DEM Parti’den AK Parti’ye “Süreç” Ziyareti

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) PKK’nın fesih ve silah bırakma kararının ardından siyasi parti turlarına devam ediyor. Heyet, son olarak AK Parti ile görüştü.

Haber Merkezi / DEM Parti heyetinde Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile TBMM Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Sezai Temelli yer aldı.

DEM Parti heyetini, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Abdullah Güler ve Özlem Zengin ile AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik karşıladı.

Görüşme sonrası Efkan Ala ve Abdullah Güler açıklamalara bulundu. Güler, “Çok samimi, dostane paylaşımlarımız oldu. Karşılıklı fikir alışverişlerimiz oldu. Her konu başlığında fikirlerimizi paylaştık. Onların önerileri oldu. Bizim farklı değerlendirmelerimiz oldu” dedi. Güler, Mecliste kurulması planlanan komisyona ilişkin de görüştüklerini söyledi.

Daha sonra konuşan Ala ise “Kapsamlı bir değerlendirme yapıldı sürece ilişkin. Süreç öngörüldüğü gibi devam ediyor. Herhangi bir aksama, duraksama yok. Herkesin bu sonucu ‘terörüz Türkiye’ sonucu elde etmek için herkes elinden gelen katkıyı bulunmasını sağlamak lazım” dedi.

Görüşme sonrası DEM Parti’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Görüşmede, Türkiye ve bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin kapsamlı bir fikir alışverişi yapıldı.

Bu çerçevede, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ndan sonra yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin demokratikleşme süreci, DEM Parti İmralı Heyetinin Sayın Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşme ve PKK’nin 12 Mayıs’ta açıkladığı kongre kararları ile sonrasındaki gelişmeler ele alındı.

Sürecin sağlıklı ilerlemesi için atılması gereken adımlar ve Meclisin üstleneceği rolün de konuşulduğu görüşmede, kurulacak komisyona dair karşılıklı değerlendirmeler yapıldı.

Görüşmede, özellikle infaz paketi, hasta tutsaklara ilişkin düzenlemeler ve bu düzenlemelerin bayram öncesi yasalaşması konusundaki toplumun ve partimizin beklentileri net bir şekilde ifade edildi. Siyasi parti ziyaretlerimiz şimdilik sona erdi. Detaylı bilgilendirme ve değerlendirmeler önümüzdeki günlerde yeniden yapılacaktır.”

DEM Parti heyeti, dün MHP’yi TBMM’de ziyaret etmiş, görüşme yaklaşık 40 dakika sürmüştü. DEM Parti heyetini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli kapıda karşılamış, görüşmenin ardından yine kapıdan uğurlamıştı.

DEM Parti heyetini, geçtiğimiz hafta muhalefet partilerini ziyaret etmişti.

Paylaşın

Çok Fazla Probiyotik Alındığında Ne Olur?

Probiyotikler, sadece sindirime yardımcı olmakla kalmayıp aynı zamanda bağışıklığı güçlendiren ve cilt sağlığını iyileştiren bağırsak sağlığı süper kahramanları olarak kabul edilir.

Haber Merkezi / Probiyotikler sağlığa birçok yönden fayda sağlayabilen canlı bakteriler ve mayalardır. İyi ve kötü bakterilerin bir karışımından oluşan geniş bağırsak mikrobiyotasında, probiyotik takviyeleri mevcut yararlı mikrop stokunu tamamlar. Ayrıca “kötü” bakterilerle savaşır ve enfeksiyonlara karşı bağışıklığı güçlendirir.

Peki çok fazla probiyotik alındığında ne olur?

Çok fazla probiyotik almak genellikle ciddi sağlık sorunlarına yol açmaz, ancak bazı yan etkiler görülebilir:

Sindirim sorunları: Aşırı probiyotik tüketimi ishal, şişkinlik, gaz veya karın kramplarına neden olabilir. Bağırsak florası ani değişikliklere tepki verebilir.

Bağışıklık sistemi tepkisi: Nadiren, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde (örneğin, kemoterapi hastaları veya immün yetmezlik durumları) probiyotik bakteriler enfeksiyona yol açabilir.

Metabolik yük: Aşırı probiyotik, bağırsaklarda fermantasyon artışı yaratabilir, bu da kısa zincirli yağ asitlerinin fazla üretimine ve rahatsızlığa sebep olabilir.

Denge bozulması: Bağırsak mikrobiyotasındaki dengenin bozulması, faydalı bakterilerin aşırı çoğalmasına ve bazı yararlı türlerin baskılanmasına neden olabilir.

Paylaşın

Babacan’dan “Anayasa” Açıklaması: Bir Kez Delinirse Çok Şey Olur

Yeni Yol Grubu toplantısında konuşan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, “Küçük bir hukuksuzluk, büyük bir çürümeye yol açar. Anayasa bir kez delinirse çok şey olur. Bu ülkede artık hiçbir şey dikiş tutmaz” dedi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grup toplantısında iktidarı hedef alan sert açıklamalarda bulundu. Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Siyaset demokrasiyi güçlendirmek için yapılır. Milleti dinlemez, halkın sorunlarına çözüm üretmezseniz, halkçı değil rantçı olursunuz” sözlerine atıfta bulunarak, “Bu sözleri söyleyen sanki yargıyı siyasallaştıran, adaleti çizgisine çeken, halkı değil menfaat gruplarını önceleyen bir iktidarın başı değilmiş gibi konuşuyor” dedi.

Babacan, iktidarın ekonomi yönetimini de hedef aldı. Enflasyon ve faiz oranlarına dikkat çekerek, “Halkçılık adil olmaktır, şeffaf olmaktır, hesap verebilmektir. Rantçılık ise enflasyonu patlatmak, faizi yüzde 50’ye çıkartmak, kur korumalı mevduatla millete yük bindirmektir. Şimdi kim halkçı, kim rantçı siz karar verin” ifadelerini kullandı.

“Anayasa bir kez delinirse çok şey olur”

Hakimler ve Savcılar Kurulu seçimlerinde Anayasa’nın ihlal edildiğini savunan Babacan, Karma Komisyon’un kura usulünü hiçe saydığını belirtti. Bu durumu ünlü “kırık cam” teorisiyle açıklayan Babacan, “Küçük bir hukuksuzluk, büyük bir çürümeye yol açar. Anayasa bir kez delinirse çok şey olur. Bu ülkede artık hiçbir şey dikiş tutmaz” dedi.

Bağımlılıklarla ilgili çarpıcı veriler de paylaşan Babacan, sigara tüketiminin 2022’de 116 milyardan 2024’te 150 milyara çıktığını söyledi. Sanal kumarın ülke çapında yaygınlaştığını, bazı şebekelere devlet eliyle lisans verildiğini vurgulayan Babacan, “13 milyar liralık işlem hacmi olan bir şebekeye 8 yıl boyunca göz yumuldu. Sayın Erdoğan, bu kişilere lisansı siz verdiniz. Neden beklediniz? Neden müdahale etmediniz?” diye sordu.

Bursa’da bağımlılıkla mücadele eden bir derneği ziyaret ettiğini aktaran Babacan, “O kurumda 300 genç tedavi görüyor ama başvuru bekleyen 8 bin genç var. Bu 2025’in aile yılı olarak ilan edildiği ülkede yaşanıyor. Huzur yok, bereket yok; kumar var, sigara var, uyuşturucu var” dedi. Anayasa’nın 58. maddesini hatırlatan Babacan, devletin gençleri koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ifade etti.

Babacan konuşmasının sonunda, gençleri hedef alan bağımlılık ekonomisine karşı sert çıktı: “Uyuşturucuyu taşıyan gemiler, sanal kumarı yöneten şebekeler, göz yumanlar… Hepinize sesleniyorum: Daha doymadınız mı? Üç-beş kişi dolar çuvalını doldursun diye milyonlarca gencin hayatı mahvediliyor. Karşınızda biz varız. Bu kürsülerde, bu sıralarda susmayacağız.”

Paylaşın

Kiloyu Etkileyen Dokuz Hormon

Vücutta önemli etkilere sahip olan hormonlar, kan yoluyla organlara, kaslara ve diğer dokulara sinyaller taşıyarak farklı işlevleri koordine etmeye yardımcı olan kimyasal habercilerdir. 

Haber Merkezi / Hormon seviyelerinin, vücudun süreçlerinin dengeli bir şekilde işlemesine izin vermek için belirli bir aralıkta tutulması gerekir.

Sağlıklı besleniyor, egzersiz yapıyor ve hala inatçı kilolarla mı uğraşıyorsunuz ? Nedeni hormonal dengesizlik ve kilo alımı olabilir.

Kilo üzerinde etkili olan 9 ana hormon:

İnsülin: Pankreastan salgılanır, kan şekerini düzenler. Yüksek insülin seviyeleri yağ depolanmasını teşvik edebilir, özellikle karbonhidrat ağırlıklı diyetlerde.

Leptin: Yağ hücreleri tarafından üretilir, tokluk hissini beyne iletir. Leptin direnci obezitede sık görülür ve iştah kontrolünü zorlaştırır.

Grelin: Mide tarafından salgılanır, açlık hissini artırır. Yemek öncesi seviyeleri yükselir, yemek sonrası düşer.

Kortizol: Stres hormonu olarak bilinir, böbreküstü bezlerinden salgılanır. Kronik stresle artan kortizol, karın bölgesinde yağ birikimini teşvik edebilir.

Tiroid Hormonları (T3 ve T4): Tiroid bezinden salgılanır, metabolizma hızını düzenler. Hipotiroidizm (düşük tiroid hormonu) kilo alımına neden olabilir.

Adrenalin: Böbreküstü bezlerinden salgılanır, enerji harcamasını artırır ve yağ yakımını teşvik edebilir, ancak kısa süreli etkilidir.

Östrojen: Kadınlarda yumurtalıklardan salgılanır. Östrojen dengesizlikleri (yüksek veya düşük) yağ dağılımını ve kilo alımını etkileyebilir.

Testosteron: Erkeklerde testislerden, kadınlarda az miktarda yumurtalıklardan salgılanır. Düşük testosteron kas kütlesini azaltarak metabolizmayı yavaşlatabilir.

Glukagon: Pankreastan salgılanır, kan şekerini yükseltir ve yağ yakımını teşvik eder. İnsülinle ters çalışır.

Paylaşın

Abetalipoproteinemi: Nadir Görülen Bir Genetik Hastalık

Abetalipoproteinemi, kan dolaşımında yağları ve yağda çözünen vitaminleri taşıyan lipoproteinlerin oluşumu için gerekli bir protein olan apolipoprotein B’nin (ApoB) eksikliği ile karakterize otozomal resesif bir hastalıktır.

Haber Merkezi / Bu eksiklik bağırsaklarda ve karaciğerde lipid birikimine yol açarak diyet yağlarının ve temel besin öğelerinin emilimini bozar. Hastalığın tanısı genellikle çocukluk çağında konulsa da, belirtiler kişiden kişiye büyük farklılık gösterebilir.

Nedenleri:

Bulaşıcı/çevresel nedenler: Şu anda abetalipoproteineminin gelişimiyle doğrudan ilişkili bilinen bir enfeksiyöz etken veya çevresel faktör yoktur. Hastalığın esas olarak genetik olduğu ve oluşumunda çevresel faktörlerin önemli bir rol oynamadığı bilinmektedir.

Genetik/otoimmün nedenler: Abetalipoproteinemi, mikrozomal trigliserit transfer proteinini kodlayan MTTP genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Bu protein bağırsaklarda ve karaciğerde lipoproteinlerin toplanması ve salgılanması için önemlidir. Bu durum otozomal resesif bir şekilde kalıtılır; yani bir bireyin hastalığı geliştirmesi için mutasyona uğramış genin iki kopyasını (her bir ebeveynden birer tane) miras alması gerekir.

Yaşam tarzı ve beslenme faktörleri: Yaşam tarzı ve beslenme faktörleri abetalipoproteinemiye neden olmaz ancak semptomları şiddetlendirebilir. Bu rahatsızlığa sahip kişiler, semptomlarını yönetmek ve komplikasyonları önlemek için sıkı bir diyete uymalıdır. Sağlığınızı korumak için yağ oranı düşük, temel besin maddeleri açısından zengin bir beslenme düzenine sahip olmak çok önemlidir.

Belirtileri:

Yağ emilimi bozukluğu: Bu durum ishal, steatore (yağlı dışkılama) ve kilo kaybına yol açar.
Beslenme eksiklikleri: Yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K) eksikliği çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Büyüme geriliği: Çocuklarda büyüme ve gelişmede gecikme görülebilir.
Nörolojik belirtiler: Bunlara kas güçsüzlüğü, koordinasyon sorunları ve bilişsel güçlükler dahil olabilir.

Tedavisi:

Besin takviyeleri: Eksikliklerin önlenmesi amacıyla sıklıkla yüksek dozda yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K) reçete edilir.
İlaçlar: Bazı durumlarda yağ emilimine yardımcı olan ilaçlar düşünülebilir.
Beslenme değişiklikleri: Düşük yağlı bir beslenme düzenine geçmek ve sindirimi daha kolay olan orta zincirli trigliseritleri (MCT) beslenmenize dahil etmek önemlidir.
Yaşam tarzı değişiklikleri: Hastalığın yönetimi için beslenme durumunun düzenli olarak izlenmesi ve diyet önerilerine uyulması çok önemlidir.

Abetalipoproteinemi hakkında sıkça sorulan sorular:

Abetalipoproteinemiye ne sebep olur? Abetalipoproteinemi, vücudun yağları ve yağda çözünen vitaminleri taşıma yeteneğini etkileyen MTTP genindeki mutasyonlardan kaynaklanır.

Abetalipoproteineminin belirtileri nelerdir? Yaygın semptomlar arasında yağ emiliminde bozukluk, beslenme yetersizlikleri, büyüme geriliği ve nörolojik sorunlar yer alır.

Abetalipoproteinemi nasıl teşhis edilir? Tanı klinik değerlendirme, kan testleri, genetik testler ve bazen karaciğer biyopsisi gibi yöntemleri içerir.

Abetalipoproteinemi için hangi tedaviler mevcuttur? Tedavi; besin takviyeleri, diyet değişiklikleri ve düzenli sağlık takibine odaklanır.

Abetalipoproteinemi tedavi edilebilir mi? Şu anda kesin bir tedavisi yoktur, ancak uygun tedaviyle semptomlar etkili bir şekilde yönetilebilir.

Abetalipoproteinemisi olan kişilere hangi diyet değişiklikleri önerilir? Orta zincirli trigliseritler ve yüksek dozda yağda eriyen vitaminler içeren düşük yağlı bir diyet önerilir.

Tedavi edilmeyen abetalipoproteineminin yol açabileceği komplikasyonlar nelerdir? Olası komplikasyonlar arasında ciddi beslenme yetersizlikleri, karaciğer hastalıkları ve çocuklarda büyüme sorunları yer almaktadır.

Abetalipoproteinemi kalıtsal mıdır? Evet, otozomal resesif bir hastalıktır, yani her iki ebeveynden de kalıtılır.

Belirtiler için ne zaman tıbbi yardım almalıyım? Şiddetli karın ağrısı, geçmeyen ishal veya vitamin eksikliği belirtileri varsa derhal tıbbi yardım alın.

Abetalipoproteinemisi olan kişilerin uzun vadeli görünümü nedir? Erken teşhis ve doğru tedaviyle pek çok kişi sağlıklı bir yaşam sürebilir, ancak uzun süreli tedavi gereklidir.

Paylaşın

ACCDB Dosya Biçimi Nedir, Nasıl Açılır?

ACCDB Dosya Biçimi, veritabanı yönetimi için yaygın olarak kullanılan bir yazılım olan Microsoft Access tarafından kullanılan güçlü bir veritabanı dosya yapısıdır.

Haber Merkezi / ACCDB biçiminin birincil amacı, yapılandırılmış bir dosya sistemi içinde büyük miktardaki verilerin düzenlenmesini, yönetilmesini ve işlenmesini kolaylaştırmaktır. Microsoft Access kullanıcıları, envanter yönetimi, müşteri ilişkileri ve bordro işleme gibi çok sayıda uygulama için ACCDB dosyalarından yararlanır.

Biçim, diğer Microsoft Office uygulamalarıyla sorunsuz etkileşimi mümkün kılmak için tasarlanmıştır ve daha akıcı ve daha verimli bir iş akışı için veri içe ve dışa aktarmayı kolaylaştırır. ACCDB dosya biçiminin gücü, öncülü olan MDB biçiminde bulunmayan gelişmiş işlevsellik ve genişletilmiş özellikler için desteğinde yatmaktadır. Bu geliştirmeler arasında çok değerli alanlar, veri makroları desteği, SharePoint entegrasyonu ve veri şifrelemesi yer almaktadır.

Sonuç olarak, format veri yönetimini büyük ölçüde kolaylaştırır ve ekip üyeleri arasında iş birliğini teşvik eder. Dahası, ACCDB dosyaları SQL ve Visual Basic for Applications (VBA) gibi programlama dilleriyle arayüz oluşturabilir ve belirli ihtiyaçlara hitap eden özel işlevler ve sorgular oluşturulmasına olanak tanır. Veritabanı yönetimi daha karmaşık hale geldikçe, ACCDB dosya formatı bireyler ve işletmeler için hayati bilgileri depolamak ve düzenlemekte hayati bir rol oynamaya devam etmektedir.

ACCDB Dosya Biçimi hakkında sıkça sorulan sorular:

ACCDB dosyasını nasıl açarım?

Bir ACCDB dosyasını açmak için Microsoft Office Suite’te bulunan Microsoft Access gibi uyumlu bir yazılım programına ihtiyacınız olacak. ACCDB dosyasını Access’te otomatik olarak açmak için dosyaya çift tıklayın. Alternatif olarak, Microsoft Access’i açabilir, “Dosya”ya ve ardından “Aç”a tıklayıp ACCDB dosyasının konumuna giderek dosyayı manuel olarak açabilirsiniz.

Microsoft Access olmadan bir ACCDB dosyasını açabilir miyim?

Evet, MDB Viewer Plus, OpenOffice Base veya Kexi gibi üçüncü taraf yazılımları kullanarak Microsoft Access olmadan bir ACCDB dosyası açabilirsiniz. Bu programlar, Microsoft Access’e ihtiyaç duymadan ACCDB dosyalarını görüntülemenize, düzenlemenize ve yönetmenize olanak tanır.

ACCDB ve MDB dosya formatları arasındaki fark nedir?

ACCDB ve MDB, Microsoft Access tarafından kullanılan veritabanı dosya biçimleridir. ACCDB biçimi Microsoft Access 2007’de tanıtılmıştır ve çok değerli alanlar, ek alanları, SharePoint ile entegrasyon ve geliştirilmiş güvenlik özellikleri gibi eski MDB biçimine göre çeşitli iyileştirmeler sunar. MDB, Access 2003’e kadar Microsoft Access’in önceki sürümlerinde oluşturulan veritabanları için varsayılan dosya biçimiydi.

ACCDB dosyasını başka bir formata nasıl dönüştürebilirim?

Microsoft Access veya üçüncü taraf bir araç kullanarak bir ACCDB dosyasını başka bir biçime dönüştürebilirsiniz. Microsoft Access’te bir ACCDB dosyasını dönüştürmek için şu adımları izleyin: ACCDB dosyasını açın, “Dosya”ya tıklayın, ardından “Farklı Kaydet”e tıklayın. “Dosya Biçimi” açılır menüsünde, istediğiniz biçimi (örneğin Excel veya CSV) seçin ve “Farklı Kaydet”e tıklayın. Full Convert veya AccessToFile gibi üçüncü taraf araçları da ACCDB dosyalarını çeşitli biçimlere dönüştürmek için kullanılabilir.

Paylaşın

Avrupa Birliği, 150 Milyar Euroluk Savunma Fonunu Onayladı

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, AB’nin Rusya’ya karşı yeniden silahlanmasına ve ABD’nin güvenilirliğine ilişkin endişelere karşı 150 milyar avroluk yeni bir kredi programını onayladı.

Onay, Avrupa ülkelerine ortak savunma projeleri için kredi verilmesini öngören Avrupa Güvenlik Eylem Planı’nın (SAFE) kurulması yolunda atılan son yasal adım oldu. SAFE, Avrupa Birliği (AB) Resmi Gazetesi’nde yayımlanmasının ardından 29 Mayıs’ta yürürlüğe girecek.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, savunma sanayisini güçlendirmek üzere ortak üretim ve tedarikte kullanılacak 150 milyar euroluk fonu onayladı.

Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) adı verilen yeni mali araçla, savunma sanayisi üretimindeki öncelikli alanlarda yatırım yapmak isteyen üye ülkelere destek verilecek ve Avrupa Savunması Teknoloji ve Sanayi Üssü (EDTIB) projesi kapsamında acil ve geniş kapsamlı yatırımların finansmanı sağlanacak.

SAFE ile ihtiyaç durumlarında savunma teçhizatının erişilebilir olması, mevcut kapasite açıklarının giderilmesi ve AB’nin savunmaya hazırlık kabiliyetinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

AB devlet ve hükümet başkanlarından oluşan AB Konseyi’nin bugün onayladığı plan, öncelikle Rusya’dan gelebilecek tehditlere karşı AB ülkelerini hazır hale getirmeyi amaçlıyor. Batılı istihbarat teşkilatları, Rusya’nın en geç 2030 yılında Avrupa’da yeni bir savaş başlatabilecek askerî kapasiteye kavuşacağını öngörüyor.

SAFE projesi kapsamında kaynaklar, üye ülkelerin talebi üzerine ve ulusal savunma planları temelinde uzun vadeli kredi olarak aktarılacak. Kredi garantileri AB bütçesi üzerinden verilecek. AB desteği olmadan da uluslararası piyasalarda uygun koşullara kredi alma imkânı bulunan Almanya’nın SAFE’den yararlanması beklenmiyor. Ancak Alman şirketleri, ortak tedarik programları üzerinden büyük siparişler kazanmayı umut ediyor.

Üye ülkelerin savunma projeleri arasındaki uyumu artırmak üzere kredi alabilmek için en az iki üyenin ortak başvuru yapması teşvik ediliyor. Mevcut jeopolitik durum ve savunma alanında dev yatırımlara duyulan acil ihtiyaç nedeniyle bir üye ülkenin tek başına tedarik için başvurması da mümkün kılınıyor ancak bu tedarik programının süresi kısıtlı tutuluyor.

Üçüncü ülkeler ve Türkiye

SAFE projesi, üçüncü ülkelerle savunma alanında iş birliği açısından da yeni bir sayfa açıyor. Proje kapsamında Ukrayna ile Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkeleri de AB’ye üye ülke muamelesi görecek. Bu bağlamda Ukrayna’nın yanı sıra İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre de ortak tedarik programlarına katılabilecek ve AB bu ülkelerin sanayilerinden alım yapabilecek.

SAFE projesi kapsamında, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu katılım süreci içindeki ülkeler, üye adayı ülkeler ve potansiyel adaylar ile Birleşik Krallık gibi AB ile Güvenlik ve Savunma Ortaklık anlaşması bulunan ülkeler de ortak tedarik projelerine katılabilecek.

AB, SAFE kapsamında savunma ürünlerini iki kategoriye ayırıyor. Birinci kategoride cephane ve füzeler, derin hassas vuruş yetenekleri de dahil olmak üzere topçu sistemleri; kara muharebe ekipmanları ve destekleyici sistemler, kritik altyapı koruması, siber güvenlik; karşı hareket kabiliyeti dahil askeri hareket kabiliyeti yer alıyor.

İkinci kategoride ise hava ve füze savunma sistemleri, deniz yüzey ve su altı kabiliyetleri, dronlar ve anti-dron sistemleri, stratejik hava taşımacılığı, havadan havaya yakıt ikmali ve C4ISTAR sistemleri gibi, ancak bunlarla sınırlı olmayan stratejik sağlayıcılar ile uzay varlıkları ve hizmetleri, uzay varlıklarının korunması, yapay zeka ve elektronik harp bulunuyor.

İkinci kategorideki savunma ürünleri, SAFE çerçevesinde daha sıkı koşullara tabi olacak. Ayrıca yüklenicilerin tedarik edilen savunma ürününün tasarımının tanımlanması, uyarlanması ve gelişimi üzerinde karar verebilme imkânına sahip olması gerekecek.

Her iki kategoride de tedarik sözleşmelerinde “yerlilik oranı” şartı getiriliyor. Buna göre tedarikte AB’ye üye ülkeler, Ukrayna, İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre dışından parçaların maliyeti, nihai ürünün tahmini maliyetinin yüzde 35’ini geçemeyecek. SAFE projesi, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanmasının ardından 29 Mayıs’ta yürürlüğe girecek.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Türkiye Genelinde Dört Binden Fazla Otel Mühürlendi

Yaz sezonu öncesi ülke genelinde dört binden fazla otel “turizm işletme belgesi” bulunmadığı gerekçesiyle mühürlendi. Bakanlıktan onay alınmadan faaliyette bulunan tesislerin kapatılması yasal zorunluluk olarak uygulanırken, otel işletmecileri ise durumun yönetilemez hale geldiğini savunuyor.

Turizm sezonunun başlamasına sayılı günler kala, Türkiye genelinde binlerce otel belge yetersizliği nedeniyle faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı. Kartalkaya’daki 78 kişinin yaşamını yitirdiği otel yangınının ardından artan denetimlerle birlikte, özellikle “turizm işletme belgesi” bulunmayan tesisler tek tek mühürlenmeye başlandı. Resmi kaynaklara göre, şu ana kadar 4 bini aşkın otelin faaliyetleri durduruldu.

Kartalkaya’da yaşanan ve ülke genelinde büyük yankı uyandıran trajik yangın felaketi, otellerdeki güvenlik önlemleri ve yasal belgelerin yeniden gözden geçirilmesine neden oldu. Özellikle yangın güvenliği ve ruhsatlandırma süreçlerine ilişkin eksikliklerin kamuoyunda tartışılmasının ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler harekete geçti.

Denetimlerde, birçok otelin yalnızca belediyeden alınan ruhsatla faaliyet gösterdiği, ancak zorunlu olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınması gereken “turizm işletme belgesi”ne sahip olmadığı ortaya çıktı.

BirGün gazetesinin haberine göre, yaz sezonu öncesi ülke genelinde 4 binden fazla otel “turizm işletme belgesi” bulunmadığı gerekçesiyle mühürlendi. Bakanlıktan onay alınmadan faaliyette bulunan tesislerin kapatılması yasal zorunluluk olarak uygulanırken, otel işletmecileri ise durumun yönetilemez hale geldiğini savunuyor.

Sektör temsilcilerine göre, yaşanan yoğunluk ve personel eksikliği nedeniyle bakanlık gerekli işlemleri zamanında yetiştiremiyor. Bu nedenle birçok tesisin belge başvurusu yapılmasına rağmen değerlendirilemediği ve sezon başlamadan faaliyet izni alınamadığı ifade ediliyor.

Anayasa Mahkemesi’nin, yalnızca “turizm işletme belgesi” eksikliği nedeniyle otellerin kapatılmasına ilişkin yasal düzenlemeyi daha önce iptal etmesine rağmen, uygulamada bu kararın tam olarak hayata geçirilmediği öne sürülüyor. Mühürleme işlemlerinin AYM kararına rağmen devam etmesi, sektörde hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor.

“Bu sezon şimdiden kaybedildi”

Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (BOYD) Onursal Kurucu Başkanı Serdar Karcılıoğlu, yaşanan gelişmeleri değerlendirirken sektör adına ciddi kaygılarını dile getirdi.

Karcılıoğlu, “Şu an mühürlenen 4 bin otelin ancak 200’ü belgeyi alır da açılabilir. Diğerleri ya kaçak olarak hizmet verecek ya da kapalı kalacak. Bu da sadece işletmeleri değil, turisti ve vatandaşları da mağdur edecek. Bakanlık hâlâ ‘çalışma yapıyoruz’ diyor ama bu sezon da şimdiden kaybedildi” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Bahçeli’den “Yeni Bir Milli Kimlik” Vurgusu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gerçekten her şeyin bir vakti vardır. O vakit hızla yaklaşmaktadır. O vakit Türkiye Yüzyılıyla simgelenmekte, yeni bir milli kimlik ve kardeşlik asrıyla tebarüz etmektedir” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Kızılcahamam’da katıldığı bir etkinlikte konuştu. Bahçeli, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:

“Her şeyin bir vakti vardır. O vakit hızla yaklaşmaktadır. Toprağımızda izi olmayanların, tohum tohum saçılan emekleri inkar edilenlerin bugünlerde maske takıp MHP’yi haksız şekilde suçlaması şehitlerimizin aziz hatıralarına saygısızlıktır. Gerçekten her şeyin bir vakti vardır. O vakit hızla yaklaşmaktadır. O vakit Türkiye Yüzyılıyla simgelenmekte, yeni bir milli kimlik ve kardeşlik asrıyla tebarüz etmektedir. Şehitlerimizin kutlu emanetleri başımızın üzerinde kalbimizin derinliklerindedir.

Vefa bilmeyenlerin vakardan haberi olmaz. Sadakati devre mülk gibi gören sahte ve simsar zihniyetlerin Türk milliyetçiliğiyle ilgili fitne ve dedikodu yaymaları ademe de mahkumdur. Çıkarlarının sevdalısı olan siyasi devşirmeler davasının sevdasıyla çelikleşmiş ve bayraklaşmış ülkücü şuura elbette nüfuz edemez, hiçbir süratte de yalan ve iftiraya dayanan çirkin sözlerinin değerinden ve ederinden bahsedilemez.”

DEM Parti’den MHP’ye ziyaret

PKK’nın fesih ve silah bırakma açıklamasının ardından parti turlarına devam eden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) heyeti, son olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) MHP’yi ziyaret etti.

DEM Parti heyetini, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli kapıda karşıladı. Bahçeli’nin yanında Feti Yıldız ve Celal Adan yer aldı. DEM Parti heyetinde, Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli yer aldı.

Paylaşın

AK Parti Sözcüsü Çelik: Erdoğan’ın Yeniden Seçilmesini Arzu Ederiz

Erdoğan’ın yeniden aday olma ihtimali konusunda konuşan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhurbaşkanımızın sahip olduğu siyasi birikim ve liderlik kapasitesi devlet ve millet hayatımız için vazgeçilmez bir hazinedir. Dolayısıyla devam etmesini arzu ederiz” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Benim tekrar seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok” demişti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yazılı bir açıklama yayımlayarak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin, yeni yüzyılın yol haritasını çizen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a çok ihtiyacı olduğu tartışmasız bir tarih ve hayat gerçeğidir” sözleriyle Erdoğan’ın adaylığına destek vermişti.

Bahçeli, “Derdi vatan ve millet olan bir Cumhurbaşkanının yolundan caymaya hakkı yoktur” ifadelerini kullanmıştı.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrası açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın yakından takip ettiği üzere yaptırımlarda ileri noktalara gelindi. Trump da yaptırımların kalkmasında Cumhurbaşkanı’mızın verdiği önemi bilerek olumlu tutum aldığını bildirdi.

Suriye’ye siyasi biçim çizmek değil bu kritik günlerinde Suriye halkının yanında olmak. Esas olan bütün grupların birlik halinde yaşaması noktasında yüksek iradenin ortaya çıkması. Suriye’yi istikrarsızlaştıran İsrail.

Biz Suriye’ye baktığımızda bütün kesimlerin bütün boyutlarıyla bir arada kardeşçe yaşamasını, hem toplumsal hayatta hem yönetimde temsil edilmesinin kıymetli olduğunu ifade ettik. Bundan sonra Suriye’ye katkı sağlamak en doğru iş olacaktır. Esad görevdeyken Suriye’nin yeni bir Afganistan’a dönüşmesinden bahsediliyordu. Şimdi bu tehlikelerden giderek uzaklaşıldığını görüyoruz. Şu anda istikrarsızlaştırıcı tek unsur İsrail saldırıları. İsrail saldırıları bölge barışını tehdit eden birinci etkendir.

“MİT silah bırakılıp bırakılmadığını sahada takip edecek”

PKK tüm unsurlarıyla silah bırakmalı, MİT silah bırakılıp bırakılmadığını sahada takip edecek. Türkiye’de terör gündemi olmasını istemiyoruz. Fesihle ilgili açıklama sahada somut olmalı.

Irak’taki süreçte, Irak hükümeti ile aramızdaki anlaşmalar çerçevesinde diyalog yakın şekilde sürdürülüyor. Bağdat, Süleymaniye, Erbil’le koordine edilecek konularda ilerleme sağlanmaya devam ediyor. MİT, TSK sahada kurdukları mekanizmalarla silah bırakma sürecini doğrulama mekanizmaları oluşturuyorlar. Bunun ne düzeyde olduğu teyit edilecek, her aşamada kontrol edilecek.

Suriye’de de terör yapılanmasının sona ermesi gerekiyor. Bu mesele hem Türkiye’nin sınırları içinde hem dışında çeşitli mekanizmalarla, İçeride İçişleri Bakanlığı’nın kuracağı mekanizmalarla takip edilecek. İnşallah bir sonuca ulaşılacak. Bölge açısından da bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyen unsurların sürekli olarak terör örgütlerini araç olarak kullanması bölgede büyük istikrarsızlıklar ortaya çıkarmaktadır.

Cumhurbaşkanı’mızın ‘gelecek nesillere sivil bir Anayasa borcumuz olduğu yönünde’ bir hassasiyeti var. Türkiye’nin geleceği açısından önemli. Darbe rejimi anayasası çok kez değiştirilmiş olmasına rağmen, iradesinin meşru demokratik bir irade olduğu anayasa yapma ihtiyacı var. Türkiye Yüzyılı’nda yüce Meclis’in devrede olduğu, herhangi bir vesayet odağının karışmadığı bir anaysa zaruriyettir.

Fakat bu konu konuşulurken Cumhurbaşkanımızın yeniden adaylığı ve Parlamenter sistem gündeme getiriliyor. Parlamenter yönetim de bir sistem, Cumhurbaşkanlığı yönetimi de bir sistem. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın adaylık meselesi Anayasa tartışmalarının dışında. Bahçeli’nin açıklaması oldukça kıymetli bir açıklama. AK Parti olarak Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesini arzu ederiz. Dünyada demokratik yollarla iş başına gelmiş liderlerin arasında en tecrübelisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.”

Paylaşın