Ak Zambak Reçeli, Malzemeleri, Hazırlanışı

Ak Zambak Reçeli; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 1 kase tohumlarından ayrılmış ak zambak
  • 2 kase toz şeker
  • 1.5 kase su
  • Yarım limon

Hazırlanışı;

Zambağın ortasındaki yeşil kök kısımları çıkarılarak yapraklar birkaç parçaya bölünür. Üzerine bir çay bardağı toz şeker ekilerek ağzı kapatılır. 1 gün buzdolabında bekletilir. Kalan şeker ve su kıvamlanana kadar kaynatılır. Şekerde bekletilen zambak ve limon suyu ilave edilerek reçel kıvamına gelene kadar kaynatılır. Soğutulduktan sonra kavanozlanarak saklanır.

Paylaşın

Çökelekli Katmer, Malzemeleri, Hazırlanışı

Çökelekli Katmer; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri:

  • 1 litre su
  • Alabildiği kadar un
  • ½ kg çökelek
  •  250 gr eritilmiş tereyağı
  • 1 demet ince kıyılmış maydanoz
  •  4-5 dal ince kıyılmış yeşil soğan
  •  Tuz

Hazırlanışı;

Su, tuz ve un karıştırılarak kulak memesi yumuşaklığına yoğrulur ve ikiye ayrılır. Hamurun ilk parçası yumruk büyüklüğünde bezelere ayrılır. Her beze sırayla açılarak yağlayacak yardımıyla yağlanır ve enine ve boyuna üçe katlanır. Unlanmış bir tepsiye dizilir.

Üstü nemli bir bezle örtülerek dinlenmeye bırakılır. Diğer hamur yumurta büyüklüğünde bezelere ayrılır. Çökelek, maydanoz, tuz ve yeşil soğan karıştırılır. Bezelerden her biri ince bir şekilde açılır. Yuvarlak hamurun yarısına çökelek serilir. Diğer yarısı üzerine katlanarak kapatılır ve kenarları parmakla hafif bastırılarak yapıştırılır. Sacda bir tarafı yağsız kızartılır ve çevrilince bir yağlayacak yardımı ile yağlanır.

Diğer tarafa da aynı işlem uygulanır. Bu işlem hamurlar bitene kadar tekrarlanır ve çökelekliler hazırlanmış olur. Sonra sıra yağlanıp dinlenmeye bırakılan katmer hamurlarına gelir. Kare şeklinde katlanmış katmerler de yarım parmak kalınlığında açılır aynı çökelekli hamurlar gibi pişirilir ve her iki yüzü de yağlanır. Çökelekliler mutlaka sıcak, katmerler arzuya göre sıcak, soğuk veya ılık servis yapılabilir.

Paylaşın

Efelik Dolması, Malzemeleri, Hazırlanışı

Efelik Dolması; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri:

  • 1 kg Kazan karası (efelik)
  • 2 adet kuru soğan
  • 2 kase iri bulgur
  • 2 bardak su
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • Tuz
  • Karabiber
  • Pul biber
  • Nane

Hazırlanışı;

Kızdırılmış yağda ince doğranmış soğan kavurulur. Salça ve bulgur eklenip kavrulur. Üzerini biraz geçene kadar su eklenip baharat atılır ve suyunu çekene kadar pişirilir. Efelik kaynamış suya batırılıp çıkarılır. İç efeliğe sarılır ve tencereye dizilir.  Üzerine biraz yağ gezdirilip bir bardak kadar sıcak su ile pişirilir. Piştikten sonra sarımsaklı yoğurtla servis edilir.

Paylaşın

Kabak Kabuğu Yemeği, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kabak Kabuğu Yemeği; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri:

  • 4-5 adet kabak (kartlaşmış kabak)
  • 1 çay bardağı bulgur
  • 1 adet domates
  • 2 adet kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Karabiber
  • Pul biber
  • Kimyon
  • Tuz

Hazırlanışı;

Yıkanmış kabakların kabukları uç ve baş kısımları kesildikten sonra 3 cm eninde çok derin olmayacak şekilde soyulur. Soyulan kabuklar kibrit çöpü kalınlığında doğranır. Geniş bir kabın içerisine tereyağı konularak kızdırılır. Kızdırılan tereyağının içerisine ince doğranmış soğanlar eklenir ve pembeleştirilir. Daha sonra salça eklenerek biraz daha karıştırılır. Doğranmış kabak kabukları ilave edilerek öldürülür. Bulgur eklenir ve kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir. Tuz ve baharatlar eklenir ve sıcak servis edilir.

Paylaşın

Tatlı Tarhana, Malzemeleri, Hazırlanışı

Tatlı Tarhana; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri:

  • 1,5-2 kg yarma düğüsü
  • 3 kova (20 litre) şıra

Hazırlanışı;

Bir leğene koyulan yıkanmış yarma düğüsü şıra ile yumuşayana kadar pişirilir ve suyu çektirilir. Düzenli olarak karıştırarak bir müddet pişirilir. Koyulaşıncaya kadar devamlı karıştırılır. Olup olmadığını anlamak için bir tabağa az miktarda konulur. Eğer tabağa yapışmadan kalkıyorsa tarhananın kıvamı olmuş demektir.

Ocaktan indirildikten sonra  yüksek kenarlı tepsilere 1-2 cm kalınlığında boşaltılarak soğumaya bırakılır.  Ertesi gün tepsilerde katılaşmış olan tarhanalar baklava dilimi şeklinde kesilir. Kapalı ve havadar bir yerde çığlar üzerine serilerek kurumaya bırakılır. Dilimler nişastaya bulanır ve tenekeler içinde saklanır. Not: Cevizle servis edilir.

Paylaşın

Zile Pekmezi, Malzemeleri, Hazırlanışı

Zile Pekmezi; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri:

  • 10 kg üzüm
  • 3 kg pekmez toprağı

Hazırlanışı;

Pekmez toprağı ve üzüm birlikte ezilir. Şıra elde edilir. Leğende bu şıra kaynama noktasına kadar ısıtılır. Başka bir leğene alınıp soğuması beklenir. Soğuyan şıra berraklaşana kadar bekletilir.(tortular dibe toplanır, suyu üstüne çıkana kadar ).Duru su süzülür. Bu işleme kestirme işlemi denir. Kestirilen şıra bakır tencereye alınır, yöresel adı (güdel) olan tahta kaşıkla kısık ateşte karıştırarak kaynatılır. Kepçe ile savurarak köpüklenmesi ve taşması engellenir. Çarpa çarpa beyazlanması sağlanır.(Bu işleme 6-7 saat devam edilir.) Sonra saklama kaplarına boşaltılır.

Paylaşın

Tokat Kebabı, Malzemeleri, Hazırlanışı

Tokat Kebabı; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzetdir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 3 adet patlıcan
  • 20-25 adet küçük Tokat biberi
  • 6-7 adet domates
  • 1 kg. parça kuzu eti
  • 7-8 baş sarımsak
  • 3-4 adet orta patates
  • 100 gr kadar kuyruk yağı
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 5 adet lavaş pide

Hazırlanışı;

Et tuzlanır. Patlıcanlar kabuğu soyulmadan uzunlamasına ikiye, sonra bir parmak boyunda kesilir. Patatesler soyulup yarım santimlik halkalar şeklinde kesilir. Şişler bir parça kuyruk yağı ile silinerek yağlanır (Sebzeler kolay takılsın diye). Önce bir parça kuyruk yağı, bir baş sarımsak (bütün olarak) sonra iri kuşbaşı doğranmış et, 1 parça patlıcan olmak üzere şişlere dizilir.

Diğer şişlere tepesine yağ, sarımsak, alt kısımlarına biber, patates dizilip hazırlanır. Fırın özel yapılmıştır, Ateş iki tarafından yanar, şişler ortasında bulunan uzun demire takılır. Şişlerin tepesine takılan kuyruk yağı eriyerek sebzenin üstüne akarak iki yandan yanan ateşle kızarmasını sağlanır. Şişlerin alt kısmına konan tavalara dizilen dilimlenmiş domates üstüne akan yağlı et suları ile tatlanır. 15-25 dakikada pişen et ve sebzeler bir tepsiye yayılan pideye şekillice konup ortasına domates yayılır. Sıcak servis edilir.

Not: Yöreye aittir. Aynı ismi taşır, kuru hararetle piştiği için mideyi yormaz, sindirimi kolaydır. Piyasada evlerde yapmak için fırınlar satılır. Eski bağ evlerinde mutlaka bulunur. Yazın çıkan ince kabuklu Tokat Biberi ile yapılanı makbuldür.

Paylaşın

Tokat: Behzad-ı Veli Camii

Behzad-ı Veli Camii; Tokat’ın Merkez İlçesi, Alipaşa Mahallesi, Yeni Hükümet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

H.942 M. 1536 Şirvanlı Hoca Behzat tarafından yaptırılmıştır. Kabri Caminin Kıble tarafındadır. İlk kitabenin altında kapı lentosunun üzerinde üç kıta halindeki şiir şeklindeki kitabede caminin II. Abdulhamid döneminde halk tarafından genişletildiği yazmaktadır.

Duvarlar ve pencereler dikkatli incelendiğinde Kubbe ile örtülen kısım ile tonoz ile örtülü kısım arasında duvar örgüsünde ve tuğla pencere kemerleri arasında farklar olduğu görülmektedir. İlk defa tek kubbeli ve son cemaat yeri üç kubbe ile örtülü olarak dönemin mimari anlayışına uygun olarak inşa edilmiş olmalıdır.

Caminin ilk kapısı ve kemer şeklindeki talik hatlı kitabesi muhtemelen kubbenin oturduğu kuzey duvarı ortasında idi. Genişletme sırasında kuzey duvarı yıkılarak kubbeli alan ile tonozlu alanı birleştiren geniş bir kemer açıklığına dönüştürülmüştür. İlk kitabe barok süslemelere sahip  tonozlu alanın kuzeyindeki oldukça sade yeni kapı üzerine  taşınmıştır.

Minare bu genişletme esnasında eklenmiş olmalıdır.1950 li yıllarda  çekilen fotoğraflardan anlaşıldığı üzere ilk son cemaat yeri mermer sütunları tekrar kullanılarak yeni bir son cemaat yeri yapılmış ancak üstü düz olarak düzenlenerek içerdeki fevkani mahfil bu alanda dışarı doğru genişletilmiştir. Batı duvarında 1908 yılında meydana gelen sel sebebiyle caminin kısmen tahrip olduğu Tokat’lı Ahmet Lütfi Paşa tarafından tamir edildiği yazmaktadır.

Paylaşın

Tokat: Halef Sultan Zaviyesi

Halef Sultan Zaviyesi; Tokat’ın Merkez İlçesi, İvaz Paşa Mahallesi, Gazi Osman Paşa Bulvarı, Gazi Osman Paşa Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapının batı cephedeki taç kapısında dört satırlık kitabe yer alır. Kitabeye göre yapı; Sultan Mesud’un ikinci saltanatı döneminde, IV. Kılıçarslan’ın kızı Huand Hatun’un hizmetinde bulunan Halef bin Süleyman tarafından H.691 (M.1291-92) yıllarında inşa ettirilmiştir. İnşa kitabesi dışında yapının taç kapısı yanında yer alan iki pencere üzerinde ayet kitabeleri bulunmaktadır.

Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı yapı giriş mekanı ve birimleriyle bir ana mekan ve eyvandan oluşmaktadır. Yapıya batı cephenin ortasında yer alan taçkapıyla girilmektedir. Taç kapıdan girilen doğu-batı doğrultulu dikdörtgen giriş mekanına kuzeyden tonoz örtülü dikdörtgen giriş mekanına kuzeyden tonoz örtülü dikdörtgen iki oda, güneyden birbiriyle bağlantılı kare planlı iki oda açılmaktadır.

Güneydeki odalardan birincisinin güney duvarında mihrap nişi, batı duvarında bir pencere yer alır ki, özelliklerinden buranın mescit olduğu anlaşılmaktadır. Mescit odasının güney duvarı kçşesinden bir kapıyla geçilen kare planlı ikinci odanın batı ve doğu duvarlarında birer pencere yer alır. Doğu duvardaki pencere eyvana açılmaktadır. İkinci oda türbe olarak kullanılmıştır. Kare planlı bu iki oda kubbeyle örtülüdür.

Giriş mekanın doğusundan bir kapıyla kare planlı ana mekan ve onunla bağlantılı güneyde yer alan eyvana ulaşılır. Ana mekan kubbeyle, eyvan tonozla örtülüdür. Ana mekanın kuzeyinde tonoz örtülü dikdörtgen bir mekan bulunmaktadır. Duvarlarında geniş nişlerin görüldüğü bu mekan özel kullanıma ayrılmış olmalıdır.

Yapının tüm cephelerinde altta dikdörtgen formlu pencereler, üstte mazgal pencereler yer almaktadır. Beden duvarları moloz taş yığma tekniğiyle inşa edilmiştir. Kubbeye geçişlerde, kemerlerde ve üst örtüde tuğla,köşelerde, pencere söveleri ve taçkapıda kesme taş kullanılmıştır. Süslemesi bulunmayan taçkapıda iki renkli taş düzenlemesi dikkat çekmektedir.

Paylaşın

Tokat: Paşa Han

Paşa Han; Tokat’ın Merkez İlçesi, Camii Kebir Mahallesi, Sulu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tokat Kalesi’nin güneyinde, eskiden şehrin en canlı ticari merkezi olan Sulu Sokak’ın batı ucunda yer alır. Hemen yanında aynı isimle anılan Hamam’ın hanla ilgisi olmayıp, her ikisi de farklı tarihlerde, farklı kişiler tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde özel bir şahsın mülkiyetinde bulunan Paşa Hanı, giriş eyvanı ve dış çevre duvarları dışında tamamiyle haraptır.

Hanın doğuya bakan giriş eyvanında sahibi tarafından dükkan haline getirilmiş, içeriden de güney tarafa bir kapı açılarak bir hücresi, depo olarak kullanılmaktadır. Hanın girişinde, 37×50 cm. boyutlarında mermer üzerine yazılmış üçerden iki bölümlü altı, bir de aşağıda olmak üzere yedi satır halinde yapım tarihini veren kitabe bulunmaktadır.

Kitabeden Hanın, 1166 H. (1752-53 M.) yılında, Sultan l. Mahmud zamanında Zaralızade Vezir, Abaza Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşllır . Bu şahsın Mirmiran rütbesiyle 1747 yılında Sultanönü mutasarrığında, daha sonra Trabzon, Vidin ve iki kez de Sivas Valiliği görevlerinde bulunduğu, bilahare bu görevden alınıp idam edildiği bilinmektedir.

Sivas’ta valiliği sırasında bazı eserlere bakım, onarım ve eklemeler yaptığı tarihi kayıtlarda belirtilmektedir.
Paşa Hanı, 1930’larda A. Gabriel’in dikkatini çekmiş ve giriş eyvanının iki kemerinde ortada bir hayat ağacına zincirle bağlı aslan figürlerinin de çizimini yaparak eserine koymuştur. Bu eyvan günümüzde dükkan olarak faaliyet göstermektedir. Eyvan kemerinin iki yanında, kemere doğru yüzleri dönük iki hayvan kabartmasından sağdakinin aslan, soldakinin bir köpeği andırdığı teşhis edilebilir.

Her iki figür de ayrı bir kompozisyon oluşturacak şekilde, ortada stilize selvi motifini andıran hayat ağacına doğru ilerler tarzda, boyunlarına takılmış zincirle birlikte tasvir edilmişlerdir. Aynı kompozisyon, hayat ağaçları ile birlikte kemerin sağ üst ve sol üst boşluklarında iki kez tekrarlanmıştır. Sağdaki aslan figürü’nün vücudu yandan, başı cepheden, hafif öne eğik şekilde ve ilerler tarzda tasvir edilmiş Anadolu Selçuklu aslanlarıyla benzerlik içindedir.

Kuyruğu sırta paralel olarak uzanmakta ve bel ortasında yukarıya doğru hafif kıvrılarak sonuçlanmaktadır. Yeleleri ve başı irice gösterilmiş olup, boynuna takılı kalın zincirle, kaidesi üçgen biçiminde şematize edilmiş, selvi ağacına doğru ilerler şekildedir.

Soldaki kabartma, aslandan çok bir köpeği andırmakta, diğerindeki gibi vücut yandan gösterildiği halde, bunun başı da yandan gösterilmiş, yelesiz ve ağızkısmı sivrice olup daha çok bir köpeğe benzemektedir. Bu fıgürün aslan figüründen bir farkı da kuyruğudur. Bunun kuyruğu, sırt üzerinde paralel olamayıp S şekli çizerek açıkta sonuçlanmaktadır. Önemli bir tarihi olayı sembolize ettiğini sandığımız bu kompozisyonun yakın örnekleri, AnadoJu-Türk sanatında oldukça yaygındır.

Paylaşın