Zelenski’nin ‘Tanrı Bizimle’ Sözlerine Rusya’dan Yanıt: Tanrı’yı Orduya Alamazsın

“Tanrı bizim yanımızda” diyen Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’ye Rusya’dan yanıt: Efendimiz, Kiev’de yaşamıyor. Zelenski onu seferberlik kapsamında orduya alıp cepheye gönderemez. Zelenski’nin söylediklerini dikkate almaya gerek yok.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaş 2 yıl 2 ayı geride kalırken, savaşın yakın zamanda sona ereceğini öngörmek zor görünüyor. Öyle ki ne Ukrayna ne de Rusya, barış anlaşması için uygun bir zemin oluşturmuş durumda değil.

Zira, Kiev yönetimi sınırlarını koruma konusunda kararlı adımlar atarken, Moskova yönetimi, hedeflerine ulaşana kadar savaşın devam edeceğini söylüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin “Tanrı bizim yanımızda” sözlerine Rusya’dan yanıt gecikmedi.

Volodimir Zelenski, Paskalya yortusu için pazar günü Kiev’deki Ayasofya Katedrali’nden yayımladığı mesajda “Tanrı, Ukrayna’nın tarafında. Arma olarak bizim bayrağımızı kullanıyor. Böyle bir müttefikle yaşam, ölüme karşı zafer kazanacaktır” dedi.

“Biz işgalcilerin ve istilacıların önünde değil sadece dua ederken diz çökeriz” ifadelerini de kullanan Zelenski, Rusya’nın savaşta Hıristiyanlığın tüm temel ilkelerini çiğnediğini iddia etti.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; Rus Ortodoks Kilisesi ise Zelenski’nin mesajına şu yanıtı verdi: Efendimiz, Kiev’de yaşamıyor. Zelenski onu seferberlik kapsamında orduya alıp cepheye gönderemez. Zelenski’nin söylediklerini dikkate almaya gerek yok.

Kilisenin halkla ilişkiler direktörü Vahtang Kipsidze, Zelenski’nin Tanrı’yla ilgili açıklamalarının “kafirce” olduğunu savundu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Ukrayna liderine çıkışarak, bu açıklamaları ancak “uyuşturucudan kafayı bulmuş birinin yapacağını” söyledi. Zaharova, Zelenski’nin açıklamalarının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 24 Şubat 2022’de verdiği emirle başlayan savaşın ardından Ukrayna Ortodoks Kilisesi, Moskova Patrikhanesi’yle bağlarını kopardığını açıklamıştı.

Ukrayna istihbaratı, kilisedeki bazı din görevlilerinin Rus ajanı olarak çalıştığını ileri sürmüştü.

Ukrayna Parlamentosu’nda ekimde yapılan oylamada, Rusya’yla bağlantılı faaliyet gösteren din görevlilerinin vatan haini olarak yargılanmasının önünü açan bir yasa onaylanmıştı. Moskova’ya bağlı haber ajansı TASS’ın aktardığına göre bunun ardından en az 19 Ukraynalı piskopos yurttaşlıktan çıkarılmıştı.

Paylaşın

Rusya, Ukrayna’yı Füzelerle Vurdu: Zelenski’den Yardım Çağrısı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, en az iki kişinin öldüğü ve 14 kişinin yaralandığı füze saldırıları sonrası, Batı’dan yardım çağrısında bulundu: Ortaklarımız tam olarak neye ihtiyacımız olduğunu biliyor. Bizi kesinlikle destekleyebilirler.

Ukrayna Enerji Bakanı German Galushchenko da, saldırı sonrası yaptığı açıklamada, “Düşman şu anda Ukrayna enerji endüstrisine son zamanların en büyük saldırısını gerçekleştiriyor” dedi ve ekledi: Bombardımanın Zaporijya elektrik santralini besleyen enerji nakil hatlarından birini devre dışı bıraktı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın 90’dan fazla füze atarak ve 60 İran yapımı insansız hava aracı (İHA) kullanarak ülkesine ölümcül bir saldırı dalgası başlattığını söyledi.

Zelenski, “Dünya, Rus teröristlerin hedeflerini olabildiğince net bir şekilde görüyor: Enerji santralleri ve enerji tedarik hatları, bir hidroelektrik barajı, konutlar, hatta bir troleybüs” dedi.

Volodimir Zelenski saldırıların ardından bir kez daha Batı’dan daha fazla silah talebinde bulundu. Ülkesinin hava savunma sistemlerine ihtiyacı olduğunu vurgulayan Ukrayna Cumhurbaşkanı, “Ortaklarımız tam olarak neye ihtiyacımız olduğunu biliyor. Bizi kesinlikle destekleyebilirler” dedi.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı saldırılarda en az iki kişinin öldüğünü, 14 kişinin yaralandığını ve üç kişinin de kayıp olduğunu açıkladı. Saldırılardan biri, Ukrayna’nın güneydoğusundaki Avrupa’nın en büyük nükleer santralini besleyen iki elektrik hattından birinin kopmasına neden oldu.

Ukrayna Enerji Bakanı German Galushchenko Facebook’tan yaptığı açıklamada, “Düşman şu anda Ukrayna enerji endüstrisine son zamanların en büyük saldırısını gerçekleştiriyor” dedi ve bombardımanın Zaporijya elektrik santralini besleyen enerji nakil hatlarından birini devre dışı bıraktığını sözlerine ekledi.

Avrupa’nın en büyük nükleer enerji tesisi olan ve Ukrayna tarafından işletilen Zaporijya, savaşın ilk günlerinde Rus birlikleri tarafından ele geçirilmişti.

Ukrayna’nın atom enerjisi operatörü Energoatom, “Bu durum son derece tehlikeli ve acil bir duruma yol açma riski taşıyor” açıklamasında bulundu.

Son elektrik hattının da kesilmesi halinde, “santralin güvenli çalışma koşullarının ciddi ihlali anlamına geleceği” belirtildi. Savaşın başlangıcından bu yana Zaporijya elektrik santralinde, acil durum dizel jeneratörlerinin kullanılmak zorunda kaldığı çok sayıda kesinti yaşandı.

Energoatom, “Bunların arızalanması durumunda nükleer ve radyasyon kazası tehdidi ortaya çıkacaktır” uyarısında bulundu. Zaporijya valisine göre ise, bugün erken saatlerde bölgeye isabet eden 12 Rus füzesi birkaç evi yıktı ve bilinmeyen sayıda insanı yaraladı.

Vali Ivan Fedorov Telegram hesabından, “İlk haberlere göre yedi ev yıkıldı, 35 ev de hasar gördü” diye yazdı ve insanların yaralandığını ekledi.

2022’den beri Rusya’nın kontrolü altında olan Mariupol şehrinin Ukraynalı belediye başkanının danışmanı Petro Andryushchenko da Telegram’da yaptığı açıklamada, bir Rus füzesinin yine Zaporijya’daki Dinyeper hidroelektrik istasyonunda bir troleybüsü vurduğunu ve troleybüste seyahat eden sivillerin öldüğünü söyledi.

Batıdaki Khmelnytskyi kentinin belediye başkanı Oleksandr Symchyshyn, altyapı ve konut binalarının hasar gördüğü “korkunç bir sabah yaşadıklarını” kaydetti. Symchyshyn Telegram’da, “Siviller arasında kurbanlar ve kayıplar var” diye yazdı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Zelenski, İki Yılda 31 Bin Ukrayna Askerinin Öldüğünü Açıkladı

Bir yıldan uzun bir süredir ilk kez resmi rakam paylaşan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın iki yıl önce başlattığı geniş çaplı işgalden bu yana 31 bin Ukrayna askerinin öldürüldüğünü açıkladı.

Yaralı sayısını açıklayamayacağını çünkü bunun Rus askeri planlamasına yardımcı olacağını söyleyen Zelenski, “Bu savaşta 31 bin Ukraynalı asker öldürüldü. Ne 300 bin ne de 150 bin. Putin yalan söylüyor. Yine de bu bizim için büyük bir kayıp” dedi.

Ukrayna, 2022 sonundan bu yana askeri kayıpları ile ilgili sayı paylaşmamıştı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mihailo Podolyak o dönem, 13 bin Ukraynalı askerin öldüğünü söylemişti.

New York Times gazetesinin Ağustos ayında yayınladığı bir haberde, ölen Ukraynalı sayısının 70 bine yakın olduğu kaydedilmişti. Amerikalı yetkililere dayandırılan aynı haberde, savaş sırasında 120 bin kadar da Rus askerinin öldüğü belirtilmişti.

VOA Türkçe’nin aktardığına göre; Zelenski, gazetecilere yaptığı açıklamada çatışmalarda 180 bin Rus’un öldüğünü söyledi. Rusya, gizli bilgi olarak kabul ettiği askeri kayıpları açıklamıyor. Her iki taraf da düzenli olarak birbirlerinin askeri kayıplarını çok büyük olarak tanımlıyor.

Zelenski ayrıca savaş sırasında ülkenin işgal altındaki bölgelerinde on binlerce sivilin öldürüldüğünü söyledi. Kiev, bu tür kayıpların boyutunu doğru bir şekilde değerlendiremeyeceğini çünkü bölgelere erişiminin olmadığını kaydediyor.

Savaş alanındaki kayıplar, geçen yılki karşı taarruzun Rus hatlarını yaramadığının kanıtlanmasının ardından güçlerini yeniden oluşturmak için sivilleri orduya nasıl seferber edeceğini yeniden düzenlemeye çalışan Ukrayna’da fazlasıyla hassas bir konu.

Kiev birlikleri geçen yıl bir karşı taarruz düzenlemiş ancak Rus işgali altındaki güney ve doğuda hazırlıklı savunma hatlarını aşamamıştı. Volodimir Zelenski, Ukrayna’nın Rus güçlerine karşı yeni bir karşı taarruz için net bir planı olduğunu; ancak ayrıntıları kamuoyuna açıklayamayacağını söyledi.

Zelenski, bu ayın başlarında Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeri Zalujni’in görevden alınmasıyla sonuçlanan büyük askeri sarsıntının, savaş alanındaki yeni eylem planıyla bağlantılı olduğunu söyledi. “Bu plan yönetim değişikliğiyle ilgili, buna bağlı değişiklikler var. Bilgi sızıntısı nedeniyle birkaç plan hazırlanacak” diyen Zelenski, ayrıntıya girmedi.

Zelenski daha önce yaptığı açıklamada, Kiev’in geçen yılki karşı taarruz planlarının henüz operasyon başlamadan önce Kremlin’e sızdırıldığını söylemişti. Bu sızıntının nasıl gerçekleştiğini ise açıklamamıştı.

Zelenski, İsviçre tarafından planlanan barış zirvesinde Kiev’in Rusya’ya karşı iki yıldır devam eden savaşı sona erdirme vizyonunun ele alınacağını ve bu barış planının ana hatlarının Rusya’ya sunulacağını umduğunu da söyledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı, “Umarım bu bahar gerçekleşir. Bu diplomatik girişimi kaybetmemeliyiz” dedi.

Zelenski basın toplantısında Ukrayna’nın savaşı kazanmasının Batı’nın desteğine bağlı olduğunu belirterek, müttefikleri ve ortakları tarafından Kiev’e uzun menzilli füzeler tedarik edilmesi olasılığı konusunda “olumlu” hissettiğini kaydetti.

Zelenski ABD Kongresi’nin yeni bir askeri ve mali yardım paketini onaylayacağından emin olduğunu söyledi ancak Ukrayna’nın bu kararın “bir ay içinde” alınmasına ihtiyacı olduğunu kaydetti. Bu ay yaşanan yoğun çatışmaların ardından doğudaki stratejik Avdiyivka kentini kaybeden Ukrayna savaş alanında gerilemeler yaşarken, ABD’nin Kiev’e yapacağı askeri yardım da belirsizliğini koruyor.

ABD Başkanı Joe Biden’ın söz verdiği 61 milyar dolarlık yardımı, Senato’da iki partinin oylarıyla kabul edildi. Ancak paketin Temsilciler Meclisi’nde hala bekletiliyor olması, Kiev’in çok daha büyük ve daha iyi tedarik edilen Rus ordusunu geri püskürtme umutlarını azaltıyor.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Pazar günü NBC’de yayınlanan “Meet the Press” programına verdiği mülakatta, Ukrayna’nın “ihtiyaç duyduğu araçlara sahip olduğu sürece” bu savaşı kazanabileceğine olan inancını dile getirdi ve ABD Temsilciler Meclisi’ni “adım atmaya ve bu tasarıyı geçirmeye” çağırdı.

Sullivan, kendi grubundaki siyasi bölünmelerin üstesinden gelmenin ve Genel Kurul’da tasarının oylanmasının Meclis Başkanı Mike Johnson’a bağlı olduğunu söyledi. Avrupa, Mart ayına kadar ülkeye bir milyondan fazla top mermisi gönderme planının çok gerisinde kalacağını kabul etti ve bunun yerine sevkiyatları yıl sonuna kadar tamamlamayı umuyor.

Paylaşın

Zelenski’den “NATO Üyeliği” Açıklaması: Somut Adımlar Bekliyoruz

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, NATO üyeliğine ilişkin yaptığı açıklamada, “Net bir sinyalden, davet yönünde bazı somut şeylerden bahsediyoruz. Bu motivasyona ihtiyacımız var. İlişkilerimizde dürüstlüğe ihtiyacımız var” dedi.

Volodimir Zelenski,, 2008 NATO zirvesinde kabul edilen askeri ittifakın kapısının “açık kalacağı” ve Ukrayna’nın eninde sonunda üye olacağı şeklindeki düzenlemenin yeterli olmadığını vurguladı.

“Kapının açık olduğu” mesajının yeterli olmadığını dile getiren Volodimir Zelenski,, ülkesinin NATO üyeliği konusunda “net bir sinyale ihtiyacı olduğu” görüşünü yineledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski Litvanya’da yapılacak NATO zirvesine günler kala ülkesinin ittifaka bir an önce üye olması talebini tekrarladı.

Zelenski Prag ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ittifak üyelerinden gelecek haftaki zirvede ülkesinin üyeliği yönünde somut adımlar beklediğini ifade etti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya’ya karşı 17 aydır savaşan ülkesinin NATO kapısının sadece açık olduğuna dair açıklamalardan daha fazlasına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Ukrayna, 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak zirvede NATO’dan savaş sona erdiğinde askeri ittifaka katılabileceğine dair net mesajlar bekliyor.

Ukrayna ittifaka mümkün olduğunca çabuk katılmak istiyor ancak NATO üyeleri bu adımın ne kadar hızlı atılması gerektiği konusunda bölünmüş durumda. Bazı üye ülkeler Ukrayna’nın NATO üyeliğine, ittifakı Rusya ile aktif bir savaşa yaklaştırabileceği gerekçesiyle mesafeli.

Zelenski, Çek mevkidaşı Petr Pavel ile dün akşam düzenlediği basın toplantısında, “Net bir sinyalden, davet yönünde bazı somut şeylerden bahsediyoruz. Bu motivasyona ihtiyacımız var. İlişkilerimizde dürüstlüğe ihtiyacımız var” dedi.

“‘Kapı açık’ demek yeterli değil”

Ukrayna lideri, 2008 NATO zirvesinde kabul edilen askeri ittifakın kapısının “açık kalacağı” ve Ukrayna’nın eninde sonunda üye olacağı şeklindeki düzenlemenin yeterli olmadığını vurguladı.

“Kapının açık olduğu” mesajının yeterli olmadığını dile getiren Zelenski, ülkesinin NATO üyeliği konusunda “net bir sinyale ihtiyacı olduğu” görüşünü yineledi.

Çek Cumhuriyeti’nin eski Genelkurmay Başkanı ve 2015-2018 yılları arasında NATO Genel Sekreteri’nin baş askeri danışmanı olarak görev yapan Çek Cumhurbaşkanı Petr Pavel ise, şöyle konuştu:

“Ukrayna’nın savaş biter bitmez NATO’ya katılma müzakerelerine başlamasının Çek Cumhuriyeti’nin çıkarınadır. Bu aynı zamanda bizim güvenliğimizin, bölgesel istikrarın ve ekonomik refahın da çıkarınadır.”

Pavel, Mayıs ayında Reuters’a verdiği mülakatta Ukrayna’nın NATO ve Avrupa Birliği’ne girmek için desteğe ihtiyacı olduğunu ancak her ikisine de katılmanın uzun bir süreç olacağını söylemişti.

Paylaşın

Volodimir Zelenski WSJ’ye Konuştu: Karşı Saldırıya Hazırız

Rusya’ya karşı saldırı düzenlemekte kararlı olduklarını belirten Volodimir Zelenski, “Başarılı olacağımıza yürekten inanıyoruz. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Açıkçası bu süreç çok farklı şekillerde ilerleyebilir. Fakat biz bunu yapacağız ve hazırız” dedi.

Rusya’nın cephede hava üstünlüğünü elinde tuttuğuna dikkat çekerek, buna karşı savunmalarını güçlendirmezlerse birçok kişinin hayatını kaybedeceğini söyleyen Zelenski, savaş sürerken ülkesinin NATO’ya girmesini beklemediğini belirtirken, savaştan sonra Ukrayna’nın ittifaka katılacağına dair kendilerine taahhüt verilmesini talep etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal’a (WSJ) konuştu.

Zelenski, Rusya’ya karşı saldırı düzenlemekte kararlı olduklarını belirterek, “Başarılı olacağımıza yürekten inanıyoruz. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Açıkçası bu süreç çok farklı şekillerde ilerleyebilir. Fakat biz bunu yapacağız ve hazırız” ifadelerini kullandı.

45 yaşındaki lider, Rusya’nın cephede hava üstünlüğünü elinde tuttuğuna dikkat çekerek, buna karşı savunmalarını güçlendirmezlerse birçok kişinin hayatını kaybedeceğini söyledi.

Zelenski, savaş sürerken ülkesinin NATO’ya girmesini beklemediğini belirtirken, savaştan sonra Ukrayna’nın ittifaka katılacağına dair kendilerine taahhüt verilmesini talep etti.

Ukraynalı lider, Çin’in üstlendiği arabuluculuk rolünün çok önemli olduğuna da işaret ederek, “Böyle bir ülkenin insanların ölümüne seyirci kalmasını istemem” dedi.

Kremlin’i kınamayan ve tarafsız bir politika izlediğini öne süren Pekin yönetimi, şubatta 12 maddelik bir barış planı sunarak tarafları masaya davet etmişti.

Planda, tüm ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiği belirtilirken, savaşın ancak müzakerelerle çözülebileceği savunulmuştu. Ayrıca nükleer silah kullanımına izin verilemeyeceğinin vurgulandığı planda, Rus birliklerinin Ukrayna’dan tamamen çekilmesine yönelik herhangi bir talep yer almamıştı.

Zelenski ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, nisanda telefonla da görüşmüş, böylelikle iki lider savaşın başından beri ilk kez iletişime geçmişti.

Ancak Şi’nin arabuluculuk girişimleri henüz Rusya ve Ukrayna arasında müzakere başlatılmasını sağlayamadı.

Çin’in Avrasya İşlerinden Sorumlu Özel Temsilcisi Li Hui, cuma günü başkent Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, “Mevcut durumda tarafların oturup verimli bir şekilde müzakere etmesi oldukça zor” dedi.

Arabuluculuk faaliyetleri kapsamında iki hafta boyunca Ukrayna, Polonya, Fransa, Almanya ve Rusya’yı ziyaret eden Li, savaşta gerginliğin artabileceğini ve bunun müzakere olasılığını daha da azaltabileceğini belirtti.

Li, Ukrayna’ya silah ve mühimmat gönderen Batı’nın çatışmaların uzamasına neden olduğunu savunarak, “Savaşı sona erdirmek istiyorsak, silah göndermeyi durdurmalıyız” dedi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Zelenski’nin Rüyası: Putin’in Yakın Çevresi Tarafından Öldürülmesi

Rusya’nın bölgesel bir operasyon olarak tanımladığı Ukrayna’nın ise Batı’nın desteğiyle devam ettirdiği savaşta bir yıl geride kalırken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’den dikkat çeken bir iddia geldi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir gün kendi yakın çevresinin öldüreceğini öne sürrek, “Yırtıcı hayvanlar yırtıcı hayvanları yutacak” dedi.

The Times’a göre bu yorumlar Ukrayna yapımı Year (Yıl) adlı bir belgeselde yer alıyor.

Bu ifadeler, Rus lider Putin’in halkına, Ukrayna’nın savaşı kazanması halinde bir ulus olarak hayatta kalamayacakları uyarısında bulunmasıyla aynı zamanda geldi.

Zelenski belgeselde, “Putin rejiminin kırılganlığının [Rus] devleti içinde hissedildiği bir an kesinlikle gelecek” dedi.

Ve o zaman yırtıcı hayvanlar yırtıcı hayvanları yutacak. Bir katili öldürmek için bir neden bulacaklar.

Ancak analistler, Putin’in yakın çevresindeki sertlik yanlılarının, konumlarını Putin’e borçlu oldukları için ona karşı hareket etmelerinin pek muhtemel görünmediğini söylüyor.

Putin yakın zamanda NATO’nun nükleer kapasitesini dikkate almaktan başka çaresi olmadığını iddia etmiş ve ABD liderliğindeki askeri ittifakı “eski Sovyetler Birliği ve Rusya’yı dağıtmayı” istemekle suçlamıştı.

Zelenski pazar günü yaptığı açıklamada, savaşın sona ermesinin bir adımının Kırım Yarımadası’nın Ukrayna’nın kontrolüne geçmesi olacağına inandığını ifade etti.

Ukraynalı lider Twitter’da şöyle yazdı:

Burası bizim toprağımız. Bizim halkımız. Bizim tarihimiz. Ukrayna bayrağını Ukrayna’nın her köşesine geri getireceğiz.

CIA Başkanı ise Putin’in, ordusunun Ukrayna’yı dize getirme kabiliyetine “fazla güvendiğini” söyledi. William Burns, Putin’in “zamanı kendi lehine kullanabileceğine, Ukraynalıları ezebileceğine, Avrupalı müttefiklerini yıpratabileceğine ve önünde sonunda siyasi yorgunluğun bastıracağına” inandığını ifade etti.

CBS’in Face the Nation programında konuşan Burns, “Putin bir noktada, Rusya’nın bazı en yoksul bölgelerine gelen tabutlarla birlikte, artan bedellerle de yüzleşmek zorunda kalacak” diye ekledi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Volodimir Zelenski Zorda: “Rusya’ya Karşı Harekete Geçin” Çağrısı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısına video konferansla bağlanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, sivil altyapıya yönelik hava saldırıları nedeniyle BMGK’yı Rusya’ya karşı harekete geçmeye ve sert tepki vermeye çağırdı.

Rusya’nın veto yetkisine sahip bir üye olması nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu çağrıya yanıt olarak herhangi bir adım atması beklenmiyor.

Rusya dün Ukrayna’ya çok sayıda füze atarak 10 kişinin ölümüne, nükleer santrallerin kapanmasına ve pek çok yerde su ve elektriğin kesilmesine neden oldu.

Zelenski BM Güvenlik Konseyi toplantısına video konferansla bağlanarak yaptığı konuşmada, “Sadece bir günde 70 füze düştü. Bu Rusya’nın terör formülüdür. Saldırılar enerji altyapımızı hedeflemektedir. Hastaneler, okullar, ulaşım ve yerleşim bölgeleri zarar gördü” dedi.

Zelenski ayrıca konuşmasında, Rusya’nın ülkesini hedef alan hava saldırılarına karşı dünyadan “çok sert bir tepki” beklediğini kaydetti.

“Rusya kışı silah olarak kullanıyor”

Rusya’nın veto yetkisine sahip bir üye olması nedeniyle BM Güvenlik Konseyi’nin bu çağrıya yanıt olarak herhangi bir adım atması beklenmiyor.

ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield de konseyde yaptığı konuşmada, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in “Ukrayna halkına büyük acılar çektirmek için kışı açıkça silah olarak kullandığını” söyledi.

Thomas-Greenfield, Putin’in “ülkeyi dondurarak boyun eğdirmeye çalışacağını” da sözlerine ekledi.

Rusya’dan Zelenski’nin katılımına itiraz

Rusya’nın BM Büyükelçisi Vasily Nebenzya ise Zelenski’nin video aracılığıyla toplantıya katılmasının konsey kurallarına aykırı olduğunu savundu.

“Ukrayna ile Batı’daki destekçilerinin pervasız tehdit ve ültimatomlarını reddettiğini” dile getiren Nebenzya,

Ukrayna’nın altyapısına verilen zararın Ukrayna hava savunma sistemleri tarafından ateşlenen füzelerden kaynaklandığını iddia etti. Rus elçi konuşmasında ayrıca, Batı’yı Kiev’e hava savunma füzeleri sağlamayı durdurmaya çağırdı.

Rusya’nın dünkü füze saldırılarının başkent Kiev’i de hedef aldığı bildirildi. Ukrayna İçişleri Bakanı Denys Monastyrsky yaptığı açıklamada, “Bugün yüksek katlı apartmanlara üç isabet aldık. Maalesef 10 kişi hayatını kaybetti” dedi.

Kiev valisi ise, 3 milyondan fazla insanın yaşadığı Kiev bölgesinde elektrik ve su kesintilerinin devam ettiğini kaydetti. Eksi 3 derece olan Kiev’deki kesintiler nedeniyle halkın günlük hayatını sürdürmede zorlandığı basına yansıyor.

Rusya geçen aydan bu yana düzenlediği füze saldırılarıyla Ukrayna’nın sivil enerji şebekesini hedef alıyor.

Moskova füze saldırılarının amacının Ukrayna’nın savaşma kabiliyetini zayıflatmak ve onu müzakereye zorlamak olduğunu söylüyor. Kiev ise altyapıya yönelik saldırıların savaş suçu teşkil ettiğini, kasıtlı olarak sivillere zarar vermeyi ve ulusal iradeyi kırmayı amaçladığını belirtiyor.

Paylaşın

Ukrayna Ziyareti Avrupa Basınında: Erdoğan İkili Oynuyor

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Lviv kentinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmenin yankıları sürüyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaş sırasında ilk defa dün Ukrayna’ya resmi bir ziyaret gerçekleştiren Erdoğan, üçlü görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Rusya’nın kontrolü altında olan Zaporijya Nükleer Santralindeki duruma dikkat çekmişti.

Dünkü görüşmeleri yakından takip eden Avrupa basını ise Zaporijya’da olası bir nükleer felaket konusunda uyarıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “çatışmanın çözüme kavuşturulması için daha fazla sarf edileceği” açıklamasına şüpheyle yaklaşıyor.

İngiltere’den İtalya’ya Avrupa basınında konuyla ilgili çıkan haberleri euro|topics’in derleme ve çevirisiyle aktarıyoruz…

“Erdoğan’ı barış elçisi gibi göstermek abartılı”

Avusturya’nın Salzburger Nachrichten gazetesi, Türkiye’nin arabuluculuk rolüne atıfla, “bu tertibin savaşı sonlandıramayacağını” belirtti:

“Ankara, tahıl anlaşmasıyla sembolik olanın ötesine geçerek arabuluculuk rolünü yerine getirebileceğini gösterdi.

Ancak Erdoğan’ı sırf bu yüzden bir barış elçisi olarak göstermek abartılı olur. Ukrayna’da ‘savaşa son vermek’ üzere görüşmelerin yapılmasını önermesi gerçekçi değil. Zira askeri gerçeklik, arabulucudan daha önemlidir. Ve bu gerçeklik şu anda Moskova’nın ülkede herhangi bir zafer pazarlayabilmesini imkânsız kılıyor.”

“İletişim kanalları daha da önem kazanacak”

Almanya’nın Süddeutsche Zeitung gazetesi, dünkü buluşmanın “barış yol açmasının pek olası gözükmediğini” kaydederek buluşmanın yine de “anlamlı” olduğunu yazdı, iletişim kanallarının önemini vurguladı:

“Savaş sürerken gerekli iletişim kanallarını açık tutmak açısından da önemli bu. Üstelik tahıl anlaşması, dehşetin ortasında dahi uzlaşıya varılabileceğini gösterdi. Zaporijya’da nükleer felaket riskini azaltmak için de acilen böyle bir uzlaşı yolu bulunması gerekiyor.

İletişim kanalları, barışa yönelik koşullar iyileştikçe daha da önem kazanacak. Ancak bu, Ukrayna’ya silah sevkıyatını azaltarak yapılmaz. Aksine, Putin Ukrayna’yı ne kadar zayıf görürse, savaş makinesini durdurmak için o kadar az nedeni olur.”

“Putin ve Erdoğan, kazan-kazan durumunda”

Belçika’nın De Tijd gazetesi, Ukrayna ziyaretinin Erdoğan’ın “ikili oynadığının bir göstergesi” olduğu görüşünü dile getirdi:

“Ekonomik sorunları önlemek için dışarıdan gelecek yardımlar memnuniyetle karşılanıyor ve Rusya da bunu sunmaya hazır. Bunun karşılığında da Türkiye sınırlarını insanlara ve ürünlere sonuna kadar açık tutuyor. Oligarklar ve yatları Türk limanlarına demirliyor.

Erdoğan, gelecek yıl seçimlerle gireceği için ikili oynuyor. Diplomat imajını güçlendirebilecek her şeyden istifade edecektir. Ancak Rusya’yla kurulan ekonomik bağlar da büyük öneme sahip. … Putin ve Erdoğan’ın bir kazan-kazan durumunda olduğu görülüyor.”

Savaş döngüsünü kırmak mümkün mü?

İtalya’nın Corriere della Sera gazetesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuk rolüne atıfta bulundu:

“Savaş döngüsünü kırmanın ve Moskova ile Kiev arasında ateşkese varılması konusunda somut müzakerelere başlamanın halihazırda gerçekten ne ölçüde mümkün olduğu belirsizliğini koruyor. Ama bugün bunu yapabilecek bir arabulucu varsa, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır. Üçlü buluşmanın arka planında yatan buydu.

Buğday konusu konuşuldu, Zaporijya bölgesindeki nükleer santralin çevresinde gerçekleşen çatışmaların sebep olabileceği dramatik durum tartışıldı; ancak görüşmenin odak noktasında, çatışmayı nispeten kısa bir süre içinde sona erdirme umudu vardı.”

“Batı tedirgin, Türkiye kazançlı”

İngiltere’nin The Independent gazetesi, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Erdoğan’ın “şimdiye kadar dengeyi tutturmakta başarılı olduğunu” yazdı:

“Türkiye bir yandan tahıl sevkiyatları başarısıyla diplomaside puan toplarken, diğer yandan da Batı’nın Moskova’ya yönelik uyguladığı yaptırımları görmezden gelerek durumdan istifade ediyor.

Rusya sermayesi ve Rusya vatandaşları ülkede ağırlanmaya devam ediyor, dolayısıyla da Kremlin dostane yaklaşımını sürdürüyor. Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı son sekiz yılın zirvesine çıktı ve Ankara’nın Ulaştırma Bakanı apaçık Rusya’ya yapılan araba satışlarındaki artış ile övünüyor.

Türkiye’nin Rusya’yla işbirliği çabaları Batı’yı tedirgin etmeye devam ederken, Kiev Erdoğan’ın bir muhatap kişi olarak üstlendiği rolü takdirle karşılıyor olabilir.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Volodimir Zelenski, Nobel Barış Ödülü’ne Aday Gösterildi

Bir grup Avrupalı ​​politikacı, Nobel Barış Ödülü’ne Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski’yi aday gösterdi. Barış Ödülü için bu yıl 251 kişi ile 92 kuruluştan oluşan 343 aday gösterilmişti.

Avrupa Parlamentosuna dahil politikacılar 31 Ocak’ta süresi biten adaylık sürecinin 31 Mart’a kadar uzatılması için Nobel Komitesi’ne bir mektup gönderdi.

Hollanda, İngiltere, Almanya, İsveç, Estonya, Romanya, Slovakya, Bulgaristan’dan 36 politikacı imzaladığı mektupta ödülün Ukrayna haklı için Zelenski’ye verilmesi gerektiğini savundu.

Politikacılar mektupta, Rusya’ya karşı sürmekte olan savaşın ortasında Ukrayna’nın cesaretini övdü ve Zelenski’nin adaylığının Ukrayna halkına verilen desteği simgeleyeceğini belirtti.

Süresi biten adaylık süreci için “prosedürden bir kopuş olduğunun farkında olduklarını” belirten politikacılar mektupta şöyle dedi:

“Tarihsel olarak benzeri görülmemiş olayların ışığında, Nobel Barış Ödülü Komitesini, Nobel Barış Ödülü için 2022 adaylık prosedürünü yeniden açmaya ve yeniden gözden geçirmeye saygıyla çağırıyoruz.”

Mektupta imzası bulunan politikacılar arasında Estonya eski Başbakanı Andrus Ansip, Belçika eski Başbakanı Guy Verhofstadt, Hollanda eski Dışişleri Bakanları Bernard Bot, Bert Koenders ve Maxime Verhagen gibi isimler var.

Nobel Komitesi daha önce aday başvuru süresini hiç uzatmamıştı. Barış Ödülü için bu yıl 251 kişi ile 92 kuruluştan oluşan 343 aday gösterilmişti.

Paylaşın