Almanya’dan Ukrayna’ya 2,7 Milyar Euro Değerinde Silah Ve Mühimmat Yardımı

Almanya’dan Ukrayna’ya 30 Leopard tankı, 20 zırhlı personel taşıyıcı, 100’den fazla savaş aracı, 18 kundağı motorlu obüs, 200 arama dronu ve hava savunma aracından oluşan askeri yardımda bulunma kararı aldı.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, söz konusu askeri yardım paketinin, “Almanya’nın Ukrayna desteğinde ciddi olduğunu gösterdiğini” açıkladı. Pistorius, “Almanya sağlayabileceği bütün desteği, (savaş) ne kadar uzun sürerse sürsün sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Almanya, Ukrayna’ya 2,7 milyar euro hacminde askeri yardım paketi açıkladı. Alman hükümeti tarafından yapılan açıklamada söz konusu yardım paketinin tank, zırhlı araç ve uçaksavar sistemleri gibi askeri teçhizatı kapsayacağı belirtildi.

Detayları ilk olarak Alman Der Spiegel gazetesinde açıklanan paketin, 30 Leopard tankı, 20 zırhlı personel taşıyıcı, 100’den fazla savaş aracı, 18 kundağı motorlu obüs, 200 arama dronu ve hava savunma aracı içerdiği belirtildi.

Söz konusu askeri yardım paketinin, “Almanya’nın Ukrayna desteğinde ciddi olduğunu gösterdiğini” açıklayan Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, “Almanya sağlayabileceği bütün desteği, (savaş) ne kadar uzun sürerse sürsün sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy Almanya’ya geliyor

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana ilk kez Pazar günü Almanya’ya ziyaret gerçekleştirecek. Zelenskiy’nin, 14 Mayıs’ta Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmier ile görüştükten sonra helikopterle Aachen kentine geçerek burada Uluslararası Şarlman Ödülü’nü alması planlanıyor.

Ukrayna, Almanya’nın Rus gazına olan bağımlılığı ve Rus gazını Baltık Denizi üzerinden Avrupa’ya taşımak amacıyla döşenen Kuzey Akım boru hatları planları nedeniyle Almanya’ya karşı tepkiliydi.

Bunun yanı sıra Almanya, Rusya’nın işgali ardından Ukrayna’ya askeri yardım sağlamada geç kalmakla suçlanmıştı, ancak Almanya savaşın başından bu yana Ukrayna’ya en çok askeri destek sağlayan ülkelerden biri konumunda.

Almanya, Ukrayna’ya bugüne kadar 18 Leopard-2 tankı, 40 Marder tipi zırhlı muharebe aracı, 34 Gepard uçaksavar tankı, 2 zırhlı kurtarma aracı, 2 Wisent mayın temizleme tankı, 2 İris hava savunma sistemi ve Patriot hava savunma sistemi göndermişti.

Bunların dışında ayrıca 18 tekerlekli obüs, topçu mühimmatı, hava savunma sistemleri için güdümlü füzeler, hava savunma için 4 İris ateş ünitesi ve 12 İris fırlatıcı teslim edilmişti.

Paylaşın

İslami Cihad’ın Askeri Lideri Ali Gali Öldürüldü

İslami Cihad, Roket Fırlatma Birimi komutanı Ali Gali’nin İsrail tarafından düzenlenen operasyonda hayatını kaybettiğini açıkladı. Filistin basını da üç İslami Cihad liderinin öldürüldüğünü duyurdu.

Gali’yi hedef alan operasyon öncesinde İsrail ordusu Filistinli militanların İsrail’e yüzlerde roket attığını açıkladı. Operasyonun ardından açıklama yapan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail ordusunun “militan Filistinli örgütlerin liderliğini yok ettiğini” belirtti.

İsrail ordusu tarafından Perşembe günü yapılan açıklamada Gazze Şeridi’ne düzenlenen operasyonda Filistin İslami Cihad’ın silahlı kanadı Kudüs Tugayları’nın Roket Fırlatma Birimi komutanı Ebu Hasan Ali Gali’nin de aralarında olduğu üç askeri liderin hedef alındığı belirtildi.

İsrail ordusunun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Gali İslami Cihad’da merkezi bir konumda olmasının yanı sıra İsrail’e yönelik son roket saldırılarından sorumluydu” denildi.

İsrail tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan İslami Cihad tarafından yapılan açıklamada Roket Fırlatma Birimi komutanı Ali Gali’nin yaşamını yitirdiği teyit edilirken, “Filistin direnişinin” bombardımana devam edeceği belirtildi.

Filistin basını da üç İslami Cihad liderinin öldürüldüğünü duyurdu. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesi de, Gali’nin Perşembe sabahı erken saatlerde Gazze’de bir konuta düzenlenen hava saldırısında öldürüldüğünü haber verdi.

Gali’yi hedef alan operasyon öncesinde İsrail ordusu Filistinli militanların İsrail’e yüzlerde roket attığını açıkladı. Tel Aviv’de de Ağustos ayından bu yana ilk kez sirenlerin çaldığı bildirildi.

İsrail tarafından sert açıklamalar

Operasyonun ardından açıklama yapan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail ordusunun “militan Filistinli örgütlerin liderliğini yok ettiğini” belirtti.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu yaptığı açıklamada İsrail “İslami Cihad’a tarihindeki en ağır darbeyi indirdi” dedi.

9 Mayıs’ta da İsrail hava kuvvetlerinin Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında İslami Cihad örgütünün lider kadrosundan üç kişi öldürülmüştü. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, son saldırılarda yedi kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Salı günü ise 15 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

AFP haber ajansının İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre Mısır iki taraf arasında “ateşkes” sağlamaya çalışıyor. İslami Cihad ve Filistinli radikal İslamcı örgüt Hamas’a yakın kaynaklar Mısır’ın çabalarını doğruladı ancak ayrıntı vermedi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan İsrailli mevkidaşı Tsachi Hanegbi ile görüştüğünü açıkladı. Sullivan ABD’nin “İsrail’in güvenliğine olan sarsılmaz desteğini” bir kez daha teyit ettiğini belirtti.

Paylaşın

Sudan’da Evlerini Terk Edenlerin Sayısı 700 Bine Yükseldi

Şiddetli çatışmalar yaşandığı Sudan’da evlerinden olanların sayısının geçen hafta iki katına çıkıp, 700 bin kişiye yükseldiği belirtildi. Ayrıca, çatışmalarda şu ana kadar 600’den fazla kişi ölürken, 5 bin kişi de yaralandı.

Birleşmiş Milletler (BM) geçen hafta 100 bin dolayında kişinin komşu ülkelere kaçtığını ve çatışmalar durmazsa bu sayının 800 bini bulabileceğini söylemişti.

Öte yandan, ordunun düzenlediği hava saldırısında, kent merkezindeki Osmanlı döneminden kalma bir sarayın isabet aldığını iddia edildi. İddia, bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

Sudan’da ordu ve ile paramiliter Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasında 15 Nisan’da başlayan çatışmalar nedeniyle ülke içinde evlerinden olanların sayısının geçen hafta iki katına çıkıp, 700 bin kişiye yükseldiği belirtildi.

Çatışmalar yüzünden evlerinden olanların sayısındaki artış, Suudi Arabistan’da yürütülen ateşkes görüşmelerine karşın, gerilimin artacağı korkularını büyüttü.

Başkent Hartum’daki hava saldırıları ve çatışmalar devam ediyor. Kent sakinleri evlerini terk ederken, çeşitli mahalleler tamamen boşaldı.

Başkentin 5,4 milyon nüfusu vardı, ancak bir zamanların huzurlu kenti, 15 Nisan’da başlayan çatışmalar nedeniyle büyük bir yıkıma uğradı.

Öte yandan RSF, ordunun düzenlediği hava saldırısında, kent merkezindeki Osmanlı döneminden kalma bir sarayın isabet aldığını iddia etti. RSF’in iddiası bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

Müze olarak kullanılan saray, 1832’de Sudan Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıyken inşa edilmişti.

Müze aynı zamanda, çatışmalar başlayana dek Genelkurmay Başkanı Abdül Fettah el Burhan’ın kaldığı yeni başkanlık sarayının yanında.

Pazartesi gününden bu yana bölgede şiddetli çatışmalar yaşanıyor, ancak BBC’ye bilgi veren bir kent sakini, sarayın isabet alıp almadığını bilmediğini anlattı.

Diğer kent sakinleri ise savaş uçaklarının sürekli Hartum’un güneyinde uçtuğunu ve havaalanı yakınlarındaki El Sahafa semti yakınlarında şiddetli çatışmalar olduğunu bildirdi.

Çatışmalarda şu ana kadar 600’den fazla kişi ölürken, 5 bin kişi de yaralandı.

Aynı zamanda Hartum’a komşu Bahri ve Omdurman kentleriyle, Darfur bölgesinden şiddetli çatışma haberleri geliyor.

Yakıt sıkıntısı

BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü’nün Sözcüsü Paul Dillon “Çok sayıda ülke içinde evlerini terk etmek zorunda kalan kişi, akrabalarının yanında kalırken, diğerleri okullar, camiler ve kamu binalarında toplanıyor” dedi.

Dillon, halkın para ve yakıt sıkıntısı içinde olduğunu belirtti.

Sözcü “Para çekme makineleri çalışmıyor ve bankacılık sistemi işlemiyor. Yakıt bulmak zor ve pahalı” diye de ekledi.

BM geçen hafta 100 bin dolayında kişinin komşu ülkelere kaçtığını ve çatışmalar durmazsa bu sayının 800 bini bulabileceğini söylemişti.

Ordu ve RSF temsilcileri, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde ateşkes için ilk yüz yüze görüşmelere başladı.

Mısır medyasına konuşan Abdül Fettah el Burhan, RSF ile siyasi bir çözümün görüşülmesinden önce Hartum’da “kalıcı bir ateşkes” sağlanması gerektiğini söyledi.

Başkentin büyük kısmı RSF’in kontrolünde ve ordu hava saldırılarıyla RSF mevzilerini zayıflatmaya ve takviye almalarını engellemeye çalışıyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den İran’a ‘İdamları Durdurun’ Çağrısı

İran’ın dünyada idam cezasını en çok uygulayan ülkelerden biri olduğunu belirten BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İran’da bu yıl en az 209 kişinin idam edildiği bilgisini verdi ve idamların durdurulması çağrısı yaptı.

Volker Türk, İran’ın geçen yıl da 580 kişiyi idam ettiğini hatırlatarak, “Bu, özellikle idam cezasının evrensel olarak kaldırılmasına yönelik artan fikir birliği göz önünde bulundurulduğunda menfur bir rekor” değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İranlı yetkililere, diğer birçok ülkenin yaptığı gibi idam cezasını kaldırması ve tüm infazları durdurması çağrısında bulundu.

Türk, yaptığı yazılı açıklamada, İran’da bu yıl en az 209 kişinin idam edildiğini, bu kişilerin genellikle uyuşturucu suçlarından mahkum olanlar ve azınlık mensubu kişiler olduğunu kaydetti.

“Hükümetin şeffaf olmaması nedeniyle infazların kesin sayısı bilinmiyor ve bu rakamların daha yüksek olması muhtemel” diyen Türk, İran’ın dünyada idam cezasını en çok uygulayan ülkelerden biri olduğunu belirtti.

Volker Türk, İran’ın geçen yıl da 580 kişiyi idam ettiğini hatırlatarak, “Bu, özellikle idam cezasının evrensel olarak kaldırılmasına yönelik artan fikir birliği göz önünde bulundurulduğunda menfur bir rekor” değerlendirmesinde bulundu.

“Sosyal medya paylaşımından”

İran’da dün “dini değerlere hakaret ettikleri” gerekçesiyle 2 kişi idam edildi.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, yargı güçlerinden yapılan yazılı açıklamada, Sadrullah Fazıli Zari ve Yusuf Mihrdad hakkında verilen idam cezaları ve infazına ilişkin detaylar paylaşıldı.

Açıklamada, Zari ve Mihrdad’ın, Peygamber Muhammed’e ve kutsal değerlere hakaret ettikleri, bu konuda onlarca sosyal medya hesabı üzerinden faaliyet yürüttükleri belirtildi.

Ayrıca Zari’nin Kuran’ı yaktığına dair görüntüleri de sosyal medyadan paylaştığı ileri sürüldü.

Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu İran İnsan Hakları (IHR), geçen yıl yayınladığı bir raporda 2022 yılında 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında İran’da 251 kişinin asıldığı belirtilerek, bu rakamın geçen yılın ilk yarısında 117 olduğu bildirilmişti.

Uluslararası Af Örgütü’nün ölüm cezasına ilişkin yıllık raporunda, İran’da 2021’de infaz sayısının yüzde 28 artarak 314’e yükseldiği aktarılmıştı.

Paylaşın

AB’den Üçüncü Ülkelere Rusya Yaptırımları Uyarısı: Türkiye’nin De…

Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya yönelik hazırladığı 11. yaptırım paketi tasarısındaki maddeleri kamuoyu ile paylaştı. 11. yaptırım paketi, Rusya yaptırımlarını delen ülkelere de yaptırımlar öngörüyor.

Avrupa Birliği (AB) kaynaklarına göre Kazakistan, Ermenistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brüksel tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımları delen ülkeler arasında sayılıyor. Reuters ve AFP ajansları, AB’den diplomatik kaynaklara atıfla, bu ülkeler arasında Türkiye’nin de değerlendirildiğini bildirmişti.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’i ziyaret eden Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile birlikte gazetecilerin sorularını yanıtladığı basın toplantısında, Komisyon’un Rusya’ya yönelik hazırladığı 11’inci yaptırım paketi tasarısındaki maddeleri kamuoyu ile paylaştı.

Von der Leyen, 11’inci pakette ağırlığın, bugüne dek kararlaştırılan cezai önlemlerin baypas edilmesine karşı mücadeleye verildiğini bildirdi.

Bu bağlamda örneğin belli bazı yüksek teknoloji ürünleri ile uçak yedek parçalarının, üçüncü ülkeler üzerinden Rusya’ya ulaştırılması önündeki yasağın daha da sertleştirileceğini ifade eden von der Leyen, “Malların AB’den üçüncü ülkelere, oradan da Rusya’ya gittiğini tespit edersek, Birlik üyesi ülkelere, söz konusu ürünlerin yaptırım kapsamına alınmasını önerebileceğiz” dedi.

AB tarafından geçen Cuma günü tanıtılan bu uygulamanın, sadece “son çare” olarak ve detaylı bir risk analizinin ardından, AB ülkelerinin onayı ile devreye sokulacağına dikkat çeken von der Leyen, hazırlanan tasarıdaki bir başka maddenin de, AB yaptırımlarını bilinçli bir şekilde delen Rus ve üçüncü ülke şirketleri ile ticaret yasağı olduğunu aktardı.

AB kaynaklarına göre Kazakistan, Ermenistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brüksel tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımları delen ülkeler arasında sayılıyor. Reuters ve AFP ajansları, AB’den diplomatik kaynaklara atıfla, bu ülkeler arasında Türkiye’nin de değerlendirildiğini bildirmişti.

AB Komisyonu’nun söz konusu önerisi, Çarşamba günü Brüksel’de AB üyesi 27 ülke temsilcisinin katılacağı toplantıda görüşülecek. Mayıs ayı bitmeden karara bağlanarak yürürlüğe sokulması planlanan 11’inci yaptırım paketinde, ihracatı kontrol edecek mekanizmaların yanı sıra, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı destekleyen kişi ve kuruluşlara yönelik cezai önlemler de yer alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Putin, Batı’yı Hedef Aldı: Vatanımıza Karşı Savaş Başlatıldı

İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerin yenilgiye uğratılmasının kutlandığı Zafer Günü’nde, Kızıl Meydan’da düzenlenen törende konuşan Vladimir Putin, Rusya’ya karşı “gerçek bir savaş” yürütüldüğünü söyledi.

Vladimir Putin, konuşmasının devamında, “Biz egemenliğimizi savunuyoruz. Bugün uygarlık bir dönüm noktasında. Vatanımızı koruyacağız” ifadelerini kullandı.

Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası’na karşı elde ettiği zaferin 78’inci yıldönümü sebebiyle başkent Moskova’da geleneksel askeri geçit töreni düzenlendi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı törene Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaş siyasi damgasını vurdu.

Kızıl Meydan’daki geçide 125 farklı birlikten 10 binden fazla Rus askeri katıldı. Ukrayna’daki savaşta yer alan bazı Rus askerleri de törene katılım gösterdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin törende yaptığı konuşmada bir kez daha Ukrayna işgalinin meşruluğunu savundu. “Bugün, medeniyet bir kez daha tayin edici bir dönüm noktasında” diyen Putin “Vatanımıza karşı gerçek bir savaş başlatıldı” diye konuştu.

Putin “Ancak uluslararası terörizmi geri püskürttük, Donbas’ta yaşayanları koruyacağız ve güvenliğimizi güvence altına alacağız” dedi.

Putin, Ukrayna’daki savaşa katılan Rus askerlerine hitaben “Sizin savaşta gösterdiğiniz çabalardan daha önemli bir şey yok” diyerek “Ülkenin güvenliği bugün sizin sırtınızda, devlet olmamızın geleceği ve halkımız size bağlı” ifadelerini kullandı.

“Ülkemizde herkes kahramanlarımızı desteklemek için birleşti” diyen Putin “Ukrayna’daki askeri özel operasyona katılanlarla gurur duyuyoruz” diye konuştu.

“Batı’nın hedefi ülkemizin çöküşü”

Putin bir kez daha Ukrayna’nın Batı ülkelerinin elinde bir “rehineye” dönüştüğünü belirterek bu ülkelerin Rusya’yı yıkmak istediğini ileri sürdü; “Hedefleri ülkemizin çöküşü ve yıkımı” dedi.

Törene Belarus, Kazakistan, Tacikistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Ermenistan devlet ve hükümet başkanları katıldı.

Geçen hafta Kremlin’e giren iki drone’un havada düşürülmesi üzerine törenin ertelenebileceği yönünde spekülasyonlar yapılmıştı. Moskova saldırı girişiminden Kiev’i sorumlu tutmuş, Ukrayna ise olayın Rusya tarafından tertiplendiğini ileri sürmüştü.

Askeri geçit töreninde bu yıl İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılan Sovyet tankları T-34’ler dışında tank yer almadı. Geçen yıllarda kötü hava şartları nedeniyle sık sık iptal edilen hava geçidi bu yıl da yapılmadı.

Rusya’da Zafer Günü, her yıl Rus ordusunun silah gücünü sergilediği büyük törenlerle kutlanıyor. Fakat geçen hafta Rusya’yı sarsan bir dizi patlama, İHA saldırısı ve sabotaj eyleminin ardından güvenlik kaygıları nedeniyle bu yılki kutlamaların kapsamı daraltıldı.

“Ölümsüz Alay Yürüyüşü” adıyla düzenlenen, ülkenin dört bir yanından insanların, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarıyla yürüdüğü etkinliğin bu yıl yapılmayacağı açıklandı.

Bu yılki törenlere Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Belarus lideri Aleksander Lukaşenko ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da katıldı.

1939’da Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle başlayan İkinci Dünya Savaşı 1945’te sona ermişti. Savaşta on milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan da evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

Sovyetler Birliği, savaşta Nazi Almanyasını yenilgiye uğratan ittifakın bir parçasıydı ve muhtemelen savaştan en çok etkilenen ülkeydi. Çünkü savaşın büyük bölümü Rusya topraklarında yaşandı.

Mayıs 1945’te Almanya İkinci Dünya Savaşı’nda koşulsuz teslim anlaşması imzalayarak Avrupa’da yenilgiyi kabul etti. Bu belge, kıtadaki savaşı durdurdu. Ama Asya’da Japonya’yla savaş aynı yılın Ağustos ayına kadar sürdü.

Mutlak teslimiyet anlaşması Berlin yakınlarında 8 Mayıs’ta imzalandı. Almanlar, yerel saatle 23.01’de tüm operasyonlarını durdurdu. Rusya’da saat gece yarısını geçmişti.

Bu nedenle Zafer Günü birçok Avrupa ülkesi ve ABD’de 8 Mayıs’ta; Rusya, Sırbistan ve Belarus’ta ise 9 Mayıs’ta kutlanıyor.

Paylaşın

ABD’den Suriye’nin Arap Birliği’ne Geri Alınmasına Tepki

ABD, Arap Birliği’nin Suriye’yi yeniden örgüt içine alma kararını eleştirdi. Mısır’ın başkenti Kahire’de bir araya gelen Arap Birliği’ne üye ülkelerin dışişleri bakanları, kapalı kapılar adında yapılan toplantıda, 12 yıl önce ihraç edilen Suriye’nin Birliğe yeniden kabulüne karar vermişti.

Suriye, 2011 yılında Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı başlayan gösterilere, Şam yönetiminin şiddetle karşılık vermesinin ardından Arap Birliği’nden dışlanmıştı.

1945’te Arap ülkeleri arasındaki ilişkileri sağlamlaştırmak, politikalarını koordine etmek ve üye devletlerin egemenliğini korumak amacıyla kurulan Birliğin halihazırda 20 üyesi bulunuyor.

Suriye’de 12 yıldır devam eden iç savaşta şu ana dek 500 binden fazla insan hayatını kaybederken milyonlarca insan da yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Ayrıca ülkenin altyapısı da büyük hasara uğramış durumda.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vedant Patel, “Suriye’nin şu anda Arap Birliği’ne yeniden alınmayı hak ettiğine inanmıyoruz. Biz Esad rejimi ile ilişkilerimizi normalleştirmeyecek ve müttefiklerimizle ortaklarımızı bu konuda desteklemeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

ABD Kongresi’nin bazı üyeleri ise Arap Birliği’nin kararına daha sert sözlerle karşı çıkarak, Esad yönetimi ile ilişkilerin normalleştirilmesinin önüne geçmek için yaptırım uygulanmasını talep etti.

Temsilciler Meclisi’ndeki Dışişleri Komisyonu’nun başkanı, Cumhuriyetçi Mike McCaul ile Komisyondaki en yetkili Demokrat üye Gregory Meeks’in ortak bildiride, Suriye’nin Arap Birliği’ne tekrar kabulünün, “Esad, Rusya ve İran’ı, sivilleri katletmeye ve Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırmaya cesaretlendirecek ağır bir hata” olduğu öne sürüldü.

Bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi: “Esad değişmedi, bu vahşetleri işlemeye devam edecek ve alınan bu karar acımasız diktatörlerin işledikleri suçlar için hesap vermek zorunda olmadığı yönünde bir emsal kararı oluşturacak.”

Rejimin geri dönüşüne ilişkin diplomatik çabalar

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el-Mikdad, 12 Nisan’da Suudi Arabistan’a yaptığı ziyarette mevkidaşı Faysal Bin Ferhan ile bir araya gelmişti.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Mısır, Ürdün ve Irak dışişleri bakanları da 14 Nisan’da Suudi Arabistan’da bir araya gelerek Suriye krizine ilişkin siyasi çözüm çabalarını ele almıştı.

Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşünün ele alındığı fakat bir anlaşmaya varılamadığı açıklanmıştı.

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Esed rejiminin Dışişleri Bakanı Mikdad, 1 Mayıs’ta Amman’da bir araya gelmişti.

Basına kapalı toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, “Suriyeli mültecilerin gönüllü ve güvenli şekilde ülkelerine dönmelerinin öncelikli mesele olduğu” kaydedilmişti.

Paylaşın

İsrail’den Gazze Şeridi’ne Hava Saldırıları: 12 Ölü

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında, aralarında Filistin İslami Cihad örgütünün lider kadrolarından üç kişinin de olduğu 12 kişi hayatını kaybetti. ABD, Avrupa Birliği ve İsrail Hamas ve İslami Cihad’ı terör örgütü olarak kabul ediyor.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı hayatını kaybedenler arasında 4 çocuğun da olduğunu ve 20 kişinin de yaralandığını duyurdu. Filistinlilerin sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda bölgede tanınan bir diş hekiminin de eşiyle birlikte evinde hayatını kaybettiği belirtildi.

İsrail ordusu, iç istihbarat servisi Şin Bet ile ortak düzenlenen operasyonun İslami Cihad’ın silahlı kanadı Kudüs Tugayları’nın üst düzey üç yöneticisini hedef aldığını açıkladı. Operasyona 40 savaş jetinin katıldığı, örgüte ait roket ve tünellerde kullanılan beton üretim atölyelerinin ve askeri mevkilerin de bulunduğu 10 hedefin vurulduğu belirtildi.

Kudüs Tugayları yöneticileri hayatını kaybetti

İslami Cihad lider kadrosundan üç kişinin hayatını kaybettiğini doğruladı. Kudüs Tugayları Askeri Meclisi Sekreteri Cihad Gannam, Kudüs Tugayları Askeri Meclisi Üyesi ve Gazze Şeridi Kuzey Komutanı Halil el Behtini ve örgütün Batı Şeria’daki askeri faaliyetlerinin askeri lideri Tarık İzzeddin’in hayatını kaybettiği açıklandı.

Fransız haber ajansı AFP hava saldırısının yerel saat ile gece saat 02.00’de başladığını ve iki saat sürdüğünü geçti. Operasyon sonrasında bir binanın tepesinden alevlerin ve dumanların yükseldiği görüldü.

Filistinli örgütlerden misilleme mesajları

İslami Cihad İsrail’in “tüm arabuluculuk girişimlerini görmezden geldiğini” açıklayarak ölen komutanların “intikamının alınacağını” duyurdu. “Bombardımana bombardımanla, saldırıya saldırıyla karşılık verilecek” diyen İslami Cihad Sözcüsü Tarık Selimi “Bu suç cezasız kalmayacak” ifadelerini kullandı.

Hamas sözcüsü Hazım Kasım da AFP’ye yaptığı açıklamada “işgalcilerin birlikleri gerginliği tırmandırmanın sorumluluğunu taşımaktadır” diye konuştu. Hamas lideri İsmail Haniye adına yapılan açıklamada da “Düşman suçlarının bedelini ödeyecek” denildi. Açıklamada “Liderlerin suikastı işgale güvenlik kazandırmayacak, direnişi büyütecek” ifadelerine yer verildi.

İran ile yakın ilişkileri olan İslami Cihad, Gazze Şeridi’nde Hamas’tan sonra en güçlü Filistinli örgüt ve bu bölge üzerinden İsrail’e roket saldırılarında bulunuyor. Örgütün üst düzey yöneticilerinden 45 yaşındaki Kadir Adnan geçen hafta 87 gün süren açlık grevinin ardından tutuklu olduğu İsrail’e ait bir cezaevinde hayatını kaybetmişti. Bu durum bölgede gerginliği artırmış, İsrail ile Filistinli örgütler arasında sınır çatışmaları yaşanmıştı. Bir Filistinlinin hayatını kaybettiği çatışmalar sonrasında Mısır’ın arabuluculuğuyla taraflar arasında ateşkes ilan edilmişti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İran, Dini Değerlere Hakaret Gerekçesiyle 2 Kişiyi Daha İdam Etti

İran’da dini değerlere hakaret ettikleri gerekçesiyle Sadrullah Fazıli Zari ve Yusuf Mihrdad hakkında verilen idam cezaları bu sabah infaz edildi. İran’da 2021’de infaz sayısının yüzde 28 artarak 314’e yükseldiği aktarılmıştı.

Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu İran İnsan Hakları (IHR), geçen yıl yayınladığı bir raporda 2022 yılında 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında İran’da 251 kişinin asıldığı belirtilerek, bu rakamın geçen yılın ilk yarısında 117 olduğu bildirilmişti.

İran’da dini değerlere hakaret ettikleri gerekçesiyle 2 kişi idam edildi.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, Yargı Erki tarafından yapılan yazılı açıklamada, Sadrullah Fazıli Zari ve Yusuf Mihrdad hakkında verilen idam cezaları ve infazına ilişkin detaylar paylaşıldı.

Açıklamada, Zari ve Mihrdad’ın, Hazreti Muhammed’e ve kutsal değerlere hakaret ettikleri, ateizmi savundukları bu konuda onlarca sosyal medya hesabı üzerinden faaliyet yürüttükleri belirtildi.

Ayrıca Zari’nin Kur’an-ı Kerim’i ateşe verdiğine dair görüntüleri de sosyal medyadan paylaştığı kaydedildi.

Söz konusu 2 kişi hakkında verilen idam cezalarının bu sabah infaz edildiği aktarıldı.

Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu İran İnsan Hakları (IHR), geçen yıl yayınladığı bir raporda 2022 yılında 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında İran’da 251 kişinin asıldığı belirtilerek, bu rakamın geçen yılın ilk yarısında 117 olduğu bildirilmişti.

Uluslararası Af Örgütü’nün ölüm cezasına ilişkin yıllık raporunda, İran’da 2021’de infaz sayısının yüzde 28 artarak 314’e yükseldiği aktarılmıştı.

(Kaynak: Eurnews Türkçe)

Paylaşın

12 Yıl Önce İhraç Edilen Suriye Yeniden Arap Birliği’nde

12 yıl önce ihraç edilen Suriye’nin Arap Birliği’ne yeniden kabulüne karar verildi. 1945’te Arap ülkeleri arasındaki ilişkileri sağlamlaştırmak, politikalarını koordine etmek ve üye devletlerin egemenliğini korumak amacıyla kurulan Birliğin halihazırda 20 üyesi bulunuyor.

Suriye’de 2011 yılında başlayan ve hala bazı bölgelerde devam eden iç savaşta bugüne dek 350 binden fazla insan hayatını kaybetti. 6,8 milyonu ülke içinde olmak üzere 14 milyon kişi yaşadığı yerlerden sürülerek sığınmacı oldu. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre ülkede halkın yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Mısır’ın başkenti Kahire’de bir araya gelen Arap Birliği’ne üye ülkelerin dışişleri bakanları, kapalı kapılar adında yapılan toplantıda, 12 yıl önce ihraç edilen Suriye’nin Birliğe yeniden kabulüne karar verdi.

Suriye, 2011 yılında Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı başlayan gösterilere, Şam yönetiminin şiddetle karşılık vermesinin ardından Arap Birliği’nden dışlanmıştı.

Gözlemciler, son dönemde gerçekleşen pek çok ziyaretin de gösterdiği üzere, Arap dünyasında artık istenmeyen adam olmayan Beşar Esad’ın da, 19 Mayıs’ta devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yapılacak olan Arap Birliği zirvesine katılabileceğini belirtiyor.

Arab Birliği dışişleri bakanları toplantısını takip eden El Arabiya televizyonu ile Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) yayınlanan The National gazetesinin aktardığı haberlere göre, Birlik Suriye’nin üyeliğini bazı şartlara bağlıyor. Buna göre, Şam yönetiminden yeni bir Anayasa için muhaliflerle görüşmeye başlaması ve seçimlerin yolunu açması talep ediliyor.

Bunun yanı sıra ülkeden kaçan ya da ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalan sığınmacıların evlerine dönmesine olanak sağlanması ve dış ülkelerden gelen insani yardımların, muhtaç kişilere ulaştırılmasının önünün açılması isteniyor.

Arap Birliği ülkeleri, bu taleplerin karşılanması halinde Suriye’nin yaniden yapılandırılmasına maddi destek sunmayı ve müttefik ülkelerin Suriye topraklarından çekilmesine katkı sağlamayı vadediyor.

Rejimin geri dönüşüne ilişkin diplomatik çabalar

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el-Mikdad, 12 Nisan’da Suudi Arabistan’a yaptığı ziyarette mevkidaşı Faysal Bin Ferhan ile bir araya gelmişti.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Mısır, Ürdün ve Irak dışişleri bakanları da 14 Nisan’da Suudi Arabistan’da bir araya gelerek Suriye krizine ilişkin siyasi çözüm çabalarını ele almıştı.

Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşünün ele alındığı fakat bir anlaşmaya varılamadığı açıklanmıştı.

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Esed rejiminin Dışişleri Bakanı Mikdad, 1 Mayıs’ta Amman’da bir araya gelmişti.

Basına kapalı toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, “Suriyeli mültecilerin gönüllü ve güvenli şekilde ülkelerine dönmelerinin öncelikli mesele olduğu” kaydedilmişti.

Arap Birliği, Suriye’deki iç savaş nedeniyle 12 Kasım 2011’de Suriye’nin Birliğe üyeliğini askıya almıştı.

Paylaşın