İktidar, Halkın Cebindeki Son Kuruşlara Da Çökme Peşinde!

İktidar, TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) yaz tatiline girmeden önce yasalaştırılmayı hedeflediği yeni vergi paketiyle, halkın cebinde kalan son kuruşlara da çökmeyi hedefliyor.

Yeni vergi paketiyle moto kuryelere yapılan ödemelerden, engelli araçlarına sağlanan istisnaların kısıtlanmasına ve yurtdışı çıkış harcının 1500 TL’ye çıkartılmasına kadar bir dizi düzenleme yer alıyor.

Bloomberg’in yasa teklifi ile ilgili çalışmalar hakkında doğrudan bilgi sahibi olan yetkililerden edindiği bilgiye göre, taslak aşamasındaki çalışmayla ilgili son düzenlemeler salı akşamı Cumhurbaşkanlığı’nda yapıldı.

Vergi paketiyle ilgili yasa teklifinin bayram tatili sonrasında Meclis’e sunulması ve TBMM yaz tatiline girmeden önce de yasalaştırılması hedefleniyor. Taslakta yer alan düzenlemelerle en az 226 milyar TL’lik bir ek gelir olanağı yaratılması öngörülüyor.

Taslak 1999 yılındaki iki depremden sonra hayata geçirilen vergi düzenlemesinden sonra bugüne kadarki en kapsamlı mali revizyonlardan biri olarak dikkat çekiyor.

Taslağa göre, OECD ve BEPS projesi kapsamında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 140 ülke tarafından onaylanan mutabakat metnine göre yıllık konsolide hasılatı 750 milyon euro eşiğini aşan çok uluslu işletme gruplarının düşük vergileme yapılan ülkelerdeki şube, iştirak ve işyerlerinin asgari bir tamamlayıcı vergilemeye tabi tutulması kararından hareketle bu şirketlere ek vergi getirilmesi öngörülüyor.

Bu kapsamda faaliyet gösterilen her bir ülke bazında belirlenen efektif vergi oranı yüzde 15’in altında olduğunda, o ülkede doğan karlara tamamlayıcı bir vergi uygulanacak. 2024 gelirlerine uygulanmak üzere ve 2025 yılında verilecek ayrı bir beyanname ile yürürlüğe girmesi öngörülen düzenlemeyle tahmini 40 milyar TL gelir etkisi bekleniyor.

Tasarıya göre Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları ve Gayrimenkul Yatırım Fonları’nın gayrimenkullerden elde edilen kazançlar dolayısıyla asgari kurumlar vergisi ödenmesi öngörülüyor. Mevcut kurumlar vergisi yasasına göre, yatırım fon ve ortaklıklarının kazançlarının tamamı kurumlar vergisinden istisna.

Düzenlemenin 1 Ocak 2025’ten itibaren elde edilen kazançlara uygulanması durumunda 7,2 milyar TL gelir etkisi olacağı tahmin ediliyor. Tam mükellef kurumlara ait olan ve 2 yıldan fazla süreyle elde tutulan BİST’te işlem görmeyen hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlara uygulanan gelir vergisi istisnası kaldırılıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada Borsaya yönelik taslak vergi çalışmasının yeniden değerlendirmek üzere bir süreliğine ertelediklerini duyurdu.

Taslakta kripto varlıkların vergilendirilmesine ilişkin olarak ise 2 farklı vergilendirme formülü öneriliyor. Bunlardan ilki, alım-satımlardan on binde 3 gibi bir oranda işlem vergisi uygulanması, diğeri de alım-satımdan elde edilen gelirden gelir vergisi alınması. Kripto varlıklara işlem vergisi getirilmesi durumunda yıllık vergi getirisinin 3,7 milyar TL olacağı öngörülüyor.

Asgari kurumlar ve asgari gelir vergisi

Taslakta bazı AB ve OECD ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de asgari kurumlar vergisi uygulaması öngörülüyor. Bu vergi, tahakkuk eden kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde 10’u olarak hesaplanan asgari vergiden veya beyan edilen hasılatın yüzde 2’si matrah kabuledilerek kurumlar vergisi oranında hesaplanan asgari vergiden, yüksek olanından az olamayacak. 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere başlanılacak olan uygulama ile 2025 yılı için ilave 90 milyar TL yıllık gelir etkisi öngörülüyor.

Çalışmada, ticari, zirai ve serbest meslek faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeye mecbur olan mükellefler için asgari gelir vergisi uygulaması getirilmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanına bu kapsamda belirlenecek oranı, sektörleri, iş gruplarını ve iş türleri bazında her bir kazanç türü itibarıyla artırma ve azaltma yetkisi verilecek. Uygulamaya 2025’ten itibaren geçilmesi durumunda yıllık 37,4 milyar TL gelir etkisi öngörülüyor.

Taslakta, yap-işlet-devret ve kamu-özel işbirliği (KÖİ) ile yapılan projeler kapsamında elde edilen kazançların vergisinin de artırılması planlanıyor. Bu oranın yüzde 25 yerine yüzde 30 olarak uygulanmasının bugün itibarıyla 44 mükellefi ilgilendirdiği ve yeni uygulamanın 557 milyon TL kurumlar vergisi etkisi oluşturacağı belirtiliyor.

Esas faaliyet konusu kıymetli maden alım satımı olmayan işletmeler, yatırım amaçlı olarak altın, gümüş, platin gibi kıymetli madenleri satın alıyor ve aktiflerine kaydedebiliyor. Bunlara ilişkin değer artışları satış aşamasına kadar vergilendirilmiyor. Taslakta bu madenler ile mevduat hesaplarının, Döviz ve döviz hesaplarında olduğu gibi borsa rayici ile değerlenmesi, bu değerleme sonucu, geçici vergi dahil hesap dönemleri itibarıyla değerleme farklarının vergilendirilmesi öngörülüyor. Bankacılık sisteminde kıymetli madenlere dayalı hesapların büyüklüğünün 852 milyar TL olduğu, bunun 52,7 milyar TL’sinin ticari işletmelerin olduğu öngörülüyor.

Kurumların aktiflerinde iki yıldan fazla bulunan iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazançların yüzde 75’i kurumlar vergisinden istisna tutuluyor. Taslakta bu oranın yüzde 25’e indirilmesi öngörülüyor. İştirak hissesi satış ve devirlerinde uygulanan istisnaların, yeni iktisap edilen iştirak hisselerine yönelik olarak kaldırılması planlanıyor. Mevcut istisna oranının yüzde 25’e düşürülmesinin 2023 yılındaki gerçekleşme oranında satış yapıldığı varsayımıyla 2024 yılında 15 milyar TL vergi etkisi oluşturacağı hesaplanıyor.

Taslakla deniz taşıma araçlarına limanlarda verilen hizmetlere uygulanan KDV istisnasının kapsamı da daraltılıyor. 2023 yılında toplam işlem bedelinin 236,6 milyar TL olduğu, istisnanın kapsamının daraltılmasıyla toplam etkinin 5,4 milyar TL olacağı tahmin ediliyor.

Ulusal güvenlik kuruluşlarının ihtiyaçları için yapılan birçok alım KDV’den istisna tutuluyor. Taslak çalışmayla bazı alımların ithal yapılması durumunda istisnanın daraltılması öngörülüyor.

Mevzuata göre, altın, gümüş, platin arama, işletme, zenginleştirme ve petrol arama faaliyetlerine lişkin olmak üzere, bu faaliyetleri yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin yapılan teslim ve hizmetler de KDV’den istisna tutuluyor. Çalışma bu istisnaların da daraltılmasını ve böylece 911 milyon TL’lik vergi etkisi oluşturmasını öngörüyor.

Aynı şekilde limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları, limanlar ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini fiilen kendisi yapan veya yatıran mükelleflerle genel bütçeli idarelere de çeşitli KDV istisnaları sağlanıyor. Bu alanda yapılacak daraltmayla da yıllık 1,7 milyar TL gelir bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi paketi ile ilgili Bloomberg’in sorusu üzerine çalışmalara ilişkin yorum yapmadı.

Vatandaşı doğrudan ilgilendiren düzenlemeler

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından üzerinde çalışmaları süren yeni vergi paketiyle moto kuryelere yapılan ödemelerden, engelli araçlarına sağlanan istisnaların kısıtlanmasına ve yurtdışı çıkış harcının 1500 TL’ye çıkartılmasına kadar bir dizi düzenleme yer alıyor.

Bloomberg’in yasa teklifi ile ilgili çalışmalar hakkında doğrudan bilgi sahibi olan yetkililerden edindiği bilgiye göre taslak aşamasındaki düzenlemede vatandaşı ilgilendiren düzenlemelerden bazıları şöyle:

Türkiye’de 2024 yılı için hesaplanması gereken ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil satış bedeli 1 milyon 591 bin TL’nin altında olan binek otomobiller, engellilik derecesi yüzde 90 veya daha fazla olanlar için 5 yılda bir kez olmak üzere ÖTV’den muaf tutuluyor.

Hazine çalışmasına göre, bu satışlar nedeniyle vazgeçilen ÖTV tutarı 2024’te 54,8 milyar TL, KDV tutarı da 10,9 milyar TL. 2024 yılının ilk 5 ayında satılan araçların yaklaşık yüzde 30’u bu şekilde satıldı. Taslak çalışmada istisnadan yararlanma süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkartılması ve taşıtların veraset yoluyla intikalinde istisnaya konu vergilerin mirasçılar tarafından ödenmesi öngörülüyor.

Yurt dışı çıkış harcı bugün itibarıyla 150 TL olarak uygulanıyor. Taslak çalışmada, bunun 1500 TL’ye çıkartılması, harcın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması öngörülüyor. Taslakta 2023 yılında 8,7 milyon kişinin harç ödeyerek yurt dışına çıktığı, 2024’te bu sayının gerçekleşmesi halinde yıllık gelir etkisinin 12,6 milyar TL olacağı hesaplandı.

Ticari kazanç mükellefi olan 126 bini aşkın moto kuryelere bu hizmetleri karşılığı yapılan ödemelerden yüzde 15 oranında tevkifat yapılması ve bir takvim yılı içinde elde ettikleri gelirlerin tarifenin dördüncü dilimini aşmaması halinde tevkifatın nihai vergileme olması, aşması halinde ise beyanname verilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeden beklenen gelir etkisi 3,9 milyar TL.

Taslakla serbest meslek erbabı ile ticaret erbabının bir ayda 3, yılda da toplam 12 kezden az olmamak üzere yapılacak yoklamalarla günlük hasılatlarının tespit edilmesi, mükellef tarafından beyan edilen hasılat ile yoklamalarda tespit edilen hasılat arasında bir fark bulunması halinde mükellefin izaha davet edilmesi öngörülüyor. Bunun yeterli görülmemesi halinde de yapılmış hasılat tespitleri esas alınarak vergi dairesi tarafından re’sen tarhiyat yapılması ve vergi incelemesi başlatılması planlanıyor.

Taslak çalışmada, vergi usulsüzlüklerine uygulanacak cezaların da artırılması öngörülüyor. Bu kapsamda kesilecek yeni ceza tutarı ve tahsilat gerçekleşmelerinin tahmini 2 milyar TL olması hedefleniyor. Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin altyapı ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşaasına ilişkin süreçlerde uygulanan KDV istisnalarının da daraltılması planlanıyor. Bu çalışmanın etkisinin de 616 milyon TL olacağı tahmin ediliyor.

Gelir vergisi kanununa göre, gayrimenkullerin, hakların, gemi ve gemi paylarının iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde satılması halinde elde edilen değer artışı kazançları vergiye tabi. Düzenlemeyle 5 yıllık istisna süresi sadece bir konut için uygulanacak. 2023 yılına ilişkin olarak 12 binden fazla mükellefin 4,4 milyar TL matrah üzerinden 1,2 milyar TL vergi ödediği hesaplandı. Bu düzenlemenin nasıl bir gelir etkisi oluşturacağı izleyen dönemlerde ortaya çıkacak.

Serbest bölgelerdeki üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançların tamamı, üretilen ürünlerin yurt içine ya da yurt dışına satılıp satılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisinden istisna. Yeni düzenlemeyle serbest bölgelerde faaliyet gösteren kurumların ihracattan elde ettikleri kazançların istisna olması, yurtiçine yaptıkları satışlardan elde edilen kazançlara tanınan istisnanın kaldırılması planlanıyor. Bu adımın da tahmini gelir etkisinin 7 milyar TL olacağı tahmin ediliyor.

Paylaşın

Kurban Bayramı’ndan Sonra İki Yeni Vergi Geliyor

Ekonomi yönetimi vergi gelirlerini artırmak için hazırladığı programı Kurban Bayramı sonrası açıklayacak. Programla birlikte komuoyu iki yeni vergiyle tanışacak: Asgari Kurumlar Vergisi ve Asgari Gelir Vergisi.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, ekonomi yönetiminin haftalardır üzerinde çalıştığı vergi paketine ilişkin edindiği bilgileri köşesine taşıdı. Babacan’ın aktardığına göre; Son rötuşları tamamlanan vergi paketindeki ana unsurlar şöyle:

“Vergi paketinin iki önemli unsuru olacak. Asgari Kurumlar Vergisi ve Asgari Gelir Vergisi. Asgari kurumlar vergisi, Türkiye’de faaliyette bulunan çok uluslu şirketlerden yüzde 15 oranında asgari kurumlar vergisi alınması yönünde düzenlenecek. Benzer nitelikteki Türk firmalarından da alınacak. Hangi koşullarda Türk firmalardan Asgari Kurumlar Vergisi alınacak. Düzenlemeye göre firmalar, istisnalardan yararlansalar bile en az yüzde 15 kurumlar vergisi ödeyecek. Stratejik yatırımlara ilişkin vergi avantajları ise devam edecek.

Asgari Gelir Vergisi uygulaması, bu daha çok serbest meslek mensuplarını ilgilendirecek. Özellikle, doktor, diş hekimi, mali müşavir gibi meslekleri olanlardan yıllardan beri vergi ödemeyenler olduğu iddia ediliyor. Bir nevi peşin vergi alınacak. Bir alt sınır belirlenecek. Her durumda belli oranda asgari bir gelir vergisi ödenecek. Yıl sonunda duruma göre mahsuplaşma yapılacak.

AKP yöneticileri, “20 yıldır faaliyetleri olup sürekli zarar gösterenler var. Zarardaysa bir işletme 20 yıl niye çalışsın? Bir doktorun, diş hekiminin gelir elde etmediğini düşünebilir misiniz? Vergi kaçağı var bu alanda. Yaptığımız etki analizinde bunu gördük. Her ne olursa olsun, getirecek vergisini peşin ödeyecek. Sonra yaptığı bir gider varsa, bu vergiden düşecek, belgelendirecek” dediler.

Bu arada açıklanan tasarruf paketindeki bazı uygulamalar için yasa gerekiyor. Vergi paketinin içinde olması öngörülen düzenlemeler için ayrı bir teklif hazırlanmasına karar verildi. Ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtların tasfiye edilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yetki verilecek. Bakanlık tüm kamu araçlarının tasfiyesini üstlenecek. Bunların satışı, ihalesi gibi konular bu yasayla düzenlenecek. Teklifte, defterdarlıklar ile vergi dairelerinin tek çatı altında toplanmasına yönelik bir düzenleme de olacak. Defterdarlık adı altında toplanacak.”

Paylaşın

Kullanılmayan Konutlara “Yeni Vergi” Yolda

Türkiye genelinde kullanılmayan konutlara yeni vergi düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Bu doğrultuda kullanılmayan konutların bölge bölge haritası çıkarılacak, kullanılmayan evlerin vergileri artırılacak.

Türkiye gazetesinden Necmi Çiçekçi’nin haberine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı konut sektörünü de kapsayacak şekilde yeni vergi düzenlemeleri üzerinde çalışıyor.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulan taslağa göre; emlak vergileri ve tapu harçları artık gayrimenkullerin emlak vergisine esas değeri (belediye rayici) değil bölgesel rayiç bedeli üzerinden tahsil edilecek. Bu yolla gayrimenkullerden gelir elde edilmesi hedefleniyor.

Konutların bölge bölge haritası çıkarılacak

Kulis bilgiye göre, bu hedefin sağlanması için taşınmazların değerlerine yönelik veriler ile mülkiyet bilgilerinin tutulmasına yönelik Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi’ne entegre bir gayrimenkul değer bilgi merkezi kurulacak.

Tapudaki işlemler bu merkezdeki bilgilere ve taşınmazla ilgili ekspertiz raporuna dayanılarak yapılacak. Bölgesel olarak rayiç bedel tespit edilerek, tapu harcı ödemeleri ve emlak vergisi ödemeleri bu bedel üzerinden gerçekleştirilecek. Söz konusu uygulama yeni düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihten sonra tapuda yapılacak işlemleri kapsayacak.

Ankara kulislerinde konuşulan bir diğer konu ise kullanılmayan konutlar. Türkiye genelinde kullanılmayan konutlara yeni vergi düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Bu doğrultuda kullanılmayan konutların bölge bölge haritası çıkarılacak, kullanılmayan evlerin vergileri artırılacak.

Paylaşın

SPK Harekete Geçti: Kripto Paralara İki Ayrı Vergi Geliyor

Prof. Dr. Murat Batı, kripto paralar için Gider Vergileri Kanunu’na bir tür işlem vergisinin ekleneceğini diğer yandan Gelir Vergisi Kanunu’nun 75.’inci maddesi uyarınca Menkul Sermaye İradı olarak değerlendirilen kripto paranın stopaj yani vergi kesintisi yoluyla vergilendirileceğini söyledi.

Vergi mevzuatı düzenlemesi için öncelikle Sermaye Piyasası Kurulu’nun sermaye piyasaları açısından yasal sınırları belirleyeceği düzenleme beklenecek. Gelir İdaresi Başkanlığı, kripto paraya birisi şu anda oranı yüzde 5 olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) gibi düşük oranlı bir işlem vergisi getirmeyi planlıyor.

Kripto paralara vergi konusu tüm dünyada tartışılıyor. Başta ABD olmak üzere büyük devletlerin vergi almaya başlaması başta dolar ve Euro olmak üzere rezerv paralar için tehdit oluşturan kripto varlıklardan vergi alınması için öncelikle tanımlanması gerekiyor.

ABD gibi ülkelerde yasadışı yolla bile olsa elde edilen kazancın vergisi kişisel olarak beyanname ile beyan edilip ödendiği için kripto paradan elde edilen gelir kısmi de olsa vergileniyor. Ancak Türkiye gibi kişisel beyanname ile vergisini ödemediği (çalışanların iş yeri bu işlemi yapıyor) ülkelerde bu alandan elde edilen gelir neredeyse hiç vergilenmiyor.

Türkiye’de kripto paralar Merkez Bankası tarafından yayımlanan yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına dair Yönetmelik’te kripto varlık; itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlık şeklinde tanımlandı.

Habertürk’ten Rahim Ak’ın haberine göre, konuyla ilgili Sermaye Piyasası Kurulu da bir çalışma yaparken kripto varlıkların yasalarla düzenlenmesinin diğer tarafı Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı da önemli bir çalışma yürütüyor.

Çalışmaya dair ilk haberi Ondokuzmayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Batı sosyal medyadan duyurdu. Batı, kripto için Gider Vergileri Kanunu’na bir tür işlem vergisinin ekleneceğini diğer yandan Gelir Vergisi Kanunu’nun 75.’inci maddesi uyarınca Menkul Sermaye İradı olarak değerlendirilen kripto paranın stopaj yani vergi kesintisi yoluyla vergilendirileceğini yazdı.

Konunun ayrıntıları ile neyin nasıl olacağı ise merak ediliyor. Öncelikle vergi mevzuatı düzenlemesi için Sermaye Piyasası Kurulu’nun sermaye piyasaları açısından yasal sınırları belirleyeceği düzenleme beklenecek. Gelir İdaresi Başkanlığı, kripto paraya birisi şu anda oranı yüzde 5 olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) gibi düşük oranlı bir işlem vergisi getirmeyi planlıyor.

Paylaşın

Ekonomik Krizin Faturası Dönüp Dolaşıp Vatandaşa Kesiliyor

Seçimlerden sonra TBMM’ye vergi torbası gelmesi bekleniyor.  Bu yıl devletin almaktan vazgeçeceği vergi ve gelirlerin toplamı 947 milyar lirayı aşıyor. Bu kaynağın yarısının toplanmasına karar verilmesi halinde vatandaşın cebinden yaklaşık 500 milyar lira çıkması ve devletin kasasına girmesi öngörülüyor.

Ayrıca yüzde 20’nin altında kalan ürün ve hizmetlerin KDV oranları ile ÖTV’de yapılacak artışların da etkisiyle seçimlerden sonra vatandaşın üzerine yeni zamlar yağması bekleniyor. Çünkü alınmayan KDV’ler alınmaya başladığında ya da yüzde 1 ile 10 uygulanan mal ve hizmetlerin KDV’si arttırıldığında, fatura dönüp dolaşıp nihai tüketiciye, yani vatandaşa çıkıyor.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre; İktidarın bütçe giderlerini karşılayabilmek için seçimlerden sonra Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) başta olmak üzere birçok vergide değişikliğe gideceği ifade edildi. Ayrıca devletin almaktan vazgeçtiği ya da iade ettiği vergi ve gelirlerin bir kısmının da tahsilatına başlanacağı belirtildi.

Tüm bunlar için seçimlerden sonra TBMM’ye vergi torbası gelmesi bekleniyor.  Bu yıl devletin almaktan vazgeçeceği vergi ve gelirlerin toplamı 947 milyar lirayı aşıyor. Bu kaynağın yarısının toplanmasına karar verilmesi halinde vatandaşın cebinden yaklaşık 500 milyar lira çıkması ve devletin kasasına girmesi öngörülüyor.

“Fatura dönüp dolaşıp vatandaşa çıkıyor”

Ayrıca yüzde 20’nin altında kalan ürün ve hizmetlerin KDV oranları ile ÖTV’de yapılacak artışların da etkisiyle seçimlerden sonra vatandaşın üzerine yeni zamlar yağması bekleniyor. Çünkü alınmayan KDV’ler alınmaya başladığında ya da yüzde 1 ile 10 uygulanan mal ve hizmetlerin KDV’si arttırıldığında, fatura dönüp dolaşıp nihai tüketiciye, yani vatandaşa çıkıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, muafiyet ve istisna sağlanan vergi ve gelirleri incelemeye aldıklarını, muafiyet ile istisnaların bir bölümünü kaldıracaklarını söyledi. Bu yıl devletin ret ve iade edeceği 947 milyar liranın 928 milyar lirasını vergiler, vergilerin de 844 milyarını KDV oluşturuyor.

Altın, gümüş, platin arama faaliyetleri ile külçe altın ve gümüş ile elmas ve pırlanta gibi kıymetli taşların ithali ve borsada el değiştirmesinden KDV alınmıyor. Liman ve havaalanı yapanlarla dini tesis yapanlar, bağışlayanlar da KDV’den muaf. Daha yüzlerce muafiyet alanı bulunuyor.

Türkiye’de KDV’de muafiyet ve istisnalar dışında yüzde 1, yüzde 10 ve yüzde 20’lik oranlar uygulanıyor. İktidarın, temel gıda maddelerinden oluşan yüzde 1’lik gruptaki bazı ürünlerin KDV’sini yüzde 10’a, yüzde 10 olan giyim, atık su, köprü ve otoyol geçiş ücretleri gibi bazı mal ve hizmetlerin KDV’sini de yüzde 20’ye çıkarması bekleniyor.

Ayrıca düşük oranlı ÖTV mal ve hizmetlerde oran artışı da beklenen önlemler arasında yer alıyor. ÖTV ve KDV artışıyla vatandaşın vergi yükünün daha da ağırlaşması bekleniyor.

Paylaşın

2024 Yılında Toplanacak Her 100 Lira Verginin 17 Lirası Faize Gidecek

Faiz harcamalarının 2024’te artması bekleniyor. Türkiye 2003-2023 arasında faize 563 milyar dolar ödedi. 2023’te 28,4 milyar dolara ulaşan faiz ödemesi 2011 yılından bu yana yıllık en yüksek değer oldu.

2023’te iktidarın topladığı 100 lira verginin 15 lirası faize gitti. 2024 yılında toplanacak vergilerin de en az 17 lirası faize gidecek.

“Yeni ekonomi modeli” sonrası rasyonel zemine dönmeye çalışan Türk ekonomisi için 2023 yılı birçok önemli göstergede son 20 yılın en kötü dönemi oldu. İktidarın beklentisine göre 2024 yılı daha da zor olabilir.

Merkezi yönetim bütçesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı 2023 yılında yüzde 78,7’ye kadar düştü. 2024’te planlanan beklenti ise yüzde 75,9’a kadar düşmesi. Bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının 2023 yılında yüzde 5,4 gerçekleşmesi bekleniyor. 2024’te bunun yüzde 6,4’a yükseleceği tahmin ediliyor.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB) ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın (HMB) verilerine göre AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılının sonunda merkezi yönetim bütçesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı yüzde 66,4 idi. AK Parti iktidarının yaptığı ilk bütçe olan 2003 sonunda ise bu oran yüzde 71,5’e çıktı.

Bu oran 2004’te yüzde 80,8’e çıkarak önemli bir toparlanmanın başlangıcı oldu. 2009’daki yüzde 80,3 dışında bu oran 2003 yılına kadar hiç yüzde 85’in altına düşmedi.

2003’te gelirlerin giderleri karşılama oranı yüzde 78,7 oldu. Bu oran 2004-2023 yılını kapsayan son 20 yıldaki en düşük değer olarak kayıtlara geçti.

2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa göre merkezi yönetim bütçesi gelirleri 8 trilyon 353 milyar 29 milyon 549 bin; giderleri ise 11 trilyon 7 milyar 879 milyon 53 bin lira öngörülüyor.

Böylece gelirlerin giderleri karşılama oranı yüzde 75,9’a kadar düşecek. Bu beklentinin ne kadar gerçekleşeceği ise yıl sonunda ortaya çıkacak.

2002 yılında yüzde 11,1 olan bütçe açığının GSYH’ye oranı, 2003 yılından itibaren alınan tedbirlerle azalarak 2006 yılında yüzde 0,6 seviyelerine kadar düştü. Küresel krizin etkisiyle 2009 yılında yüzde 5,2’ye çıkan bütçe açığının GSYH’ye oranı 2022 yılında yüzde 1 olarak gerçekleşti.

2023 yılı verileri henüz resmen netleşmedi. Eylül 2023’te yayımlanan Orta Vadeli Program’da bu oran yüzde 6,4 olarak öngörülmüştü. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz bütçe kanunu görüşmelerinde bu oranın yüzde 6’nın altında gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) hesabına göre ise bütçe açığının OVP’de hedeflenen 2023 GSYH’sine oranı yüzde 5,4 civarında olacak. Cevdet Yılmaz 2024 yılındaki oranın da yüzde 6,4 olarak tahmin ettiklerini açıkladı.

Faiz giderleri 2024’te artacak

Faiz harcamalarının 2024’te artması bekleniyor. Türkiye 2003-2023 arasında faize 563 milyar dolar ödedi. 2023’te 28,4 milyar dolara ulaşan faiz ödemesi 2011 yılından bu yana yıllık en yüksek değer oldu.

2023’te iktidarın topladığı 100 lira verginin 15 lirası faize gitti. 2024 yılında toplanacak vergilerin de en az 17 lirası faize gidecek.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

“Yılbaşından Sonra Vergilere Yüzde 60 Zam Gelecek” İddiası

2024 başında çeşitli vergi, ceza, harç ve ücretlere uygulanacak yeniden değerleme, başka bir ifadeyle zam oranı, 3 Kasım’da Ekim 2023 enflasyon verileri açıklandığında netleşecek.

Yurt içi üretici enflasyonunun eylül sonu itibarıyla düzeyi, yılbaşından geçerli olacak yeniden değerleme oranının yüzde 60 dolayında olacağını gösteriyor. Buna göre gelecek yıl çeşitli vergi, ceza, harç ve ücretler 2023’teki kadar olmasa da yine yüksek oranda artacak.

2024’ün başında vergiler, ekim sonundaki 12 aylık ortalama Yİ-ÜFE (yurtiçi üretici enflasyonu) artışı kadar olan yeniden değerleme oranında artırılacak.

Maktu vergiler ile ceza, harç ve ücretler, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesine göre her yılın başında, ‘yeniden değerleme oranı’ kadar artırılıyor.

Dünya Gazetesi yazarı Naki Bakır’ın haberine göre, emlak vergisi, MTV, trafik cezaları, ehliyet ve pasaport harçları ve araç muayene ücretleri gibi yurttaşı yakından ilgilendiren vergiler yüzde 60’a yakın oranda zamlanacak.

Naki Bakır’ın yazının ilgili kısımları şöyle: Her yıl ekim ayı sonu itibarıyla yurtiçi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) son on iki aylık ortalamasında bir önceki on iki aylık dönemin ortalamasına göre meydana gelen artış, izleyen yılda uygulanacak yeniden değerleme oranını veriyor.

2024 başında çeşitli vergi, ceza, harç ve ücretlere uygulanacak yeniden değerleme oranı, 3 Kasım’da Ekim 2023 enflasyon verileri açıklandığında netleşecek. Yİ-ÜFE’nin eylül sonu itibarıyla düzeyi, yılbaşından geçerli olacak yeniden değerleme oranının yüzde 60 dolayında olacağını gösteriyor.

Buna göre gelecek yıl çeşitli vergi, ceza, harç ve ücretler 2023’teki kadar olmasa da yine yüksek oranda artacak.

Ekimde aylık yüzde 5’in üzerindeki üretici fiyat artışı olasılığında ise yeniden değerlemeyi veren on iki aylık ortalamalara göre Yİ-ÜFE artışı bunun da üzerinde gelecek ve Cumhurbaşkanı yetkili olduğu alanlarda indirim-artırım yetkisini kullanmazsa 2024 başında ilgili kalemlerdeki yükümlülükler bu oranda artırılacak.”

Paylaşın

İki Yılda Akaryakıttan Alınan Vergi Yüzde 700 Arttı

Vergi uzmanı Ozan Bingöl, “Tarih 13 Eylül 2021 Ankara merkezde motorinin litre satış fiyatı 7,33 lira. Bunun 1,95 lirası ÖTV ve KDV. Yani o gün 45 litrelik bir depo motorin için 87,75₺ vergi ödeniyordu! Tarih 13 Eylül 2023 Ankara merkezde motorinin litre satış fiyatı 40,54₺. Bunun 13,80 lirası ÖTV ve KDV. Bugün 45 litrelik bir depo motorin için 621₺ vergi ödeniyor!” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ödenen vergi miktarındaki iki yıllık artış 7 kat, yani yüzde 700! Ama bizler ek MTV’ye gösterdiğimiz tepkinin yarısını bile yılda üç ek MTV kadar daha fazla akaryakıt vergisi ödemeye göstermiyoruz.

Çünkü dolaylı vergilerde, verginin ödeyicisi ile mükellefi ayrışır ve bu ayrışma nedeniyle verginin psikolojik baskısı daha az hissedilir, vatandaşın tepkisi düşük olur ve toplumda da vergi bilincinin gelişmesine engeldir.”

Ozan Bingöl, açıklamasının devamında, “Ülkeyi yönetenler başta bu nedenle olmak üzere, hem kolay ve zahmetsiz olması nedeniyle, hem hızlı tahsilat nedeniyle, hem de enflasyonist ortamlarda gelirlerinin artması nedeniyle dolaylı vergileri çok severler. -Bizler daha çok vergi öderiz, onlar daha çok harcama yaparlar….” ifadelerini kullandı.

Akaryakıt fiyatları doğrudan gelen zamların yanı sıra bir de vergi zamları nedeniyle katlanıyor. Akaryakıt zamları, girdi maliyetleri ve tüketim maddelerinin fiyatlarını doğrudan etkileyerek piyasada fiyat dengesinde önemli bir rol oynuyor.

Vergi uzmanı Ozan Bingöl, akaryakıta peş peşe gelen büyük zamların ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bingöl, paylaşımında tarih tarih akaryakıt ve vergi oranlarını vererek şu değerlendirmeleri yaptı:

“Tarih 13 Eylül 2021 Ankara merkezde motorinin litre satış fiyatı 7,33₺. Bunun 1,95 lirası ÖTV ve KDV. (O dönem eşel mobil sistemi uygulandığından litrede ÖTV 0,84₺) Yani o gün 45 litrelik bir depo motorin için 87,75₺ vergi ödeniyordu!

Tarih 13 Eylül 2023 Ankara merkezde motorinin litre satış fiyatı 40,54₺. Bunun 13,80 lirası ÖTV ve KDV. Bugün 45 litrelik bir depo motorin için 621₺ vergi ödeniyor! Ödenen vergi miktarındaki iki yıllık artış 7 kat, yani %700!

Ama bizler ek MTV’ye gösterdiğimiz tepkinin yarısını bile yılda üç ek MTV kadar daha fazla akaryakıt vergisi ödemeye göstermiyoruz. Çünkü dolaylı vergilerde, verginin ödeyicisi ile mükellefi ayrışır ve bu ayrışma nedeniyle verginin psikolojik baskısı daha az hissedilir, vatandaşın tepkisi düşük olur ve toplumda da vergi bilincinin gelişmesine engeldir.

Ülkeyi yönetenler başta bu nedenle olmak üzere, hem kolay ve zahmetsiz olması nedeniyle, hem hızlı tahsilat nedeniyle, hem de enflasyonist ortamlarda gelirlerinin artması nedeniyle dolaylı vergileri çok severler. Bizler daha çok vergi öderiz, onlar daha çok harcama yaparlar….”

Paylaşın

Birleşik Arap Emirlikleri’ne Vergi Muafiyeti; Resmi Gazete’de Yayınlandı

Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) vergi istisnası Resmi Gazete’de yayınlandı. Resmi Gazete’deki listeye göre bu ülkeden gelecek tavuktan yumurtaya, sebzeden baklagillere, yağlardan sütlere kadar birçok üründe belli bir miktara kadar vergi alınmayacak.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) menşeli tarım ve sanayi ürünlerine vergi muafiyeti getirilmesi yönündeki kararı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Tarım ürünleri ile ilgili kararnamede, “Ekli ‘Birleşik Arap Emirlikleri Menşeli Bazı Tarım Ürünlerinin İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulmasına; 1567 sayılı Kanunun 1’inci, 474 sayılı Kanunun 2’nci, 3283 sayılı Kanunun 2’nci, 4458 sayılı Kanunun 16’ncı, 22’nci ve 55’inci maddeleri ile 2976 sayılı Kanun ve 7449 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir’ denildi.

Sanayi ürünleriyle ilgili kararnamede ise, “Ekli ‘Birleşik Arap Emirlikleri Menşeli Bazı Sanayi Ürünlerinin İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulaması Hakkında Karar’ın yürürlüğe konulmasına; 1567 sayılı Kanunun 1 inci, 474 sayılı Kanunun 2 nci, 3283 sayılı Kanunun 2’nci, 4458 sayılı Kanunun 16’ncı, 22’nci ve 55’inci maddeleri ile 2976 sayılı Kanun ve 7449 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Tarife kontenjanı çerçevesinde yapılacak ithalatta gümrük vergisi alınmayacak. Bunun dışında yapılacak ithalatta ise söz konusu maddeler için tespit edilen gümrük vergisi uygulanacak. Resmi Gazete’deki listeye göre BAE’den gelecek tavuktan yumurtaya, sebzeden baklagillere, yağlardan sütlere kadar birçok üründe belli bir miktara kadar vergi alınmayacak.

Paylaşın

“Konuta Ek Vergi Geliyor” İddiası

Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükdüman, “Emlak vergileriyle ilgili yeni düzenlemelerin yapılacağı, alım satımlarda gerçek piyasa değeri üzerinden vergileme yapılabilmesi için bir takım mekanizmalar üzerinde çalışıldığı haberlerine ulaştık” dedi ve ekledi:

“Her alım satımın bir şekilde ekspertiz raporuna bağlanması söz konusu olabilir. Önümüzdeki yıl başından itibaren gayrimenkul sektöründe alım satımlarda yeni bir vergi uygulamasıyla karşı karşıya gelme ihtimalimiz çok kuvvetli.”

Ahmet Büyükdüman, Meclis’in açılmasıyla beraber bu konuda adım atılabileceğini, 2024’ten itibaren gayrimenkul sektöründeki alım satımlarda yeni bir vergi uygulamasıyla karşı karşıya kalabileceğimizi söyledi.

Mesele Ekonomi YouTube kanalında değerlendirmelerde bulunan Büyükdüman, şunları kaydetti:

“İçinde bulunduğumuz makroekonomik koşullar, bütçe açıkları, kur korumalı mevduat ödemeleri vs… merkezi hükûmetin vergi gelirlerini tabana yayma, doğrudan vergi gelirlerini artırma hedeflerini her gün duyuyorsunuz.

Bu çerçevede Meclis açıldığı zaman gündeme gelmek üzere bir torba kanunda çalışma yapıldı. Bu torba kanun ile emlak vergileriyle ilgili yeni düzenlemelerin yapılacağı, alım satımlarda gerçek piyasa değeri üzerinden vergileme yapılabilmesi için bir takım mekanizmalar üzerinde çalışıldığı haberlerine ulaştık. Her alım satımın bir şekilde ekspertiz raporuna bağlanması söz konusu olabilir.

Önümüzdeki yıl başından itibaren gayrimenkul sektöründe alım satımlarda yeni bir vergi uygulamasıyla karşı karşıya gelme ihtimalimiz çok kuvvetli.”

Paylaşın