Kulis: Erdoğan, Muhalefete ‘Kapıları Kapatmayacak’

Erdoğan’ın yeni anayasa çalışmasıyla birlikte siyasetteki “normalleşme” sürecinin devamını sağlayacağı ve böylece “toplumun her kesimine ulaşmak ve AKP’nin kurulduğu ilk yıllarda olduğu gibi partiyi tüm kesimlere hitap eden bir konuma yükseltmek istediği” belirtiliyor.

Bu nedenle Erdoğan’ın bundan sonraki süreçte de muhalefet cephesine “kapıları kapatmayacağı” söyleniyor. AKP’nin, 2028 stratejilerinden birinin de “toplumsal uzlaşı ve siyasetteki gerginliğin azaltılması, gerginliğin azalmasıyla birlikte yeniden AKP’ye güveni artırmak” olduğuna da vurgu yapılıyor.

AKP’nin ilk kez ikinci parti konumuna gerilemesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet ile başlattığı “normalleşme” adımları “erken seçim” tartışmalarını beraberinde getirirken, Erdoğan’ın “AKP’de ve hükümette revizyon sürecini başlatmadan ve belli bir düzene oturtmadan” olası bir erken seçime asla sıcak bakmayacağı kaydediliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP teşkilatları ile bayramlaşmasında bir kez daha dört yıllık seçimsiz döneme işaret ederek, “erken seçim” tartışmalarının önüne set çekti.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun edindiği bilgiye göre, Erdoğan’ın, “ekonomide ve yurttaşların alım gücünde iyileşme olmadan herhangi bir erken seçim kararına sıcak bakmayacağına” vurgu yapılıyor. Erdoğan’ın seçimsiz dört yılda hükümet olarak daha çok revizyona ağırlık vereceği ve kalkınma politikalarına öncelik vereceği de ifade ediliyor. Bakanlara yeni yatırımlar ve projeler için talimat vereceği de konuşuluyor.

Erdoğan’ın, dört yıl içinde hem ekonomide iyileşme hedeflerken, hem de partiye yeni siyaset ve söylem üretebilen, kamuoyunun seveceği ve güveneceği yeni isimleri kazandırmak istediğine işaret ediliyor.

Yerel seçimler sonrasında Erdoğan “partide değişim” mesajı vermiş ancak beklenen “değişimin” 2025 yılında olması planlanan olağan kurultayda gerçekleşeceği kamuoyuna yansımıştı. Partide “vizyoner yeni isimler” için çalışmaların başladığı konuşulurken Erdoğan’ın, 2028 yılı seçim sürecinde de Türkiye üzerindeki iç ve dış tehditlere dikkat çekeceği belirtiliyor.

Erdoğan’ın, “Türkiye’ye yeni bir anayasa kazandırmadan ülkeyi seçime götürmek istemeyeceği” de ifade ediliyor. Ancak Erdoğan’ın yeni anayasa çalışmasıyla birlikte siyasetteki “normalleşme” sürecinin de devamını sağlayacağı ve böylece “toplumun her kesimine ulaşmak ve AKP’nin kurulduğu ilk yıllarda olduğu gibi partiyi tüm kesimlere hitap eden bir konuma yükseltmek istediği” belirtiliyor.

Bu nedenle Erdoğan’ın bundan sonraki süreçte de muhalefet cephesine “kapıları kapatmayacağı” söyleniyor. AKP’nin, 2028 stratejilerinden birinin de “toplumsal uzlaşı ve siyasetteki gerginliğin azaltılması, gerginliğin azalmasıyla birlikte yeniden AKP’ye güveni artırmak” olduğuna da vurgu yapılıyor.

Paylaşın

Avrupa Konseyi, Demirtaş Ve Kavala İçin ‘Tahliye’ Çağrısını Yineledi

Avrupa Konseyi, Halkların Demokrasi Partisi’nin (HDP) eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ve iş insanı Osman Kavala için ‘serbest bırakma’ çağrısını yineledi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de geçen hafta yaptığı toplantılarda Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğini kayda geçirdi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvurunun işleme alınmadığını belirterek, bu sürecin daha fazla geciktirilmeden bir an önce başlatılması gerektiği çağrısında da bulundu.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türkiye Raportörü Stefan Schennach, 11-14 Haziran tarihlerinde Ankara ve İstanbul’daki temaslarında Türkiye’ye, Demirtaş ve Kavala başta olmak üzere AİHM kararlarına uyulması gerektiği uyarısını yineledi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de geçen hafta yaptığı toplantılarda Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğini kayda geçirdi.

AKPM Türkiye Raportörü Avusturyalı siyasetçi Stefan Schennach geçen hafta Türk yetkililerle, AİHM kararlarının uygulanması ve Avrupa Konseyi ile yüksek düzeyli diyaloğun devam etmesi konusunda görüşmeler yaptı.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, temaslarına ilişkin 18 Haziran Salı günü bir açıklama yapan Stefan Schennah, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş ile cezaevinde görüşme olanağı bulduğunu söyledi. Schennah, bunun için de Türkiye’nin AKPM heyeti başkanlığını yürüten AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş’e teşekkür ettiğini kaydetti.

Avusturyalı raportör, Türkiye’de Dışişleri ve Adalet Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleriyle de görüştüğünü açıkladı.

AKPM Türkiye Raportörü Schennach açıklamasında “Türk yetkililerle yaptığım görüşmelerde, Strasbourg’da bulunan mahkemenin (AİHM) kararlarının infazının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) yer alan hukuki bir yükümlülük olduğunu hatırlattım. Yetkililere, Sayın Kavala ve Sayın Demirtaş hakkındaki kararların uygulanması için gerekli tüm tedbirleri gecikmeksizin almaları yönünde güçlü bir çağrıda bulundum” dedi.

Osman Kavala’nın Ekim 2017’den bu yana hapiste olduğunu, AİHM’in Kavala’nın serbest bırakılması için iki karar aldığını anımsatan raportör, Demirtaş’ın da Kobanê davasında 42 yıl hapis cezasına çarptırılmasını güçlü bir şekilde kınadığını söyledi.

Raportör, Kavala ve Demirtaş davalarında çözümün Türk yargısında olduğunu, Bakanlar Komitesi’nin gündeminde olan bu iki davaya yasal çözüm bulunabileceğini kaydetti.

Ziyareti sırasında görüşme olanağı bulduğu sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden ceza infaz kurumlarının aşırı kalabalık olması ile hapis ve tutukluluk sürelerinin çok uzun olması konusundaki kaygılarını dinlediğini aktaran Schennach, “Ziyaretimin, Avrupa Konseyi ile örgütün en eski üyelerinden biri olan Türkiye’nin yetkilileri arasındaki diyalog açısından önemli bir adım olduğuna inanıyorum“ dedi. Schennach, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayrıca ülkenin insan haklarını koruma sisteminin ve ortak Avrupa değerlerimizin güçlendirilmesine yönelik iyi işbirliğimizi sürdüreceğimizi umuyorum.”

Bakanlar Komitesi ‘tahliye’ çağrısını yineledi

Avrupa Konseyi, Türkiye’nin Kavala’nın serbest bırakılmasını içeren AİHM kararlarını uygulamaması nedeniyle 2022 yılı başında ihlal prosedürü başlatmış ve konunun takibatını yürütme organı olarak görev yapan Bakanlar Komitesi’ne iletmişti.

Konsey, Türkiye’nin AİHS’in 46. maddesinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediği hükmüne varmış ve Kavala’ya ilişkin kararın uygulanmaması durumunda yaptırım uygulamak durumunda kalacağını kaydetmişti.

Komite, 2 yılı aşan süreçte Türkiye ile diyaloğa öncelik vermiş ve yaptırım sürecini ötelemişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu konudaki son açıklamasını İspanya ziyareti sırasında basın toplantısında bir soru üzerine yapmış ve ‘terörist’ olarak tanımladığı Kavala ve Demirtaş hakkındaki kararların yargı tarafından verildiğini söylemişti. Bakanlar Komitesi ‘serbest bırakma’ çağrısını yineledi.

Kavala ve Demirtaş davaları, Bakanlar Komitesi’nin 11-13 Haziran günleri arasında yaptığı toplantılarda da bir daha ele alındı ve Türkiye’ye aynı çağrılar yinelendi.

AİHM’nin 2019 ve 2022’de Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ilişkin kararlarının halen uygulanmadığını, davalının Gezi olayları ve darbe girişimine katıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını anımsatan Bakanlar Komitesi, Türkiye’nin AİHS’ten kaynaklanan yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal ettiğini vurguladı.

Komite, AYM yargılamalarının Kavala’nın serbest bırakılması için önemli bir fırsat oluşturabileceğini ancak Kavala’nın 2 yıl önce yaptığı başvurunun hala işleme alınmamış olmasının kaygı verici olduğunu da kaydetti ve AYM’nin bu konuyu bir an önce ele alması uyarısında bulundu.

Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın davalarını da görüşen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türk makamlarından eski HDP eş başkanları hakkında verilen hükümler konusunda ayrıntılı bilgi istedi. Komite, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvurunun işleme alınmadığını belirterek, bu sürecin daha fazla geciktirilmeden bir an önce başlatılması gerektiği çağrısında da bulundu.

Paylaşın

Çatışmalarda Sivil Kayıplar Yüzde 70’den Fazla Arttı

Birleşmiş Milletler yetkilisi Volker Türk, “Veriler sivil ölümlerin yüzde 72 artığını gösteriyor” dedi. Türk, çatışmalarda ölen kadın sayısının iki katına, çocuk sayısının ise üç katına çıktığını söyledi.

Dünyanın dört bir yanındaki insani yardım faaliyetleri için ihtiyaç duyulan kaynak ile toplanan fon arasında 40,8 milyar dolarlık büyük bir açık olduğunu söyleyen Volker Türk, diğer taraftan 2023’te askeri harcamaların 2,5 trilyon dolara ulaştığına dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, silahlı çatışmalar sırasında yaşanan sivil ölümlerde büyük bir artış olduğunu açıkladı. BM’nin 2023 yılına dair bulgularını paylaşan Türk, “Veriler sivil ölümlerin yüzde 72 artığını gösteriyor” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi toplantısının açılışında konuşan Türk, geçen sene çatışmalarda ölen kadın sayısının iki katına, çocuk sayısının ise üç katına çıktığını söyledi.

Ukrayna işgaline ek olarak 2023’ün ilk aylarında Sudan’da iç savaş patlak verdi. 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısının ardından İsrail Gazze’ye askeri operasyon başlattı. Türk’ün aktardığına göre yoğun İsrail saldırıları sonucu sadece Gazze’de 7 Ekim’den beri 120 bin kişi ya öldü ya da yaralandı. Ayrıca, İsrail ordusunun Mayıs ayında Refah’a girmesiyle insani yardımları bölgeye ulaştırmak giderek zorlaşırken, yaklaşık 1 milyon Filistinli bir kez daha yerlerinden oldu.

Konuşmasında Türk, Batı Şeria’da kötüleşen duruma dair de uyarılarda bulundu. BM İnsan Hakları Komiseri özellikle Doğu Kudüs’te sivillerin hayatının zorlaştığına dikkat çekerek, 15 Haziran itibarıyla 133’ü çocuk 528 Filistinlinin İsrailli yerleşimciler veya güvenlik güçlerince “yasadışı biçimde” öldürüldüğünü aktardı.

Gazze savaşı yüzünden Lübnan’da yaşanan sivil kayıplarda da artış yaşandı. Türk’ün açıklamasına göre Ekim’den bu yana aralarında sağlık görevlileri ve gazetecilerin olduğu 401 Lübnanlı yaşamını yitirdi. Lübnan’da 90 bin, İsrail’in kuzeyinde ise 60 bin kişi çatışmalar yüzünden yerinden oldu.

Diğer bölgelerdeki çatışmalara da dikkat çeken Türk, “Suriye’de çatışmaların yoğunluğu önceki yıllara göre azalmış olsa da şiddetin sona ereceğine dair net bir işaret yok” dedi. Beşar Esad rejimi kontrolündeki hapishanelerde yaşanan ölümler ile mültecilerin geri dönmeleri halinde karşı karşıya oldukları işkence ve tutuklama gibi uygulamalara dikkat çekti.

Dünyanın dört bir yanındaki insani yardım faaliyetleri için ihtiyaç duyulan kaynak ile toplanan fon arasında 40,8 milyar dolarlık büyük bir açık olduğunu söyleyen Volker Türk, diğer taraftan 2023’te askeri harcamaların 2,5 trilyon dolara ulaştığına dikkat çekti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

“Türk Lirası’nda Kontrollü Değer Kaybı Olabilir”

Ekonomi yönetiminin Türk Lirası’nda kontrollü değer kaybına izin verebileceğini öngörülürken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Londra’da yatırımcı toplantılarına katılacağı duyuruldu.

Bir süredir istikrarlı seyreden Dolar/TL kurunda ılımlı da olsa yukarı yönlü bir ivme izlenirken, yabancı kurumlar TL’de kontrollü değer kaybı olabileceğine işaret ediyor.

Barclays analistleri yaz dönemi boyunca Türkiye’de ekonomi yönetiminin Türk lirasında değer kaybına izin verebileceğini öngördü. Analizde 2024 yılı boyunca Türkiye’de politika faizinin sabit tutulacağı beklentisi de paylaşıldı.

Barclays Türkiye ile ilgili daha önceki analizinde Türk bankalarının tahvilleriyle ilgili tavsiyesini yükselttiğini belirtmişti.

BloombergHT’nin aktardığına göre, analizde “Körfez bölgesi de dahil olmak üzere EEMEA’daki diğer banka tahvil piyasasına kıyasla Türkiye banka tahvillerini cazip görüyoruz” diyen Barclays Türk bankalarının perp tahvillerinde yüksek carry getirisine dikkat çekerek Akbank ve Yapı Kredi perp tahvillerinde alım önermişti.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yurt dışındaki yatırımcı toplantılarını İngiltere’nin başkenti Londra ile sürdürüyor.

AA’nın Bakanlıktan edindiği bilgilere göre Şimşek, Ekim 2023’teki ziyaretinin ardından yeniden Londra’da yatırımcı toplantılarına katılacak. Şimşek’in 19 Haziran itibariyle başlayacak Londra temasları, Cuma gününe kadar devam edecek.

Yatırım bankaları JPMorgan, Deutsche Bank ve Dome Group tarafından organize edilen toplantılar kapsamında Şimşek, yüzlerce yatırımcıyla buluşacak. Şimşek, toplantılarda portföy yatırımcıları, başlıca küresel yatırım fonları ve kredi derecelendirme kuruluşları ile bir araya gelecek.

Ayrıca düşünce kuruluşu Chatham House’un Londra Konferansı’na katılıp, buradaki üst düzey katılımcılara Türkiye ekonomisindeki son dönem gelişmeleri ve ekonomi programını anlatacak.

Paylaşın

EURO 2024: Arnavutluk ile Hırvatistan Berabere Kaldı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) B Grubu ikinci maçında Arnavutluk ile Hırvatistan, Volksparkstadion’da karşı karşıya geldi. Arnavutluk ile Hırvatistan, 2-2 berabere kaldı.

Haber Merkezi / Fransız hakem François Letexier’in düdük çaldığı müsabakada Arnavutluk’un gollerini 11. dakikada Qazim Laci ve 90+5. dakikada Klaus Gjasula kaydetti. Hırvatistan’ın gollerini ise 74. dakikada Andrej Kramaric ve 76. dakikada Klaus Gjasula (K.K) attı.

B Grubu ilk maçında İspanya’ya 3-0 yenilen Hırvatistan iki maç sonundan henüz 3 puan alamadı. Gruptaki ilk maçta İtalya’ya 2-1 yenilen Arnavutluk ilk puanını Hırvatistan karşısında aldı.

Arnavutluk, Qazim Laçi’nin 11. dakikada kale sahasında kafayla attığı golle 1-0 öne geçti. Karşılaşmanın ilk yarısı bu skorla tamamlandı. İkinci yarının büyük bir bölümünde oyun hakimiyetini elinde tutan Hırvatistan, 74. dakikada Andrej Kramaric’in ceza sahası içinden kaydettiği golle eşitliği sağladı.

Rakip kaleye hücumlarını sürdüren Hırvatlar, 76. dakikada bu kez Klaus Gjasula’nın kendi kalesine attığı golle 2-1 öne geçti. 90+5. dakikada ise Arnavutluk, Klaus Gjasula’nın kaydettiği golle tekrar beraberliği yakaladı. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Hırvatistan ile Arnavutluk sahadan 2-2’lik eşitlikle ayrıldı.

Paylaşın

Yazar Ve Sanatçılardan “Kayyım Uygulamasına Son Verilmeli” Çağrısı

Aralarında Ahmet Telli, Ahmet Ümit, Bekir Yurdakul, Ercüment Akdeniz, Latife Tekin, Murathan Mungan, Mustafa Eroğlu, Oya Baydar ve Orhan Pamuk’un bulunduğu 115 yazar ve sanatçı, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteri.

Kayyım uygulamasına son verilmesi çağrısı yapan 115 isim, konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, “Hakkari halkıyla birlikte bütün yurttaşların seçme ve seçilme hakkının çiğnenmesi ve anayasanın ağır biçimde ihlalidir” ifadelerine yer verdi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanması, Hakkari halkıyla birlikte bütün yurttaşların seçme ve seçilme hakkının çiğnenmesi ve anayasanın ağır biçimde ihlalidir.

Ülkenin barış ve refah içinde yaşama umuduna darbe indiren, hemen tüm toplum kesimlerinin hukuksuz bulduğu kayyım uygulamalarının süreklilik kazanacağına dair açıklamaları kabul edilmez buluyoruz.

Anayasaya göre, bütün yurttaşların eşit sahip olduğu, dokunulmaz bir hak olan seçme hakkına saygı gösterilmeli, Hakkari’ye atanan kayyım derhal geri çekilmeli, demokrasi ve hukukla hiçbir biçimde bağdaşmayan tüm kayyım uygulamalarına son verilmelidir.”

İmzacılar: Abidin Parıltı, Adnan Özyalçıner, Afşin Kum, Ahmet Erkam Saraç, Ahmet Güneş, Ahmet Telli, Ahmet Ümit, Akif Kurtuluş, Algan Sezgintüredi, Alper Canıgüz, Altay Öktem, Asuman Susam, Ayfer Tunç, Ayşe Sarısayın, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Şahin,

Başak Canda, Başar Başarır, Başar Yılmaz, Bekir Yurdakul, Belma Fırat, Berivan Kaya, Bilsen Başaran, Bülent Tekin, C. Hakkı Zariç, Cenk Güray, Cenk Kolçak, Çerkes Karadağ, Defne Suman, Deniz Durukan, Deniz Yüce Başarır, Duygu Kankaytsın,

Elif Sofya, Enes Kurdaş, Ercüment Akdeniz, Erdoğan Aydın, Ertan Meyan, Fatih Gezer, Fatih Polat, Fergun Özelli, Figen Şakacı, Gaye Boralıoğlu, Gonca Özmen, Gönül Kıvılcım, Gürel Sürücü, Haden Öz, Halide Yıldırım, Halil İbrahim Özcan, Hasan Öztoprak, Hatice Meryem, Haydar Ergülen, Hayri K. Yetik, Hicri İzgören, Hülya Deniz Ünal,

İnanç Avadit, İsmail Güzelsoy, Jaklin Çelik, Kadir Akın, Kamil Tekin Sürek, Kerem Fırtına, Latife Tekin, Levent Karataş, Mehmet Bilal Dede, Mehmet Said Aydın, Menekşe Toprak, Mine Soysal, Murat Gülsoy, Murat Özyaşar, Murat Uyurkulak, Murat Yalçın, Murathan Mungan, Mustafa Eroğlu, Mustafa Güçlü, Mustafa Köz, Mustafa Yelkenli, Muzaffer Kale, Müge İplikçi,

Namık Kuyumcu, Nayim Gül, Nesimi Aday, Neslihan Önderoğlu, Neslihan Yalman, Neşe Yaşın, Nevzat Süs, Nuray Önoğlu, Nurhan Suerdem, Nursen Yiğit, Onur Bütün, Orhan Alkaya, Orhan Pamuk, Oya Baydar, Ömer Türkeş, Özgün Bulut, Özlem Akıncı, Özlem İşbilir, Polat Özlüoğlu, Rıdvan Hatun, Rıfat Mertoğlu,

Sema Kaygusuz, Semih Çelenk, Semih Gümüş, Sevim Erdoğan, Süreyyya Evren, Şebnem İşigüzel, Şevket Karakış, Taçlı Yazıcıoğlu, Tarhan Gürhan, Tülin Dursun, Ümit Kıvanç, Vecdi Erbay, Yaprak Zihnioğlu, Yasemin Özek, Yavuz Ekinci, Yücel Aysal, Zeynep Oral.

Paylaşın

EURO 2024: A Milli Futbol Takımı Galibiyetle Başladı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu maçında Türkiye ile Gürcistan, BVB Dortmund Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Türkiye, karşılaşmadan 3-1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Hakem Facundo Tello’nun yönettiği karşılaşmada Türkiye’ye galibiyeti getiren golleri, 25. dakikada Mert Müldür, 65. dakikada Arda Güler ve 90+7. dakikada Kerem Aktürkoğlu kaydetti. Gürcisan’ın tek golünü ise 32. dakikada Mikautadze attı.

Arda Güler, Cristiano Ronaldo’nun geçerek Avrupa Futbol Şampiyonası tarihinde oynadığı ilk maçında gol atan en genç oyuncu oldu.

A Milli Futbol Takımı, F Grubu’ndaki 2. maçını 22 Haziran Cumartesi günü TSİ 19.00’da Dortmund’da Portekiz ile karşı karşıya gelecek.

Goller

25. dakikada sol kanattan Orkun’un pasında ceza alanına hareketlenen Ferdi’nin son çizgiye inip içeriye çevirdiği topu savunmada Dvali kafayla arkaya aşırdı. Sağ çaprazda ceza sahası çizgisi üzerinde meşin yuvarlağı önünde bulan Mert Müldür’ün gelişine sert şutu ağlarla gitti. 1-0

32. dakikada sağ taraftan atağa çıkan Gürcistan’da Kochorashvili’nin, ceza sahası çizgisi üzerinden ön direğe yerde gönderdiği topa Mikautadze’nin bekletmeden vuruşu direk yanından filelere gitti. 1-1

90+7. dakikada Gürcistan’ın kullandığı kornerde kalecinin de ileri çıkmasıyla meşin yuvarlağı kazanan millilerde Kerem Aktürkoğlu, yarı sahadan aldığı topla rakip kaleye kadar giderek meşin yuvarlağı boş filelere bıraktı. 3-1

Stat: BVB Dortmund

Hakemler: Facundo Tello, Gabriel Chade, Ezequiel Brailovsky (Arjantin)

Türkiye: Mert Günok, Mert Müldür (Dk. 85 Zeki Çelik), Samet Akaydın, Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu, Kaan Ayhan (Dk. 79 Merih Demiral), Hakan Çalhanoğlu (Dk. 90+1 Salih Özcan), Arda Güler (Dk. 79 Yusuf Yazıcı), Orkun Kökçü, Kenan Yıldız (Dk. 85 Kerem Aktürkoğlu), Barış Alper Yılmaz

Gürcistan: Mamardashvili, Kakabadze, Kverkvelia (Dk. 85 Zivzivadze), Kashia, Dvali, Tsitaishvili (Dk. 74 Lochoshvili), Mekvabishvili (Dk. 89 Altunashvili), Kochorashvili, Chakvetadze (Dk. 74 Davitashvili), Kvaratskhelia, Mikautadze

Goller: Dk. 25 Mert Müldür, Dk. 65 Arda Güler, Dk. 90+7 Kerem Aktürkoğlu (Türkiye), Dk. 32 Mikautadze (Gürcistan)

Paylaşın

Fitch’ten Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 43

Fitch Ratings, Türkiye için 2024 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 43’e çekti. Kuruluş, enflasyonun 2025 yıl sonunda yüzde 23, 2026 yıl sonunda ise yüzde 18 olacağı tahmininde bulundu.

Fitch Ratings, bu yıl Türkiye için büyüme tahmininin yüzde 2,8’den yüzde 3,5’e çıkarırken, 2025’te yüzde 3 ve 2026’da yüzde 3,2 büyüme beklediğini kaydetti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nun haziran sayısını “Para Politikası Yeni Bir Aşamaya Giriyor” başlığıyla yayımladı.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Raporda Avrupa’da toparlanma ihtimaline olan güven arttığı, Çin’in ihracat sektörü canlandığı ve Çin dışındaki gelişmekte olan piyasalarda iç talep daha güçlü bir ivme gösterdiği için küresel büyüme tahminlerinin yukarı yönlü revize edildiği aktarıldı.

Dünya ekonomisinin büyüme tahmininin 2024 yılı için yüzde 2,4’ten yüzde 2,6’ya çıkarıldığı kaydedilen raporda, küresel ekonominin 2025 ve 2026’da her iki yılda da yüzde 2,4 büyümesinin beklendiği belirtildi.

Raporda, ABD ekonomisinin yavaşladığı ancak bunun kademeli olduğu ve ülke ekonomisi için büyüme tahmininin bu yıl için değiştirilmeyerek yüzde 2,1 seviyesinde bırakıldığı ifade edildi. ABD ekonomisinin 2025’te yüzde 1,5 ve 2026’da yüzde 1,6 büyümesinin beklendiği aktarıldı.

Euro Bölgesi ekonomisinin büyüme tahmininin ise bu yıl için yukarı yönlü revize edildiği belirtilen raporda, büyüme tahmininin 2024 yılı için yüzde 0,6’dan yüzde 0,8’e çıkarıldığı kaydedildi. Raporda, Euro Bölgesi ekonomisinin 2025’te yüzde 1,5 ve 2026’da yüzde 1,4 büyümesinin öngörüldü.

Raporda, Çin ekonomisinin de büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 4,5’ten yüzde 4,8’e yükseltildiği, ülke ekonomisinin 2025’te yüzde 4,5 ve 2026’da da yine yüzde 4,5 büyümesinin öngörüldüğü aktarıldı.

Merkez bankalarının artık para politikasını gevşetmeye yöneldiğine işaret edilen raporda, ancak enflasyonun “şaşırtıcı derecede” kalıcı olmaya devam ettiği ve küresel faiz oranlarının gelecek 12-18 ay boyunca “daha sığ” bir hızda düşmesinin beklendiği ifade edildi.

Raporda, küresel para politikası döngüsünün, faiz oranlarının yavaş ama yine de talebi kısıtlayacak seviyelere düşeceği yeni bir aşamaya girdiği aktarıldı.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu yıl iki kez daha faiz indirimi yapmasının öngörüldüğü belirtilen raporda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayında faiz indirimine başlamasının ve aralık ayında bir faiz indirimi daha yapmasının beklendiği kaydedildi.

Raporda, merkez bankalarının özellikle yüksek hizmet enflasyonu ışığında para politikasını çok hızlı gevşetme konusunda temkinli davrandığı ifade edildi.

Türkiye için büyüme tahmini yüzde 3,5, enflasyon tahmini yüzde 43

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelere de yer verilen raporda, ekonominin bu yılın ilk çeyreğinde ihracattaki toparlanma, ithalattaki keskin düşüş ve güçlü olan iç talep nedeniyle tahminlerin üzerinde büyüdüğü aktarıldı.

Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 2,8’den yüzde 3,5’e çıkarıldığı belirtildi. Ekonominin 2025’te yüzde 3 ve 2026’da yüzde 3,2 büyümesinin beklendiği kaydedildi.

Daha sıkı para politikası, daha yavaş kredi büyümesi ve maliye politikasının beklenen sıkılaşmasının bu yıl enflasyonun düşürülmesine yardımcı olacağı, önemli baz etkileriyle de temmuz ayından itibaren yıllık oranın düşmesine katkıda bulunacağı belirtilen raporda yıl sonu enflasyon beklentisinin 2024 için yüzde 43, 2025 için yüzde 23 ve 2026 için 18 olduğu ifade edildi.

Paylaşın

20’den Fazla NATO Üyesi Ülke Savunma Harcamalarını Artırdı

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Washington’da yaptığı açıklamada, ittifaktaki 20’den fazla ülkenin NATO’nun yönergelerini karşılamak için savunma harcamalarını artırdığını söyledi.

NATO’nun verilerine göre, Türkiye’nin bu yıl GSYİH’nin yüzde 2,09’una karşılık gelen kaynağı savunmaya ayırması bekleniyor. Türkiye’nin askeri harcamalarının yüzde 34,2’sini donanım/ekipman yatırımlarının oluşturacağı tahmin edildi.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından giderek daha fazla NATO üyesi, silah harcamalarına bütçeden ayırdığı payı daha önce olmadığı kadar artırıyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bu yıl İttifak’ın 32 üyesinden 23’ünün yüzde 2 harcama hedefini tutturacağını açıkladı. Şubat ayında yapılan ilk değerlendirmede bu hedefe erişmesi beklenen ülke sayısı 18’di.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de çöküşünün ardından Avrupa genelinde savunma harcamaların düşüş görülmüştü.

Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesinin ardından NATO üyeleri, gayri safi yurt içi hasılalarının (GSYİH) en az yüzde 2’sini savunmaya ayırmakta uzlaşmıştı. Ancak bu hedefe şu ana kadar çok az ülke tarafından erişilebildi.

Örneğin Almanya bu yıl ilk kez yüzde 2 sınırına ulaşacak. Ukrayna savaşının ardından ordusunu modernleştirmek için harekete geçen Almanya’da GSYİH’nın yüzde 2,12’sinin savunmaya harcanacağı hesaplandı.

Bütçesinden savunmaya en çok pay ayıran ülke Rusya’nın müttefiki Belarus’a komşu Polonya oldu. Polonya’da GSYİH’nin yüzde 4,12’si savunmaya ayrıldı. Onu yüzde 3,43’le Rusya’ya sınır Estonya izledi.

NATO’nun en büyük ordusuna sahip ABD, ekonomik büyüklüğünün yüzde 3,38’sini askeriyenin kullanımına verdi. ABD’nin sadece bu yıl savunmaya ayırdığı bütçe, 968 milyar dolarla diğer 31 NATO üyesinin tamamının toplamından iki kat fazla oldu.

NATO’nun verilerine göre, Türkiye’nin ise bu yıl GSYİH’nin yüzde 2,09’una karşılık gelen kaynağı savunmaya ayırması bekleniyor. Türkiye’nin askeri harcamalarının yüzde 34,2’sini donanım/ekipman yatırımlarının oluşturacağı tahmin edildi.

İttifak hedefine en uzak kalan ülkeler GSYİH yüzde 1,3’üne ulaşamayan İspanya, Slovenya ve Lüksemburg oldu. G7 ülkeleri Kanada ve İtalya da harcama hedeflerini tutturamadı.

Eski ABD Başkanı Donald Trump görevdeyken harcama hedeflerine ulaşılabilmesi için ülkelere baskı yapmış, geride kalanları açıkça eleştirmişti.

Kasım ayında yapılacak seçimlerle Beyaz Saray’a dönmeyi uman Trump, halihazırda yürüttüğü kampanya sırasında da yüzde 2 ısrarını sürdürüyor. Trump, savunmaya yeterince para harcamayan İttifak üyelerine, olası Rusya saldırısı durumunda destek vermeyeceğini söyledi.

Ülkelerin artan savunma harcamalarının en büyük yararlanıcısı Amerikan şirketleri oluyor. Özellikle ABD’li Lockheed Martin şirketi Ukrayna işgalinin ardından birçok ülkeden yeni F-35 ve F-16 savaş uçağı siparişleri aldı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Doğalgaz Ve Elektrik Zammı Kapıda!

14 Mayıs 2023’te yapılan “Genel Seçimler” ve 31 Mart’ta yapılan “Yerel Seçimler” döneminde ertelenen zamlar, bir bir ürünlere yansıtılmaya devam ediyor. Son olarak elektrik ve doğalgaza yüksek oranlı zam yapılması gündemde.

Elektrik fiyatları bir önceki yerel seçimlerin yapıldığı 2019 yılı ile genel seçimlerin yapıldığı 2023 arasında konutlarda ilk kademe tüketimde yüzde 222,7 oranında zam geldi. BOTAŞ ise doğalgaz fiyatlarını konutlarda yüzde 358,4 artırdı.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın aktardığına göre, 2019-2023 yılları arasında tüketici fiyat endeksindeki artışın yüzde 211,8 olduğu düşünüldüğünde iktidar seçimsiz dönemlerde yaptığı zamlar TÜFE artış oranından daha yüksek oldu.

Seçim yılı 2023’ün ilk dört ayında doğalgaz konut ve 1.kademe satış fiyatları sabit kalırken, Şubat, Mart ve Nisan aylarında yapılan üç indirimle, 2.kademe işyerlerine yüzde 40,1, elektrik santrallarına yüzde 44,4 indirim yapıldı. Nisan 2023’de bütün konut tüketicilerine doğalgaz bedava temin edildi, 2024 Mayıs sonuna kadar konut tüketicilerinin aylık 25 m3 gaz tüketimi ücretsiz oldu.

Halkın faturası katlanırken şirketlere milyar dolarlar akmaya devam etti. Makina Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu’nun hesaplamalarına göre şirketlere, elektrik enerjisi üretimi alanında, 2018- 2023 döneminde 19,75 milyar dolar destek sağlandı.

Özel sektöre ait akarsu HES, rüzgâr, jeotermal ve güneş santrallarının neredeyse tamamı ve bazı büyük Barajlı HES’ler YEKDEM desteğinden yararlanıyor. 2020 -2023 döneminde toplam elektrik tüketiminin yaklaşık dörtte biri YEKDEM kapsamındaki tesislerden alındı.

2023’te YEKDEM kapsamında 74 milyon 607 bin 320 MWh üretim için 169,4 milyar TL ödendi. EPİAŞ’a göre aynı dönemde Piyasa Takas Fiyatı ağırlıklı ortalaması 2.237 TL/MWh oldu. Piyasa fiyatına göre fazla ödeme 2,47 milyar TL ödendi.

Paylaşın