Merkez Bankası’nın Rezerv Birikimi Hız Kesmiyor

25 Temmuz ile biten haftada, Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam döviz rezervleri bir önceki haftaya göre, 3,2 milyar dolar seviyesinde artarak 171,8 milyar dolar düzeyine yükseldi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 489,2 milyar lira seviyesine geriledi. Merkez Bankası (TCMB), yıl içinde KKM uygulamasının sonlandırılmasının planlandığını duyurmuştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 25 Temmuz ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı. Buna göre,  brüt rezervler 171,8 milyar dolara çıktı. Bir önceki hafta brüt rezervler 168,6 milyar dolar düzeyindeydi.

25 Temmuz haftasında net rezervler ise 62,8 milyar dolardan 64,5 milyar dolara yükseldi. Swap hariç net rezervlerde de toparlanma eğilimi sürdü. Bir önceki hafta 44,3 milyar dolar olan swap hariç net rezervler 46,7 milyar dolara çıktı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bilgilere göre, kur korumalı mevduatlar 25 Temmuz haftasında 506,5 milyar lira seviyesinden 489,2 milyar milyar lira seviyesine geriledi.

Merkez Bankası (TCMB) KKM ile ilgili son olarak 2 Ocak tarihinde yayımlanan düzenleme ile döviz yükümlülüğü bulunan şirketlere KKM desteğini sonlandırma kararı almıştı. TCMB 2025 para politikası çerçevesini sunduğu metinde de yıl içinde KKM uygulamasının sonlandırılmasının planlandığını duyurmuştu.

Paylaşın

Avrupa’nın Güç Merkezi Almanya Neden Silahlanıyor?

2029 yılına kadar savunma harcamalarını 153 milyar euroya çıkarmayı planlayan Almanya, bu adımlarla hem kendi güvenliğini hem de Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Kurtuluş Aladağ / Almanya’nın silahlanması, Rusya’nın oluşturduğu güvenlik tehdidi, NATO içindeki sorumluluklar, ABD’nin politikaları ve Avrupa’da liderlik hedefiyle şekilleniyor.

Ancak bu süreç, iç politikada sosyal harcamalar ve dış politikada ise bölgesel gerilimler gibi riskleri de barındırıyor.

Rusya – Ukrayna Savaşı ve Bölgesel Gelişmeler: 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Almanya’da güvenlik algısını kökten değiştirdi. Almanya Genelkurmay Başkanı Carsten Breuer, Rusya’nın tehdidinin Ukrayna ile sınırlı kalmayabileceğini ve NATO’nun olası bir saldırıya karşı hazırlanması gerektiğini belirtti. Bu durum, Almanya’yı savunma harcamalarını artırmaya itti.

NATO ve ABD Baskısı: ABD’nin, özellikle Donald Trump döneminde, NATO üyelerine savunma harcamalarını gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 2’sine çıkarma çağrısı, Almanya üzerinde baskı oluşturdu. Trump’ın ikinci döneminde bu baskının artması ve Avrupa’ya “kendi güvenliğinizi sağlayın” mesajı, Almanya’yı daha bağımsız bir savunma politikası izlemeye yöneltti.

Savunma Bütçesindeki Artış: Almanya, 2022 yılında 100 milyar euroluk özel bir savunma fonu oluşturarak “Zeitenwende” (dönüm noktası) politikasını başlattı. Almanya, 2026 yılında savunma bütçesini 83 milyar euroya çıkarmayı planlıyor; bu, 2025 yılına kıyasla 20 milyar euroluk bir artış demek.

Bu bütçeyle Eurofighter Typhoon savaş uçakları, Boxer zırhlı araçlar, Patria piyade muharebe araçları, IRIS-T hava savunma sistemleri ve SkyRanger drone platformları gibi büyük çaplı alımlar planlanıyor.

Avrupa’nın En Güçlü Ordusu Hedefi: Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusunu kurma hedefini açıkça dile getirdi. Bu, Almanya’nın bölgesel liderlik rolünü güçlendirme ve Avrupa savunmasında daha fazla sorumluluk alma çabasını yansıtıyor.

Tarihi ve Kültürel Dönüşüm: Almanya, II. Dünya Savaşı sonrası militarizme mesafeli bir duruş sergilemiş olsa da, son yıllarda bu yaklaşım değişiyor. Rusya tehdidi ve ABD’nin güvenilirliğine dair artan şüpheler, Alman toplumunda ve politikasında savunma harcamalarına desteği artırmış durumda.

YouGov anketine göre, Almanların yüzde 79’u Vladimir Putin’i, yüzde 74’ü ise Donald Trump’ı Avrupa güvenliği için tehdit olarak görüyor.

Ekonomik ve Stratejik Faktörler: Almanya, ekonomik gücünü koruyarak savunma sanayisini de canlandırmayı hedefliyor. Silahlanma, Rheinmetall gibi Alman silah şirketlerinin hisselerinde artışa yol açtı, bu da ekonomik bir motivasyon olarak öne çıkıyor. Ancak bu süreç, sosyal harcamalardan kesintiler yapılarak finanse edildiği için iç politikada tartışmalara da neden oluyor.

Paylaşın

Orman Yangınlarıyla Mücadelede “Dua” Dönemi

Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden ve ormanları küle çeviren yangınların sona ermesi amacıyla, yatsı namazından önce tüm camilerde dualar edilecek. Dua programına Ali Erbaş da katılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden orman yangınları nedeniyle camilerde dua programı düzenlenmesine karar verdi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülke genelindeki tüm camilerde bu akşam yatsı namazından önce yangınların sona ermesi için dua edileceğini duyurdu.

Erbaş açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:

“Bu akşam yatsı ezanından önce 90 bin camimizin minarelerinden dualar yükselecek. Yangınlardan korunmak, kuraklıktan kurtulmak, her türlü afetten, musibetten devletimizin ve milletimizin muhafazası için ve şehitlerimiz için yapılacak dualara camilerimizde ve evlerimizin balkonlarında hep birlikte Âmin diyelim. Allah kabul etsin.”

Paylaşın

40 Yaş Üstü Kadınlar İçin Kas Güçlendirme Egzersizleri

40 yaş üstü kadınlar için kas güçlendirme egzersizleri, kemik sağlığını desteklemek, metabolizmayı hızlandırmak ve günlük yaşamda hareket kabiliyetini artırmak için önemlidir.

Haber Merkezi / Başlamadan önce bir doktora danışmanız önerilir, özellikle herhangi bir sağlık sorununuz varsa.

Egzersiz Programı (Haftada 3-4 Gün, 30-45 Dakika)

Isınma (5-10 Dakika)Hafif tempolu yürüyüş veya yerinde diz çekme.
Omuz çevirme, kol sallama ve hafif esneme hareketleri (örneğin, yan esneme veya baldır germe).

Kuvvet Egzersizleri

Squat (Çömelme): Alt Vücut (Bacaklar ve Kalça)

Nasıl Yapılır?: Ayaklar omuz genişliğinde açık, sırt düz. Kalçanızı yavaşça geri iterek dizlerinizi bükün, sanki bir sandalyeye oturuyormuş gibi. Dizler ayak parmaklarını geçmesin. Başlangıç için 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Bacak ve kalça kaslarını güçlendirir, dengeyi artırır.

Duvar Şınavı (Wall Push-Up): Üst Vücut (Göğüs, Omuz, Kol)

Nasıl Yapılır?: Duvara omuz hizasında ellerinizi yerleştirin, ayaklar biraz geride. Vücudunuz düz bir çizgi oluşturacak şekilde yavaşça göğsünüzü duvara yaklaştırın ve geri itin. 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Kol ve göğüs kaslarını güçlendirir, omuz sağlığını destekler.

Plank – Core (Karın ve Bel):

Nasıl Yapılır?: Yüzüstü yere uzanın, dirsekleriniz omuzlarınızın altında olsun. Ayak parmaklarınız üzerinde vücudunuzu düz tutarak 15-30 saniye bekleyin. 2-3 set.
Faydası: Karın, sırt ve omurga kaslarını güçlendirir, duruşu iyileştirir.

Dumbbell Row (Sırt Çekişi): Sırt ve Kollar

Nasıl Yapılır? Hafif bir dumbbell (veya su şişesi) kullanın. Bir el ve dizinizi bir sandalyeye dayayın, diğer elinizle ağırlığı yavaşça göğsünüze çekin ve indirin. Her kol için 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Sırt kaslarını güçlendirir, kambur duruşu önler.

Deadlift (Hafif Ağırlıkla): Tüm Vücut

Nasıl Yapılır?: Ayaklar omuz genişliğinde, hafif bir dumbbell veya su şişesi elinizde. Sırt düz, kalça geriye doğru itilerek eğilin, ardından yavaşça doğrulun. 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Kalça, sırt ve bacak kaslarını çalıştırır, günlük hareketleri kolaylaştırır.

Esneme ve Soğuma (5-10 Dakika)

Hamstring esnetme (bacak arkası), kuadriseps esnetme (bacak önü), göğüs açma ve omuz esneme hareketleri.
Derin nefes alarak rahatlayın.

Önemli İpuçları

Ağırlık Seçimi: Yeni başlayanlar 1-3 kg dumbbell veya su şişesi kullanabilir. Kaslar geliştikçe ağırlığı artırabilirsiniz.
Teknik: Hareketleri yavaş ve kontrollü yapın, doğru form sakatlanmayı önler.
Dinlenme: Setler arasında 30-60 saniye dinlenin.
Beslenme: Kas gelişimi için yeterli protein (örneğin, yumurta, yoğurt, tavuk, baklagiller) tüketin.
İlerleme: Haftalar geçtikçe tekrar sayısını veya ağırlığı artırabilirsiniz.
Ek Aktiviteler: Yürüyüş, yüzme veya yoga gibi düşük etkili kardiyo egzersizleri eklemek genel sağlığı destekler.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Eklem ağrısı veya rahatsızlık hissederseniz egzersizi durdurun.
Osteoporoz veya başka kronik rahatsızlıklarınız varsa, doktorunuza uygun egzersizleri sorun.
Egzersizleri düzenli yapmak önemlidir, ancak aşırıya kaçmayın.

Bu program, genel bir rehberdir. Daha kişiselleştirilmiş bir plan için bir fizyoterapist veya kişisel antrenörle çalışabilirsiniz.

Paylaşın

UEFA Konferans Ligi: Başakşehir Rahat Turladı

UEFA Konferans Ligi ikinci eleme turu rövanş maçında Başakşehir ile Cherno More Varna, Fatih Terim Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Başakşehir, sahadan 4 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Hakem Viktor Kopiievskyi’nin yönettiği karşılaşmada Başakşehir’in gollerini 17. dakikada Brnic, 31. dakikada Crespo, 36. dakikada Nuno Da Costa ve 80. dakikada Operi kaydetti.

Başakşehir, ilk karşılaşmadan da 1 – 0 galip ayrılmıştı.

17. dakikada sağ taraftan Yusuf Sarı’nın yaptığı ortada altıpasın gerisinde Ivan Brnic kafayla topu kalecinin sağından ağlara gönderdi. 1-0

31. dakikada Da Costa’nın pasında topla buluşan Yusuf Sarı, ceza sahası içi sağ çaprazından şutunu çıkardı. Crespo, kaleciden dönen topu altıpas içinde tamamladı. 2-0

36. dakikada Miguel Crespo’nun ara pasında defansın arkasına sakan Nuno Da Costa’nın ceza sahası içi sol çaprazdan yakın köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 3-0

80. dakikada Kemen’in kullandığı kornerde arka direkte bulunan Operi, yaptığı kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturdu. 4-0

Stat: Fatih Terim

Hakemler: Viktor Kopiievskyi, Semen Shlonchak, Vitalii Skoblia

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Onur Bulut, Leo Duarte, Ousseynou Ba, Christopher Operi, Berat Özdemir (Umut Güneş dk. 77), Yusuf Sarı (Deniz Türüç dk. 67), Ömer Ali Şahiner (Olivier Kemen dk. 68), Miguel Crespo, Ivan Brnic (Davie Salke dk. 68), Nuno Da Costa (Eldor Shomurodov dk. 58)

Cherno More Varna: Plamen Illiev, Asen Donchev (Dani Martin dk. 46), Zhivko Atanasov, Rosen Stefanov (Asen Chandarov dk. 46), Vlatko Drobarov, Tsvetomir Panov, Junior Weslen (Joao Pedro dk. 46), Vasil Panayotov, David Teles (Dimitar Tonev dk. 90+2), Georgi Lazarov, Celso Sidney (Nikolay Zlatev dk. 79)

Goller: Ivan Brnic (dk. 17), Miguel Crespo (dk. 31), Nuno Da Costa (dk. 36), Christopher Operi (dk. 80) (Başakşehir)

Paylaşın

ABD Merkez Bankası’ndan Faiz Oranlarını Sabit Tutma Kararı

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini yüzde 4,25 – 4,50 aralığında sabit tutma kararı aldı. Fed Başkanı Jerome Powell, mevcut para politika duruşunun olası gelişmelere çabuk yanıt verebilmek için uygun bir pozisyonda olduğunu söyledi.

ABD Merkez Bankası (FED), Federal Açık Piyasa Komitesi politika toplantısının sonunda, piyasa beklentilerine paralel olarak, politika faizini yüzde 4,25 – 4,50 aralığında sabit tutma kararı aldı. Fed böylece 5 toplantı üst üste faizlerde değişikliğe gitmedi.

Faiz kararı 2’ye karşı 9 oyla alındı. Fed üyelerinden Michelle Bowman ve Christopher Waller 25 baz puan indirimden yana oy kullandı. Böylece 1993 yılından beri ilk kez 2 Fed üyesi karara karşı oy kullandı.

Karar metninde, “Net ihracattaki dalgalanmalar verileri etkilemeye devam etse de, son göstergeler yılın ilk yarısında ekonomik aktivitede büyümenin ılımlılaştığını gösteriyor” ifadesi yer aldı. Fed daha önce büyümeyi “sağlam bir hızda” büyüme olarak nitelendirmişti.

Çoğu politika yapıcı, Fed’in tarifelerin enflasyon üzerindeki etkisini ölçmek için faiz indirimlerinden uzak durması gerektiğini savundu. Bazı yetkililer ise güçlü işgücü piyasasının sabırlı kalmalarına olanak sağladığını vurguladı.

Açıklamada işsizlik oranının düşük seyretmeye devam ettiği, işgücü piyasasının sağlam olduğu ve enflasyonun “bir miktar yüksek kalmaya devam ettiği” ifade edildi.

Haziran toplantısında Fed yetkilileri, yıl sonuna kadar 2 indirim öngörmüştü. Yatırımcıların bu toplantıda faiz indirimi beklentisi çok düşüktü, ancak piyasalarda Eylül ayında faiz indirimi ihtimali yaklaşık yüzde 60 olarak fiyatlanıyor.

Sıkça Fed Başkanı Powell’ı faiz konusunda eleştiren ABD Başkanı Donald Trump karardan hemen önce açıklama yaparak Fed’den bugün indirim beklemediğini söyledi. Trump “Fed’in Eylül’de faiz indireceğini duydum. Bugün faiz indirse bile Powell her zaman fazla geç kalıyor” dedi.

Karar sonrası konuşan Fed Başkanı Jerome Powell mevcut para politika duruşunun olası gelişmelere çabuk yanıt verebilmek için uygun bir pozisyonda olduğunu söyledi. Powell Eylül ayına dair henüz bir karar almadıklarını, verileri göz önünde bulundurarak karar vereceklerini belirtti.

Powell’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle;

Artan belirsizliğe rağmen ekonomi iyi konumda.
İşsizlik düşük ve dar bir bantta hareket etmeye devam ediyor.
Para politikamız ılımlı şekilde sıkılaştırıcı.
Enflasyon 2022’ye göre geriledi ancak hala yüksek.
Tarife müzakerelerinde gelişmeler var ama biz hala beklemek istiyoruz. Hala çok belirsizlik var.
Tüketici fiyatlarında bir miktar yukarı hareket görmeye başlıyoruz.
Şu anda gördüğümüz şey, gümrük vergileri kaynaklı enflasyonun başlangıç aşaması.

ABD’de Haziran ayında enflasyon, beşinci ay üst üste tahminlerin altında kaldı; ancak oyuncaklar, giyim eşyaları ve elektronik eşyalar gibi gümrük vergilerine doğrudan maruz kalan bazı malların fiyatları arttı. İşsizlik oranı ise yüzde 4,1’e geriledi.

Paylaşın

“Kaygı Bozukluğu”nun 10 Gizli Belirtisi

Kaygı bozukluğunun belirtilerini fark etmek her zaman kolay değildir ve kişiden kişiye büyük ölçüde değişir. Bazıları panik atak geçirirken, bazıları da fobiler geliştirir.

Haber Merkezi / Kaygı bozukluğu, genellikle belirgin belirtilerle kendini gösterse de, bazen daha az fark edilen, gizli belirtilerle de ortaya çıkabilir.

İşte, kaygı bozukluğunun daha az bilinen, ancak dikkat edilmesi gereken belirtileri:

Sürekli endişe ve aşırı düşünme: Zihnin sürekli “ya olursa” senaryolarıyla dolu olması, küçük sorunları büyütme eğilimi veya olayları kontrol edememe korkusu.

Fiziksel belirtiler:

Nedensiz yorgunluk veya enerji eksikliği.
Kas gerginliği, özellikle boyun, omuz veya çene bölgesinde.
Mide problemleri (örneğin, hazımsızlık, karın ağrısı).
Baş ağrısı veya migren.
Ellerde titreme veya terleme.

Uyku problemleri: Uykuya dalmakta zorluk, sık uyanma veya huzursuz uyku. Kaygı, zihni gece boyunca aktif tutabilir.

Karar vermede zorluk: Basit kararlar bile (örneğin, ne yiyeceğine karar verme) zorlayıcı hale gelebilir, çünkü birey yanlış yapma korkusu taşır.

Mükemmeliyetçilik: Hata yapmaktan aşırı korku, her şeyi kontrol etme ihtiyacı veya sürekli onay arayışı.

Duygusal dalgalanmalar:

Ani sinirlilik veya tahammülsüzlük.
Aşırı duygusal tepkiler (örneğin, küçük bir eleştiriye aşırı üzülme).
Sürekli bir huzursuzluk hissi.

Sosyal kaçınma: Sosyal etkinliklere katılmaktan kaçınma, başkalarının ne düşündüğü hakkında aşırı endişelenme veya sosyal ortamlarda rahatsızlık hissi.

Konsantrasyon sorunları: Zihnin dağınık olması, odaklanamama veya sık sık dalgınlık hali.

Aşırı kontrol ihtiyacı: Planların sürekli değişmesinden rahatsızlık duyma, belirsizliğe tahammül edememe.

Kendini eleştirme: Kendi kendine olumsuz konuşma, yetersizlik hissi veya sürekli kendini suçlama.

Ne Yapılabilir?

Farkındalık ve tanı: Bu belirtileri fark etmek, kaygı bozukluğunu anlamanın ilk adımıdır. Eğer bu belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa, bir uzmana (psikolog veya psikiyatrist) başvurmak önemlidir.

Nefes ve rahatlama teknikleri: Derin nefes egzersizleri veya meditasyon kaygıyı hafifletebilir.

Destek sistemi: Güvenilir bir arkadaş veya aile üyesiyle konuşmak, duyguları paylaşmak yardımcı olabilir.

Paylaşın

Türkiye’de Kadınlar Erkeklerden Beş Yıl Daha Fazla Yaşıyor

Türkiye’de 2021 – 2023 döneminde erkeklerde 74,7 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, 2022 – 2024 döneminde 75,5 yıl; kadınlarda ise 80 yıl olan süre 80,7 yıl olarak hesaplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 – 2024 dönemine ilişkin “Hayat Tabloları” istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Türkiye’de 2021 – 2023 döneminde 77,3 yıl olan “doğuşta beklenen yaşam süresi” 2022 – 2024 döneminde 78,1 yıla yükseldi.

Türkiye’de 2021 – 2023 döneminde erkeklerde 74,7 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, 2022 – 2024 döneminde 75,5 yıl; kadınlarda ise 80 yıl olan süre 80,7 yıl olarak hesaplandı.

Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki kişilerin ortalama kalan yaşam süresi 64,3 yıl oldu. Erkekler için bu süre 61,7 yıl, kadınlarda ise 66,9 yıl oldu.

Türkiye’de, 30 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 49,9 yıl oldu. Erkekler için bu süre 47,5 yıl, kadınlarda ise 52,3 yıl olarak hesaplandı.

Türkiye genelinde, 50 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 30,9 yıl oldu. Erkekler için bu süre 28,6 yıl, kadınlarda ise 33,1 yıl olarak kaydedildi.

Türkiye’de 2022-2024 dönemi hayat tabloları sonuçlarına göre, 65 yaşında bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 18 yıl olarak hesaplandı. Erkekler için bu süre 16,3 yıl olarak hesaplandı.

Kadınların ise erkeklere göre ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşayacağı öngörülerek, 65 yaştaki kadınlarda beklenen yaşam süresi 19,6 yıl oldu.

Türkiye’de eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresi incelendiğinde; eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de uzadığı görüldü.

Her yaştaki beklenen yaşam süresi, düşük eğitime sahip kişiler arasında daha az olurken, artan eğitim düzeyi ile birlikte beklenen yaşam süresinin de arttığı görüldü.

Cinsiyet ayrımında, eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresine bakıldığında, hem erkek hem de kadınlarda eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de arttığı tespit edildi.

Yaşı 30 olan erkekler ve kadınlar için ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim eğitim seviyelerinde beklenen yaşam süresi farkının 5 yıl civarında olduğu görüldü.

Doğuşta sağlıklı yaşam süresi 57,6 yıl oldu

Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanan “sağlıklı yaşam süresi”, sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye’de toplamda 57,6 yıl, erkeklerde 58,9 yıl ve kadınlarda 56,3 yıl olarak hesaplandı.

Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.

Paylaşın

Türkiye, İnsan Hakları İzleme Listesi’ne Eklendi: Sivil Özgürlükler “Baskı Altında”

Türkiye, ‘baskı altındaki’ sivil özgürlükler nedeniyle İnsan Hakları İzleme Listesi’ne dahil edildi. İzleme Listesi’ndeki diğer ülkeler arasında Kenya, El Salvador, Endonezya, Sırbistan ve ABD bulunuyor. 

Türkiye, sivil hak ve özgürlüklere yönelik baskıların dramatik bir şekilde artması nedeniyle İnsan Hakları İzleme Listesi’ne dahil edildi.

Dünya çapında sivil özgürlüklerin durumunu ve sivil haklara yönelik tehditleri kamuoyuna duyuran bir araştırma örgütü olan CIVICUS tarafından çarşamba günü yapılan basın açıklamasında, ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ardından başlayan kitlesel protestolar ve sonrasında sivil haklara yönelik saldırıların arttığı belirtildi.

Açıklamada, “Haklara yönelik acımasız saldırılar, protestocuları, gazetecileri, avukatları ve LGBTQI+ topluluklarını hedef alan şiddet, sansür, tutuklama ve sindirmeyi içeriyor,” denildi.

CIVICUS Avrupa ve Orta Asya Araştırmacısı Tara Petrovic, “Türkiye’deki baskıların yasaları uygulamakla hiçbir ilgisi yok. Bu siyasi bir tasfiyedir,” dedi. “Hükümet bir sonraki seçimler öncesinde demokratik muhalefeti tasfiye ediyor ve algılanan her türlü muhalefete karşı şiddet ve diğer açıkça yasa dışı araçları kullanıyor,” diye ekledi.

İzleme Listesi’ndeki diğer ülkeler arasında Kenya, El Salvador, Endonezya, Sırbistan ve ABD bulunuyor. ABD, İzleme Listesi’ne Mart ayında dahil edildi. CIVICUS, Başkan Donald Trump’ın “demokratik normlara ve küresel iş birliğine saldırısını” vurgulayarak, dış yardım sözleşmelerinin yüzde 90’ından fazlasının kesilmesi ve Trump’ın “yasa dışı ve ahlaksız ayrımcılık programları” olarak adlandırdığı çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) politikalarına yönelik baskılarına değindi.

CIVICUS, sivil hakların durumunu beş kategori altında özetliyor: Açık, daraltılmış, engellenmiş, baskı altında ve kapalı.

Uluslararası Af Örgütü de dahil olmak üzere sivil toplum kuruluşlarından oluşan ve sivil özgürlüklerin kısıtlandığı alanlarda daha fazla sivil eylemi savunan küresel bir ittifak olan CIVICUS, Türkiye’yi en kötü ikinci seviye olan “baskı altında” kategorisinde değerlendiriyor. Bu seviyede yer alan ülkelerde, ifade, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüklerinin ciddi şekilde kısıtlandığı bildiriliyor.

Dünya genelinde bu kategoride toplam 51 ülke yer alıyor.

CIVICUS, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesiyle başlayan süreç ile birlikte Mart ayından itibaren “yeni bir baskı dalgasının” ülke genelinde hakim olduğunu belirtti.

İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla Türkiye’de son on yıldaki en geniş katılımlı protestoların başladığını vurgulayan CIVICUS, protestolarda “büyük bir çoğunluğu barışçıl olan genç protestoculara göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiyle sert biçimde müdahale edildi, birçok kişi yaralandı ve hastaneye kaldırıldığına” dikkat çekti.

İzmir Barosu eski başkanının da bulunduğu çok sayıda avukatın protestoculara hukuki destek sağladıkları gerekçesiyle tutuklandığı belirtildi.

Balkan Sivil Toplum Geliştirme Ağı (BCSDN) Politika ve Savunuculuk Sorumlusu Simona Mladenovska, “Türkiye’de protestolara yönelik baskının boyutu şaşırtıcı” dedi. “Barışçıl protestolar ulusal güvenliğe yönelik bir tehdit olarak görülüyor. Yetkililer rotayı tersine çevirmeli ve insanların barışçıl bir şekilde toplanma ve şikayetlerini dile getirme hakkına saygı göstermeye başlamalıdır.”

CIVICUS, LGBTQİ+ eylemlerine katılanlara yönelik baskının da arttığını belirterek, Haziran ayında düzenlenen “İstanbul Onur Yürüyüş’lerinde ilk kez, yürüyüşe katılan üç kişi tutuklandı ve aralarında aktivistler, avukatlar ve gazetecilerin de olduğu 52 kişi keyfi olarak gözaltına alındı,” denildi.

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 18 Mart’ta İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alınmış daha sonra da 23 Mart’ta ‘yolsuzluk’ soruşturmasından tutuklanmıştı. Tüm bu süreç, İBB Başkanı’na son haftalarda açılan soruşturmaların ardından ve CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığı ön seçiminin öncesinde geldi.

Ancak İmamoğlu tutuklanmasıyla aynı gün 15 milyona yakın oyla CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildi. Ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.

İBB’ye yönelik sürdürülen operasyonlar kapsamında CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere toplamda 15 CHP’li belediye başkanı ile 1 belediye başkanvekili 29 Temmuz itibarıyla tutuklu.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ardından başlayan süreçte, 24 Mart’ta eş zamanlı düzenlenen şafak operasyonlarıyla 11 gazeteci gözaltına alındı. İngiltere merkezli kamu yayıncısı BBC’nin Türkiye’deki protestoları takip eden muhabiri Mark Lowen’in sınır dışı edildiği bildirilirken, İsveçli gazeteci Joakim Medin ‘terör’ suçlamasıyla yedi hafta gözaltında tutuldu.

CIVICUS Monitor Sivil Alan Araştırma Lideri Ine Van Severen, “Türkiye’deki yetkililer sokakları susturmaya çalışmakla yetinmiyor, gazetecileri sansürlemek ve çevrimiçi muhalefeti bastırmak için de ellerinden geleni yapıyor,” dedi. “Türkiye’de ifade özgürlüğü için kalan alan da boğuluyor.”

Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmaları son dönemde giderek yoğunlaştı. Gazeteci Fatih Altaylı, YouTube kanalında sarf ettiği sözler nedeniyle “cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) verilerine göre, an itibarıyla Türkiye’de 10’dan fazla gazeteci demir parmaklıklar ardında bulunuyor. Türkiye, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 158’inci sırada.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Türkiye’den Hamas’a Silah Bırakma Çağrısı

17 ülke, Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği yedi sayfalık bir deklarasyona imza attı. Deklarasyonda Hamas’a silah bırakma ve Gazze’deki iktidarını sonlandırma çağrısında bulunuldu. Deklarasyonda Türkiye’nin de imzası var.

ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) konferansında 17 ülke, Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği yedi sayfalık bir deklarasyona imza attı.

Deklarasyonda Hamas’a silah bırakma ve Gazze’deki iktidarını sonlandırma çağrısında bulunulurken İsrail ve Filistinliler arasındaki soruna yönelik iki devletli çözüm önerisine destek verildi.

“Gazze’deki savaşın sonlandırılması için Hamas silahlarını Filistin Yönetimi’ne teslim etmeli” denilen deklarasyonda, “egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti hedefi doğrultusundaki” bu adımın “uluslararası angajman ve destek” ile atılması gerektiği belirtildi.

Hamas’ın İsrail’e yönelik 7 Ekim 2023 baskınının da kınandığı deklarasyonda Katar, Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap ülkelerinin imzası bulunuyor.

Deklarasyon, New York’taki BM konferansının ikinci gününde yayımlandı. Konferansın ilk gününde BM’deki Filistin heyeti de İsrail ve Hamas’a Gazze’yi terk etme ve bu bölgenin Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesine izin verme çağrısında bulunmuştu.

Konferansta Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz temsil ediyor.

New York’taki üç günlük konferansa Suudi Arabistan’la birlikte eş başkanlık eden Fransa açıklanan deklarasyonu “tarihi ve emsalsiz” olarak tanımladı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, “İlk kez Arap ülkeleri ve Ortadoğu’daki ülkeler Hamas’ı ve 7 Ekim’i kınıyor, Hamas’a silah bırakma ve Filistin’in yönetiminden çekilme çağrısı yapıyor ve gelecekte İsrail’le ilişkileri normalleştirme niyetlerini açıkça ifade ediyorlar” dedi.

Deklarasyonda, çatışmaların sona ermesinin ardından Gazze’ye yabancı güç konuşlandırılabilmesi için de çağrı yapıldı.

Deklarasyona şu ülkeler imza attı: Türkiye, Fransa, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Ürdün, Endonezya, Birleşik Krallık, Kanada, İrlanda, İspanya, İtalya, Japonya, Brezilya, Meksika, Norveç ve Senegal.

Konferansta İsrail ve ABD yok

New York’taki konferansa İsrail ve müttefiki ABD katılmadı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu iki devletli çözümü hem milliyetçi gerekçelerle hem de güvenlik kaygılarını öne sürerek reddediyor.

ABD de “verimsiz ve zamansız” olarak tanımladığı bu konferansa katılmayacağını duyurmuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce önceki gün yaptığı açıklamada, konferansı “hakaret” olarak nitelemiş, “Amerika Birleşik Devletleri bu hakarete katılmayacak ancak çatışmaları sona erdirmek ve kalıcı bir barış getirmek için gerçek dünyadaki çabalara öncülük etmeyi sürdürecek” demişti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın