Turizm Geliri Yüzde 53.4 Arttı; Türkiye 2022 Hedefini Tutturdu

2022 yılında turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 53,4 artarak 46 milyar 284 milyon 907 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 34 milyar 477 milyon 12 bin dolarını kişisel harcamalar, 11 milyar 807 milyon 895 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Haber Merkezi / Böylece yukarı yönlü revize edilerek hedeflenen 46 milyar dolarlık gelir tutturulmuş oldu. Gecelik ortalama harcama 2022’de 89 olurken, yabancı ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcamaları 4. çeyrekte yıllık yüzde 7,7 düşüşle 950 dolara geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Turizm İstatistikleri, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık ve Yıllık, 2022 verilerini yayımladı.

Buna göre, turizm geliri ekim, kasım ve aralık aylarından oluşan IV. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %22,2 artarak 11 milyar 374 milyon 206 bin dolar oldu. Turizm gelirinin yüzde 15,3’ü ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlardan elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 8 milyar 274 milyon 401 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 99 milyon 806 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Turizm geliri 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 53,4 artarak 46 milyar 284 milyon 907 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 34 milyar 477 milyon 12 bin dolarını kişisel harcamalar, 11 milyar 807 milyon 895 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2022 yılı IV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32,4 artarak 11 milyon 978 bin 111 kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 13,3’ünü 1 milyon 588 bin 624 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre %75 artarak 51 milyon 369 bin 26 kişi oldu. Bunların yüzde 13,7’sini 7 milyon 27 bin 504 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Bu çeyrekte ülkemizden çıkış yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 86 dolar oldu. Geceleme yapan yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 58 dolar oldu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; geceleme yapanların gecelik ortalama harcaması 89 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 60 dolar oldu.

Bu çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) yüzde 63,5, yerli uluslararası ulaştırma harcaması yüzde 49,5 ve spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 42,4 arttı. Yıllık olarak değerlendirildiğinde ise paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) yüzde 125,2, spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 90,5 ve uluslararası ulaştırma yüzde 68,9 arttı.

İkinci sırada yüzde 23 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise ile yüzde 5,6 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize yüzde 72,3 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde ziyaretçilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 67,1 ile “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” yer alırken yurt dışı ikametli vatandaşlar ülkemize yüzde 64,4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,9 arttı

Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,9 artarak 1 milyar 447 milyon 471 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 211 milyon 150 bin dolarını kişisel, 236 milyon 321 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; turizm gideri, geçen yıla göre yüzde 130,9 artarak 4 milyar 276 milyon 533 bin dolar oldu. Bunun 3 milyar 753 milyon 403 bin dolarını kişisel, 523 milyon 130 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 109,4 artarak 2 milyon 488 bin 855 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 582 dolar olarak gerçekleşti.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yıla göre yüzde 165,4 artarak 7 milyon 266 bin 773 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 589 dolar olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Dış Ticarette Rekor Açık: 109,5 Milyar Dolar

İhracat 2022 yılı ocak aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,9 artarak 254 milyar 172 milyon dolar, ithalat ise yüzde 34,0 artarak 363 milyar 711 milyon dolar oldu. 109 milyar 539 milyon dolar olan dış ticaret açığı rekor kırdı.

Haber Merkezi / Ayrıca, aralık ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42 artarak 6 milyar 832 milyon dolardan, 9 milyar 701 milyon dolara yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 Aralık’a ilişkin Dış Ticaret İstatistiklerini açıkladı. Buna göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat, Aralık 2022’de bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3 artarak 22 milyar 910 milyon dolar, ithalat da yüzde 12,2 yükselerek 32 milyar 612 milyon dolar oldu.

Dış ticaret açığında yüzde 137 artış

Dış ticaret açığı, Aralık 2022’de yıllık bazda yüzde 42 artışla 9 milyar 701 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı Aralık 2021’de yüzde 76,5 iken geçen ay yüzde 70,3 olarak kayıtlara geçti.

İhracat, Ocak-Aralık 2022 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,9 artarak 254 milyar 172 milyon dolara, ithalat da yüzde 34 artışla 363 milyar 711 milyon dolara ulaştı.

Dış ticaret açığı geçen yıl yüzde 137 artarak 109 milyar 539 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021’de yüzde 83 iken geçen yıl yüzde 69,9’a geriledi.

Enerji ve altın hariç dış ticaret

Geçen ay enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat yüzde 2,7 artarak 21 milyar 437 milyon dolara, ithalat da yüzde 0,5 artışla 21 milyar 704 milyon dolara çıktı.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Aralık 2022’de 267 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 1,6 artarak 43 milyar 142 milyon dolara ulaştı. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 98,8 oldu.

İmalat sanayisinin payı zirvede

Açıklanan verilere göre, ekonomik faaliyetler incelendiğinde ihracatta, geçen ay imalat sanayisinin payı yüzde 93,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,9, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu.

Geçen yıl ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayisinin payı yüzde 94,6, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,1, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 olarak hesaplandı.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, Aralık 2022’de ara mallarının payı yüzde 75,8, sermaye mallarının payı yüzde 13,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 10,3 olarak kayıtlara geçti.

2022’in tamamında ise ara mallarının payı yüzde 80,4, sermaye mallarının payı yüzde 11,1 ve tüketim mallarının payı yüzde 8,4 oldu.

İhracatta Almanya, ithalatta Rusya ilk sırada

Geçen yılın aralık ayında ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırayı 1 milyar 807 milyon dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyar 381 milyon dolarla ABD, 1 milyar 313 milyon dolarla Rusya, 1 milyar 149 milyon dolarla Irak, 1 milyar 66 milyon dolarla Bileşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,3’ünü oluşturdu.

2022 genelinde de ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 21 milyar 145 milyon dolar olurken, bu ülkeyi, 16 milyar 882 milyon dolar ile ABD, 13 milyar 751 milyon dolar ile Irak, 13 milyar 11 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 12 milyar 354 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,4’üne karşılık geldi.

Geçen ay ithalatta Rusya ilk sırayı aldı. Rusya’dan yapılan ithalat 4 milyar 546 milyon dolar olurken, bu ülkeyi, 3 milyar 642 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 469 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 462 milyon dolar ile İsviçre, 1 milyar 409 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 44,5’ini oluşturdu.

Ocak-Aralık döneminde de ithalatta ilk sırayı Rusya aldı. Rusya’dan yapılan ithalat 58 milyar 853 milyon dolar olurken, bu ülkeyi 41 milyar 354 milyon dolar ile Çin, 24 milyar 33 milyon dolar ile Almanya, 15 milyar 335 milyon dolar ile İsviçre, 15 milyar 229 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,6’sını karşılık geldi.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, 2022’nin aralık ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 6, ithalat yüzde 4,3 yükseldi. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise geçen ay bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 5,8, ithalat yüzde 15,1 arttı.

Öte yandan yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı 2022 Aralık’ta yüzde 4,3, Ocak-Aralık 2022 döneminde yüzde 3,1 olarak kayıtlara geçti.

Geçen ay imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 75,8 olarak kayıtlara geçti. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,5 oldu. Ocak-aralık döneminde imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 71,8, aynı dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 9,8 olarak belirlendi.

Özel Ticaret Sistemi verileri

Özel Ticaret Sistemi’ne (ÖTS) göre ihracat, Aralık 2022’de bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 azalarak 20 milyar 793 milyon dolar, ithalat yüzde 12,2 artarak 30 milyar 750 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Geçen ay dış ticaret açığı yüzde 58,3 artarak 9 milyar 956 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Aralık ayında yüzde 77,1 iken, 2022 Aralık ayında yüzde 67,6’ya geriledi.

ÖTS’ye göre ihracat, 2022’de, bir önceki yıla göre yüzde 10,1 artarak 235 milyar 236 milyon dolar, ithalat yüzde 31,3 artarak 342 milyar 213 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Geçen yıl dış ticaret açığı yüzde 127,2 artarak 106 milyar 977 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Ocak-Aralık döneminde yüzde 81,9 iken, 2022 yılının aynı döneminde yüzde 68,7’ye geriledi.

Paylaşın

Ekonomistlerin Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 41

Reuters anketine katılan 10 ekonomistin yıl sonu enflasyon tahminlerinin medyanı yüzde 41 olurken, tahminler yüzde 30 ile yüzde 48 arasında değişti. Merkez Bankası ise enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 22,3’e kadar düşeceğini öngörmüştü.

Türkiye İstatistik Kurumu ise ocak ayı enflasyon verilerini 3 Şubat Cuma günü açıklayacak.

Türkiye’de enflasyon, 2021 yılı sonunda yaşanan döviz krizi nedeniyle yükselmiş olsa da, ekim ayında son 24 yılın zirvesi olan yüzde 85,51’e ulaştı. Enflasyonda aralık ayında da baz etkisi nedeniyle keskin bir düşüş yaşanmış ve ocak ayı içinde benzer bir düşüş beklenmeye başlanmıştı.

Ancak ekonomistler, enflasyonun 2023’te Merkez Bankası’nın tahmin ettiği yüzde 22,3’lük oranın neredeyse iki katına çıkacağını ve bu yıl mayıs ayında yeniden seçime gidilmesi nedeniyle hayat pahalılığının artabileceğini bekliyor.

Ocak ayı enflasyon tahmini yüzde 51-54

Gazete DuvaR’da yer alan habere göre; Reuters anketine katılan 13 ekonomistin ocak ayı için yıllık enflasyon tahminlerinin medyanı yüzde 53,5 olurken, tahminler yüzde 51,2 ile yüzde 56,65 arasında değişti.

Aylık bazda medyan tahmini ise yüzde 2,30 ile yüzde 5,95 aralığında olurken, ortalama beklenti %3,8 artış gerçekleşmesi oldu. Aylık bazda beklenen keskin artış ise toplu taşıma, tütün ürünleri, hizmetler ve artan gıda fiyatlarını da içeren bir dizi yeni yıl zammından kaynaklandı.

Yükselen fiyatlara rağmen Merkez Bankası ise 2021 sonundan bu yana politika faizini %19’dan %9’a düşürerek alışılmışın dışında bir adım atmıştı. Banka bu hamlesiyle geçen yılın sonlarında yaptığı en son indirim serisinin ekonomik yavaşlamayı ele almayı amaçladığını söylemişti. Perşembe günü ise Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Türkiye’de keskin fiyat artışlarının devam etmesi için hiçbir temel nedenin kalmadığını söyleyerek, enflasyonun yıl sonuna kadar %22,3’e düşeceği yönündeki tahminini korumuştu.

Ancak Reuters anketine katılan 10 ekonomistin yıl sonu enflasyon tahminlerinin medyanı %41 olurken, tahminler yüzde 30 ile yüzde 48 arasında değişti. Türkiye İstatistik Kurumu ise ocak ayı enflasyon verilerini 3 Şubat Cuma günü açıklayacak.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: 2022 Yılı Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 78,72

Hizmet üretici enflasyonu, 2022 yılı aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,41, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 78,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 78,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 89,94 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Hizmet üretici fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 80,17, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 89,99, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 63,97, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 73,24, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 78,58, idari ve destek hizmetlerde yüzde 80,43 artış kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Aralık 2022 dönemi verilerini yayımladı.

Buna göre, 2022 yılı aralık ayında H-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 1,41, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 78,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 78,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 89,94 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 80,17, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 89,99, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 63,97, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 73,24, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 78,58, idari ve destek hizmetlerde yüzde 80,43 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,08 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 3,27 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 0,59 artış, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 0,85 azalış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 2,84 artış, idari ve destek hizmetlerde yüzde 0,95 artış gerçekleşti.

H-ÜFE sektörlerinden telekomünikasyon hizmetleri yüzde 41,13, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 43,07, hukuk ve muhasebe hizmetleri yüzde 47,55 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 121,59, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 119,97, veterinerlik hizmetleri yüzde 103,97 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 12,59, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 1,86, su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 1,86 ile endekslerin en fazla azaldığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık diğer mesleki, bilimsel ve teknik hizmetleri yüzde 7,10, sinema filmi, video ve televizyon programı yapımcılık hizmetleri yüzde 5,57, yiyecek ve içecek sunum hizmetleri yüzde 4,25 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

IMF, Küresel Ekonomik Büyüme Tahminini 2,9’a Yükseltti

Uluslararası Para Fonu (IMF), 2022 yılında yüzde 3,4 olan küresel ekonomik büyüme hızının bu yıl yüzde 2,9’a gerileyeceğini tahmin ediyor. Ancak bu, Ekim ayında yayımladığı rapordaki yüzde 2,7 tahmininde bir iyileşmeye işaret ediyor.

Dünya çapında ekonomik büyüme hızının 2024’te yüzde 3,1’e çıkması bekleniyor. IMF, Ekim ayında yayımladığı raporda, küresel ekonominin 2024’te yüzde 3,2 büyüyeceğini öngörmüştü.

IMF’nin güncellenmiş raporunda, Türkiye ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 3 olarak korundu.

Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda, küresel ekonomik büyüme tahminini yükseltti ve enflasyonun gerilmeye başladığı tespitinde bulundu.

Raporda, ABD ve Avrupa’da talebin devam etmesi, enerji maliyetlerinin azalması ve Çin’in “Sıfır Covid” politikasından vazgeçmesinin beklenenden daha hızlı bir toparlanmanın yolunu açtığını söylüyor.

Geçen yılın sonlarında, IMF küresel ekonomi için en kötünün henüz gelmediği konusunda uyarıda bulunuyordu. Ancak yine de, savaşın henüz kazanılmadığını söyleyerek merkez bankalarını enflasyona karşı mücadelelerini sürdürme konusunda uyarıyor.

IMF, 2022’de yüzde 3,4 olan küresel ekonomik büyüme hızının bu yıl yüzde 2,9’a gerileyeceğini tahmin ediyor. Ancak bu, Ekim ayında yayımladığı rapordaki yüzde 2,7 tahmininde bir iyileşmeye işaret ediyor.

Dünya çapında ekonomik büyüme hızının 2024’te yüzde 3,1’e çıkması bekleniyor. IMF, Ekim ayında yayımladığı raporda, küresel ekonominin 2024’te yüzde 3,2 büyüyeceğini öngörmüştü.

IMF’nin güncellenmiş raporunda, Türkiye ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 3 olarak korundu.

IMF Baş Ekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, resesyon riskinin azaldığını ve merkez bankalarının enflasyonu kontrol etmede ilerleme kaydettiğini ancak Ukrayna-Rusya savaşı ve Çin’in Covid-19’a karşı mücadelesinin yeni sorunlara yol açma ihtimali nedeniyle fiyatları düşürmek için daha fazla çabanın gerektiğini söylüyor.

Gourinchas, “Beklenmeyeni beklemeye hazırlıklı olmalıyız ancak büyümenin dibe vurması ve ardından enflasyonun düşmesi bir dönüm noktasını temsil edebilir” diyor.

IMF raporunda ülkelerin büyüme tahminlerini de güncelledi.

ABD ekonomisinin 2023 yılına ilişkin büyüme tahmini yüzde 1’den yüzde 1,4’e çıkarıldı. 2022’de ülke yüzde 2 büyümüştü.

IMF, Çin’in bu yıla ilişkin ekonomik büyüme beklentisini keskin bir şekilde yükselterek yüzde 4,4’ten yüzde 5,2’ye çıkardı.

Çin’in “Sıfır Covid” politikasının getirdiği sınırlar ekonomisinin 2022’de yüzde 3 büyümesine yol açmıştı. Böylece 40 yılı aşkın bir süredir büyüme hızı ilk kez küresel ortalamanın altında kalmıştı.

Hindistan ekonomisinin bu yıla dair büyüme beklentisi yüzde 6,1’de sabit tutuldu. 2024’te ise geçen yıl olduğu gibi yüzde 6,8 büyüyeceği tahmin edildi.

Gourinchas, Asya’nın iki ekonomik güç merkezinin 2023’te küresel büyümenin yüzde 50’sinden fazlasını sağlayacağını söyledi.

İngiltere ise 2023’te daralması beklenen tek büyük ekonomi oldu. Daha önce bu yıl yüzde 0,3 büyümesi öngörülen İngiltere ekonomisinin 2023’te yüzde 0,6 küçülmesinin beklendiği kaydedildi.

Paylaşın

Bitcoin 23 Bin 700 Dolar Seviyesine Yakın

Kripto para piyasaları Pazartesi gününe yükselişle başladı. En değerli krpto para olan Bitcoin (BTC) yüzde 2 artışla 23.700 dolara yükselirken, Ethereum ise (ETH) 1.600 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Haber Merkezi / BTC hacmi, son 24 saatte yüzde 46,95 artışla yaklaşık 25,72 milyar dolar oldu. BTC’ mevcut yükselişini sürdürebilirse yakında 24.000, 25.000 ABD doları görebilir.

Diğer kripto paralar da yükseliş trendinde Solana yüzde 6 yükseldi. Polkadot Shiba Inu, Dogecoin ve BNB de kazanç getiren diğer kripto para birimleri.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 1,54 artarak 1,07 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

DeFi’deki toplam hacim şu anda 3,59 milyar dolar, yani toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 7,21’i. Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 44.28 milyar dolar, bu da toplam 24 saatlik kripto piyasası hacminin yüzde 88.98’i.

CoinMarketCap’e göre, dünyanın en büyük kripto para birimi olan Bitcoin’in piyasa değeri, yaklaşık yüzde 42,47 ve gün bazında yüzde 0,18 artışla 457,24 milyar dolar civarında seyrediyor.

Kripto piyasada Fed toplantısı, para politikalarının gidişatını belirleyeceği ve faiz artırımı olacağı için yakından izleniyor.

Fed, şahin duruşuna son verebileceğine dair işaretler verse de,  toplantının sonucu önümüzdeki haftalarda kripto para piyasanın havasını belirleyecek.

  • Bitcoin 23.699 dolar, değer kazancı yüzde 2
  • Ethereum: 1.635 dolar, değer kazancı yüzde 2.38
  • Tether: 1 dolar, değer kaybı yüzde 0.02
  • USD Coin: 1 dolar, değer kaybı yüzde 0.01
  • BNB: 314.95 dolar, değer kazancı yüzde 2.02
  • XRP: 0.4127 dolar, değer kazancı yüzde 0.43
  • Dogecoin: 0.08915 dolar, değer kazancı yüzde 0,40
  • Cardano: 0,3922 dolar, değer kazancı yüzde 1,34
  • Polygon: 1,16 dolar, değer kazancı yüzde 0,83
  • Polkadot: 6,55 dolar, değer kazancı yüzde 0,60
  • Tron: 0,06345 dolar, değer kazancı yüzde 0,09
  • Litecoin: 94,91 dolar, değer kaybı yüzde 0,32
  • Shiba Inu: 0,00001208 dolar, değer kazancı yüzde 1,34
  • Solana: 25,55 dolar, değer kazancı yüzde 5,86

Not: Son 24 saatteki fiyat değişikliği

Paylaşın

Açlık Sınırı Asgari Ücreti Geçti; Yoksulluk Sınırı 28 Bin 85 Liraya Yükseldi

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da açıklanan veriler, ekonomide yaşanan derin krizi boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Ücretli çalışanların alım gücünün enflasyon karşısında eridiğine dair son veriyi TÜRK-İŞ açıklandı.

Haber Merkezi / TÜRK-İŞ’in açıkladığı verilere göre, açlık sınırı 8 bin 864 lira olurken yoksulluk sınırı da 28 bin 85 liraya yükseldi. Türk-İş’in geçtiğimiz aralık ayı için açıkladığı açlık sınırı, 8 bin 130 liraydı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Ocak 2022 Açlık ve Yoksulluk Sınırını açıkladı. Buna göre, açlık sınırı 8 bin 864 lira olurken yoksulluk sınırı da 28 bin 85 liraya yükseldi.

Ayrıca Türk-İş, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin ise 11 bin 557 lira olduğunu belirtti. Türk-İş’in araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 9,02 oranında gerçekleşti.

Türk-İş’ten yapılan açıklamada, “Cumhuriyetin 100. yılının ilk ayında yıllık gıda enflasyonu yüzde 108’e, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı olan ‘açlık sınırı’ ile ‘asgari ücret’ arasındaki açık şimdiden 360 TL’ye gelmiş oldu” denildi.

Açıklamada, “Net asgari ücret işveren ve hükümet oy çokluğuyla aylık net 8 bin 506 TL olurken yıllık temelde yüzde 100’lük bir artış yapılmış oldu. Ancak açlık sınırı bu süreçte yüzde 108’lik bir artış gösterdi ve aslında bu zam 2022 yılı içinde aylarca sürmüş olan alım gücü kayıplarını ortadan kaldırmış olmadı. İçerisinde olduğumuz yeni yıl yeni alım gücü kayıpları ile başlamış oldu” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ocak Ayında Ekonomiye Güven Yüzde 1,3 Arttı

Tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bileşik bir endeks olan ekonomik güven endeksi ocak ayında, aralık ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 99,3 değerini aldı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekonomik güven endeksi Ocak 2022 verilerini açıkladı. Buna göre ocak ayında, aralık ayına göre ekonomik güven endeksi yüzde 1,3 oranında artarak 99,3 değerini aldı.

Genel artış eğiliminin aksine perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1 ve hizmet sektörü güven endeksi de yüzde 1,7 oranında düşüş gösterdi.

Bir önceki aya göre 2023 Ocak ayında tüketici güven endeksi yüzde 4,6 oranında artarak 79,1 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,8 oranında artarak 103,4 değerini, inşaat sektörü güven endeksi de yüzde 0,6 oranında artarak 93,2 değerini aldı.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Çelik Üreticileri, İthalatı Artıran Politikalardan Şikayetçi

1980 yılından itibaren yürürlüğe giren ithal ikamesi sistemi sayesinde Türkiye, özellikle İran, Irak ve Kuzey Afrika ülkeleri gibi komşu ülkelere gerçekleştirdiği çelik ihracatını artırdı. Sonraki 20 yılda da Türkiye’nin üretim ve ihracatında büyük bir artış yaşandı. 

2001 yılında dünyanın en büyük 10’uncu çelik üreticisi olan Türkiye, 2019 yılına gelindiğinde dünyanın 8’inci, Avrupa’nın 2’inci büyük üreticisi konumuna yükseldi. 2001 ile 2011 yılları arasında, Çin ve Hindistan’ın ardından dünyanın en hızlı büyüyen üçüncü çelik üreticisi olan Türkiye’nin çelik üretimi 2001 yılındaki 15 milyon ton seviyesinden 2021 yılında 40,4 milyon tona kadar çıktı.

Türkiye, 2021 yılında Almanya’yı geride bırakarak Avrupa’nın en büyük ve dünyanın yedinci büyük üreticisi konumuna ulaşmıştı. Ancak bu konumunu 2022’de kaybederek Avrupa’da ikinciliğe, dünyada sekizinciliğe gerileyen Türkiye’de çelik endüstrisindeki büyüme, bugüne kadar büyük oranda güçlü yerel tüketim sayesinde gerçekleşti.

Türkiye 2020 ve 2021’de Almanya’yı geride bırakarak Avrupa’da ilk sıraya yerleştiği çelik üretiminde, hükümetin ekonomi politikaları nedeniyle liderliği kaybetti. Çelik üreticileri, hükümetin stratejik öneme sahip sektörü yeteri kadar desteklemediğinden şikayetçi. Son dönemde ise Rusya, Çin, İran ve Hindistan gibi ülkelerin iç piyasada ağırlığının artması, Türkiye’nin çelik üretiminde daha da gerilere düşebileceği endişesi yaratıyor.

Rusya-Ukrayna savaşı, küresel resesyon, yükselen enflasyon gibi etkenler, Türkiye’nin önemli pazarlarından olan Avrupa ve Amerika’nın çelik talebinde yavaşlamaya neden oldu. Bu durum üretim ve kapasite kullanım oranlarında da düşüşü beraberinde getirdi.

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği verilerine göre, 2022 yılında Türkiye’nin çelik üretimi yüzde 12,9 gerileyerek 35,1 milyon tona indi. Talepteki yavaşlama ihracat rakamlarına da yansıdı. TÜİK’in son açıkladığı Ocak-Kasım 2022 verilerine göre, çelik sektörü miktarda yüzde 17,7 düşüşle 19,6 milyon ton, değerde ise yüzde 5,3 düşüşle 21,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.

“Dampingli ithalat engellenmeli”

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, bu dönemde Rus çelik ürünlerine yönelik uygulanan ambargolar nedeni ile Rusya’dan Türkiye’ye ürün girişlerinde ciddi artışlar yaşandığına vurgulayarak, Rusya’nın uyguladığı agresif fiyat politikasından Türkiyeli üreticilerin olumsuz etkilendiğini kaydediyor.

Bu durumun rekabet ve maliyet farklılıkları ortaya çıkardığını ve iç piyasada yeni dinamikler oluşturmaya başladığını belirten Aslan; Rusya, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin iç piyasada ağırlıklarını artırmaya başladığına dikkat çekiyor.

Aslan, şöyle konuşuyor:

“Rusya, Çin, Hindistan, İran gibi ülkeler dampingli fiyatlarla ülkemize satış yapmaya devam ediyor. İthalat elbette ki olacak; yeter ki dengeli ve adil yapılsın. Yerli üreticimizin rekabet edebilme şansı elinden alınmasın. Bu noktada Türk çelik sektörünün temsilcileri olarak dampingli ithalatın engellenmesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyoruz.”

“Hükümetten teşvik bekliyoruz”

2023 yılında da korumacılık önlemlerinin sektörün üzerinde baskı unsuru olmaya devam etmesi bekleniyor. ABD ile AB’nin uyguladığı vergi ve kotaların devam ettiğine işaret eden Adnan Aslan, “Bizim de Türkiye olarak ciddi bir strateji belirleyip gerekli düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmemiz gerektiğine inanıyoruz” diyor.

Demir-çelik sektörünün enerji maliyetleri en yüksek sektörlerden biri olduğuna işaret eden Aslan; İngiltere, Avrupa Birliği gibi birçok ülkede üreticilerin çelik üretiminde kullandıkları enerji için devletten destek aldıklarına işaret ediyor.

Hükümete seslenerek “Biz de teşvik paketleriyle destek bekliyoruz” diyen Aslan, tüm bunların yanı sıra hammaddede dışarıya bağımlı olunmasının sektöre getirdiği olumsuzluklara dikkat çekiyor. Aslan, “Bunun için de farklı yatırımlar gerçekleştirilmesi adına devletimizin desteğiyle sağlayacağımız açılımların takipçisi olunması gerektiğine inanıyoruz” diye konuşuyor.

“Zamlarla rekabet gücümüzü kaybettik”

Sektörde azalan üretim, kapasite kullanım oranlarına da olumsuz yansıyor. Üreticiler artan maliyetler ve hedef pazarlardaki talep daralması nedeniyle üretim kapasitelerini düşürmeye başladılar. Bu durum bazı şirketlerde işçi çıkarmaya kadar giden önlemler alınmasına neden oluyor.

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, 2021’de yüzde 74,5 olan sektörün kapasite kullanım oranının 2022 sonu itibariyle yüzde 62,7’ye gerilediğine dikkat çekiyor. Ağustos 2022’de doğalgaz ve elektrik fiyatlarına bir gecede yapılan yüzde 50’lik zammın sektörde büyük bir şaşkınlık yarattığını anlatan Veysel Yayan, “Bu zam, ileriye dönük siparişlerimizi son derece olumsuz etkiledi. Bize gelen zamları biz satışlarımıza yansıtamadık. Bu nedenle dünya pazarlarında rekabet gücümüzü kaybettik” diyor.

“Sektöre destek için kaynak ayrılmadı”

Bu noktada Türkiye’nin 2022’de üretimde liderliği kaptırdığı Almanya’yı örnek gösteren Yayan, şunları söylüyor:

“Bizden farklı olarak, Almanya’da hükümet Alman çelik şirketlerinin elektrik enerjisi konusunda karşılaştıkları sıkıntıları gidermek için 92 milyar euro tutarında bir kaynak ayırdı. Bizde ise sektörümüze kaynak tahsisi yapmak yerine, doğal gaz ve elektrikte AVM’lere uygulanan indirimler bile uygulanmadı. Avrupa’da hane halklarına ucuz enerji vermenin faturasını devlet yüklenirken, Türkiye’de bunu biz yüklendik.”

Ortaya çıkan bu durumun üstüne son dönemde bir de ithalatta yaşanan artışın gündeme geldiğine işaret eden Yayan, özellikle Çin ve Hindistan’dan ithalatın yaklaşık üç kat arttığını kaydediyor. Yayan, “Elini kolunu sallayarak Avrupa’ya ABD’ye gidemeyen ülkeler, bizim pazarımıza çok rahat girebiliyorlar” diyor.

“Özel enerji tarifesi olmalı”

Çelik sektörü ile birlikte demir ve demir dışı metaller sektörü de üretim ve ihracatta geri düşmemek için hükümetten ‘acil’ adımlar talep ediyor.

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, ihracatçılar olarak rekabetçi bir kura ihtiyaç duyduklarını ve enerji konusunda sektörlere özel enerji tarifeleri talep ettiklerini söylüyor.

Ayrıca finansmana erişimde sorun yaşayan üreticiler, potansiyeli yüksek olan ABD, Latin Amerika bölgesi ve Cezayir gibi ülkelerle hızlı bir şekilde Serbest Ticaret Anlaşmaları imzalanmasını talep ediyor.

Tecdelioğlu, bu adımların atılması halinde 2022’yi 14,4 milyar dolarlık ihracatla kapatan sektörün 20 milyar dolar seviyelerine çıkabileceğini kaydediyor.

Paylaşın

BM’den Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 42,4

Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler 2023 raporunu açıklayan Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye için yıl sonu enflasyonu tahminini de yüzde 42,4 olarak açıkladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 22,3 ile sabit tutmuştu.

İleri Haber’in aktardığı rapora göre, dünya ekonomisi 2022’de Kovid 19 salgınının devam eden etkileri ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın tetiklediği enerji ve gıda krizi gibi bir dizi şokla karşı karşıya kaldı.

Yükselen faiz oranları ve azalan satın alma gücü, tüketici güvenini ve yatırımcı duyarlılığını zayıflatarak dünya ekonomisi için yakın vadeli büyüme beklentilerini daha da belirsiz hale getirdi.

Tüketim mallarına olan talebin azalması, Ukrayna’da uzayan savaş ve devam eden tedarik zinciri sorunları nedeniyle küresel ticaret yumuşadı.

Son yılların en düşük tahmini

Rapora göre, bu kapsamda, BM’nin 2022’de yüzde 3 olan küresel ekonomik büyüme tahmini, 2023 için yüzde 1,9 olarak belirlendi. Bu oran, son yılların en düşük büyüme tahmini olarak kayıtlara geçti.

Raporda, bazı makroekonomik olumsuzluklar azalmaya başlarsa, küresel ekonomik büyümenin 2024’te yüzde 2,7’ye yükseleceği öngörüldü.

Rapora göre, mevcut küresel ekonomik yavaşlama, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeleri etkiliyor ve birçoğu 2023’te resesyon riskiyle karşı karşıya. ABD, Avrupa Birliği (AB) ve diğer gelişmiş ekonomilerde büyüme ivmesi zayıflayarak dünya ekonomisinin geri kalanını olumsuz etkiliyor.

BM raporunda Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 5,4 genişledikten sonra, bu yıl yüzde 3,7 ve 2024‘teyse yüzde 3,5 büyüyeceği tahmininde bulunuldu. Ayrıca Türkiye’de enflasyon oranının bu yıl sonunda ortalama yüzde 42,4’e ineceği ve gelecek yıldaysa düşüşünü hızlandırarak yüzde 13,5’e gerileyeceği tahmin edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre enflasyon aralıkta yıllık yüzde 64,27 artmıştı. Enflasyonun baz etkisiyle düşmesi bekleniyordu. Uzmanlar, seçimlere yaklaştıkça enflasyonda baz etkisiyle oluşacak düşüşün, iktidar tarafından sanki fiyatlar gerilemiş gibi lanse edileceğini düşünüyor.

Merkez Bankası enflasyon tahminini sabit tuttu

Öte yandan 2023 yılının ilk enflasyon raporuyla yıl sonu enflasyon tahminlerini açıklayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 22,3 ile sabit tuttu. Merkez Bankası, 2024 yılı yıl sonu enflasyon tahminin de yüzde 8,8 olarak açıkladı.

Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Merkez Bankası Şahap Kavcıoğlu, “Küresel talebe ilişkin beklentilerle birlikte gerileyen emtia fiyatlarına karşın jeopolitik risklere bağlı olarak petrol fiyatlarını, 2023 yıl sonu için sınırlı bir miktar yukarı yönlü güncelledik. Bununla birlikte, ortalama petrol fiyatı varsayımlarımızda 2023 yılında bir önceki yıla göre düşüş öngörmeye devam ediyoruz” dedi.

Konuşmasının devamında, “İthalat fiyatlarında küresel talep görünümü ile uyumlu olarak 2023 yılı için aşağı yönlü beklentimiz devam etmektedir. 2024 yılında ise küresel iktisadi faaliyetle uyumlu olarak sınırlı bir oranda artış bekliyoruz.” ifadelerini kullanan Kavcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gıda fiyatlarının, 2023 yılında, önceki tahminimizle uyumlu olarak yüzde 22, 2024 yılında ise yüzde 11,5 oranında artacağını varsaydık. Ayrıca, tahminler üretilirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle, enflasyonu düşürmeye odaklı ve liralaşma adımları kapsamında koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünümü esas aldık.”

Kavcıoğlu önümüzdeki dönemde Liralaşma stratejisine öncelik vermeye devam edeceklerini söyledi:

“Önümüzdeki dönemde, büyümenin sürdürülebilir bileşenleri olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla hedefli kredi uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda, kredi gelişmelerinin finansal istikrarı gözeten bir yapıda, dengeli ve istikrarlı olmasını sağlarken, kredilerin büyüme hızı ve kompozisyonunun fiyat istikrarını destekleyici yönde ve öngörülen enflasyon patikasıyla uyumlu olmasını temin edeceğiz. Likidite ve teminat politikalarımızı da bu hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla kullanacağız.

Liralaşma Stratejimiz çerçevesinde uygulayacağımız politikaları, bankacılık sisteminde Türk lirasının ağırlığının kalıcı olarak artırılması amacıyla güçlendirmeye devam edeceğiz. Liralaşma odaklı olarak fonlamanın kompozisyonunu para takasının ağırlığının azalacağı bir çerçevede geliştireceğiz.”

Paylaşın