Putin’e ‘Nükleer’ Uyarısında Bulunan Biden: Sakın, Sakın, Sakın!

Vladimir Putin’i savaşta kimyasal ya da taktiksel nükleer silah kullanma ihtimaline dair uyaran Joe Biden,  “Sakın, sakın, sakın böyle bir şey yapmasın. Durumu, II. Dünya Savaşı’ndan beri görülmemiş şekilde değiştirir” ifadelerini kullandı.

Joe Biden, Vladimir Putin’in böyle bir hamle yapması durumunda nasıl karşılık vereceği hakkında ise net konuşmadı.

Putin, 24 Şubat’ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın ardından NATO’nun saldırgan söylemlerini gerekçe göstererek ülkedeki nükleer alarm seviyesini yükseltmişti.

ABD Başkanı Joe Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i nükleer ya da kimyasal silah kullanmaması konusunda uyardı.

ABD merkezli televizyon kanalı CBS News’taki “60 Minutes” programına katılan Biden, Putin’in savaşta kimyasal ya da taktiksel nükleer silah kullanma ihtimaline dair “Sakın, sakın, sakın böyle bir şey yapmasın. Durumu, II. Dünya Savaşı’ndan beri görülmemiş şekilde değiştirir” dedi.

Fakat Biden, Putin’in böyle bir hamle yapması durumunda nasıl karşılık vereceği hakkında net konuşmadı.

Cuma günü Beyaz Saray’da gerçekleştirilen söyleşide ABD Başkanı, programın sunucusu Scott Pelley’e şunları söyledi:

“Tam olarak nasıl hareket edileceğini bilsem, sana söyleyeceğimi mi düşünüyorsun? Tabii ki de söylemeyeceğim. Fakat böyle bir şeyin ciddi sonuçları olur. Dünyada bugüne dek görmedikleri kadar dışlanırlar. Yaptıklarının ölçüsü, karşılaşacakları yanıtın niteliğini belirleyecek.”

Putin, 24 Şubat’ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın ardından NATO’nun saldırgan söylemlerini gerekçe göstererek ülkedeki nükleer alarm seviyesini yükseltmişti.

Başta ABD ve Birleşik Krallık olmak üzere Batılı ülkelerse bunu tehlikeli bir hamle olarak eleştirmişti.

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’nun verilerine göre Rusya’nın elinde 5 bin 977, ABD’deyse 5 bin 428 adet nükleer savaş başlığı var.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ukrayna’ya ABD ordusunun envanterinden 600 milyon dolarlık askeri yardım yapacaklarını ve bu paketin ek silah, mühimmat ve teçhizat içerdiğini cuma günü açıklamıştı.

Blinken, bu paketle birlikte Ukrayna’ya savaşın başından beri toplamda 15,8 milyar dolarlık yardım göndermiş olacaklarını belirtmişti.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Pakistan’da ‘Muson Yağmurları’nın Bilançosu: 1545 Can Kaybı

14 Haziran’dan bu yana Pakistan’da etkili olan muson yağmurlarından kaynaklı sellerde can kaybı 1545’e yükseldi. Can kayıplarının 552’si çocuk, 315’i ise kadın. Öte yandan Pakistanlı yetkililer son 48 saatte su seviyesinin düşmeye başladığını açıkladı. Bazı yollarda trafiğin yeniden açıldığı ancak henüz çok sayıda yerleşim birimine ulaşımda güçlük yaşandığı kaydedildi.

Haber Merkezi / Afetlerde 1 milyon 743 bin 345 ev hasara uğradı, bunlardan 568 bin 817’si tamamen yıkıldı. Ülke genelinde sellerden etkilenenlerin sayısı 33 milyon 46 bin 329. Kurulan çadır kamplarına ise 663 bin 869 kişi sığındı.

Ülke genelinde 6 bin 674 kilometre yol zarar görürken 269 köprü yıkıldı.

3,5 milyondan fazla çocuğun eğitimi sekteye uğradı. Sindh, Belucistan, Pencap ve Hayber Pahtunhva eyaletlerinde yaklaşık 22 bin okul kullanılamaz hale geldi.

Milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp

Hükümet, Pakistan’daki 160 bölgenin 72’sini afet bölgesi ilân ederken ülkenin üçte birinin selden etkilendiği belirtiliyor.

Pakistan Gelir ve Maliye Bakanı Miftah İsmail, sellerin ekonomik maliyetini 10-12,5 milyar dolar olarak açıkladı fakat bağımsız gözlemciler, bunun 15-20 milyar dolar arasında olduğunu ve daha da artacağını tahmin ediyor.

En çok Sindh eyaleti etkilendi

Sindh eyaleti genelinde sellerden 2 bin 687 kilometre yol hasar görürken 1 milyon 527 bin 596 ev kısmen veya tamamen yıkıldı. Eyalet genelinde 1,2 milyon hektarlık tarım arazisi zarar gördü.

Eyalete bağlı Sehvan, Khairpur Natan Şah, Larkana ve Sukkur gibi şehirler sular altında kalırken bu kentlerin kuzeyindeki bölgelerle kara yolu ulaşımı kesildi.

Yetkililer, şehirlerdeki suyun çekilmesinin üç-altı ay süreceğini belirtiyor.

Salgın hastalıklar artıyor

İklim felaketleri, Pakistan genelinde yaklaşık 1500 sağlık tesisini etkiledi. Bu durum selden etkilenen bölgelerde sağlık kurumu, sağlık çalışanı ve ilaç tedarikini önemli ölçüde etkiledi.

Ülkenin dört eyaletine bağlı 45 bölgede on binlerce kişi ishal, sıtma, dang humması, tifo, yılan ve köpek ısırıkları, deri, göz ve akut üst solunum yolu enfeksiyonları gibi hastalıklardan mustarip.

Kara ve demiryolu ulaşımı kesildi

Hayber Pahtunhva eyaletinde sel nedeniyle altyapı da ciddi şekilde zarar gördü. Eyaletin kuzeyinde yer alan Kalam şehri ile karayolu bağlantısı tamamen kesildi.

Belucistan eyaletinde de demiryolu ulaşımı uzun süredir askıda. Eyaletin Afganistan ve İran ile demiryolu ticareti, sel nedeniyle yapılamıyor.

Pakistan’da sel sebebiyle oluşan yıkımın restorasyonunun yıllar alacağı belirtiliyor.

Muson yağmurları hakkında

Muson sözcüğü, Arapça “mevsim” sözcüğünden geliyor; yağışların mevsimlik olduğunu vurgulamak açısından bu adlandırma kullanılıyor.

Musonlar denildiğinde akla ilk olarak “Asya musonu” gelse de bunun dışında ABD’nin güneybatı kıyılarını ve Meksika’yı etkileyen Meksika musonu veya Arizona musonu da denilen Kuzeybatı Pasifik Musonu da bilinen mevsimsel yağışlar arasında.

Güney, güneydoğu ve doğu Asya’da etkili olan muson yağışları, temel olarak yaz mevsiminde Umman Denizi, Bengal Körfezi ve Hint Okyanusu’nda denizdeki havanın daha serin olması nedeniyle ısınan Asya kara kütlesinin alçak basınç alanı oluşturmasıyla, nemli hava kütlesinin denizden karaya doğru taşınması sonucu meydana geliyor.

Yaz mevsiminde Hint Okyanusu üzerinde ortalama sıcaklık 25 santigrat dereceyken, karalarda 45 dereceye kadar çıkabiliyor. Denizden karaya doğru esen rüzgarlarla taşınan dev bulut kütleleri Himalaya Dağları’na kadar olan bölgede mevsimsel yağışlara yol açıyor.

Yağışlar, Hint alt kıtası, Hindi Çini ve güneydoğu Asya ülkeleri ile Çin, Kore Yarımadası, Japonya’ya kadar olan bölgede etkili oluyor. Ancak yağışların en fazla etkilediği bölge, cephe kütlesinin kuzeydeki Himalaya Dağları ile karşılaşarak sıkıştığı Hindistan, Nepal, Butan, Bangladeş, Myanmar’ı içine alan bölge. Bu bölgede yağışlar zaman zaman on binlerce insanın evlerini terk etmesine neden olan sellere yol açıyor.

İklim krizi

Öte yandan, iklim krizi de söz konusu yağışların şiddetini ve yarattığı etkileri arttırabiliyor. Örneğin, çevre örgütü Germanwatch’ın Küresel İklim Riski verilerine göre, Güney Asya ülkesi Pakistan, halihazırda iklim krizinin sebep olduğu aşırı hava olaylarına karşı en kırılgan sekizinci ülke olma özelliği taşıyor.

İklim Değişikliği Bakanı Sherry Rehman da 6 Temmuz’da, yaşanan seller ile ilgili açıklamasında, “Bir gün yanıyorsunuz, ertesi sabah su baskınları bekliyorsunuz… Yani, Pakistan’daki durumun ne kadar ciddi olduğunu görebilirsiniz” demişti.

Paylaşın

10 Ülkede ‘Akut Açlık’ Çekenlerin Oranı Yüzde 123 Arttı

Somali, Haiti, Cibuti, Kenya, Nijer, Afganistan, Guatemala, Madagaskar, Burkina Faso ve Zimbabve’de yaklaşık 48 milyon kişinin akut açlık yaşadığı raporlara yansıdı. Bu ülkelerde akut açlık çekenlerin oranı 2016 yılında 21 milyondu.

Raporda, iklim değişikliğiyle artan felaketlerin “küresel eşitsizliğin vurucu bir göstergesi” olduğu ifade edildi. Öte yandan akut açlık yaşayan söz konusu 10 ülkenin, küresel karbon salımına etkisiyse yalnızca yüzde 0,13 oranında.

Raporda, BM’nin 49 milyar dolar insani yardım çağrısı yapıldığı hatırlatılarak, fosil yakıt şirketlerinin kârlarıyla bu miktarı 18 günde karşılayabileceğine dikkat çekildi.

Birleşik Krallık merkezli yardım kuruluşu Oxfam’ın raporunda, aşırı hava olaylarından etkilenen 10 ülkede son 6 yılda akut açlığın yüzde 123 arttığı belirtildi.

Raporda, Somali, Haiti, Cibuti, Kenya, Nijer, Afganistan, Guatemala, Madagaskar, Burkina Faso ve Zimbabve’de yaklaşık 48 milyon kişinin akut açlık yaşadığı ifade edildi. Söz konusu sayı 2016’da 21 milyondu.

Araştırmada, 48 milyon kişiden 18 milyonununsa açlıktan ölme sınırında olduğu belirtildi.

Çalışmada küresel açlığı yaratan unsurlar arasında, dünyadaki savaşlara ve ekonomik sorunlara ek olarak, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olaylarının da yer aldığı ifade edildi.

Oxfam Amerika’dan Lia Lindsey, Fransız haber ajansı AFP’ye açıklamasında, “Aşırı hava olaylarının etkileri halihazırda hissedilmeye başlandı” diyerek, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki (BMGK) ülkelere harekete geçme çağrısı yaptı.

Çalışmada, Somali’nin tarihinin en kötü kuraklıklarından biriyle mücadele ettiği ve ülkede en az 1 milyon kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtildi.

Pakistan’da da 9 Eylül’de yaşanan yoğun muson yağışları nedeniyle oluşan selde ülkenin üçte biri sular altında kalırken, 1500 kişi hayatını kaybetti.

Raporda, iklim değişikliğiyle artan felaketlerin “küresel eşitsizliğin vurucu bir göstergesi” olduğu ifade edildi.

Ayrıca G20’de yer alan sanayileşmiş ülkelerin, dünyadaki karbon salımının 4’te üçünden daha fazlasını gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Öte yandan akut açlık yaşayan söz konusu 10 ülkenin, küresel karbon salımına etkisiyse yalnızca yüzde 0,13 oranında.

Oxfam Uluslararası’nın direktörü Gabriela Bucher, “Zengin ve çevre kirliliği yaratan ülkelerin liderleri, vadettikleri karbon salımı kesintilerini yerine getirmeli” dedi.

Bucher, bu ülkelerin düşük gelirli ülkelerdeki ekonomik kayıpları karşılaması gerektiğini de söyleyerek, “Bu hayır değil etik sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

Raporda, BM’nin 49 milyar dolar insani yardım çağrısı yaptığı hatırlatılarak, fosil yakıt şirketlerinin kârlarıyla bu miktarı 18 günde karşılayabileceğine dikkat çekildi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

İran’da Başörtüsü Nedeniyle Gözaltına Alınan Kadın Hayatını Kaybetti: Dövüldü İddiası

İran’da Mahsa Amini adlı 22 yaşındaki kadın, tesettüre uygun giyinerek başörtüsü (hicab) takıp takmadığını denetleyen “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetti.

IranWire haber sitesi Amini’nin gözaltı sırasında yanında olan erkek kardeşi Kiarash’ın açıklamalarını yayımladı.

Kiarash’ın anlattığına göre, kız kardeşiyle birlikte otoyol kenarındayken ahlak polisi aracı yanlarında durdu ve Amini’yi gözaltına aldı. Ona, kız kardeşinin bir saatlik “eğitimden” sonra salıverileceği söylendi.

Amini’nin ailesi, kızlarının sağlıklı bir kadın olduğunu ve aniden kalp sorunu yaşamasına sebep olacak hiçbir hastalığının bulunmadığını söyledi.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Genç kadının ölümü sosyal medyada ve sokaklarda protesto patlamasına  yol açtı. Tahranlılar, saatlere araçlarının kornalarını çalarak gece boyunca Mahsa’nın acımasızca öldürülmesini protesto ettiler.

İran’da birkaç aydır başörtüsü protestoları devam ediyor, eylemciler başörtüsü takmayı reddediyordu.

Uluslararası Af Örgütü, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümünün aydınlatılması için uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Paylaşın

İtalya’da Altı Aylık Yağmur Bir Günde Yağdı: En Az 10 ölü

İtalya’nın Marche bölgesinde aşırı yağışların yol açtığı sellerde en az 10 kişi hayatını kaybetti. Ulusal meteoroloji ajansı Italia Meteo’nun direktörü Carlo Cacciamani, Marche’deki sellerde iklim değişikliğinin büyük rol oynadığını ve bu gibi olayları öngörmenin güç olduğunu belirtti.

Aşırı yağışlar Ancona şehri ve çevresinde büyük yıkıma yol açtı. Gece boyunca onlarca kişi mahsur kaldıkları bina çatıları ve ağaç tepelerinden kurtarılırken sabah saatlerinde 10 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı haberi geldi.

Hipotermi ve yaralanmalar nedeniyle yaklaşık 50 kişi hastanelere kaldırıldı. Yerel yetkililer 2’si çocuk 4 kişinin de halen kayıp olduğunu bildiriyor.

Sel nedeniyle Otra, Trecastelli ve Senigallia gibi yerleşim yerlerinde de cadde ve sokaklar yer yer su ve çamurla kaplandı. Bazı noktalarda zor durumda kalan yaşlılar, itfaiye ekiplerince şişme botlarla kurtarıldı.

Marche’deki sel sonrasında bu bölgeye, Lombardiya, Abruzzo ve Emilia-Romagna gibi komşu yakın bölgelerden arama-kurtarma çalışmaları için takviye itfaiye ekipleri sevk edildi.

Bölgeye giden Sivil Savunma Başkanı Fabrizio Curcio, “Gerçekten olağanüstü miktarlarda su ile bölgede dehşet anları yaşanmış.” diye konuştu.

Marche Bölgesel Yönetim Başkanı Francesco Acquaroli de bölgelerinde meydana gelen sel felaketi sonrasında Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve Başbakan Mario Draghi’den destek ve dayanışma telefonu aldığını açıkladı.

Selin vurduğu Castelleone di Suasa kasabasının Belediye Başkanı Carlo Manfredi, bölgedeki durumu ‘’kıyamet gibi’’ sözleriyle özetledi.

Marche bölgesi Sivil Savunma Müdürü Stefano Stefoni, dünkü yağışların sıra dışı biçimde yoğun olduğunu belirterek ‘2-3 saat içerisinde, normalde bölgeye bir yılda düşen yağışın yarısına denk gelen 420 mm yağış gerçekleştiğini kaydetti.

Sassoferrato Belediye Başkanı Maurizio Greci ise sel felaketi öncesinde yalnızca düşük seviyede bir yağmur ve rüzgar uyarısı geldiğini, böylesine sıra dışı bir olayı beklemediklerini söyledi.

‘Kötü hava değil iklim krizi’

Ulusal meteoroloji ajansı Italia Meteo’nun direktörü Carlo Cacciamani, Marche’deki sellerde iklim değişikliğinin büyük rol oynadığını ve bu gibi olayları öngörmenin güç olduğunu belirtti.

RaiNews24 kanalına konuşan Cacciamani, iklim değişikliği nedeniyle bu gibi sıradışı meteorolojik olayların sıklığı ve yıkıcılığının arttığını söyledi, bunu antroposen çağın bir özelliği olarak tanımladı.

Çevre eylemcileri ise iklim krizini görmezden gelen siyasetçileri suçladı. Fridays for Future Italia hareketi sel görüntülerini sosyal medyada paylaşarak ‘’Bunun adı kötü hava değil İKLİM KRİZİ’’ dedi.

İtalya’da 25 Eylül’deki seçimler öncesinde çevre ve iklim meselelerinin yeterince gündeme gelmemesinden ve enerji krizine çözüm formüllerinden şikayet eden grup, ‘’İklim krizini görmezden gelen, kömür santrallerini yeniden açan, doğalgaz boru hatları inşa eden bir politika var. Bir de gerçekler var’’ diye yazdı.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Ukrayna’da Ateşkes Yakın Değil

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi gerçekleştiren Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Guterres, “Savaşın sonundan çok uzağız. Ateşkese yakınmışız gibi görünmüyor. Bunun (ateşkes) olacağını söylersen yalan söylemiş olurum” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin ile 1,5 saatlik bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Almanya Şansölyesi Olaf Scholz de görüşmeden bir gün sonra yaptığı açıklamada “Putin’in tavrını değiştirdiğini düşünmediğini” söylemişti.

Rusya’nın komşusu Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaş, 204. gününde devam ediyor.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 6 ayı aşkın süredir devam eden savaşın başından bu yana üçüncü kez Ukrayna’ya gitti.

Von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “O kadar çok şey değişti ki. Ukrayna artık bir AB üye ülkesi” dedi.

Von der Leyen, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Ukrayna Başbakanı Denis Şmıgal ile “ekonomileri ve halkları nasıl daha yakın hale getirebileceklerini ele alacaklarını” söyledi.

Günün ilerleyen saatlerinde sosyal medyadan bir mesaj daha paylaşan von der Leyen, Zelenski’ye kendisine Prens Yaroslav Birinci Derece Nişanını takdim ettiği için teşekkürlerini iletti:

“Bu, büyük bir onur. [Nişanı] tüm AB vatandaşları adına kabul ediyorum. Ve güçlü bağımızın bir sembolü olarak…”

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmada, AB üyesi 27 ülkenin yanı sıra İsviçre, İzlanda, Liechtenstein ve Norveç’in belli şartlarla dahil olduğu ve serbest ekonomik pazar imkanları sunan Avrupa Tek Pazarı’na, Ukrayna’nın da girmesi için Zelenskiy ile görüşeceğini söylemişti.

“Ateşkes yakın dersem yalan söylemiş olurum”

Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüştü.

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, görüşmenin konusu, İstanbul’da BM, Ukrayna, Rusya ve Türkiye arasında imzalanan Karadeniz’de tahıl koridoru anlaşmasının kapsamının genişletilmesiydi.

Konuyla ilgili olarak BM’nin New York’taki merkezinde basın mensuplarına açıklama yapan Antonio Guterres, Putin ile yaptığı görüşmede, Rusya’dan gübre ihracatı da dahil olmak üzere Tahıl Sevkiyatı Anlaşması’nın kapsamını genişletmeyi görüştüklerini söyledi.

Guterres, “2022’de gıda eksikliğimiz yok, dağıtım sorunumuz var. Gübre piyasalarını normalleştirmezsek 2023’te sorun yaşarız” dedi.

Bu yılki mahsul ekiminin 2021’den daha az olduğuna dair raporlara dikkat çeken BM Genel Sekreteri Guterres, “Rusya gübrelerinin ihracatının önündeki tüm engelleri kaldırmaya yönelik şiddetle çağrımın nedeni budur. Bu konu yaptırıma tabi değildir” açıklamasını yaptı.

CNN International’ın aktardığına göre, Guterres, “Savaşın sonundan çok uzağız. Ateşkese yakınmışız gibi görünmüyor. Bunun (ateşkes) olacağını söylersen yalan söylemiş olurum” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaklaşık 1,5 saatlik bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Almanya Şansölyesi Olaf Scholz de görüşmeden bir gün sonra yaptığı açıklamada “Putin’in tavrını değiştirdiğini düşünmediğini” söylemişti.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

“Taliban, Verdiği Hiçbir Sözü Yerine Getirmedi”

Uluslararası toplumun ve dünya liderlerinin Afganistan’a ilişkin kaygılarının yükseldiği bir dönemde BM İnsan Hakları Konseyi’nin Cenevre’deki 51. Oturumunda (HRC 51) söz alan Avrupa Birliği Afganistan Özel Temsilcisi Tomas Niklasson, Afganistan’ın Roma Statüsü’ne taraf olduğunu hatırlatarak, Taliban’ın verilen hiçbir sözü tutmadığını söyledi.

Roma Statüsü kısaca, 15 Haziran 1998 – 17 Temmuz 1998 arasında Roma’da toplanan Birleşmiş Milletler Konferansı’nın karara bağladığı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Kuruluş Sözleşmesi’ni ifade ediyor. Afganistan’ın Roma Statüsüne taraf olduğunu dile getirilmesi, Afgan liderlerin ülkedeki insan hakları ihlallerinden dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’nce kovuşturulabileceklerini ima ediyor.

Avrupa Birliği’nden yapılan açıklamada da, “AB, Afganistan’daki insan hakları ihlallerinin ve ihlallerinin ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin artmasından derin kaygı duya geliyor” denildi ve “hesap verebilirlik bağlamında Afganistan’ın Roma Statüsü’ne taraf olduğu”nun hatırlatıldığı ifade edildi.

AB’nin Afganistan’a yönelik uyarıları

AB, Afganistan’da “Yeni öğrenim yılının başladığı Mart’tan bu yana altıncı sınıf ve yukarısında kızların okullara alınmadığını” hatırlattı ve “hayatın her alanında Afgan kadın ve kız çocukları için fırsat eşitliğine olan bağlılığını yineledi.”

“Kadınlar ve kız çocuklarının haklarında kötüleşmenin sürdüğüne” dikkat çeken AB, “Afganistan’daki tüm kadın ve kız çocuklarının yaşamın her alanına tam, eşit ve anlamlı katılımı ve her türlü şiddetten korunmasına sıkı sıkıya bağlı” olduğunu tekrarladı.

Bildiride Ayrıca ayrıca etnik ve dini azınlıklara ve topluluklara mensup kişilerin, LGBTİ bireylerin, insan hakları savunucularının, gazetecilerin ve diğer medya çalışanlarının öldürülmesi, keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler, fiziksel istismar ve işkencenin kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Açıklamada, “Sivil toplum için daralan alan ve insan hakları ve temel özgürlükler üzerindeki kısıtlamalar birincil endişe kaynağı olmaya devam ediyor” denildi.

AB, Taliban’la ilişki kurmak için ilkesel olarak saptadığı beş kriter açısından verilen hiçbir sözün tutulmadığını vurguladı ve Taliban’ı Afganistan’daki BM Yadım Misyonu’nun (UNAMA) insan hakları alanındaki yetkisini tam olarak kullanmasını sağlamaya çağırdı.

AB’nin beş kriteri

2593 (2021) sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı uyarınca ülkeyi terk etmek isteyen tüm yabancı uyrukluların ve Afganların güvenli, emniyetli ve düzenli bir şekilde ayrılmalarına izin verilmesi ve hareket özgürlüğüne tam saygı.

Özel olarak kadın ve kız çocuklarının yanı sıra çocuklar ve azınlıklara mensup kişilerin haklarını tam kullanmasını teşvik etmek, korumak ve saygı göstermek ve konuşma ve insan hakları savunucularına özel önem vererek hukukun üstünlüğü ve medya özgürlüğüne saygı göstermek.

Afganistan’da insaniyet, tarafsızlık, yan tutmazlık, ve bağımsızlık ilkelerine uygun olarak insani yardım operasyonlarının uygulanmasına izin vermek ve Uluslararası İnsancıl Hukuka tam saygı. Taliban insani yardım operasyonlarının bağımsızlığına saygı duymalı ve tüm kadın çalışanlar dahil olmak üzere tüm insani yardım personeline tüm bölgeye güvenli ve engelsiz erişim sağlamak. İnsani yardımlardan  yararlananların güvenliğinin teminat altına alıınması ve yardım hizmetlerine ücretsiz ve engelsiz erişim verilmesi.

Afganistan’ın terörizmin barınması, finansmanı ve diğer ülkelere ihracı için bir üs olarak hizmet etmesini önlemek. Taliban’ın tüm uluslararası terörizmle dolaylı ve dolaysız bağlarını kesmesini sağlamak üzere her türlü çabanın gösterilmesi.

Müzakereler yoluyla kapsayıcı ve temsili bir hükümet kurulması. Bu bakımdan AB, dengeli ve tüm etnik ve dini azınlıklar dahil olmak üzere içerici temsile sahip, adınların karar alma pozisyonlarına anlamlı katılımını sağlayan bir hükümetin kurulması için çağrıda bulunmaya devam edecektir. Bu kalıcı barış ve ülke bölgenin istkrarı açısından temel koşuldur. BM Güvenlik Konseyince yaptırım uygulanan kişilerin geçici hükümete katılması ciddi kaygı kaynağıdır.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

“Putin’e Bombalı Suikast Düzenlendi” İddiası

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bombalı saldırı girişiminde bulunulduğu iddia edildi. Saldırı iddiası henüz Rus kaynakları tarafından doğrulanmazken, sosyal medyada TT oldu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e saldırı girişiminde bulunulduğu iddia edildi.

İngiliz gazetesi The Sun’ın Kremlin kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Ukrayna’daki savaş devam ederken Putin’in limuzinine saldırı girişiminde bulunulduğu belirtildi.

Gazete, kaynakların Putin’in arabasının sol ön tekerleğinde meydana gelen patlamanın ardından yoğun duman çıktığını söylediğini aktardı.

Haberde, Putin’in zarar görmeden güvenli bir yere götürüldüğü ve güvenlik servisinden çok sayıda tutuklama olduğu iddiası da gündeme getirildi.

Rusya’nın General GVR Telegram kanalına göre, 69 yaşındaki lider hakkındaki gizli bilgilerin sızdırıldığı iddiaları üzerine bazı korumalarının ortadan kaybolduğu belirtiliyor.

Kremlin karşıtı kanaldan yapılan yayında ise, Putin’in resmi konutuna geri döndüğü iddia edildi.

Haber henüz Rus kaynakları tarafından doğrulanmazken sosyal medyada TT oldu.

Paylaşın

AİHM, IŞİD’e Katılan 2 Vatandaşının Geri Dönüşünü Reddeden Fransa’yı Suçlu Buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Büyük Dairesi, Fransa’nın, Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) katılan ve Suriye’deki kamplarda tutulan iki vatandaşının ülkelerine dönmesini reddetmesinden dolayı “insan hakları ihlalinde bulunduğuna” hükmetti.

Euronews Türkçe‘nin aktardığına göre, AİHM’in 17 yargıçtan oluşan Büyük Dairesi, iki Fransız vatandaşının ailelerinin yaptığı başvuruda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 4. numaralı protokolünün, 3. maddesinin 1. fıkrasının Fransa tarafından ihlal edildiği görüşüne vardı.

Bu protokolün ilgili maddesi, “AİHS’ne taraf hiç bir ülkenin vatandaşının ülkesi topraklarına sokulmamasını” yasaklıyor.

Fransa’ya dönmek isteyenler için bu dava emsal olabilir

Bu dava Fransa’dan Suriye, Irak veya başka bölgelere savaşmak için gidip Fransa izin vermediği için dönemeyen vatandaşların ülkeye dönüşü için içtihat oluşturması açısından da önem taşıyor.

AİHM’in ilgili dairesi, davanın “hukuken karışık” olduğunu gerekçe göstererek kendi yargılama hakkından feragat ederek, 2019 ve 2020 yılında yapılan başvuruları genelde temyiz duruşmalarına bakan Büyük Daire’ye göndermişti.

Büyük Daire’de 2021 yılında yapılan duruşmaya Avrupa Konseyi İnsan Hakları Temsilcisi müdahil taraf olarak katılmış ve sunduğu savunmasında Fransa’yı suçlamıştı.

Başvuruyu yapanlar, ayrıca yakınlarının Fransa’ya girişine izin vermeyerek, Paris’in AİHS’nin işkence ve kötü muamelenin yasaklanmasıyla ilgili 3. maddesini de ihlal ettiği şikayetinde bulunmuştu. Büyük Daire, bu şikayeti ise değerlendirmedi.

Büyük Daire, Fransız yargı makamlarının daha önce verdiği ülkeye girişlerine izin verilmeyen vatandaşlarla ilgili kararları yeniden değerlendirmesine hükmetti.

Kızları Irak-Şam İslam Devleti’ne katılan iki Fransız aile, kızlarının üç torunlarıyla birlikte Fransa’ya geri dönmeleri için Fransız makamlarına başvuruda bulunmuştu. Taleplerinin reddedilmesi üzerine aileler kararı AİHM’e taşımıştı.

AİHM ayrıca, başvurunun yeniden değerlendirilmesinin yanı sıra, Fransa’nın başvuru yapan iki aileye mahkeme masrafları için 18 bin ve 13 bin 200 euro ödemesine karar verdi.

Fransız  mahkemeleri başvuru yapanları geri çevirmişti

Kararın açıklandığı oturumda Fransa’nın Avrupa Konseyi Büyükelçisi’nin yanı sıra Danimarka, İsveç, İngiltere ve İspanya gibi çeşitli ülke temsilcileri de hazır bulundu. Bu ülkeler de Suriye’de bulunan vatandaşlarının geri dönüşlerine izin vermiyor.

Paris İdari Mahkemesi ve Danıştay, 2020 yılında kendilerine yapılan başvuruyu kabul etmemişti.

Fransız hükümeti uzun süredir IŞİD’e katılanların ve ailelerinin yerel mahkemelerde yargılanması gerektiğini belirterek, geri dönüşlerini reddediyor.

Avrupa ülkelerinde IŞİD üyesi olmak için Orta Doğu’ya seyahat edenlerin geri dönüşleri konusunda kamuoyu genel anlamda tepkili. İnsan hakları savunucuları ise IŞİD militanlarının tutulduğu kamplarda kalan çocukların durumundan endişe duyuyor ve en kısa sürede geri getirilmeleri çağrısında bulunuyor.

Paylaşın

Pakistan’da ‘Muson Yağmurları’nın Bilançosu Ağır Oldu: En Az 1400 Ölü

14 Haziran’dan bu yana Pakistan’da etkili olan muson yağmurlarından kaynaklı sellerde can kaybı 1400’ü aşarken, yaşamını yitirenlerin 499’u çocuk, 280’i ise kadın. Ayrıca, 750 bin 223 çiftlik hayvanı de telef oldu.

Haber Merkezi / 1 milyon 743 bin 345 ev hasara uğradı, bunlardan 568 bin 817’si tamamen yıkıldı. Ülke genelinde sellerden etkilenenlerin sayısı 33 milyon 46 bin 329. Kurulan çadır kamplarına ise 663 bin 869 kişi sığındı.

Ülke genelinde 6 bin 674 kilometre yol zarar görürken 269 köprü yıkıldı.

3,5 milyondan fazla çocuğun eğitimi sekteye uğradı. Sindh, Belucistan, Pencap ve Hayber Pahtunhva eyaletlerinde yaklaşık 22 bin okul kullanılamaz hale geldi.

Milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp

Hükümet, Pakistan’daki 160 bölgenin 72’sini afet bölgesi ilân ederken ülkenin üçte birinin selden etkilendiği belirtiliyor.

Pakistan Gelir ve Maliye Bakanı Miftah İsmail, sellerin ekonomik maliyetini 10-12,5 milyar dolar olarak açıkladı fakat bağımsız gözlemciler, bunun 15-20 milyar dolar arasında olduğunu ve daha da artacağını tahmin ediyor.

En çok Sindh eyaleti etkilendi

Sindh eyaleti genelinde sellerden 2 bin 687 kilometre yol hasar görürken 1 milyon 527 bin 596 ev kısmen veya tamamen yıkıldı. Eyalet genelinde 1,2 milyon hektarlık tarım arazisi zarar gördü.

Eyalete bağlı Sehvan, Khairpur Natan Şah, Larkana ve Sukkur gibi şehirler sular altında kalırken bu kentlerin kuzeyindeki bölgelerle kara yolu ulaşımı kesildi.

Yetkililer, şehirlerdeki suyun çekilmesinin üç-altı ay süreceğini belirtiyor.

Salgın hastalıklar artıyor

İklim felaketleri, Pakistan genelinde yaklaşık 1500 sağlık tesisini etkiledi. Bu durum selden etkilenen bölgelerde sağlık kurumu, sağlık çalışanı ve ilaç tedarikini önemli ölçüde etkiledi.

Ülkenin dört eyaletine bağlı 45 bölgede on binlerce kişi ishal, sıtma, dang humması, tifo, yılan ve köpek ısırıkları, deri, göz ve akut üst solunum yolu enfeksiyonları gibi hastalıklardan mustarip.

Kara ve demiryolu ulaşımı kesildi

Hayber Pahtunhva eyaletinde sel nedeniyle altyapı da ciddi şekilde zarar gördü. Eyaletin kuzeyinde yer alan Kalam şehri ile karayolu bağlantısı tamamen kesildi.

Belucistan eyaletinde de demiryolu ulaşımı uzun süredir askıda. Eyaletin Afganistan ve İran ile demiryolu ticareti, sel nedeniyle yapılamıyor.

Pakistan’da sel sebebiyle oluşan yıkımın restorasyonunun yıllar alacağı belirtiliyor.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın