Enflasyon İle Yeniden Değerleme Oranı Arasındaki Fark 20 Yılın Zirvesinde

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon ile Yeniden Değerleme Oranı (YDO) arasındaki yüksek fark, resmi enflasyonun gerçeği yansıtmadığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. YDO yüzde 122,9 olarak açıklanırken yıllık tüketici enflasyonu Ekim ayında yüzde 85,5 oldu. 

Son 20 senede YDO ile enflasyon arasındaki fark hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Bu durum, Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile ile Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) arasındaki farktan kaynaklanıyor. Çünkü son 15 senede ÜFE ile TÜFE arasındaki fark hiç bu kadar açılmamıştı.

Yeniden Değerleme Oranı nedir, nasıl hesaplanır?

TÜİK’in tanımına göre Yeniden Değerleme Oranı (YDO) Ekim ayı yurtiçi üretici fiyat endeksinin (ÜFE) 12 aylık ortalama değişim oranı. YDO, Vergi Usul Kanununun 298’inci maddesine göre hesaplanıyor. Buna göre Ekim ayından bir önceki yılın aynı dönemine göre üretici enflasyonundaki ortalama fiyat artış oranını yansıtıyor.

Yeniden Değerleme Oranı neden önemli? YDO bir sonraki yıl ceza, harç ve bazı vergilerdeki artışın hesaplanmasında temel alınıyor. Bunlar arasında ehliyet-pasaport harçları, motorlu taşıt vergisi ve trafik cezaları gibi halkı çok yakından ilgilendiren konular var.

Kanun uyarınca “Cumhurbaşkanı, bu surette tespit edilen had ve tutarları yüzde 50’sine kadar artırmaya veya indirmeye yetkili”.

YDO ve TÜFE’nin 24 yıllık seyri

TÜİK, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Resmi Gazete’den alınan verilere bakıldığında 1999 yılından bu yana YDO ile TÜFE’nin birbirine oldukça yakın seyrettiği görülüyor. Bunun istisnası 2002 ve 2022 yılları.

YDO hesaplamasında Ekim ayı verileri esas alındığından haberdeki analizlerde hem ekim ayı yıllık üretici enflasyonunu hem de aralık ayı yıllık enflasyonu ayrı ayrı kullandık.

YDO ile ekim ayı yıllık TÜFE karşılaştırıldığında bazı yıllar YDO’nun daha yüksek bazen de enflasyonun daha yüksek olduğu görülüyor. Bu yıla kadar bakıldığında 1999’dan bu yana kadar iki değer arasındaki en büyük fark 2002’de 26 yüzde puan ile görüldü. 2022’de ise bu fark 37 yüzde puana kadar çıktı.

YDO ile aralık ayı yıllık TÜFE’yi kıyaslamak da mümkün. Ancak henüz 2022 yılı aralık enflasyonu açıklanmadı için bu seneki farkı göremiyoruz. Bu yüzden grafikte 2022 için kasım verilerine yer verdik. Yine 2022’de en büyük fark ortaya çıkıyor. 2002’de 29 yüzde puan olan fark 2022’de 39 yüzde puana kadar çıktı. Diğer yıllarda 10 yüzde puan sadece 2019 yılında 11 yüzde puan ile görülmüştü.

ÜFE-TÜFE farkı iyice açıldı

TÜİK’in açıkladığı yıllık ÜFE ve TÜFE verileri yan yana konulduğunda üretici enflasyonu ile tüketici enflasyonu arasındaki farkın 2022 yılında nasıl hızla açıldığı ortaya çıkıyor.

Yan yana koyduğumuz ÜFE’den TÜFE’yi çıkararak aradaki farkı görmek mümkün. 2006 yılından bu yana ÜFE-TÜFE farkı hiçbir zaman 2022’deki seviyeye ulaşmadı. Ekim ayı itibariyle yapılan hesaplamada 2022’de ÜFE, TÜFE’den 72 yüzde puan fazla oldu. Bu seneye gelinceye kadar son 17 yılda bu oran en yüksek 26 yüzde puan olmuştu.

TÜİK farkı savundu

TÜİK 11 Aralık 2021’de sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “YDO ile TÜFE ayrı göstergeler olup aralarında farklılık oluşması tabiidir. YDO, TÜFE’nin üstünde veya altında gerçekleşebilmektedir.” açıklamasında bulunmuştu. Ancak 2021 yılındaki fark ile 2022 yılındaki fark çok daha büyük seviyelere erişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Enflasyondaki Düşüş Yoksulluğu Azaltır Mı? İktisatçılar Yorumladı

“Enflasyon düzeyinin yıllık değişim rakamının geriliyor olması fiyat artış hızının azaldığı anlamına gelmiyor” diyen iktisatçı Doç. Dr. Bolgün, tam aksine hane halkının satın alma gücünde yaşanan derin erozyonun, fiyatlar genel seviyesinin yani fiyatların artmaya devam edeceğini öngörüyor.

İktisatçı Yrd. Doç. Dr. Müftüoğlu ise ulaştırmadaki, gıdadaki fiyat artışlarına bakıldığında fiyatlar genel düzeyinin artmaya devam ettiğinin görüldüğüne dikkat çekiyor. İktisatçı Prof. Dr. Şişman, satın alma gücünde iyileşme için reel ücretlerin artırılması gerektiğine işaret ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre Ekim ayında yüzde 85,51 olan yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE), Kasım’da yüzde 84,39 olarak gerçekleşti.

Böylece Kasım’da enflasyon son 24 yılın zirve seviyesinden sınırlı da olsa gerilemiş oldu. Peki enflasyondaki bu gerileme neden kaynaklanıyor?

Baz etkisi nedir?

DW Türkçe’den Pelin Ünker’e rakamları değerlendiren iktisatçı Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu’na göre aslında enflasyon “düşmüş gibi” gösteriliyor. Müftüoğlu, “Oysa geçen sene 12, yani baz olarak alınan 2021 Aralık ayında enflasyon birden yüzde 13,5 yükselmişti” uyarısı yapıyor.

Resmi rakamlara göre yıllık enflasyon ise yüzde 2,88 oldu. Bu rakam Kasım 2021’de 3,51’di.

İktisatçı Prof. Dr. Mehmet Şişman da değerlendirmesinde, baz etkisinin burada çalıştığına dikkat çekiyor. Şişman, “Baz etkisiyle geçen senenin aynı ayına göre enflasyon nispeten daha az arttığı için artış hızı düşmüş görünüyor. Fakat ortalama enflasyona baktığımızda 12 aylık ortalamalar da 65,26’dan 70,36’ya çıkmış. Yani 5 puanlık bir artış var aslında” diyor.

Geçen yılın Kasım, Aralık ve bu yılın Ocak aylarında yıllık enflasyonda çift haneli sıçramalar olmuştu. İktisatçı Doç. Dr. Evren Bolgün’e göre de Aralık ve Ocak rakamlarının yıllık enflasyon serisinden çıkacak olmasıyla birlikte gelecek ay yıllık enflasyon rakamında yüzde 84,39’dan hızlı bir gerileme de görülecek.

“Yüzde 40’lara inebilir”

Evren Bolgün, “Mayıs ayına kadar aşağı yukarı yüzde 40’lar civarında, 40-45 civarında rakamlarda bir enflasyonla karşı karşıya kalma imkânı mümkün” diyor.

Ancak enflasyon düzeyinin yıllık değişim rakamının geriliyor olması fiyat artış hızının azaldığı anlamına gelmiyor.

Bolgün, tam aksine hane halkının satın alma gücünde yaşanan derin erozyonun, fiyatlar genel seviyesinin yani fiyatların artmaya devam edeceğini öngörüyor ve “Önümüzdeki bir yıllık, yani 2023 sonuna kadar olacak enflasyonun yıllık bazda yüzde 40’lı rakamların altında pek olmayacağını tahmin ediyorum” diye ekliyor.

En yüksek artış gıdada

Özgür Müftüoğlu ise ulaştırmadaki, gıdadaki fiyat artışlarına bakıldığında fiyatlar genel düzeyinin artmaya devam ettiğinin görüldüğüne dikkat çekiyor.

TÜİK’in açıkladığı resmi verilere göre bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 107,03 ile ulaştırma oldu. Gıda enflasyonu ise Kasım’da yıllık yüzde 102,55 artışla ikinci sırada yer aldı.

Buna karşılık Kasım ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 5,75 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Kasım ayında en yüksek aylık fiyat artışları süt ürünlerinde görüldü. Kasım ayının zam şampiyonu ise yüzde 17,58’lik artışla tereyağı oldu. Tereyağını yüzde 15,71 artışla taze süt, yüzde 15,05 artışla peynir izledi. Alkolsüz içecekler ve konsantre içeceklerdeki artış yüzde 14,02, sebze fiyatlarındaki artış yüzde 13,26 oldu.

“Reel ücretler artırılmalı”

Prof. Dr. Mehmet Şişman, satın alma gücünde iyileşme için reel ücretlerin artırılması gerektiğine işaret ediyor. Şişman, reel ücret artışlarının yanı sıra yıllık enflasyonu yüzde 1’in altına çekecek ekonomi politikalarının da devreye girmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Geçen yılın Aralık ayından itibaren enflasyonda gerçekleşen sıçramada hükümetin faiz ve kur politikası etkili olurken, TÜİK’in resmi enflasyonu olması gerektiğinden düşük hesapladığına dair tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre Kasım ayında tüketici enflasyonunun (E-TÜFE), baz etkisi nedeniyle yıllık bazda gerilediği seviye yüzde 170,70 oldu. Tüketici enflasyonu, aylık bazda yüzde 4,24 artarken fiyatlar genel düzeyinde yılbaşından bu yana yüzde 125,43 artış gerçekleşti.

İktisatçı Özgür Müftüoğlu, enflasyonun daha düşük hesaplanması üzerinden asgari ücretin de bu düşük hesaplama ile daha düşük belirlenmesi gibi bir durum ortaya çıkacağını vurguluyor.

Asgari ücrete nasıl yansıyacak?

Asgari ücret görüşmeleri ise bu hafta başlayacak. Son beş aylık enflasyon resmi olarak yüzde 14 olarak hesaplanırken, Aralık ayı enflasyonunun yaklaşık yüzde 4 olması halinde işçileri bekleyen zam oranı yüzde 19 civarında kalıyor.

Oysa sendikaların hesapladığı rakamlara göre asgari ücretin açlık sınırını geçmesi için bile en az yüzde 37 civarında zam gerekiyor.

Türk-İş’in Kasım ayı açlık sınırını 7 bin 786 lira olarak hesapladığını hatırlatan Özgür Müftüoğlu, “Buna göre asgari ücret şu anda açlık ücretinin yüzde 41 düzeyinde altında kalmış vaziyette, Dolayısıyla asgari ücretin, işçilerin açlığa mahkûm edilmesi durumunda dahi en aşağı yüzde 40-50 arttırılması gerekiyor” diyor.

İktisatçılara göre asgari ücretin adil bir ücret olabilmesi için ücret hesaplamasında enflasyonun yanı sıra ücretlilerin milli gelirden aldığı pay ve bir ailenin asgari temel ihtiyaçlarını belirleyen yoksulluk sınırı da dikkate alınmalı.

“Dar gelirlinin gıda enflasyonu yüzde 151”

DİSK-AR ise resmi enflasyon oranlarının düşük gelirlilerin, emekli ve işçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar olmadığına işaret ederek enflasyonu TÜİK rakamları üzerinden bu gelir gruplarının alım gücüne göre tekrar hesapladı.

Buna göre Kasım’da emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 131 oldu. Gıda enflasyonu en yoksul ikinci yüzde 20’lik gelir grubunda yüzde 132, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunda ise yüzde 151 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Dar Gelirlinin Gıda Enflasyonu Yüzde 151

Kasım ayında gıda enflasyonu ortalama yüzde 102,6 olarak gerçekleşirken, emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 130,7 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 11,4 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 132,1, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 151,4 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 101,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 75,4 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre enflasyon kasım ayında yıllık bazda yüzde 84,39 olurken, Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise yıllık bazdaki enflasyonun yüzde 170,70 olduğunu açıkladı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR) de resmi veriler üzerinden yaptığı hesaplama ile dar gelirli yurttaşların gıda enflasyonunu açıkladı.

DİSK-AR verilerine göre kasım ayında gıda enflasyonu ortalama yüzde 102,6 olarak gerçekleşirken, emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 130,7 oldu.

En yoksul kesimin gıda enflasyonu yüzde 151,4

Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 11,4 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 132,1, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 151,4 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 101,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 75,4 oldu.

DİSK-AR’ın açıklamasında söz konusu veriler için “Böylece en yoksul gelir grubu yüzde 151,4 oranında gıda enflasyonu hissederken, en yüksek gelir grubu ise yüzde 75,4 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor” ifadelerine yer verildi.

AKP döneminde 55 puanlık artış

Resmi enflasyonun gelir gruplarının alım gücünü yansıtmadığı vurgulanırken, iktidarı yüzde 29,7’lik enflasyon ile devralan AKP ile geride kalan 20 yılda 55 puanlık artışa da dikkat çekildi.

DİSK’ten asgari ücret talebi

Enflasyona ilişkin veriler DİSK-AR tarafından paylaşılırken, bugün DİSK Genel Merkezi’nde de 2023 yılına ilişkin asgari ücret talebi duyuruldu. DİSK, asgari ücretin net 13 bin 200 TL olması gerektiğini kaydetti.

TÜİK: Enflasyon yüzde 84,39

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, kasım ayında aylık enflasyonunu yüzde 2,88, yıllık enflasyonunu yüzde 84,39 oldu.

TÜİK Ekim’de yıllık enflasyonu yüzde 85,5 olarak vermişti. 7 Aralık’ta başlayacak asgari ücret görüşmeleri için açıklanan veri önemli.

TÜİK’in verilerine göre Kasım’da 2021’in aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 35,87 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, yıllık artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 107,03 ile ulaştırma oldu.

Aylık bazda en az artış yüzde -1,42 ile giyim ve ayakkabıda oldu. En yüksek artış ise yüzde 5,75 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

TÜİK, 4 Haziran’daki verilerle birlikte açıklamayı bıraktığı madde sepeti listesini bu ayda da yayımlamadı. Ancak Kasım’da endekste kapsanan 144 temel başlıktan 17 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleştiğini, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadığını, 119 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleştiğini belirtti.

ENAG: Enflasyon yüzde 170,70

TÜİK’e alternatif akademisyenlerin bağımsız hesaplama yaptığı Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Kasım’da aylık enflasyonun yüzde 4,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 170,70 olduğunu duyurdu.

ENAG’a göre de en az aylık artış yüzde 0,08 ile sağlık, en fazla yükseliş ise yüzde 15,40 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Giyim ve ayakkabıyı yüzde 14,26 ile ev eşyası izledi.

ENAG’ın paylaştığı verilere göre kalem bazında en fazla artış yüzde 18,05 ile pardösüde (kadın için) yaşandı. Bunu yüzde 16,87 ile bebek arabası, yüzde 15,17 ile ayakkabı (erkek için), yüzde 2,95 ile bulgur ve yüzde 12,33 ile elektrikli küçük ev aletleri (tost makinası) takip etti.

Kalem bazında cam ev eşyası (yüzde -4,25), sucuk (yüzde -1,38), bal (yüzde -1,25) ve suyun (yüzde -1,05) fiyatında düşüş oldu.

Dünyada enflasyon oranları nasıl?

Türkiye dünya genelinde en yüksek enflasyona sahip yedinci ülke. Türkiye’den yüksek enflasyona sahip Zimbabve’nin yıllık enflasyonu yüzde 255, Lübnan’ın yüzde 158, Venezuela’nın yüzde 156, Suriye’nin      yüzde 139, Sudan’ın 103 ve Arjantin’in yüzde 88.

Yedinci sıradaki Türkiye’nin (yüzde 84,39) ardından gelen Sri Lanka’nın yüzde 61, İran’ın yüzde 52,2, Surinam’ınsa yüzde 49,1. G20 ülkeleri arasında ise en yüksek enflasyon Arjantin’in. Türkiye ikinci sırada.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Üretici Enflasyonu Yüzde 136

Üretici enflasyonu kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,74, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 98,20, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 136,02 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 128,94 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Sanayinin 4 sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 146,43, imalatta yüzde 107,64, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 442,97 ve su temininde yüzde 114,41 artış olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, kasım ayında Yİ-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 0,74, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 98,20, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 136,02 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 128,94 artış gösterdi.

Enerji dağıtımında artış yüzde 442,97

Sanayinin 4 sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 146,43, imalatta yüzde 107,64, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 442,97 ve su temininde yüzde 114,41 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 103,78, dayanıklı tüketim malında yüzde 93,87, dayanıksız tüketim malında yüzde 124,66, enerjide yüzde 337,34 ve sermaye malında yüzde 86,41 artış olarak gerçekleşti.

Aylık değişimler

Sanayinin 4 sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,99 artış, imalatta yüzde 2,01 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 5,17 azalış ve su temininde yüzde 3,39 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 1,88 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,62 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 2,68 artış, enerjide yüzde 4,24 azalış ve sermaye malında yüzde 2,83 artış olarak gerçekleşti.

8 alt sektör daha yüksek değişim gösterdi

Yıllık en düşük artış; yüzde 64,45 ile ana metaller, yüzde 65,31 ile diğer ulaşım araçları, yüzde 74,89 ile metal cevherleri alt sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme yüzde 442,97, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 203,36, ham petrol ve doğal gaz yüzde 202,77 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık en yüksek azalış; yüzde 5,17 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme, yüzde 2,02 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 0,70 ile ana metaller alt sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri yüzde 7,04, deri ve ilgili ürünler yüzde 4,92, kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 4,10 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Enflasyon Yüzde 84,39

TÜİK, kasım ayında aylık enflasyonunu yüzde 2,88, yıllık enflasyonunu yüzde 84,39 olduğunu açıkladı. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise, kasım ayında aylık enflasyonun yüzde 4,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 170,70 olduğunu duyurdu.

Haber Merkezi/ Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, kasım ayında aylık enflasyonunu yüzde 2,88, yıllık enflasyonunu yüzde 84,39 oldu.

TÜİK Ekim’de yıllık enflasyonu yüzde 85,5 olarak vermişti. 7 Aralık’ta başlayacak asgari ücret görüşmeleri için açıklanan veri önemli.

TÜİK’in verilerine göre Kasım’da 2021’in aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 35,87 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, yıllık artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 107,03 ile ulaştırma oldu.

Aylık bazda en az artış yüzde -1,42 ile giyim ve ayakkabıda oldu. En yüksek artış ise yüzde 5,75 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

TÜİK, 4 Haziran’daki verilerle birlikte açıklamayı bıraktığı madde sepeti listesini bu ayda da yayımlamadı. Ancak Kasım’da endekste kapsanan 144 temel başlıktan 17 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleştiğini, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadığını, 119 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleştiğini belirtti.

ENAG: Enflasyon yüzde 170,70

TÜİK’e alternatif akademisyenlerin bağımsız hesaplama yaptığı Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Kasım’da aylık enflasyonun yüzde 4,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 170,70 olduğunu duyurdu.

ENAG’a göre de en az aylık artış yüzde 0,08 ile sağlık, en fazla yükseliş ise yüzde 15,40 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Giyim ve ayakkabıyı yüzde 14,26 ile ev eşyası izledi.

ENAG’ın paylaştığı verilere göre kalem bazında en fazla artış yüzde 18,05 ile pardösüde (kadın için) yaşandı. Bunu yüzde 16,87 ile bebek arabası, yüzde 15,17 ile ayakkabı (erkek için), yüzde 2,95 ile bulgur ve yüzde 12,33 ile elektrikli küçük ev aletleri (tost makinası) takip etti.

Kalem bazında cam ev eşyası (yüzde -4,25), sucuk (yüzde -1,38), bal (yüzde -1,25) ve suyun (yüzde -1,05) fiyatında düşüş oldu.

Dünyada enflasyon oranları nasıl?

Türkiye dünya genelinde en yüksek enflasyona sahip yedinci ülke. Türkiye’den yüksek enflasyona sahip Zimbabve’nin yıllık enflasyonu yüzde 255, Lübnan’ın yüzde 158, Venezuela’nın yüzde 156, Suriye’nin      yüzde 139, Sudan’ın 103 ve Arjantin’in yüzde 88.

Yedinci sıradaki Türkiye’nin (yüzde 84,39) ardından gelen Sri Lanka’nın yüzde 61, İran’ın yüzde 52,2, Surinam’ınsa yüzde 49,1. G20 ülkeleri arasında ise en yüksek enflasyon Arjantin’in. Türkiye ikinci sırada.

Paylaşın

ENAG Duyurdu: Enflasyon Yüzde 170,70

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) kasım ayında aylık enflasyonun yüzde 4,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 170,70 olduğunu duyurdu. TÜİK ise, yıllık enflasyonun yüzde 84,39 olduğunu duyurdu.

Haber Merkezi/ Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), kasım ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı.

ENAG verilerine göre, kasım ayında aylık enflasyon yüzde 4,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 170,70 oldu.

ENAG’a göre de en az aylık artış yüzde 0,08 ile sağlık, en fazla yükseliş ise yüzde 15,40 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Giyim ve ayakkabıyı yüzde 14,26 ile ev eşyası izledi.

ENAG’ın paylaştığı verilere göre kalem bazında en fazla artış yüzde 18,05 ile pardösüde (kadın için) yaşandı. Bunu yüzde 16,87 ile bebek arabası, yüzde 15,17 ile ayakkabı (erkek için), yüzde 2,95 ile bulgur ve yüzde 12,33 ile elektrikli küçük ev aletleri (tost makinası) takip etti.

Kalem bazında cam ev eşyası (yüzde -4,25), sucuk (yüzde -1,38), bal (yüzde -1,25) ve suyun (yüzde -1,05) fiyatında düşüş oldu.

TÜİK: Enflasyon yüzde 84,39

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ise kasım ayında aylık enflasyonunu yüzde 2,88, yıllık enflasyonunu yüzde 84,39 olarak açıkladı. TÜİK Ekim’de yıllık enflasyonu yüzde 85,5 olarak vermişti. 7 Aralık’ta başlayacak asgari ücret görüşmeleri için açıklanan veri önemli.

TÜİK’in verilerine göre Kasım’da 2021’in aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 35,87 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, yıllık artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 107,03 ile ulaştırma oldu.

Aylık bazda en az artış yüzde -1,42 ile giyim ve ayakkabıda oldu. En yüksek artış ise yüzde 5,75 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

TÜİK, 4 Haziran’daki verilerle birlikte açıklamayı bıraktığı madde sepeti listesini bu ayda da yayımlamadı. Ancak Kasım’da endekste kapsanan 144 temel başlıktan 17 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleştiğini, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadığını, 119 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleştiğini belirtti.

Dünyada enflasyon oranları nasıl?

Türkiye dünya genelinde en yüksek enflasyona sahip yedinci ülke. Türkiye’den yüksek enflasyona sahip Zimbabve’nin yıllık enflasyonu yüzde 255, Lübnan’ın yüzde 158, Venezuela’nın yüzde 156, Suriye’nin      yüzde 139, Sudan’ın 103 ve Arjantin’in yüzde 88.

Yedinci sıradaki Türkiye’nin (yüzde 84,39) ardından gelen Sri Lanka’nın yüzde 61, İran’ın yüzde 52,2, Surinam’ınsa yüzde 49,1. G20 ülkeleri arasında ise en yüksek enflasyon Arjantin’in. Türkiye ikinci sırada.

Paylaşın

11 Aylık Dış Ticaret Açığı 100 Milyar Dolar

Kasım ayı geçici ticaret verilerine göre Kasım ayında ihracat yüzde 1,9 artışla 21,9 milyar dolar oldu. İthalat ise 30,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Böylelikle Kasım’da dış ticaret açığı yüzde 61 artışla 8,8 milyar dolar oldu.

11 aylık verilere göre ihracat yüzde 14 artışla 231 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde dış ticaret açığı 99,8 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin enerjinin etkisiyle artan ithalat faturası dış ticaret açığının da hız kesmeden artmasına neden oluyor.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş tarafından açıklanan Kasım ayı geçici ticaret verilerine göre Kasım ayında ihracat yüzde 1,9 artışla 21,9 milyar dolar oldu. İthalat ise 30,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Böylelikle Kasım’da dış ticaret açığı yüzde 61 artışla 8,8 milyar dolar oldu.

11 aylık verilere göre ihracat yüzde 14 artışla 231 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde dış ticaret açığı 99,8 milyar dolar oldu.

Bakan Muş’un verilere ilişkin değerlendirmesinde paritenin dış ticaret rakamları üzerindeki olumsuz etkilerinin devam ettiğini ve parite etkisiyle dış ticaret açığının Ocak – Kasım döneminde yaklaşık 3 milyar dolar daha fazla gerçekleştiğini söyledi.

İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71,3 oldu. Enerji verileri hariç tutulduğunda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 89,8 olarak gerçekleşti.

Kasım ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler, 1 milyar 847 milyon dolarla Almanya (yüzde 5,3 artış), 1 milyar 433 milyon dolarla ABD (yüzde 4,6 artış) ve 1 milyar 302 milyon dolarla Irak (yüzde 7,1 artış) oldu. İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 48,3 olarak gerçekleşti.

Bu dönemde en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 8 milyar 455 milyon dolarla Avrupa Birliği, 4 milyar 188 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri ile 3 milyar 608 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri oldu.

Geniş Ekonomik Gruplar (BEC) sınıflamasına göre en çok ihracat yüzde 1,5 düşüş ve 10 milyar 848 milyon dolarla “ham madde (ara malları)” grubunda yapılırken, bunu yüzde 0,7 artış ve 7 milyar 963 milyon dolarla “tüketim malları” ve yüzde 21 artış ve 2 milyar 822 milyon dolarla “yatırım (sermaye) malları” grupları takip etti.

Sektörler özelinde bakıldığında, kasım ayı ihracatında imalat sanayisinin payı yüzde 94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,7, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu.

Geçen ay en fazla ithalat yapılan ülkeler, 4 milyar 652 milyon dolarla Rusya (yüzde 57 artış), 3 milyar 112 milyon dolarla Çin (yüzde 2,4 artışla) ve 2 milyar 251 milyon dolarla İsviçre (yüzde 1137,3 artış) oldu. İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı yüzde 57,1 olarak hesaplandı.

Geçen ay en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 8 milyar 147 milyon dolarla Avrupa Birliği, 8 milyar 85 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri ve 7 milyar 63 milyon dolarla Asya ülkeleri oldu.

Sektörlere göre değerlendirildiğinde, Kasım ayı ithalatında imalat sanayisinin payı yüzde 75,9, madencilik ve taş ocakçılığının payı yüzde 17,6 ve tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı ise yüzde 4 olarak hesaplandı.

Kasım’da BEC sınıflamasına göre en çok ithalat “ham madde (ara malları)” grubunda yapıldı. Bu gruptaki ithalat yüzde 11 artışla 23 milyar 714 milyon doları buldu. Söz konusu grubu 3 milyar 715 milyon dolarla “yatırım (sermaye) malları” ve 3 milyar 191 milyon dolarla “tüketim malları” grubu takip etti.

Paylaşın

İstanbul’un Enflasyonu Belli Oldu: Yüzde 105,55

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan her veri ekonomik krizin derinliğini gözler önüne seriyor. Kasım ayında İstanbul genelinde enflasyon geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 105,55; bir önceki aya göre yüzde 3,1 olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye’nin enflasyonuna dair öncü sinyal veren İstanbul Ticaret Odası (İTO) 2022 Kasım ayına ilişkin perakende ve toptan fiyat endekslerini yayımladı. Buna göre kasımda geçen yılın aynı ayına göre, İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi yüzde 105,55 Toptan Eşya Fiyatları Endeksi yüzde 95,72 arttı.

İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi yüzde 108,7 ile rekor kırmıştı. Böylece İstanbul enflasyonu kasımda zirveden gerilemiş oldu.

Kasımda perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3,10, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 2,34 oranında arttı.

Kasım 2022’de perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Ev Eşyası Harcamaları’nda yüzde 5,31, Gıda Harcamalarında yüzde 4,52, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamaları’nda yüzde 3,84, Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamaları’nda yüzde 1,53, Konut Harcamaları’nda yüzde 0,88, Giyim Harcamaları’nda yüzde 0,82, diğer harcamalarda yüzde 0,71, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalar grubunda yüzde 0,14 artış izlendi.

Kasım 2022’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; Mensucat Grubunda yüzde 4,77, İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde 3,72, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 3,31, Gıda Maddeleri Grubunda yüzde 2,93, Yakacak ve İnşaat Malzemeleri Grubunda yüzde 0,73, Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 0,06 artış, Madenler Grubunda yüzde -1,83, azalış izlendi.

Paylaşın

Asgari Ücret Görüşmeleri: İşveren 8 Bin, Sendikalar 13 Bin Lira

İşçi sendikaları asgari ücret müzakerelerine 10-13 bin TL ile başlamayı planlıyor. İşveren dünyası ise refah payını da kapsayan artışla asgari ücretin 8 bin -8 bin 500 TL arasında belirlenmesini istiyor.

Yüzde 40 oranında zam yapılması halinde asgari ücret 5 bin 500 TL’den 7 bin 700 TL’ye, yüzde 50 oranında artışla ise 8 bin 250 TL’ye çıkacak. Genel öngörü 8 bin TL’nin altında kalmayacağı yönünde.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışma takvimini belirlemek üzere  Perşembe günü Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Özgür Burak Akkol ile bir araya gelecek.

Bilgin Çarşamba günü habercilere yaptığı açıklamada Atalay ve Akkol ile komisyon toplantısıyla başlayacak sürecin şartlarını müzakere edeceklerini vurguladı. Bakan, asgari ücret başta olmak üzere çalışma yaşamını ilgilendiren konularda HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile de görüşeceğini söyledi.

Bakan Bilgin: İşçileri enflasyona ezdirmeyeceğiz

Bakanlık olarak asgari ücretle ilgili anket çalışması yaptırdıklarını anımsatan Bilgin, bu çalışmada küçük, orta ve büyük işletmelerde çalışan işçiler ile işverenlerin yanı sıra diğer vatandaşların asgari ücretle ilgili beklentilerini ortaya çıkarmaya çalışacaklarını kaydetti.

Asgari ücret müzakerelerinde “hayat pahalılığı, genel ekonomik durum, mevcut enflasyon ve enflasyon beklentisi, ve refah payı” ölçütleri belirleyici olacak.

Açlık sınırı 7 bin 785 Tl, yoksulluk sınırı 25 bin 365 TL 

Kasım 2022 açlık ve yoksulluk sınırı rakamları Çarşamba günü TÜRK-İŞ tarafından açıklandı. Buna göre gıda enflasyonu yüzde 137’nin üzerinde artarken Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı -açlık sınırı 7 bin 785 liraya dayandı. Yoksulluk sınırı 25 bin 365 liraya yükseldi. Evli olmayan ve çocuksuz bir kişinin yaşam maliyeti ise 10 bin 171,17 TL’ye vardı.

Asgari Ücret Komisyonu’nun ilk toplantısını gelecek hafta yapması bekleniyor. Sürecin sonunda, 2023 asgari ücret düzeyi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ve işçi ve işveren sendikaları konfederasyonları temsilcilerince belirlenecek.

Bakan Bilgin habercilere yaptığı açıklamada “İşçileri […] enflasyona ezdirmeyeceğiz.” dedi. Geçen sene […] kümülatif olarak yüzde 94 küsur zam verdik ama enflasyonun tahribatı devam ediyor […] Bunu dikkate alan bir düzenleme yapacağız.” dedi.

Patronlar 8 bin TL, işçiler 13 bin TL diyor 

Sendikalar müzakerelere 10-13 bin TL ile başlamayı planlıyor. İşveren dünyasında ise refah payını da kapsayan artışla asgari ücretin 8 bin -8 bin 500 TL olarak belirlenmesi eğilimi var.

Türk-İş evli olmayan ve çocuksuz bir çalışanın hayat pahalılığına10 bin 171,17 TL’lik bir ücretle karşı koyabileceğini savunuyor. Tespit Komisyonu’nda olmayan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ise, yoksulluk sınırının 26 bin 123 lira olduğundan hareketle, asgari ücretin en az 13 bin olmasını istiyor.

Yüzde 40 oranında zam yapılması halinde asgari ücret 5 bin 500 TL’den 7 bin 700 TL’ye, yüzde 50 oranında artışla ise 8 bin 250 TL’ye çıkacak. Genel öngörü 8 bin TL’nin altında kalmayacağı yönünde.

Asgari ücret nasıl artabilir?

Asgari Ücretin hangi süre için belirleneceğini tayin eden bir yasa ya da kural yok. Bakanlığın teklifiyle Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun her hangi bir zamanda bir araya gelip yeni asgari ücreti yıllık ya da aylık dilimler için belirlemesi mümkün. Asgari ücretin artışı ücretlinin kıdem ve ihbar tazminatı tutarlarının da artmasına temel oluşturuyor.

Asgari ücretin belirlenmesinde işverenin işçiye ödediği ek ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmıyor. Ücret belirlenirken genel toplumsal ve ekonomik durum, ücretlilerin geçinme indeksleri, geçim şartlarını da göz önünde bulunduruluyor.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Açlık Sınırı 7 Bin 786, Yoksulluk Sınırı 25 Bin 365 Liraya Yükseldi

Dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması yani açlık sınırı 7 bin 786 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplamı yani yoksulluk sınırı 25 bin 365 TL’ye yükseldi.

Haber Merkezi / Yılbaşında açlık sınırı 4 bin 249 TL, yoksulluk sınırı 13 bin 843 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ 5 bin 587 TL’ydi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Kasım sonuçlarını yayımladı.

Araştırmaya göre;

  • Dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını (açlık sınırı) 7 bin 786 TL’ye,
  • Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 25 bin 365 TL’ye,
  • Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 10 bin 171 TL’ye yükseldi.

Yılbaşında açlık sınırı 4 bin 249 TL, yoksulluk sınırı 13 bin 843 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ 5 bin 587 TL’ydi.

Ayrıca Kasım 2022 itibariyle asgari ücret 5 bin 500 lira. Asgari ücretle çalışan bekar birisinin geçinebilmek için 4 bin 671 TL daha bulması gerekiyor. Eve asgari ücret giren dört kişilik bir hanenin ise açlık sınırını yakalayabilmesi için 2 bin 286 TL daha gerekiyor.

Ankara’da yaşayan 4 kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 4,87 artarken, son 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 137 oldu.

En çok zamlanan ürün siyah zeytin

Araştırmaya göre, Kasım’da süt, peynir ve yoğurt fiyatları arttı. Dana kıyma eti, kuşbaşı ve kuzu eti fiyatları yükseldi. Balık ve tavuk eti fiyatları geriledi.

Kuru fasulye, yeşil mercimek, nohut fiyatı zamlandı. Kırmızı mercimek fiyatı düşerken, yumurtanın fiyatı sabit kaldı. Pirinç ve bulgurun fiyatı arttı. Makarnanın fiyatı düşerken, un ve irmik fiyatları yükseldi. Ekmeğin fiyatı aynı kaldı.

Ayçiçek yağının fiyatı gerilerken, zeytinyağı, tereyağı ve margarin fiyatları arttı. Ihlamur ve bal fiyatı sabit kaldı, reçel fiyatı arttı. Bu ayın en çok zamlanan ürünü yüzde 31 ile siyah zeytin oldu.

Baharatlar, yeşil zeytin ve şeker zamlandı. Bu ay fiyatı en çok düşen ürün yüzde 15 ile pekmez oldu. Salça ve çay fiyatı geriledi.

Semt pazarlarında yeşil soğan, kıvırcık gibi salata yeşilliklerinin fiyatları artarken pırasa, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatları düştü. Patates yüzde 25 zamlandı, brokoli, karnabahar, yeşil lahana, limon fiyatları düştü, domates, salatalık, biberin fiyatı arttı.

Paylaşın