Mansur Yavaş Hakkında “Soruşturma İzni”
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşandığı iddia edilen bir olayla ilgili önemli bir gelişme yaşandı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından, ABB’ye ait araçların seçim mitinginde kullanıldığı iddiası kapsamında soruşturma izni verildi.
Soruşturma iznine konu olayın, 2023 seçim döneminde Karabük’te düzenlenen bir cumhurbaşkanlığı mitingi sırasında yaşandığı öne sürülüyor. Dosyada yer alan iddialara göre, ABB’ye ait altı minibüsün miting için Karabük’e gönderildiği belirtildi.
Söz konusu seçimde muhalefetin cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu olmuştu.
Çiftçi imzalı soruşturma izni yazısında, Mansur Yavaş’ın araçların Karabük’e gönderilmesine ilişkin doğrudan bir talimatının bulunduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı ifade edildi. Ancak aynı yazıda, araçların bu şekilde sevk edilmesinin Yavaş’ın bilgisi dışında gerçekleşmiş olamayacağı yönünde bir değerlendirmeye yer verildi.
Bu ifade, kararın hukuki dayanağına ilişkin tartışmaları beraberinde getirirken, ABB cephesinin “varsayıma dayalı sorumluluk yükleme” eleştirilerinin de temelini oluşturdu.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, soruşturma iznine yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, kararın somut bir delile dayanmadığı ve yalnızca varsayım üzerinden kurulduğu savunuldu.
Belediye ayrıca, 2023 seçim kampanyası sürecinde Mansur Yavaş’ın belediye başkanlığı maaşını dahi almadığını vurguladı. Bu durumun, kamu kaynaklarının seçim faaliyetiyle ilişkilendirilmemesi adına gösterilen hassasiyetin bir göstergesi olduğu ifade edildi.
Açıklamada, iddiaların bir televizyon programında gündeme gelmesinin ardından Yavaş’ın konuyu doğrudan teftişe açtığı, yapılan incelemede ise herhangi bir bulguya rastlanmadığı da aktarıldı.
ABB açıklamasında ayrıca, geçmiş döneme ilişkin dikkat çekici bir karşılaştırmaya yer verildi. Eski belediye yönetimi döneminde çalışanların zorla mitinglere götürüldüğü, belediye otobüsleriyle siyasi organizasyonlara katılım sağlandığı iddia edilirken, buna rağmen herhangi bir soruşturma açılmadığı savunuldu.
Bu durumun kamuoyunun takdirine bırakıldığı belirtilirken, mevcut soruşturma izninin “sindirme ve itibarsızlaştırma girişimi” olduğu görüşü tekrarlandı.
Belediye, verilen soruşturma iznine karşı hukuki sürecin başlatılacağını ve kararın Danıştay nezdinde itiraza taşınacağını duyurdu.
Siyasi tartışma büyüyor
Gelişme siyasi cephede de geniş yankı buldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, soruşturmaya ilişkin ilk değerlendirmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş seçim süreçlerinde devlet araçlarını ve resmi imkânları kullandığını öne sürerek uygulamayı eleştirdi. Özel, bu tür uygulamalara geçmişte sessiz kalındığını, bugün ise farklı bir hassasiyet gösterilmesinin çelişki oluşturduğunu savundu.
Özel ayrıca, Erdoğan’ın seçim dönemlerinde valilerin eşlik ettiği resmi programlarla mitinglere katıldığını belirterek, bu durumların da kamu kaynakları kullanımına ilişkin tartışma yarattığını ifade etti.
Soruşturmalar gündemde
Öte yandan, son dönemde CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların arttığı da siyasi tartışmaların bir diğer başlığı oldu. Son iki ay içinde Bolu, Uşak ve Bursa belediye başkanlarının tutuklanması, muhalefet tarafından “siyasi operasyon” olarak değerlendirilirken, iktidar cephesi ise soruşturmaların hukuki süreçler kapsamında yürütüldüğünü savunuyor.
Dosyanın ilerleyen süreçte nasıl şekilleneceği ve Danıştay’a yapılacak itirazın sonucu, hem siyasi hem de hukuki açıdan yakından takip ediliyor.






























