Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin “Sağlıklı Uyku” İpuçları

Genel sağlık için iyi bir uyku çok önemlidir. İyi bir gece uykusu, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir ve düşünme ve fiziksel kabiliyetlerini üst seviyeye yükseltir.

Haber Merkezi / Ancak uykuyu etkileyen birçok faktör vardır. Rahat bir yatak ve oda sıcaklığı iyi bir gece uykusu için olmazsa olmazlardır. Bunların dışında, üç bilimsel yöntemi benimseyerek uyku kalitenizi de artırabilirsiniz.

Tatillerde bile uyuma ve uyanma saatinizi değiştirmeyin: Vücudumuz 24 saatlik doğal döngüsü olan ve ışık ile karanlık tarafından kontrol edilen sirkadiyen ritimle çalışır. Sirkadiyen ritim uyumayı ve uyanmayı kolaylaştırır. Hafta sonları ve tatillerde bile belirli bir saatte uyuyun ve belirli bir saatte uyanın. Bu vücudun uyku – uyanıklık döngüsü güçlenir.

Uyumadan 1 saat önce tüm cihazları kapatın: Akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar gibi cihazlardan yayılan mavi ışık uyku düzenini düzenleyen melatonin hormonunun üretilmesini engelleyebilir. Yatmadan en az bir saat önce elektronik cihazları kullanmayı bırakın, gerekirse mavi ışık filtresi kullanın.

4-7-8: Yatmadan önce vücudunuza dinlenme vaktinin geldiğini bildirmek için gevşeme tekniklerini uygulayın. Derin nefes alma, kademeli kas gevşemesi ve 4-7-8 gibi nefes teknikleri stresi azaltabilir ve zihni sakinleştirebilir. Bu nefes tekniğini uyku rutininize dahil edin, bu derin bir uyku çekmenize yardımcı olur.

Paylaşın

Siyah Fasulye Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Siyah fasulye çorbası, misafirlerinize veya aileniz için iyi bir çorba tarifi mi arıyorsunuz? Siyah fasulye çorbası, aradığınız çorba tarifi olabilir. Öyleyse yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz, verilen adımları takip ederek sevdikleriniz için yapın!

Haber Merkezi / Ortalama 20 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2 adet siyah fasulye konservesi
Çeyrek su bardağı sebze suyu (veya su)
1 adet büyük domates
2 adet yeşil soğan
2 yemek kaşığı kişniş
1 diş sarımsak

1 adet limon
Bir tutam tuz
Yarım çay kaşığı kimyon
Yarım çay kaşığı kişniş
Yarım çay kaşığı kırmızı toz biber
Yarım avokado

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Siyah fasulye konservelerini bir süzgeç yardımı ile süzün ve yaklaşık 1/3 su bardağı fasulyeyi ayırın ve kalanı bir çatal ile ezin. Hem bütün hem de ezilmiş fasulyeleri bir tencerede su veya sebze suyu ve bir miktar limon suyu ile karıştırın ve kaynamaya bırakın.

Domatesini küp küp doğrayın, bir diş sarımsağı kıyın, yeşil soğanları dilimleyin, kişnişi doğrayın ve hepsini tencereye ekleyin (süsleme için birkaç yeşil soğan dilimi ayırın). Kimyon, kişniş ve kırmızı toz biberi ve bir tutam da tuz ekleyin. Birkaç dakika kısık ateşte pişirin. Çorbayı servis kaselerine dökün ve üzerine avokado dilimleri ve yeşil soğanları koyun. Afiyet olsun…

Paylaşın

Körili Kabak Erişte Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Körili kabak erişte çorbası, 30 dakikada hazırlayabileceğiniz, restoran kalitesinde lezzetli bir çorbadır. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2 yemek kaşığı zeytinyağı
Yarım soğan (ince kıyılmış)
2 diş sarımsak (kıyılmış)
1 yemek kaşığı zencefil (kıyılmış)
1-2 yemek kaşığı kırmızı köri ezmesi
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı köri tozu

Yarım tatlı kaşığı öğütülmüş kişniş
4 su bardağı tavuk veya sebze suyu
1 kutu hindistan cevizi sütü
Bir buçuk su bardağı mantar (dilimlenmiş)
1 su bardağı taze bezelye
1/3 su bardağı dilimlenmiş yeşil soğan

2 yemek kaşığı balık sosu
1 yemek kaşığı şeker (isteğe bağlı)
2 yemek kaşığı taze limon suyu
Çeyrek su bardağı kıyılmış taze kişniş
Çeyrek su bardağı kıyılmış taze fesleğen
2 orta boy kabak (zar şeklinde doğranmış)

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük bir tencerede zeytinyağını orta – yüksek ateşte ısıtın, soğanları ekleyin ve kahverengi bir renk alıncaya kadar 2 – 3 dakika soteleyin, sarımsak ve zencefili ekleyin ve sotelemeye devam edin.

Kırmızı köri ezmesi, tuz, köri tozu, kişniş, et suyu ve hindistan cevizi sütünü ekleyin, hafifçe kaynatın. Mantarları, taze bezelyeleri ve yeşil soğanları ekleyin ve karıştırın, 2 – 3 dakika daha pişirin sonrasında balık sosu ve şekeri ekleyin ve karıştırın, limon suyu, kişniş ve fesleğeni karıştırın.

Kabakları erişte kalınlığında şeritler halinde ince ince kesin ve haşlayın. Kabak eriştelerini servis kaselerine eşit şekilde bölün ve üzerine hazırladığınız çorbadan ekleyin. Süslemek için limon dilimleri, kişniş, fesleğen ve kırmızı biber dilimlerini kullanabilirsiniz. Afiyet olsun…

Paylaşın

Margarita Tavuk Malzemeleri, Hazırlanışı

Tattığınız andan itibaren vazgeçilmez tarifleriniz arasında yer alacak margarita tavuk, sevdikleriniz için hazırlayacağınız partide servis edebileceğiniz harika bir tercih olacaktır.

Haber Merkezi/ Ortalama 20 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

Yarım konserve siyah fasulye
Çeyrek çay kaşığı kimyon
1 adet limonun suyu
Tuz ve karabiber
Yarım yemek kaşığı kanola veya zeytinyağı
4 adet kemiksiz, derisiz tavuk göğsü
1 su bardağı hazır salsa sosu
1 su bardağı rendelenmiş sert peynir
Taze kişniş (doğranmış)

Hazırlanışı 

Tüm malzemeleri hazırlayın, başlayalım… Siyah fasulyeleri bir tencereye alın, kimyonu, limon suyunu, tuzu ve karabiberi ekleyin ve pişirin.

Büyük bir tavada yağı orta – yüksek ateşte ısıtın. Tavuğun her tarafını tuz ve karabiberle tatlandırın. Tavuğun bir tarafını kabuk tutana kadar yaklaşık 3 – 4 dakika kızartın, ardından çevirin ve diğer tarafı da aynı şekilde 3-4 dakika daha kızartın.

Fırın kabına aldığınız kızarmış tavuğun üzerine salsa sosunu ve peyniri koyup önceden 180 derecede ısıttığınız fırına verin. Peynir eriyip kızarıncaya kadar yaklaşık 5 dakika tutun. Margarita tavuğu siyah fasulyeleri servis tabağına alın ve kişniş ile süsleyin. Afiyet olsun.

Paylaşın

Izgara Kalamar Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Izgara kalamar salatası, 30 dakikada hazırlayabileceğiniz, restoran kalitesinde lezzetli bir yemek. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

450 gr kalamar (temizlenmiş)
Yarım yemek kaşığı fıstık veya kanola yağı
Tuz ve karabiber
1 limonun suyu

1 yemek kaşığı balık sosu
1 yemek kaşığı şeker
Yarım yemek kaşığı acı sarımsak sosu
4 su bardağı tere (roka veya fesleğen)

1 adet küçük salatalık (soyulmuş, çekirdekleri çıkarılmış ve kibrit çöpü gibi doğranmış)
1 orta boy domates (doğranmış)
Yarım kırmızı soğan (ince dilimlenmiş)
Çeyrek su bardağı kavrulmuş fıstık

Hazırlanışı;

Tüm malzemeleri hazırlayın, başlayalım… Izgarayı önceden ısıtın. Kalamarları yağla karıştırın ve bol miktarda tuz ve karabibere bulayın, kalamarları ısınmış ızgarada her tarafı kızarıncaya kadar yaklaşık 5 dakika pişirin.

Bir karıştırma kabına limon suyunu, balık sosunu, şekeri ve acı sosu koyup iyice çırpın. Pişmiş kalamarları ince halkalar halinde dilimleyin ve salata kasesine alın. Üzerine tere, salatalık, domates, soğan, fıstıkları ve hazırladığınız acı sarımsak sosunu da ekleyip karıştırın. Afiyet olsun…

Paylaşın

UEFA Konferans Ligi: Başakşehir, Tur İçin Umutlu

UEFA Konferans Ligi Play-off turu ilk maçında St. Patricks ile Başakşehir, Tallaght Stadı’nda karşı karşıya geldi. Finlandiyalı hakem Mohammed Al-Emara’nın yönettiği karşılaşma 0 – 0 sona erdi.

Haber Merkezi / Başakşehir, rövanş karşılaşmasını 28 Ağustos Çarşamba günü 19:00’da Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda oynayacak.

Başakşehir’in rakibi İrlanda Ligi’nde 27 maçta 8 galibiyet, 8 beraberlik ve 11 mağlubiyet aldı. Başakşehir ise ligde ilk maçında Rizespor deplasmanından beraberlikle dönerken Alanyaspor’u 4-2 geçmeyi başardı.

Karşılaşmadan dakikalar

20. dakikada Başakşehir’in sağ taraftan kullandığı kornerde savunmadan seken top, korneri kullanan Deniz’e geldi. Deniz Türüç’ün sağ çaprazdan sert şutunda, meşin yuvarlak kalecide kaldı.

31. dakika ev sahibi takım sol kanattan serbest vuruş kazandı. St. Patrick’s’in Forrester ile kullandığı serbest atışta altıpas önüne gelen topa Başakşehir’de Piatek ters bir kafa vuruşu yaptı. Köşeye giden topu kaleci Muhammed kornere çeldi.

51. dakikada Pelkas’ın pasında sol taraftan ceza sahasına giren Deniz Türüç’ün vuruşunda savunma tehlikeyi uzaklaştırdı. 60. dakikada topla buluşan Leavy ceza sahası dışı sağ çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlak uzak kale direğinden oyun alanına geri döndü.

83. dakikada Pelkas’ın kafayla indirdiği pozisyonda topla buluşan Figueiredo, ceza sahası dışında yaptığı vuruşta meşin yuvarlak auta gitti. 90+7. dakikada savunmanın arkasına atılan uzun pasla buluşan Keny, sağ taraftan ceza sahasına girip yaptığı vuruşta top yan ağlarda kaldı.

Stat: Tallaght

Hakemler: Mohammad Al-Emara, T. Valjakka, J. Mantere

St Patrick’s: Anang, Sjöberg, Grivosti, Redmond, Breslin, Palmer (Leavy dk. 46), Lennon, Forrester (Bolger dk. 90+2), Elbouzedi, Mulraney (Kavanagh dk. 90+8), Melia (Keena dk. 90+2)

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Duarte, Hamza Güreler, Opoku, Ömer Ali Şahiner (Lima dk. 84), Onur Ergün, Berkay Özcan (Berat Özdemir dk. 90+2), Deniz Türüç, Pelkas (Serdar Gürler dk. 84), Davidson (Figueiredo dk. 64), Piatek (Keny dk. 90+2)

Paylaşın

CHP, Can Atalay İçin TBMM’yi Tekrar Olağanüstü Toplantıya Çağırıyor

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında “10 Eylül’de Meclis’in olağanüstü toplanmasını ve Can Atalay’ın milletvekili olduğunun bir kez de Genel Kurul’da tekraren bildirilmesini, okunmasını talep ediyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçilen ancak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) tahliye kararına rağmen vekilliği düşürülen Can Atalay’ın durumunu görüşmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) yeniden olağanüstü toplantıya çağırma kararı aldı.

Muhalefet, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesini geçersiz sayılan AYM kararının okutularak, Atalay’ın özlük haklarının iade edilmesini talep ediyor.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis’i 10 Eylül’de bu gündemde yeniden olağanüstü gündemle toplantıya çağıracaklarını söyledi. Emir, çağrıyı Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin “yok hükmünde” olduğuna karar veren AYM kararının TBMM Genel Kurulu’nda okutulması istemine dayandıracaklarını açıkladı.

TİP’ten Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay hakkındaki AYM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili TBMM’de genel görüşme yapılması önerisi oy çokluğuyla reddedilmişti. Önergelerin kabul edilmemesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapatmıştı.

Can Atalay için düzenlenen oturumda, TİP Milletvekili Ahmet Şık’a AK Partili milletvekillerin saldırmasıyla başlayan ve ardından çıkan büyük arbedede Şık’ın yanı sıra CHP Milletvekili Okan Konuralp ile DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaralanmasına neden olan kavga kamuoyunda büyük tepki çekmişti.

Meclis’te kavga nasıl başlamıştı?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından toplantıyı yönetmekle görevlendirilen TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ilk sözü Türkiye İşçi Partisi adına İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a vermişti.

Şık, sözlerine, “Bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal, utanmanız yok, haysiyetiniz yok. O yüzden burada usulü konuşmaya da gerek yok” demişti. O sırada bazı AK Parti milletvekillerinin parmak sallaması ve “şerefsiz” demesi üzerine TİP milletvekili “Hakikat her zaman acıtır, o parmağını kırarız, sensin şerefsiz” yanıtı vermişti.

Bu sırada AK Partili milletvekilleri kürsünün etrafını kuşattı, küçük çaplı itiş kakış yaşanmıştı. Gerilimin artması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ oturuma ara vermişti. 10 dakikalık aradan sonra yeniden kürsüye gelen Ahmet Şık, iktidar partisine yönelik eleştirilerini sürdürmüştü.

Şık, “Burada usülü konuşmaya hiç gerek yok. Çünkü anayasasızlığın hüküm sürdüğü, kanunsuzluğun teamül haline geldiği bu ülkede size mevzuat anlatacak falan değilim. Din şarlatanlığınıza, göstermelik milliyetçiliğinize kanan, hırsızlığınızı, hukuksuzluğunuzu görmezden gelenleri makbul vatandaş olarak gören sizlerden en çok duyduğumuz söz, vatan haini, bölücü, hain, FETÖ’cü, terörist. Sizden olmayan herkese terörist dediğiniz için Can Atalay’a da terörist demeniz hiç şaşırtıcı değil. Ama herkes bilsin bu ülkenin en büyük terör örgütü hanedanlık ile devlete çöken işte bu sıralarda oturanlardır” demesi üzerine Bozdağ bir kez daha oturuma ara verdiğini duyurmuştu.

Bu sırada kürsüye yürüyen Alpay Özalan, Ahmet Şık’ın boğazına sarılmıştı. Karşılıklı atılan yumruklardan sonra Şık dengesini yitirirken Özalan da kürsünün çevresinden uzaklaşmıştı. Ancak Özalan ile birlikte kürsüye yürüyenlerden AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Eyyupoğlu ve İzmir Milletvekili Eyyup Kadir İnan ön saflarda yer almıştı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da kavga anlarında öne çıkan isimlerdendi. Kürsü çevresindeki şiddet olayları yaklaşık beş dakika sürmüştü.

DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp yaralanmıştı. İktidar partisi milletvekillerinin saldırılarında DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit’in kaşı açılmış ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp de başından yaralanmıştı. Koçyiğit’e ilk müdahaleyi CHP Ankara Milletvekili Murat Emir yapmıştı. Bu sırada kürsüye çıkan basamaklarda kan izleri görülmüştü.

Paylaşın

AK Parti’de “Değişim” Bilmecesi

AK Parti’de “değişim” için Erdoğan’ın 2025 yılında gerçekleştirilecek olağan kurultayı işaret etmesi, partide yeniden tartışmaları beraberinde getirdi. Sürekli “değişim” denilerek gerekli adımların bugüne kadar atılmaması sonrasında parti tabanında kopuşların yaşanmaya başlandığına dikkat çekiliyor.

Parti içinde büyük bir kesimin “değişim beklentisi içinde olduğu” kaydedilerek sürecin 2025 yılına bırakılması “yanlış bir tercih” olarak nitelendiriliyor. Değişimin bir türlü gerçekleşmemesinin 31 Mart yerel seçimlerinde diğer partileri “bir seçenek” olarak gören ve muhalefete yönelen seçmen kitlesinin “AK Parti’ye dönüşünü zorlaştırdığına” dikkat çekildi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimlerindeki yenilginin ardından “değişim” mesajı vermiş ancak partide birkaç il başkanlığı dışında beklenen değişim gerçekleşmemişti. Erdoğan, partisinin 23. yılı nedeniyle gerçekleştirilen kutlamalar kapsamında bir kez daha “değişim” mesajı verdi.

Ancak “değişim” için Erdoğan’ın 2025 yılında gerçekleştirilecek olağan kurultayı işaret etmesi, partide yeniden tartışmaları beraberinde getirdi. Sürekli “değişim” denilerek gerekli adımların bugüne kadar atılmaması sonrasında parti tabanında kopuşların yaşanmaya başlandığına dikkat çekiliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre; Parti içinde büyük bir kesimin “değişim beklentisi içinde olduğu” kaydedilerek sürecin 2025 yılına bırakılması “yanlış bir tercih” olarak nitelendiriliyor. Değişimin bir türlü gerçekleşmemesinin 31 Mart yerel seçimlerinde diğer partileri “bir seçenek” olarak gören ve muhalefete yönelen seçmen kitlesinin “AK Parti’ye dönüşünü zorlaştırdığına” dikkat çekildi.

Başta ekonomi olmak üzere ülke yönetimindeki başlıca sorunlar karşısında seçmen davranışının artık “AK Parti’yi bir seçenek olarak görmemeye başladığı” dillendirilirken, “Değişim geciktikçe ‘AK Parti’ye sandıkta mesaj vermek isteyen’ seçmen yapısı, bir seçenek olarak gördükleri muhalefet partilerinde kemikleşiyor” değerlendirmeleri yapılıyor.

“Yeni bir yol haritası ve vizyon konulmalı”

AK Parti’nin, yeni bir hedef belirlemesi gerektiğine de dikkat çekilirken, “Parti icraatlarıyla gündeme gelen bir parti. Ancak son dönemde icraatlarıyla değil, sorunlarla gündeme geliyor. CHP ise genel başkanın değiştiği kurultayın ardından tüzük kurultayı yapmaya hazırlanıyor. Bu tür değişiklikler seçmeni de ‘diri tutuyor.’ Seçmeni karşısına yeni insanlar, yeni bir yol haritası ve vizyon konulmalı” yorumları yapılıyor.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde 23-26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümü kutlanacak. Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısının da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında 25 Ağustos’ta, ilk kez Ahlat’ta yapılacağı öğrenildi.

Paylaşın

Tacikistan’da ‘Ulusal Kültüre Uymayan” Yabancı Kıyafetler Yasaklandı

Tacikistan’da en yüksek devlet onaylı İslam kurumu olan İslam Ulema Konseyi, kadınların siyah, dar ve şeffaf giysiler giymesini yasaklayan bir fetva yayınladı. Resmi basında yayımlanan bu fetvada, siyah rengin Tacikistan’ın “ulusal ve coğrafi özellikleriyle uyumlu olmadığı” belirtiliyor.

Bu ay içerisinde, Devlet Dini İşler Komitesi ve Geleneklerin Düzenlenmesi Başkanı Sulaimon Davlatzoda düzenlediği basın toplantısında, “Kültür Bakanlığı, Kadınlar Komitesi ve Dini İşler Komitesi’nden oluşan ortak bir görev gücünün, ulusal değerlerimize ve geleneklerimize en iyi uyum sağlayan giysileri belirlemek için işbirliği yaptığını,” ifade etti.

Geçtiğimiz haziran ayında başörtüsü yasağıyla gündeme gelen Tacikistan’da “ulusal kültürü korumak” amacıyla “tüm yabancı kıyafetlere” yasak getirildi.

8 Mayıs 2024 tarihinde kabul edilen Geleneklerin ve Dini Ayinlerin Düzenlenmesine Dair 2007 Yasası’ndaki değişiklikler, ulusal kültürle uyumsuz olarak algılanan giysilerin ithalatını, satışını ve kamusal alanlarda giyilmesini yasaklıyor (Madde 18). İdari Suçlar Kanunu, bu hükümlerin ihlal edilmesi durumunda 8.000 ile 54.000 Somoni (yaklaşık 25.500 ile 172.300 Türk Lirası) arasında para cezası öngörüyor (madde 481).

Söz konusu değişiklikler, 20 Haziran 2024’te cumhurbaşkanının imzasıyla yürürlüğe girdi. 26 Temmuz 2024’te ise ülkedeki en yüksek devlet onaylı İslam kurumu olan İslam Ulema Konseyi, kadınların siyah, dar ve şeffaf giysiler giymesini yasaklayan bir fetva yayınladı. Resmi basında yayımlanan bu fetvada, siyah rengin Tacikistan’ın “ulusal ve coğrafi özellikleriyle uyumlu olmadığı” belirtiliyor.

Bu ay içerisinde, Devlet Dini İşler Komitesi ve Geleneklerin Düzenlenmesi Başkanı Sulaimon Davlatzoda düzenlediği basın toplantısında, “Kültür Bakanlığı, Kadınlar Komitesi ve Dini İşler Komitesi’nden oluşan ortak bir görev gücünün, ulusal değerlerimize ve geleneklerimize en iyi uyum sağlayan giysileri belirlemek için işbirliği yaptığını,” ifade etti.

Uluslararası İnsan Hakları Ortaklığı (IPHR) son yasaklarla ülkedeki durumun endişe verici boyuta ulaştığını belirterek, Tacikistan makamlarına, ifade özgürlüğü ve din veya inanç özgürlüğü de dahil olmak üzere uluslararası insan hakları standartlarıyla çelişen, bireylerin giyim tarzlarına getirilen bu kısıtlamaların geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Yeni yasal hükümler yürürlüğe girmeden önce dahi ulusal kültüre aykırı olduğu iddia edilen kıyafetleri giyen kişilerin hedef alındığını ileri süren IPHR, mayıs ayında yasal değişikliklerin kabul edilmesinin ardından, sosyal medyada başörtüsü takan kadınların başkent Duşanbe’deki tıbbi tesislere girmelerinin engellendiği ve para cezaları ile tehdit edildiklerini iddia etti.

Sivil toplum aktivistleri, bu kısıtlamaların özellikle belirli Müslüman kadınları hedef aldığını öne sürüyor. Başörtüsü ve siyah renkli kıyafetlerin “Arap etkisi” ile ilişkilendirildiği için yasaklandığı iddia ediliyor.

Öte yandan Tacik yetkililer, uluslararası İslam örgütlerini ve daha geniş uluslararası toplumu, yeni kabul edilen yasayla ilgili hak ihlallerine dair raporların yanlış bilgiye dayandığını belirterek, bu değişikliklerin Tacikistan’ın ulusal kültürünü korumak için gerekli olduğunu savunuyor.

13 Ağustos’ta Dışişleri Bakan Yardımcısı Farrukh Sharifzoda bir basın toplantısında, “kültürel kimliği ve eski medeniyeti korumak için [hükümetin] vatandaşlara taklit, yabancı etkiler ve gösterişli görünümlerden kaçınmalarını ve mümkünse ulusal kıyafet giymelerini önerdiğini” ifade etti.

Başörtüsü yasağı

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman geçtiğimiz haziran ayında başörtüsü, türban ve İslami sembolleri barındıran tüm kıyafetlere yasak getiren “Gelenek ve Merasimlerin Düzenlenmesi” ile “Çocuk Eğitimi ve Yetiştirilmesi Sorumluluğu” kanunlarını da içeren 35 yasa tasarısını imzalamıştı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada yapılan kanun değişiklikleriyle milli kültürel değerlerin korunması, batıl inanç ve aşırıcılığın önlenmesi, merasim ve bayramlarda israfa yer verilmemesi amaçlandığı belirtilmişti.

Resmi verilere göre Tacik halkının yüzde 99’u Müslüman. Tacikistan’da başörtüsünün kullanımı uzun yıllardır devlet kurumlarında ve okullarda fiili olarak yasak.

Yapılan resmi açıklamada, başörtüsünün kamusal alanda kullanılmasını yasaklayan yeni yasa tasarısının sadece belirli bir yaş grubundaki çocukları kapsayıp kapsamadığı konusunda bir açıklık getirilmiyor. Ülkede erkeklerin sakal uzatmasına da izin verilmiyor. Geçtiğimiz yıllarda binlerce erkeğin polis tarafından durdurulduğu ve sakallarının zorla tıraş edildiği bildirildi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Çiftçilerin Bankalara Borcu Yüzde 77 Arttı

Haziran ayı itibarıyla, çiftçilerin bankalara borcu, geçen yıla oranla yüzde 77 artarak, 38 milyar 179 milyon liraya yükseldi. Devletin çiftçilere üretim için verdiği destek ise sadece yüzde 30,8 artırıldı.

Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, tarımsal desteklerinin enflasyon ve tarımsal girdi fiyatları endeksinde de daha düşük oranda artırıldığına dikkat çekti.

Üretim sezonuna borçlanarak başlayan çiftçiler, her yıl hasat zamanı aynı sorunu yaşamaya başladı. Üreticilerin haziran ayı itibarıyla 38 milyar 179 milyon TL bankalara olan borcu bulunuyor. Borç tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 77,02 oranında arttı.

Çiftçi eylemleri ile gündeme gelen tarımı gelecek yıl da zor bir dönem bekliyor. 2023 yılına ait destek ödemeleri için bu yılın Ocak-Temmuz döneminde tarımsal destekler için bütçeden 59,3 milyar lira aktarıldı.

2025’te ödenecek 2024 destekleri ise hâlâ açıklanmadı. Bir yıl geriden gelen ve 2023’te 63,4 milyar lira olan destek, bu yıl 91,6 milyar lira oldu ve artış enflasyonun altında kaldı. Çiftçilerin 2024 üretimi için bankalara borcu yüzde 77 artarken önceki yılın üretimi için verilen destekler sadece yüzde 30,8 artırıldı.

Yetersiz kalan destekler, artan girdi fiyatları, alım gücündeki kayıp nedeniyle azalan talep gibi nedenler çiftçilerin üretim yapmalarının önündeki en büyük engeller olarak sıralanıyor. Üreticiler hasat yapsa bile zarar ediyor. Gelinen son noktada ise çiftçiler ürettiklerinin maliyetlerini karışılamıyor, tüketiciler ise pahalıya erişiyor.

Ülke üreticileri fakirleşirken yurtdışındaki üreticiler zenginleşiyor. Altı aylık dış ticaret verilerine göre tarımsal ürün ithalatının faturası 11 milyar 367 milyon doları buldu. İthal edilen ürünlerin başında ise soya fasulyesi, buğday ve ayçiçeği yağı geldi.

Birgün’den Havva Gümüşkaya‘ya konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, tarımsal desteklerinin enflasyon ve tarımsal girdi fiyatları endeksinde de daha düşük oranda artırıldığına dikkat çekti.

TÜİK’e göre Tüketici fiyat endeksinin Temmuz ayında yıllık yüzde 61,78, Tarımsal girdi fiyat endeksinin ise Haziran ayında yıllık yüzde 47,56 oranında arttığını hatırlatan Suiçmez, şunları söyledi:

“Toplam desteklerin yıllardır Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine uygun verilmemesi, yetersiz desteklerin bir yıl sonra ödenmesi, girdi maliyetlerinde somut indirimlere gidilmemesi, bitkisel ve hayvansal ürünlerde açıklanan alım fiyatlarının maliyetin altında açıklanması ve kamunun yetersiz alım ödemelerinin 45 gün vadeli yapılması, maliyetler artarken ürün satış fiyatının baskılanması ve üreticilerin serbest piyasanın insafına terk edilmesi, çiftçilerin hasat sonrası banka ve tarım kredi kooperatiflerine olan özellikle kısa vadeli borç ödemelerin yaklaştığı güz aylarında ipotek üzerinden yeni icra ve haciz vakalarının artacak olması, bu yıl tüm illerde ve tüm ürünlerde çiftçiyi isyan etme noktasına getirdi.”

Kamucu müdahaleler ile çiftçinin kâr etmesinin sağlanması yerine ithalata dayalı politikalara devam edilmesinin beka sorunu olduğuna dikkat çeken Suiçmez, şu ifadeleri kullandı:

“Kuraklığın olumsuz etkilerini en aza indirerek ve tarıma kamucu müdahalelerle çiftçinin kâr ederek üretimdeki devamlılığını sağlayacak somut tarımsal önlemleri ivedilikle almak yerine, girdilerde ve temel ürünlerde ithalata bağımlı politikalara devam edilmesi ülkemizdeki şu anki en büyük beka sorunudur.

Ülkemizde etkileri artarak yaşanan tarım ve gıda krizi sorununu çözebilmek için; yüksek enflasyonun nedeninin üretici olmadığı görülmeli, kemer sıkma politikasının bedeli üreticiye ödettirilmemeli, enflasyonla mücadele için üretim ekonomisine geçilmeli, kamu yönetimi düzenleyici ve destekleyici rolünü anımsayarak yerli üretimi ve üreticiyi gecikmeden somut olarak desteklenmelidir.”

Paylaşın