Bilginin Metalaştırılması Ve Rantiye Kapitalizmi
Bilginin metalaştırılması ve rantiye kapitalizmi, kapitalist sistemin temel özelliklerinden olan kar güdüsü ve özel mülkiyetin bir yansımasıdır. Bilgi, kamusal bir değer olmaktan çıkıp bir rant aracı haline gelirken, rantiye kapitalizmi eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri pekiştirir.
Kurtuluş Aladağ / Bu süreçten çıkmanın yolu, bilginin kamusallaştırılması ve rantiye yapıların düzenlenmesi veya ortadan kaldırılması için toplumsal mücadelelerdir.
Bilginin Metalaştırılması: Bilginin metalaştırılması, kapitalist sistemde bilginin bir mal veya hizmet gibi alınıp satılabilir bir meta haline getirilmesi sürecini ifade eder. Karl Marx’ın Kapital’de belirttiği gibi, kapitalizm, her şeyi (doğal kaynaklar, emek, kültür, bilgi vb.) değişim değeri üzerinden meta biçimine dönüştürür.
Bilgi, özellikle bilgi teknolojilerinin (BT) gelişimiyle, ekonomik bir değer olarak özel mülkiyete konu olmuş ve “fikri mülkiyet” kavramıyla koruma altına alınmıştır. Bu, bilgiye erişimin paralı hale gelmesi ve yalnızca maddi gücü olanların bilgiye ulaşabilmesi anlamına gelir.
Örneğin, dijital platformlar üzerinden veri toplama ve bu verilerin pazarlanması, bilginin metalaşmasının modern bir biçimidir. Bu süreç, bilginin kamusal bir ortak değer olmaktan çıkıp özel sektörün kâr aracı haline gelmesine yol açar.
Bilgi teknolojilerindeki ilerlemeler, kapitalist sistemde hem üretim süreçlerini hem de toplumsal ilişkileri dönüştürmüştür. Ancak bu dönüşüm, bilginin demokratik bir şekilde paylaşılmasını sağlamak yerine, sermaye birikimini artırmak ve sömürüyü sürdürmek için kullanılmıştır. Bilgi ticareti, yüzlerce milyar dolarlık bir ekonomik hacme ulaşmış ve kapitalist sistemde önemli bir sektör haline gelmiştir.
Rantiye Kapitalizmi: Rantiye kapitalizmi, ekonomik sistemde üretken faaliyetlerden (üretim, inovasyon) ziyade, ayrıcalıklı konumlar veya mülkiyet (arsa, finans, veri vb.) üzerinden aşırı kazanç (rant) elde etmeye dayalı bir yapıyı tanımlar. Bu sistemde, bazı kişi veya kurumlar, piyasadaki veya siyasetteki hakimiyetleri sayesinde, mal ve hizmet arzının gerektirdiğinden fazla kazanç sağlar.
Örneğin, Türkiye’de arsa rantları veya yeni teknolojilerin yarattığı veri rantları bu kapsama girer. Rantiye kapitalizmi, gelir eşitsizliğini ve adaletsizliği artırarak servet birikimini üretimden çok mülkiyet üzerinden şekillendirir.
Bilginin metalaştırılması, rantiye kapitalizmiyle doğrudan bağlantılıdır. Teknoloji şirketleri, kullanıcı verilerini toplayarak ve bunları pazarlayarak tekelci rant alanları yaratır.
Örneğin, Facebook gibi platformlar, kullanıcıların kişisel verilerini ücretsiz hizmetler sunarak toplar ve bu verileri reklamcılara satarak büyük kazançlar elde eder. Bu, bilginin özel mülkiyete dönüşmesi ve rantiye kapitalizminin yeni bir biçimi olarak ortaya çıkmasıdır.
Sonuç olarak; Bilginin metalaştırılması, rantiye kapitalizminin bir sonucu ve destekleyici bir unsuru olarak işler. Kapitalist sistem, bilgiyi bir kamu malı olarak değil, kâr aracı olarak görür ve bu, bilgiye erişimde eşitsizlik yaratır. Aynı zamanda, rantiye kapitalizmi, bilginin üretim ve dağıtım süreçlerini kontrol edenlerin aşırı kazanç sağlamasına olanak tanır.
Bu durum, toplumsal eşitsizlikleri derinleştirir ve bilginin özgürleştirici potansiyelini kısıtlar. Eleştirel bir bakış açısıyla, bu sistemde teknoloji ve bilginin, insanlığın ortak yararına hizmet etmek yerine, sermaye birikimini artırmak için kullanıldığı söylenebilir.






























