ENAG Açıkladı: Enflasyon Yüzde 185.34

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) hesaplamalarına göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 7.18 oranında arttı. Geçen yılın aynı ayına göre ise artış oranı yüzde 185.34 oldu.

Haber Merkezi / Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), ekim ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı.

ENAG verilerine göre, ekim ayında Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık bazda yüzde 7.18 arttı. Yıllık bazda ise yüzde 185.34’e yükseldi.

ENAG, enflasyonun yılbaşından bu yana yüzde 115.82 arttığını açıkladı.

ENAG verilerine göre, TÜİK alt grupları gösterge olarak alındığında en fazla aylık azalış yüzde 1.92 ile konut, en fazla artış ise yüzde 21.50 ile giyim ve ayakkabı kaleminde gerçekleşti.

TÜİK: Enflasyon yüzde 85,51

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, enflasyon, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 3,54, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 57,80, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 85,51 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 65,26 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 33,48 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 117,15 ile ulaştırma oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla ekim ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 0,36 ile eğitim oldu. Buna karşılık, ekim ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 8,34 ile giyim ve ayakkabı oldu.

Ekim ayında endekste kapsanan 144 temel başlıktan 13 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 127 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 3,24, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 50,57, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 77,01 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 56,71 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Son Bir Yılda, Kredi Kartıyla Ödeme Yüzde 122 Arttı

Enflasyon karşısında alım gücü azalan vatandaş kredi kartlarına yüklendi. Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile eylül ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 128 artarak 363,4 milyar TL oldu.

Haber Merkezi / Bu ödemelerin 288,2 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 68,8 milyar TL’sinde banka kartları, 6,4 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 122, banka kartı ile ödemelerde yüzde 158 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 152 olarak gerçekleşti.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM), 2022 yılı Eylül ayı verilerini açıkladı. Buna göre, eylül ayı sonunda Türkiye’de 95,3 milyon adet kredi kartı, 164,6 milyon adet banka kartı ve 66 milyon adet ön ödemeli kart kullanılıyor.

2021 yılının eylül ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 16’lık, banka kartı adedinde yüzde 13’lük, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 24’lük artış yaşandı. Toplam kart sayısı ise 326 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artış gösterdi.

Kredi kartıyla ödeme geçen yıla göre yüzde 122 arttı

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile eylül ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 128 artarak 363,4 milyar TL oldu.

Bu ödemelerin 288,2 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 68,8 milyar TL’sinde banka kartları, 6,4 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 122, banka kartı ile ödemelerde yüzde 158 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 152 olarak gerçekleşti.

Eylül ayında kartlarla yapılan ödemelerin sektör dağılımı incelendiğinde geçen yılın aynı dönemine göre en fazla büyüme yüzde 205 artış ve 33,7 milyar TL’lik ödemeyle akaryakıt istasyonları sektöründe gerçekleşti.

Akaryakıt istasyonları sektörünü sırasıyla yüzde 200 artış ve 11 milyar TL’lik ödeme ile konaklama, yüzde 179 artış ve 13,5 milyar TL’lik ödeme ile sigorta, yüzde 167 artış ve 10,2 milyar TL’lik ödeme ile hava yolları, yüzde 146 artış ve 21,4 milyar TL’lik ödeme ile de yemek sektörleri takip etti.

Her 4 TL kartlı ödemenin 1 TL’si internetten gerçekleşti

İnternetten kartlı ödeme tutarı eylül ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 141 artarak 99,8 milyar TL oldu.

İnternetten kartlı ödemelerin toplam kartlı ödemeler içindeki payı ise yüzde 25,7 seviyesine ulaştı. Eylül ayında yapılan her 4 TL kartlı ödemenin 1 TL’si internetten gerçekleşti.

Eylülde toplam 36 milyon farklı kart ile internetten ödeme gerçekleşirken bu sayının geçen yıla göre yüzde 25 oranında arttığı görülüyor. Bu durum internetten kartlı ödemelerin kullanıcılar tarafından ne kadar yaygın kullanıldığına işaret ediyor.

İş yeri tarafında da dijital dönüşüm hızla devam ederken eylül ayında internetten kartlı ödeme gerçekleşen işyeri adedi geçen yıla göre yüzde 30 artarak 115 bin adede ulaştı.

Raporun tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İTO Açıkladı: İstanbul’da Enflasyon 27 Yılın Zirvesinde

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan veriler yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. İstanbul’da tüketici enflasyonu ekim ayında yıllık bazda yüzde 108.7 oranında artarak 27 yılın zirvesine çıktı.

Haber Merkezi / İstanbul’da enflasyon göstergelerindeki yukarı yönlü ivme ekim ayında da devam etti. 2022 Ekim ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3,96, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 5,89 oranında arttı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 2022 Ekim’e ilişkin perakende ve toptan fiyat endekslerini yayımladı.

Buna göre, 2021 Ekim ayına göre 2022 Ekim ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 108.77, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 104.21 arttı.

2022 Ekim ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3.96, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 5.89 oranında arttı.

Böylece, ağustosta yıllık yüzde 99.91 oranında artarak yüzde 100’e dayanan; eylülde ise yüzde 100’ü aşan toptan fiyatlardaki artış, ekimde yüzde 108’e yükselerek son 27 yılın rekorunu kırdı.

En fazla artış giyimde 

Ekim 2022’de Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Giyim Harcamalarında yüzde 7.98, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 6.95, Gıda Harcamalarında yüzde 5.54, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 2.97, Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 2.64, Diğer Harcamalarda yüzde 0,84, Konut Harcamalarında yüzde 0.31, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalar grubunda yüzde 0.23 artış izlendi.

Ekim 2022’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde 24.53, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 4.64, Mensucat Grubunda yüzde 3.37, Gıda Maddeleri Grubunda yüzde 3.21, İnşaat Malzemeleri Grubunda yüzde 0.83 artış, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde -4.29, Madenler Grubunda yüzde -0.03, azalış izlendi.

Paylaşın

Ekonomik Kriz: 2,5 Milyon Çocuk Eğitimine Yardımla Devam Ediyor

Derinleşen yoksulluk ve ekonomik kriz, çocukların eğitim hayatlarını da doğrudan etkiledi. Şartlı yardım ile okula gidebilen çocukların sayısı Eylül 2022 itibarıyla 2 milyon 438 bin 865 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ne eğitimde ne istihdamda olan 15-24 yaş grubundaki genç sayısı 2 milyon 736 bine ulaşırken, milyonlarca öğrencinin de ancak sosyal yardım ile eğitime ulaşabildiği ortaya çıktı.

Türkiye’deki yoksulluğun yarattığı çarpıcı tabloyu ortaya koyan veri, 2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ile ortaya konuldu. Programın, “Çocuk” başlıklı bölümünde Şartlı Eğitim Yardımı’na yönelik veriler paylaşıldı.

Programda, maddi imkânları kısıtlı ailelerin çocuklarına yönelik, “Fırsat eşitliğini artırmaya, yaşam kalitelerini yükseltmeye ve potansiyel riskleri azaltmaya” yönelik yardımlar yapıldığı belirtildi.

2,5 milyon çocuğa yardım

BirGün Mustafa Bildircin’in haberine göre bu kapsamda Eylül 2022 itibarıyla 2 milyon 438 bin 865 çocuğun Şartlı Eğitim Yardımı’ndan yararlandırıldığı kaydedildi.

Eğitim hayatını sürdürebilmek için sosyal yardıma muhtaç çocuk sayısının hemen her yıl 2,5 milyonun üzerinde olması da dikkati çekti. Buna göre, 2018 yılında 2 milyon 517 bin 680 çocuk şartlı eğitim yardımı alırken 2019, 2020 ve 2021 yıllarında bu sayı sırasıyla 2 milyon 603 bin 680, 2 milyon 607 bin 26 ve 2 milyon 128 bin 750 olarak gerçekleşti.

Aile ve Sosyal Bakanlığı’nın 2021 yılına yönelik verilerine göre, ailesinin yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısı 150 bine dayandı. 2020 yılında 129 bin 422 olan ailesinin yanında bakımı sağlanamayan çocuk sayısı 2021 yılında 141 bin 275’e yükseldi.

Şartlı eğitim yardımı nedir?

Şartlı Eğitim Yardımı, ekonomik güçlükler nedeniyle temel eğitim hizmetlerinden yararlanamayan, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayan ve 3294 sayılı kanun kapsamında muhtaçlığı onaylanmış hanelere yapılıyor.

Şartlı eğitim yardımı, bu grup içerisinde yer alanlar arasında örgün eğitime katılan çocuklara eğitimin başlangıcından, lise öğrenimini bitirene kadar, öncelikli olarak çocuğun annesi olmak üzere, çocuğun babası veya çocukla aynı hanede yaşayan ve çocuğun bakımını üstlenen reşit bireylere veriliyor.

Paylaşın

Bitcoin, Dogecoin, Shiba Inu Yüzde 8’e Varan Değer Kaybetti

Bitcoin , Ethereum , Cardano, Dogecoin ve Shiba Inu dahil olmak üzere en yüksek işlem hacmine sahip kripto para birimleri pazartesi günü içerisinde yüzde 8’e kadar değer kaybetti. Küresel kripto piyasa değeri ise, yüzde 1.28 düşüşle 1.01 trilyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Kripto para piyasasındaki en yüksek işlem hacmine sahip ikinci para olan Ethereum yüzde birin üzerinde değer kaybederken, 1589 dolardan işlem gördü. Bununla birlikte, Ethereum son yedi gün içinde yatırımcısına yaklaşık yüzde 18 kazanç sağladı.

En eski ve en büyük kripto para birimi olan Bitcoin ise, 20 bin doların üzerinde işlem gördü. Bitcoin’in 20 bin doların üzerinde işlem görmesi kripto para piyasasındaki olumsuzluğu sınırladı.

Bitcoin’in pazar gününden pazartesi gününe yatırımcısına yüzde 5.6’lık kazanç sağlaması, son üç aydaki en büyük haftalık kazanca işaret ediyor.

Küresel kripto piyasa değeri, son güne göre yüzde 1.28 düşüşle 1.01 trilyon dolar oldu. Ayrıca, kripto pazarındaki hacim, son 24 saat içinde yüzde 18’in üzerinde bir düşüşle 73.05 milyar dolara geriledi.

2 Kasım’da yapılacak olan ABD Merkez Bankası Fed toplantısından çıkacak kararlar kripto piyasaları için çok önemli konumda.

Kripto para piyasaları da dahil olmak üzere piyasalar, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Aralık toplantısı için verdiği sinyallere göre belirlenecek.

Piyasalar, önümüzdeki Fed toplantısında 75 baz puan veya yüzde 0,75 faiz artırımı beklemekte.

Kripto para nedir?

Kripto para veya kısaca kripto, bir değişim aracı olarak çalışmak üzere, işlemleri güvence altına almak için matematiğin bir dalı olan kriptografi kullanılarak tasarlanmış bir dijital unsurdur. Kripto paralar bir nevi dijital döviz, alternatif döviz ve sanal dövizdir.

Paylaşın

Euro Bölgesi’nde Enflasyon Rekor Tazeledi: Yüzde 10,7

Enerji krizi yaşayan Euro Bölgesi’nde enflasyon rekor tazeleyerek Ekim ayında yüzde 10,7’ye yükseldi. Euro Bölgesi’nde tüketici enflasyonu eylülde yüzde 9,9 ile rekor kırmıştı. Enerji fiyatlarındaki artış ise Ekim ayında yüzde 41,9 olarak kaydedildi.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre, euro kullanan on ülkede tüketici fiyatlarındaki artış Ekim ayında yüzde 10,7’ye ulaştı. Enerji krizi yaşayan Euro Bölgesi’nde tüketici enflasyonu eylülde yüzde 9,9 ile rekor kırmıştı. Enerji fiyatlarındaki artış ise Ekim ayında yüzde 41,9 olarak kaydedildi.

Enerji fiyatları enflasyonu artırmaya devam ederken, gıda ve ithal ürünler de fiyatları büyük oranda yukarıya çekti, hizmet sektörünün payı ise bu ay küçük kaldı. İşleme tabi tutulmamış gıda ve enerji fiyatlarındaki artış yüzde 6’dan yüzde 6,4’e yükseldi. Alkol ve tütün ürünlerini hesaba katmadan hesaplanan enflasyon ise yüzde 5 civarında.

Enflasyon, ekim ayında Estonya’da yüzde 22.4, Litvanya’da yüzde 22, Letonya’da yüzde 21.8, Hollanda’da yüzde 16.8, Slovakya’da yüzde 14.5, Belçika’da yüzde 13.1, İtalya’da yüzde 12.8, Almanya’da yüzde 11.6, Avusturya’da yüzde 11.5, Portekiz’de yüzde 10.6, Slovenya’da yüzde 10.3, Yunanistan’da yüzde 9.8, İrlanda’da yüzde 9.6, Lüksemburg’da yüzde 8.8, Güney Kıbrıs’ta yüzde 8.6, Finlandiya’da yüzde 8.3, Malta’da yüzde 7.5, İspanya’da yüzde 7.3 ve Fransa’da yüzde 7.1 seviyesinde belirlendi.

Avrupa Merkez Bankası (AMB), geçtiğimiz üç ay içerisinde faiz oranını 200 baz puan artırdı. AMB, ekonomide resesyon endişelerine rağmen geçtiğimiz hafta politika faizini 75 baz puan daha artırmıştı. Banka, enflasyonla mücadele için artışların süreceği sinyali vermişti.

Üç temel politika faizinden en önemlisi olarak görülen ve bankaların AMB’den çektikleri kredilere uygulanan ana refinansman oranı yüzde 2’ye, mevduat faiz oranı yüzde 1,50’ye ve marjinal fonlama faizi yüzde 2,25’e yükseltilmişti.

Ekonomistler, 2023’ün ilk çeyreğinin sonuna kadar ekonomik durgunluğun devam etmesini bekliyor. Hâlâ yüksek seviyelerde seyreden gaz fiyatlarının yaz aylarında görülen seviyelerin altına inmesi, Avrupa’nn Rus gazının kesilmesinin etkilerini sanılandan daha iyi baş edeceği konusunda umutları artırdı. AMB’nin bir sonraki toplantısı 15 Aralık’ta gerçekleştirilecek.

Paylaşın

Türkiye, Sefalet Endeksinde Zirveye Oturdu

Sefalet Endeksi’nde Türkiye en yakın takipçisi Arjantin’e fark atarak birinci oldu. Türkiye 93.3 puanla ilk sırada yer alırken Arjantin 89.9 puanla ikinci oldu. Üçüncü sırada yer alan ülke ise Güney Afrika.

Bu ülkenin endeksteki puanı 41.4. Macaristan 23.8, Polonya 22.3, Rusya ise 17.5 puanla endekste yer aldı.

Türkiye sefalet endeksinde zirveye oturdu. Enflasyon ve işsizliğin toplamından oluşan Sefalet Endeksi’nde Türkiye en yakın takipçisi Arjantin’e fark atarak birinci oldu. Türkiye 93.3 puanla ilk sırada yer alırken Arjantin 89.9 puanla ikinci oldu.

Üçüncü sırada yer alan ülke ise Güney Afrika. Bu ülkenin endeksteki puanı 41.4. Macaristan 23.8, Polonya 22.3, Rusya ise 17.5 puanla endekste yer aldı.

Sefalet Endeksi Nedir?

İşsizlik ve enflasyonun artmasıyla yaşanan problemler seneler boyunca tüm ülke ekonomilerinin karşılaştığı en büyük sorunlardan biridir. Ekonominin seyri ile ilgili önemli bilgiler veren, enflasyon ve işsizlik oranlarının oluşturduğu gösterge iktisatçılar tarafından Sefalet Endeksi (İktisadi Hoşnutsuzluk Endeksi) olarak tanımlanır.

Sefalet endeksi, enflasyon ve işsizlik oranının aynı anda yükselmesinin yanı sıra, işsizlik ve enflasyon oranından yalnızca birinin artmasından da kaynaklanıyor olabilir. Teknolojik gelişme ve atıl durumda olan kapasitenin kullanılmaya başlanması enflasyon oranını azaltırken işsizlik oranını değiştirmeyebilir.

Teknolojik gelişme ve atıl kapasitenin kullanılmaya başlanması, yani kapasite kullanımının artış göstermesi üretimi de artırmakta ve bu durum mal üretiminde de artış olacağı anlamına gelmektedir. Mal üretiminin artması, enflasyon oranını azaltmakta; teknolojik gelişme ise işgücü verimliliğini artıracağı için daha az işgücü kullanılmakta ve işsizlik problemi ortaya çıkmaktadır.

Sefalet endeksindeki değişim sadece işsizlik oranındaki değişimden de kaynaklanıyor olabilir. İhracat odaklı büyüme modelini kullanan bir ülkenin ihracat için gereken ham madde, ara malı ve yatırım mallarının eksik olması bu malları ithal edeceği anlamına gelmektedir. Yani bu ülkede ihracatla birlikte ithalatta artacaktır. İthalat ve ihracatta oluşan artış ise belli bir miktar işgücü talebini de artırmakta ve işgücü talebinde meydana gelen bu artış işsizlik oranını da düşürmektedir.

İhracatın artması sebebiyle ekonomik büyüme oranında da yükselme olan bu ülkelerde, enflasyon oranı ekonomik büyümeden sınırlı oranda etkilenebilir. Döviz kurundaki artış ise, ithalattaki fiyatları artırıp pahalılaştırarak üretim maliyetlerini artırmakta ve artan maliyetler dolayısıyla enflasyon oranının da artmasına sebep olmaktadır.

Sefalet endeksi; 1960’lı yıllarda Amerikalı iktisatçı Arthur Okun tarafından geliştirilmiş olup, enflasyon ile işsizlik oranının toplamını ifade eder. Enflasyonun artması yaşam maliyetinin, işsizliğin artması işe kazanç sağlayamayan insan sayısının arttığı anlamına geldiği için, dolayısıyla sefalette artacak ve ekonomide bozulma meydana gelecektir. Bir zaman sonra bu endeks, 1999 yılında Nobel Ödüllü Amerikalı iktisatçı Robert Barro tarafından yeniden düzenlenip formülü değiştirilmiştir.

Barro Sefalet Endeksi

Robert Borro enflasyon oranı ve işsizlik oranına uzun vadeli tahvil faizi ile büyüme oranını da eklemiştir. Yeni haliyle Barro Sefalet Endeksi (Barro Misery Indeks-BMI) ismini alan endeks şu şekilde ifade edilebilir:

BMI = (Enflasyon Oranı + İşsizlik Oranı + Faiz Oranı) – Büyüme Oranı

Paylaşın

Sosyal Güvenlik Kurumu, 7 Ayda 25 Milyar Lira Açık Verdi

İktidar, ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan veriler gerçeğin öyle olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu yılın ilk 7 ayında 25 milyar 667 milyon lira açık verdi.

2003 yılından bu yana bütçeden SGK’ya 1 trilyon 905 milyar lira transfer yapıldı ve açık miktarı 472 milyar 445 milyon TL oldu.

Sözcü’den Cem Yıldırım’ın haberine göre; iflasa doğru giden SGK, AKP iktidarları döneminde, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sık sık eleştirdiği Kemal Kılıçdaroğlu döneminden 102 kat daha fazla açık verdi.

Kurumun geçen yılki açığı da 21 milyar 613 milyon TL olmuştu. 1992-1999 yılları arasında SSK Genel Müdürlüğü yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun döneminde ise kurumun toplam açığı 4.6 milyar liraydı.

“AKP iktidarları döneminde SGK’nın durumu” konulu bir rapor hazırlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “2003-2007 yılları arasındaki SGK’nın toplam açığı 113 milyar 987 milyon TL olurken, 2003-2007 yılları arasındaki toplam açık, Kılıçdaroğlu döneminin 7 yıllık toplam açığının 24.7 katı oldu” dedi.

Ağbaba, SGK’nın bu yılın ilk 7 ayındaki 25.6 milyar liralık açığının geçen yılın tamamına göre 4.5 milyar TL fazla olduğunu kaydetti. Ağbaba, “AKP Genel Başkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu döneminde SSK’nın iflas ettiğine dair söylemlerde bulunsa da bu iddia bizzat SGK’nın mali tabloları ile çürümektedir” dedi.

Nebati: Biz enflasyonu dünyadaki gibi algılamıyoruz

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Arab News’e verdiği röportajda, Türkiye’deki enflasyona ilişkin konuştu. Nebati, geçen yıldan itibaren emtia fiyatlarının yanı sıra nakliye maliyetleri ve enerji fiyatlarının artması nedeniyle enflasyonun yükseldiğini söyledi.

AA’nın aktardığına göre “Enflasyonla mücadele için insana odaklandık” diyen Nebati, “Büyüme istiyoruz ama insanların işini kaybetmesini istemiyoruz. Üretim ve verimliliğin devam etmesini istiyoruz. Enerji fiyatlarının üzerindeki baskı azaldığı için şanslıyız” dedi.

“Enflasyonu dünyadaki gibi algılamıyoruz” diyerek devam eden Nebati, “Bunu insan temelli bir yaklaşımla görüyoruz. İnsanların işini kaybetmesini istemiyoruz. İşlerini kaybetmemeleri için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Türkiye, Asgari Ücret Sıralamasında Avrupa’da Sondan İkinci

İktidar, ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan veriler, gerçeğin öyle olmadığını gözler önüne seriyor. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerinde yer alan 27 Avrupa ülkesi arasında Türkiye, Arnavutluk’un ardından en düşük asgari ücreti veren ikinci ülke oldu. 

Öte yandan Türkiye’deki asgari ücret yalnızca AB üyesi ülkelerin gerisinde kalmadı, Sırbistan ve Karadağ gibi ülkeler de Türkiye’yi geride bıraktı.

Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde endüstri ilişkileri, emek tarihi ve çalışma hukuku üzerine çalışmalar yürüten Prof. Dr. Aziz Çelik, Türkiye’deki asgari ücreti değerlendirdi, AB ülkeleri ile durumu kıyasladı.

Prof. Dr. Aziz Çelik Avrupa Birliği’ne (AB) giren gelir düzeyi düşük ülkelerin ortak pazar ve emeğin serbest dolaşımının bir parçası haline gelmesiyle, bu ülkelerde asgari ücretin artmaya başladığını söylüyor.

BBC Türkçe’den Onur Erem’in haberine göre, Avrupa Birliği’ne (AB) giren gelir düzeyi düşük ülkelerin ortak pazar ve emeğin serbest dolaşımının bir parçası haline gelmesiyle, bu ülkelerde asgari ücretin artmaya başladığını söyledi. Öte yandan Türkiye’deki asgari ücret yalnızca AB üyesi ülkelerin gerisinde kalmadı, Sırbistan ve Karadağ gibi ülkeler de Türkiye’yi geride bıraktı.

Öyle ki, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerinde yer alan 27 Avrupa ülkesi arasında Türkiye, Arnavutluk’un ardından en düşük asgari ücreti veren ikinci ülke oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü’nden Prof. Dr. Yalçın Karatepe, bunda Türk Lirası’nın büyük değer kaybının da etkili olduğunu söyledi.

Prof. Çelik asgari ücretin en az, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının yarısı kadar olması gerektiğini, böylece iki ebeveynin çalıştığı iki çocuklu bir ailenin yoksulluk sınırı üstünde kalabileceğini söyledi.

Türk-İş’e göre ekim ayında dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 24 bin 186 TL oldu. Bunun yarısı 12 bin 93 TL yapıyor. Asgari ücretin bu seviyeye gelmesi için 2.19 katına çıkarılması, başka bir deyişle yüzde 119 zam yapılması gerekiyor.

Asgari ücrette artışın enflasyonu daha da yukarı çekeceğine dair kaygılar da var. Prof. Dr. Yalçın Karatepe “Asgari ücreti artırarak insanları doğal gaz faturalarını ödeyebilir hale getirmeniz enflasyonu artırabilir mi” dedi.

Prof. Aziz Çelik, Türkiye’de işgücünün yarısından fazlasının asgari ücretle çalıştığına ve böylece işçi sınıfının bir ‘asgari ücretliler topluluğuna’ dönüştüğüne de dikkat çekti.

Çelik, “Avrupa ülkelerinde temel ücret belirleyicisi toplu pazarlıklarken Türkiye’de asgari ücret temel ücret belirleyicisi. Bu çok ciddi bir problem. Ben bunu ‘asgari ücret tuzağı’ olarak adlandırıyorum. Asgari ücret bir ortalama ücrete dönüştü” dedi.

Paylaşın

‘Nebati Dönemi’nde Özelleştirme Rekor Kırdı: 7,6 Milyar Lira

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanan Nureddin Nebati’nin 10 aylık görev süresi boyunca 7,6 milyar TL’lik kamu taşınmazı satışı yapıldığı belirlendi. 1986’da başlayan özelleştirme tarihinden 2021 yılına kadar yapılan satışa yalnızca iki yılda ulaşıldığı ortaya çıktı.

1986’da başlayan özelleştirme tarihinden 2021 yılına kadar yapılan satışa yalnızca iki yılda ulaşıldığı ortaya çıktı.

Resmi verilere göre, 1986 ve 2021 yıllarını da kapsayan 35 yılda toplam 7,9 milyar TL değerinde kamu taşınmazı satıldı. 2021 yılının tamamı ile 2022 yılının 10 ayında toplam 7 milyar 609 milyon TL değerinde kamu taşınmazı satışı gerçekleşti.

Birgün’den Mustafa Bildircin‘in haberine göre; AK Parti’nin özelleştirme bilançosuna tepki gösteren CHP’li Bingöl, “Türkiye’nin dört bir yanından halka ait olan arazilerin satışı yapılıyor. Seçim harcamaları için bu halkın elinde kalan ne varsa satmayı göze almış bir iktidarla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

CHP PM Üyesi ve Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, AK Parti’nin kamunun elinde kalan son kurumları da Özelleştirme İdaresi aracılığıyla elden çıkardığını belirtti.

“Özelleştirmeler ile giderayak Türkiye’yi bitirmeye çalışıyorlar” dedi. TEKEL, TÜPRAŞ, PETKİM ve şeker fabrikaları gibi önemli kurumların AK Parti döneminde özelleştirildiğini vurgulayan Bingöl, şunları kaydetti:

‘Satılacak bir şey kalmadı’ dediğimizde ise yeni alanlar, yeni kamu arazilerini imara açarak satışa çıkarttılar. Sayıştay, 2014 yılından itibaren her yıl değer tespit komisyonu tarafından hazırlanan değer tespit sonuçlarını yayımlaması konusunda Özelleştirme İdaresi’ni uyarıyor.

Ancak idare kelime oyunları ile satılan taşınmazlar ve kurumlara ilişkin bilgileri kamuoyundan saklıyor. Sayıştay raporunda açıkça kanunun bu düzenlemeyi, ‘özelleştirme uygulamalarına açıklık kazandırılması’ amacıyla yapıldığını belirtiyor. AKP halka ait olan taşınmazları ve kurumların satışını koca bir karanlıkla örtmek istiyor.

Paylaşın