Özel’den “Geri Dönüş Yok” mesajı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Journal of Democracy için kaleme aldığı “Türkiye’nin Demokrasisini Nasıl Yeniden İnşa Ederiz” başlıklı makalede, kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Özel, Türkiye’nin “demokrasi ve hukukun üstünlüğü için tarihsel bir mücadelenin ortasında” olduğunu belirterek, 2013’ten bu yana ülkede süregelen bir demokratik gerileme yaşandığını savundu.

Erdoğan’ın iktidara geniş toplumsal destek ve reform vaatleriyle geldiğini hatırlatan Özel, zaman içinde demokratik kurumların zayıflatıldığını, hukukun üstünlüğünün aşındığını ve basın özgürlüğünün kısıtlandığını öne sürdü.

Özel, iktidarın ekonomik ve siyasi alanlarda “bağlı bir iş çevresi ağı” oluşturduğunu iddia ederek, toplumsal destek azaldıkça yönetimin daha baskıcı bir karakter kazandığını ifade etti.

2024 yerel seçimlerinde CHP’nin elde ettiği sonuçların partiyi “demokratik değişim umudunun güçlü bir temsilcisi” haline getirdiğini belirten Özel, Mart 2025’ten itibaren muhalefete yönelik baskıların arttığını savundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı isimlerin tutuklandığını hatırlattı.

Özel, milyonlarca kişinin Türkiye genelinde meydanlara çıkarak serbest ve adil seçim taleplerini dile getirdiğini belirterek, bu süreci “21. yüzyılın belirleyici demokratik mücadelelerinden biri” olarak tanımladı.

Makalesinde uluslararası karşılaştırmalara da yer veren Özel, Macaristan örneğini hatırlatarak seçimlerin yalnızca iktidar değişimi değil, aynı zamanda demokratik dönüşümün yönünü belirleyen kritik eşikler olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin jeopolitik konumuna dikkat çeken Özel, ülkenin Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik bir köprü, aynı zamanda Rusya’ya yakın ve Müslüman çoğunluklu bir ülke olması nedeniyle küresel ölçekte önemli bir rol oynadığını belirtti.

Özel, Türkiye’deki siyasi sürecin 2002 sonrası şekillendiğini belirterek, başlangıçta ekonomik reform ve istikrar vaatlerinin öne çıktığını, ancak ilerleyen yıllarda yargı bağımsızlığı ve toplumsal kutuplaşma tartışmalarının derinleştiğini savundu.

2016 darbe girişimi sonrası olağanüstü hal süreci ve 2017 referandumu ile parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçildiğini hatırlatan Özel, bu dönemin “otoriterleşme sürecini hızlandırdığını” ileri sürdü.

Ekonomi, yerel seçimler ve muhalefet süreci

Ekonomik politikaların geniş kesimlerde yoksullaşmaya yol açtığını savunan Özel, buna rağmen iktidarın yeni siyasi dengeler kurduğunu ifade etti.

2019 yerel seçimlerini bir dönüm noktası olarak nitelendiren Özel, CHP’nin büyükşehirlerde kazandığı başarıyı hatırlattı. 2023 genel seçimlerinde ise muhalefet ittifakının koordinasyon eksiklikleri nedeniyle kaybettiğini belirtti.

Makalenin en dikkat çekici bölümlerinden biri “yargı baskısı” oldu. Özel, 2025 sonrası dönemde CHP’ye yönelik sistematik yargı süreçleri başlatıldığını, İmamoğlu’nun adaylığının engellenmeye çalışıldığını ve bazı CHP’li belediye başkanlarının tutuklandığını öne sürdü.

Bu süreçlerin muhalefeti zayıflatmayı ve “kontrol edilebilir bir muhalefet yapısı oluşturmayı” hedeflediğini savundu.

İstanbul Saraçhane’de başlayan protestoların ülke geneline yayıldığını belirten Özel, yüz binlerce kişinin meydanlarda demokrasi ve hukuk devleti talebiyle bir araya geldiğini ifade etti.

CHP’nin mücadelesini üç başlıkta sürdürdüğünü söyleyen Özel; sokak ve meydan hareketleri, hukuki mücadele ve yeni siyasi program inşasını bu başlıklar arasında sıraladı.

“Geri dönüş yok” mesajı

Makalesinin sonunda Özel, mücadelenin uzun soluklu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yeniden demokratik, hukuk devletine dayalı bir cumhuriyet olması için bu yoldan geri dönmeyeceğiz.”

Özel, Türkiye’deki demokratik mücadelenin sonucunun yalnızca ülkeyi değil, küresel ölçekte demokratik eğilimleri de etkileyebileceğini belirtti.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir