Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye Sert Eleştiriler, Somut Talepler

14 – 15 Aralık’ta düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi öncesi, Türkiye ile ilgili tutum belgesini yayımlayan AB, Türkiye’ye sert eleştiriler yöneltilirken somut taleplerde de bulundu.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, liderler zirvesinin gündemini hazırlarken, Türkiye konusunu tartışma gündeminden çıkardı. Liderler toplantıda, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in hazırladığı, AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğine ilişkin yeni öneriler içeren raporunu da ele alması bekleniyordu.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; Avrupa Birliği (AB), Brüksel’de 14 – 15 Aralık tarihlerinde düzenlenecek liderler zirvesi öncesinde Türkiye dahil tüm aday ve potansiyel aday ülkelerle ilgili tutum belgesi açıklandı.

AB ülkelerinin Avrupa ilişkileri bakanlarından oluşan Genel İşler Konseyi’nin dün Brüksel’de yaptığı zirveye hazırlık toplantısında Türkiye, Karadağ, Bosna-Hersek, Sırbistan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova, Moldova, Ukrayna ve Gürcistan ile ilgili değerlendirme sonuçları yer aldı.

AB devleti ve hükümet başkanlarını temsil eden AB Konseyi’nin açıkladığı değerlendirme sonuç belgesinde, Türkiye’nin “bir günlük ülke ve ortak çıkarların bulunduğu çeşitli alanlarda kilit önem taşıyan bir ortak”; olduğu belirtildi ve “dünyanın en fazla mülteci nüfuslarından birini barındırmada devam eden çabalarından dolayı Türkiye övüldü.

Konsey’in değerlendirme sonuç belgesinde Türkiye’ye ayrılan bölüm, AB Komisyonu’nun 8 Kasım’da açıkladığı Türkiye raporu< a i=2> ile benzer ifadeler içerdi.

Belgede, Doğu Akdeniz’de bir araya gelerek güvenli bir atmosferin ve Türkiye ile karşılıklı fayda ve iş birliğine dayalı tanıtımların geliştirilmesinin AB açısından değerlendirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı. AB’nin Türkiye ile “aşamalı, sürekli ve geriye doğru yolculuk edebilir”; bir şekilde çeşitli ortak çıkar alanları birlikte çalışmaya hazır olduğu belirtildi, samimi ve açık bir diyaloğun sürdürülmesinin kesilmesi, ortak çıkar alanları arasında göç, kamu sağlığı, iklim, terörle mücadele ve bölgesel konular sayıldı.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son dönemdeki iyileşmenin olumlu bir şekilde alınmadığı ifade edilirken bu iyileşmenin kalıcı olması halinde vurgu yapıldı. Doğu Akdeniz’de gerilimin düşmesinden kurtulmanın yanı sıra Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerine ve gerekirse Uluslararası Adalet Divanı’na gittiğinizde, yolda barışçı çözümün taahhüdüne bağlı kalması dile getirildi.

Türkiye’nin AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti ile uyumlu olması ve tüm AB ülkelerinin toprak bütünlüğü ile egemenlik hakları tanıması talebine yer verilen belgede AB’nin BM kararları çerçevesinde Kıbrıs özetinin özeti çözümü taahhüdüne bütünüyle bağlı olmaya de vurgulandı ve Türkiye’nin Bu arada barışçı çözüme bağlılığının bildirilmesi ve katkı sağlanmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi.

Belgede ayrıca Kıbrıs’taki Kapalı Maraş’ın açıklamalarının önemine işaret edilerek Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğu, türdeki tek taraflı eylemlerin kınandığı belirtildi, bu tür eylemlerin geri toplanması istendi.

Konsey, Türkiye’nin demokrasi, hukuk refahı ve temel haklar alanında devam eden ve derin üzüntü yaratan gerilemeyle ilgili ciddi endişelerin olduğu nu yineledi, yargının bağımsızlığındaki sistem eksiklikleri ve büyük baskının yanı sıra medya özgürlüğü ve ifade özgürlüğündeki sorunlar da derin endişelerin yaratılmasıya devam ettiği kaydedildi .

Konsey belgesinde Türkiye ayrıca Avrupa Konseyi ile iş birliğini artırmaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının tüm kararlarını hayata geçirmeye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi dahil, taraf olduğu insan hakları alanındaki sözleşmeleri tam olarak uygulamaya çağrıldı.

Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulamayı sürdürmesinin, hukukun üstünlüğü, temel haklara saygı ve Türkiye’nin uluslararası kurallara yönelik taahhütleri konusunda soru desteklerinin oluşturulduğu da ifade edildi.

Ekonomi alanında daha fazla istikrar odaklı makroekonomik politikalara geri dönüşün sürdürülmesi ve Türkiye’deki piyasa ekonomisinin uygun faaliyetlere yönelik devam eden endişelerin takip edilmesi istendi. AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliğinin uygulanışıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesi ve tüm AB üyesinin performansının etkili bir şekilde finansal olarak sağlanmasını sağlamak istendi.

içeriğin hem askeri hem de sivil alanda temsil edildiği “çifte kullanımlı”; Ürünlerin bulunduğu, piyasaya sürülen serbest cihazların, AB’nin yaptırımlarını bozmaması de vurgulandı. AB üyeleri, Rusya yaptırımlarının Türkiye toprakları üzerinden delindiği konusunda daha önce de tam uyarılarda bulunmuştu.

Göç ve mülteci mutabakatı

Göç konusunda da Türkiye ile 2016’da imzalanan mülteci mutabakatının sonuçları devam ettirilen sağlıklıek Türkiye, anlaşmayı bütünüyle ve ayrımcılığa yer olmaması, AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti’ni de sağlıklı şekilde çalıştırılmaya çağrıldı. Bu bağlamda geri kabul anlaşmasının da etkili bir şekilde iyileştirildiği ve tüm AB ülkeleri ile yargı ve içişleri alanında iş birliğinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Türkiye’den AB’nin vize politikalarına uyum sağlanması da istenerek Türk dış politikasının AB’nin yaşamlarıyla çatışmasının derin endişelerinin uyandırıldığı kaydedildi. Belgede, Türkiye’nin AB ortak dış politikası ve güvenlik politikaları ile yaptırımlarına uyum sağlamayı yüksek profilli olarak ele alma yönünde “güçlü beklenti”; dile getirildi.

Konsey, Türkiye’nin Ukrayna’daki satışlarında oynadığı profesyonel rol takdiriyle birlikte Rusya’ya yönelik AB yaptırımlarına uymamasından büyük üzüntü duyduğunu bildirdi ve yaptırımların çalıştırılmasının engellenmesinin çok büyük önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye ile ilgili bölümün son maddesinde, “Konsey, Türkiye’nin AB’nin daha da uzaklaşmasını üzüntüyle not etmek ve ‘Türkiye’nin AB’ye üyelik müzakerelerinin bu nedenle fiilen durakladığı ve bu bu nedenle yeni fasılların açılması ya da konuşmanın alınamayacağı’ bölgelerdeki geçmiş Konsey kararlarını hatırlatmaktadır” ifade yer aldı.

Paylaşın

Son 20 Yılda Emekliler İçin En Kötü Dönem: 2023

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, veriler yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. Derin ekonomik krizden en çok etkilenenler ise sabit gelirliler, özellikle emekliler.

Resmi verilere göre son 20 yılda emekliler için en kötü dönem 2023 yılı oldu. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2003 yılından bu yana hiç bu kadar düşmemişti.

2003 yılında en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıydı. 2023 yılının ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK-AR) verilerine göre de Aralık 2002’de ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken Temmuz 2023’te bu oran 0,9’a geriledi.

Euronews Türkçe, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinden yola çıkarak 2001-2023 yılları arasında en düşük 4a emekli maaşı ile net asgari ücreti karşılaştırdı.

Buna göre AK Parti’nin iktidar yıllarının başında 2003 yılında net aylık asgari ücret 226 lira idi. 4a en düşük emekli maaşı ise 332 liraydı. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Bu da son 20 yıldaki en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.

2016 yılına kadar en düşük emekli maaşı hep asgari ücretten fazla oldu. Ancak bu oran kademeli olarak düştü.

2016 yılında ise işin seyri değişti. 4a en düşük emekli maaşı net asgari ücretten daha düşük hale geldi. Asgari ücret bin 301 lira olurken emekli maaşı bin 265 lira oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu.

Sonraki yıllarda da bu durum benzer eğilimde sürdü. Asgari ücret, en düşük emekli maaşından yüksek seyretti. Ancak durum emekliler lehine bozulmaya devam etti.

2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü. 2023 başında 0,69’u gören en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2023 ikinci yarısında ise 0,66’ye kadar geriledi. Yani, 4a en düşük emekli maaşı alan bir kişi asgari ücretin üçte ikisi maaş alıyor.

DİSK-AR’ın raporu da son 20 senede maaşların emekliler aleyhine nasıl değiştiğini gösteriyor. Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken 0,89 katına geriledi.

Aynı dönemde en düşük SSK emekli aylığının asgari ücrete oranı da 1,39 kattan 0,66 kata geriledi. En düşük Bağ-Kur esnaf emekli aylığının asgari ücrete oranı da 0,81 kattan 0,66 kara geriledi. Ortalama memur maaşı ise 3,14 kattan 1,97 kata düştü.

Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında net asgari ücret nominal olarak 62 kat artış gösterdi. En düşük memur maaşı da 52 kat yükseldi. Ortalama memur emekli aylığı ise aynı dönemde sadece 20 kat arttı.

DİSK-AR’ın aynı raporu asgari ücretin nasıl giderek ortalama ücret (ortalama maaş) haline geldiğini de gösteriyor.

Bu ne demek? Asgari ücrete yakın kazanan işçi oranının giderek yükselmesi demek. Bu olurken asgari ücretten daha yüksek kazananların oranlarının düşmesi anlamına geliyor.

Türkiye’de 10 işçiden 6’sı asgari ücretin yüzde 20 fazlasının altında çalışıyor. Bu oran 20 sene önce 10 kişide 4’tü.

Paylaşın

ABD’den Türkiye’ye Yeni Rusya Yaptırımı

ABD, Türkiye, Çin ve BAE merkezli 250’den fazla firma ve kişiyi Rusya yaptırımları listesine aldığını açıkladı. Yaptırımlar listesinde “Türkiye Merkezli Kuruluşlar” başlığı altında Bosfor Avrasya, Egetir Otomotiv, Globus Turkey, Kartal Exim, Konomar Gemi, Megasan Elektronik ve Özkaya Otomotiv sayıldı.

Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan bir Türk yetkili, Türkiye’nin sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan yaptırımları uyguladığını ve tek taraflı önlemlere karşı çıktığını, Ankara’nın yaptırımların delinmesini en aza indirmek için önlemler aldığını söyledi.

VOA Türkçe’nin Reuters’tan aktardığına göre; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın yaptırımlardan kaçınmasını, gelecekteki enerji kapasitesini, bankalarını ve metal ve madencilik sektörünü hedef alarak Çin, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli olanlar dahil yüzlerce kişi ve kuruluşa yeni yaptırımlar açıkladı.

ABD Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları, Washington’un, Rusya’nın Ukrayna’daki savaş nedeniyle ABD ve müttefikleri tarafından uygulanan yaptırımları delmesini engellemeye yönelik son yaptırımlarında, 250’den fazla kişi ve kuruluş yer aldığını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken yaptığı açıklamada “Rusya’nın Ukrayna’da işlediği suçların ve Rusya’nın savaş makinesini finanse eden ve destekleyenlerin hesap verebilirliğini teşvik etmek için elimizdeki araçları kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

Maliye Bakanlığı, Çin, Rusya, Hong Kong ve Pakistan’da yerleşik dört kuruluş ve dokuz kişiden oluşan bir ağa, Çin’de üretilen silah ve teknolojilerin Rusya’ya tedarikini kolaylaştırma ve tedarik etme nedeniyle yaptırım uyguladığını açıkladı.

Şebekenin, ABD yaptırımlarını ve Çin’in askeri malzemelerin ihracatı üzerindeki kontrollerini aşmaya çalıştığı belirtildi. Ayrıca bilyalı veya makaralı rulmanlar, uçak parçaları ve X-ray sistemleri dahil teknoloji, ekipman ve girdilerin sevkiyatı konusunda Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin merkezli şirketleri hedef aldı.

Maliye Bakanlığı’nın yaptırım listesinde “Türkiye Merkezli Kuruluşlar” başlığı altında Bosfor Avrasya, Egetir Otomotiv, Globus Turkey, Kartal Exim, Konomar Gemi, Megasan Elektronik ve Özkaya Otomotiv sayıldı.

Bosfor Avrasya, Egetir Otomotiv ve Özkaya Otomotiv, Rusya ekonomisinin imalat sektöründe faaliyet gösterdikleri için; Globus Turkey, Kartal Exim ve Konomar Gemi, Rusya ekonomisinin teknoloji sektöründe, Megasan Elektronik de elektronik sektöründe faaliyet gösterdikleri için yaptırım listesine alındı.

“Ankara, yaptırımların delinmesini en aza indirmek için önlemler alıyor”

Adının açıklanmaması kaydıyla Reuters haber ajansına konuşan bir Türk yetkili, Türkiye’nin sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan yaptırımları uyguladığını ve tek taraflı önlemlere karşı çıktığını, Ankara’nın yaptırımların delinmesini en aza indirmek için önlemler aldığını söyledi.

“Yaptırımların Türkiye üzerinden delinmesine yönelik çabaların sıkı bir şekilde izlenmesi ve önlenmesi, politikalarımızın ayrılmaz bir parçasıdır” diyen yetkili, Türk finans ve ticaret sektörünün ağırlıklı olarak Batı piyasalarıyla iş yaptığına da dikkat çekti.

Yaptırımlar konusunda eğitimsiz ya da umursamaz olan küçük ve önemsiz kuruluşların kaçınma girişimleri olmasının kaçınılmaz olduğunu kaydeden Türk yetkili, “Bu tür kuruluşlar elbette tek taraflı kısıtlayıcı tedbirlerin sonuçlarına maruz kalacaklardır” dedi. Yetkili, ihlaller Türkiye’nin politikasını ihlal eden bir düzen haline gelirse, hukuki tedbirler alacaklarını kaydetti.

Hedef alınan Çin merkezli firmalar arasında, Maliye Bakanlığı’nın Rus paralı asker firması Wagner’e yüksek çözünürlüklü gözlem görüntüleri sağladığını söylediği ticari uydu görüntü şirketleri de bulunuyor.

Dışişleri Bakanlığı ayrıca, kendisi de ABD yaptırımları altında olan Rus devlet holdingi Rostec’e mikroelektronik bileşenler tedarik ettiğini söylediği bir ağa yönelik bir yaptırımda, Çinli kuruluşları hedef aldı. Mikroelektroniklerin elektronik savaş sistemleri geliştirmek için kullanıldığı belirtildi. Şebekeye yönelik adımın bir parçası olarak Rusya, Türkiye ve Hong Kong’daki şirketler de hedef alındı.

Washington, Avrupa Birliği ve diğer Batılı ülkelerin Ukrayna’yı işgali nedeniyle Moskova’ya uyguladığı yaptırımların uygulanmasını sağlamak için, dünya genelinde ülkeler ve özel şirketler üzerindeki diplomatik baskıyı arttırdı. Rusya ve Çin’in Washington’daki büyükelçilikleri yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. Rusya Batı’nın yaptırımlarını yasadışı olarak nitelendiriyor ve bunların ekonomisinin gelişmesini engellemeyeceğini söylüyor.

Washington, Rusya’nın gelecekteki enerji üretimine ve yakıt ihracat kapasitesine müdahale etmeye çalışıyor. ABD, Gazprom ve RusGazDobycha tarafından işletilecek olan Rusya’nın kuzeybatısındaki bir Baltık limanında yer alan Ust-Luga sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) terminalini geliştiren üç şirketi de hedef aldı.

Henüz inşa edilmemiş olan tesis, Gazprom’un odak noktasını işleme alanına kaydırma stratejisinin bir parçası. Rusya’nın en büyük gaz işleme tesisi, üretim hacmi açısından dünyanın en büyüklerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Yaptırımlar Rusya merkezli Northern Technologies, Joint Stock Compressor Machinery Plant ve Gazprom Linde Engineering şirketlerine uygulandı. Bu hamle, Washington’un Sibirya’da bir başka LNG projesi olan Arctic-2 LNG’yi geliştiren bir kuruluşa yaptırım uygulamasından bir aydan biraz fazla bir süre sonra geldi.

Rusya’nın gelecekteki LNG ihracatının nasıl etkileneceği bilinmiyor; ancak ABD dünyanın en büyük LNG ihracatçısı konumunda. Alman şirketi Linde, Batı’nın yaptırımları nedeniyle 2022 yılında Ust-Luga’daki çalışmalarını durdurdu. Rusya bu yıl Çinli şirketleri tesisin inşasına dahil etmek için Pekin ile görüşüyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca Rus işadamı Vladislav Sviblov’u ve onun sahibi olduğu ve kontrol ettiği, Rusya’nın yedinci büyük altın üreticisi olduğunu söylediği İngiltere’de kayıtlı Highland Gold Mining şirketini ve İngiltere’nin Kasım ayında aldığı önlemlerin ardından Sviblov ile bağlantılı diğer şirketleri yaptırım listesine dahil etti.

Bakanlık, Kuzey Kore ve Rusya arasında mühimmat transferinde kullanıldığını belirttiği üç nakliye şirketi ve üç Rus bandıralı ticari gemiye yaptırım uyguladı.

Washington ayrıca aralarında HSBC’nin Rusya’daki işletmelerini satın almak isteyen Expobank’ın da bulunduğu dört Rus finans kuruluşunu ve insansız hava araçları dahil savunma ve sanayi teknolojilerinin ithalatı, üretimi, modifikasyonu ve satışıyla ilgilenen onlarca Rusya merkezli kuruluşu hedef aldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, eski telekom CEO’su Ivan Tavrin ve yönettiği şirketler ağını da yaptırım listesine aldı. Bakanlık, Tavrin’in “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü yasadışı savaşın başlangıcından bu yana Moskova’nın en büyük harp dönemi tüccarlarından biri haline geldiğini” söyledi.

Paylaşın

Türkiye’nin Avrupa Birliği Üyeliğine En Fazla Hangi Ülke Karşı?

Avrupa Birliği’ne üye altı ülkede yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 51’i Türkiye’nin üyeliğine karşı olduğunu açıklarken, Batı Balkandaki aday ülkelere karşı çıkanların oranın çok daha düşük olduğu görüldü.

Ankete göre, Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının yüzde 37’si Kosova’nın, yüzde 35’i Arnavutluk ve yine yüzde 35’i Sırbistan’ın üyeliğine karşı.

Ankete katılan AB üyesi ülke içinde en fazla genişlemeye karşı çıkanlar ise Avusturya vatandaşları oldu. Avusturya vatandaşlarının yüzde 53’ü hangi aday ülke olursa olsun yakın bir gelecekte AB genişlemesine karşı çıkarken, bu oranın Türkiye için yüzde 72’ye çıkması özellikle dikkat çekti.

Avusturyalı seçmenin yine yarısından fazlası Ukrayna ve Kosova’nın üyeliğine de karşı. Ankete göre Romanya ve Polonya’daki seçmenler AB genişlemesine en fazla destek veren üyeler arasında ilk sırada.

Euronews Türkç’de yer alan habere göre; Avrupa Birliği’ne üye altı ülkeyi kapsayan araştırma, Türkiye’nin AB’ye katılmına karşı güçlü bir muhalefet olduğunu ortaya koyuyor.

Altı ülkede yapılan ankete katılanların yüzde 51’i Türkiye’nin AB’ye katılımına karşı çıktı. Anket, AB içinde Türkiye’nin üyeliğini en fazla istemeyen ülkenin Avusturya olduğuna işaret ediyor. Polonya vatandaşları ise Ankara’nın üyeliğine en az karşı çıkanlar arasında ilk sırada.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından düzenlenen ankete göre AB vatandaşları, Ukrayna, Moldova ve Karadağ’ın üyeliklerine karşı açık fikirli olmalarına rağmen, yakın gelecekte birliğin genişlemesi konusunda açık bir destek vermekten kaçınıyor.

Anket sonuçlarına göre, yaş kategorileri ve birliğin yeni veya eski üyelerinin vatandaşları arasında da önemli farklılık görüldüğünü ortaya çıkardı.

Buna göre Avusturya, Almanya, Fransa ve Danimarka vatandaşları, AB’nin yeni bir alımına soğuk bakarken Polonya ve Romanya gibi ülkelerin vatandaşları bu genişleme konusunda daha istekli görünüyor. Anket sonuçları, AB ve Batı Balkan ülkeleri liderlerinin genişleme konusunda Brüksel’de tarihi bir karar verecekleri zirve öncesinde yayımlandı.

AB liderleri bu hafta sonu Ukrayna, Moldova ve Gürcistan ile tam üyelik müzakerelerine başlanıp başlanmaması konusunda karar verecek. Toplam 10 ülke (7’si Batı Balkanlarda bulunan), 27 üyeli AB’ye girmek için resmi veya “potansiyel” aday olarak Brüksel’in kapısında bekliyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından genelde karışık mevzuat yüzünden yavaş işleyen tam üyelik süreci son dönemde AB’nin doğu bölgesinde jeopolitik gücünü artırma adına hız kazandı.

AB Komisyonu, geçen ay Ukrayna ve Moldova ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasını tavsiye etti. Bu konuda kesin kararı AB liderleri perşembe günü verecek. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, Kiev ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasına karşı çıkarak, AB liderlerini veto hakkını kullanmakla tehdit ediyor.

Orban dışında Slovakya Başbakanı Robert Fico yine Kiev ile AB arasında müzakerelerin başlatılmasına sıcak bakmadığını ifade etmişti. AB vatandaşlarının sadece yüzde 37’si Ukrayna’nın üyeliğine destek veriyor. ECFR anketine göre, AB vatandaşlarının yüzde 37’si Kiev’in üyeliğini desteklerken, yüzde 33’ü karşı çıkıyor.

Ankete katılanların yüzde 51’i Türkiye’nin üyeliğine karşı olduğunu açıklarken, Batı Balkandaki aday ülkelere karşı çıkanların oranın çok daha düşük olduğu görüldü.

Buna göre AB vatandaşlarının Yüzde 37’si Kosova’nın, yüzde 35’i Arnavutluk ve yine yüzde 35’i Sırbistan’ın üyeliğine karşı. Ankete katılan 6 AB üyesi ülke içinde en fazla genişlemeye karşı çıkanlar ise Avusturya vatandaşları oldu.

Avusturya vatandaşlarının yüzde 53’ü hangi aday ülke olursa olsun yakın bir gelecekte AB genişlemesine karşı çıkarken, bu oranın Türkiye için yüzde 72’ye çıkması özellikle dikkat çekti.

Avusturyalı seçmenin yine yarısından fazlası Ukrayna ve Kosova’nın üyeliğine de karşı. Ankete göre Romanya ve Polonya’daki seçmenler AB genişlemesine en fazla destek veren üyeler arasında ilk sırada.

Türkiye’nin üyeliğine en az Polonya karşı çıkıyor

Romanya vatandaşlarının sadece yüzde 29’u Ukrayna’nın üyeliğine karşı çıkarken, Polonya vatandaşlarının ise sadece yüzde 26’sı Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkıyor. Avusturya vatandaşlarının sadece yüzde 28’i Ukrayna’nın üyeliğine sıcak bakarken  Danimarka vatandaşlarında bu oran yüzde 50.

Ankete katılanların yüzde 45’ine göre, Ukrayna’nın katılımı “AB’nin güvenliği için tehdit oluşturma riski” içeriyor. Yine ankete katılanların yüzde 39’una göre Kiev’in tam üyeliği AB ekonomisi için tehlike oluşturabilir.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: ABD’den ‘Gecikmeden Onaylanmalı’ Açıklaması

ABD Dışişleri Bakanı Antony J. Blinken, mevkidaşı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Fidan ile İsrail-Hamas çatışmasını, çatışmanın bölgede başka yerlere sıçramamasını sağlama çabalarını, kalan rehinelerin serbest bırakılması gerekliliği ve insani yardım sağlanması konularını ele aldık.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / ABD Dışişleri Bakanı Blinken, açıklamasında ayrıca, İsveç’in NATO üyeliğinin gecikmeden onaylanmasının önemini vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Amerikan siyaset sistemi de İsral’’le ilgili konularda artık çaresiz durumda” dedi.

Fidan, “Dolayısıyla İsrail bu konuda fütursuzca hareket etmekte ve zulmüne devam etmekte” şeklinde konuştu. Temas Grubunun Gazze konusundaki çalışmalarına devam edeceğini aktaran Hakan Fidan, ABD’nin ardından Kanada‘ya geçerek burada Kanada Başbakanı ve Dışişleri Bakanı ile de görüşeceğini belirtti.

Mısır, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Filistin Yönetimi’nden oluşan bir heyet Washington’da ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’la bir araya geldi. Blinken’la görüşen heyette Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer aldı.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Temas Grubu üyeleriyle Washington’da bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulundu:

“Gazze’nin insani ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çabaları görüşmek üzere Mısır, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Filistin Yönetimi’nden oluşan bir Arap Ligi-İİT heyetiyle bir araya geldim. İsrail’in yanı sıra gelecekte bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik ortak hedefimizi ele aldık.”

ABD Dışişleri Bakanı Blinken, paylaşımında ayrıca, İsveç’in NATO üyeliğinin gecikmeden onaylanmasının önemini vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da görüşmeye ilişkin Anadolu Ajansı ve TRT’ye açıklamalarda bulundu.

“Gazze konusunda ABD yalnız kaldı” diyen Fidan, “Temas Grubu üyeleri, Gazze’deki insani dramın hemen son bulması ve İsrail’in masumları öldürmesinin son bulması gerektiği konusunun altını defaatle çizdiler” dedi.

“Amerikan siyaset sistemi de İsral’’le ilgili konularda artık çaresiz durumda” görüşünü dile getiren Fidan, “Dolayısıyla İsrail bu konuda fütursuzca hareket etmekte ve zulmüne devam etmekte” şeklinde konuştu.

Blinken ile görüşmesinde İsveç’in NATO üyeliğini de konuştuklarını belirten Fidan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Burada tabii bizim pozisyonumuz belli yani NATO’da yapılan müzakereler neticesinde üçlü zirvede Cumhurbaşkanımız ve İsveç Başbakanı vardı, neticesinde takiben çalıştığımız konular var.”

Paylaşın

Fitch’ten Türkiye İçin 2024 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 38

ABD merkezli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’de enflasyon oranının 2023 yıl sonunda yüzde 65, 2024 yıl sonunda ise yüzde 38 olacağı tahmininde bulundu.

Fitch Ratings’in “Küresel Ekonomik Görünüm” raporunda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,1, gelecek yıl ise yüzde 2,5 seviyesinde büyüme göstermesinin beklendiği aktarıldı.

Kuruluşun raporunda, küresel ekonominin bu yıla ilişkin büyüme tahmininin yüzde 2,5’ten yüzde 2,9 seviyesine çıkarıldığı belirtilirken, gelecek sene ise dünya ekonomisinin büyümesinin yüzde 2,1’e gerilemesinin beklendiği kaydedildi.

Raporda, parasal sıkılaştırmanın etkilerinin gelecek dönemde hissedilmesinin beklendiği, Çin’deki konut sektörü sorunları ve Euro Bölgesi’ndeki duraklamanın 2024 yılında küresel büyüme üzerinde yansımalarının görülebileceği belirtildi.

Ayrıca raporda, ABD ekonomisinin 2023 sonunda yüzde 2,4, gelecek sene ise yüzde 1,2 seviyesinde büyüyeceği beklentisine yer verildi.

Fitch Ratings’in raporunda, Çin ekonomisin bu yıl sonunda yüzde 5,3, gelecek yıl ise yüzde 4,6 oranında büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) ekonomisinin 2023’te yüzde 0,5, gelecek yıl 0,7 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiği belirtilen raporda, İngiltere ekonomisinin ise bu yıl yüzde 0,5, 2024 yılında 0,3 büyüyeceği öngörüsü yer aldı.

Gelişmekte olan ekonomilerin büyümesinin bu yıl yüzde 4,6, gelecek yıl ise yüzde 3,9 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği bildirildi.

Deutsche Bank’tan enflasyon tahmini: Yüzde 41,1

Öte yandan Deutsche Bank’ın 6 Aralık’ta yayınlanan raporda, “Kümülatif enflasyonun tahmin aralığının alt sınırına (Yüzde 40-45) gelmesi durumunda bu, toplam getiri açısından TL’yi cazip hale getirir” denildi.

Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak Ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

Analistler TCMB’nin 2024 yılının son çeyreğinde faiz indirimine gitmesini ve politika faizini 2024 sonuna kadar yüzde 40’a çekmesini bekliyor.

Analizde, “Enflasyonun baz etkileri nedeniyle önemli ölçüde düşeceği üçüncü çeyrekten itibaren faiz indirimi olasılığını, özellikle de büyüme ve istihdam ciddi bir baskı altına girerse, göz ardı edemeyiz” değerlendirmeleri yer aldı.

Analistler 2024 yıl sonu için enflasyonun yüzde 41,1 olacağını öngörürken, Dolar/TL için de 38 tahminini yaptı.

Paylaşın

Deutsche Bank’tan 2024 Yıl Sonu Dolar Tahmini: 38 Lira

Dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank, Türkiye için 2024 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 41,1 olurken, bankanın 2024 yıl sonu Dolar tahmini ise 38 lira oldu.

Banka, Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Deutsche Bank analistleri, enflasyon görünümü, potansiyel portföy girişleri ve ortodoks politikaya bağlılığın bir sonucu olarak 2024’te “iyi performans” sergilemesi için Türk lirasında alan görüyor.

6 Aralık’ta yayınlanan raporda, “Kümülatif enflasyonun tahmin aralığının alt sınırına (Yüzde 40-45) gelmesi durumunda bu, toplam getiri açısından TL’yi cazip hale getirir” denildi.

Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak Ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

Analistler TCMB’nin 2024 yılının son çeyreğinde faiz indirimine gitmesini ve politika faizini 2024 sonuna kadar yüzde 40’a çekmesini bekliyor.

Analizde, “Enflasyonun baz etkileri nedeniyle önemli ölçüde düşeceği üçüncü çeyrekten itibaren faiz indirimi olasılığını, özellikle de büyüme ve istihdam ciddi bir baskı altına girerse, göz ardı edemeyiz” değerlendirmeleri yer aldı.

Analistler 2024 yıl sonu için enflasyonun yüzde 41,1 olacağını öngörürken, Dolar/TL için de 38 tahminini yaptı.

Paylaşın

Kırmızı Etin Fiyatı Dünyada Yüzde 8 Türkiye’de Yüzde 85 Arttı

2023 yılında Türkiye’de kırmızı etin kg fiyatı ortalama yüzde 85 artarken, dünya genelinde ise artış yüzde 8,1 olarak kayıtlara geçti. Rekabet Kurumu ise, kırmızı et sektörüne yönelik inceleme başlattığını bildirdi.

Et fiyatlarında yaşanan artışın dengelenmesi iddiasıyla sene başında devreye sokulan ithalat formülünün 10 aylık bilançosu ortaya çıktı.

Habertürk’ten Ahmet Hamdi Girgin’in aktardığına göre, ocak-ekim ayları arasında canlı hayvan ithalatı 884 milyon dolara yükseldi. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre; 859,6 milyon dolar tutarında sığır ithalatı yapıldı.

Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre; yüzde 961’lik artışla 154,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi. Ekim ayındaki sığır ithalatında en büyük pay 67,3 milyon dolarla Brezilya’ya ait olurken, bu ülkeyi 34,7 milyon dolarla Uruguay ve 11,5 milyon dolarla Çekya izledi. Sığır eti, buğdayın ardından en çok ithalatı yapılan 2. ürün olarak kayıtlara geçti.

2018’de canlı hayvan ithalatı 1 milyar 768 milyon dolarla zirveyi görürken, sonraki yıllarda düşüş trendine girilmiş ve 2022’de ithalat 181 milyon dolara kadar düşmüştü. 2023’te ilk 10 ayda 884 milyon dolarlık canlı hayvan ithalatı gerçekleşti, yıl sonunda bu rakamın 1 milyar doları geçmesi bekleniyor.

Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) verilerine göre; karkas etin kg fiyatı (son güncelleme 30 Kasım’da yapıldı) 235.15 TL’yi buldu. Karkas etin yüzde 60’ından kemiksiz et elde ediliyor. Buna göre et fiyatının kilogramı 392 TL seviyesinde görünüyor. Ocak ayında 126,87 TL olan karkas etin kg fiyatı böylece 10 ayda yüzde 85’in üzerinde arttı.

850 milyon doların üzerindeki ithalata rağmen et fiyatlarındaki yükseliş durdurulamadı.

Dünya genelinde artış yüzde 8,1

BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün yayınladığı et fiyatları endeksine göre; sığır etinde yılbaşından beri yaşanan yükseliş yüzde 8,1 olarak ortaya çıktı. Öte yandan Rekabet Kurumu, kırmızı et sektörüne yönelik inceleme başlattığını bildirdi.

Kurumun sitesinde yer alan açıklamada, başlatılan ön araştırmaların odak noktasını, “sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin ve teşebbüs birliklerinin rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar veya teşebbüs birliği kararlarıyla Kanun’u ihlal ettikleri” iddiasının oluşturduğu ifade edildi.

Paylaşın

Otomotiv İhracatının Yüzde 80’i Avrupa’ya

Kasım ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 68 pay ve 2 milyar 148 milyon dolar ile ülke grubu bazında otomotiv ihracatında ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine otomotiv ihracatı kasım ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 arttı.

Haber Merkezi / Diğer Avrupa ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında otomotiv ihracatında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik otomotiv ihracatı kasım ayında yüzde 24 artış kaydetti.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisinin kasım ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 10,4 artış ile 3 milyar 172 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında birinci sırada yer alan endüstrinin payı ise yüzde 13,8 olarak gerçekleşti.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv endüstrimiz bugüne kadarki en yüksek kasım ayı ihracatına imza attı. Bu rakam aynı zamanda Mart 2023 dönemindeki 3,3 milyar doların ardından tarihte aylık bazda ulaşılan ikinci en yüksek rakam oldu. Kasımda binek otomobiller, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ve otobüs minibüs midibüs ihracatı çift haneli arttı. Ocak-kasım döneminde 11 aylık ihracatımız ise yüzde 14 artışla 31 milyar 831 milyon dolara ulaştı. Aralık ayında da elimizden gelenin en iyisini yaparak 2023 yılını yeniden lider sektör olarak kapatacağız” dedi.

Kasımda en büyük ürün grubu Tedarik endüstrisi ihracatı 1 milyar 239 milyon dolar oldu. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 12 artarak 949 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı 499 milyon dolar , Çekiciler ihracatı 175 milyon dolar, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 31 artarak 271 milyon dolar oldu.

Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracatta yüzde 4 oranında artış görülürken, yine önemli pazarlardan Rusya Federasyonu’na yüzde 27, İspanya’ya yüzde 15, Çekya’ya yüzde 19, Romanya’ya yüzde 62 ve Birleşik Krallık’a yüzde 39 ihracat artışı yaşandı. İtalya’ya ise yüzde 11 ve Hollanda’ya yüzde 15 ihracat düşüşü oldu.

Binek otomobillerde önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 96, Birleşik Krallık’a yüzde 17, Almanya’ya yüzde 39, Polonya’ya yüzde 63, Cezayir’e yüzde 100, Hollanda’ya yüzde 53 ihracat artışı, İtalya’ya ise yüzde 11, Slovenya’ya yüzde 29 Fas’a yüzde 70 ve Mısır’a yüzde 91 ihracat düşüşü yaşandı.

Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık ve İtalya’ya yüzde 30’ar, Slovenya’ya yüzde 115, Belçika’ya yüzde 28, Fransa’ya yüzde 21 İspanya’ya yüzde 40 ihracat artışı görülürken, ABD’ye yüzde 100 ihracat düşüşü gerçekleşti.  Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ise İtalya’ya yüzde 37, Almanya’ya yüzde 54, İspanya’ya yüzde 268 ihracat artışları yaşandı.

Ülke bazında en büyük pazar Almanya’ya 433 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Birleşik Krallık 306 milyon dolarlık ihracat rakamı ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 25 arttı. Üçüncü büyük pazar konumunda yer alan Fransa’ya yönelik ihracat ise yüzde 0,5 artışla 297 milyon USD oldu. Yine önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 64, Polonya’ya yüzde 29, Slovenya’ya yüzde 17, Rusya’ya yüzde 21, Romanya’ya yüzde 55, Hollanda’ya yüzde 56 ihracat artışı olurken, ABD’ye yüzde 37, İsrail’e yüzde 68 ve Mısır’a yüzde 64 ihracat düşüşü yaşandı.

AB Ülkelerine ihracat yaklaşık yüzde 20 arttı

Geçen ay Avrupa Birliği Ülkeleri yüzde 68 pay ve 2 milyar 148 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta yine ilk sırada yer aldı. AB Ülkelerine ihracat yüzde 19 arttı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik ihracat yüzde 24 arttı. Kasımda Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesine yüzde 31, Orta Doğu Ülkelerine yüzde 38 ihracat düşüşü yaşandı.

Paylaşın

Yabancılara Konut Satışları Yüzde 53 Düştü

2023 yılı ekim ayında yabancıya konut satışları yıllık bazda yüzde 53 geriledi. Böylece yabancıya konut satışları 2020 yılından bu yana en düşük seviyeyi gördü. 2024 yılından itibaren yabancıya konut satışında alt limit 600 bin dolar oluyor.

Şu an için 400 bin dolara gayrimenkul satın alan yabancılara Türk vatandaşlığına başvurma hakkı veriliyor. Türkiye vatandaşı olabilmek için gayrimenkul alımlarında gerekli olan fiyat, Eylül 2018 yılından itibaren 1 milyon dolardan 250 bine düşürüldü ve 2022 yılında 400 bin dolara çıkarıldı. 2024 yılı itibariyle yapılacak yeni düzenlemeyle yabancıya konut satışında alt limit 400 bin dolardan 600 bin dolara yükselecek.

T24’ten Ceren Bala Teke’nin haberine göre; İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan düzenleme ile Türkiye vatandaşlığı almak için konut satışında alt limit 200 bin dolar arttırılarak; 2024 yılı için 600 bin dolara çıkarıldı. TÜİK verilerine göre; 2023 Ekim ayında yabancıya konut satışları yıllık bazda yüzde 53 gerileyerek son 3 yılın en düşük seviyesini gördü.

Göç İdaresi Başkanlığı tarafından 16 Ekim 2023 tarihinde düzenlemeyle yabancıya ikamet ve amaçlı konut satışında alt sınır 75 bin dolardan 200 bin dolara çıkarılmıştı. Vatandaşlık amaçlı konut satışında alt sınır ise 400 bin dolar olarak belirlenmişti. En son düzenlemeye göre; 2024 yılından itibaren yabancıya konut satışında alt limit 600 bin dolar oluyor.

Şu an için 400 bin dolara gayrimenkul satın alan yabancılara Türk vatandaşlığına başvurma hakkı veriliyor. Türkiye vatandaşı olabilmek için gayrimenkul alımlarında gerekli olan fiyat, Eylül 2018 yılından itibaren 1 milyon dolardan 250 bine düşürüldü ve 2022 yılında 400 bin dolara çıkarıldı. 2024 yılı itibariyle yapılacak yeni düzenlemeyle yabancıya konut satışında alt limit 400 bin dolardan 600 bin dolara yükselecek.

TÜİK verilerine göre; 2023 Ekim ayında yabancıya konut satışları son 2,5 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Pandemiden sonra Türkiye’de konut ve kira artışları hızla artmaya devam ederken konut satış sayıları düşüşe geçti. 2023 Ekim ayında, yabancıya konut satışları yaklaşık son 2,5 senenin en dip seviyelerini gördü.

Verilere göre; yılın ilk ayında yüzde 0,6 ile sınırlı olan yabancıya konut satışlarındaki gerileme 6 Şubat da meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerden sonra aynı ayda yüzde 27’ye çıktı, yıl ortasında ise yüzde 42 ile sert bir şekilde gerilemeye devam etti. 2023 Ekim ayında yabancıya konut satışları yıllık bazda yüzde 53 geriledi. Böylece yabancıya konut satışları 2020 yılından bu yana en düşük seviyeyi gördü.

Paylaşın