Yanlış Kullanıldığında Cildi Bozan 10 Güzellik Ürünü

Güzellik ürünlerinin amacı cildinizi ve görünümünüzü iyileştirmek olsa da, bazı güzellik ürünleri doğru şekilde ve cilt tipine uygun kullanılmadığında, belirli bileşenleri nedeniyle olumsuz etkiler doğurabilir.

Haber Merkezi / Yanlış, aşırı veya doğru kullanılmadığında cildinizi bozabilecek 10 güzellik ürününü sizler için sıraladık.

Sert Eksfoliyantlar: Büyük veya sert parçacıklar içeren eksfoliasyon ürünler, aşırı ovalama, cildin koruyucu bariyerine zarar verebilir ve mikro yırtıklara neden olarak tahrişe ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Retinolün Aşırı Kullanımı: Retinol güçlü bir yaşlanma karşıtı maddedir ancak aşırı kullanımı veya yanlış uygulanması kuruluğa, soyulmaya ve güneşe karşı hassasiyetin artmasına neden olabilir.

Kokulu Ürünler: Güçlü yapay kokulara sahip ürünler, özellikle hassas cilde veya alerjiye sahip kişilerde reaksiyonlara, tahrişe veya hassasiyete neden olabilir.

Alkol Bazlı Tonerler: Yüksek düzeyde alkol içeren tonerler cildin doğal yağlarını sıyırarak kuruluğa, kızarıklığa ve hassasiyetin artmasına neden olabilir.

Ağır Makyaj: Uzun süre ağır veya nefes almayan makyaj yapmak gözenekleri tıkayabilir, bu da sivilcelere ve cilt dokusunda uzun süreli hasara neden olabilir.

Yanlış Makyaj Temizleme: Yatmadan önce makyajın tamamen çıkarılmaması gözenekleri tıkayabilir, sivilce oluşumuna katkıda bulunabilir ve cildin gece boyunca yenilenmesini engelleyebilir.

Gözenek Şeritleri: Gözenek şeritleri bazı siyah noktaları giderebilirken, aynı zamanda doğal yağları sıyırarak ve hatta tekrar tekrar kullanıldığında gözenekleri genişleterek cilde zarar verebilir.

Agresif Akne Tedavileri: Benzoil peroksit veya salisilik asit gibi güçlü akne tedavileri, belirtildiği gibi kullanılmadığı takdirde kuruluğa, soyulmaya ve tahrişe neden olabilir.

Son kullanma tarihi geçmiş ürünler: Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin kullanılması cildi bakterilere ve potansiyel olarak zararlı bileşenlere maruz bırakabilir, bu da sivilcelere, döküntülere veya enfeksiyonlara yol açabilir.

Kağıt Maskelerin Aşırı Kullanımı: Kağıt maskelerin, özellikle de yüksek düzeyde güçlü bileşenler içerenlerin sık kullanımı, cildi bunaltabilir ve tahrişe veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Paylaşın

“En Uzun Sakallı Kadın” Rekoru Kırıldı

ABD’nin Michigan eyaletinde 38 yaşındaki Erin Honeycutt, 30 cm boyundaki sakallarıyla, yaşayan en uzun sakallı kadın rekorunu kırdı. Bir önceki rekor 25,5 cm uzunluğundaki sakalla sahip 75 yaşındaki Vivian Wheeler’a aitti.

Guinness Dünya Rekorları tarafından yapılan açıklamada 38 yaşındaki kadının polikistik over sendromu nedeniyle bu kadar uzun sakala sahip olduğu ifade edildi.

Bu rahatsızlık, hormonal dengesizliğe yol açıyor. Erin Honeycutt da bu sayede herhangi bir hormon ya da başka bir takviye almadan sakalını bu kadar uzattı.

Guinness günde en az üç kere tıraş olan kadının, bu rutininden vazgeçtikten sonra 30 santimetrelik sakala ulaştığını belirtti. Honeycutt da 13 yaşından beri bu durumla uğraştığını ve tıraş, ağda, tüy dökücü ürünlerle kıllarıyla mücadele ettiğini anlattı.

Tam da bu mücadeleden yıldığı sırada, eşi Jen’in tavsiyesi üzerine sakal bıraktığını söyledi. Yüksek tansiyon yüzünden bir gözündeki görme yeteneğini kısmen kaybetmesi de Honeycutt’ın kararında etkili olmuş.

Honeycutt, tüm bu yaşadıklarına rağmen hayata pozitif bakmaya çalıştığını vurguladı. Önceki rekor 75 yaşındaki Vivian Wheeler’a aitti. Wheeler’ın sakalı 25,5 santimetre olarak ölçülmüştü.

(Kaynak: Independent Türkçe)

 

Paylaşın

Çok Az Kişi Aloe Verayı Bu Şekilde Kullanıyor!

Güzellik bakımında, mecbur kalınmadığı sürece, her zaman doğal yöntemler tercih edilir. Hiçbir yan etkisinin olmaması ve cepleri de boşaltmaması bu tür güzellik bakımlarının kabul edilebilirliğini arttırmaktadır.

Haber Merkezi / Aloe verada, geleneksel tıbbın bir parçası olarak çeşitli güzellik sorunlarına çare olarak kullanılmakta. Ancak aloe verayı kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmakta.

Aloe veranın sapı kırıldıktan sonra kullanılmasının bir süresi var. Yani hemen kullanmazsanız aloe vera sapının içindeki jel zamanla kaybolacaktır. Ayrıca aloe vera sapını günlük olarak kırmakta bitkinin çabuk tükenmesine neden olacaktır.

Aloe verayı kullanmanın belirli yöntemleri var. Bunlardan biride aloe vera jelini buz küpü olarak kullanmak. Aloe vera jelini mikserle iyice çırpın, bir buz kalıbına koyun ve dondurucuda buz küpleri haline getirin.

Aloe vera jeline zerdeçal tozu da ekleyebilirsiniz. Zerdeçala ek olarak, gül suyu ve gül yaprakları da aloe vera ile buz küpleri haline getirilebilir.

Güzellik bakımı sırasında bu buz küplerini rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Hindistan Cevizi Yağından Saç Maskesi Nasıl Yapılır?

Hem cilt hem de saç bakımında kullanılan Hindistan cevizi yağı, saçları güçlendirmeye yardımcı olan yağ asitleri ve mineraller içermektedir. Hindistan cevizi yağı ayrıca, saç dökülmesi problemini önleyebilecek antioksidanlar, antienflamatuar ve anti-bakteriyel özelliklere sahiptir.

Haber Merkezi / Saçlarınız kabardı, kurudu ve cansızlaştıysa, Hindistan cevizi yağı saçlarınızı onarmanıza yardımcı olabilir. Tek yapmanız gereken onu doğru şeyle ve doğru şekilde kullanmak. Saçlarınız eski sağlığına kavuşturacak Hindistan cevizi yağından yapılmış 2 saç maskesi şöyle:

Hindistan cevizi yağı ve bal

Hindistan cevizi yağının özelliklerini yukarıda açıklamıştık. Aynı şekilde bal, saçları onarmaya ve saç derisini beslemeye yardımcı olacak anti mantar ve anti bakteriyel özelliklere sahiptir. Bununla birlikte kepekten kurtulmada da fayda sağlar. Hindistan cevizi ve balı birlikte uyguladığınızda saçlar için oldukça faydalı olacaktır.

Nasıl yapılır?

4-5 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağını bir kaseye alın. İçine 2-3 yemek kaşığı bal ekleyin ve iyice karıştırın. Şimdi bu karışımı saçınızın köklerine uygulayın ve yaklaşık 30 dakika bekletin. 30 dakika sonra saçlarınızı hafif bir şampuanla yıkayın.

Hindistan cevizi yağı ve yumurta

Hindistan cevizi yağı ve yumurtadan yapılan saç maskesi saçlar için oldukça faydalıdır. Yumurtada saçın kalınlaşmasına ve uzamasına yardımcı olabilecek bu tür birçok element bulunur. Yumurta ayrıca saç dökülmesini azaltmada da faydalı olabilir. Bununla birlikte saçın elektriklenmesini azaltmak ve kurumasını önlemek için de faydalıdır.

Nasıl yapılır?

Bu saç maskesini yapmak için 7-8 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağını bir kaseye alın. Şimdi içine 1 yumurta akı ve 2 yemek kaşığı balı ekleyip güzelce karıştırın. Bu karışımı saça uygulayın ve 20 dakika bekletin. Ardından saçlarınızı hafif bir şampuanla yıkayın.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Çay Ağacı Yağını Kullanmadan Önce İki Kez Düşünün

Çay ağacı yağı veya melaleuca alternifolia, cilt bakımı ve güzellik ürünleri söz konusu olduğunda, özellikle akne tedavisinde kullanılan ürünlerde popüler bir bileşendir.

Haber Merkezi / Çay ağacı yağı, antibakteriyel, antifungal ve antiinflamatuar özellikleri nedeniyle geleneksel tıpta ve bazı durumlarda topikal tıpta kullanılır.

Ancak bu bileşen tüm cilt tipleri için uygun değildir; Bu nedenle çay ağacı yağı kullanılmadan önce iki kez düşünülmeli.

Uzmanlar, çay ağacı yağı içeren ürünlerin bazen kuruluk, kaşıntı ve kızarıklığa neden olabileceğini öne sürmekte.

Bu nedenle, özellikle kuru veya hassas cilde sahip olanlar için, çay ağacı yağı içeren ürünleri uygulamadan önce cilt testi önerilir.

Çay ağacı yağı mükemmel antimikrobiyal, antibakteriyel ve antiinflamatuar özelliklere sahiptir, bu da onu leke tedavileri ve cilt temizleme için favori haline getirir.

Çay ağacı yağı, akne, bakteri ve mantar enfeksiyonlarını önler ve hatta yaraların iyileşmesini destekler. Ancak çay ağacı yağı çok güçlü bir bileşiktir ve çok fazla kullanılırsa, cilde zarar verebilir.

Çay ağacı yağı güvenli bir şekilde nasıl kullanılır?

Her zaman seyreltilmiş çay ağacı yağı kullanılmalı,

Cilt üzerine kullanılmamalı, sivilceli veya problemli bölgeye uygulanmalı,

Aşırı kullanılmamalı,

Çay ağacı yağı egzersizden hemen sonra kullanılmamalı,

Çay ağacı yağı retinol, laktik asit veya glikolik asit gibi akne tedavilerinde kullanılan diğer ürünlerle birlikte kullanılmamalı.

Çay ağacı yağına alternatif daha güvenli ürünlerde bulunmakta:

Manuka yağı, çay ağacı yağına çok benzer ve aynı amaçlar için kullanılabilir,

Zerdeçal yağı, anti-alerjik, antibakteriyel, antimikrobiyal, anti-fungal, anti-paraziter, antiviral olup akne tedavisinde kullanılabilir,

Tarçın yağı, anti-inflamatuar özellikleri ile bilinir,

Biberiye esansiyel yağları da iyi bir seçenektir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Yüz Bakımından Sonra Kaçınmanız Gereken 4 Şey

Yüz bakımı, buhar, peeling, ekstraksiyon, kremler, losyonlar, yüz maskeleri, peeling ve masajı içeren çok adımlı bir manuel tedavidir. Yüz bakımı, aynı zamanda cildi beslemeye yardımcı olur.

Haber Merkezi / Yüz bakımı yaptırmadan önce, yüz bakımı sırasında ve sonrasında alınması gereken birçok önlem vardır.

Dermatologlar, yüz bakımı yaptırdıktan sonra belirli uygulamalardan kaçınmayı önermektedir. Bu nedenle, size yüz bakımı sonrası kaçınmanız gerekenleri listeledik:

Yüze dokunmamak

Eldeki bakterileri yüze aktarmamak için yüze tekrar tekrar dokunmaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca yüz bakımı sonrasında yüze dokunmak sivilcelere ve alerjilere yol açabilir.

Makyajdan Kaçının

Cilt bakımından sonra cilt hassaslaşır. Bu nedenler, cilt bakımı sonrası makyaj yapmak, kızarıklıklara ve sivilcelere yol açabilir. Unutmayın, makyaj ürünleri, cilt katmanlarının derinliklerine inen ve cilt sorunlarına neden olan kimyasallar içermektedir.

Güneşe Çıkmayın

Cilt bakımı yaptırdıktan sonra kaçınmanız gereken en önemli uygulama güneşe çıkmamaktır. Cilt, bakım sonrası çok hassas hale gelir, zararlı UV ışınları cildin derinliklerine nüfuz ederek, yüz alerjilerine ve kızarıklıklara neden olabilir.

Kimyasal Kullanmayın

Yüz bakımı yaptırdığınızda, cilt birkaç gün hassas olur. Hassas cilt üzerinde kimyasal kullanmak cilt hasarına neden olabilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Cilt Beyazlatma Güvenli Mi?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yakın zamanda hazırlanan bir rapor, 2024 yılına kadar cilt beyazlatma endüstrisinin 31,2 milyar dolar değerinde olacağını öngörüyor.

Haber Merkezi / Cilt beyazlatma veya ağartma basit bir ifadeyle, melanosit adı verilen hücreler tarafından üretilen bir pigment olan derideki melanin konsantrasyonunun veya üretiminin azaltılmasıdır.

Cilt beyazlatmaya yardımcı olabilecek birkaç aktif bileşen vardır:

C vitamini

C vitamini, melanin üretimini azaltır ve hiperpigmentasyonu giderir.

Niasinamid

2020 yılında yapılan bir araştırma, niasinamidin antioksidanlarla birlikte kullanıldığında hiperpigmentasyonu azaltabileceğini ortaya koydu.

Retinol

Retinol, cildin dönüşüm sürecini hızlandırmaya yardımcı olabilir. Retinoidler cildi güneşe karşı daha hassas hale getirebilir, bu nedenle güneş kremi kullanmak gereklidir.

Hidrokinon

Çeşitli cilt ağartma ürünlerinde bulunan bilinen bir depigmentasyon maddesidir. Genellikle günde bir ila iki kez uygulandıktan sonra 3-6 ay içinde sonuçları ortaya çıkar. DSÖ, bu maddeyi, cilt tahrişi, kızarıklık, yanma, kuruluk, ciltte hasar ve renk değişikliği gibi yan etkilere yol açabilecek “tehlikeli bir kimyasal” olarak değerlendirmektedir.

Cilt beyazlatma güvenli mi?

Dermatolog onaylı yöntemler kullanılırsa ve zararlı maddelerden kaçınılırsa, hiperpigmentasyon alanlarını tedavi etmek güvenli olabilir. Bununla birlikte, bazı durumlarda cilt ağartma ürünlerinin kullanımı yasaklanmıştır:

Civa zehirlenmesi

Bazı cilt beyazlatıcı kremler cıva toksisitesi ile bağlantılı olabilir. Cıva zehirlenmesi, uyuşukluk, yüksek tansiyon, yorgunluk, ışığa duyarlılık, böbrek yetmezliği, titreme, hafıza kaybı ve sinirlilik gibi nörolojik semptomları içerir.

Dermatit

Bir madde ile doğrudan temas veya alerjik reaksiyon sonucu oluşan kaşıntılı bir döküntüdür. Dermatit ciltte kızarıklık, kabarcıklar, ülserler, kurdeşen, kuru, pullu cilt ve şişlik şeklinde görünebilir.

Eksojen okronoz

Mavi-siyah pigmentasyona yol açan bir deri hastalığıdır. Genellikle, hidrokinon içeren cilt beyazlatıcı kremlerin uzun süreli kullanımının bir komplikasyonu olarak ortaya çıkar, geniş alanlarda veya tüm vücutta kullanan kişilerde gelişme olasılığı daha yüksektir.

Nefrotik sendrom

Civa içeren cilt beyazlatıcı kremler, vücudun idrarla çok fazla protein atmasına neden olan bir böbrek bozukluğu olan nefrotik sendromla bağlantılı olabilir.

Steroid akne

Kortikosteroid içeren kremler, çoğunlukla göğüs, sırt ve kolları etkileyen steroid akneye neden olabilir. Beyaz başlıklar, siyah noktalar, küçük kırmızı yumrular, akne izleri ve ağrılı yumrular olarak görünebilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kusursuz Bir Cilt İçin 10 Adımlık Japon Cilt Bakımı

Japon kadınları kendilerini şımartmayı severler ve ciltlerine özen göstermek onların ana önceliğidir. Japon kadınları cilt yapısını araştırdıktan sonra, özelleştirilmiş cilt bakım rutinlerini oluştururlar. 

Haber Merkezi / İşte bu yazıda, parlak, sağlıklı ve güzel bir cilt elde etmek için 10 adımlık ünlü Japon cilt bakımı rutinini sizlerle paylaşacağız.

1. Adım: Çift Temizleme

Çift temizleme yöntemi, Japon cilt bakımı rutininde hayati bir adımdır. İlk önce yağ bazlı bir temizleyici ile makyajı ve yağ bazlı kalıntıları çıkarın, cildinizi tekrar ama bu sefer su bazlı ve hafif köpüren bir temizleyici ile temizleyin.

Adım 2: Eksfoliye Edin

Ölü cilt hücrelerini çıkarmak, dokuyu iyileştirmek ve cildi aydınlatmak için nazik bir eksfoliyatör kullanın. Bu adım haftada bir veya iki kez yapılabilir.

3. Adım: Toner

Cildin pH seviyesini dengelemek ve rutinin sonraki adımlarına hazırlamak için cildinize toner uygulayın.

Adım 4: Öz

Cilde nem desteği sağlamak ve dokusunu iyileştirmek için nemlendirici bir öz uygulayın.

Adım 5: Serum

Cildinize ince çizgiler, koyu lekeler veya eşit olmayan cilt tonu gibi belirli cilt sorunlarını hedefleyen bir serum uygulayın.

Adım 6: Kağıt Maske

Kağıt maskeler Japon cilt bakımı rutininde bir rahatlama yöntemi olarak kullanılır. Cilt tipinize uygun çeşitli kağıt maskeler mevcuttur. Parlayan ve nemlenmiş bir cilde sahip olmak istiyorsanız, haftada iki kez kağıt maske şarttır.

Adım 7: Göz Kremi

Göz çevresindeki hassas cildi nemlendirmek ve sıkılaştırmak için besleyici bir göz kremi uygulayın.

8. Adım: Nemlendirici

Nemlendirmek mevcut nemi cildinize hapsederler. Bu nedenle toner, yumuşatıcı ve serumlardan sonra gelir. Yağlı bir cildiniz varsa hafif bir nemlendirici, kuru cildiniz varsa kremsi bir nemlendirici kullanın.

Adım 9: Güneş Kremi

Cildi UV hasarından korumak ve erken yaşlanmayı önlemek için SPF’si 30 veya daha yüksek olan geniş spektrumlu bir güneş koruyucu uygulayın.

Adım 10: Gece Kremi

Uyurken cildi beslemek ve onarmak için gece kremi sürün. Bir gece kremi, gündüz nemlendiricisinden daha yoğun ve daha nemlendirici olabilir.

 

Paylaşın

Kıvırcık Saçın Evrimsel Arka Planı

Yeni yapılan bir araştırma sıkı kıvırcık saçların, Güneş’in potansiyel zararlı ışınlarına karşı en iyi korumayı sağladığını ortaya koydu. Araştırma çeşitli iklim koşullarının simüle edildiği bir laboratuvar ortamında yapıldı.

Araştırmada elde edilen bulgular, kıvırcık saçın neden Afrika’daki ilk insanlarda ortaya çıktığını ve soğuk bölgelere göç edenlerin saçlarının neden zamanla düzleştiğini açıklayabilir.

ABD’deki Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılara göre kıvırcık saç, insanları Güneş’ten korumak için evrimleşmiş olabilir.

Yeni araştırmada sıkı kıvırcık saçların, Güneş’in potansiyel zararlı ışınlarına karşı en iyi korumayı sağladığı görüldü.

Bulgular, kıvırcık saçın neden Afrika’daki ilk insanlarda ortaya çıktığını ve soğuk bölgelere göç edenlerin saçlarının neden zamanla düzleştiğini açıklayabilir.

Araştırmada çeşitli iklim koşullarının simüle edildiği bir laboratuvar ortamı kuruldu. Bu ortamda bir cansız mankene insan saçından yapılan çeşitli peruklar takıldı.

Araştırma ekibi mankenin bu perukların her biriyle ne kadar ısı emdiğini takip etti.

İnternet sitesi BiorXiv’de erişime açılan bulgular, tüm perukların serin kalmayı sağladığını ve mankenin peruklu olduğu denemelerde kel olduğu zamanki kadar ısı emmediğini gösterdi.

Araştırmacılar aynı zamanda, manken üzerinde düz, gevşek bukleli ve kıvırcık gibi birçok farklı peruk tipini test etti.

Nihayetinde perukların tümünün, Güneş’i temsil eden lambaların sıcak ışıkları altında benzer şekilde performans gösterdiği anlaşıldı.

Ancak sıkı kıvırcık saçların, mankeni yukarıdaki “Güneş” radyasyonundan korumada ve serin tutmada en iyi performansı sergilediği saptandı.

Peruğun kıvrımı arttıkça, kafa derisinden ısıyı atmak için daha az terleme gerektiği ve böylece kıvırcık saçın suyla enerji tasarrufu sağladığı tespit edildi.

Sonuçlar, kafa derisindeki kıllarının insan türünün iki ayağı üzerinde dik yürümeye başlaması ve beyinlerinin de giderek büyümesiyle kol kola evrimleştiği tezini destekliyor.

Makalede, “Saçların ortaya çıkması, kafa derisinin doğrudan beyin üzerindeki küçük yüzey alanında Güneş ısısı emilimini en aza indirmek için optimal bir denge kurmuş olabilir” ifadeleri yer aldı:

Sıkı kıvrık saçlar, ısı akışında düz saçların kapasitesinin ötesinde, ek bir azalma sağlayabilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Kadınlar Neden Vücut İmajına Odaklanır?

Vücut imajı, kişinin görünüşü görünüşü hakkında ne düşündü, ne hissettiği ve kendi öz değerini nasıl yargıladığını içerir. Olumlu ya da olumsuz bir vücut imajı olabilir. Vücut imajı her zaman vücudun görünüşüyle ilişkili değildir.

Haber Merkezi / Olumlu bir vücut imajına sahip kadınların iyi bir zihinsel sağlığa sahip olma olasılığı daha yüksektir. Vücutları hakkında olumsuz düşünce ve duygulara sahip kadınların, yeme bozuklukları ve depresyon gibi bazı zihinsel sağlık sorunları geliştirme olasılığı daha yüksektir. 

Olumsuz bir vücut imajı, hayatın birçok alanını etkileyebilecek düşük benlik saygısına da yol açabilir.

Kadınlar, çocukluk döneminin ilk anlarından yetişkinliğe kadar nasıl göründüklerine dair mesajlar alırlar, düşüncelerinden veya eylemlerinden daha çok nasıl göründükleri öne çıkar.

Örneğin, medya, zayıf, çekici ve genç kadınları göstermeye odaklanır: Çekim öncesi makyaj, ışık gibi bir çok ayarlama, çekim sonrası olumsuz görüntülerin bilgisayar teknolojisi kullanılarak yeniden düzenlenmesi.

Sonuç olarak, kadınlar gerçek dünyada olma ihtimali çok düşük güzellik ve vücut ideallerine ulaşmaya çalışırlar.

Sağlıklı bir vücut imajına nasıl sahip olunur?

Araştırmalar, kilo kaynaklı olumsuz bir vücut imajına sahip olanların bile uygun bir kilo verme programına katıldığı zaman vücut imajını düzeltebileceğini gösteriyor. Kilo verme programı, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye odaklanmayı içermeli.

Zayıflıktan kaynaklı olumsuz vücut imajı, sağlıklı şekilde kilo alımı ve diğer sağlık sorunları tedavi edilerek düzeltilebilir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz, vücut imajı için uygun kilodan daha iyi sonuçlar verebilir.

Kişi kendi hakkında ne kadar çok olumlu düşünceye sahip olursa kendini o kadar iyi hisseder. Unutmayalım çok az kişi vücudunun her yönü hakkında yüzde 100 olumlu düşünceye sahiptir.

Nasıl göründüğünü kabul etmek, nasıl göründüğünü değiştirmeye çalışmaktan daha sağlıklıdır.

Estetik cerrahi sağlıklı bir vücut imajı için iyi mi yoksa kötü mü?

Duruma göre değişir. Estetik cerrahi düşünülüyorsa, kişi kendine karşı dürüst olmalı: Neden ameliyat olmak istiyorum?

Başkalarını etkilemeye çalışmak için estetik ameliyat asla iyi bir fikir değildir. 

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın