Ekonomistler, Merkez Bankası’ndan Keskin Bir Faiz Artışı Bekliyorlar

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz oranını açıklaması beklenirken, Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansı Merkez Bankası’nın yarın politika faiz oranını keskin bir şekilde artırmasının beklendiğini yazdı.

Reuters’ın anketine katılan 13 ekonomistin biri hariç tümü bu yıl için daha sıkı politikalar öngördü. Yüzde 18 ila yüzde 35 arasında değişen tahminlerinin ortalamasına göre ankete katılanlar, 2023 yılı sonunda yüzde 30 faiz oranı öngörüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Merkez Bankası ile birlikte uygulayacağı politikaları onayladığını ve faiz artışına yeşil ışık yaktığını söylemişti.

Faiz artışı, yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüksek enflasyonla başa çıkmak için ortodoks ekonomi politikalarına yöneldiğine dair güçlü bir işaret olarak görülecek.

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, hayat pahalılığının ana gündem maddesi olduğu bir dönemde koltuğa geçti. Enflasyon geçen Ekim ayında yüzde 85,5 ile son 24 yılın zirvesine ulaşmış, geçen ay yüzde 40’ın altına gerilemişti. Türk Lirası’ndaki değer kaybı ise, geçen ayki seçimlerden sonra rekor seviyelere ulaştı.

Reuters haber ajansının anketine katılan 18 ekonomist, Merkez Bankası’nın haftalık repo oranında artış öngörüyor. Ancak Merkez Bankası olası faiz artışının boyutu ve hızı gibi atabileceği adımlar konusunda bilgi vermediği için oranın hangi seviyede olacağı belirsizliğini koruyor.

Bazı ekonomistler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşük faiz politikasından vazgeçme konusundaki bağlılığına şüpheyle yaklaşıyor. Uygulanan bu politika doğrultusunda Merkez Bankası’nın 2021’de yüzde 19 olan politika faizi zaman içinde aşamalı olarak yüzde 8,5’e düşürüldü.

Faiz artırımına dair tahminlerin ortalamasına göre, 1.250 baz puan artışla faiz oranı bu ay yüzde 21’e çıkacak. Öngörüler yüzde 12,50 ila yüzde 30 arasında değişirken, bazı ekonomistler artışın kademeli gerçekleşeceğini düşünüyor.

Lira’nın değerini şimdiye kadar müdahalelerle korumaya çalışan Merkez Bankası’nın net döviz rezervleri eksi 5,7 milyar dolar ile rekor seviyeye düştü.

Rezervlerdeki düşüş nedeniyle uzmanlar, olası bir ödeme dengesi krizi konusunda uyarıda bulunuyor. Türkiye’nin cari işlemler açığı geçen yıl 48,4 milyar dolara yükseldi.

Yükselen enflasyon karşısında faiz indirimleri büyük ölçüde liranın değer kaybetmesine neden oldu. Lira 2018’den beri yüzde 80’den fazla değer kaybetti.

Yetkililer, ülkeyi terk eden yabancı yatırımcıların ve dövizin geri dönmesini ve böylelikle Merkez Bankası’nın liranın değerini sabit tutmak için müdahalesinin azalmasını umuyor.

Erdoğan’dan faiz artışına yeşil ışık

Societe Generale’de Orta Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesi baş stratejisti Malek Drimal, politika faizinin yarın yüzde 15’e çıkarılacağını öngörüyor.

Önümüzdeki aylarda faiz artışının devam edeceğini düşünen Drimal, politika faizinin Ağustos’ta yüzde 25’e ulaşacağını söylüyor.

Drimal “Turizm gelirlerinin yardımıyla bu yaz, kademeli artış, şahin mesajlar ve ortodoks politikalara dönüş baskısının Lira’yı istikrara kavuşturacağına inanıyoruz” diyor.

Reuters haber ajansının anketine katılan 13 ekonomistin biri hariç tümü bu yıl için daha sıkı politikalar öngördü.

Yüzde 18 ila yüzde 35 arasında değişen tahminlerinin ortalamasına göre ankete katılanlar, 2023 yılı sonunda yüzde 30 faiz oranı öngörüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Merkez Bankası ile birlikte uygulayacağı politikaları onayladığını ve faiz artışına yeşil ışık yaktığını söyledi.

Daha öngörülebilir politikaya dönüldüğünün kanıtı ne olur?

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s dünkü açıklamasında, Türkiye’nin daha ortodoks ve öngörülebilir ekonomi politikalarına kaymasının kanıtının “kredi notunun kesin bir şekilde pozitif” olmasının olacağını söyledi.

Ancak faiz oranları konusundaki görüşlerinin değişmediğini belirten Erdoğan, enflasyonu ve faiz oranlarını tek haneli rakamlara indirmeyi hedeflediklerini söyledi. Erdoğan yüksek faizlerin enflasyonu körüklediğini düşünüyor.

Bazı uzmanlar, Erdoğan’ın geçmişte sadece fikir değiştirmek için ortodoks politikalara döndüğü örneklere dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasım 2020’de Naci Ağbal’ı Merkez Bankası’nın başına getirmişti. Ancak Ağbal’ın yönetimindeki Merkez Bankası’nın bazı sert faiz artırımı sonrası, Erdoğan beş aydan kısa bir sürede bankanın başına Şahap Kavcıoğlu’nu atamıştı.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir bankacı, Mehmet Şimşek’in Erkan dışında Para Politikası Kurulu’na yeni üye getirmemesinin “çok az manevra alanı olduğunu” gösterdiğini söyledi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Moody’s’den Merkez Bankası İçin Faiz Tahmini

Piyasalar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) alacağı faiz kararına kilitlenmiş durumda. ABD merkezli kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Merkez Bankası’nın politika faizini mevduat faizlerine yaklaştırarak yüzde 25-30 seviyesine çekmesini beklendiğini belirtti.

Bloomberg HT’nin haberine göre Moody’s tarafından yayımlanan raporda, Türkiye’de ekonomi politikalarında beklenen değişikliğin gerçekleşmesi halinde bunun kredi notu açısından olumlu olacağı belirtildi. Raporda, “İzlenmesi halinde, ortodoks, kurallara dayalı ve öngörülebilir politikaya geçiş, tartışmasız bir şekilde kredi notu açısından olumlu olur,” değerlendirmesinde bulunuldu.

Moody’s yayımladığı raporda politika faizini hızla vadeye bağlı olarak yüzde 25-30 seviyesinde olan TL mevduat faizlerine yaklaştırmasını beklediklerine yer verirken para politikasını etkin şekilde sıkılaştırmak ve aynı zamanda Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede kararlı olduğunu vurgulaması için ilave faiz artışlarına ihtiyaç duyulacağı değerlendirmesinde bulundu.

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini Nureddin Nebati’den devralırken, “Türkiye’nin rasyonel zemine dönmekten başka çaresi yok” demiş; “şeffaflık”, “öngörülebilirlik” ve “uluslararası normlar” vurgusu yapmıştı.

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın ilk kez katılacağı Para Politikası Toplantısı’ndan (PPK) 26 aylık aranın ardından yüklü bir faiz artışı kararı çıkması bekleniyor.

ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, politika faizinin 11,5 puan artarak yüzde 20’ye çıkmasını bekliyor. ABD merkezli Goldman Sachs bankası ise Merkez Bankası’nın faizi yüzde 40’a çıkarmasını bekliyor.

Bank of America ise Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 25’e yükseltmesini bekliyor. Deutsche Bank, faizin yüzde 20’ye çıkarılmasını beklediklerini ancak TCMB’nin iletişim dili gibi etmenlerin de önemli olduğunu belirtiyor.

Peki ne kadar faiz artışı olacak?

Yeni yönetim sonrasında TCMB’den herhangi bir sözlü yönlendirme yapılmadığı için bu soruya verilen yanıtlar değişiyor. Ortalama olarak faizin yüzde 8,5’ten yüzde 20 hatta yüzde 25 seviyesine çıkarılabileceği öngörülüyor. Sonraki aylarda da ihtiyaca göre faizin yüzde 30 seviyesine kadar çıkarılabileceği belirtiliyor.

Ancak bir başka bakış açısında göre de TCMB çok daha sert bir faiz artışıyla 22 Haziran’da politika faizini bir anda yüzde 30’lar seviyesine, ardından da yüzde 40’a kadar getirebilir. TCMB’nin son yayınladığı Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre ise PPK’nin 22 Haziran’daki toplantısından politika faizinde 900 baz puanlık artış kararı çıkacağı tahmin edildi.

Paylaşın

“Merkez Bankası Politika Faizini Yüzde 25’e Yükseltecek” Beklentisi

Mehmet Şimşek’in yeni kabinede “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelmesinin ardından ekonomi yönetiminde büyük değişiklikler yapmıştı. Değişiklikler sonrası yabancı bankalar da Merkez Bankası faiz politikasına dair raporlarını güncelliyor.

Son olarak ABD merkezli Bank of America Securities, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 25’e yükseltmesini beklediğini, ancak aşağı yönlü bir sürpriz için de alan gördüklerini belirtti.

Aralarında Zümrüt İmamoğlu’nun da bulunduğu ekonomistlerin yayımladığı raporda tahminlerinden daha düşük bir faizin, faiz koridoru ya da daha fazla faiz artışı sinyaliyle desteklenebileceği belirtildi.

Bloomberght’te yer alan habere göre, regülasyonlar ve kontrollerin tedrici olarak kaldırılmasının beklendiği belirtilen raporda “Kontrolleri kaldıracak tek seferde büyük bir faiz artışı daha az ihtimal olarak görüyoruz” denildi.

Kurum, Merkez Bankası’nın yüzde 15-18 gibi düşük bir faizle başlaması durumunda mevcut banka faizlerini yakalamak için en az iki faiz artışı daha yapabileceğini öngördü.

“Politika faizi son 4 yılın zirvesine çıkacak”

Öte yandan Reuters anketine katılan 15 ekonomist, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 22 Haziran perşembe günü yüzde 8,5 seviyesinde olan politika faizini son 4 yılın zirvesine çıkaracağını öngördü.

Ekonomistlerin tamamı yeni Başkan Hafize Gaye Erkan’ın ilk PPK toplantısında faizin yükseltileceği konusunda hemfikir. Tahminler yüzde 12,5 ile yüzde 30 arasında değişirken, medyan tahmin ise yüzde 20 oldu.

TCMB’nin politika faizini yüzde 20’ye yükseltmesi durumunda faizde son 4 yılın zirvesi görülecek. Merkez Bankası, en son Naci Ağbal döneminde Mart 2021’de faizi yüzde 17’den yüzde 19’a çıkarmış, karar sonrası Ağbal görevden alınmıştı.

Haberde, Merkez Bankası’nın sözel yönlendirme yapmadığı, bu yüzden de tahmin aralığının geniş olduğuna dikkat çekildi. Ekonomistlerin yıl sonu faiz beklentisi ise yüzde 18 ile yüzde 35 aralığına gerçekleşti. Medyan tahmin ise yüzde 30 oldu.

AA Finans’ın anketinde de benzer sonuçlar alınmıştı. AA’nın anketine katılan ekonomistlerin faiz tahminleri yüzde 12 ile yüzde 30 arasında değer aldı. Medyan tahmin ise faizin 1075 baz puan artırılarak yüzde 19,25’e çekileceği yönünde. Merkez Bankası’nın cuma günü açıklanan piyasa beklentileri anketinde ise politika faizi yüzde 17,5 olarak öngörülmüştü.

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Konut Fiyatları Bir Yılda Yüzde 121,3 Arttı

Konut fiyatlarında nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,7, bir önceki yılın nisan ayına kıyasla yüzde 121,3 artış kaydedildi: İstanbul’da yüzde 114,1, Ankara’da yüzde 126,1, İzmir yüzde 123.

Haber Merkezi / Türkiye genelinde bir konutun ortalama birim metrekare fiyatı 22 bin 841 liraya yükseldi. İstanbul’da bir konutun birim metrekare fiyatı 35 bin 114 lira, Ankara’da 16 bin 800 lira ve İzmir’de ise 26 bin 582 lira oldu.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Konut Fiyat Endeksi (KFE) Nisan 2023 verilerini yayınladı.

Buna göre, Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,7 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 121,3, reel olarak ise yüzde 53,0 oranında arttı.

Konut Fiyat Endeksi (KFE) 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,7 oranında artarak 847,4 seviyesinde gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 121,3 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 53,0 oranında artış gösterdi.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre, sırasıyla 4,2, 6,2 ve 5,0 oranlarında artış gözlendi.

Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 114,1, 126,1 ve 123,0 oranlarında artış gösterdi.

Paylaşın

NYT’den Dikkat Çeken “Hafize Gaye Erkan” Analizi

Mehmet Şimşek’in yeni kabinede “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve getirilmesinin ardından, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) başına Hafize Gaye Erkan getirildi.

Şimşek, ekonomide rasyonel politikalara dönme sinyali verirken, ekonomi yönetimindeki bu değişikliler uluslararası basında yer bulmaya devam ediyor… Son olarak ABD merkezli New York Times gazetesinde Merkez Bankası’nın (TCMB) başına atanan Hafize Gaye Erkan’la ilgili bir köşe yazısı yayımlandı.

Peter Coy imzasını taşıyan, “Türkiye ekonomisini kurtarmakla görevli kadın” başlıklı yazıda Erkan’ın kariyeri ve Türkiye ekonomisine ilişkin detaylar yer aldı.

Erkan’ın TCMB Başkanlığı’na atanmasıyla ilgili “cam uçurum” benzetmesinin yapıldığı yazıda, “Bütün umut kaybolduğunda, işleri bir kadına devret (ve suçu da). Cam uçurum kavramı üzerine yapılan çalışmalar şirketlerin, işler kötü gittiğinde üst düzey yöneticilik ve direktörlük pozisyonlarına kadınları getirdiğini gösteriyor. Batan Twitter’ın yeni yöneticisi Linda Yaccarino bu tanıma uyuyordu. Şimdi de eski Wall Street bankacısı Hafize Gaye Erkan, Türkiye’nin yeni merkez bankası başkanı oldu. Bu görev cam uçurumların da uçurumu demek” ifadeleri kullanıldı.

Yazıda, bu göreve getirilen ilk kadın olması ve Türkiye’nin diplomaside hayati önem taşıyan bir ülke olması gibi nedenlerle Erkan’ın TCMB’deki görev süresi boyunca yakından takip edileceği ifade edildi.

Türkiye’deki ekonomik durumla ilgili değerlendirmeler yapılan yazıda şu ifadelere yer verildi:

Türkiye, gayrı safi yurtiçi hasılası 1 trilyon dolara yaklaşan dünyanın en büyük 19. ekonomisi. Türkiye gibi büyük bir ülkede yaşanan kur krizini çözmek IMF için kolay olmaz. Türkiye’nin para almak için IMF’nin koşullarını kabul edip etmeyeceği de belirsiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir süredir uyguladığı faiz politikasının bir illüzyon olduğuna dikkat çekilen yazıda, “Düşük faiz oranlarının enflasyonu artırdığına dair kanıtlara rağmen Erkan’dan öncekilere faizleri düşük tutması için baskı yaptı. Erkan’ın selefi Şahap Kavcıoğlu, Mart 2021’de göreve geldikten sonra merkez bankasının politika faizini yüzde 19’dan yüzde 8,5’a kadar indirdi. Sonuçlar beklendiği gibi oldu. Resmi rakamlara göre tüketici fiyatları mayısta bir önceki yıla yüzde 39,6 arttı” dendi.

Hem ekonomik büyümeyi devam ettirmek hem de Türk lirasını güçlü tutmak isteyen Erdoğan’ın ekonomistler için şaşırtıcı hamleler yaptığı belirtilen yazıda, “Para birimini güçlü tutmanın yollarından biri faiz artırmaktır ama bu da büyümeyi düşürür. Erdoğan bunun yerine merkez bankasının yerel bankalardan ve diğer hükümetlerden döviz borçlanmasını sağladı. Sonra da bu değerli döviz rezervlerini, liranın değerini yüksek tutmak için döviz piyasasında lira almaya harcadı” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’nin liranın değerini artırmak için milyarlarca dolar harcamasının “beyhude bir çaba” olarak tanımlandığı yazıda, “Türkiye neredeyse dövizsiz kaldı. Aslında bir manada tamamen dövizsiz kaldı. Çünkü sahip oldukları dövizi borç aldılar ve bu borç er ya da geç sahibine dönmek zorunda. Türkiye’nin merkez bankası yerel bankalara borçlu olduğu garip bir durumda kaldı” değerlendirmesi yapıldı.

Türkiye’nin bir “rota düzeltmesi” yapmaması durumunda döviz rezervlerinin yaz aylarını çıkaramayacağı belirtilen yazıda, “Bu rota düzeltmesi büyük oranda iki kişinin ellerinde olacak: Hafize Gaye Erkan ve Mehmet Şimşek. İkisi de Türkiye dışında saygınlar ve ne yapılması gerektiğini biliyorlar. Buradaki soru Erdoğan’ın müdahale edip etmeyeceği” dendi.

Erkan’ın kariyeriyle ilgili detayların da yer aldığı yazıda, “Goldman Sachs’ta çalıştı ve ardından 2014’te First Republic Bank’a katıldı. 2021’in ilk 6 ayında bankanın eş CEO’su oldu. First Republic faiz oranı risklerini kötü yönettiği için battı ve geçen ay JPMorgan Chase’e satıldı. Erkan, bankanın çöküş nedeni olan hızlı mevduat büyümesinin peşinde olduğu dönemde bankaya liderlik etti ancak kişisel olarak ne kadar sorumluluk taşıdığını bilmiyorum” ifadeleri kullanıldı.

TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın Mehmet Şimşek’in korumasına ihtiyaç duyacağının belirtildiği yazıda, “Eğer o ve Şimşek bir şekilde başarırsa, Erdoğan kendi dik kafalılığından onu kurtardıkları için son derece minnettar hissetmeli” ifadeleri kullanıldı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Nisan’da Merkez Bankası Rezervleri 8,1 Milyar Dolar Azaldı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) rezervleri 8 milyar 163 milyon dolar azaldı. Mart ayında 4,9 milyar dolar olan cari açık, nisan ayında 5,4 milyar dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Yıllık cari açık ise 54,9 milyar dolardan 57,8 milyar dolara çıktı. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı da nisan ayında 7 milyar 16 milyon dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Ödemeler Dengesi Gelişmeleri Nisan 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, nisan ayında cari işlemler hesabı 5.404 milyon doları açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 480 milyon dolar açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 7.016 milyon doları oldu.

Hizmetler dengesi kaynaklı girişler 2.915 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2.198 milyon dolar oldu.

Birincil gelir dengesi ve ikincil gelir dengesi kalemleri sırasıyla 1.292 milyon dolar ve 11 milyon dolar net çıkış kaydetti. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 784 milyon dolar oldu.

Portföy yatırımları 1.204 milyon doları tutarında net çıkış kaydetti. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında sırasıyla 37 milyon dolar ve 6 milyon doları net satış yaptı.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, Genel Hükümet 159 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirmişken, bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 190 milyon dolar ve 800 milyon dolar net geri ödeme yaptı.

Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 7 milyon dolar net azalış kaydetti.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 302 milyon doları net artış, Türk lirası cinsinden 160 milyon dolar net azalış olmak üzere toplam 142 milyon doları net artış kaydetti.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar 289 milyon dolar net kullanım, Genel Hükümet ve diğer sektörler ise sırasıyla 22 milyon dolar ve 107 milyon doları net geri ödeme gerçekleştirdi.

Resmi rezervlerde bu ay 8.163 milyon doları net azalış oldu.

Paylaşın

Türk Lirası, Şahap Kavcıoğlu Döneminde Yüzde 64 Değer Kaybetti

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanlığı’na atanan eski Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMM) Başkanı Şahap Kavcıoğlu döneminde Türk Lirası yüzde 64 oranın değer kaybetti.

Şahap Kavcıoğlu’nun Merkez Bankası başkanı olarak göreve geldiği 19 Mart’ta 7,4573 TL olan dolar, 2 Haziran’a kadar olan dönemde TL karşısında yüzde 178,3 değerlenerek 20,7529 TL’ye yükselmişti.

Başka deyişle TL, bu dönemde dolar karşısında yüzde 64,1 değer yitirmişti.

Dünya yazarı Naki Bakır’ın yazısına göre Şahap Kavcıoğlu’nun görevine başladığı 19 Mart 2021’de ‘brüt’ rezervler 93,2 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu.

Bankanın brüt rezervi, 2 Haziran 2023 itibarıyla kâğıt üzerinde 100,5 milyar dolar oldu.

Bankaların tutulan zorunlu karşılıkları ve Merkez Bankası’ndaki mevduatlar düşülünce ‘net’ rezerv 13,7 milyar dolardan ‘eksi’ (-) 5,7 milyar dolara geriledi. Net rezervde bu dönemdeki erime 19,4 milyar dolara ulaştı.

19 Mart 2021’e göre brüt rezervdeki artış ise tamamen swaplardan (takas) kaynaklandı.

Swaplar hariç tutulduğunda Merkez Bankası’nın net rezervinin eksi (-) 61,2 milyar dolar olduğu hesaplandı.

Buna göre ulusal ekonominin bu tutarda yeni rezerv kazanması durumunda net rezerv ancak sıfıra yükselecek.

Kavcıoğlu’nun görev döneminde Merkez Bankası’nın swaplar hariç net rezervi 12,8 milyar dolar daha azaldı. Başka deyişle ‘eksi’ rezerv bu tutarda büyüdü.

TL ne kadar değer kaybetti?

Bakır’a göre politika faizinin idari kararla kademeli olarak hızla düşürüldüğü bu dönemde Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin hızla eriyerek eksi yönde büyümesinde, ‘yükselişe geçen dövizin ateşini düşürmek’ için açıktan ve kapı arkasından yapılan müdahale satışları etkili oldu.

Buna rağmen, Kavcıoğlu’nun göreve geldiği 19 Mart’ta 7,4573 TL olan dolar kuru, 2 Haziran’a kadar olan dönemde TL karşısında yüzde 178,3 değerlenerek 20,7529 TL’ye yükseldi.

Başka deyişle TL, bu dönemde dolar karşısında yüzde 64,1 değer yitirdi. Merkez Bankası döviz alış kurlarına göre dolar kuru geçen haftayı ise son işlem gününde 23,4314 TL düzeyinden kapadı.

Paylaşın

Financial Times’dan Dikkat Çeken “Hafize Gaye Erkan” Yorumu

2015-2018 yıllarında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı, 2009-2015 yıllarında ise Maliye Bakanlığı yapan Mehmet Şimşek’in “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelmesinin ardından, Hafize Gaye Erkan, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığına atandı.

Hafize Gaye Erkan’ın Merkez Bankası’na atanması ile birlikte ortodoks para politikalarına dönüleceği yorumları yapılırken, Birleşik Krallık merkezli The Financial Times’dan Adam Samson, Hafize Gaye Erkan hakkında dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllarca geleneksel olmayan ekonomi politikaları izlediğini, bunun da yatırımcıları Türkiye’nin bilançosunun tehlikeli durumu konusunda endişelendirdiğini söyleyen Samson, düşük politika faizi ve tüketilen döviz rezervlerini hatırlatarak Erkan’ın yeni rolünde dar bir manevra alanı olacağı öngörüsünde bulundu.

Erkan’ın uzmanlığının büyük finans kuruluşlarının bilançolarındaki riski analiz eden karmaşık modeller oluşturmak olduğunu kaydeden Samson, Erdoğan’ın düşük faiz politikasını hatırlatarak Erkan’ın dayandığı klasik matematik kuramlarının Erdoğan’ın ekonomi konusundaki radikal görüşlerine tezat oluşturduğunu yazdı.

Politika faizini yüzde 8,5’e çekme kararının enflasyon krizini beraberinde getirdiğini ve lirayı büyük bir baskı altına aldığını aktaran Samson, Merkez Bankası’nın bu yıl 25 milyar dolarlık rezerv harcadığını anımsatarak bunun Erkan’a bankayı iyileştirmek gibi zorlu bir görev üstlenirken dar bir manevra alanı bırakacağı değerlendirmesinde bulundu.

Erkan’ın özgeçmişinden de detaylar paylaşılan yazıda, Erkan’ın First Republic bankasındaki görevinin kısa ve inişli çıkışlı olduğu, The Financial Times’ın önceki raporlarında Erkan’ın diğer üst düzey yöneticiler ile etkileşimlerinin ‘toksik’ olarak nitelendirildiği ifade edildi.

Erkan’ın risk yönetimi konusunda büyük bir rol oynadığı bankadan 2021 yılı sonu itibarıyla ayrıldığını hatırlatan gazete, kurumun halihazırda 2008’deki bankacılık krizinden bu yana ABD’deki en büyük bankacılık krizinin merkezinde bulunduğunu belirtti. Yazıda ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ilk kadın başkanı olarak Erkan’ın risk yönetimi konusundaki deneyimini kullanmak için taze bir şansı olduğu ifade edildi.

“Cumhurbaşkanını memnun etmek durumunda olacak”

Merkez Bankası Başkanlığı’nın Erkan’ın diplomatik becerilerini sınayacağını kaydeden gazete, Erkan’ın Türkiye’yi daha sürdürülebilir bir politika zeminine getirmek ve yabancı yatırımcıları ülkeye geri çekmek arasında ince bir çizgide yürüyeceğini, bu esnada geleneksel ekonomi politikaları karşısında çok az sabır gösteren bir cumhurbaşkanını memnun etmek durumunda olacağını belirtti.

Paylaşın

Merkez Bankası’na İlk Kadın Başkan; Hafize Gaye Erkan Kimdir?

Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine atanması ardından ‘ortodoks’ politikalara dönülebileceğine dair sinyaller verilirken, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) başkanlığı görevine Hafize Gaye Erkan’ın getirildi.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) Türkiye’ye dönen Hafize Gaye Erkan, kurumun ilk kadın başkanı oldu.

Görevden alınan Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanlığı’na (BDDK) atandı.

Peki Merkez Bankası’nın yeni başkanı Hafize Gaye Erkan kimdir?

İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olmasının ardından Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü 2001’de tamamladı.

Eğitimine ABD’de devam etti.  2005’te Princeton Üniversitesi’nde yöneylem araştırması ve finans mühendisliği alanında doktora derecesi aldı.

Harvard Business School’da yönetim bilimleri ve Stanford Üniversitesi’nde liderlik üzerine iki eğitim programını da tamamladı.

Kariyerine 2005 yılında Goldman Sachs’ta başladı. Burada görev yaptığı 9 yıl boyunca ABD’deki büyük bankalar ile sigorta şirketlerinin yönetim kurulları ve üst düzey yönetim ekiplerine bilanço yönetimi, stres testi ve sermaye planlaması, risk yönetimi, birleşme ve satın alma konularında danışmanlık hizmeti verdi.

First Republic Bank’ta 2014 yılında çalışmaya başladı. Burada çalıştığı yaklaşık 8 yıl süresince eş icra kurulu başkanı (Co-CEO), başkan, yönetim kurulu üyesi, yatırım direktörü, mevduat direktörü ve risk eş direktörü olarak görev yaptı.

Merkezi ABD’de bulunan mücevher şirketi Tiffany & Co’da 2 yıl yönetim kurulu üyesi olan Erkan, 2022’de, Fortune 500’de yer alan küresel finans danışmanlığı şirketi Marsh McLennan’ın yönetim kuruluna katıldı.

San Francisco Business Times’ın 2018’deki araştırmasına göre, Amerika’nın en büyük 100 bankasında başkan veya CEO unvanına sahip 40 yaşın altındaki tek kadın olan Erkan, aynı yıl San Francisco Business Times’ın “40 Yaş Altı 40 Listesi” ile Crain New York Business’ın “40 Yaş Altı 40 Listesi”nde yer aldı.

Erkan, 2019 yılında da Crain’s’in “Bankacılık ve Finans Sektöründe Önemli Kadınlar Listesi” ile American Banker’ın “İzlenmesi Gereken Kadınlar Listesi”ne girdi.

Bankacılık, yatırım, risk yönetimi, teknoloji ve dijital inovasyon konularında uzmanlığa sahip olan Erkan, Princeton Üniversitesi Yöneylem Araştırması ve Finansal Mühendislik Bölümü Danışma Konseyi’nde de görev yapıyor.

Fahrettin Altun yeniden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na atandı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na Fahrettin Altun, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’ne Seyfullah Hacımüftüoğlu, Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı’na Yunus Arıncı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na İbrahim Şenel, Devlet Arşivleri Başkanlığı’na Uğur Ünal, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na da Yasin Yıldız yeniden getirildi.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na Metin Kıratlı, Özel Kalem Müdürlüğü’ne Hasan Doğan, Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü’ne Hakkı Susmaz, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne Bilal Şentürk, Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü’ne Yusuf Karaloğlu, Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü’ne Mehmet Tuncer ve Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne de Ramazan Bal yeniden atandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda açık bulunan Başkan Yardımcılıklarına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 38’inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4’üncü maddeleri gereğince Prof. Dr. Huriye Martı ve Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı atandı.

Paylaşın

JPMorgan’dan “Merkez Bankası Faizi Yüzde 25’e Yükseltebilir” İddiası

“Tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelen ve ekonomide “rasyonel zemin” sinyali veren Mehmet Şimşek’in yetkin bir ekip kurması ve gerekli adımları atmasına izin verilmesi halinde ekonomiyi “uçurumun kenarından alabileceği” yorumları yapılırken, yabancı kurumların politika faizine ilişkin sert artış beklentileri de birbirini izliyor.

ABD merkezli yatırım bankası ve finansal hizmetler şirketi JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Haziran toplantısında yüzde 8,50 seviyesinde olan politika faizini yüzde 25’e yükseltmesinin olası olduğuna işaret etti.

Bloomberg’in haberine göre ABD bankası JPMorgan tarafından Pazartesi günü yayımlanan notta TCMB’nin 22 Haziran’daki para politikası toplantısında veya “belki daha da erken bir tarihte” politika faizini yüzde 25’e yükseltebileceği belirtildi.

JPMorgan ekonomistleri, müşterilerine gönderdikleri araştırma notunda, “Politika faizinin 22 Haziran toplantısında veya belki de daha önce mevcut yüzde 8,5 seviyesinden yüzde 25’e yükseltilmesi ve bununla birlikte ihtiyaç olması halinde daha küçük artışların yapılabileceğine işaret eden bir yönlendirme metni yayımlanması olasılıklar dahilinde. Yüzde 30 olan yıl sonu politika faizi tahminimizde değişikliğe gitmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

SocGen de 6,5 puanlık artış bekliyor

Societe Generale de Türkiye ile ilgili yeni analizinde politika faizinin yüzde 15’e yükseltileceğini öngördü. Kurumun müşterilerine gönderdiği notta Türkiye ile ilgili ana riskler olarak geri dönülen politika ortodoksisine dair hayal kırıklığı oluşması ve yeni ekonomi yönetiminin ihracatı desteklemek için para birimini zayıflatması ihtimalleri gösterildi.

Kurum, politika faizinin 22 Haziran’da 650 baz puan artışla yüzde 15’e yükseltilmesini, ardından Temmuz ve Ağustos aylarında 500’er baz puan artırımlar gerçekleştirilmesini bekliyor.

Şimşek adı TCMB için geçen Erkan ile görüştü

TCMB Başkanlığı için adı geçen Hafize Gaye Erkan, Pazartesi sabahı Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşmüştü.

Diğer yandan, halen bu görevde bulunan Şahap Kavcıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ‘uyumlu’ bir çalışma göstermişti. Buna karşılık, kamuoyunda yoğun biçimde aralarında eski banka genel müdürlerinin de olduğu bir dizi isim dile getiriliyor.

Paylaşın