2023’te En Çok Uluslararası Ziyaretçi İstanbul’a Geldi

Euromonitor International ve veri şirketi Lighthouse’un ortaklaşa hazırladığı Seyahat İçin En İyi 100 Şehir Endeksi’ne göre, 2023’te en çok uluslararası ziyaretçi İstanbul’a geldi. İstanbul’u Londra, Dubai ve Antalya takip etti.

Turizm altyapısı, politikaları ve performansı, sürdürülebilirlik, ekonomik performans, sağlık ve güvenlik gibi kriterlere göre sıralanan endekse göre Paris bir kez daha dünyanın en cazip seyahat şehri oldu.

Küresel pazar araştırma şirketi Euromonitor International ve veri şirketi Lighthouse’un ortaklaşa hazırladığı Seyahat İçin En İyi 100 Şehir Endeksi, 2023 yılı için dünyanın dört bir yanından önde gelen şehirleri inceledi.

VOA Türkçe’nin aktardığına göre; Turizm altyapısı, politikaları ve performansı, sürdürülebilirlik, ekonomik performans, sağlık ve güvenlik gibi kriterlere göre sıralanan endekse göre Paris bir kez daha dünyanın en cazip seyahat şehri oldu. 2023’te en çok uluslararası ziyaretçi ise İstanbul’a geldi.

En cazip seyahat şehirlerinde Avrupa, ilk 10 şehirden yedisi ve ilk 100’de yer alan 63 şehir ile üstünlük sağladı. İlk 10’da Avrupa’dan olmayan şehirler ikinci sıradaki Dubai, dördüncü Tokyo ve sekizinci olan New York.

Madrid üçüncü sırada yer alırken, Amsterdam, Berlin ve Roma sırasıyla 5, 6 ve 7 numaralarda yer aldı. Barselona ve ardından Londra ilk 10’u tamamladı. Türkiye’den İstanbul 23’üncü sırada yer alırken, ilk 100’de Antalya 57’inci, Muğla 93’üncü oldu.

İlk 100’e bu yıl turizm performanslarını arttıran dört yeni şehir de girdi. Bu şehirler 48’inci sıradaki Washington, 68’inci sıradaki Montreal, 88’inci sıradaki Santiago ve 92’nci sıradaki Vilnius oldu.

Rapor Avrupa’nın başarısını “hızlı kentleşme ve teknolojinin yaygın olarak benimsenmesine” bağladı. Gezginler artık yüksek hızlı internet, esnek rezervasyon seçenekleri ve uzaktan çalışmaya uygun rahat çalışma ortamları sunan hizmetler istiyor.

Singapur (11), Seul (14), Osaka (16) ve Hong Kong’un (17) listeye girmesiyle Asya, ilk 20’de güçlü bir şekilde temsil edildi.

Tokyo, turizm altyapısındaki gelişmeler sayesinde ilk kez ilk 10’a girdi. COVID-19 ile ilgili düzenlemelerin hafifletilmesine ek olarak, 2022’den bu yana Yen’in zayıflamaya devam etmesi turistleri şehre çekerek otel doluluklarını arttırdı ve çok düşük fiyatlarla tüketici deneyimlerinin tadını çıkardı.

Pandemi sonrası uluslararası seyahatler güçlü şekilde toparlanmayı sürdürdü. İstanbul bir önceki yıla göre yüzde 26’lık artışla, 2023 yılında uluslararası ziyaretçi sayısı açısından listenin başında yer aldı. İstanbul’u Londra, Dubai ve Antalya takip etti.

2023 yılı sonuna kadar seyahat sayısının 1,3 milyara ulaşarak küresel turizm harcamalarında yaklaşık 1,7 trilyon dolar yaratacağı tahmin ediliyor.

Tüketici güvenini düşüren hayat pahalılığı ve dalgalı enflasyonun, özellikle küresel durgunluğun ortaya çıkması halinde, 2024 ve 2025 yıllarında turizm sektörün büyümesinin önündeki en büyük zorluklar olması bekleniyor. Jeopolitik dalgalanmalar da seyahat sektörü için bir başka risk teşkil ediyor.

Aşırı turizmin yarattığı zorluklar

Ancak Euromonitor International’dan yapılan açıklamada, aşırı turizmin yarattığı zorluklara da dikkat çekildi.

Turizmin COVID-19 krizinden toparlanırken yerel toplulukları ve çevreyi etkilediği belirtilen açıklamada, “Bazı destinasyonlar turist akınını sınırlandırmak ve kültürel mirası korumak için kısıtlamalar, yüksek vergilendirme veya otel kapasitesini azaltma yoluna giderken, diğerleri alternatif veya alışılmışın dışındaki destinasyonları teşvik eden stratejileri benimsiyor” denildi.

Paylaşın

Türkiye’de Turistik Tesislerin Tadını Yabancılar Çıkarıyor!

Türkiye’de otel ve benzeri turistik tesislerin tadını büyük ölçüde yabancı turistler çıkarıyor. Öte yandan, Türkiye’de turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısında yabancı turistlerin oranı son 10 yılda düşüş eğiliminde.

2014 yılında turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısında yabancı oranı yüzde 75 iken salgın öncesinde 2019 yılında yüzde 62,9 oldu. 2020 yılında salgının etkisiyle bu oran yüzde 42,1’e kadar gerilirken 2022 yılında yüzde 61,3 oldu.

2022 yılı verilerine göre turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısının en yüksek olduğu ülkeler İspanya (451,6 milyon) ve Fransa (449,8 milyon). Hemen ardından İtalya (412 milyon) ve Almanya (400,4 milyon) geliyor. Türkiye ise 242,5 milyon ile beşinci sırada bulunuyor.

Türkiye’de 2022 yılı verilerine göre turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısında yabancı oranı yüzde 61,3 oldu.

Kovid 19 salgınıyla büyük bir darbe yiyen turizm sektörü toparlandı. AB ülkelerinde 2022 yılında otel ve pansiyon gibi turistik tesislerde geçirilen gece sayısı salgın öncesindeki seviyeye yaklaştı. Türkiye’de ise bu sayı salgın öncesi dönemin de üzerine çıkarak 242,5 milyona ulaştı.

2022 yılı verilerine göre turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısının en yüksek olduğu ülkeler İspanya (451,6 milyon) ve Fransa (449,8 milyon). Hemen ardından İtalya (412 milyon) ve Almanya (400,4 milyon) geliyor. Türkiye ise 242,5 milyon ile beşinci sırada bulunuyor.

100 milyonun üstünde konaklanan gece sayısına sahip diğer ülkeler Yunanistan (132,7 milyon), Hollanda (128,8 milyon) ve Avusturya (115,1 milyon) oldu.

Peki, turistik tesislerde kimler kalıyor? Bu oran ülkeden ülkeye büyük değişiklik gösteriyor. Turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısında yabancı oranın en yüksek olduğu ülkeler Malta (yüzde 91,9), Hırvatistan (yüzde 91,4) ve Kıbrıs (yüzde 90,8) oldu.

Bu oran Akdeniz ve Ege’de deniz tatili sunan ülkelerde yüksek. Yunanistan’da yabancı oranı yüzde 84 iken Portekiz (yüzde 64,4) ve Türkiye’de yüzde 61,3. İspanya ise yüzde 60,1 ile hemen Türkiye’nin ardından geliyor.

Bazı ülkelerin 2022 verileri bulunmuyor. Sağlıklı bir kıyas için bu ülkelerin 2019 verileri grafikte yer alıyor. Buna göre turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısında yabancı oranın en düşük olduğu ülke yüzde 16,9 ile Almanya. Avrupa’da turizmin önemli ülkelerinden Fransa’da ise bu oran yüzde 27,9. Yabancı turist oranı İskandinav ülkelerinde de düşük.

Türkiye çıkışta

Turistik konaklama tesislerinde geçirilen toplam gece sayısında Türkiye büyük bir çıkış içinde. 2014-2022 yılları arasında 2022 rekorun kırıldığı ülke oldu. 2014’te 130 milyon olan konaklanan gece sayısı 2022’de 242,5 milyon oldu.

Türkiye’de turistik konaklama tesislerinde geçirilen gece sayısında yabancı turistlerin oranı son 10 yılda düşüş eğiliminde. 2014 yılında yabancı oranı yüzde 75 iken salgın öncesinde 2019 yılında yüzde 62,9 oldu.

2020 yılında salgının etkisiyle bu oran yüzde 42,1’e kadar gerilirken 2022 yılında yüzde 61,3 oldu. Bu değişim için yabancı turist sayısı ve konaklama imkanlarının da incelenmesi gerekiyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Turizm Sektöründe “14 Mayıs” Durgunluğu

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kaldı. Seçimler, turizm sektöründe rezervasyonların düşük seyretmesine neden oluyor.

Turizm geliri Türkiye için kritik önem taşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüksek enflasyon ve faiz oranlarıyla mücadele etmek için geçen yıl 48,8 milyar dolar olan cari açığı azaltmaya odaklanıyor.

Antalya’daki oteller Kahramanmaraş depremlerinin ardından evlerinden olan çok sayıda depremzedeye kapılarını açmıştı.

Limak Oteller Grubu Genel Koordinatörü Hakan Saatçioğlu, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, depremzedelerin konukevlerine ve yurtlara taşınmasıyla yaz ayları yaklaşırken otel odalarının dolmayacağı kaygısının azaldığını söyledi.

Ancak 50 binden fazla kişinin ölümüne neden olan, 11 kenti etkileyen ve binlerce kişiyi evsiz bırakan 6 Şubat’taki iki büyük depremin ardından turizm sektöründeki toparlanma yavaş seyrediyor.

İstanbul’da iki ya da daha fazla gece konaklamalar depremden iki hafta önce 2019’a göre yüzde 7 azalmıştı. Seyahat verilerini toplayan ForwardKeys şirketine göre şimdiyse bu oranda yüzde 31 azalma olduğu belirtildi.

ForwardKeys yetkililerinden Olivier Ponti, yeni rezervasyonlardaki düşüşün seyahat şirketleri ve genel olarak ekonomi için daha az gelir anlamına geldiğini söyledi.

Ponti, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Aylar süren harika performansının ardından Türkiye Avrupa’da (COVID-19 pandemisinin ardından) toparlanmaya liderlik ederken, ülkeye uluslararası seyahatte açık bir düşüş var” dedi.

Depremden önce turizm sektöründe pandemi hafiflerken geçen yıl turist artışının desteğiyle güçlü bir yıl beklentisi vardı. Türkiye’ye gelen yabancıların sayısı 2022’de yıllık yüzde 80 artışla 44,56 milyona ulaşmıştı, ancak bu rakam 2019’daki 45,06 milyonluk rekorun hala altında.

Avrupa genelinde seyahat sektöründe artan rezervasyonlara rağmen Türkiye ivme kazanamadı.

Merkezi Almanya-İsviçre olan ve Türkiye seyahatlerinde uzmanlaşan Bentour Reisen’in Başkanı Kadir Uğur da Reuters’a yaptığı açıklamada, yılın rezervasyonlar açısından güçlü başladığını ancak depremden sonra duraksama olduğunu kaydetti. Uğur, İstanbul’da bir diğer büyük felaket beklentisinin de bu durumu etkilediğini ve insanları korkuttuğunu kaydetti.

Türkiye’de turizm gayrisafi milli hasılanın yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. 2022’de yaklaşık 1 milyon 700 bin kişi konaklama ve gıda hizmetlerinde çalışıyordu. Bu da toplam istihdamın yüzde 5’ine denk geliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının en büyük siyasi zorluklarından biriyle karşı karşıya olduğu dönemde tarihi olarak görülen 14 Mayıs seçimlerinde aksaklıklar olması korkusu da turistleri Türkiye’den uzak tutuyor.

İstanbul’daki Armada Oteli’nin başkanı Kasım Zoto, otelin check-in tarihinden sonraki 48 saate kadar ücretsiz iptal teklif etmesi ve bunun kullanılabileceğini sanması nedeniyle seçimler öncesinde kaygılı olduğunu söyledi.

Zoto, bu tür iptallerin otelcilerin odalarını doldurma konusundaki endişelerine rağmen toparlanmayı daha da erteleyeceğini belirtti.

Marmaris Turizm Üst Kurulu Başkanı Ali Kırlı, Nisan ayında rezervasyonların toparlandığını ancak Mayıs’ın ilk iki haftası için rezervasyon sayısının düşük kaldığını aktardı.

Turizm yetkililerine göre özellikle Türkiye’ye yüksek sezon olan yaz aylarında seyahat talebinin artmasıyla birlikte rezervasyonların seçimin tamamlanmasının ardından deprem öncesi seviyesine dönmesi olası.

Depremin merkezi Kahramanmaraş’ın Türkiye’nin güneydoğusunda olması özellikle Rus turistlerin öncülük ettiği kıyı bölgelerindeki toparlanmanın etkilenmeyeceği umudunu da doğuruyor.

Antalya Valiliği’nin rakamlarına göre Mart ayında yabancıların popüler Akdeniz tatil beldesine gelişi yıllık bazda rekor kırarak yüzde 54 arttı. Turistler arasında başı Ruslar çekerken onları Almanlar ve İngilizler takip ediyor.

Türkiye Ruslar’ın Batı’nın geçen yıl başlayan tam kapsamlı Ukrayna işgali nedeniyle uyguladığı sert yaptırımlarının ardından hala seyahat edebildiği az sayıdaki ülkeden biri.

Türk hükümeti, bu olumlu Mart rakamlarına dayanarak bu yıl 56 milyar dolar turizm geliri elde etmeyi bekliyor. Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’nın olumsuzluklara rağmen deprem öncesi hedefine ulaşmaya kararlı olduğunu söyledi.

Kırlı’ya göre umutlardan biri de Türk lirasındaki değer kaybı ve Avrupa piyasalarındaki enflasyonun başta İngiltere olmak üzere Türkiye’yi Avrupalılar için cazip kılması.

Paylaşın

Türkiye’de Her 10 Kişiden 6’sı İmkansızlıktan Tatile Gidemiyor

Yaz aylarının gelmesiyle tatil için planlar yapılıyor; ancak yıllık enflasyonun yüzde 78’i aştığı Türkiye’de halk seyahat planı yapmakta zorlanıyor. Türkiye’de 10 kişiden 6’sının senede bir hafta tatile çıkacak maddi imkânı yok. 

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ise 10 kişiden üçü tatile çıkamıyor. AB İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) bu verileri 2020 yılına ait. Halkın alım gücünün hızla düşmesiyle 2022 yılında bu oranın ne seviyede olduğu henüz ortaya çıkmadı.

Ülkelerin ulusal istatistik kurumlarından veriler toplayan Eurostat, Avrupa’da tatile gitmeye maddi imkânı olmayanların oranını açıkladı. Eurostat’ın 2020 yılı verilerine göre 27 AB ülkesinde halkın ortalama yüzde 29’su “senede 1 hafta evinden uzakta tatile çıkmaya maddi imkânı yok”. Listenin zirvesinde ise Türkiye var. Türkiye’de halkın yüzde 59’u imkânı olmadığı için tatile gidemiyor.

Balkan ülkelerinde halk tatile gidemiyor

Balkan ülkelerinde tatile gitmeye imkânı olmayanların oranının yüksek olması dikkat çekiyor. Zirvedeki Türkiye’nin ardından yüzde 56 ile Romanya ve yüzde 53 ile Yunanistan geliyor. Altıncı sıradaki Bulgaristan’da bu oran yüzde 39.

İskandinav halklarının tatil imkânı yüksek

Tatile gitmeye maddi gücü yetmeyenler oranı İskandinav ülkelerinde oldukça düşük. Listede en düşük oran yüzde 7 ile Norveç’te. Ardından yüzde 8 ile İsviçre ve yüzde 10 ile İsveç geliyor. Bu oran Danimarka’da yüzde 12 ve Finlandiya’da yüzde 13.

Maddi imkânı olmadığı için senede bir hafta evinden uzakta tatil yapamayanların oranı ise diğer bazı ülkelerde şöyle: İtalya yüzde 36; Almanya yüzde 22, Fransa yüzde 22, Belçika yüzde 22, Hollanda ve Avusturya yüzde 13.

Türk vatandaşları: “Tatil hayal; bu yıl evimizdeyiz”

Tüketici Birliği Federasyonu’nun yaptığı “Yaşasın Tatil” isimli kamuoyu araştırmasına göre Türkiye’de nüfusun yüzde 70’i yeterli bütçesi olmadığı için tatile gidemiyor. 29 Haziran 2022 tarihli açıklamaya göre araştırmaya katılanların yüzde 44’ü son üç yıldır tatile gidemiyor. Araştırmaya göre hane halkı sayısı arttıkça tatile gidememe oranları da artış gösteriyor. Öte yandan bu araştırma sadece 442 kişi ile 18-26 Haziran 2022 tarihlerinde yapıldı.

Akaryakıt fiyatlarının tatilcilere etkisi

Eurostat’ın TÜİK verilerine dayanan 2022 araştırması için beklemek gerekiyor. Ancak hızla artan enflasyonun tatilcileri etkilemesi bekleniyor. Bunların başında ise akaryakıt fiyatlarında yaşanan artış var.

8 Aralık 2021’de 9,51 TL olan benzinin litresi 11 Haziran 2022’de 28 lirayı aşmıştı. 19 Temmuz itibariyle benzinin litre fiyatı 22,7 liraya geriledi. Artan akaryakıt fiyatları, enflasyon, gıda fiyatlarındaki artış ve konaklama ücretlerinin yükselmesi tatile gitmek isteyenlerin önünde büyük engel oluşturuyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Vatandaşların Yüzde 70’inin Tatile Gidecek Parası Yok

Yapılan bir araştırmaya göre, vatandaşların yüzde 70’inin tatile gidecek parası yok. 1997 ile 2012 yılları arasında dünyaya gelenleri temsil eden ‘Z kuşağı’nın da yüzde 89’u tatile gidemiyor.

Tüketici Birliği Federasyonu “Yaşasın Tatil” isimli kamuoyu araştırmasını yayınladı. Buna göre, vatandaşların yüzde 69.7’sinin tatile çıkmak için bütçesinin yeterli olmadığını belirtiyor. Son bir yıl içinde tatile gidemeyenlerde en büyük pay da Z kuşağını ait. Genç nüfusu ifade eden Z kuşağının yüzde 89’u tatile gidemiyor.

Yapılan ankette “Ne sıklıkta tatilde gidersiniz” sorusuna araştırmaya katılanların yüzde 43.7’si son üç yıldır tatile gidemediğini beyan ederken, yüzde 37.6’sı yılda sadece bir kez tatile gittiğini, yüzde 15’i ise yılda 2-3 kez tatile gittiğini beyan etti.

Taksitli tatil planı

Sözcü’den Taylan Büyükşahin’in haberine göre, yaşasın Tatil isimli araştırmada, yaz tatiline gideceğini beyan edenlerin yüzde 52’si kendi bütçesiyle tatilini finanse edeceğini belirtirken, yüzde 44’ü ise kredi kartına taksit ile tatile gideceğini belirtti.

Tatile gideceğini beyan edenlerin yüzde 18’i kendi yazlık evinde kalacağını söyledi. Öte yandan yüzde 16’sı yakınlarına ait yazlık evde kalacağını kaydetti. Bu veriler ışığında tatile gideceğini beyan edenlerin yaklaşık üçte birinin ücretli konaklama yöntemlerini tercih etmediği görüldü.

Paylaşın

Turizmde Savaş Korkusu: Rusya Ve Ukrayna’dan Talep Durdu

Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgalinden itibaren Ukraynalılar ve Ruslar seyahat rezervasyonlarını iptal etmeye başladı. Bu, pandemi öncesinde turizmin, GSYİH’nın yüzde 10’unu oluşturduğu Türkiye için yeni bir sıkıntı anlamına geliyor.

Turizmin canlanması için 2022’ye büyük umutlar bağlanmıştı. Keza geçen yıl Türk lirasının önemli ölçüde değer kaybetmesi ve enflasyonun şubat ayında yüzde 50’nin üzerine çıkmasıyla sektör hareketlenmeyi bekliyordu.

Turizm Bakanlığı rakamlarına göre, Ukrayna ve Rusya’dan gelen ziyaretçiler, geçen yıl Türkiye’ye gelen tüm turistlerin dörtte birinden fazlasını oluşturuyor ve genellikle Akdeniz ve Ege’deki turkuaz plajları tercih ediyor.

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk, “Rusya ve Ukrayna bizim için çok önemli pazarlar.” diyor.

Geçen yıl yaklaşık 4 buçuk milyon Rus ve iki milyon Ukraynalı turist Türkiye’yi ziyaret etmişti. TURSAB bu yıl 7 milyon Rus ve 2 buçuk milyon Ukraynalı bekliyordu, ancak Kuk ‘bu rakamların muhtemelen yeniden gözden geçirilmek zorunda kalacağını’ söylüyor.

“Hem insani hem de ticari açıdan Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş buradaki herkesi tedirgin ediyor.” diyen Kuk, “Normalde mart ayında, yaz rezervasyonlarında yoğunluk olurdu ancak talep durdu.” ifadelerini kullanıyor.

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya da “Böyle devam ederse çok ciddi bir sorun olacak” uyarısında bulunuyor. Ayrıca Bağlıkaya, “Olabildiğince sakin bir şekilde beklemeye çalışıyoruz.” sözleriyle sektörün ‘beklemede’ olduğuna işaret ediyor.

Turist olarak gelip mülteci konumuna düştüler

Bu arada Ayasofya Camii’nin önünden geçen Rus turistler ise rehberlerini takip ediyor, başlarını öne eğiyor ve röportaj taleplerini reddediyor. Hatta aralarında Kiev’den gelen genç bir çift de dahil olmak üzere birkaç Ukraynalı da bulunuyor.

‘Turist olarak gelip mülteci durumuna düşen’ ve gözyaşları içerisinde şimdi üçüncü bir ülkeye gitmek istediklerini belirten genç çift, “Belki de ABD olur” diyor. Gençler, isimlerinin açıklanmasını istemiyor.

Ruslara uygulanan yaptırımlar Türk acenteleri etkiledi

Batı’nın Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar nedeniyle durum, İsmail Yitmen’in olduğu gibi Türk seyahat acenteleri açısından oldukça zor. Ayasofya’nın karşısında bulunan ofisinde konuşan Yitmen, kapıldığı umutsuzluğu şu sözlerle ifade ediyor:

“Benim gibi Rusya ile çalışan seyahat acenteleri şu anda gerçekten sıkıntı çekiyor. Oteller için ödediğim depozit miktarını hesaba katarsak, şu ana kadar zararım 12 bin dolardan fazla.”

Eğer daha fazla grup rezervasyonunu iptal ederse Yitmen’in kaybı 75 bin dolara kadar çıkabilir. Yitmen, “İki ay sonra bir grubun Türkiye’ye gelmesi gerekiyordu ama SWIFT transferleri durdurulduğu ve parayı alamadığımız için iptal edildi. Otellerin parasını çoktan ödemiştik.” diye konuştu.

Bazı Rus bankaları, bankalararası işlemlerde hızlı ve güvenli bir şekilde iletişim kurulmasını sağlayan SWIFT mesajlaşma sisteminden de çıkarıldı. Ankara, NATO üyesi olmasına rağmen Rusya’ya yaptırım uygulamadı ve diğer birçok ülkenin aksine Türkiye hava sahasını Rus uçaklarına kapatmadı.

Koronavirüs pandemisi başlamadan önce turizm sektörü, 2015 ve 2016 yıllarında meydana gelen terör saldırıları nedeniyle yara almıştı. Ayrıca Türkiye’nin turizm endüstrisi, güneydoğu sınırındaki Suriye ve Irak’taki savaşların etkisinden uzun süre kurtulamadı.

“Rus füzeleri sizi de vurabilir”

Arkadaşlarıyla birlikte halı dükkanının hemen arkasında oturan Hasan Düzen, “Irak ve Suriye’de savaş başladığında çok yakın olduğumuzu düşündükleri için Avrupalı ve Amerikalı turistler gelmez oldu.” diye konuştu.

Aynı durumun Rusya’nın, Ukrayna işgalinden sonra da olacağına inandığını söyleyen Düzen, “Haritaya baktıklarında Karadeniz’i görecekler ve çok yakın olduğumuzu düşünecekler. Neden risk alsınlar ki?” sorusunu yöneltiyor.

Kendi ülkelerindeki savaşın Türkiye’ye de sıçramasından korktuklarını belirten Ukraynalı çift, endişelerini şu sözlerle anlatıyor: Burada kalamayız, burası güvenli değil, çok yakın. Rusların füzeleri sizi de vurabilir.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

Yükselen Maliyetler Turizm Sektörünü Zorluyor!

Enerji, gıda ve maaş gibi alanlardaki artan giderler sebebiyle turizm sektörü beklendiği kadar kâr elde edemeyebilir. Türkiye’nin turizm geliri 2019’da 34 milyar dolardı. Bu gelir koronavirüs pandemisinin de etkisiyle 2020’de 12 milyar dolara kadar düştü, 2021 yılında 24 milyar 482 milyon dolar olarak açıklandı.

Reuters’ın hazırladığı habere göre, Türkiye’de Mayıs ayında açılan deniz sezonu için Avrupalılar şimdiden rezervasyonlarını tamamlamaya başladı.

Reuters’a konuşan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Bülent Bülbüloğlu, özellikle İngiltere’den yüksek bir talep olduğunu, erken rezervasyonların başladığını ve neredeyse 2019’daki seviyelere ulaşıldığını söyledi. Diğer Avrupa ülkelerinden, Rusya ve Orta Asya’dan da talep beklendiğini ekledi.

Ukrayna krizinin turizmi etkileyebileceğini ekleyen Bülbüloğlu, Almanya, Belçika, Hollanda ve İskandinavya’dan daha çok turist beklendiğini belirtiyor.

Bülbüloğlu, TL’nin geçen yıl dolara karşı yüzde 44 değer kaybetmesinden ötürü, “Türkiye şimdi yabancılar için bir cennet” tespitinde bulunuyor.

Türkiye’de daha ucuz konaklama

Turizm Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin de İspanya’da ortalama 200 euro olan gecelik beş yıldızlı otel konaklama fiyatının Türkiye’de 70 euro civarı olduğunu hatırlatıyor.

Narin, bu yıl hedeflenen 34-35 milyar dolarlık turizm gelirine ulaşılmasının ve 2019 seviyelerine dönülmesinin beklendiğini belirtiyor.

Ancak esas önemli olanın kazanılacak paradan daha çok elde edilecek kâr olduğunu ekliyor. Artan elektrik, gaz ve diğer giderlerin unutulmaması gerektiğini aktarıyor.

Otel fiyatları da maliyetler de artıyor

Antalya Belek’teki Innvista Otel’in Genel Müdürü Ülkay Atmaca ise fiyatları yüzde 42 artırmalarına rağmen halen yükselen maliyetlerle başa çıkamadıklarını vurguluyor.

Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Müberra Eresin ise bir ayda maliyetlerin yüzde 60-65 artmasıyla sektörün büyük bir zorluk yaşadığını dile getiriyor.

Eresin, “Operatörler ile çoktan sözleşmeleri imzaladık ve fiyatlarımızı belirledik. Artan maliyetleri fiyatlarımıza yansıtmamız mümkün değil” diyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, geçen hafta Londra’da çeşitli bankaların ve yatırımcıların üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirdiği toplantılarda, turizm sektöründen elde edilecek gelirin bu yıl pandemi öncesi seviyelere yükselerek 34,5 milyar dolara çıkacağı yönünde tahminlerinin olduğunu söylemişti.

Türkiye’nin turizm geliri 2019’da 34 milyar dolardı. Bu gelir koronavirüs pandemisinin de etkisiyle 2020’de 12 milyar dolara kadar düştü, 2021 yılında 24 milyar 482 milyon dolar olarak açıklandı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın