Deutsche Bank’tan 2024 Yıl Sonu Dolar Tahmini: 38 Lira

Dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank, Türkiye için 2024 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 41,1 olurken, bankanın 2024 yıl sonu Dolar tahmini ise 38 lira oldu.

Banka, Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Deutsche Bank analistleri, enflasyon görünümü, potansiyel portföy girişleri ve ortodoks politikaya bağlılığın bir sonucu olarak 2024’te “iyi performans” sergilemesi için Türk lirasında alan görüyor.

6 Aralık’ta yayınlanan raporda, “Kümülatif enflasyonun tahmin aralığının alt sınırına (Yüzde 40-45) gelmesi durumunda bu, toplam getiri açısından TL’yi cazip hale getirir” denildi.

Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak Ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

Analistler TCMB’nin 2024 yılının son çeyreğinde faiz indirimine gitmesini ve politika faizini 2024 sonuna kadar yüzde 40’a çekmesini bekliyor.

Analizde, “Enflasyonun baz etkileri nedeniyle önemli ölçüde düşeceği üçüncü çeyrekten itibaren faiz indirimi olasılığını, özellikle de büyüme ve istihdam ciddi bir baskı altına girerse, göz ardı edemeyiz” değerlendirmeleri yer aldı.

Analistler 2024 yıl sonu için enflasyonun yüzde 41,1 olacağını öngörürken, Dolar/TL için de 38 tahminini yaptı.

Paylaşın

Kırmızı Etin Fiyatı Dünyada Yüzde 8 Türkiye’de Yüzde 85 Arttı

2023 yılında Türkiye’de kırmızı etin kg fiyatı ortalama yüzde 85 artarken, dünya genelinde ise artış yüzde 8,1 olarak kayıtlara geçti. Rekabet Kurumu ise, kırmızı et sektörüne yönelik inceleme başlattığını bildirdi.

Et fiyatlarında yaşanan artışın dengelenmesi iddiasıyla sene başında devreye sokulan ithalat formülünün 10 aylık bilançosu ortaya çıktı.

Habertürk’ten Ahmet Hamdi Girgin’in aktardığına göre, ocak-ekim ayları arasında canlı hayvan ithalatı 884 milyon dolara yükseldi. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre; 859,6 milyon dolar tutarında sığır ithalatı yapıldı.

Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre; yüzde 961’lik artışla 154,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi. Ekim ayındaki sığır ithalatında en büyük pay 67,3 milyon dolarla Brezilya’ya ait olurken, bu ülkeyi 34,7 milyon dolarla Uruguay ve 11,5 milyon dolarla Çekya izledi. Sığır eti, buğdayın ardından en çok ithalatı yapılan 2. ürün olarak kayıtlara geçti.

2018’de canlı hayvan ithalatı 1 milyar 768 milyon dolarla zirveyi görürken, sonraki yıllarda düşüş trendine girilmiş ve 2022’de ithalat 181 milyon dolara kadar düşmüştü. 2023’te ilk 10 ayda 884 milyon dolarlık canlı hayvan ithalatı gerçekleşti, yıl sonunda bu rakamın 1 milyar doları geçmesi bekleniyor.

Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) verilerine göre; karkas etin kg fiyatı (son güncelleme 30 Kasım’da yapıldı) 235.15 TL’yi buldu. Karkas etin yüzde 60’ından kemiksiz et elde ediliyor. Buna göre et fiyatının kilogramı 392 TL seviyesinde görünüyor. Ocak ayında 126,87 TL olan karkas etin kg fiyatı böylece 10 ayda yüzde 85’in üzerinde arttı.

850 milyon doların üzerindeki ithalata rağmen et fiyatlarındaki yükseliş durdurulamadı.

Dünya genelinde artış yüzde 8,1

BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün yayınladığı et fiyatları endeksine göre; sığır etinde yılbaşından beri yaşanan yükseliş yüzde 8,1 olarak ortaya çıktı. Öte yandan Rekabet Kurumu, kırmızı et sektörüne yönelik inceleme başlattığını bildirdi.

Kurumun sitesinde yer alan açıklamada, başlatılan ön araştırmaların odak noktasını, “sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin ve teşebbüs birliklerinin rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar veya teşebbüs birliği kararlarıyla Kanun’u ihlal ettikleri” iddiasının oluşturduğu ifade edildi.

Paylaşın

Otomotiv İhracatının Yüzde 80’i Avrupa’ya

Kasım ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 68 pay ve 2 milyar 148 milyon dolar ile ülke grubu bazında otomotiv ihracatında ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine otomotiv ihracatı kasım ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 arttı.

Haber Merkezi / Diğer Avrupa ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında otomotiv ihracatında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik otomotiv ihracatı kasım ayında yüzde 24 artış kaydetti.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisinin kasım ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 10,4 artış ile 3 milyar 172 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında birinci sırada yer alan endüstrinin payı ise yüzde 13,8 olarak gerçekleşti.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv endüstrimiz bugüne kadarki en yüksek kasım ayı ihracatına imza attı. Bu rakam aynı zamanda Mart 2023 dönemindeki 3,3 milyar doların ardından tarihte aylık bazda ulaşılan ikinci en yüksek rakam oldu. Kasımda binek otomobiller, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ve otobüs minibüs midibüs ihracatı çift haneli arttı. Ocak-kasım döneminde 11 aylık ihracatımız ise yüzde 14 artışla 31 milyar 831 milyon dolara ulaştı. Aralık ayında da elimizden gelenin en iyisini yaparak 2023 yılını yeniden lider sektör olarak kapatacağız” dedi.

Kasımda en büyük ürün grubu Tedarik endüstrisi ihracatı 1 milyar 239 milyon dolar oldu. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 12 artarak 949 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı 499 milyon dolar , Çekiciler ihracatı 175 milyon dolar, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 31 artarak 271 milyon dolar oldu.

Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracatta yüzde 4 oranında artış görülürken, yine önemli pazarlardan Rusya Federasyonu’na yüzde 27, İspanya’ya yüzde 15, Çekya’ya yüzde 19, Romanya’ya yüzde 62 ve Birleşik Krallık’a yüzde 39 ihracat artışı yaşandı. İtalya’ya ise yüzde 11 ve Hollanda’ya yüzde 15 ihracat düşüşü oldu.

Binek otomobillerde önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 96, Birleşik Krallık’a yüzde 17, Almanya’ya yüzde 39, Polonya’ya yüzde 63, Cezayir’e yüzde 100, Hollanda’ya yüzde 53 ihracat artışı, İtalya’ya ise yüzde 11, Slovenya’ya yüzde 29 Fas’a yüzde 70 ve Mısır’a yüzde 91 ihracat düşüşü yaşandı.

Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık ve İtalya’ya yüzde 30’ar, Slovenya’ya yüzde 115, Belçika’ya yüzde 28, Fransa’ya yüzde 21 İspanya’ya yüzde 40 ihracat artışı görülürken, ABD’ye yüzde 100 ihracat düşüşü gerçekleşti.  Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ise İtalya’ya yüzde 37, Almanya’ya yüzde 54, İspanya’ya yüzde 268 ihracat artışları yaşandı.

Ülke bazında en büyük pazar Almanya’ya 433 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Birleşik Krallık 306 milyon dolarlık ihracat rakamı ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 25 arttı. Üçüncü büyük pazar konumunda yer alan Fransa’ya yönelik ihracat ise yüzde 0,5 artışla 297 milyon USD oldu. Yine önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 64, Polonya’ya yüzde 29, Slovenya’ya yüzde 17, Rusya’ya yüzde 21, Romanya’ya yüzde 55, Hollanda’ya yüzde 56 ihracat artışı olurken, ABD’ye yüzde 37, İsrail’e yüzde 68 ve Mısır’a yüzde 64 ihracat düşüşü yaşandı.

AB Ülkelerine ihracat yaklaşık yüzde 20 arttı

Geçen ay Avrupa Birliği Ülkeleri yüzde 68 pay ve 2 milyar 148 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta yine ilk sırada yer aldı. AB Ülkelerine ihracat yüzde 19 arttı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik ihracat yüzde 24 arttı. Kasımda Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesine yüzde 31, Orta Doğu Ülkelerine yüzde 38 ihracat düşüşü yaşandı.

Paylaşın

Yabancılara Konut Satışları Yüzde 53 Düştü

2023 yılı ekim ayında yabancıya konut satışları yıllık bazda yüzde 53 geriledi. Böylece yabancıya konut satışları 2020 yılından bu yana en düşük seviyeyi gördü. 2024 yılından itibaren yabancıya konut satışında alt limit 600 bin dolar oluyor.

Şu an için 400 bin dolara gayrimenkul satın alan yabancılara Türk vatandaşlığına başvurma hakkı veriliyor. Türkiye vatandaşı olabilmek için gayrimenkul alımlarında gerekli olan fiyat, Eylül 2018 yılından itibaren 1 milyon dolardan 250 bine düşürüldü ve 2022 yılında 400 bin dolara çıkarıldı. 2024 yılı itibariyle yapılacak yeni düzenlemeyle yabancıya konut satışında alt limit 400 bin dolardan 600 bin dolara yükselecek.

T24’ten Ceren Bala Teke’nin haberine göre; İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan düzenleme ile Türkiye vatandaşlığı almak için konut satışında alt limit 200 bin dolar arttırılarak; 2024 yılı için 600 bin dolara çıkarıldı. TÜİK verilerine göre; 2023 Ekim ayında yabancıya konut satışları yıllık bazda yüzde 53 gerileyerek son 3 yılın en düşük seviyesini gördü.

Göç İdaresi Başkanlığı tarafından 16 Ekim 2023 tarihinde düzenlemeyle yabancıya ikamet ve amaçlı konut satışında alt sınır 75 bin dolardan 200 bin dolara çıkarılmıştı. Vatandaşlık amaçlı konut satışında alt sınır ise 400 bin dolar olarak belirlenmişti. En son düzenlemeye göre; 2024 yılından itibaren yabancıya konut satışında alt limit 600 bin dolar oluyor.

Şu an için 400 bin dolara gayrimenkul satın alan yabancılara Türk vatandaşlığına başvurma hakkı veriliyor. Türkiye vatandaşı olabilmek için gayrimenkul alımlarında gerekli olan fiyat, Eylül 2018 yılından itibaren 1 milyon dolardan 250 bine düşürüldü ve 2022 yılında 400 bin dolara çıkarıldı. 2024 yılı itibariyle yapılacak yeni düzenlemeyle yabancıya konut satışında alt limit 400 bin dolardan 600 bin dolara yükselecek.

TÜİK verilerine göre; 2023 Ekim ayında yabancıya konut satışları son 2,5 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Pandemiden sonra Türkiye’de konut ve kira artışları hızla artmaya devam ederken konut satış sayıları düşüşe geçti. 2023 Ekim ayında, yabancıya konut satışları yaklaşık son 2,5 senenin en dip seviyelerini gördü.

Verilere göre; yılın ilk ayında yüzde 0,6 ile sınırlı olan yabancıya konut satışlarındaki gerileme 6 Şubat da meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerden sonra aynı ayda yüzde 27’ye çıktı, yıl ortasında ise yüzde 42 ile sert bir şekilde gerilemeye devam etti. 2023 Ekim ayında yabancıya konut satışları yıllık bazda yüzde 53 geriledi. Böylece yabancıya konut satışları 2020 yılından bu yana en düşük seviyeyi gördü.

Paylaşın

Standard & Poor’s, Türkiye’nin Kredi Notu Görünümünü ‘Pozitife’ Yükseltti

Standard & Poor’s (S&P) Avrupa, Orta Doğu, Afrika (EMEA) Ülke Reytingleri Direktörü Frank Gill, “Türkiye ekonomisinin aslında yeniden dengelendiğine dair artan kanıtları yansıtacak şekilde Türkiye’nin B kredi notunu korurken, kredi notunu olumlu yükselttik.” dedi.

Türkiye’nin ilerleyen dönemde kredi notunun yükseltilebilmesi için aranacak koşullara da değinen Gill, “Ödemeler dengesi sonuçlarının iyileşmesi, yurt içi tasarrufların artması, Türk lirasındaki artış, Türkiye’nin kullanılabilir Döviz rezervlerinin yükselmesi durumunda notu da yükseltebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

ABD merkezli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, internet üzerinden “Gelişmekte Olan Piyasalara Bakış: Türkiye 2024 Görünümü” başlıklı bir toplantı düzenledi.

BloomberHT’nin aktardığına göre; Toplantıda, Türkiye’nin son dönemde ekonomik istikrarın artırılması amacıyla atılan adımların etkilerini değerlendiren Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) Avrupa, Orta Doğu, Afrika (EMEA) Ülke Reytingleri Direktörü Frank Gill, “Türkiye ekonomisinin aslında yeniden dengelendiğine dair artan kanıtları yansıtacak şekilde Türkiye’nin B kredi notunu korurken, kredi notunu olumlu yükselttik.” dedi.

Türkiye’nin bu yılın üçüncü çeyrek büyüme verisine ilişkin değerlendirmede bulunan Gill, “Genel olarak, ekonomide özellikle Ortodoks para politikasının yeniden uygulamaya konmasının, ekonominin yeniden dengelenmesi, yurt içi tasarrufların artması, tüketimin yavaşlaması ve dolayısıyla ithalatın da azalması açısından fayda sağlamaya başladığı yönünde işaretler olduğunu düşünüyoruz” İfadelerini kullandı.

Türkiye ekonomisin genel görünümünü de değerlendiren Gill, “Temel senaryomuz Türk ekonomisinin yumuşak inişten faydalanacağı yönündedir” diye konuştu.

“Notu da yükseltebiliriz”

Türkiye’nin ilerleyen dönemde kredi notunun yükseltilebilmesi için aranacak koşullara da değinen Gill, “Ödemeler dengesi sonuçlarının iyileşmesi, yurt içi tasarrufların artması, Türk lirasındaki artış, Türkiye’nin kullanılabilir Döviz rezervlerinin yükselmesi durumunda notu da yükseltebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Toplantıda Türk bankalarının görünümünü değerlendiren S&P EMEA Finansal Kuruluşları Direktör Yardımcısı Anais Ozyavuz da Türk bankalarının yeterli sermaye tamponlarına sahip olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Tabii ki para biriminin daha fazla değer kaybetmesi nedeniyle bankalarda bir miktar sermaye kaybı bekliyoruz. Ama bunun yönetilebilir (koşullar) olacağını düşünüyorum. Ayrıca bankaların çoğunun son iki yıldır ihtiyaç halinde kullanabilecekleri ücretsiz provizyon ayırması da rahatlatıcı bir unsur.”

Paylaşın

Türkiye, Eğitimde OECD Ortalamasının Altında

PISA 2022 araştırmasına göre; Türkiye’nin matematikteki puanı sabit kaldı, okumada 10 azaldı, fende ise 8 arttı. Türkiye her üç alanda da PISA 2018 araştırmasına göre daha üst sıralarda yer aldı.

PISA, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı anlamına geliyor. Çalışma, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yürütülüyor.

PISA 2022 araştırmasına katılan ülke sayısı 2018’den bu yana 79’dan 81’e yükseldi. 2022 değerlendirmesinde, OECD genelinde öğrencilerin seviyelerinde benzeri görülmemiş bir düşüş görüldüğü belirtiliyor.

Güçlü performans gösterenler arasında Çin’e bağlı Makao, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve Estonya var. Hepsi, üç ana kategorinin her birinde ilk 10’da yer alıyor.

PISA, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı anlamına geliyor. Çalışma, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yürütülüyor.

Okuma kategorisinde Singapur’u takip eden ülkeler; İrlanda, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Estonya, Makao, Kanada, ABD ve Yeni Zelanda. Türkiye okumada 36. sırada.

2018’e göre bir sıra önde olan İngiltere 13. sırada. Çoğu Avrupa ülkesi ise orta sıralarda bulunuyor. Latin Amerika ülkeleri arasında en üst sırada yer alan Şili ise 37. sırada. Son üç sırada Fas, Özbekistan ve Kamboçya var.

Matematik sıralamasında Singapur’un ardından ikinci sırada yer alan Macau’yu Tayvan, Hong Kong, Japonya, Güney Kore, Estonya, İsviçre, Kanada ve Yeni Zelanda izliyor. Sonraki 10 sırayı (10. ila 20. sıralar arası) Avrupa ülkeleri alırken Türkiye 39. sırada yer alıyor.

Fende Singapur’u sırayla Japonya, Makao, Tayvan, Güney Kore, Estonya, Hong Kong, Kanada, Finlandiya ve Avustralya izliyor. İngiltere ve ABD 15’inci ve 16’ncı sırada yer alırken, çoğu Avrupa ülkesi yine orta sıralarda.

Son sonuçlar, katılımcı öğrencilerin performansının 2018’e kıyasla okumada 10 puan, matematikte ise neredeyse 15 puan düştüğünü gösteriyor.

PISA’ya göre bu, “bir yıllık öğrenimin dörtte üçüne eşdeğer ancak bu düşüşün nedeni yalnızca kısmen Covid-19’a atfedilebilir.”

Okuma ve fen alanlarındaki puanlar pandemi öncesi de düşüşteydi. PISA değerlendirmesi, 2000 yılında başladı ve her üç yılda bir tekrarlanıyor. Ancak OECD’ye göre 2021 değerlendirmesi, “Covid sonrası zorlukları yansıtmak için” 2022’ye ertelendi.

PISA testlerine kimler katıldı?

Her ülke veya bölgede sınava girecek öğrenci sayısı nüfusun büyüklüğüne göre değişiyor. 2022 değerlendirmesine yaklaşık 700 bin öğrenci katıldı.

Tunus yıllardır teste katılan tek Afrika ülkesiydi. Ancak 2018’den beri değerlendirmede yer almıyor. Çin’in Şangay şehri ilk olarak 2009’da PISA’ya katıldı.

Bu kenti 2015’te Pekin, Jiangsu ve Guangdong izledi. 2018’de Guangdong’un yerini Zhejiang aldı. Çin bir önceki testte her üç kategoride de en iyi performansı sergileyen ülke oldu ancak son tura katılmadı.

PISA, 2022’de erkeklerin matematikte kızlardan 9 puan daha iyi performans gösterdiğini ancak OECD ülkeleri genelinde kızların okumada erkekleri ortalama 24 puan geride bıraktığını açıkladı.

Matematik performansındaki cinsiyet farkı, çoğu ülkede 2018 ile 2022 arasında değişmedi çünkü her iki cinsiyetin performansı da düştü.

Öğrencinin geçmişi açısından PISA, göçmen olmayan öğrencilerin çoğu ülkede (ama hepsinde değil) tüm alanlarda göçmen öğrencilerden daha iyi performans gösterme eğiliminde olduklarını tespit etti.

PISA testleri nasıl yapılıyor?

PISA testlerindeki soruların üçte ikisi çoktan seçmeli, geri kalan üçte ikisi ise açık uçlu sorular. Her okulda yalnızca az sayıda öğrenci aynı soruları yanıtlıyor.

Bunun nedeni, PISA’nın kapsamlı bir dizi beceri ve yeteneği ölçmek istemesi. Bu nedenle tek bir çocuğun cevaplayabileceğinden daha fazla soru (yaklaşık 4,5 saatte) hazırlanıyor ve bu sorular farklı sınav kağıtlarına bölüştürülüyor.

PISA daha sonra her öğrencinin potansiyelini tahmin etmek için istatistiksel bir model kullanıyor. Ayrıca her öğrencinin yanıtlarından, diğer tüm soruları yanıtlamış olsalardı nasıl bir performans sergileyeceklerini tahmin ediyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Türkiye’de Her 10 Öğrenciden 3’ü Dışlanmış Hissediyor

PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı ) 2022 araştırmasında Türkiye’de yaklaşık her on öğrenciden üçü okulda kendini yalnız, dışlanmış gibi ve okula ait değilmiş gibi hissettiğini bildirdiği tespit edildi. 

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Her on öğrenciden yedisi ise kendini okula ait hissettiğini, diğer öğrenciler tarafından sevildiğini ve diğer öğrencilerle kolaylıkla arkadaşlık kurduğunu bildirdi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) araştırması, 15 yaşındaki öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ölçmeyi hedefliyor.

PISA 2022 uygulamasında Türkiye 81 ülke arasında 39’uncu, 37 OECD ülkesi arasında 32’nci sırada yer aldı. Türkiye, PISA 2018’e katılan 79 ülke arasında 42, 37 OECD ülkesi arasında 33’üncü sırada yer almıştı.

Temel olarak öğrencilerin matematik okuryazarlığı, fen okuryazarlığı ve okuma becerileri alanlarındaki becerilerini değerlendiren PISA’nın 2022 araştırmasında ağırlıklı alan olarak matematik okuryazarlığı belirlendi. PISA 2022 uygulaması 37’si OECD üyesi olmak üzere toplam 81 ülkenin katılımıyla gerçekleştirildi

Türkiye’nin 2003 yılından beri katıldığı PISA araştırmasının 2022 raporuna göre katılımcı 81 ülkenin matematik alanındaki ortalama puanı 438, 37 OECD ülkesinin ortalama puanı 472 ’olurken Türkiye’nin matematik alanındaki ortalama puanı 453 olarak ölçüldü.

Türkiye bu puanla Yunanistan, Şili, Meksika, Kosta Rika ve Kolombiya olmak üzere beş OECD ülkesinin de olduğu toplam 42 ülkeden daha yüksek performans gösterdi.

Türkiye fen alanında 81 ülke arasında 34’üncü, OECD ülkeleri arasında 29’uncu sırada yer alırken okuma becerileri alanında ise sırasıyla 36’ncı ve 30’uncu oldu.

COVID-19 salgınından dolayı 2021 yılı uygulaması bir yıl ertelenerek 2022 yılında yapılan PISA sonuçlarına göre Türkiye’de matematik alanında öğrencilerin yüzde 61,3’ü, fen alanında yüzde 75,3’ü ve okuma becerileri alanında yüzde 70,7’si asgari performans düzeyine ulaştı.

Üst performans düzeyindeki öğrenci oranları ise matematik alanında yüzde 5,4, fen alanında yüzde 4, okuma becerileri alanında yüzde 1,9 oldu.

Araştırmada Türkiye’de yaklaşık her on öğrenciden üçü okulda kendini yalnız, dışlanmış gibi ve okula ait değilmiş gibi hissettiğini bildirdiği tespit edildi. Her on öğrenciden yedisi ise kendini okula ait hissettiğini, diğer öğrenciler tarafından sevildiğini ve diğer öğrencilerle kolaylıkla arkadaşlık kurduğunu bildirdi.

Türkiye’de 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 67’si her gün ya da hemen hemen her gün ebeveynleriyle birlikte öğle yemeği ya da akşam yemeği yediğini bildirdi.

Yaklaşık iki öğrenciden biri ise her gün ya da hemen hemen her gün ebeveynlerinin kendileriyle sadece konuşarak zaman geçirdiğini ve okulda ne yaptığını sorduğunu söylerken her 10 öğrenciden bir veya ikisi ise ebeveynleriyle bu deneyimleri hiç veya hemen hemen hiç yaşamadığını bildirdi.

Paylaşın

Euro 2024: Türkiye’nin Grup Aşamasındaki Rakipleri Belli Oldu

EURO 2024 finallerinde mücadele edecek takımların grup aşamasındaki rakipleri belli oldu. Türkiye, F Grubu’nda Portekiz, Çekya ve Play-off C Yolu galibi ile eşleşti. Play-off C Yolu’nda Gürcistan, Lüksemburg, Yunanistan ve Kazakistan bulunuyor.

Haber Merkezi / Bu yaz Almanya’da düzenlenecek olan Euro 2024 futbol şampiyonası kura çekimleri Almanya’nın Hamburg kentinde Elbphilharmonie Konser Salonu’nda yapıldı. A Milli Futbol Takımı, F grubuna birinci torbadan gelen Portekiz ile aynı gruba düştü.

Türkiye ve Portekiz’in yer aldığı gruba üçüncü torbadan gelen takım ise Çekya oldu. Gruptaki dördüncü takım ise, Play off C yolundan gelecek ekip olacak. Play off C yolunda Gürcistan, Yunanistan, Lüksemburg ve Kazakistan mücadele edecek.

A Milli Futbol Takımı, gruptaki ilk maçını 18 Haziran 2024 Salı günü Play-off C galibi ile Dortmund’da, ikinci maçını 22 Haziran 2024 Cumartesi günü Portekiz ile Dortmund’da, üçüncü maçını ise 26 Haziran 2024 Çarşamba günü Çekya ile Hamburg’da oynayacak.

Torbalarda şu takımlar yer alıyordu:

Birinci torba: Almanya, Portekiz, Fransa, İspanya, İngiltere, Belçika

İkinci torba: Türkiye, Macaristan, Danimarka, Arnavutluk, Romanya, Avusturya

Üçüncü torba: Hollanda, İskoçya, Slovenya, Hırvatistan, Slovakya, Çekya

Dördüncü torba: İtalya, Sırbistan, İsviçre, play-off’tan gelecek üç takım

Play-off etabına kalan Bosna Hersek, Estonya, Finlandiya, Gürcistan, Yunanistan, İzlanda, İsrail, Kazakistan, Lüksemburg, Polonya, Ukrayna ve Galler’den üçü, Almanya’daki turnuva için verilecek son üç bileti almak için yarışacak. Play-off turu yarı finalleri 21 Mart 2024’te, finalleri ise 26 Mart 2024’te oynanacak. Eşleşmeler tek ayaklı olacak.

Toplam 24 ülkenin katılacağı Euro 2024 finallerinin gruplar aşamasında dörder takımlı altı grup oluştu. Gruplar dört torbadan gelen birer takımdan teşkil edildi.

Şampiyonada gruplar şöyle oluştu;

A Grubu: Almanya, İskoçya, Macaristan, İsviçre

B Grubu: İspanya, Hırvatistan, İtalya, Arnavutluk

C Grubu: Slovenya, Danimarka, Sırbistan, İngiltere

D Grubu: Fransa, Avusturya, Hollanda ve Play off A yolundan (Polonya/Galler/Finlandiya/Estonya) gelecek takım

E Grubu: Belçika, Slovakya, Romanya ve Play off B yolundan (İsrail/ Bosna Hersek/ Ukrayna/ İzlanda) gelecek takım

F Grubu: Portekiz, Türkiye, Çekya ve Play off C yolundan (Gürcistan/Yunanistan/Kazakistan/Lüksemburg) gelecek takım

Almanya’da düzenlenecek Avrupa Futbol Şampiyonası’na 10 kent ev sahipliği yapacak. 14 Haziran’da Münih’te Almanya ile İskoçya arasından oynanacak açılış maçıyla başlayacak. Turnuva, 14 Temmuz’da Berlin’deki final maçıyla sona erecek.

EURO 2024’ün formatı, bir önceki turnuvayla aynı olacak. Yani altı grubu ilk iki sırada bitirecek 12 takım son 16’ya kalacak. Son 16’ya kalacak diğer dört takım ise en iyi grup üçüncülerinden seçilecek. Daha sonra da çeyrek final, yarı final ve final maçları yapılacak.

Paylaşın

Dev Bankadan Dolar Tahmini: 2024’te 35,93, 2025’te 41,59 TL

ABD merkezli dev yatırım bankası Citi, doların 2024’te ortalama 35,93, 2025’te ortalaması 41,59 lira olacağını tahmin etti. Banka 2023 yılı için ise doların ortalaması 25,99 lira olacağını öngördü.

Enflasyona ilişkin de değerlendirmede bulunan Citi, enflasyonun 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye düşeceğini tahmin etti.

Birgün’ün aktardığına göre; Citi, bugün yayınladığı raporda, daha sıkı finansal şartlara bağlı olarak Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesinin yavaşlayacağını öngörürken, bu yıl yüzde 4,2 olmasını beklediği büyüme oranını 2024’te yüzde 0,4’e yavaşlayacağını tahmin etti. 2025 yılı için büyüme oranı beklentisini yüzde 3,5 olarak ortaya koydu.

Citi, Türkiye’de bu yıl yüzde 53,9 olacağını öngördüğü Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye yavaşlayacağını da tahmin etti.

İşsizlik oranının bu yıl yüzde 9,6, 2024’te yüzde 12,4 ve 2025’te yüzde 12,1 olması beklenirken, dolar/TL paritesi için 2024 ortalama 35,93, 2025 ortalaması 41,59 olarak tahmin edildi. Bu yıl için dolar/TL ortalaması 25,99 olarak öngörüldü. Raporda ayrıca 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerinin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizliğin olduğu belirtildi.

Citi’nin değerlendirmesi şöyle: “Beklenenden daha güçlü bir büyüme performansı sergilenen bir yılın ardından, 2024 yılında ekonomik faaliyetlerde gözle görülür bir yavaşlama bekliyoruz. Sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan küresel faaliyetler nedeniyle yumuşayan ihracatın da etkisiyle, bu yıl yüzde 4,2 olarak tahmin edilen GSYH büyümesinin 2024 yılında yüzde 0,4’e gerilemesini bekliyoruz.

Bize göre, Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizlik söz konusu. Seçimlerden sonra yetkililerin normalleşme/sıkılaşma sürecine devam edip etmeyeceği ya da alışılmışın dışında politikalara dönüp dönmeyeceği yatırımcı duyarlılığının şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Her ne kadar baz senaryomuzda ilk senaryoyu kullansak da, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ekonomik faaliyetlerde öngörülen keskin düşüş zaten zorlu olan görünümü daha da karmaşık hale getirebilir.

Ayrıca, 2024 yılında GSYH’nin yaklaşık yüzde 6,5’i olarak öngörülen nispeten yüksek bütçe açığı, yetkililere olumsuz şoklara karşı koymak için sınırlı bir politika alanı bırakmaktadır.

Yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına olan düşük maruziyetine rağmen, belirtilen zorlu arka planın, düşük makroekonomik görünürlüğün ve büyük dış finansman gereksinimlerinin para birimi ve tahviller için zorlu bir görünüme işaret ettiğine inanıyoruz.”

Paylaşın

Bireysel Borçlar 2, 5 Trilyon Liraya Ulaştı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, vatandaşların kredi kartları ile yaptığı borçlanma 2023’ün 10 ayında yüzde 119,2 artışla 991,9 milyar liraya ulaştı.

Aynı dönemde tüketici kredilerindeki artış ise yüzde 34,4 oldu. Böylelikle bireysel kredi kartı borçları ile birlikte Türkiye’deki toplam bireysel borçların büyüklüğü yüzde 59 artışla 2, 5 trilyon TL’ye çıktı.

Türkiye, yüzde 5,9’luk büyüme oranı diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, üçüncü çeyrekte AB, OECD ve G-20 ülkeleri arasında birinci oldu. Ancak, Türkiye ekonomisindeki büyüme ücretli çalışan milyonlarca kişinin gündelik hayatına yansımadı.

Çalışan ücretlerinin büyümeden aldığı pay bir önceki çeyreğe göre azalırken, yılın ilk 10 ayındaki bireysel borçların toplamı ise bir önceki yıla göre yüzde 60’a yakın artışla 2,5 trilyon TL’ye ulaştı. Ekonomideki büyüme ise büyük oranda milyonlarca vatandaşın kredi kartlarıyla borçlanarak yaptıkları harcamalardan ve 6 Şubat depremi sonrasında inşaat sektöründe görülen hareketlilikten kaynaklandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,9 büyüme kaydetti. Bir önceki çeyreğe göre ise büyüme yüzde 0,3 seviyesinde kaldı. Bu dönemde hane halkı tüketimi büyümeye 7,7 puanla en yüksek katkıyı verdi.

Hane halkı tüketimini 3,4 puanla yatırımlar izledi. Kamu harcamalarının büyümeye katkısı ise 0,7 puanda kaldı. Öte yandan mal ve hizmet ithalatı 2023 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 14,5 artarken, ihracatın büyümesi ise yüzde 1,1 seviyesinde kaldı.

Türkiye’de çalışanların büyümeden aldığı pay da, üçüncü çeyrekte de bir önceki çeyreğe göre kan kaybetti. TÜİK verilerine göre, ikinci çeyrekte yüzde 34,3 olan işgücü ödemelerinin katma değer içerisindeki payı üçüncü çeyrekte yüzde 32,2’ye geriledi.

Geçen yılın aynı döneminde ise iş gücünün büyümeden aldığı pay yüzde 26,1 olmuştu. Çalışanların büyümeden aldığı pay 2022’de yüzde 26,5’e gerilemiş ve böylelikle verinin başlangıç yılı olan 1998 yılından bu yana en düşük seviye kaydedilmişti.

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, bu yıl asgari ücrete iki kez zam yapılmasının ve kamu çalışanlarının maaş ayarlamalarının geçen yıla göre iş gücünün büyümeden aldığı payı artırdığına işaret ediyor. Ancak Prof. Kozanoğlu, Türkiye’de iş gücünün yani ücretli kesimin ekonomideki büyümeden aldığı pay son yıllarda giderek düştüğüne de dikkat çekiyor.

Üçüncü çeyrek büyümesine bakıldığında tüketimde genel bir zayıflama görülse de vatandaşların borçlanarak harcama eğiliminin devam ettiğini vurgulayan Kozanoğlu, “28 Mayıs seçimlerinden sonra yapılan faiz artışları yaz aylarında yavaşlamıştı. Bu da ihtiyaç kredisi ve kredi kartı faizlerinin de yavaş artmasına neden oldu. Bu nedenle borçlanarak harcama eğilimi üçüncü çeyrekte de devam etti” diyor.

Şu anda milyonlarca insanın harcamalarını büyük oranda nakit para ile değil, kredi kartlarıyla yaptığını ifade eden Prof. Kozanoğlu, “Örneğin sadece bu hafta 30 milyar TL’nin üzerinde kredi kartı harcaması yapıldı ve toplam kredi kartı harcamaları 2023’te 1 trilyon TL’yi geçmiş oldu” şeklinde konuşuyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Türkiye’de vatandaşların kredi kartları ile yaptığı borçlanma 2023’ün 10 ayında yüzde 119,2 artışla 991,9 milyar liraya ulaşmıştı. Aynı dönemde tüketici kredilerindeki artış ise yüzde 34,4 oldu. Böylelikle bireysel kredi kartı borçları ile birlikte Türkiye’deki toplam bireysel borçların büyüklüğü yüzde 59 artışla 2, 5 trilyon TL’ye çıktı.

Özellikle üçüncü çeyrekte otomotiv, mobilya ve beyaz eşya harcamalarında bir yavaşlama olmasına rağmen, başta gıda olmak üzere temel ihtiyaç maddeleri konusunda borçlanarak harcamanın devam ettiğini vurgulayan Prof. Kozanoğlu, “Enflasyon beklentisinin hala yüksek olması nedeniyle ben de dahil tüm vatandaşlar, temel ihtiyaç maddeleri almaya öncelik veriyoruz” diyor.

TÜİK verilerine göre, yüzde 5,9’luk büyümeye en büyük katkı hane halkı harcamalarından gelse de, üçüncü çeyrekte hane halkı tüketimi 2020’nin son çeyreğinden bu yana ilk kez daraldı. TÜİK’e göre, iç talep üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 düştü.

“Ekonominin yavaşlamaya başladığını görebiliyoruz”

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ege Yazgan, Merkez Bankası’nın faizi 6 ay içinde yüzde 8,5’ten yüzde 40’a çıkarması ile birlikte iç talepte yavaşlamanın da başladığını söylüyor. Yılın son 3 ayında da tüketimdeki azalmanın devam edeceğini ifade eden Prof. Yazgan, “Son verilerden Türkiye ekonomisinin yavaşlamaya başladığını görebiliyoruz” diyor.

2023 yılının ilk 10 ayında yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların satın alma gücünün eridiğine işaret eden Prof. Yazgan, “Yılın geri kalanında ise başta kiralar olmak üzere fiyat artışlarında bir miktar azalma göreceğiz. Yani enflasyonda kısmi bir iyileşme görecek olsak da, gelecek aylar açısından enflasyonun yeniden yükselip yükselmeyeceğini öngörmek zor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Peki Türkiye ekonomisini 2024’te nasıl bir büyüme tablosu bekliyor?

Prof. Hayri Kozanoğlu’na göre, yeni yılın başına hem asgari ücret hem de kamu ve özel sektördeki maaş ayarlamaları yılın ilk aylarında tüketici harcamalarında bir artışa yol açacak. Hükümetin 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimlere kadar ekonomiyi canlı tutmaya çalışacağını kaydeden Prof. Kozanoğlu, şu değerlendirmede bulunuyor:

“Belki bu süreçte 7500 TL’lik çok düşük emekli maaşlarını da düzeltmeye yönelik bir hamle yapılabilir. Ama seçim sonrasında aydan aya vatandaşların satın alma gücü gerileyecek. Enflasyonun hızında bir yavaşlama görülse bile, 2024’ün sonuna kadar her ay hanelerin refah düzeyinde gerileme olacak.”

Bu arada Paris merkezli Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) tarafından yayınlanan ‘Ekonomik Görünüm’ raporunda Türkiye büyüme beklentisi yükseltildi. OECD, 2023’ün tamamı için Türkiye’ye ilişkin büyüme beklentisini yüzde 4,3’ten yüzde 4,5’e yükseltti.

OECD’nin Türkiye ekonomisinin büyümesi konusunda 2024 beklentisi yüzde 2,9, 2025 beklentisi ise yüzde 3,2 oldu. Öte yandan Türkiye’ye ilişkin enflasyon tahminleri de artırıldı. 2023 enflasyon beklentisi yüzde 52,1’den yüzde 52,8’e, 2024 tahmini de yüzde 39,2’den yüzde 47,4’e yükseltildi.

Paylaşın