Açlıkla Mücadelede Gerileme: 44 Ülke Risk Altında
Yaklaşık 20 yıldır küresel ölçekte iyileşme eğilimi gösteren açlıkla mücadelede son yıllarda yaşanan ilerleme durma noktasına geldi. 2026 Küresel Açlık Endeksi raporuna göre dünya genelindeki açlık endeksi puanı, 2018’deki 17,6 seviyesinden 18,1’e yükseldi.
Puanlardaki artışın açlığın ağırlaştığına işaret ettiği endekste, 2000 yılında 28,2 olan puanla karşılaştırıldığında uzun vadede önemli kazanımlar elde edildiği görülse de son yıllarda savaşlar, ekonomik krizler ve iklim değişikliğinin etkisiyle küresel ölçekte gerileme yaşandığı ortaya konuldu.
Rapora göre dünya genelinde 44 ülke, açlığın ciddi veya alarm verici düzeyde yaşandığı ülkeler arasında yer aldı. Bu ülkelerin 36’sı “ciddi”, 8’i ise “alarm verici” kategorisinde değerlendirildi. Yetersiz beslenme, çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği ile çocuk ölümleri gibi temel göstergeler üzerinden hazırlanan rapor, en ağır açlık krizlerinin Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da yoğunlaştığını ortaya koydu.
Açlıkla mücadeledeki gerileme, ülkelerin endeks puanlarına da yansıdı. Buna göre 2018 yılıyla karşılaştırıldığında 32 ülkenin açlık endeksi puanı yükseldi. Bu durum, geçmiş yıllarda kaydedilen ilerlemeye rağmen birçok ülkede gıda güvensizliği ve yetersiz beslenme sorununun derinleştiğine işaret etti.
Endeks kapsamında puanı hesaplanabilen 122 ülke arasında en ağır tablo Somali’de kaydedildi. Ülkenin açlık endeksi puanı 47,0 olarak açıklanırken, bu değer Somali’yi “alarm verici” kategorisine yerleştirdi. Somali’nin 2018’de 51,1 olan puanına kıyasla sınırlı bir iyileşme gösterdiği, ancak ülkedeki açlık sorununun hâlâ kritik boyutlarda olduğu belirtildi.
Alarm verici kategoride bulunan diğer ülkeler arasında Demokratik Kongo Cumhuriyeti 39,5, Çad 38,0 ve Madagaskar 36,5 puanla öne çıktı. Çatışmalar, kurumsal sorunlar ve veri eksikliği nedeniyle kesin puanları hesaplanamayan Burundi, Güney Sudan, Sudan ve Yemen de aynı kategoride değerlendirildi.
Türkiye En Düşük Açlık Riskine Sahip Ülkeler Arasında
Türkiye, 2026 Küresel Açlık Endeksi’nde 5’in altında puana sahip ülkelerin yer aldığı en düşük açlık risk grubunda bulunuyor. Puanları birbirine çok yakın olan 24 ülke, raporda ayrı ayrı sıralanmak yerine ortak bir “1–24” aralığında gösterildi. Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Romanya, Çin ve Rusya da bu grupta yer aldı.
Türkiye’nin endeks puanı uzun yıllar içinde belirgin bir iyileşme gösterdi. Ülkenin 2000 yılında 22,1 olan puanı, 2006’da 11,6’ya, 2012’de ise 5,4’e geriledi. Türkiye, 2018 ve 2026 yıllarında da 5’in altında puanla en düşük risk grubundaki yerini korudu.
Bununla birlikte rapor, endeksin kapsamına ilişkin önemli bir ayrımın altını çizdi. Küresel Açlık Endeksi; çocuk sağlığı, beslenme yetersizliği ve çocuk ölümleri gibi göstergelere dayanıyor. Dolayısıyla hane halklarının market harcamalarını, gıda enflasyonunu veya bireylerin gıdaya erişim maliyetlerini doğrudan ölçmüyor. Bu nedenle Türkiye’nin endeksteki konumu, ülkedeki gıda fiyatları ve hane halklarının alım gücü hakkında tek başına kesin bir değerlendirme sunmuyor.
Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki ülkeler arasında açlık göstergeleri bakımından belirgin farklılıklar bulunuyor. Suriye, 31,5 puanla “ciddi” açlık kategorisinde yer aldı. Ülkenin 2018’de 28,0 olan puanının yükselmesi, durumun kötüleştiğini gösterdi.
Irak 11,9, Ukrayna ise 11,6 puanla “orta” düzeyde sınıflandırıldı. Ukrayna’nın 2018’de 9,8 olan puanındaki artış da olumsuz bir değişime işaret etti. İran, 7,2 puanla “düşük” açlık düzeyinde yer aldı.
Güney Asya’da ise daha ağır bir tablo dikkat çekti. Hindistan 24,1, Pakistan 25,5 ve Afganistan 28,6 puanla “ciddi” açlık kategorisinde değerlendirilirken, Bangladeş 19,2 puanla “orta” düzeyde sınıflandırıldı. Bu veriler, bölgedeki ülkelerin beslenme ve gıda güvenliği sorunları bakımından farklı koşullarla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Dört Temel Gösterge Üzerinden Hesaplanıyor
Küresel Açlık Endeksi, açlığın boyutlarını değerlendirmek amacıyla dört temel göstergenin bir araya getirilmesiyle hesaplanıyor. Bunlar toplumdaki yetersiz beslenme oranı, 5 yaş altı çocuklarda yaşa göre kısa boyluluk (bodurluk), boya göre düşük kiloluluk (zayıflık) ve 5 yaş altı çocuk ölümleri olarak sıralanıyor.
Rapora göre 2018’den bu yana küresel ölçekte ilk üç göstergede kötüleşme yaşandı. Çocuk ölümleri oranında ise sınırlı bir iyileşme kaydedildi. Bu gelişmeler, özellikle çocukların yeterli beslenmeye erişimi ve sağlıklı gelişimi konusunda küresel ölçekte daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Raporun sonuç bölümünde, açlıkla mücadeledeki ilerlemenin mevcut hızla sürmesi durumunda 2030 yılına ilişkin hedeflere ulaşmanın birçok ülke için zorlaşacağı uyarısında bulunuldu. Buna göre 57 ülkenin, mevcut iyileşme temposuyla 2030 yılına kadar “düşük açlık” seviyesine ulaşamayacağı öngörülüyor.
Uzun vadede kaydedilen ilerlemeye rağmen son yıllarda ortaya çıkan olumsuz eğilimler, açlıkla mücadelenin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Savaşların sona erdirilmesi, ekonomik kırılganlıkların azaltılması, iklim krizinin etkileriyle mücadele edilmesi ve yeterli beslenmeye erişimin güvence altına alınması, küresel açlık sorununun çözümünde belirleyici önem taşıyor.



























