kazak, kışlık pantolon, kaban, çoraptan oluşacak kışlık giysi alışverişi 10 bin TL’ye dayandı” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İktidardan Yeni Kredi Paketi Hazırlığı

Hükümet, ihtiyaç sahibi firmalar için yeni bir Kredi Garanti Fonu paketi açmaya hazırlanıyor. İlk etapta 50 milyar lira olması planlanan paketten, ihracatçı ve imalatçı KOBİ’ler öncelikli olarak yararlanacak.

Sabah gazetesinden Barış Şimşek’in haberine göre makro ihtiyatı tedbirler kapsamında kredi genişlemesini kontrol altına almayı ve kullanılan TL kredilerin döviz alımına gitmesini önlemeyi hedefleyen hükümet, ihtiyaç sahibi firmalar için yeni bir Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi açmaya hazırlanıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin sinyalini verdiği KGF destekli kredi paketinin ayrıntıları belli olmaya başladı. Başlangıçta 50 milyar lira tahsis edilmesi planlanan kredi garanti programı ile doğrudan ihtiyaç sahibi firmalara ulaşılacak.

Önceki uygulamalardan farklı olarak, işletmeler A, B ve C olmak üzere 3 ayrı kategoriye ayrılacak. Kredi limitinden KOBİ’ler ile imalatçı ve ihracatçı firmalar öncelikle yararlanacak.

Kimler yararlanabilecek?

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaya göre, kredibilitesi A grubunda bulunan ve krediye erişimi her zaman mümkün olan şirketler yakında açıklanacak KGF’nin kapsamına alınmayacak. Bu gruptaki firmalar, önceden olduğu gibi bankalara yönlendirilecek.

B grubunda bulunan ama sadece öz kaynakları ile idare eden, işletme ve yatırım sermayesine ihtiyaç duyan firmalar ise yeni KGF paketinin yüzde 70’inden yani 35 milyar liralık kredi limitinden yararlanacak.

Teminat engeline takılan buna karşın üretimi ve istihdamı devam eden C grubu şirketlere de KGF imkânı sağlanacak. Bu şirketlere, 50 milyar liralık paketin yüzde 30’una karşılık gelen 15 milyar liralık limit tanımlanacak.
KGF paketine başvuracak firmalarda; istihdamlarını korumaları, imalat ve ihracat taahhütlerinin bulunması özellikle gözetilecek. Kredi, nakit olarak ilgili firmaya ödenmeyecek.

Üretim ve ihracat için gereksinim duyduğu ara malı ve makine yatırımı için proforma fatura karşılığı satıcı firmalara aktarılacak. Böylece, ticari kredilerin tahsis amacına uygun kullanımı ile döviz, altın veya gayrimenkul piyasasına kaymasına da geçit verilmemiş olacak.

Paylaşın

Tarımsal Sulamaya 9 Ayda Yüzde 143 Zam!

CHP’li Ahmet Akın, “Son 9 ayda tarımsal sulamaya yapılan toplam zam oranı yüzde 143’e çıkarken çiftçilerimiz artık yeterli sulama yapamadığı için verim kaybı yaşıyor. Tüm bunlar bu projeye hız kazandırmamıza neden oldu. Çiftçinin vakti kalmadı” dedi.

Enerji fiyatlarındaki artıştan en çok etkilenen kesimler arasında yer alan çiftçiler için muhalefet harekete geçti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Çiftçilere ücretsiz elektrik” vaadi kapsamında Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, gelecek yıl kurulması planlanan güneş enerji santralının alanının belirlenmesi amacıyla Urfa’da saha çalışması yapacak.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; CHP Genel Başkan Yardımcısı Akın, “Genel Başkanımızın çiftçilere ücretsiz elektrik vaadinin ardından biz çalışmalarımıza başlarken AKP ise elektrikte tarımsal sulama tarifesine tam üç defa zam yaptı. Son 9 ayda tarımsal sulamaya yapılan toplam zam oranı yüzde 143’e çıkarken çiftçilerimiz artık yeterli sulama yapamadığı için verim kaybı yaşıyor. Tüm bunlar bu projeye hız kazandırmamıza neden oldu. Çiftçinin vakti kalmadı” dedi.

“Tarla sulamanın maliyeti 2,5 kat arttı”

Akın, son bir yılda enerji fiyatlarının yüksek oranda arttığını ve çiftçilerin tükenme noktasına geldiğini bildirerek şunları söyledi:

“AKP, tarımsal sulama tarifesine 1 Ocak’ta yüzde 90 oranında zam, 1 Mart’ta göstermelik KDV indiriminin ardından 1 Haziran’da yüzde 15 zam ve son olarak 1 Eylül’de tekrar yüzde 20 oranında zam yaptı. Yani çiftçimizin tarlasını sulamasının maliyeti neredeyse 2,5 kat arttı.”

Paylaşın

Çocuğuna Bakamayan Aile Sayısı Artıyor

Ekonomideki olumsuz gidişat toplumun her kesimini etkilemeye devam ediyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 yılının ilk yarısına yönelik verileri, Türkiye’de giderek derinleşen yoksulluğun ulaştığı çarpıcı boyutu gözler önüne serdi.

Bakanlığın verileri, oturulamayacak derecede bakımsız ve sağlıksız hane sayısının 16 bin 424’e ulaştığını, 10 bin 498 hanenin çocuklarının öz bakımını kendi imkanları ile sağlayamadığını, 2 milyon 345 bin hanenin elektrik faturasını, 330 bin 804 hanenin ise doğalgaz faturasını ancak sosyal yardım ile ödeyebildiğini ortaya koydu.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre; Türkiye genelindeki 16 bin 424 hane, “Oturulamayacak derecede eski, bakımsız ve sağlıksız” olarak sınıflandırıldı. Bakımsız ve sağlıksız 16 bin 424 hanenin bakım ve onarımı ile ev eşyası ve kirası için 52 milyon 246 bin TL’lik barınma yardımı gerçekleştirildi.

İktidarın ekonomi politikaları ile artık önlenemez hale gelen yoksulluk, milyonlarca haneyi elektrik tüketim desteğine de muhtaç bıraktı. 2022 yılının ilk altı ayında, 2 milyon 345 bin 939 hane elektrik faturasını ancak elektrik tüketim desteği ile ödeyebildi. Benzer bir tablo, doğalgazda da yaşandı. Toplam 330 bin 804 hane, doğalgaz faturasını ödeyebilmek için sosyal yardım almak zorunda kaldı.

Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü’nce paylaşılan en çarpıcı veri ise çocuklarının beslenme ve öz bakımını kendi imkanları ile sağlayamayan aileler yönelik veri oldu. Verilere göre, çoklu doğum ile dünyaya gelen çocukların bulunduğu muhtaç hanelerin sayısı 10 bin 408 ile ifade edildi. Bu hanelerde yaşayan 21 bin 130 çocuk için 17,2 milyon TL ödeme yapıldı.

Yüzde 62 arttı

Bakanlığın, “Yoksullukla Mücadele” programı kapsamında harcadığı paradaki artış da dikkati çekti. Yoksulluğun boyutunu gözler önüne seren ve “İktidar seçimler öncesi, siyasi ikbali için kesenin ağzını açıyor” iddialarını anımsatan verilere göre, 2022 yılının ilk yarısında yoksullukla mücadele için bakanlığın kasasından 24 milyar 206 milyon 99 bin TL çıktı. Yoksullukla mücadele için 2022’nin ilk yarısında harcanan para, 14 milyar 906 milyon 985 bin TL harcanan 2021 yılının ilk yarısına oranla yüzde 62 arttı.

Paylaşın

Asgari Ücret Yılbaşında Ne Kadar Olacak? Üç Formül Ortaya Çıktı

Milyonlarca vatandaşın geliri her yıl Ocak ve Temmuz aylarında değişiyor. Emekliler ve memurlar her yıl Ocak ve Temmuz aylarında 6 aylık enflasyona göre maaş artışı alıyor.

SSK ve Bağ-Kur emeklileri bir önceki 6 aylık enflasyon oranı kadar enflasyon artışı alırken memurlar ve memur emeklileri toplu sözleşme artışına ilaveten enflasyon farkı da alıyor.

Ocak ve Temmuz aylarında bu artışlara ilaveten memur emeklilerine yüzde 2,5 oranında ilave bir zam yapılmış SSK ve Bağ-Kur emeklileri için de taban maaş önce 2.500 TL’ye sonra da 3.500 TL’ye çıkartılmıştı.

Asgari ücret temmuz zammı ile arttı

İşçiler için belirlenen asgari ücret ise her yıl Aralık ayında belirleniyor ve Ocak ayından itibaren de uygulanıyor. Ancak 2022 yılında bir değişiklik yapılarak asgari ücret Temmuz ayında ilave bir artış ile yükseltildi. Böylece 4.253 lira olan net asgari ücret Temmuz ayında yüzde 30 artışla 5.500 liraya çıkartıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünkü kabine toplantısı sonrasında Asgari ücret, memur maaşı ve emekli aylıklarında artış yapılacağını ve vatandaşı destekleyecek düzenlemelerin devam edeceğini duyurdu.

Enflasyon ayarı yapılıyor

Bugüne kadar yapılan asgari ücret artışlarına bakıldığında bir önceki yılın enflasyon oranının üzerinde artış yapıldığı görülüyor. 10 yıllık rakamlar incelendiğinde hemen hemen her yıl asgari ücret artışının enflasyonun 3 ila 5 puan üzerinde yapıldığı ortaya çıkıyor.

Son olarak yapılan artış ise verginin de kaldırılmasıyla yüzde 51’i bulmuş ve enflasyonun çok daha üzerine çıkmıştı.

Asgari ücret 2023 ne kadar kaç TL olacak

  • Formül 1: Bu yılda yine enflasyonun üzerinde bir artış olması bekleniyor. Buna göre eğer yıllık enflasyon baz alınırsa Orta Vadeli Programa göre yüzde 65 hedefine göre yeni asgari ücret, yıllık olarak 4.253 liradan bakıldığında 7 bin 17 liraya ulaşacak.
  • Formül 2: Yine Temmuz’daki rakam dikkate alınır ancak bu kez 6 aylık enflasyon baz alınırsa yani temmuz artışı olan yüzde 30’un üzerine yıllık enflasyon tamamlanırsa bu kez rakam 7 bin 425 lirayı görecek.
  • Formül 3: Ancak yüzde 65 hedefi üzerinden 6 aylık enflasyon kadar artış yapılması düşünülürse bu kez rakam 6 bin 600 lira civarında olabilecek.

Ancak burada geçmiş yıllarda olduğu gibi yıllık enflasyonun baz alınması ve hatta bunun üzerinde bir artış yapılması daha kuvvetli bir ihtimal olarak görülüyor. Bu durumda net asgari ücret 7.500 liranın üzerine çıkabilecek.

Memur ve emekliye ek artış

Memurlar ve emekliler ise son iki zam döneminde enflasyonun dışında ek artışlar da aldılar. Bu yıl Ocak ayında da benzer bir artışın olmasını bekliyoruz. Buna göre SSK ve Bağ-kur emeklileri için enflasyon artışının yanında bir de taban maaş zammı gelecek.

Sabah’tan Faruk Erdem’in haberine göre Ocak’ta 2500 TL’ye çıkartılan taban maaş Temmuz’da 3.500 TL olmuştu. Yeni yılla birlikte taban maaşında artırılması ve en düşük emekli maaşının asgari ücrete yaklaştırılması söz konusu olacak.

Ayrıca memur ve memur emeklilerinin yüzde 8 olan toplu sözleşme artışının da ilave puanla yükseltilmesi bekleniyor.

İşte beklentilere göre hesaplanan asgari ücret tabloları:

Mevcut asgari ücret hesabı

  • Brüt asgari ücret 6.471
  • SGK primi % 14 905,94
  • İşsizlik primi % 1 64,71
  • Net asgari ücret 5.500,35

2022 ocak ayı asgari ücret hesabı

  • Brüt asgari ücret 5.004
  • SGK Primi %14 700,56
  • İşsizlik primi %1 50,04
  • Net asgari ücret 4.253,40

Enflasyon artışıyla yeni asgari ücret hesabı

  • Brüt asgari ücret 8.256,60
  • SGK primi % 14 1.155,93
  • İşsizlik primi % 1 82,56
  • Net asgari ücret 7.018,10

Yıllık enflasyona tamamlanırsa asgari ücret hesabı

  • Brüt asgari ücret 8.735,85
  • SGK primi % 14 1.223,10
  • İşsizlik primi 87.36
  • Net asgari ücret 7.425,40

Net 7500 TL olursa asgari ücret hesabı

  • Brüt asgari ücret: 8.824,35
  • SGK primi % 14: 1.235,41
  • İşsizlik primi: 88,24
  • Net asgari ücret: 7.500,69

Net 8000 TL olursa asgari ücret hesabı

  • Brüt asgari ücret: 9.412,52
  • SGK primi % 14: 1.317,75
  • İşsizlik primi: 94,12
  • Net asgari ücret: 8.000,64
Paylaşın

Avrupa’nın Daralması Türkiye’deki Şirketleri Vurdu!

Rusya – Ukrayna savaşıyla birlikte, dünya ekonomisinde planlar yeniden yapılmaya başlandı. Türkiye’nin AB’ye en önemli çıkış kapısı olan Kapıkule’de, yakın bir döneme kadar 40 km’ye kadar çıkan TIR kuyruğu eridi. Sadece mevcut kuyruk erimedi, kapıdan çıkış yapan günlük araç sayısı da azaldı.

Avrupa ekonomisinde yaşanan daralmanın yanı sıra Türk TIR sürücülerinin Schengen vizesi almak konusunda yaşadığı zorluklar, sınırdaki yoğunluğun azalmasının iki ana nedeni olarak gösteriliyor.

Dünya Gazetesi’nden Aysel Yücel’in haberine göre Avrupa’ya yapılan ihracat taşımalarında karayolunun payı yüzde 50’yi geçiyor. Değer bazında ise bu oranın yüzde 70’in üzerinde olduğu belirtiliyor. Türkiye’den Avrupa’ya yıllık yaklaşık 500 bin TIR seferi yapılıyor. İki ay önce günlük ortalama 9 bin 300 TIR Kapıkule’den AB’ye çıkış yapıyordu.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Kapıkule temsilcisinin verdiği bilgiye göre; özellikle son haftalarda bu sayı 8 bin 500’lere kadar inmiş durumda. Sınır geçişlerinde yoğunluk nedeniyle oluşan kilometrelerce kuyruk, AB’ye çıkışlarda 5 güne varan beklemelere neden oluyordu. Şimdi ise 10 saatte Bulgaristan tarafına geçildiği belirtiliyor. Diğer Batı sınır kapılarında da benzer durum yaşanıyor.

“Lojistiğe de ciddi darbe vurur”

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Ayşem Ulusoy, uluslararası karayolu trafiğinde hem ihracat hem de ithalat tarafında bir yavaşlama olduğuna dikkat çekerek, “Ancak asıl büyük endişemiz, Avrupa’daki enerji krizinin daha da derinleşmesi. Kriz sanayiye yayılır ve domino etkisi yaratırsa bu durum lojistiğe de ciddi darbe vurur” dedi. Diğer lojistik firmalarının yöneticileri de piyasada bir daralma olduğunu, mevcut müşterilerinin iş hacimlerinin azaldığını söyledi.

“Durgunluğun ayak sesleri”

Temmuz ve ağustos ayları yaz sezonu olması ve AB’de birçok fabrikanın kapanması nedeniyle genellikle uluslararası taşımacılığın nispeten zayıf olduğu bir dönemdir. Ancak otomotiv, çelik gibi bazı sektörlerde ağustos ihracatı geçen yılın da altında kaldı. Bu durum resesyonun ayak sesleri olarak yorumlandı. Ancak birçok ihracatçı sektör yetkilisi ve lojistik yöneticisi AB’deki daralmanın ve beklenen resesyonun etkilerinin eylül ayında daha net görüleceğini söylüyordu.

Uluslararası lojistik şirketi Rif Line’ın Türkiye Genel Müdürü Mehmet Serkan Erdem, korkulanın olduğunu ve eylül ayının ilk haftasının durgunluğun sinyallerini verdiğini dile getirdi. Serkan Erdem, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Temmuz ve ağustos ihracatta, dolayısıyla taşımacılıkta zaman sessiz sakin geçer. Son 15 günden bu yana bütün piyasa endişeyle eylül ayını bekliyordu. Yurt dışı ortaklarım, müşterilerimiz eylül ayında tatil sakinliğinin biteceğini umuyorduk. Maalesef üzülerek söylüyorum ki, beklenen eylül dönüşü olmadı. Yurt dışındaki alıcı firmalarla da görüşüyorum. Hepsi aynı endişeyi taşıyor. Gördüğümüz kadarıyla bu durgunluğun ayak sesleri.”

“TIR şoförlerine yönelik de vize sorunu başladı”

AB’nin azalan siparişleri nedeniyle Türkiye’nin ihracat taşımalarında azalma yaşanırken, diğer yandan mevcut yükü göndermek de vize engelleri nedeniyle çileye dönüşmüş durumda. Şoförleri vize alamadığı için 50 TIR’ı yüküyle birlikte depoda bekleten firma var!

Türkiye vatandaşları Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte hem turistik hem de iş seyahati amaçlı Schengen vizesi almakta büyük zorluk yaşıyordu. Benzer şekilde Türk TIR şoförlerine yönelik de vize sorunu başladı. Şoförlere en erken 40 gün sonraya randevu veriliyor. Randevu alınsa da sonuç için eskisine göre çok daha fazla bekleniyor. Diğer yandan başvuru sürecini tamamlayan birçok sürücünün de ret aldığı belirtiliyor.

“AB bize daha fazla engel çıkarıyor”

UND Başkan Yardımcısı Fatih Şener, son dönemde Türk TIR şoförlerine Schengen vizesi konusunda çıkarılan zorlukların, hem Türkiye’nin hem de AB’nin ticaretine büyük sekte vurduğunu söyledi. Fatih Şener, ticaretin siyasete alet edilmemesi gerektiğine işaret ederek, şunları söyledi:

“Türkiye’den AB’ye taşınan ihraç yüklerinin büyük çoğunluğu Türkiye’de üretim yapan Avrupalı şirketlere ait. Dolayısıyla AB, vize engeli ile kendi ayağına sıkıyor. Pilotlar ve gemi adamlarının vize derdi yok. Biz Türk nakliyeciler olarak TIR şoförlerini de vizeden muaf tutmaya çalışırken AB bize daha fazla engel çıkarıyor.”

Paylaşın

İcradan 10 Milyon Dosya Düşecek: Çoğu Telefon Faturası

İcraya düşen 2 bin liraya kadar olan borçların tasfiye edileceği açıklanırken, bu borçların çoğunluğunu öğrencilerin 300-500 lira civarındaki telefon borçları ile sabit ve dar gelirli diğer kişilerin elektrik ve su borçlarının oluşturduğu öğrenildi.

Vatandaşın, icra takibine düşen 2 bin liraya kadarki elektrik, doğalgaz, su ve telefon borçlarının tasfiyesiyle ilgili düzenlemenin detayları netleşiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Adalet Bakanlıklarının üzerinde çalıştığı düzenleme, icra takibine yol açan 2 bin lira ve altındaki borçları kapsayacak.

Örneğin, herhangi bir vatandaşın 2.001 liralık elektrik borcu varsa, bu borç tasfiye edilmeyecek, 2.000 liralık silmeyle geriye 1 liralık borç kalması söz konusu olmayacak. Ayrıca, söz konusu düzenleme, 15 Ağustos’tan önceki icra dosyalarını kapsayacak. Borçların tasfiyesiyle ilgili karar, sadece bir kez uygulanacak. Farklı dönemler için yeniden gündeme gelmeyecek.

Başvuru gerekmeyecek

Türkiye Gazetesi‘nin haberine göre, varlık yönetim şirketleri tarafından takip edilen borçlar ile alacaklısı diğer şirketler olan borçlara yönelik düzenlemeden faydalanmak isteyen vatandaşın, borçların silinmesi için herhangi bir kuruma başvurması gerekmeyecek. Kişilerin borçlu olduğu şirketler, icraya verdikleri alacaklarını muhasebe kayıtlarında gider kaleminde gösterecek ve bunları vergiden düşecek.

Devreye alınacak karar ile icra takibine uğrayan yaklaşık 5,5 milyon vatandaş icra takibinden kurtulacak. Bu kişilere ait 10 milyon icra dosyası tasfiye edilmiş olacak. Ayrıca, toplamı 30 milyar lirayı bulan borç temizlenmiş olacak.

Öte yandan, tasfiye edilecek borçların çoğunluğunu öğrencilerin 300-500 lira civarındaki telefon borçları ile sabit ve dar gelirli diğer kişilerin elektrik ve su borçlarının oluşturduğu öğrenildi.

Paylaşın

Memura Emekliye ‘Seçim Zammı’ Göründü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temmuzdaki maaş zamlarının ardından “Bu bir ara artıştır, asıl tespiti inşallah yılbaşında gerçekleştireceğiz” diyerek işaret ettiği seçim zamları netleşmeye başladı.

AK Parti iktidarı, Orta Vadeli Program’da (OVP) 2023 TÜFE tahminini yüzde 24.9’da tutmasına rağmen 2023 yılı memur maaş ödeneğini yüzde 53.6 oranında artırma kararı aldı.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre Ödeneklerdeki bu büyük artış, memur ve memur emeklilerine, toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkının yanı sıra, yılbaşında bir de seçim zammı yapılacağı anlamına geliyor.

İlave seçim zammıyla birlikte yılbaşı zammının yaklaşık yüzde 8+5’lerden yukarı çıkarak yüzde 35’i aşacağı tahmin ediliyor. Memur-Sen’le imzalanan toplu sözleşme gereği memur ve memur emeklilerinin maaş ve aylıklarına 2023’ün Ocak ayında yüzde 8, temmuz ayında da yüzde 6 zam yapılacak.

Yılbaşı zammı yüzde 14

En son temmuzdan bu yana geçen 2 ayda TÜFE yüzde 3.86 arttı. Yılın sonuna kadar olan 4 aylık dönemde enflasyonun aynı şekilde seyretmesi halinde TÜFE ikinci 6 ayın sonunda yaklaşık yüzde 12-13 civarında kalacak. 2022 Temmuz zammı yüzde 7 olduğu için 2023 Ocak’ta yüzde 5 ile 6 civarında da enflasyon farkı ödenecek.

Böylece, memur ve emeklinin yılbaşında alacağı toplam zam yaklaşık yüzde 13-14 olacak. Ancak iktidarın, yüzde 53.6 artırdığı maaş ödeneğinin büyük kısmını yılbaşında kullanarak seçim öncesi zam oranını en az yüzde 30-35’lere çıkarabileceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Goldman Sachs’dan Dikkat Çeken Rapor: Piyasa Krizi Küçümsüyor

ABD merkezli çokuluslu yatırım bankası Goldman Sachs, yayınladığı son raporunda, piyasanın içinde bulunulan krizi küçümsediği belirtilerek, “Biz bu krizin 1970’lerdeki petrol krizinden daha derin olacağını öngörüyoruz” ifadelerine yer verdi.

Goldman Sachs analistlerine göre, Avrupalı hane halklarının enerji faturaları tepe yapacakları 2023 ilk çeyreğe kadar 2 trilyon euro artacaklar.

Avrupalı hane halklarının enerji faturaları tepe yaptıklarında Avrupa’nın toplam gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 15’i civarına ulaşacaklar.

Piyasanın içinde bulunulan krizi küçümsediğini de savunan analistler, “Biz bu krizin 1970’lerdeki petrol krizinden daha derin olacağını öngörüyoruz” ifadelerini kullandılar.

Goldman Sachs raporunda enerji üretimine fiyat sınırı getirilmesi halinde AB’nin enerji faturalarında 650 milyar euro civarında tasarruf olabileceğini de belirtti.

Fitch’ten Euro Bölgesi’ne ‘resesyon’ uyarısı 

Öte yandan Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Kuzey Akım’ üzerinden gaz sevkiyatının durması Euro Bölgesi’nde resesyon olasılığını artırdığı uyarısında bulundu.

Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Kuzey Akım boru hattının tamamen kapatılmasının 2023’te Eurp Bölgesi Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’nda (GSYH) kuruluşun haziran ayında yaptığı tahminlere kıyasla 1.5-2 puanlık düşüşe neden olacağı öngörüldü.

Fitch, haziran ayında yaptığı tahminlerde, Euro Bölgesi ekonomisinin bu yıl yüzde 2.6 ve 2023’te yüzde 2.1 büyümesinin beklendiğini açıklamıştı.

Açıklamada, Kuzey Akım boru hattı üzerinden gaz arzının tamamen durmasının Euro Bölgesi’nde resesyon olasılığını daha da artırdığı kaydedildi.

Rus gazının durmasının etkilerinin Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında farklılık göstereceği belirtilen açıklamada, Almanya gibi Kuzey Akım boru hattına yüksek bağımlı ve gaz kaynaklarını çeşitlendirmek için düşük seçeneklere sahip olan ülkelerin sınırlı manevra alanına sahip olduğu aktarıldı.

Açıklamada, yüksek doğalgaz fiyatlarının Avrupalı şirketlerin marjları ve nakit akışları üzerindeki baskıyı artırdığına işaret edilerek, bölgedeki gübre ve metal şirketlerinin uluslararası emsallerine kıyasla üretim ve rekabet gücünün azalması riskleriyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Rus enerji şirketi Gazprom, 2 Eylül’de, Kuzey Akım boru hattından doğalgaz sevkiyatının belirsiz bir süreliğine durdurulduğunu açıklamıştı.

Paylaşın