Türkiye, Demokrasi Endeksi’nde 102. Sırada

Türkiye, The Economist’in Küresel Demokrasi Endeksi’nde yer alan 167 ülke arasında 102. sırada, “hibrit (karma) rejimler” arasında gösterildi. Türkiye, geçen yıl 103. sırada yer almıştı.

Türkiye Avrupa Konseyi ve aday üyesi olduğu Avrupa Birliği ülkelerinin hemen hemen tamamının gerisinde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ortalama düzeyde görünüyor.

Birleşik Krallık merkezli haftalık uluslararası ilişkiler ve ekonomi dergisi The Economist’in İstihbarat Birimi’nin her yıl yayınladığı “Küresel Demokrasi Raporu”nun 2024 baskısında Türkiye’nin durumunda bir önceki yıla göre kayda değer bir değişiklik gözlemlenmedi.

Bianet’in aktardığına göre; Türkiye raporda 10 üzerinden 4,33 puanla 102. sırada,”hibrit (karma) rejimler” arasında gösterildi. Geçtiğimiz yıl 103. sırada yer alan Türkiye bir sıra yükselmiş görünse de puanları geçtiğimiz yıldan daha düşük. Türkiye’nin dünya demokrasi sıralamasındaki puanları şöyle:

Toplam: 4,33
Seçim süreci: 3, 50
İşleyen bir hükümet: 5
Siyasal katılım: 6,11
Siyasal kültür: 5
Sivil özgürlükler: 2,06

The Economist’in Küresel Demokrasi Endeksi’nde yer alan 167 ülke arasında 24 ülke “tam demokrasi”, 50 ülke “kusurlu demokrasi”, 34 ülke “hibrit rejim” ve 59 ülke de “baskıcı rejim” kategorisinde sıralanıyor.

Raporun editörü Joan Hoey 2023 değerlendirmesini şöyle özetledi: “Dünya çapında özgürlüklerin gerilemesine yol açan Covid-19 pandemisinden üç yıl sonra 2023’teki gözlem sonuçları demokrasinin artan sıkıntılarına ve ileri atılım eksikliğine işaret ediyor. 2023’te sadece 32 ülke endeks puanını iyileştirdi, 68 ülkeyse düşüş gösterdi. 67 ülkenin puanları aynı kaldı. Bu da küresel olarak bir durgunluk ve gerileme tablosuna tekabül ediyor. Küresel ölçekte gerileme büyük ölçüde demokrasiler dışında yaşandı, “otoriter rejimler” daha da pekişirken “hibrid rejimler” olarak sınıflandırılan ülkeler demokratikleşmekte bocaladı.”

Demokrasi Endeksi’nin birincisi Norveç, toplam 9,81 puana ulaştı. Seçim sürecinden 10, işleyen bir hükümetten 9, 64 puan, siyasal katılımdan 10, siyasal kültürden 10 ve sivil özgürlüklerden 9,41 puan aldı.

Türkiye, Bangladeş, Malavi, Peru, Zambiya, Liberya, Fiji, Butan, Tunus, Senegal, Ermenistan, Ekvador, Tanzanya, Madagaskar gibi ülkelerin oldukça gerisinde yer alırken, daimi rekabet halinde olduğu Yunanistan, Türkiye’den iki lig yukarıda, “kusurlu demokrasi” ülkelerinin de üzerinde bir “tam demokrasi” ülkesi olarak sıralandı.

Türkiye geçtiğimiz yıla oranla bir sıra yükselmesine karşın toplam puanı daha düşük gerçekleşti. Türkiye hibrit rejimler arasında Nijerya, Angola, Fildişi Sahilleri gibi ülkelerin önünde yer alabildi.

Türkiye geride bıraktığı ülkelerden daha rekabetçi bir seçim rejimine sahip olmakla ayırt edilirken, seçim adaleti, muhalefet partilerine sağlanan eşit koşullar bakımından kendi üzerindeki ülkelerden daha düşük bir karneye sahip olduğu saptanıyor. Aynı şekilde, seçimlere nispeten yüksek katılımla gerisindeki ülkelerin önüne geçerken siyasal ifade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri haklarındaki kısıtlamalarla 101 ülkeden daha geride kalıyor.

Türkiye’nin eksileri

Raporda Türkiye değerlendirilirken olumsuz etkide bulunan ögelerin başında sansür, otosansür ve gazetecilere baskı gibi medya özgürlüğünü daraltan tedbirler geliyor. Tutuklu yargılanma, adil yargılanma hakkının olmayışı ve muhalefete yönelik seçici kovuşturmalar, hukukun üstünlüğünü çelen sınırlılıklar olarak Türkiye’yi aşağı çekiyor.

Kutuplaşmanın derinleşmesi, muhalefete hoşgörüsüzlüğünün yükselişi ve sivil toplum örgütlerine yönelik kısıtlamalar gibi sorunlar aşınmış bir siyasal kültür göstergesi olarak belirleniyor.

Şeffaflık, hesap verebilirlik, denetim ve denge mekanizmalarındaki olumsuzluklar, işleyen bir hükümetin mevcudiyeti bakımından geriletici etmenler olarak belirleniyor.

Türkiye Avrupa Konseyi ve aday üyesi olduğu Avrupa Birliği ülkelerinin hemen hemen tamamının gerisinde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ortalama düzeyde görünüyor. The Economist’in Küresel Demokrasi Endeksi’nde ürkiye’nin puanları 2010’ların başından bu yana sürekli düşüş halinde.

Paylaşın

Türkiye, Avrupa’nın Ortak Hava Savunma Girişimine Katıldı

Türkiye ve Yunanistan, Almanya’nın öncülüğündeki Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katıldı. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile ESSI üye sayısı 21’e çıktı. Fransa, İtalya ve Polonya girişimde yer almıyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, imza töreninde şunları kaydetti: “Almanya’nın liderliğindeki bu girişim, müttefiklerin birlikte çalışabilirlik ve entegrasyonunu sağlarken, NATO’nun gerekliliklerinin yerine getirilmesi yolunda da önemli bir adımdır.

Türkiye olarak geniş bir yelpazedeki millî imkânlarımızla bu girişime katkıda bulunmaya hazırız. Bu önemli girişimdeki koordinatör rolü için Almanya’ya teşekkürlerimi sunmak isterim. Kolektif savunma anlayışına hizmet eden bu girişimde sizlerle çalışmaktan memnuniyet duyacağız.”

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda da Güler’in imza töreni sonrası Dendias ile kısa bir görüşme gerçekleştirdiği kaydedildi.

2023 yılında Almanya, Estonya, Letonya ve Slovenya ortak Iris-T hava savunma sistemleri üretimi için el ele vermişti. Ortaklığın ilk ürünlerinin önümüzdeki yıl teslim edilmesi planlanırken, üretimin yanı sıra eğitim ve işletmede de ortak çalışılması hedefleniyor.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorious’un Brüksel’de yaptığı açıklama ile girişimi bir “başarı hikayesi” olarak nitelendir ve ekledi: Ortak tedarik tedbirlerinin kabiliyetlerimizi hızla artırmanın anahtarı olduğuna inanıyoruz.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor, girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti. Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km / atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak. Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı. Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

Paylaşın

Türkiye, Avrupa Gökyüzü Kalkanı’na Katılıyor

Türkiye’nin Yunanistan ile birlikte Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katılacağı açıklandı. ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek.”

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre; Almanya Savunma Bakanı Pistorious Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi: Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin Avrupa Gökyüzü Kalkanı’na katılımı nasıl gündeme geldi?

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.

Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti. Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı. Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.

Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.

Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor. Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti. Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.

Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.

Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor, girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti. Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km / atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak. Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı. Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

Paylaşın

ABD’den Türkiye Merkezli Bir Şirkete İran Yaptırımı

ABD, Türkiye merkezli Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ne İran Merkez Bankası için Amerikan teknolojisi kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle yaptırım uyguladığını açıkladı.

Ticaret sicil kaydına göre, Ağustos 2019’da 50 bin TL sermayeyle kurulan şirket, bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor. Sicil kaydında şirketin adresi İstanbul Bahçelievler olarak görülüyor.

ABD Hazine Bakanlığının Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Brian Nelson, “Amerika Birleşik Devletleri, İran rejiminin hassas ABD teknolojisi ve kritik bilgilerini elde etmeye yönelik yasa dışı girişimlerini engellemek için elindeki tüm araçları kullanmaya devam edecektir” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İran Merkez Bankası’nın İran’daki bir iştirakine, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli iki kuruluşa, Türkiye merkezli bir kuruluşa ve üç kişiye Amerikan teknolojisi kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle yaptırım uygulandığını açıkladı.

ABD Hazine Bakanlığı’ndan gelen açıklamada söz konusu kuruluşların, İran Merkez Bankası’nın bir iştiraki olan İran merkezli Informatics Services Corporation (ISC), bir ISC paravan şirketi olan BAE merkezli Advance Banking Solution Trading, yine BAE merkezli Freedom Star General ticaret firması ve Türkiye merkezli Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi oldukları kaydedildi.

ABD Hazine Bakanlığı, Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş. ise ISC’nin Türkiye’deki temsilcisi olarak hizmet verdiğini ve paravan şirketlerle iş birliği içerisinde ABD mallarını ve teknolojisini satın aldığını bildirdi. Açıklamada, yaptırım listesine alınan ve hem Fransa hem de İran vatandaşlığı bulunan ISC çalışanı Pouria Mirdamadi’nin Ted’in faaliyetlerine dâhil olduğu belirtildi.

İstanbul Ticaret Odası’ndaki sicil kaydına göre de şirketin tek yönetim kurulu üyesi olarak bu kişinin adı görülüyor. Ticaret sicil kaydına göre, Ağustos 2019’da 50 bin TL sermayeyle kurulan şirket, bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor. Sicil kaydında şirketin adresi İstanbul Bahçelievler olarak görülüyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Brian Nelson, yaptığı açıklamada “İran Merkez Bankası, Ortadoğu’yu daha da istikrarsızlaştırmayı amaçlayan iki kilit aktör olan İslam Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü ve Hizbullah’a mali destek sağlanmasında kritik bir rol oynamıştır” dedi.

Brian Nelson, “ABD, İran rejiminin hassas Amerikan teknolojisini ve kritik girdileri elde etmeye yönelik yasadışı girişimlerini engellemek için mevcut tüm araçları kullanmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Bireysel Kredi Kartı Borcu Olanların Sayısı 36.7 Milyona Yükseldi

Bireysel kredi kartı borcu olanların sayısı aralık ayında bir önceki aya göre 396 bin, bir önceki yılın aynı ayına göre 2 milyon 985 bin artarak 36 milyon 676 bin kişiye yükseldi.

Bireysel kredi kartı borcu ise, aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 10.3, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 167.2 artışla 1 trilyon 205 milyar lira oldu. Aralık itibarıyla son bir yılda kişi başına ortalama bireysel kredi borcu (riski) 41 bin 205 liradan 68 bin 881 lira, bireysel kredi kartı borcu da 13 bin 386 liradan 32 bin 843 liraya yükseldi.

Türkiye’de, geniş toplum kesimlerinin alım gücü hızla düşerken borç seviyeleri sürekli yükseliyor. Cumhuriyet’in aktardığına göre; TBB Risk Merkezi’nin Aralık 2023 ile ilgili dün açıkladığı “Aylık Bülten”, bu durumu bir kez daha teyit etti.

Açıklanan sonuçlara göre 2023 sonu itibarıyla bireysel (nakdi) kredi kullanan kişi sayısı, Kasım 2023’e (aylık) kıyasla 386 bin, Aralık 2022’ye (yıllık) kıyasla 2 milyon 68 bin artarak 39 milyon 898 bin kişi, toplam kredi tutarı aylık yüzde 5.9, yıllık yüzde 76.3 artarak 2 trilyon 748 milyar lira yükseldi.

Bu kapsamda bireysel kredi kartı borçlularının sayısı aylık 396 bin, yıllık 2 milyon 985 bin artarak 36 milyon 676 bin kişi, tutar aylık yüzde 10.3, yıllık yüzde 167.2 artışla 1 trilyon 205 milyar lira oldu.

Buna göre Aralık 2023 itibarıyla son bir yılda kişi başına ortalama bireysel kredi borcu (riski) 41 bin 205 liradan 68 bin 881 lira, bireysel kredi kartı borcu da 13 bin 386 liradan 32 bin 843 liraya yükseldi.

Öte yandan bireysel kredi kapsamında, son bir yılda kredili mevduat hesabı (ek hesap) kullananların sayısı 26 milyon 975 bin kişiden 28 milyon 761 bin kişiye, borç tutarı 72 milyar liradan 175 milyar liraya çıktı. İhtiyaç kredisi kullananlar ise 15 milyon 135 bin kişiden 13 milyon 790 bin kişiye düşerken tutar 611 milyar liradan 822 milyar liraya yükseldi.

Yine, konut kredisi kullananlar 2 milyon 268 bin kişiden 2 milyon 36 bine düşerken tutar 364 milyar liradan 443 milyar liraya ulaştı. Taşıt kredisi kullananlar ise 459 binden 620 bin kişiye, kredi 60 milyar liradan 103 milyar liraya çıktı.

Ayrıca TBB Risk Merkezi’nin bültenine göre Aralık 2023’te 385 bin kişi ilk defa kredi kartı, 112 bin kişi tüketici kredisi, 4 bin kişi konut kredisi kullandı. Yine 512 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı, 33 bin kişi de taşıt kredisi kullandı.

Paylaşın

ABD Kongresi’nde Türkiye’ye F-16 Satış Süreci Tamamlandı

ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışına ilişkin Kongre’deki 15 günlük inceleme süreci tamamlandı. Bundan sonra satışa ilişkin süreç, iki ülkeden kurumlar arasında yapılacak görüşmelerle ilerleyecek.

Haber Merkezi / Türkiye, ABD’den 40 adet yeni F-16 Blok 70 savaş uçağı ve sahip olduğu 79 uçak için de modernizasyon kiti talep etmişti. Satışın yaklaşık 23 milyar dolar karşılığında gerçekleşmesi bekleniyor.

Havacılık kaynaklarına göre, F-16’ların üreticisi Lockheed Martin’in önünde bekleyen çok sayıda F-16 siparişi var. Bu yüzden uçakların tesliminin 2027’ye kalabileceği aktarılıyor.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin yaptığı paylaşımında, “Kongre’nin bu hafta, Türkiye’nin 40 yeni ve 79 modernize edilmiş F-16 uçağı satın almasını onaylama kararı ileriye doğru atılmış önemli bir adımdır. Türkiye’nin F-16 filosu, NATO’nun gücü açısından hayati önem taşımakta, Müttefiklerin gelecekte birlikte çalışabilirliğini teminat altına almaktadır” ifadelerine yer verdi.

Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, geçen hafta Türkiye’ye F-16 satışını engellemek için ortak bir yasa tasarısı sunmuştu. Paul’un 5 Şubat’ta sunduğu yasa tasarısı, Biden yönetiminin Türkiye’ye tedarik etmeyi öngördüğü F-16’lar dahil tüm askeri teçhizat, malzeme ve hizmetlerin satışının yasaklanmasını talep ediyordu. Ancak Paul’un sunduğu söz konusu tasarı Senato Dış İlişkiler Komitesi’ne havale edilirken, tasarıya ilişkin herhangi bir işlem yapılmadı.

Yabancı ülkelere silah satışı konusunda Senato Dış İlişkiler Komitesi ile Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin değerlendirme ve varsa itiraz hakkı bulunuyor. Hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nin dış ilişkiler komiteleri, 26 Ocak’ta bildirimin yapıldığı gün yaptıkları açıklamalarla Türkiye’ye F-16 satışına onay verdiklerini duyurmuştu.

Türkiye, Rusya’dan S-400 alması nedeniyle yeni nesil savaş uçağı F-35’in programından çıkarılmasının ardından 40 adet F-16 almak ve mevcut 79 F-16’yı da modernize etmek için ABD’ye başvurmuştu.

Fakat bu başvuru, Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğini onaylamaması nedeniyle Kongre’ye iletilmemişti. İsveç’in üyeliğinin onaylanmasıyla birlikte ABD hükümeti satışa onay vermiş ve konu Kongre’ye iletilmişti.

Paylaşın

A Mili Futbol Takım’ın UEFA Uluslar Ligi Rakipleri Belli Oldu

A Milli Futbol Takım’ın UEFA (Avrupa Futbol Federasyonları Birliği) Uluslar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu. Türkiye Uluslar Ligi B Grubu’nda Galler, İzlanda ve Karadağ ile eşleşti.

Haber Merkezi / A Milli Futbol Takım’ın B Ligi’nde mücadele edeceği 2024 / 25 UEFA Uluslar Ligi kuraları, Fransa’nın başkenti Paris’te çekildi.

Kura çekimine Türkiye Futbol Federasyonu’nu (TFF) Başkan Mehmet Büyükekşi ve TFF’den temsilciler katıldı. A Milli Takım’ın UEFA Uluslar Ligi’ndeki rakipleri Galler, İzlanda ve Karadağ oldu.

A Milli Futbol Takımı, grubu lider olarak bitirirse doğrudan UEFA Uluslar A Ligi’ne gidecek. A Milli Futbol Takımı, grubu ikinci tamamlarsa A Ligi grubunu 3. tamamlayan bir takımla karşılaşarak A Ligi’ne gitmek için mücadele verecek.

Turnuvanın 1 ve 2. maçları 5-10 Eylül’de, 3 ve 4. maçlar 10-15 Ekim’de, 5 ve 6. maçlar ise 14-19 Kasım’da oynanacak. Yarı finaller 4-5 Haziran 2025’te, final ise 8 Haziran 2025’te yapılacak.

Uluslar Ligi’ndeki tüm eşleşmeler şöyle:

A Ligi

1. Grup: Hırvatistan, Portekiz, Polonya, İskoçya
2. Grup: İtalya, Belçika, Fransa, İsrail
3. Grup: Hollanda, Macaristan, Almanya, Bosna Hersek
4. Grup: İspanya, Danimarka, İsviçre, Sırbistan

B Ligi

1. Grup: Çekya, Ukrayna, Arnavutluk, Gürcistan
2. Grup: İngiltere, Finlandiya, İrlanda Cumhuriyeti, Yunanistan
3. Grup: Avusturya, Norveç, Slovenya, Kazakistan
4. Grup: Galler, İzlanda, Karadağ, Türkiye

C Ligi

1. Grup: İsveç, Azerbaycan, Slovakya, Estonya
2. Grup: Romanya, Kosova, Kıbrıs Rum Kesimi, Litvanya/Cebelitarık
3. Grup: Lüksemburg, Bulgaristan, Kuzey İrlanda, Belarus
4. Grup: Ermenistan, Faroe Adaları, Kuzey Makedonya, Letonya

D Ligi

1. Grup: Litvanya/Cebelitarık, San Marino, Lihtenştayn
2. Grup: Moldova, Malta, Andorra

Not: Litvanya ile Cebelitarık arasında mart ayında oynanacak play-out karşılaşmalarının ardından, rakibine üstün gelen takım C Ligi’nde mücadele edecek.

UEFA Yönetim Kurulu’nun 28 Şubat 2022 tarihli kararı uyarınca Rusya, 2024/25 UEFA Uluslar Ligi turnuvasına katılamayacak.

2026 Dünya Kupası için ek bir bilet

2024/25 UEFA Uluslar Ligi turnuvası küme düşme ve küme çıkma rekabetinin yanı sıra, Avrupa ülkelerine 2026 Dünya Kupası finallerine katılım için ek bir bilet sağlayacak.

2026 Dünya Kupası elemelerinde grupları ikinci sırada tamamlayan 12 takım ile elemeler sonucunda ilk iki sırayı alamamış, Uluslar Ligi’nden gelecek en iyi 4 takım (toplam 16 takım) 4 play-off yoluna dağıtılacak.

Tek maçlı eliminasyon sistemine göre oynanacak yarı final ve final maçları sonucunda, Dünya Kupası’na gidecek son 4 takım belirlenecek.

Paylaşın

ABD Senatosu’nda Türkiye’ye F-16 Satışını Engelleme Çabası

ABD Senatosu’nda, Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Türkiye’ye F-16 satışını engellemek için ortak bir yasa tasarısı sundu. Kongre yabancı bir ülkeye silah satışını engelleyebilir ancak bunun için hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’dan aksi yönde karar çıkması gerekiyor.

Kaynaklar, ABD Senatosu’ndaki bu son gelişmeye ilişkin ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle diyaloğu sürdürecekleri ve Biden yönetimini muhatap aldıkları mesajını verdi. Kaynaklar, “F-16 satış süreci planlandığı şekilde devam etmektedir. Bu süreçte muhatabımız ABD Yönetimi’dir” mesajını iletti.

ABD Senatosu’nda, Joe Biden yönetiminin Türkiye’ye F-16 satış planına itiraz geldi. Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, Türkiye’ye F-16 satışını engellemek için ortak bir yasa tasarısı sundu.

Paul’ün 5 Şubat’ta sunduğu ve kamuoyuna bugün yansıyan yasa tasarısı, Biden yönetiminin Türkiye’ye tedarik etmeyi öngördüğü F-16’lar dahil tüm askeri teçhizat, malzeme ve hizmetlerin satışının yasaklanmasını talep ediyor.

ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Paul’ün sunduğu tasarının kabulü için ABD Temsilciler Meclisi ve Senato’da çoğunluğun onayı gerekiyor.

Paul bir süre önce de Mısır’a silah satışının engellenmesi için aynı şekilde Senato Dış ilişkiler Komisyonu’na karar tasarısı sunmuştu.

Paul Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nun bir üyesi, dolayısıyla böyle bir tasarı sunma hakkı bulunuyor ancak tasarının bir sonuca varma ihtimali oldukça düşük.

Öncelikle Dış İlişkiler Komisyonu’nda diğer senatörlerin tasarıya destek vermesi gerekiyor.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nun eski başkanı Bob Menendez Türkiye’ye F-16 satışına karşı olduğunu birkaç defa açıklamıştı ancak komisyonun başkanı artık Menendez değil. Komisyonun Menendez’den sonraki başkanı Ben Cardin, Türkiye’ye F-16 satışına onay vermişti.

Türkiye’ye F-16 satışına Temsilciler Meclisi’nin ilgili komisyonundan da bir itiraz gelmiş değil. Kongre yabancı bir ülkeye silah satışını engelleyebilir ancak bunu ancak bunun için hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’dan aksi yönde karar çıkması gerekiyor.

Tasarı yasalaşmadığı takdirde satış resmen gerçekleşmiş olacak. İtiraz tasarıları onaylansa bile Başkan Joe Biden’ın veto hakkı bulunuyor. Bu arada Kongre’nin Türkiye’ye yapılacak satışla ilgili itiraz süresi 10 Şubat’ta doluyor.

İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanması üzerine Biden yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakmıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, 27 Ocak’ta Kongre’ye, Yunanistan’a yapılacak F-35’lerin satışına dair bildirimle eş zamanlı olarak, Türkiye’ye 40 adet F-16 Blok 70 savaş uçağı ile 79 adet de F-16 Blok 70 modernizasyon kitinin satışına ilişkin resmi bildirimde bulunmuştu.

Türkiye’ye yapılacak yaklaşık 23 milyar dolar tutarındaki satış bildiriminde ayrıca askeri mühimmat, askeri teçhizat ve malzemeler de yer alıyor.

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye 400 Milyon Euroluk Deprem Yardımı

Avrupa Birliği (AB) ile 400 milyon euroluk deprem yardımı için imzalar atıldı. Türkiye’nin, 400 milyon euroluk fonu kullanmak için 18 aylık bir süre olacak. Bu süre sonunda da fonların kullanımına ilişkin raporunu 6 ay içinde AB’ye verecek.

6 Şubat 2023 yaşanan ve 11 ilde3 büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli depremlerden bir ay sonra düzenlenen Uluslararası Bağışçılar Konferansı’nda Avrupa Birliği (AB), Türkiye’ye bir milyar euro tutarında mali destek sözü vermişti.

Uluslararası Bağışçılar Konferansı’nda toplamda Türkiye ve Suriye’ye yardım amacıyla 7 milyar euro tutarında bağış toplanmıştı.

Avrupa Birliği’nin (AB) 6 Şubat depremleri sonrasında Türkiye’ye yaptığı yardım taahhüdünün 400 milyon euroluk bölümü için Brüksel’de imza atıldı.

AB, 6 Şubat depremleri sonrasında Mart 2023’te Brüksel’de yapılan Uluslararası Donörler Konferansı’nda Türkiye’ye 1 milyar euroluk mali destek sağlamalıydı. Bu taahhüdünün 400 milyon euroluk kısmının kullanımı Avrupa Komisyonu’nun Uyum ve Reformlardan Sorumlu Üyesi Elisa Ferreira ile Dışişleri Bakan Yardımcısı Kemal Bozay tarafından imzalandı.

AB Komisyonu üyesi Elisa Ferreira, AB’nin Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu vurgularken, yardım taahhüdünün yerine dönük olarak imzalanan anlaşmanın önemli bir dönüm noktasına işaret etti.

“Yardıma ihtiyaç olduğunda AB bu yardıma izin verir. Sadece üye ülkelerde değil, yabancıların bildiği de” diyen AB yetkilisi, Türkiye’ye tahsis edilen kaynağın günümüze kadar Avrupa Dayanışma Fonu kapsamında bir gün geldiğinde verilen en büyük mali katkıya göre, Türkiye’ye de ilk kez bu fondan kaynağın sağlandığına dikkat çekildi.

Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kemal Bozay ise 6 Şubat depreminin Türkiye’yi sarstığını belirterek, “Tek tesellimizin dostlarımızın gösterdiği güçlü dayanışma içinde olduğunu” söyledi.

AB ve Avrupa ülkelerinin ilk yardım elinin uzatıldığını vurgulayan Bozay, “Depremler sonrasında sağlanan destek için teşekkür ederiz” diye konuştu.

Yardımlar hangileri için kullanılacak?

Komisyon, Türkiye’ye sağlanacak mali kaynağın hangi alanların devam edeceğini da duyurdu. Açıklamada dağıtımı yapılan mali desteğin üç alanda yaygınlaşmasına dikkat çekildi.Buna göre destek, sağlık, eğitim, su ve atık su yönetimi alanlarında altyapının yeniden kurulumu için kullanılacak.

Ayrıca bölgesel özelliklerin karşılanması amacıyla geçici barınma imkanı sağlanacak ve ülkenin zengin kültürel dağılımının korunması için de yayılma imkanı sağlanacak.

Türkiye’nin, bir seferde ayıracağı 400 milyon euroluk fonu kullanmak için 18 aylık bir süre olacak. Bu süre sonunda da fonların kullanımına ilişkin raporunu 6 ay içinde AB’ye verecek.

Paylaşın

Türkiye, AK Parti Döneminde Faize 563 Milyar Dolar Ödedi

2002’de 34,3 milyar Amerikan doları olan faiz gideri 2008’de 40 milyar dolara yükseldi. 2017’de ise en düşük sayıya ulaşıldı. Bu sene faiz ödemesi 15,6 milyar dolara kadar düştü.

2021’de 21,3 milyar dolar olan faiz gideri 2022’de 18,9 milyar dolara düştü. 2023 yılında ise faiz harcamaları 28,4 milyar dolara kadar çıktı. Üstelik 2023 yılında dolar kuru cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra hızla yükseldi.

2023 yılındaki faiz gideri 2011 yılından bu yana görülen en yüksek değer oldu.

Türkiye 2003-2023 arasında faize 563 milyar dolar ödedi. 2023’te 28,4 milyar dolara ulaşan faiz ödemesi 2011 yılından bu yana yıllık en yüksek değer oldu.

2023’te iktidarın topladığı 100 lira verginin 15 lirası faize gitti. 2024 yılında toplanacak vergilerin de en az 17 lirası faize gidecek. Hedeflerden şaşılırsa bu oran daha da artabilir.

Türkiye 2023 yılında 28,4 milyar dolar faiz ödedi. Bu 2011 yılından bu yana dolar bazında bir yılda faize ödenen en yüksek miktar oldu. TBMM’de kabul edilen bütçeye göre hükümet 2024 yılında 11 trilyon 89 milyar lira harcama yapacak.

Bunun 1 trilyon 254 milyarı faiz harcamasına gidecek. Yani bütçeden harcanacak her 100 liranın 11,3 lirası faize gidecek.

İktidar 2024 yılında 8 trilyon 437 milyar lira gelir elde etmeyi planlıyor. Bunun 7 trilyon 408 milyar lirası vergilerden toplanacak. Bu durumda toplanan vergilerin yüzde 16,9’u faiz harcamalarına gidecek. Bu hükümetin 2023 yılı hesabına dayanıyor. Bütçe hedeflerinin şaşması durumunda vergi giderleri artabilir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası verilerine göre 2002’de 34,3 milyar Amerikan doları olan faiz gideri 2008’de 40 milyar dolara yükseldi. 2017’de ise en düşük sayıya ulaşıldı. Bu sene faiz ödemesi 15,6 milyar dolara kadar düştü.

2021’de 21,3 milyar dolar olan faiz gideri 2022’de 18,9 milyar dolara düştü. 2023 yılında ise faiz harcamaları 28,4 milyar dolara kadar çıktı. Üstelik 2023 yılında dolar kuru cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra hızla yükseldi. 2023 yılındaki faiz gideri 2011 yılından bu yana görülen en yüksek değer oldu.

Verginin ne kadarı faize gidiyor?

Peki, toplanan verginin ne kadarı faize gitti? 2000 yılında toplanan 100 lira verginin 77 lirası faize giderken bu oran 2001’de yüzde 103’ü aştı. Bu de demek? Toplanan vergi faiz giderini karşılamaya yetmedi. 2002’de 87’ye düşen oran AK Parti’nin ilk yılında 2003’te yüzde 70’e geriledi.

Kademeli şekilde düşen faiz giderinin toplanan vergiye oranı 2016 ve 2017 yılında yüzde 11’e kadar düştü. Bu oran 2021’de yüzde 15,5 olurken 2022’de yüzde 13,2’ye geriledi. Bu miktara Kur Korumalı Mevduat (KKM) giderleri dahil değil. 2023’te ise toplanan 100 lira verginin 15 lirası faize gitti.

2017 yılında yüzde 8,4’e kadar düşen oran 2022 yılında yüzde 10,6 oldu. Bu oran 2023’te yüzde 10,2 gerçekleşti. 2003-2023 yıllarını kapsayan son 21 yılda Türkiye faize 563 milyar dolar ödedi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın