İran’da Rap Şarkıcısı Salehi, Ölüm Cezasına Çarptırılabilir

22 yaşındaki Mahsa Amini’nin başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesi ile başlayan ve 10 haftadır devam eden protestoları destekleyen muhalif rap şarkıcısı Toomaj Salehi, ölüm cezasına çarptırılabilir.

Salehi “yozlaşma ve fesatlık” ile suçlanıyor. Bir yargı yetkilisine göre 31 yaşındaki Salehi propaganda, düşman bir hükümetle işbirliği ve şiddeti kışkırtmakla da suçlanıyor.

Yetkili, davanın Salehi’nin avukatıyla iletişime geçmesine olanak vermeden başladığı iddialarını ise reddediyor. Salehi ülkedeki protestolara katıldığını gösteren videoları paylaştıktan sonra geçen ay gözaltına alınmıştı.

10 haftadır devam eden protestoları destekleyen Salehi ayrıca aynı zamanda konuyla ilgili rap şarkıları da yayınlamıştı.

İranlı yetkililer, yabancı düşmanların kışkırttığı bir “isyan” olarak tanımladıkları protestoları haftalardır bastırmaya çalışıyor.

İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) adlı web sitesine göre protestolarda şimdiye kadar en az 451 kişi hayatını kaybetti ve 18 binden fazla kişi gözaltına alındı.

HRANA aynı zamanda yaklaşık 60 güvenlik görevlisinin öldüğünü bildirdi.

Salehi 30 Ekim’de, gözaltına alınmasından sadece birkaç gün önce CBC News adlı haber kanalıyla yaptığı bir röportajda düzeni eleştiren videolar yayımlamanın “zor olduğunu ve kendisini rejim güçleri için bir hedef haline getirdiğini” söylemişti.

Röportaj sırasında Salehi, İranlıların “korkunç bir yerde yaşadığını” ve “gücüne, parasına ve silahlarına tutunmak için tüm ülkeyi öldürmeye hazır olan bir mafya ile baş etmeye çalıştığını” belirtmişti.

Kasım’da İran devlet medyası, Salehi’nin İsfahan eyaletinde gözaltına alındığını gösteren bir video yayınladı.

Bu videoda Salehi olduğunu söyleyen ama gözleri bağlı olan bir adamın yerde oturduğunu görebiliyoruz.

Sesi titreyen bu adam, protestolardan alınan bir görüntüde güvenlik güçlerinin ülkeden gitmesi gerektiğini söylediğine değiniyor ve “hata yaptığını” söylüyor.

İfade özgürlüğü savunuculuğu grubu Article 19, “Toomaj’ın baskı altında itiraf etmeye zorlanmasını” kınadı.

“Asılsız suçlamalarla, ölümden korkmayanlara bir ders vermek istiyorlar”

Yarı resmi İsna adlı haber ajansına göre İsfahan bölge yargı başkanı, Pazar günü yaptığı açıklamada Salehi’nin “yozlaşma ve fesatlık” ile suçlandığını doğruladı ve “ciddi zararlara yol açacak yanlış bilgileri geniş çaplı bir şekilde yaydığını” söyledi.

CBC’ye konuşan Salehi’nin Londra’da yaşayan kuzeni Azadeh Babadi, rap şarkıcısının suçlu bulunmasını sağlamak için delil uydurulmasından korktuğunu söyledi.

Çok sayıda müzisyen, benzer endişeleri dile getirerek Salehi’nin isminin sosyal medyada yoğun bir şekilde paylaşılmasını talep etti.

Hichkas adlı rap şarkıcısı Twitter’da İslam Cumhuriyeti’nin, “Toomaj’ı öldürmeye çalıştığını” paylaşırken şarkıcı Mehdi Yarrahi, “Asılsız suçlamalarla, ölümden korkmayanlara bir ders vermek istiyorlar” yazdı.

Yargı, şimdiye kadar ismi verilmeyen ve protestolarla bağlantılı bir şekilde gözaltına alınan altı kişinin ölüm cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Uluslararası Af Örgütü’ne göre Salehi’nin yanı sıra en az 15 kişiye daha idam cezasıyla sonuçlanabilecek suçlamalar yöneltildi.

Bu kişilerin arasında rap şarkıcısı Saman Yasin de bulunuyor.

Bazı ünlüler ve üst düzey yetkilileri kefaletle serbest bırakıldı

Öte yandan Pazar günü İran medyası, protestolara dahil oldukları veya protestoları destekledikleri gerekçesiyle gözaltına alınan bazı ünlülerin ve üst düzey yetkililerin kefaletle serbest bırakıldığını bildirdi.

Bu kişilerin arasında ünlü oyuncu Hengameh Ghaziani, aktivist ve blog yazarı Hossein Ronaghi, eski uluslararası futbolcu Voria Ghafouri ve eski milletvekili Parvaneh Salahshouri de bulunuyor.

Ghaziani bu ayın başlarında bir videoda başörtüsünü çıkararak protestoculara destek vermişti.

Benzer bir şekilde gözaltına alınan oyuncu Katayoun Riahi hakkında ise herhangi bir açıklama yapılmadı.

İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yeğeni, İran dışında yaşayan insanları hükümetlerine Tahran ile bağlarını kesmeleri için baskı yapmaya çağırdı.

Aktivist olan Farideh Moradkhani çektiği bir video aracılığıyla, “Ey özgür insanlar, bizimle olun ve hükümetlerinize bu cani ve çocuk öldüren rejimi desteklemeyi bırakmalarını söyleyin” dedi.

Bu video, Moradkhani’nin geçen hafta Tahran’da belirsiz suçlamalarla gözaltına alındığı bildirilen Fransa’daki erkek kardeşi tarafından yayımlandı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Mogadişu’da Lüks Otele Silahlı Saldırı: En Az 4 Ölü

Somali’nin başkenti Mogadişu’da bir otele düzenlenen silahlı saldırıda en az dört kişi öldü, onlarca kişide yaralandı. Saldırıyı Eş Şebab örgütü üstlendi. Eş Şebab, Somali’de hükümeti devirerek kendi katı şeriat yorumuna göre bir düzen kurmayı hedefliyor.

Ülke basınındaki habere göre, otel çevresinde güvenlik güçleriyle silahlı kişiler arasında dün akşam başlayan ve halen devam eden çatışmalar devam ediyor. Ölü ve yaralı sayısının artabileceğinden endişe ediliyor.

Eş Şebab, Afrika Birliği güçlerinden ve yerel milislerden destek alan hükümet kuvvetlerinin büyük bir alanı yeniden ele geçirmesine rağmen saldırılarını sürdürüyor.

Reuters haber ajansının sorularını yanıtlayan Somali polis yetkilileri, Pazar gecesi düzenlenen saldırıya katılan silahlı ve bombalı militanların sayısını bilmediklerini söylüyor.

Bir görgü tanığı “önce büyük bir patlama ardından da şiddetli bir silahlı çatışma sesi duyduğunu” anlattı.

Otelin yakınında yaşayan Ahmed Aldullahi, “İçerideyiz, silah seslerini dinliyoruz” dedi.

Polis memuru Muhammed Abdi, oteldeki bazı üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin pencerelerden kaçırılarak kurtarıldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, görevi devraldıktan üç ay sonra, Ağustos ayında, yine Mogadişu’daki lüks bir otele yönelen ve 20’den fazla kişinin ölümüne yol açan bir saldırıdan sonra, İslamcı militanlara topyekun savaş açtığını ilan etmişti.

Bu açıklamadan iki ay sonra Mogadişu’daki kalabalık bir caddede iki otomobile konan ve infilak eden bombalar yüzünden en az 100 kişi hayatını kaybetmiş ve saldırıyı yine Eş Şebab üstlenmişti.

Cumhurbaşkanı Mahmud bu olaydan sonra ülkede geniş bir bölgeyi kontrol eden Eş Şebab’dan köy ve kasabaları geri almak amacıyla Somali ordusunu ve hükümeti destekleyen aşiret milislerini harekete geçirdi.

Eş Şebab, Somali’de hükümeti devirerek kendi katı şeriat yorumuna göre bir düzen kurmayı hedefliyor.

Paylaşın

AB’den ABD’ye Ukrayna Suçlaması: Savaştan Kar Etme

Üst düzey bir AB yetkilisi, “Gerçek şu ki, bu savaştan en çok kazanç sağlayan ülke ABD çünkü daha fazla gaz satıyor ve bunu daha yüksek fiyatlara satıyorlar. Bunun yanı sıra çok daha fazla silah satıyorlar” dedi.

AB ile ABD arasında son haftalardaki en büyük gerilim noktası, ABD Başkanı Biden’in yeşil sübvansiyonları ve vergileri oldu.

Avrupa, ABD’yi savaşı kar elde etme aracına çevirmekle suçluyor. Rusya Lideri Vladimir Putin’in savaşı, Batı birliğini yok etmekle tehdit ederken, AB yetkilileri, aşırı yüksek gaz fiyatları, silah satışları ve ticareti nedeniyle ABD Başkanı Joe Biden’ı eleştiriyor.

Üst düzey Avrupalı ​​yetkililer, Joe Biden yönetimine öfkeli ve şimdi AB ülkeleri acı çekerken Amerikalıları savaştan bir servet kazanmakla suçluyor.

Üst düzey bir yetkilinin POLITICO’ya verdiği demeçte, “Gerçek şu ki, bu savaştan en çok kazanç sağlayan ülke ABD çünkü daha fazla gaz satıyor ve bunu daha yüksek fiyatlara satıyorlar. Bunun yanı sıra çok daha fazla silah satıyorlar” dedi.

Başka kurumlardaki yetkililer, diplomatlar ve bakanlar tarafından açık ya da gizli şekilde desteklenen bu türden yorumların sayısı sürekli artıyor.

Çifte darbe iddiası

Üst düzey AB yetkilisi, ABD sübvansiyonlarından kaynaklanan ticaret kesintilerinin ve yüksek enerji fiyatlarının Avrupa’ya çifte darbe oluşturduğunu söyledi. Bu durumun hem savaş çabalarını hem de transatlantik ittifakı zedeleme riski taşıdığını savunarak, “Gerçekten tarihi bir kavşaktayız. Amerika, birçok AB ülkesinde kamuoyunun değişmekte olduğunu anlamalı” dedi.

AB’nin Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de POLITICO’ya verdiği röportajda, Washington’u Avrupa’nın endişelerine yanıt vermeye çağırdı: “Amerikalılar – dostlarımız – bizim üzerimizde ekonomik etkisi olan kararlar alıyorlar.”

ABD ise Avrupa’nın eleştirilerini yersiz buluyor. Biden’ın Ulusal Güvenlik Konseyi’nden bir sözcü, “Avrupa’da gaz fiyatlarındaki artışın nedeni Putin’in Ukrayna’yı işgali ve Putin’in Avrupa’ya karşı enerji savaşıdır” dedi.

ABD’den Avrupa’ya sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının büyük ölçüde artmış olmasının ABD’nin suçu değil aksine Avrupa’nın bir aletrnatife sahip olmasından kaynaklandığını belirten sözcü, “Bu şekilde Avrupa’nın Rusya’dan uzaklaşma ve bağımlılığını kesme fırsatı yakaladığını” söyledi.

Yeşil sübvansiyonlar sorun yarattı

İki taraf arasında son haftalardaki en büyük gerilim noktası, Biden’in yeşil sübvansiyonları ve vergileri oldu.

Bu sübvansiyonların haksız yere ticareti AB’den uzaklaştırdığını ve Avrupa endüstrilerini yok etmekle tehdit ettiğini söyleyen Brüksel, Washington şimdiye kadar geri adım atma belirtisi göstermediği için de sesini yükseltmeye başladı.

Avrupalıların ABD gazına ödediği bedel, Amerika’daki fiyatının neredeyse dört katı. Amerikan yapımı askeri teçhizat siparişlerinde de ciddi bir artış var.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da yüksek Amerikan gazı fiyatlarının “dostça” olmadığını söyledi ve Almanya’nın ekonomi bakanı Washington’u daha fazla “dayanışma” göstermeye ve enerji maliyetlerini düşürmeye yardımcı olmaya çağırdı.

Avrupa da kendi sübvansiyonlarını planlayacak

Brüksel’deki yetkililer, Avrupa endüstrilerini çöküşten kurtarmak için acil bir savaş sübvansiyonu için planlar hazırlarken, AB ticaret bakanları konuyu cuma günü tartışacak.

Hollanda Ticaret Bakanı Liesje Schreinemacher, “ABD’nin ‘Enflasyonla Mücadele Düzenlemesi’ çok endişe verici. Bu tür sübvansiyonların Avrupa ekonomisi üzerindeki potansiyel etkisi çok büyük.” dedi.

Avrupa Parlamentosu’nun transatlantik ilişkilerden sorumlu yetkilisi Tonino Picula da “ABD, ne yazık ki korumacı ve ABD müttefiklerine karşı ayrımcılık yapan bir politika izliyor” dedi.

Amerikalı yetkililer ise fiyat belirlemesinin özel piyasa kararlarını yansıttığını ve herhangi bir ABD hükümet politikası veya eyleminin sonucu olmadığını vurguluyor.

İddia o ki çoğu  zaman ihracat ve ithalat fiyatları arasındaki fark; ABD LNG ihracatçılarından değil, AB içinde gazı yeniden satan şirketlerden kaynaklanıyor. Örneğin, uzun vadeli ABD gaz sözleşmelerinin en büyük Avrupalı ​​sahibi, Fransa’nın TotalEnergies şirketi. TotalEnergies başta olmak üzere Avrupalı gaz şirketleri son 6 ayda rekor karlar açıkladı.

ABD liderliğindeki küresel LNG arzındaki artış, Avrupalı ​​müttefiklerin ve ortakların kış öncesinde depolama seviyelerini tam kapasiteye getirmelerine yardımcı oldu ve savaşın etkileri konusunda ciddi bir katkı sağladı.

Müttefik mi değil mi?

Washington yeşil endüstrileri desteklemek için 369 milyar dolarlık bir endüstriyel sübvansiyon planını açıklayana kadar aslında bu konular fazla sorun edilmiyordu. Ancak sübvansiyon planı Brüksel’i tam bir panik moduna soktu.

Bir AB diplomatı, “Enflasyonla Mücadele Düzenlemesi her şeyi değiştirdi. Washington hâlâ müttefikimiz mi değil mi?” diye konuştu.

Biden için bu düzenleme aynı zamanda iklim krizi ile mücadele tarihi bir adım. Ancak AB bunu farklı görüyor. Fransa dışişleri bakanlığından bir yetkili, bunlar “rekabeti bozacak ayrımcı sübvansiyonlar” dedi.

Ticari konularda güven krizi

AB, Avrupa endüstrisinin Amerikan rakipleri tarafından yok edilmesini önlemek için büyük bir sübvansiyon paketi hazırlıyor. Alman parlamenter Reinhard Bütikofer, “Bu ilişkide ticari konularda güven krizi yaşıyoruz” dedi.

Fransız MEP Marie-Pierre Vedrenne ise “Bir noktada, kendimizi savunmanız gerekiyor. Güç mücadeleleri dünyasındayız. Bilek güreşi yaptığınızda, kaslı değilseniz, hem bedenen hem de ruhen hazırlıklı değilseniz kaybedersiniz.” şeklinde konuştu.

Savunma sektöründe de rahatsızlık büyüdü

Perde arkasında, Amerikan savunma sektörüne akan para konusunda da artan bir rahatsızlık var.

ABD, savaşın başlangıcından bu yana 15,2 milyar dolardan fazla silah ve teçhizat sağlayarak Ukrayna’ya açık ara en büyük askeri yardım sağlayan ülke oldu. Borrell’e göre AB şimdiye kadar Ukrayna’ya yaklaşık 8 milyar Euro askeri teçhizat sağladı.

Müttefiklerin silah ve teçhizata yönelik taleplerinde artışın devam edeceği düşünüldüğü için Pentagon şimdiden silah satışlarını hızlandırmak adına yeni bir yol haritası geliştiriyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Europol’den Dev Uyuşturucu Operasyonu: Kokain Trafiğine Ağır Darbe

İspanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve BAE’de düzenlenen baskınlarda 30 tonun üzerinde uyuşturucu ele geçirildi. Europol, “Çöl Işığı” operasyonunda, “Avrupa’daki uyuşturucu trafiğinin lojistik altyapısının yanı sıra komuta-kontrol merkezinin” hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, “Şüphelilerin komuta ve kontrolünde Avrupa’ya ihraç edilen kokain miktarı çok büyüktü” denildi.

Avrupa Birliği’nin (AB) polis teşkilatı Europol, Avrupa’nın kokain ticaretinin üçte birini kontrol eden bir “süper kartelin” altı ülke tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen bir uyuşturucu operasyonu sonucunda çökertildiğini duyurdu.

Europol’un desteğiyle İspanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) düzenlenen baskınlarda 30 tonun üzerinde uyuşturucu ele geçirildiği açıklandı. Europol, para aklama suçuna da bulaşan kartelin çökertilmesinde ABD’nin de rol oynadığını belirtti.

49 tutuklama

Europol açıklamasında, “Çöl Işığı” adı verilen operasyonla bağlantılı soruşturma kapsamında Hollanda’da 14, İspanya’da 13, Belçika’da 10, BAE ve Fransa’da ise altışar kişinin tutuklandığı ifade edildi.

Europol, özellikle Dubai’de tutuklanan şüphelileri “yüksek değerli hedefler” olarak niteledi.

AFP haber ajansına konuşan bir Europol kaynağı ise Hollanda’da tutuklanan şüphelilerden biri için “son derece büyük bir balık” ifadesini kullandı.

Kokain trafiğine ağır darbe

Europol, “Çöl Işığı” operasyonunda, “Avrupa’daki uyuşturucu trafiğinin lojistik altyapısının yanı sıra komuta-kontrol merkezinin” hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, “Şüphelilerin komuta ve kontrolünde Avrupa’ya ihraç edilen kokain miktarı çok büyüktü” denildi.

Soruşturma kapsamında Avrupa ve BAE’de düzenlenen son baskınlar 8-19 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. Hollanda’daki tutuklamalar ise 2021 yılında gerçekleştirildi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

ABD’nin Suriye’deki Devriye Üssüne Roketli Saldırı

ABD’nin Suriye’nin Haseke kentine bağlı Şeddadi bölgesindeki devriye üssüne iki roketli saldırı düzenlendiği bildirildi. Patlamamış bir üçüncü roketin daha tespit edildiği aktarıldı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin kuzeyindeki devriye üssüne iki roketli saldırı düzenlendiğini duyurdu.

Açıklamada Haseke kentine bağlı Şeddadi bölgesindeki devriye üssüne iki roketle saldırı düzenlenerek, “koalisyon güçlerinin hedef alındığı” bildirildi.

25 Kasım günü yapılan açıklamada cuma gecesi geç saatte düzenlenen saldırı sonucu yaralanan olmadığı aktarıldı.

Açıklamada, Türkiye’nin “terör örgütü” olarak tanımladığı ve PKK’nın yan kolu olarak gördüğü YPG’nin ana unsurlarını oluşturan Suriye Demokratik Güçlerinin bölgeye yaptığı keşifte, patlamamış bir üçüncü roket da daha tespit edildiği aktarıldı.

CENTCOM Sözcüsü Albay Joe Buccino, “Bu tür saldırılar koalisyon güçlerini ve sivil halkın güvenliğini tehlikeye atıyor ve Suriye ile bölgenin güçlüklerle kazanılmış istikrar ve güvenliğine zara eriyor.” dedi.

CENTCOM daha önce yaptığı açıklamada da, İstanbul’da patlayan bomba sonucu Türkiye’nin Suriye’de düzenlediği operasyonları eleştirmişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Yemen’de 2 Milyon Kişi Yardımlardan Mahrum

Yaklaşık 7 yıldır iç savaşın sürdüğü Yemen, tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşıyor. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), insani yardım anlaşmalarına gereken onayın gecikmesi sebebiyle Yemen’de 2 milyon kişinin yardımlardan mahrum kaldığını açıkladı.

OCHA’nın Twitter hesabından yapılan yazılı açıklamada, bu yılın Temmuz ve Eylül ayları arasında 2 milyon kişinin insani yardımların en az bir çeşidine ulaşamadığı, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında yaşanan sıkıntıların çoğunun “bürokratik engellerden” kaynaklandı belirtildi.

OCHA, yardım görevlilerinin yaşadığı sorunların Temmuz-Eylül döneminde daha önceki aylara göre artış gösterdiğini, bu sürede Yemen’in 19 ilinde 673 olay yaşandığını açıkladı. Bu olaylardan 307’sinin insani yardım hareketliliğinin engellenmesinden kaynaklandığını ifade etti.

Açıklamada, insani yardım hareketliliği konusundaki olayların yüzde 94’ünün Husilerin kontrolündeki alanlarda görüldüğü, Husilerin Yemen’de insani yardım alanında faaliyet gösteren kadınların yanlarında yakın bir erkek akrabası olmadan hareket etmesine izin vermediği vurgulandı.

Yemen İç Savaşı

Yemen iç savaşı, 2015 yılının Mart ayından beri ülkedeki pek çok grup arasında devam eden çatışmalardır.

Arap Baharı sonrası devrilen eski cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih, Şii Ensarullah Hareketine destek vermeye başlamıştır. Yemen’de bir türlü sağlanamayan istikrar sonucu bir hükûmet krizi oluşmuştur ve Husilerin başkent San’a’yı ele geçirerek, yönetimi devralmasıyla sonuçlanmıştır.

Husiler, kısa sürede Taiz gibi büyük güney kentlerini ele geçirmeye başlamıştır. Yemen Ordusu dağılmıştır. Husiler ikinci büyük kent olan Aden’i kuşatmıştır. Bunun üzerine Suudi Arabistan öncülüğünde koalisyon oluşturulmuştur.

Koalisyon güçlerinin bombardımanları Husilerin ilerleyişini durdurmuştur. Ne var ki, bu durum Husileri geriletmeye de yetmemiştir. Öte yandan Arap Yarımadası el-Kaidesi ve diğer radikal gruplar ülkenin doğu bölgelerini ele geçirmeye başlamışlardır. Çatışmalar devam etmektedir.

Ülkede halen devam eden iç savaşta 377 bin kişi yaşamını yitirdi. Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen’de çatışmaların yol açtığı insani kriz giderek büyüyor.

Paylaşın

Volodimir Zelenski Zorda: “Rusya’ya Karşı Harekete Geçin” Çağrısı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısına video konferansla bağlanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, sivil altyapıya yönelik hava saldırıları nedeniyle BMGK’yı Rusya’ya karşı harekete geçmeye ve sert tepki vermeye çağırdı.

Rusya’nın veto yetkisine sahip bir üye olması nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu çağrıya yanıt olarak herhangi bir adım atması beklenmiyor.

Rusya dün Ukrayna’ya çok sayıda füze atarak 10 kişinin ölümüne, nükleer santrallerin kapanmasına ve pek çok yerde su ve elektriğin kesilmesine neden oldu.

Zelenski BM Güvenlik Konseyi toplantısına video konferansla bağlanarak yaptığı konuşmada, “Sadece bir günde 70 füze düştü. Bu Rusya’nın terör formülüdür. Saldırılar enerji altyapımızı hedeflemektedir. Hastaneler, okullar, ulaşım ve yerleşim bölgeleri zarar gördü” dedi.

Zelenski ayrıca konuşmasında, Rusya’nın ülkesini hedef alan hava saldırılarına karşı dünyadan “çok sert bir tepki” beklediğini kaydetti.

“Rusya kışı silah olarak kullanıyor”

Rusya’nın veto yetkisine sahip bir üye olması nedeniyle BM Güvenlik Konseyi’nin bu çağrıya yanıt olarak herhangi bir adım atması beklenmiyor.

ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield de konseyde yaptığı konuşmada, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in “Ukrayna halkına büyük acılar çektirmek için kışı açıkça silah olarak kullandığını” söyledi.

Thomas-Greenfield, Putin’in “ülkeyi dondurarak boyun eğdirmeye çalışacağını” da sözlerine ekledi.

Rusya’dan Zelenski’nin katılımına itiraz

Rusya’nın BM Büyükelçisi Vasily Nebenzya ise Zelenski’nin video aracılığıyla toplantıya katılmasının konsey kurallarına aykırı olduğunu savundu.

“Ukrayna ile Batı’daki destekçilerinin pervasız tehdit ve ültimatomlarını reddettiğini” dile getiren Nebenzya,

Ukrayna’nın altyapısına verilen zararın Ukrayna hava savunma sistemleri tarafından ateşlenen füzelerden kaynaklandığını iddia etti. Rus elçi konuşmasında ayrıca, Batı’yı Kiev’e hava savunma füzeleri sağlamayı durdurmaya çağırdı.

Rusya’nın dünkü füze saldırılarının başkent Kiev’i de hedef aldığı bildirildi. Ukrayna İçişleri Bakanı Denys Monastyrsky yaptığı açıklamada, “Bugün yüksek katlı apartmanlara üç isabet aldık. Maalesef 10 kişi hayatını kaybetti” dedi.

Kiev valisi ise, 3 milyondan fazla insanın yaşadığı Kiev bölgesinde elektrik ve su kesintilerinin devam ettiğini kaydetti. Eksi 3 derece olan Kiev’deki kesintiler nedeniyle halkın günlük hayatını sürdürmede zorlandığı basına yansıyor.

Rusya geçen aydan bu yana düzenlediği füze saldırılarıyla Ukrayna’nın sivil enerji şebekesini hedef alıyor.

Moskova füze saldırılarının amacının Ukrayna’nın savaşma kabiliyetini zayıflatmak ve onu müzakereye zorlamak olduğunu söylüyor. Kiev ise altyapıya yönelik saldırıların savaş suçu teşkil ettiğini, kasıtlı olarak sivillere zarar vermeyi ve ulusal iradeyi kırmayı amaçladığını belirtiyor.

Paylaşın

Rusya’dan Ukrayna’ya Füze Saldırıları: Ölü Ve Yaralılar Var

Rusya, Ukrayna’nın hayati önemdeki altyapısını hedef alan yeni füze saldırıları başlattı. Saldırılarda ölü ve yaralıların olduğu bildirildi. Patlama sesleri Kiev’in dış mahallelerinde yankılanırken, başkentteki en az bir kritik altyapı saldırıların hedefi oldu.

Ülke genelinde hava saldırısı alarmı verildi. Ukrayna medyası, ülkenin çeşitli bölgelerinde hava savunma sistemlerinin faaliyet gösterdiğine dair haberler yayınladı.

Kiev Kent Askeri İdaresi bugün mesajlaşma uygulaması Telegram’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın başkentindeki iki katlı bir binayı hedef alan Rus hava saldırısında bir kişinin öldüğünü ve bir kişinin yaralandığını bildirdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, gece video aracılığıyla yaptığı konuşmasında, elektrik, ısınma, su, internet, cep telefonu bağlantıları ve ilaç sağlamak için Ukrayna’nın her yerinde günün her saati ücretsiz olarak özel “yenilmezlik merkezleri” kurulacağını açıkladı.

Kiev ve çevresindeki Reuters muhabirleri, birkaç yüksek patlama sesi duyduklarını ve hava savunma füzelerinin üzerlerinde uçtuğunu söylediler. Yerel bir enerji sağlayıcısı, Kiev’de acil elektrik kesintilerinin başladığını açıkladı.

Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Telegram’da, “(Füzeler) Başkentin altyapı tesislerinden birini vurdu. Sığınaklarda kalın! Hava alarmı devam ediyor” diye yazdı.

Kliçko, hangi altyapının vurulduğuna dair hiçbir ayrıntı vermedi. Ancak Rus kuvvetleri, 24 Şubat’ta başlayan işgalin ardından savaş alanında aksiliklerle karşı karşıya kaldıkları için son haftalarda Ukrayna’nın hayati önemdeki altyapısını giderek daha fazla hedef aldı.

Ukraynalı yetkililer, bugün erken saatlerde Ukrayna’nın güneydoğusundaki Vilniyansk kentindeki bir doğum hastanesini vuran Rus füze saldırısında yeni doğmuş bir bebeğin öldüğünü söyledi.

Elektrik kesintileri

Rus saldırıları, aynı anda 10 milyon kadar kullanıcının uzun süreler boyunca elektriğinin kesilmesine neden oldu. Ukrayna’nın ulusal elektrik şebekesi operatörü bugün ülke genelinde daha fazla elektrik kesintisinin gerekli olacağını açıkladı.

Ukrayna Devlet Nükleer Enerji Şirketi Energoatom, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada Rus saldırılarının ardından Güney Ukrayna Nükleer Santralı’ndaki bazı birimlerin kapatıldığını açıkladı.

Öte yandan Moldova Başbakan Yardımcısı, aynı zamanda da Altyapı Bakanı olarak görev yapan Andrey Spuni bugün yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna enerji altyapısına füze saldırılarının, Moldova genelinde büyük bir elektrik kesintisine neden olduğunu söyledi.

Spuni Twitter’da, “Rusya’nın bugün Ukrayna’nın enerji altyapısına düzenlediği saldırının ardından Moldova’da büyük çaplı elektrik kesintisi yaşandı. İletim sistemi operatörü Moldelectrica, TSO ülkenin yüzde 50’sinden fazlasına yeniden elektrik sağlamak için çalışıyor” dedi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Avrupa Parlamentosu, Rusya’yı ‘Terör Destekçisi Devlet’ İlan Etti

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Ekim ayındaki genel kurulunda gündeme gelen, Rusya’nın teröre destek veren ülke ilan edilmesine ilişkin öneri, Çarşamba günü yapılan oturumda oylandı. AP, Rusya’yı, “teröre destek veren ülke” ilan eden kararı onayladı.

Avrupa Parlamentosu, Ukrayna’daki çatışmalara katılan Çeçen milisler ile Wagner Grubu üyesi paralı askerlerin de terör grupları listesine alınması çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği’nin (AB) teröre destek veren ülkelere ilişkin henüz bir karar listesi bulunmadığı için, Avrupa Parlamentosu’nun kararı, sembolik önem taşıyor.

Avrupa Parlamentosu (AP), Moskova’nın enerji altyapısı, hastaneler, okullar ve sığınaklar gibi sivil hedeflere askeri saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle, Rusya’yı “terör destekçisi devlet” olarak tanımayı öngören tasarıyı kabul etti.

Merkezi Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan AP bugün, 494 parlamenterin kabul ettiği metinle Rusya’yı “terörün sponsoru ve terör araçları kullanan bir devlet” olarak tanımladı. 58 üye tasarıya karşı oy kullandı; 44 parlamenter çekimser kaldı.

Avrupa Birliği’nin bu kararı destekleyecek yasal bir çerçevesi olmadığı için, karar büyük ölçüde sembolik bir nitelik taşıyor. AB, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya daha önce benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulamıştı.

Moskova’nın Avrupa Parlamentosu’nun kararına tepkisi gecikmedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, mesajlaşma uygulaması Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Avrupa Parlamentosu’nun aptallığın sponsoru olarak ilan edilmesini öneriyorum” dedi.

AP internet sitesine siber saldırı

Karardan birkaç saat sonra, Avrupa Parlamentosu’nun internet sitesi siber saldırıya uğradı.

Parlamento Sözcüsü Jaume Duch Twitter’dan yaptığı açıklamada, “@Europarl_EN internet sitesinin kullanılabilirliği, yüksek seviyedeki harici ağ trafiği nedeniyle şu anda dışarıdan etkilenmekte. Bu trafik bir DDoS saldırısı olayı ile ilgili” dedi. Siteye erişim kısa bir süre sonra normale döndü.

Hizmet reddi saldırıları (DDoS) genellikle sistemleri aşırı yüklemek amacıyla hedeflenen makineyi veya kaynağı gereksiz isteklerle doldurarak gerçekleştiriliyor.

Siber saldırıyı, Kremlin yanlısı bilgisayar korsanlığı grubu “KILLNET” üstlendi.

Grup Telegram kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, “KILLNET, Avrupa Parlamentosu’nu resmi olarak homoseksüelliğin destekçisi olarak tanıyor” diye yazdı.

KILLNET son yıllarda Avrupa hükümeti internet sitelerini, Eurovision Şarkı Yarışması’nı ve özel şirketleri hedefleyen bir dizi saldırının sorumluluğunu üstlendi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski daha önce, ABD ve diğer ülkeleri Rusya’yı ‘’terör destekçisi devlet’’ ilan etmeye çağırmış ve Rus güçlerini sivilleri hedef almakla suçlamıştı.

AB’nin ABD’ye benzer bir terör listesi yok. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise Kongre’nin her iki kanadında da Rusya’yı terör listesine almaya çağıran kararlara rağmen şu ana kadar bunu yapmayı reddetti.

ABD Dışişleri Bakanlığı şu ana kadar Küba, Kuzey Kore, İran ve Suriye’yi teröre destek veren devletler listesine aldı. Bu tanım, dört ülkenin, savunma ihracatı yasağına ve mali kısıtlamalara tabi oldukları anlamına geliyor.

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi’ne göre AB’de şu ana kadar dört ülkenin parlamentosu Rusya’yı terörizmin devlet sponsoru olarak tanımladı. Bu ülkeler Litvanya, Letonya, Estonya ve Polonya.

Paylaşın

ABD’nin Virginia Eyaletinde Silahlı Saldırı: 7 Ölü

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Virginia eyaletine bağlı Chesapeake kasabasında silahlı bir kişi süpermarkette altı kişiyi öldürdü. Mağaza müdürü olduğu tahmin edilen saldırganın daha sonra olay yerinde kendisini öldürdüğü belirtiliyor.

Associated Press (AP) haber ajansı, polis yetkililerine dayandırdığı haberinde, biri saldırgan olmak üzere yedi kişinin öldüğünü açıkladı.

Chesapeake Polis Departmanı Sözcüsü Leo Kosinski, konuyla ilgili ilk açıklamasında, “ölü sayısının 10’u geçmeyeceğini” ve yaralılar olduğunu söylemişti. Polis Departmanı, saldırı ile ilgili bir açıklama daha yaparak saldırıda en az yedi kişinin öldürüldüğünü duyurdu.

Polis sözcüsü Kosinski, olayın süpermarketin içinde yaşandığını ve saldırganın tek başına hareket ettiğini düşündüklerini kaydetti.

ABD’de “silahlı şiddet salgını”

Sentara Norfolk Hastanesi sözcüsü, yerel bir televizyon kanalına verdiği demeçte, bu hastanede beş kişinin tedavi altına alındığını söyledi.

Aynı kanala konuşan bir kadın, 20 yaşındaki kardeşinin işe geldikten 10 dakika sonra vurulduğunu anlattı. Kadın, kardeşinin yakınlarıyla konuşabilecek ve mesaj yazabilecek durumda olduğunu belirtti.

Joetta Jeffery adlı bir kişi de CNN’e saldırı sırasında annesinin içeride olduğunu ve kendisine telefonla mesaj gönderdiğini söyledi. Jeffery, annesinin yaralanmadığını ama şok içinde olduğunu ifade etti.

Virginia’nın Demokrat senatörlerinden Mark Warner, Walmart’taki silahlı saldırının ardından bir açıklama yaparak yine bir katliam haberiyle sarsıldıklarını söyledi. L. Louise Lucas ise “Ülkemizdeki bu silah şiddeti salgınına çözüm bulmak için var gücümle çalışacağım” dedi.

2019 yılında Texas’ın El Paso kentinde bir Walmart mağazasında yaşanan ateş açma olayında da 23 kişi hayatını kaybetmişti.

2022’de 500’ün üzerinde silahlı saldırı

Silahlı Şiddet Arşivi isimli kuruluşun derlediği verilere göre, bugüne kadar 2022 yılında ABD’de 574 kitlesel silahlı saldırı yaşandı.

Bu, ülkede bu yıl her gün ortalama 1,8’in üzerinde kitlesel silahlı saldırının yaşandığı anlamına geliyor. Kuruluş, saldırgan hariç en az dört kişinin ateşli silahlar ile yaralandığı olayları “kitlesel silahlı saldırı” olarak tanımlıyor.

Paylaşın