Türkiye’de Gıda Fiyatları 34 Aydır Yükseliyor

Ağustos 2020 – Haziran 2023 arasını kapsayan son 34 ayda gıda fiyatları dünyada yüzde 28 artarken Türkiye’de yüzde 266 artı. 2004 başından bu yana Türkiye’de yıllık gıda enflasyonu oranına baktığımızda Kasım 2021’e kadar yüzde 30’u aşmadığı görülüyor.

Dünya genelinde gıda fiyatları son 15 ayda sadece Nisan 2023’te yükselirken diğer tüm aylarda düşüş gösterdi. Türkiye’de ise gıda fiyatları Eylül 2020’den bu yana artmaya devam ediyor.

Türkiye’de resmi yıllık enflasyon mart ayında yüzde 38, gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 54 oldu. Dünyada gıda fiyatları aynı dönemde yüzde 21 düşerken Avrupa Birliği genelinde yüzde 15 artış gösterdi. Türkiye’de ise gıda fiyatları 34 aydan bu yana aralıksız artıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıkladığı Küresel Gıda Fiyat Endeksi son 15 ayda bir kez yükseldi.

Gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülkeler hangisi? Dünyada ve Avrupa’da gıda enflasyonu ne kadar artıyor?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) Haziran 2023’te ayında yüzde 38 oldu. On iki aylık ortalamalara göre ise enflasyon yüzde 60 gerçekleşti.

TÜİK’e göre gıda fiyatları son bir yılda yüzde 54 artış gösterdi. FAO’nun Küresel Gıda Fiyat Endeksi ise aynı dönemde yüzde 21 düştü. AB’de ise yıllık gıda enflasyonu mayıs ayı itibarıyla yüzde 15.

Türkiye’de 34 aydır aralıksız yükseliyor

Küresel gıda fiyatları son 15 ayda sadece Nisan 2023’te yükselirken diğer tüm aylarda düşüş gösterdi. Gıda fiyatları Türkiye’de Eylül 2020’den bu yana 34 aydan bu yana artmaya devam ediyor.

FAO ve TÜİK’in açıkladığı gıda fiyat endeksleri arasındaki fark Türkiye’nin “yeni ekonomik modele” geçtiği Kasım 2022’den itibaren giderek büyüyen bir makasa dönüştü.

Fiyat değişimini görmenin en sade yollarından birisi endeks yöntemi. TÜİK, FAO ve AB İstatistik Ofisi Eurostat’ın açıkladığı gıda fiyat endekslerini Ağustos 2020’de 100’e eşitledik. Bu ne demek? Dünya, Türkiye ve AB’de gıda fiyatları bu tarihte birbirine eşit. Ardından her ay enflasyona oranına göre endeks değeri değişiyor. Türkiye ve küresel fiyat farkı çoğu zaman yakın seyrediyor. AB’de ise çok az değişim söz konusu.

Küresel gıda fiyatları Kasım 2021’e kadar çoğu zaman açık şekilde Türkiye’nin üzerinde seyrediyor. Endeks başladıktan bir sene sonra Ağustos 2021’de bir sene önce 100 lira olan gıda fiyatı dünyada 133 birime; Türkiye’de ise 130 birime yükselmiş. AB’de ise 102 birim.

Yeni ekonomik model sonrası fark derinleşti

Kasım 2021’de küresel gıda fiyat endeksi 141; Türkiye’de ise 138. Türkiye’nin Kur Korumalı Mevduatı (KKM) ilan ettiği Aralık 2021’de ise radikal bir değişim başlıyor. Dünyada gıda fiyatları 140’a düşerken Türkiye’de 161 oluyor.

Haziran 2023’te üç endekse baktığımızda ise sonuç şöyle: Yaklaşık üç sene önce üç bölgede de gıda fiyatları 100 iken dünyada 128 birime, Türkiye’de 366 birime; AB’de ise 130 birime yükselmiş. AB verisi mayıs ayını yansıtıyor.

Bu ne demek? Ağustos 2020-Haziran 2023 arasını kapsayan son 34 ayda gıda fiyatları dünyada yüzde 28 artarken Türkiye’de yüzde 266; AB’de ise yüzde 30 yükseldi.

Türkiye’de yıllık gıda enflasyonu nasıl değişti?

2004 başından bu yana Türkiye’de yıllık gıda enflasyonu oranına baktığımızda Kasım 2021’e kadar yüzde 30’u aşmadığı görülüyor. Aralık 2021’de yüzde 45 olan yıllık gıda enflasyonu Kasım 2022’de ise yüzde 100’ü aşarak yüzde 102 olmuştu.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsveç’ten Bir İlk: PKK’ya Finansman Sağlamaya Hapis Cezası

NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılımı için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekleyen İsveç’te bir ilk. PKK’ya finansman sağlamaya çalışmaktan suçlu bulunan bir kişi dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı.

Haber Merkezi / Mahkemenin kararı Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında Perşembe günü Brüksel’de yapılan kritik toplantı sırasında geldi. İsveç’in NATO üyeliğinin ele alındığı toplantı NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde gerçekleşiyor.

Hapis cezasına çarptırılan 40’lı yaşlarındaki Kürt kökenli Türkiye vatandaşı, Ocak ayında Stockholm’deki bir restoranın önünde silahla ateş ettikten ve etrafına tehditler savurduktan sonra tutuklanmıştı.

Mahkemenin yargıcı Mans Wigen, “Bölge mahkemesi Türkiye kökenli Kürt’ü Stockholm’deki bir Kürt iş insanını PKK’ya para ödemesi için silah zoruyla gasp etmeye çalıştığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırdı” dedi.

Wigen, “Gasp teşebbüsü PKK’nın Avrupa’da yürüttüğü kapsamlı bir bağış programı çerçevesinde gerçekleştirildi, buna şantaj da dahildi” ifadesini kullandı. Mahkemenin açıklamasına göre, yapılan incelemeler sonucunda gasp girişiminin amacının “PKK’ya para sağlama” olduğu tespit edildi.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Avukat İlhan Aydın, “Müvekkilim sonuçtan memnun değil. Bölge Mahkemesi’nin özellikle terörün finansmanı ve nitelikli gasp teşebbüsü konusundaki kararına katılmıyoruz. Mahkemenin kararın itiraz edeceğiz” dedi.

Türkiye kökenli kişi, Stockholm’deki bir restoranın önünde silah sıkıp tehditler savurduğu için geçen Ocak ayında tutuklanmış ve 21 Haziran’da da ilk kez hakim önüne çıkmıştı.

İsveç’te yeni Terörle Mücadele Yasası 1 Haziran’da yürürlüğe girmişti. Yeni yasa kapsamında “terör faaliyetlerinde bulunanlara” 4-8 yıl arasında hapis cezası verilebilecek, “terör örgütü lideri olarak tanımlanan kişlşiler” 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Ayrıca “terör örgütlerini finanse eden veya destekleyen kişilerin” gözaltına alınmaları ve yargılanmaları yönelik olarak, ilgili mercilerin yetkileri artırıldı.

İsveç gelecek hafta Litvanya’da yapılacak NATO zirvesi öncesi ittifaka üye olmak istiyor. Ancak NATO üyeleri Türkiye ile Macaristan, İsveç’in ittifaka katılmasına henüz yeşil ışık yakmadı.

Ankara Stockholm’den terör örgütleri ve mensuplarına karşı daha sert tutum takınmasını ve terör örgütü üyelerini Türkiye’ye iade etmesini istiyor.

Türkiye’nin, NATO üyeliğine “teröre destek verdiği” gerekçesiyle veto koyduğu İsveç’in, haftaya Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak NATO zirvesinde ittifaka katılması için kulisler hızlandı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile dün Washington’da yaptığı görüşmenin ardından, Türkiye, İsveç ve Finlandiya Dışişleri Bakanları ile istihbarat şefleri bugün Brüksel’de üst düzey bir toplantı için biraraya geliyor.

Gözler, Nisan ayında Türkiye’nin vetosunu kaldırmasının ardından tam üyeliği onaylanan Finlandiya’dan sonra, İsveç’in NATO’ya girişine yeşil ışık yakılıp yakılmayacağı sorusuna çevrildi.

Genel Sekreter Jens Stoltenberg’in, NATO karargahındaki buluşmanın ardından düzenleyeceği basın toplantısıyla sonucu değerlendireceğini açıklaması, İsveç’in NATO’ya kabul edilmesi yönündeki beklentileri arttırdı.

Bugünkü toplantı, Haziran 2022’de Madrid’de yapılan NATO zirvesinde Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan Üçlü Mutabakat Muhtırası çerçevesinde yapılıyor.

Fidan, Kalın ve Kılıç katılıyor

NATO’nun geleceği açısından önemli kararların alınacağı kritik Vilnius zirvesinden bir hafta önce yapılan toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç temsil ediyor.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Türkiye’nin İtirazını Aşmak İçin Son Hamle

Türkiye, Finlandiya ve İsveç’ten oluşan Daimi Ortak Mekanizma üyelerinin perşembe günü Brüksel’deki NATO merkezinde yapacağı toplantıdan, İsveç’in üyeliği yönünde bir karar çıkması beklenmiyor.

Bu yönde bir kararın 11 ve 12 Temmuz’da yapılacak zirvede çıkma ihtimalinin de düşük olduğu bildiriliyor. Haftaya Litvanya’da yapılacak zirveye katılacak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO üyeleri arasında konunun tekrar masaya yatırılması bekleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasından sonra, yıllardır izledikleri tarafsızlık politikasını bir kenara bırakan Finlandiya ve İsveç, NATO’ya üye olmak için geçen yıl resmi başvuruda bulundu. Finlandiya’nın üyelik başvurusu bu yılın Nisan ayı başında onaylanırken İsveç’in üyeliğine Türkiye ve Macaristan hala onay vermedi.

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta 11 ve 12 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in çağrısıyla Türkiye, İsveç ve Finlandiya temsilcileri, Perşembe günü Brüksel’deki NATO merkezinde son kez biraya gelecek.

Toplantıda, zirve öncesinde Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine yönelik blokajının aşılması yönünde müzakerelerin öne çıkması bekleniyor. Yarın NATO merkezinde düzenlenecek toplantıda söz konusu ülkelerin Dışişleri Bakanları dışında istihbarat teşkilatlarının şefleri ile ulusal güvenlik danışmanlarının da yer alacağı bildirildi. Toplantıdan sonra Stoltenberg’in yerel saat ile 16.30’da bir basın toplantısı düzenleyeceği duyuruldu.

Türkiye, Finlandiya ve İsveç’ten oluşan Daimi Ortak Mekanizma üyelerinin katılacağı yarınki toplantıdan, İsveç’in üyeliği yönünde bir karar çıkması beklenmiyor. Bu yönde bir kararın 11 ve 12 Temmuz’da yapılacak zirvede çıkma ihtimalinin de düşük olduğu bildiriliyor. Haftaya Litvanya’da yapılacak zirveye katılacak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO üyeleri arasında konunun tekrar masaya yatırılması bekleniyor.

Son olarak dün Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da İsveç’in NATO üyeliği konusunda açıklamalarda bulunmuş, “Stockholm’de Kur’an-ı Kerim’e yapılan aşağılık saldırıyı ve uyarılarımıza rağmen bu saldırıya göz yumulmasını bir kez daha kuvvetle kınıyoruz. Stratejik ve güvenlik değerlendirmesi itibarıyla İsveç’in NATO’ya üyeliğinin bir yük mü yoksa fayda mı getireceği konusu artık daha çok tartışmaya açıktır” ifadelerini kullanmıştı.

Finlandiya girdi

Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasından sonra, yıllardır izledikleri tarafsızlık politikasını bir kenara bırakan Finlandiya ve İsveç, NATO’ya üye olmak için geçen yıl resmi başvuruda bulundu. Finlandiya’nın üyelik başvurusu bu yılın Nisan ayı başında onaylanırken İsveç’in üyeliğine Türkiye ve Macaristan hala onay vermedi.

Türkiye, İsveç’i ülkedeki Türkiye kökenli terör gruplarıyla etkin mücadele etmemek ve terörist olduğunu iddia ettiği kişileri Türkiye’ye iade etmemekle suçluyor. İsveç, Ankara’nın talepleri arasında yer alan, terörle mücadele yasalarını sertleştirirken, Türkiye’ye bazı kişilerin iadesine de başladı. Ancak buna paralel olarak Ankara ile Stockholm arasındaki ipler sene başından beri özellikle ülkedeki Kur’an yakma eylemleri nedeniyle gerilmiş durumda.

Ayrıca İsveç’te son aylarda Erdoğan’ın maketinin kullanıldığı bazı protesto eylemleri yüzünden de Ankara İsveç’i sert biçimde eleştiriyor. İsveç hükümeti ise ülkede düzenlenen eylemlerden kendilerinin de rahatsızlık duyduğunu ifade etse de, yapılan gösterilerin düşünce ve gösteri yasası kapsamına girdiği gerekçesiyle yasaklanamayacağına işaret ediyor.

Daha önce İsveç’in üyeliğini yaz mevsiminde onaylayacağını duyuran Macaristan hükümetinin de Ankara ile birlikte hareket ettiği ileri sürülüyor. Macaristan medyası geçen hafta, Viktor Orban hükümetinin İsveç’in üyeliğini meclise getirmeyi sonbahara bıraktığını, en azında parlamentonun tatile girmeden önce konunun gündeminde yer almadığını aktardı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Türkiye İle Mısır, 10 Yıl Sonra Karşılıklı Büyükelçi Atadı

Türkiye ile Mısır 10 yıl aradan sonra ilk kez karşılıklı büyükelçi atadı. Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi olarak Büyükelçi Salih Mutlu Şen’i, Mısır’ın ise Ankara Büyükelçisi olarak Amr Elhamamy’i aday gösterdiği belirtildi.

Türkiye ve Mısır iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin büyükelçilik seviyesine çıkarıldığını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Türkiye ve Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin büyükelçilik seviyesine çıkarıldığını duyuruldu.

Açıklamada “Türkiye, Kahire Büyükelçisi olarak Büyükelçi Salih Mutlu Şen’i, Mısır ise Ankara Büyükelçisi olarak Amr Elhamamy’i aday göstermişlerdir. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin seviyesinin yükseltilmesi, iki ülke Cumhurbaşkanlarının aldığı karar uyarınca uygulamaya konulmuştur. Bu adım iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesini hedeflemekte ve Türk ve Mısır halklarının çıkarları doğrultusunda ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacına yönelik karşılıklı iradeyi yansıtmaktadır” denildi.

Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteklediği Müslüman Kardeşler hareketinden Muhammed Mursi’nin Abdülfettah es-Sisi liderliğindeki ordunun askeri müdahalesiyle devrildiği 2013 yılında bozulmuştu. 2013 yılından bu yana iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler maslahatgüzar seviyesinde yürütülüyordu.

İki ülke arasında ilişkilerin yeniden normalleştirilmesi yönündeki çabalar 2021 yılından sonra hız kazandı. İlişkilerin normalleştirilmesi için 2021 yılında iki ülke arasında istikşafi görüşmeler yapıldı.

Erdoğan ile Sisi görüşmüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FİFA Dünya Kupası’nın açılış töreni için gittiği Doha’da 20 Kasım 2022’de Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile tokalaşarak, ayaküstü bir görüşme gerçekleştirmesi ilişkin normalleşmesi yönünde atılan önemli bir adım oldu.

6 Şubat depremlerinin ardından Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri’nin Türkiye’yi ziyaretinin ardından eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 18 Mart’ta Kahire’de Mısırlı mevkidaşı ile bir araya gelmişti. Çavuşoğlu’nun Mısır ziyareti, Türkiye’nin Mısır’a bu seviyede 11 yıl aranın ardından yaptığı ilk ziyaret olmuştu.

Paylaşın

Gıda Enflasyonu: Türkiye, Dünyada 10. Sırada

Türkiye, gıda enflasyonunda dünya genelinde 10. sırada yer aldı. İlk 10’u oluşturan diğer ülkeler Venezuela, Lübnan, Zimbabve, Arjantin, İran, Surinam, Mısır, Lao ve Sierra Leone oldu.

Türkiye’de tarımsal girdi enflasyonu nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 0,63, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 9,74, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,20 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 97,43 artmıştı.

Aynı dönemde tarım üretici enflasyonu bir önceki aya göre yüzde 2,14 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 20,24 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,79 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 120,64 olmuştu.

Dünya Bankası’nın en son 20 Haziran tarihinde güncellenen “Gıda Güvenliği” raporuna göre en yüksek gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 471 artış ile Venezuela’da gerçekleşti.

Mayıs ayında en yüksek ikinci gıda enflasyonu yüzde 350 ile Lübnan’da görülürken, Zimbabve yüzde 117 ile üçüncü sırada yer aldı.

T24’ün aktardığına göre TÜİK verilerine göre mayıs ayında gıda fiyatlarının bir önceki yıla göre yüzde 52 arttığı Türkiye ise kendine 10. sırada yer buldu. İlk 10’u oluşturan diğer ülkeler Arjantin, İran, Surinam, Mısır, Lao ve Sierra Leone oldu.

Endeksler yükseldi

Rapora göre son 2 haftada; tarım ve tahıl endeksi yüzde 4, buğday endeksi yüzde 7, mısır endeksi yüzde 3, pirinç endeksi ise yüzde 2 yükseldi.

Yıllık bazda bakıldığında ise mısır endeksi yüzde 20, buğday endeksi yüzde 3 geriledi. Ancak, son 1 yılda pirinç endeksi yüzde 10 yükseldi.

Dünya Bankası’na göre 5 Haziran itibarıyla 20 ülke 27 gıda ürününün ihracatı yasaklayan kararlar alırken, 10 ülke ise 14 ürünün ihracatını kısıtlayan kararları uygulamaya koydu.

Paylaşın

Türkiye’nin Borçları Katlanarak Artıyor: 4 Trilyon 9 Milyar TL

2023 yılının ilk çeyreği (ocak-mart) sonu itibarıyla “kamunun brüt toplam borç stoku” 4 trilyon 974 milyar liraya ulaştı. Bu rakam 2018 yılının aynı çeyreğinde 986 milyar liraydı. Başka bir deyişle, aradan geçen beş yılda borç stoku yaklaşık beş kat arttı.

Bu kapsamda, kamunun iç borç stoku geçen 5 yılda yüzde 325.8 artışla 605 milyar liradan 2 trilyon 574 milyar lira, dış borç stoku ise yüzde 528.6 artışla 382 milyar liradan 2 trilyon 399 milyar liraya ulaştı. Ayrıca ilgi çeyreklerin ortalama dolar kuru dikkate alındığında kamunun brüt toplam borç stoku 258.3 milyar dolardan 263.4 milyar dolara yükseldi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni yayımladığı güncel borç verilerinin detayları da Türkiye’nin özellikle resmi olarak “tek adam rejimi”ne geçilen 2018 yılından bu yana her alanda hızla borçlandığını gösteriyor. İşte verilerde öne çıkan ayrıntılar:

2023 yılının ilk çeyreği (ocak-mart) sonu itibarıyla “kamunun brüt toplam borç stoku” 4 trilyon 974 milyar liraya ulaştı. Bu rakam 2018 yılının aynı çeyreğinde 986 milyar liraydı. Artış yüzde 404.3 oldu.

Bu kapsamda, kamunun iç borç stoku geçen 5 yılda yüzde 325.8 artışla 605 milyar liradan 2 trilyon 574 milyar lira, dış borç stoku ise yüzde 528.6 artışla 382 milyar liradan 2 trilyon 399 milyar liraya ulaştı. Ayrıca ilgi çeyreklerin ortalama dolar kuru dikkate alındığında kamunun brüt toplam borç stoku 258.3 milyar dolardan 263.4 milyar dolara yükseldi.

“Merkezi yönetim”, “yerel yönetim”, “sosyal güvenlik kurumları”nı kapsayan Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stoku ise ulaşılan rakamın daha yüksek bir noktada olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre toplam stok son beş yılda 920.3 milyar liradan 5 trilyon 336 milyar liraya yükseldi.

Bu kapsamda merkezi yönetim borç stoku 979.9 milyar liradan 5 trilyon 307 milyar liraya ulaştı. Yerel yönetimlerin borç stoku da 59.3 milyar liradan 141.6 milyar liraya çıktı. Bu tür borç stokunun gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranı da yüzde 28.1’den 31.2’ye yükseldi.

Öte yandan yine Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yeni yayımlanan “Türkiye’nin Brüt Dış Borç Stoku” verileri, özel sektörün borçluluk durumunu da ortaya koyuyor. Ocak-Mart 2018’de 313.7 milyar dolar olan bu stok, Ocak-Mart 2023’te 238.3 milyar dolara indi. Bu kapsamda kısa vadeli stok 86.1 milyar dolardan 88.3 milyar dolara yükselirken uzun vadeli stok 227.6 milyar dolardan 149.9 milyar dolara geriledi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Temmuz-Eylül 2023 dönemiyle ilgili borçlanma stratejisini açıkladı. Buna göre temmuz ayında 141.7 milyar TL, ağustosta 141 milyar TL ve eylülde 72.1 milyar TL iç borç servisi yapılması bekleniyor. Ayrıca 59.3 milyar lira dış borç servisi yapılacak. Buna karşın temmuzda 94 milyar lira, ağustosta 96 milyar lira ve eylül ayında 80 milyar lira iç borçlanma yapılması programlandı.

Paylaşın

İşsiz Sayısı 11 Milyon 533 Bine Yükseldi

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da veriler yaşanan ekonomik krizi gözler önüne seriyor. 2018 yılının ilk 3 aylık döneminde resmi işsiz sayısı 3 milyon 312 bin, atıl iş gücü grubunda yer alanların sayısı 4 milyon 727 bin, işsizlerin toplamı da 8 milyon 39 bin düzeyinde bulunuyordu.

2023 yılının ilk 3 aylık dönemine gelindiğinde ise resmi işsiz sayısı 3 milyon 599 bine, atıl işgücünde görünen işsizlerin sayısı 7 milyon 934 bine, toplam işsizlerin sayısı da 11 milyon 533 bine yükseldi. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiği günden bu yana işsizler 287 bin, atıl işgücünde kalan işsizler 3 milyon 207 bin, toplam işsizler ordusu da 3 milyon 494 bin kişi birden arttı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın işgücü piyasasındaki gelişmeleri analiz eden çalışma raporu, Türkiye’deki gerçek işsiz sayısının 3,6 milyon değil, 11,5 milyon civarında seyrettiğini onayladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da onayıyla yayımlanan ‘İş Gücü Piyasasındaki Gelişmelerin Makro Analizi’ isimli raporda 2014 yılından Mart 2023’e kadar uzanan dönem incelendi.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, analizde, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)’in açıkladığı normal işsizlik oranının yanı sıra herhangi bir işte çalışmayanların izlendiği ‘atıl işgücü’ verileri de yer aldı. Atıl işgücü içerisinde; iş arayan ancak kısa sürede işbaşı yapabilecek durumda olmayanlarla iş aramadığı halde çalışmak isteyen ve kısa sürede işbaşı yapabilecek durumda olan çalışma çağındaki kişiler yer alıyor. Ayrıca, istihdamda görünen ancak normal mesaiyle çalışmak istediği halde aradığı işi bulamadığı için geçici işlerde haftada 40 saatten az çalışmak durumunda kalan kişiler de bu grupta bulunuyor.

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmeden önce 2018’in ilk 3 aylık döneminde resmi işsiz sayısı 3 milyon 312 bin, atıl iş gücü grubunda yer alanların sayısı 4 milyon 727 bin, işsizlerin toplamı da 8 milyon 39 bin düzeyinde bulunuyordu. 2023’ün ilk 3 aylık dönemine gelindiğinde ise resmi işsiz sayısı 3 milyon 599 bine, atıl işgücünde görünen işsizlerin sayısı 7 milyon 934 bine, toplam işsizlerin sayısı da 11 milyon 533 bine yükseldi. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiği günden bu yana işsizler 287 bin, atıl işgücünde kalan işsizler 3 milyon 207 bin, toplam işsizler ordusu da 3 milyon 494 bin kişi birden arttı.

Raporda, pandemi döneminde zirve yapan işsizliği pandemi sonrasında hızla düşüren ülke örneklerine yer verildi. Raporda, ABD’nin pandemi döneminde yüzde 13’le zirveye çıkan işsizlik oranını 2023’ün ilk çeyreğinde yüzde 3,5’e kadar düşürdüğüne işaret edilirken aynı şekilde işsizliğin pandemi sonrasında AB-27 bölgesinde yüzde 6’ya, Almanya’da yüzde 2,9’a gerilediğine dikkat çekildi. Raporda Türkiye’nin de pandemi döneminde yüzde 14’lere yaklaşan işsizlik oranının en son yüzde 10,1’e gerileyerek pandemi öncesi döneme geldiği belirtildi.

Paylaşın

4 Milyondan Fazla Aile İhtiyaçlarını Sosyal Yardımlarla Karşıladı

Ekonomik krizin altında ezilen 4 milyondan fazla hane sosyal yardımlardan yararlandı. 2018 yılında 3 milyon 494 bin 932 hane sosyal yardım alırken, 2022 yılında bu sayı 4 milyon 419 bin 286 haneye ulaştı.

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, bu veri, Türkiye’deki yoksullaşmayı ve giderek derinleşen ekonomik krizi net bir şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye’de 2018 yılında referandum ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. Yoksullukla mücadele etmek, ülkenin refah seviyesi yükseltmek iddiasıyla gelen sistemin ardından ülke gün geçtikçe daha da derinleşen bir krize sürüklendi.

Döviz kurlarındaki yükselişin önüne geçmek adına devreye alınan Yeni Ekonomi Modeli ile de enflasyonun yükselişi devam etti. Vatandaşların geçim sıkıntısı ise giderek büyüdü. Sosyal yardımlardaki artışlar da vatandaşların yardım almadan hayatını sürdürmekte zorlandığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018’de 3 milyon 494 bin 932 hane sosyal yardım alırken, 2022’de bu sayı 4 milyon 419 bin 286 haneye yükseldi. Şartlı eğitim ve sağlık yardımları kapsamında da 3 milyon 279 bin 253 kişiye yardımda bulunuldu.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre; Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2022 faaliyet raporunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yardımları sıralandı. Eşi vefat eden 89 bin 300 kadına 631 milyon TL, asker ailelerine 166 milyon TL, öksüz ve yetim 47 bin 362 kişiye 178 milyon TL yardım yapıldı.

Aile Destek Programı ile de 2022’de 3 milyon haneye 13 milyar TL yardım verildi. 2022’de engel oranı yüzde 70 ve üzeri olan vatandaşlara 4.63 milyar TL ödendi. Engelli yakınlarına da 1.04 milyar TL ödeme yapıldı.

Yaşlı aylıkları kapsamında 2022’de 12 milyar TL ödeme sağlandı. Genel sağlık sigortası primi devlet tarafından ödenen kişi sayısı 9 milyon 488 bin 411 oldu ve 33.55 milyar TL prim desteği sağlandı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2022 faaliyet raporundaki bilgilere göre 2019’da 1 milyon 343 bin 109 hane elektrik yardımından faydalandı. Bu sayı 2020’de ise 1 milyon 659 bin 448 haneye çıktı.

2021’de ise elektrik yardımından faydalanan hane sayısı 1 milyon 792 bin 200 oldu. 2022’de elektrik yardımı alan hane, 3 milyon 690 bin 582’ye yükseldi ve 4 milyar 72 milyon TL destek sağlandı.

Paylaşın

Türkiye Kara Parayla Mücadelede Sınıfta Kaldı: Gri Listenden Çıkamadı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kara Paranın Aklanmasında Uluslararası Mali Eylem Görev Grubu’nun Türkiye hakkında belirlediği 7 eksikliğin ikiye indirildiğini, kara ve para ve terörün finansmanıyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü söylüyor ve şu taahhütte bulunuyor:

“En kısa sürede bu eksiklikleri de tamamlayarak Türkiye’nin gri listeden çıkarılması sağlanacaktır.”

T24 yazarı Çiğdem Toker, Türkiye’nin taahhüt ettiği ödevlerini tamamlanmadığı için gri listeden çıkamadığını belirterek, Mehmet Şimşek’in konuya ilişkin açıklamalarını değerlendirdi, Toker konuya ilişkin şunları yazdı:

“Şimşek, FATF’in, Türkiye hakkında belirlediği 7 eksikliğin ikiye indirildiğini, kara ve para ve terörün finansmanıyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü söylüyor ve şu taahhütte bulunuyor: ‘En kısa sürede bu eksiklikleri de tamamlayarak Türkiye’nin gri listeden çıkarılması sağlanacaktır.’

Bir bakanın, ülkesi için zor bir duruma ilişkin gelişmede öncelikle olumlu yönü görüp kamuoyuna göstermesi normaldir… Şimşek’in açıklamasına göre FATF yakında bir rapor yayımlayacak ve bu raporda Türkiye’nin standartlara uyum konusunda en başarılı ülkeler arasına girdiği ortaya koyulacakmış. Bu kısım biraz ilginç tabii. Hayır, Şimşek henüz yayımlanmamış bir raporda ne yazacağını önceden bildiği için değil! Konumu gereği bu mümkün olabiliyor demek ki.

Bu bilgide ilginç olan FATF’in geçen hafta güncel halini duyurduğu “gri liste”de Türkiye’ye atfen açıklanan iki eksikliğin epeyce önemli olması. Yani bu iki önemli eksikliğe rağmen Türkiye çok başarılı bulunacaksa ne mutlu bize…”

Toker, Türkiye’nin taahhüt ettiği ve tamamlaması gereken iki eksikliğin ise şunlar olduğunu yazdı: Türkiye’nin kara para aklanmasıyla ilgili daha karmaşık soruşturma ve kovuşturmaları üstlenmesi gerekiyor.

Türkiye’nin terörizm davalarında daha fazla mali soruşturma yürütmesi gerekiyor. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler’in belirlediği gruplarla ilgili terörün finansmanı soruşturmalarına ve kovuşturmalarına öncelik vermesi gerekiyor.

Paylaşın

İsveç’in Üyelik Belirsizliği; NATO’dan Toplantı Çağrısı

İsveç’in başkenti Stockholm’de bir kişi dün kentin merkez camisinin önünde Kur’an yakma eylemi düzenlemişti. Kurban Bayramı’nın ilk günündeki bu eylem için İsveç makamlarından izin alındığı ve eylemi düzenleyenin 37 yaşındaki Salvan Momika isimli Iraklı bir sığınmacı olduğu bildirildi.

İsveç polisinin Şubat ayında yapılması planlanan iki adet Kur’an yakma eylemini yasaklayan kararı Nisan ayında mahkemeden dönmüş, Stockholm İdare Mahkemesi kararında “polisin güvenlik riski endişelerinin protesto hakkını kısıtlamaya yeterli olmayacağı” hükmüne varılmıştı. Emniyet Teşkilatı’nın temyiz başvurusu da sonuç vermemiş, üst mahkeme Haziran ayında açıkladığı kararda alt mahkeme kararını onamıştı.

Kur’an yakma eylemine tepkiler sürerken ülkenin üyeliğinin 11-12 Temmuz’daki NATO zirvesine yetişmesi konusunda belirsizlik daha da arttı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kur’an yakma eylemini kınadığı mesajında bu tarz eylemlere göz yummanın suça ortak olmak anlamına geldiği vurgusu yaparken Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da “NATO’da müttefikimiz olmak isteyenler, İslam karşıtı ve yabancı düşmanı teröristlerin yıkıcı davranışlarına müsamaha gösteremez ve izin veremez” diye tepki gösterdi. Altun, İsveç’in NATO’ya üyeliğine atıfla ayrıca “terörle mücadelenin ciddi bir ittifakın temel ön şartı” olduğunu kaydetti.

Macaristan’dan erteleme sinyalleri

Bu arada İsveç’in NATO’ya üyeliği için onay beklediği diğer ülkeMacaristan’dan da olumsuz sinayeller geliyor. Macar medyası, İsveç’in üyeliğine onay için meclis oturumunun yaz tatili sonrasına sarkacağını bildirdi.

Konuyla ilgili haberlerde, Macaristan parlamentosunun yaz tatiline girmeden önce yapacağı oturumların gündeminde İsveç’in NATO’ya üyeliğinin yer almadığına dikkat çekildi. Haber portalı hvg.hu ve index.hu, Başbakan Viktor Orban’ın milliyetçi Fidesz Partisi’nin oylamayı ileri bir tarihe ertelediğini bildirdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve başta ABD olmak üzere ittifak üyeleri, İsveç’in üyeliğinin 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek NATO zirvesinde resmen ilan edilebilmesi için aylardır yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor.

Stoltenberg, NATO zirvesi öncesinde bu yönde bir adım daha atarak Türkiye, İsveç ve Finlandiya’yı Daimi Ortak Mekanizma toplantısı için 6 Temmuz Perşembe günü Brüksel’deki NATO merkezinde görüşmeye çağırdı. NATO Genel Sekreteri, dün yaptığı basın toplantısında, “İsveç’i NATO’ya üye olarak selamlamanın zamanı geldi” diye konuştu. Türkiye’nin toplantıda Dişişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın tarafından temsil edileceği bildirildi.

Olaf Scholz, Erdoğan’la görüştü

Konuyla ilgili dün akşam Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bir telefon görüşmesi yaptıkları bildirildi. Alman hükümetinden yapılan açıklamada, iki liderin NATO zirvesinde ele alınacak konularda görüş alışverişinde bulunduğu, Ukrayna savaşı ve Avrupa’nın güvenliği ile İsveç’in NATO’ya üyeliğinin konuşulduğu bildirildi. İki liderin ayrıca farklı alanlardaki ortak çalışmalar konusunda adımlar atılması ve görüş alışverişinde bulunulmasına devam etmesi konusunda hemfikir oldukları vurgulandı, ancak bunların hangi alanlar olduğuna dair detay belirtilmedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre de Erdoğan görüşmede İsveç’in, terörle mücadele mevzuatındaki değişiklik başta olmak üzere doğru yönde adımlar atmakla birlikte ülkedeki PKK, PYD ve YPG yanlılarının serbestçe terörü öven gösteriler düzenlemeye, terör örgütlerine insan devşirmeye ve finans kaynağı teminine devam ettiklerini yineledi ve bu durumun Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguladı.

Fas büyükelçisini geri çekiyor

İsveç’te polisin izin verdiği Kur’an yakma eylemine tepkiler de sürüyor. Başta Müslüman ülkeler olmak üzere pek çok ülkeden kınama mesajları gelirken Fas da ülkedeki büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırdığını duyurdu. Ayrıca Fas’taki İsveç maslahatgüzarının da eylem konsundaki tepki iletilmek üzere Fas Dışişleri Bakanlığına çağrıldığı bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da, dünkü Kur’an yakma eylemini “saygısızca” ve “incitici” olarak niteleyip kınarken, Türkiye ve Macaristan’ın İsveç’in NATO’ya üyeliğini onaylaması yönündeki çağrısını da yineledi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın