İstanbul: Hacet Deresi Tabiat Parkı

Hacet Deresi Tabiat Parkı; İstanbul’un Tuzla İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Tabiat Parkı, 16 hektar alana sahiptir.

Hacet Deresi Tabiat Parkı, günübirlik ziyaretler ve piknik için uygundur.

Tabiat Parkı’nın bitki örtüsünü ağırlıklı olarak kızılçam oluşturmakta olup yer yer saplı meşe ve sapsız meşe gibi meşe türlerinin yanında böğürtlen, ateş dikeni, kelebek çalısı ve dağ muşmulası gibi çalı türleri de bulunmaktadır.

Sahanın faunası gelincik, kızıl sincap, kirpi, köstebek, sansar türleri gibi memeli türlerin yanında çeşitli kuş türleri ve sürüngenler gözlemlenmiştir.

Paylaşın

İstanbul: Ayvadbendi Tabiat Parkı

Ayvadbendi Tabiat Parkı; İstanbul’un Sarıyer İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Tabiat Parkı, 50,00 hektarlık alan sahiptir.

Belgrad Ormanı içerisinde yer alan dokuz adet tabiat parkından biri olan Ayvatbendi Tabiat Parkı, ismini III. Mustafa zamanında (1765) inşa edilen AyvatBendi’nden almıştır.

Belgrad Ormanı florası içinde 282 değişik tür belirlenmiştir. Bu bitki türlerinden 18’i doğal ağaç türü (Sapsız Meşe, Saplı Meşe, Macar Meşesi, Saçlı Meşe, Mazı Meşesi, Doğu Kayını, Adi Gürgen, Anadolu Kestanesi, Yapışkan Kızılağaç, Gümüşi Ihlamur, Sivri Meyveli Dişbudak, Gürgen Yapraklı Karaağaç, Ova Akçaağacı, Kuş Üvezi, Titrek Kavak, Adi Fındık, Aksöğüt, Boz Söğüt) 9’u ise ağaçlandırmalarla getirilmiş egzotik ağaç türleridir.

Ormanın çalı ve ot katlarında var oldukları belirlenen diğer türler toplam 255 tanedir. Bunlardan 119’u, 574 örnek alandan yalnızca 9 ya da daha azında görülmüşlerdir. Ormanın alt katını oluşturan türlerin sayısı 136 kadardır.

Ormanın ana ağaç türleri meşe (üçte biri) ve gürgen başta olmak üzere kayın ve kestanedir. Ancak bazı Meşe türlerine seyrek rastlanmaktadır. Sapsız Meşe ve Macar Meşesi genel anlamda her yerde yaygın görülürken, Saçlı Türk Meşesi yaygın ama az, Saçlı Meşe, Mazı Meşesi ve Pırnal Meşesi ise dağınık ve daha az miktarlarda bulunmaktadır. Belgrad Ormanı’nda yaklaşık 400 bitki taksonu ve 6 endemik bitki taksonu bulunmaktadır.

Belgrad Ormanı, İstanbul Boğazı ile Karadeniz kıyılarınca kuşatılan arazi parçasının bir bölümünü kaplamakta ve Türkiye’nin önemli kuş alanları içerisinde yer almaktadır. Belgrad Ormanı’ndaki kuşların, yıl içerisindeki sayıları ve türleri değişim göstermektedir. İlkbahar ve sonbahar aylarında tür sayısı artmakta, yaz ve kış aylarında ise azalmaktadır. Bu değişim, kuşların göç davranışına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Belgrad Ormanı; Su kuşu, yırtıcı ve ötücü kuş türlerine göç döneminde ev sahipliği yapar.

Belgrad Ormanı, Karadeniz Köstebeği, nesli küresel ölçekte tehlikede olan Tosbağa, Yalancı Apollo adlı kelebek türünün nesli tehlike altında ve ülkemize endemik bir alttürünü barındırır. Belli başlı hayvan türleri; memelilerde Yaban Domuzu, Çakal, Tilki, Gelincik, Tavşan, Sincap, Kirpi ve Köstebek olup; Yılan, Kaplumbağa, Kertenkele ve Kurbağa türleri de görülmektedir.

 

Paylaşın

İstanbul: Avcıkoru Tabiat Parkı

Avcıkoru Tabiat Parkı; İstanbul’un Şile İlçesi ile Çekmeköy İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaklaşık 648.72 hektarlık bir alanı kaplamaktadır.

Tabiat Parkı’nın bitki örtüsü genel olarak geniş yapraklı ağaçlardan oluşmaktadır. Alanda yer alan hakim bitki türleri Saplı Meşe, Sapsız Meşe olup, ayrıca Anadolu Kestanesi, Kayın, Gürgen gibi türler de gözlemlenmiştir.

Çalı türlerinden ise Böğürtlen, Muşmula, Kızılcık, Alıç, Funda, Tavşan Memesi görülmektedir. Otsu türlerden ise Isırgan Otu ve Eğreltiler çoğunluktadır.

Sahanın faunası Kızıl Sincap, Kirpi, Köstebek, gibi memeli türlerin yanında Kafkas Sülünü, Ebabil, Yılan Kartalı gibi kuş türleri gözlemlenmiştir.

Avcıkoru Tabiat Parkı günübirlik kullanım alanı olarak kullanılan doğa ve spor etkinliklerinin yapılabileceği bir alandır.

Paylaşın

Isparta: Başpınar Tabiat Parkı

Başpınar Tabiat Parkı; Isparta’nın Aksu İlçesi sınırları içerisinde yer alır. Tabiat Parkı, 3950 dekar alanı kapsamaktadır.

Tabiat Parkı’nda; Karaçam, Saçlı Meşe, Titrek kavak, Ardıç ağaçlarının oluşturduğu ormanlık alanlarda az sayıda da olsa; Ihlamur, Dişbudak, Çınar ve Sedir ağaçları bulunmaktadır.

Tabiat Parkı’nda; Yaban Domuzu, Yaban Keçisi, Kurt, Tilki, Çakal, Sincap,  Yabani Tavşan, Kaya Sansarı, Porsuk, Gelincik, Kirpi, Köstebek , Kaplumbağa, ender de olsa Vaşak türü hayvanlara; Yarasa, Derekuşu, Baykuş, Ağaçkakan, Guguk,  Kerkenez, Çobanaldatan, Öter Ardıç, Ökse Ardıcı, Karatavuk, Kaya Güvercini, Üveyik, Tahtalı, Sığırcık, Kınalı Keklik, Çulluk, Leş kargası, Gök Kuzgun, Alakarga, Kaya Kartalı, Şahin, Sarı Kuyruksallayan,  Akkuyruksallayan  ve Bülbül kuşları; ilkbaharda gelip sonbaharda giden Leylek, Kara Leylek ve Kırlangıç gibi göçmen kuşları yörenin yaban hayatı olarak öne çıkmaktadır. Sürüngenlerden; Tosbağa, Benekli Kertenkele, Toros Yılanı, Amfibilerden ise  Gece Kurbağası rastlanılan türlerdir.

Tabiat Parkı sınırlarında üç adet pınar bulunmakta ve Tabiat Parkı’na adını veren Başpınar en önemli pınardır. Yaşlı karaçam ve ardıç ormanları ve üstün tabii manzara seyri  kaynak değerleridir.

Tabiat Parkı’nda; Yaylacılık, kampçılık, yüzme, dinlenme, piknik imkânları bulunmaktadır.

Paylaşın

Adıyaman: Karakuş Tümülüsü

Karakuş Tümülüsü; Adıyaman’ın Kahta İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 20 km. mesafededir. Ulaşım araçlarla sağlanmaktadır.

Kommagene Krallık Ailesi’nin kadınlarına ait bir anıt mezardır. Tümülüsün üzeri çay taşlarının yığılmasıyla oluşmuştur. Yaklaşık 20 metre yüksekliğindeki tümülüsün güneyinde dikili bulunan sütun üzerindeki kartal heykelinden dolayı yöre halkı tarafından ‘karakuş’ olarak anılmış ve literatüre bu isimle girmiştir.

Tümülüsün doğusunda iki adet yaklaşık 10 metre yüksekliğinde sütun bulunmaktadır. Bir sütun üzerinde boğa, diğer sütun üzerinde ise aslan heykeli motifi bulunmaktaydı. Ancak günümüzde sadece boğa motifi durmaktadır ve onun da baş kısmı yok olmuştur.

Tümülüsün batısında ise Kommagene Kralı I. Antiochos’un (MÖ 69 – 36) oğlu Kral II. Mithridates’in (MÖ. 36-20) kız kardeşi Laodike ile tokalaşma kabartması yer alır. Sütun üzerindeki yazıttan anıt mezarın Kral Antiochos’un eşi İsias, kızı Antiochis ve torunu Aka’ya ait olduğu anlaşılmaktadır.

 

Paylaşın

Adıyaman: Nemrut Dağı

Nemrut Dağı; Adıyaman’ın Kahta İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Nemrut Dağı, Adıyaman’a 87 km. Kahta ilçesine 43 km uzaklıktadır.

Nemrut’a ulaşım Karadut köyüne kadar asfalt, daha sonraki kısım ise kilitli parke taşı kaplıdır. Turlarla veya özel araçlarla ulaşım sağlanabilir.

Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için 2 bin 150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı’nın yamaçlarına yaptırdığı mezar ve anıtsal heykeller, Helenistik Dönem’in en görkemli kalıntılarından birisidir. Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmıştır.

İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış olup, 8-10 metre yüksekliktedir. Eski çağlarda Kommagene olarak anılan bölgede I. Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık, onun oğlu I. Antiochos (M.Ö. 62-32) döneminde önem kazanmıştır. M.S. 72 yılında Roma’ya karşı yapılan savaşın kaybedilmesinin ardından krallığın bağımsızlığı sona ermiştir.

Nemrut Dağı’nın doruğu yerleşme yeri olmayıp, Antiochos’un tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hâkim bir noktadadır. Kralın kemiklerinin ya da küllerinin ana kayaya oyulmuş odaya konulduğu, 50 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapındaki tümülüs, küçük kaya parçalarıyla örtülerek koruma altına alınmıştır.

Her ne kadar yazıtlarda kralın mezarının burada olduğu belirtiliyorsa da bugüne kadar keşfedilememiştir. Doğu ve batı teraslarında Antiochos ile tanrı ve tanrıça heykellerinin yanı sıra aslan ve kartal heykelleri bulunmaktadır. Batı terasında eşsiz bir aslanlı horoskop yer almaktadır. Heykeller Helenistik, Pers sanatı ve Kommagene Ülkesi özgün sanatı harmanlanarak yontulmuştur. Bu anlamda Nemrut Dağı’na batı ve doğu uygarlıklarının köprüsü denebilir.

Kommagene Krallığı’nın tarih sahnesinden silinmesiyle Nemrut Dağı’ndaki eserler yaklaşık iki bin yıl boyunca yalnızlığa terk edilmiştir. 1881 yılında yöreyi görevli olarak gezen Alman mühendis Karl Sester, Nemrut Dağı heykellerine rastlamış ve İzmir’de bulunan Alman Konsolosu’nu, Kommagene Krallığı’na ait harabeleri, tanrı heykellerinin oturtulduğu kaidelerin arkasındaki Grekçe yazıtları göremediğinden Asur harabeleri zannederek haberdar etmiştir.

Karl Sester, dev heykelleri keşfetmenin heyecanıyla bu hataya düşmüştür. 1882 yılında Otto Puchstein ve Karl Sester Nemrut’ta inceleme yapmıştır. Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) Müdürü Osman Hamdi Bey 1883 yılında bir ekiple gelip Nemrut’ta çalışmıştır. 2’inci Dünya Savaşı’nın ardından Amerikan arkeolog Theresa Goell ve Alman Karl Doerner; Nemrut ve yöresinde kazı, araştırma ve inceleme yapmışlardır.

Paylaşın

Adıyaman: Üzeyir Peygamber Türbesi

Üzeyir Peygamber Türbesi; Adıyaman’ın Gerger İlçesi, Sutepe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım özel araçlarla sağlanmaktadır.

İsrail oğullarına göre meşhur bir Peygamber olan Üzeyr (a.s)’in adi Kur’an-i Kerim’de geçmektedir. Fakat İslâm’a göre onun peygamber olup olmadığı hususunda ihtilaf vardır. Üzeyr (a.s)’in adı hakkında da alimlerin farklı yorumları vardır. Bazı alimlere göre onun adı Arapça bir isimdir. Diğer bazı âlimlere göre ise, Üzeyr kelimesi Arapça değil, İbranicedir. (el-Ukberî, imlau ma menne bihi’r Rahman, Misir, 1961, II, 7).

İbranicede Üzeyr kelimesinin karşılığı “Azra”dır. Tevrat’ın bu dildeki nüshasında böyle geçmektedir (Biblio Hobraica, nsr. Rud. Kittel, Stuttgart,1952; Esra, VII,1; Nehemio, VIII,13). Üzeyr (a.s), Harun Peygamber’in neslinden gelmektedir (es-Sa’lebî, el-Arais, Misir, 1951, 344). Tevbe Suresi 9/30, 31 ayetlerde ismi açıkça zikredilen Üzeyir Peygamberin hikayesi Bakara suresinde (259. Ayet) açıkça anlatılmaktadır. Bazı rivayetlere göre makam olan ve bazı rivayetlere göre de türbe olan mekanın türbe olma ihtimali oldukça yüksektir.

Günümüzde hala arpa şeklinde görülen ve hiç tükenmeyen taşların varlığı bu zatın kerametinin bir işareti olarak kabul edilmektedir. Üzeyr (a.s) ile ilgili bulunduğu söylenen bir ayet de şöyledir; “Yahut görmedin mi o kimseyi ki, evlerinin çatıları duvarları üzerine çökmüş (yıkık dökük olmuş) ıssız bir kasabaya uğradı. “Ölümünden sonra Allah bunları nasıl diriltir acaba!” dedi. Hemen Allah onu öldürdü yüz sene sonra tekrar diriltti. ‘Ne kadar kaldın burada?’ dedi. ‘Bir gün yahut birkaç saat’ dedi. Allah ona: ‘Bilakis yüz sene kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamıştır. Bir de eşeğine bak. Seni İnsanlar için bir ayet (ibret işareti) kılalım diye (yüz sene ölü tuttuk sonra tekrar dirilttik). Şimdi sen kemiklere bak, onları nasıl birbiri üstüne koyuyor, sonra ona nasıl et giydiriyoruz’ dedi. Durum kendisince anlaşılınca, ‘Şüphesiz Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmeliyim’ dedi.” (Bakara, 2/259).

Peygamber olsun veya olmasın, Üzeyr (a.s) Allah’a tam manasıyla inanmış, kamil, iman sahibi olan bir zattı. Hayati boyunca, Allah’ın rızasını kazanmak için hayra koşmuştur. Çevresindeki İnsanları da bu şekilde inanmaya ve Allah’ın emir ile yasaklarına riayet etmeye davet etmiştir.

Paylaşın

Adıyaman: Perre Antik Kenti

Perre Antik Kenti; Adıyaman’ın Merkez İlçesi, Örenli Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Merkeze 5. km mesafededir. Dolmuşlar ile ulaşım sağlanmaktadır.

Eski kaynaklarda Me’arath gazze Pörön, Mezopotamya’da ise Pirin ve Perin olarak bilinen Kommagene Krallığı’nın beş büyük kentinden biri olan Perre Antik Kenti, Melitene’yi (Malatya) başkent Samosata’ya (Samsat) bağlayan yol güzergahı üzerinde olması nedeniyle geçmişte jeopolitik bir öneme sahipti.

Hierapolis (Kutsal Şehir) olarak anılan Perre MS. 325 yılında Nicaea (İznik)’de toplanan İncil konsiline Piskopos İoannes Perdos yönetimindeki Persidas eyaletinin bir şehri olarak katılır. MS. 433 yılında Samosata’lı (Samsatlı) Andreasın Alexander’e yazdığı mektupta Perre’de bulunan bazı önemli piskoposlardan bahsetmesi kentin dinsel açıdan da önemli bir kent olduğunu gösterir. Bütün bunlar Perre Antik Kenti’nin Antik Dönem’de hem dinsel hem de jeopolitik öneme sahip bir kent olduğunu göstermektedir.

Antik Roma kaynaklarında suyunun güzelliğinden bahsedilmekte, kervanlar, yolcular ve ordular tarafından dinlenme yeri olarak kullanıldığı anlatılmaktadır. Bahsedilen suyun aktığı Roma Çeşmesi halen kullanılmaktadır.

Perre Antik Kenti, Bizans Dönemi’nden sonra önemini yitirmiş ve eski parlak dönemini bir daha yakalayamamıştır. Antik kentin asıl yerleşim kısmı üzerinde bugün Örenli Mahallesi olarak geçen ancak özünde köy görünümüne sahip geç dönem yerleşimi mevcuttur. Burada bulunan kaya mezarları kayalıklar içine oyularak yapılmıştır ve harika görünüme sahiptirler.

Paylaşın

Adıyaman: Cendere Köprüsü

Cendere Köprüsü; Adıyaman’ın Kahta İlçesi, Burmapınar Köyü sınırları içerisinde Cendere Çayı üzerinde yer almaktadır.

Cendere Köprüsü, Roma Köprüsü veya Septimius Severus Köprüsü olarak da bilinir. Cendere Köprüsü, Antik Roma mimarisinin muhteşem bir anıtsal örneğidir. Biri ana kemer ve biri tahliye kemeri olmak üzere iki kemerden oluşan köprü her biri tonlarca ağırlıkta olan düzgün kesme taşlardan yapılmıştır.

7 metre genişliğinde, 30 metre yüksekliğinde ve 120 metre uzunluğunda olan köprünün en ilginç mimari özelliği harç kullanılmadan yapılmış olmasıdır. Köprü, her iki tarafından rampa biçiminde yükselerek orta kısımda birleşmektedir. Bu özellik köprünün hem statik olarak dayanıklılığını artırmakta hem de köprüye anıtsal bir görünüm kazandırmaktadır.

Köprünün güneydeki girişin her iki tarafında birer adet korint düzeninde sütun bulunmaktadır. Üzerinde yer alan yazıtlardan birinin köprüyü yaptıran İmparator Septimius Severus, diğerinin ise onun karısı Julia Domna adına dikildiği anlaşılmaktadır. Kuzeydeki girişin bir tarafında bulunan sütun üzerindeki yazıt ise bu sütunun oğulları Caracalla adına dikildiğini göstermektedir.

Bu sütunun karşısında köprünün yapıldığı dönemde oğulları Geta adına dikilmiş bir sütun daha olduğu bilinmektedir. Ancak Septimius Severus’tan sonra tahta geçen İmparator Caracalla (MS 211-217), kardeşi Geta’yı öldürterek Roma topraklarında Geta adına dikilen ne varsa yıktırmış, bu yıkımdan Cendere Köprüsü de nasibini almış ve kardeşi Geta adına dikilen sütun kaldırılmıştır.

Cendere Köprüsü’nün, yapımından sonra Roma Dönemi’nde değişik zamanlarda onarım gördüğü, köprünün korkuluk kısmında yer alan yazıtlardan anlaşılmaktadır.

Paylaşın

Adana: Küp Şelaleleri

Küp Şelaleleri; Adana’nın Aladağ İlçesi, Küp Köyü sınırları içerisinde, Zamantı Irmağı üzerinde yer almaktadırlar. İlçe merkezine 37 kilometre uzaktaki şelaleler, huzur veren doğasıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Etrafındaki yürüyüş alanlarında spor yapma, şelalenin oluşturduğu küçük göletlerde ise yüzme imkanları yakalayan turistler, büyük şehirlerin gürültülü ortamından uzaklaşmanın keyfini yaşayabiliyor.

Doğayla iç içe bir tatil geçirmek isteyenlerin yakınlarında kamp yapabileceği şelaleler, yazın çok sıcak geçtiği Çukurova’da yaşayanların serin havasıyla tercih ettiği yerler arasında geliyor.

Paylaşın