Sakarya: Orman Park

Orman Park; Sakarya’nın Adapazarı İlçesi, Adnan Menderes Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Orman Park, şehir merkezine 2 kilometre mesafededir. Dişbudak ağaçları ile kaplı eşsiz alan, düzenlenerek “Orman Park” adı ile 11 Mart 2006 tarihinde hizmete açılmıştır.

Orman Park; modern mimarisi, samimi, doğal ve huzurlu ortamıyla her yaş grubunun buluşabileceği bir mekan olma özelliğini taşımaktadır.

Orman Park, Orman İşletmesi’nin Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis ettiği, şehrin girişinde yer alan 18 dönümlük arazi içerisinde 3250 m² kullanım alanı olan ve tamamen doğal bir mekan olma özelliği taşımaktadır.

Sulak arazide yetişen Dişbudak ağaçlarının bulunduğu bu doğal mekan; Türkiye’de ilk defa uygulanan yerden yükseltmeli ahşap üzerine kurulu bir tesistir.

70 araçlık otoparkı olan Orman Park’ta müşterilerine Restoran, Dört Mevsim Kafeterya, Sade Kahve ve Köy Kahvaltısı mekanları olmak üzere 4 birimle hizmet verilmektedir.

Paylaşın

Sakarya Müzesi (Atatürk Evi)

Sakarya Müzesi (Atatürk Evi); Sakarya’nın Adapazarı İlçesi, Semerciler Mahallesi, Sait Faik Sokak üzeride yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Müze binası, bahçesi ile birlikte bin 290 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuştur. 1910-1915 yılları arasında dönemin Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Baha Bey tarafından zemin katla birlikte üç katlı olarak yaptırılan konut, daha sonra Atatürk’ün yakın arkadaşı ve milletvekili Hasan Cavit Bey tarafından satın alınmıştır.

17 Haziran 1922 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi ile buluştuğu ve üç gün konakladıkları bu ev, 1967 yılında meydana gelen depremde büyük ölçüde hasar görmüştür. 1983 yılında sivil mimarlık örneği olarak tescil edilen konut, Bakanlığımızca kamulaştırılıp, dış görünümü aslına uygun bir şekilde, içte ise tamamen değişikliğe uğratılarak betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir.

Sakarya Müzesi ilk defa 12Ocak 1989 tarihinde, İl Kültür Müdürlüğü bünyesinde büro hizmetlerine başlamış, 7 Mart 1989 tarihinde şimdiki yerine taşınmıştır. Müze, il sınırları içerisinde bulunan arkeolojik ve etnografik eserleri toplayarak yapılan teşhir düzenlemesi sonrasında, 21 Haziran 1993 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır.

Müzenin bahçesinde, Sakarya ili sınırları içinde bulunan Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari parçalar, mezar taşları, sunaklar, yazılı taşlar, ostotek, pişmiş toprak erzak küpü ve sütun kaideleri sergilenmektedir. Müzenin sergi salonunda tarih öncesi çağlar, Roma ve Bizans dönemlerine arkeolojik eserler ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait etnografik eserler sergilenmektedir.

Arkeolojik eserler arasında yassı el baltaları, pişmiş toprak kaplar, koku ve gözyaşı şişeleri, madeni ve cam eserler yer almaktadır. Etnografik eserler arasında Ulu Önder Atatürk’ün kullandığı eşyalar ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait ateşli ve kesici silahlar, bakır kaplar, mühürler ve el işlemeleri teşhir edilmektedir.

Paylaşın

Sakarya: Acelle Yaylası

Acelle Yaylası; Sakarya’nın Akyazı İlçesi’nin 35-40 kilometre güneyinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Acelle Yaylası’na ulaşım stabilize yoldan her tür kara taşıtı ile yapılabilmektedir. Yaylaya üç değişik güzergâhtan ulaşılabilmektedir. Birinci yol Beldibi, Boztepe, Çatalkaya üzerinden gider. İkinci yol Taşburun – Ballıkaya-Taşyatak – Hasyatak köyleri üzerinden çalışır.

Üçüncü yol ise Taşburun-Ballıkaya-Taşyatak-Yanık yaylası güzergâhıdır. Bu yolların üçünün de az bir kısmı asfalttır. İlçe merkezinden yaylaya ulaşma süresi yaklaşık olarak 60 dakikadır. Yayla üç ayrı köy tarafından (Taşyatak-Hasyatak-Boztepe) ortaklaşa kullanılmaktadır.

Acelle Yaylası geniş yapraklı ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan bir bitki örtüsüne sahiptir. Ayrıca orman içlerinde orman gülü ve şimşirden oluşan bodur ağaçlarda mevcuttur. Kanlıca, kuzugöbeği gibi yer mantarları ve ağaç mantarları bulunur.

Yaylanın tam ortasından Enişte Deresi geçmektedir. Bu dere üzerinde halk tabiriyle “Büyük Deniz” denilen 60-70 metre uzunluğunda 3-4 metre genişliğinde, derinliği tam olarak bilinemeyen doğal yollarla kaya kütleleri arasında oluşmuş bir su birikintisi mevcuttur. Enişte Deresi’nin yatak genişliği düz alanlarda 8-10 metreyi, kayalık arazilerde ise yer yer 2 metreyi bulur.

Paylaşın

Sakarya: Orhan Gazi Camii

Orhan Gazi Camii; Sakarya’nın Adapazarı İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Osmanlı Devleti Padişahı Orhan Bey zamanında Orhangazi’nin silah arkadaşı olan Konuralp’in Akyazı’yı ve Sakarya’nın iki tarafındaki küçük kaleleri zapt ettiği sırada ormanlık ve suluk olan bu yerlere bir miktar Türkmen iskân ederek şimdiki şehrin bulunduğu yerde bir köy kurulur ve bugün “Orhan Camisi” diye anılan caminin yerinde de Orhan Bey namına bir cami yaptırılır.

Sultan Hamid döneminin yüksek pencereli üslubuyla çatılı olarak yapılan cami, muhtemelen eski binasından daha büyüktür. Minarede üzerindeki 1316/1318 tarihi bu ikinci inşanın yılını göstermektedir.

Günümüzde yeni bir yapı olan cami; Adapazarı’nın daha köy olduğu dönemde “Orhan Gazi” adına yaptırılmış ve zamanla yıkılınca yerine yine aynı adı taşıyan “Orhan Cami”, 1893-1894 yıllarında Adapazarı’nda kaymakamlık yapan Nüzhet Paşa’nın girişimi ve halkın yardımlarıyla inşa edilmiştir.

Orhan Cami’nin çatısı ahşap olup, kiremit ile örtülüdür. Tek minaresi bulunmaktadır. 1967 depreminde yıkılan minare 1968 yılında “Akyazılı Ali Akyüz” adlı usta tarafından yeniden yapılsa da 1999 depreminden sonra minare yeniden restore edilmiştir.

Paylaşın

Sakarya: Sultanpınar Yaylası

Sultanpınar Yaylası; Sakarya’nın Akyazı İlçesi, Dokurcun Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Dokurcun yolu üzerinde olup Akyazı’ya 45 kilometre mesafededir. Akyazı – Dokurcun istikametinde Beldibi Köyü karşısından sağa dönerek Boztepe Köyü yoluna ulaşılır. Boztepe üzerinden Güzlek Yaylası, Sultanpınarı Yaylası, Yörükyeri Yaylası, Çiçekli Yaylası ve Acelle Yaylası’na, Acelle üzerinden de Yanık Yaylası’na gidilir. Şerefiye ve Beldibi köyleri arası 1 kilometre mesafededir. Beldibi-Sultanpınar Yaylası arası ise 16 kilometredir.

Sultanpınar Yaylası, 1200 metre yüksekliktedir. Çevresinde de bolca bulunan yaylalarla birlikte bir plato görünümündedir. Yaylanın alt sınırlarında karışık orman, üst sınırlarda ise köknar ormanı bulunmaktadır. Sultanpınar Yaylası orman ile çevrili geniş ve düzlük bir alanda olup oldukça yeşil ve huzur verici bir ortam sunmaktadır.

Paylaşın

Sakarya: Maden Deresi ve Şelalesi

Maden Deresi ve Şelalesi; Sakarya’nın Kocaali ve Karasu ilçeleri arasında yer alır. Maden Deresine özel araçlar dışında direk olarak giden ulaşım aracı bulunmamaktadır.

Maden Deresi ve Şelalesi doğa severler için güzel bir alternatiftir. Derenin sesini dinleyerek, yeşile bürünmüş bir çevrede yürüyüşler yapmak ve güzel bir kır sofrası kurmak için ideal bir yerdir. Bölgede bulunan mesire alanları, alabalık tesisleri ve balık restoranlarını da deneyimleyebilirsiniz.

Maden Deresi’nde şelâle, eski baraj kalıntıları, yontma taşlar, Fransızlar tarafından yapılıp Kurtuluş Savaşı sırasında tahrip edilen simli kurşun madeni işleyen fabrika yerinde yapılan kazı çalışmaları da görülecek yerlerdendir.

Yürüyüş alanının doğal dokusu, 19. yüzyılda yapılmış olan maden tünelleri ve suyolları, yüz yıl öncesine ait taş işçiliği ile yapılmış olan küçük barajın görüntüsü, barajın üzerinden dökülen şelale insanı tarihin derinliklerine götürüyor.

Maden Deresi’nde çeşitli etkinlikler yapabilirsiniz. Bu etkinlikler; yürüyüş yapmak, piknik yapmak, fotoğraf çekmek gibi bir çok etkinlik yapabilirsiniz.

Maden Deresi, kalıntıların arasından büyük bir coşkuyla akan şelalenin sesini dinleyerek uzun yürüyüşler yapmak için ideal bir toprak yola sahiptir. Kayın, çınar, ceviz ve fındık ağaçları arasında yürürken, yeşilin ne kadar çok tonu olduğuna şaşıracaksanız.

Bölgeye geziler günübirlik ziyaretler şeklinde yapılsa da derenin serinletici etkisi ve huzur veren şırıltısından, bol oksijen dolu ormandan ayrılmak istemeyeceksiniz. Geceyi ailenizle ya da arkadaşlarınızla birlikte çadır kurup kamp yaparak geçirebilirsiniz.

Paylaşın

Sakarya: Kerem Ali Türbesi

Kerem Ali Türbesi; Sakarya’nın Handek İlçesinin güneyinde bulunan Keremali Dağı’nda yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Kerem Ali Türbesi ile ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır: Anadolu’nun İslamlaşmasında büyük yararlılıklar gösteren yedi kardeş evliyadan dördü ölünce geriye kalan Kerem, Ali ve Hasan bir kayıkla bugünkü Keremali Tepesi’nin eteğine gelirler.

Kerem ile Ali kayıktan inmelerine rağmen, Hasan inmez. Diğerleri arkasından “Dur Hasan” diye bağırırlar, ancak Hasan durmaz ve suda kaybolup gider. O günden sonra buraya “Durhasan” denilir.

Sonrasında Kerem ile Ali savaşa savaşa yaralı bir halde tepeye kadar tırmanırlar ve tepede şehit olurlar. Onun için tepeye “Keremali Tepesi” denir. Bugün, çıktıkları yerlerdeki kan ve ayak izleri ile oturup ağladıkları yerler hâlâ bellidir. Rivayetlere göre savaşlarda Kerem Ali’nin Türbesi’nde top patladığına, Kıbrıs Savaşı’nda da bunu görenler olduğuna inanılmaktadır.

Paylaşın

Sakarya: Justinianus Köprüsü

Justinianus Köprüsü; Sakarya’nın Serdivan İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir. Şehir merkezine uzaklığı 8 kilometredir.

Sapanca Gölü’nün sularını Sakarya Nehri’ne boşaltan Çark Deresi (Melas Çayı) üzerinde yer alan Justinianus Köprüsü, Erken Bizans Dönemi’nin Anadolu’daki en görkemli anıtsal yapılarındandır.

Bizans İmparatoru Justinianus (527-565) tarafından MS 558-560 yıllarında yaptırılan bu taş köprü, 365 metre uzunluğunda, 9,85 metre genişliğinde olup toplam 12 kemerlidir. Köprünün batı ucunda tak izi, doğu ucunda apsisli yapı ve köprü ile ilgili tonozlu yapı kalıntıları bulunmaktadır. Önceleri Latince “pons” (köprü) denen köprünün kendine özgü başka bir adı yoktu.

Sonradan, “pons”un Latincede “köprü” demek olduğunu bilmeyen Rumlaşmış halk, bu sözcüğü bir özel ad olarak algılayıp köprüyü, “Pons Köprüsü” anlamında Pontogephyra diye anmaya başlamıştır. Daha sonraları, bu ad Pentegephyra’ya (Beş Köprü) dönüşmüşse de köprü şu veya bu biçimde beş parçalı olmadığı gibi, beş kemerli de değildir.

Paylaşın

Sakarya: İnönü Yaylası

İnönü Yaylası; Sakarya’nın Pamukova İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir. İlçe merkezine uzaklığı 46 km.dir.

İnönü Yaylası, çam, göknar ve meşe ağlarının arasında uzanıp giden bir vadide yer alır. Günübirlik gidilebilecek en güzel yerlerden olan İnönü Yaylası, şehrin sıkıntısından ve stresinden sıkılanlar için adeta kaçınılmaz bir yerdir.

Yeşillikler arasında sadece doğanın tadını çıkarıp bolca keşifler yapmak sizi hem keyiflendirecek hem de dinlendirip huzur verecek.

Yaylanın içinde irili ufaklı mağaraları keşfedebilme imkanına da sahip olacaksınız. Yürüyüş patikalarında geçtiğinizde dikkatinizi çeken çok detay olacak yaylada.

İnönü Yaylası’ndan 20 dakikalık bir yürüyüşle, orman içindeki bir patika takip edilerek daha yukarıdaki Erikli Yaylası’na varılabilir.

Paylaşın

Sakarya: II. Bayezıd Köprüsü

II. Bayezıd Köprüsü; Sakarya’nın Alifuatpaşa kazasını Geyve ilçesine bağlayan kısımda, Sakarya Nehri üzerinde yer almaktadır. Köprünün boyu 150 metre, genişliği 5,60 metre, korkulukların genişliği ise 35’er santimetredir.

Kitabesinde, “Bu köprü tarihte devir açan Fatih’in oğlu II. Bayezıd tarafından H. 901 (M. 1495) yılında yaptırılmıştır” ifadesi Türkçe olarak yer almaktadır. Köprünün Alifuatpaşa kısmında dokuz küçük kemer bulunmaktadır. Köprünün tam orta altında lahit biçiminde büyük ayak ve sağ yanında iki büyük kemer, ayağın diğer tarafında da büyük bir kemer bulunmaktadır.

İkinci Bayezıt’ın mimar ve mühendisi Fakir Abdullah tarafından tasarlanan on dört ayak üzerine kemerli kesme taş köprünün ayaklarından dördü Sakarya Nehri üzerindedir. Tarihi menzil yollarının üzerinde bulunan köprünün boyu 150 metre, genişliği 5,60 metre, korkulukların genişliği ise 35’er santimetredir. Böylece köprü dıştan dışa 6,30 metreyi bulmaktadır.

Korkulukların yüksekliği 1,05 metredir. Tamamı on dört gözlü olan köprünün kemerlerinden ikisi sonradan yıkılmış olup demir malzeme ile tamir edilmiştir. Diğer üç sivri kemer durmaktadır. Dokuz adet yuvarlak kemer kara tarafında olup küçük ebattadır. Ayakların menbâ yönünde üçgen, mansab yönünde beşgen selyaranları vardır. Günümüzde bir tek boşaltma gözü mevcuttur. Esas kitabe köprünün Geyve tarafında kalan mihrabın arka cephesindedir.

Geyve II. Bayezid Köprüsü tarih köşkünün bir önemi de 1495/96 (Hicri 901) yılını veren kitabenin çerçevesinde yer alan hatayi üslubundaki süslemedir. XV. yüzyılın sonunda belirli bir tarihte Türk süsleme sanatındaki tercihler ve yönelişler bu eserle sergilenmiştir. 0,10 metre genişliğindeki çerçeve kuşağında, rumili ve şakayık süslemeli kıvrımlı birer dalla verilen süsleme, şakayık süslemeli XV. yüzyılın ilk yarısındaki bir geleneği sürdürürken, genel görünüşü ile dönemin süsleme anlayışını yansıtır.

Cumhuriyet dönemi de ana köprünün altına çelik iskelet konarak köprü önceki yıllarda iki kez restore edilmiştir. Yine Bizans Dönemi’ne ait köprü kalıntıları II. Bayezıd Köprüsü’nün kuzey tarafındaki adacık içerisinde yıkılmış durumdaki köprü kalıntıları bugün de varlığını sürdürmektedir.

Paylaşın