Tunceli: Çoban Baba Türbesi

Çoban Baba Türbesi; Tunceli’nin Mazgirt İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Asıl adı Çoban Ali olan Seyid Ekrem’in oğlu Çoban Baba’ya ait türbe, Mazgirt’in doğusunda bulunan mezarlıktadır.

Çok tahrip edilmiş halde bulunan türbeden kalan izlerden anlaşıldığı kadarıyla sekizgen planlı, tek katlı ve kabayonu taş malzeme ile yapılmıştır.

Bu yapının yıkılması üzerine, halkın da katılımıyla MazAğu İçen Türbesi girt Belediyesi, Çoban Baba’nın mezarını, 1996’da inşa ettiği yeni türbeye taşımıştır. Türbenin yapım tarihine ilişkin herhangi bir bilgi yoktur. 15. Yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır.

Bir efsaneye göre, Türbe, Moğollar Anadolu’yu işgal edince Hacı Bektaş-ı Veli’nin yöre halkının göç etmesini engellemek ve onları irşad etmek üzere gönderdiği Çoban Baba’ya aittir. Türbenin yanında bir çeşme bulunmaktadır.

Paylaşın

Tunceli: Elti Hatun Kümbeti

Elti Hatun Kümbeti; Tunceli’nin Mazgirt İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Elti Hatun Camisi ve çeşmesi ile birlikte yapılmıştır. Yapı üslubundan da XIII. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Akkoyunlu dönemine ait bir eserdir.

Elti Hatun Türbesi kesme taştan sekizgen planlı bir yapı olup, üzeri sekizgen bir külah ile örtülmüştür. Türbenin dış kenarları 3.32 m. iç kenarları da 2.32 m. dir.

Kuzey yönünden türbeye girilmektedir. Bu giriş eyvan şeklinde olup, üst örtüsü yıkıldığından tam bir bilgi edinilememektedir. Türbenin diğer yüzlerinde birer penceresi bulunmaktadır.

Türbe içerisinde iki normal bir de küçük sanduka vardır. Bu sandukalar yakın tarihlerde yapılmıştır. Türbe de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.

Paylaşın

Tunceli: Ferruh Şad Bey Türbesi

Ferruh Şad Bey Türbesi; Tunceli’nin Çemişgezek İlçesi, Ulukale Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tarlalar arasında bulunan bu türbenin kapısı üzerindeki Arapça kitabesinden öğrenildiğine göre Emir Ferruh Şad Bey için h. 957 (1550–1551) yıllarında yaptırılmıştır. Kitabenin okunabilen bölümleri şöyledir:

“………………………….
Hâzâ merkad el-Emir el-Mükerrem, Sâhib el-tabl ve’l-âlem, el-Emir Ferruh-Şâd Big…
İbn-i’l-Emir el-merhum el-magfur……el-Emir Hac Rüstem Big
Tâbe serâ-hün ve ca’ale-l-cennet misvâ-hün fi şehr Zi’lhicce…. Sene 957 (1550–1551).”

Türbe kesme taştan sekizgen planlı olarak yapılmış, üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Türbenin gövde kısmının altında, ortasında ve üzerinde kırmızı kesme taşlardan üç sıra halinde şerit yapılmış ve böylece cephe hareketli bir görünüm kazanmıştır. Giriş kapısı ile iki yandaki pencerelerin üzeri hafif sivri kemerlidir. Kemerlerin içerisindeki pencereler düz taş hatıllıdır.

Girişin karşısında mihrap bulunmaktadır. Ancak türbe zemini sökülmüş, duvarların sıvaları sökülmüştür. Bu nedenle de içerisinin bezeli olup, olmadığı anlaşılamamıştır. Türbenin altında mumyalık kısmı bulunmaktadır.

Paylaşın

Tunceli: Uzun Hasan Türbesi

Uzun Hasan Türbesi; Tunceli’nin Çemişgezek İlçe Merkez sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İlçesinin girişinde bir kaya üzerinde bulunan bu türbenin giriş kapısı üzerinde 1572 yılında yapıldığı yazılıdır. Ancak bu türbenin Uzun Hasan’a ait olduğu da tartışmalıdır. İki satır halindeki sülüs yazılı kitabesi:

“Emre bi’imareti hazihi ravzatu’ş-şerifil merhumaril makfurâni
Ve cihan Şah Beg İbna Muhammed Şah Beg bin Behlül Beg bin fi sene 980 (1572).”

Bu mübarek türbenin yapılmasını….. oğlu Behlül Beg oğlu Mehmet Şah Beg’in merhum ve magfur iki oğlu…….. Beg ve Cihan Şah Beg 980 (1572) yılında emretti.

Bu kitabeden anlaşıldığına göre, türbe iki kişi için yapılmıştır. Tek sanduka halinde bulunan ve birbirine karışık olarak sanduka içerisine konan kemiklerin buraya sonradan yerleştirildiği sanılmaktadır. Orhan Tunçer’e göre bu iki kişi türbeyi yaptırıp buraya gömülmelerini vasiyet etmiş olmalıdırlar.

Bir bakıma arzuları gereği öldükten sonra türbe yaptırılıp buraya nakledilmiş olabilirler. Ancak bunu kendilerinin emrettiği de açıktır. Yine Orhan Tunçer bu kişilerin Arap veya Safevi olmayıp, buradaki Türkmen beylerinden olduklarını ileri sürmüştür.

Paylaşın

Tunceli: Meydan Çeşmesi

Meydan Çeşmesi; Tunceli’nin Çemişgezek İlçesi, Ulukale Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köy meydanında bulunan bu çeşmenin kitabesi bulunmamaktadır. Bu nedenle yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir.

Yapı üslubundan XVI. yüzyılın sonu veya XVII. yüzyılın başlarında yapıldığı sanılmaktadır. Çeşme kesme taştan olup, köşe sütunlarına oturan sivri kemerlidir.

Aynı zamanda da eyvan şeklindeki bu çeşmenin yan duvarları kemerli nişlerle hareketli bir konuma getirilmiştir.

Eyvan duvarı iki renkli kesme taştan yapılmıştır. Çeşme içerisinde iki maşrapa musluğu ve bir de taş yalak bulunmaktadır

Paylaşın

Tunceli: Hamam-I Atik (Eski Hamam)

Hamam-I Atik (Eski Hamam); Tunceli’nin Çemişgezek İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Çarşı içinde yer alan yapının girişindeki Türkçe ve Arapça iki yazıttan hamamın, 15. yüzyılda yapıldığı, 18. yüzyılda da onarım gördüğü anlaşılmaktadır.

Hamam giriş kapısı üzerindeki üç satırlık ilk kitabe Arapça’dır. Kitabede; “Fi eyyami’s Saltanat-ı Sultani-l azam melik-i ri kabi-l ümem Sultan-ı Selatin-i Irak-ı vel-acem zillullahi fi-l-alem Ebu Muzaffer Yakub Bahadır Han. (Bu yapı büyük sultan, ümmetin koruyucusu, Irak ve Acem sultanlarının sultan, yeryüzünde Allahı’ın gölgesi Ebu Muzaffer Yakub Bahadır Han’ın zamanında yapıldı.)

Çok tahrip olan dört satırlık ikinci kitabe Türkçe’dir. Buradan yapının (H.1176) 1762-63 yıllarında Hacı Ali Ağa tarafından onarıldığını anlamaktayız. Çemişgezek’te uzun süre egemen olmuş Akkoyunlular döneminden kaldığı kesinlikle bilinen tek yapıdır.

Kesme ve moloz taşla tuğla karışımı hamamda, orta kubbeli bölüm ile yanlarda buraya açılan beşik tonozlu mekânlardan oluşmaktadır. Köşelerde ise giriş ve ılıklığa geçişi sağlayan küçük kubbeli bölümler yer alır. Ortada beşik tonoz, yanlarda kubbeli bölümlerin oluşturduğu ılıklıktan, soyunmalıkla aynı plandaki sıcaklığa geçilir. Sıcaklığın beşik tonozlu mekânına açılan külhan, yapı boyunca uzanmaktadır.

Paylaşın

Tunceli: Hatun Köprüsü

Hatun Köprüsü; Tunceli’nin Pülümür İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 3 km mesafedeki köprüye şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İki ayağı arasındaki mesafesi yaklaşık olarak 8 m. olan, 12,60 m. uzunluğa, 2,50 m. genişliğe ve 5,50 m. yüksekliğe sahip olan ve yapılış tarihi kesin olarak bilinmeyen, ancak Selçuklu döneminden kalma olduğu sanılan bu kemer köprü, yılların yıpratıcı etkisi ile tahribata uğramıştır. Köprü moloz taştan ve tek gözlü olarak yapılmıştır. Köprü yakınında kaleye su taşımak için bir çıkış yolu bulunmaktadır.

Bu köprü ile ilgili bir söylence bulunmaktadır. Bu söylenceye göre; Pülümür Çayı üzerinde bir hanım tarafından bir su kemeri yapılması istenmiş, kemer ve yanındaki köprünün yapımı için bir taşçı ustası görevlendirilmiştir. Bir de şart koşmuştur.

Köprünün yapımında kullanılacak taşlar Tercan’dan getirilecek ve taşlar ne bir eksik, ne de bir fazla olacaktır. Bu şekilde eksiksiz tamamlandığında usta ile evleneceğini, aksi halde de ustanın boynunu vurduracağını söylemiştir. Taşçı ustası belirlediği sayıdaki taşları eksik ve fazla olmadan köprüyü tamamlamış ve hanımla da evlenmiştir.

 

Paylaşın

Tunceli: Elti Hatun Camii

Elti Hatun Camii; Tunceli’nin Mazgirt İlçesi, İslam Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Caminin iki kitabesi bulunmaktadır. Camin taç kapı üzerine bulunan ve bugün okunamayacak şekilde tahrip olan yazıtından yapının 1252 yılında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kız kardeşi Elti Hatun adına yapıldığı anlaşılmaktadır.

Kuzey cepheye bitişik çeşme üzerinde yer alan ikinci kitabede; “Hazihi-i aynu rahmeten ve gaysen şeb dethan kermad-din zuhra fe cemiul-enumi tehdi lehuş şükre ve rabbin sima kallihücera.”(Bu çeşme bir rahmet yardımı olmak için yapılmıştır. Bütün yaratıklar O’na teşekkür hediye etmektedirler. Semanın rabbi ona bol ihsan etsin.)

Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen plan şeması gösteren caminin tamamı kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir. Doğu cepheden girişi bulunan yapı, dikdörtgen harim ve bunu kuzeyine bitişik, dört yönden kapalı kare son cemaat yerinden oluşmaktadır. Güneydeki altıgen mihrap çıkıntısı ile son cemaat yerinin kuzeyindeki çeşme, yapıya devinim kazandırır.

Derin bir niş biçimindeki çeşme çıkıntısı, beş sıralı mukarnaslarla bezelidir. Mahfil kapısı ise mukarnaslar dışında yalındır. Ana mekândan daha yüksek olan son cemaat yerinin en önemli bölümü, doğudaki iç içe iki niş biçimindeki taç kapısıdır. Tonoz örtülü son cemaat yerinden taç kapıyla yine tonoz örtülü üç bölümlü ana mekâna girilir. Yapıdaki pencereler oldukça düzensizdir.

Paylaşın

Tunceli: Hamidiye Medresesi

Hamidiye Medresesi; Tunceli’nin Çemişgezek İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hamidiye Medresesi’nin kitabesinde, 1861-1862 yıllarında, Sultan II. Abdülhamit zamanında yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bazı kaynaklar, Medresenin temellerinin Selçuklu dönemine ait olduğu yazılmıştır. Ayrıca Başbakanlık arşivinde bulunan 1526 tarihli bir belgede Süleyman Bey Medresesi ismi ile bir yapıdan söz edilmekte olup, bu yapı günümüze gelememiştir.

Büyük olasılıkla Hamidiye Medresesi bu medresenin üzerine yapılmıştır. Medrese kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Avlu etrafında medrese odaları sıralanmıştır.

Odaların dışa açılan pencereleri yuvarlak kemerlidir. Sonraki dönemlerde medresenin üzerine ikinci bir kat eklenmiştir. Her iki kat arasındaki mimari uyumsuzluklar ve dönem farkı da açıkça görülmektedir.

Cumhuriyet döneminde bir süre Adliye binası olarak kullanılan Hamidiye Medresesi, halen konut olarak kullanılmaktadır.

Paylaşın

Tunceli: Yeni Hamam

Yeni Hamam; Tunceli’nin Çemişgezek İlçesi, Çukur Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Miladi 1701-1702 yılları arasında Hacı Bayramoğlu Hüseyin adında bir kişi tarafından inşa ettirildiği belirtilen bu yapının güney cephede bulunan giriş kapısı alınlığı üzerinde dikdörtgen pano içerisine yerleştirilen iki satırlık kitabe vardır.

Kitabede; “Kad benâ hâzihi-l-hammâmi’l-mübâreketi sâhibu’l-hayrat El Hac Hüseyin bin Bayram tekabbe’lallâhu hayrâtihi sene 1113.” (Bu kutlu hamamı hayır sahibi Hacı Bayram oğlu Hüseyin -Allah hayrını kabul etsin- 1113 senesinde bina etti.), yazmaktadır.

Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen plan üzerine inşa edilmiş olup, soğukluk, sıcaklık, ılıklık ve külhan bölümlerinden oluşmaktadır. Yapı düzgün kesme taş ve tuğla malzeme ile inşa edilmiştir. Günümüzde beden duvarlarının büyük bir kısmı toprak altında kalan yapıdan, güneydeki giriş kapısı ve doğu yönde az da olsa soğukluk kısmının cephesi belirgindir.

Paylaşın