TİP Başkanı Erkan Baş: Birileri Emeğimizi Çalarak Zenginleşiyor

Hakları için iş bırakan Ağaç ve Peyzaj A.Ş. işçilerini ziyaret eden TİP Başkanı Erkan Baş, burada yaptığı konuşmada, “Bugün Türkiye’nin dört bir yerinde ülkenin içinden geçtiği durumu konuşuyoruz, ekonomik krizi konuşuyoruz, yoksulluğu konuşuyoruz, açlığı konuşuyoruz. Ama burada sizlerin arasında bir şey daha söylemek istiyorum. Evet her gün yoksullaşıyoruz, her gün açlıkla boğuşuyoruz her gün işsizlik tehdidiyle karşı karşıyayız.”

Erkan Baş, konuşmasının devamında, “Çalıştığımızda kuralsız çalışmaya, her tür sömürüye maruz kalıyoruz. Ama hepsinin nedenini biliyoruz. Biz yoksullaşıyoruz çünkü bu ülkede birileri her gün zenginleşiyor, haksız yere zenginleşiyor, emeğimizi çalarak zenginleşiyor.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.’de çalışan işçiler, toplu iş sözleşmelerinin yapılmaması ve açlık sınırının altında kalan ücrete çalıştırılmalarına karşı iş bıraktı.

DİSK’e bağlı Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası (BTO-Sen) tarafından Saraçhane Parkı’nda 5 Eylül Pazartesi günü başlatılan iş bırakma eylemine, bugün TİP Genel Başkanı Erkan Baş, HDP İstanbul Milletvekilleri Musa Piroğlu ve Züleyha Gülüm de destek verdi.

Burada konuşan Baş, Ağaç A.Ş. işçilerinin haklı mücadelesinde sonuna kadar yanlarında olacaklarının mesajını vererek “Sizler zaten burada toplanarak, yan yana gelerek, örgütlenerek çok şeyi söylüyorsunuz. Bize düşen sizin yükselttiğiniz o sesin yanında olmak, sizin yükselttiğiniz sesin tüm Türkiye’de duyulmasına yapabiliyorsak bir katkı koymaktır” dedi.

Baş, konuşmasının devamında şu sözleri kaydetti:

“Şunu bilmenizi istiyorum, bizim için dünyada en önemli şey işçi haklarıdır. İşçi sınıfının hakkı, alın teri, emeği bizim kırmızı çizgimizdir. Karşımızda kim olursa olsun ister devlet yetkilileri olsun, ister patronlar olsun, işçi arkadaşlarımız hak mücadelesine girdiyse bizim yanımız işçilerin yanıdır, işçilerin içinde olmaktır.

‘Birileri emeğimizi çalarak zenginleşiyor’

Bugün Türkiye’nin dört bir yerinde ülkenin içinden geçtiği durumu konuşuyoruz, ekonomik krizi konuşuyoruz, yoksulluğu konuşuyoruz, açlığı konuşuyoruz. Ama burada sizlerin arasında bir şey daha söylemek istiyorum. Evet her gün yoksullaşıyoruz, her gün açlıkla boğuşuyoruz her gün işsizlik tehdidiyle karşı karşıyayız. Çalıştığımızda kuralsız çalışmaya, her tür sömürüye maruz kalıyoruz. Ama hepsinin nedenini biliyoruz. Biz yoksullaşıyoruz çünkü bu ülkede birileri her gün zenginleşiyor, haksız yere zenginleşiyor, emeğimizi çalarak zenginleşiyor.

Utanmadan sabah akşam Türkiye büyüyor, ekonomi büyüyor diyorlar. Doğru ama büyüyen sadece onların sarayları, büyüyen sadece onların cepleri, büyüyen sadece bir avuç tefeci bezirgân bu memlekette. Her şeyi yaratan, emekle, alın teriyle bu ülkeyi omuzlarında taşıyan işçilere ise hep kriz hep kriz hep kriz. Yeter kardeşim yeter. Artık bu krizin faturasını işçiler ödemeyecek, emekçiler ödemeyecek. Siz milyonlarınıza milyon katarken şu işçileri düşünüyor muydunuz hiç? Siz her gün zenginleşirken işçiler de zenginleşir diyor muydunuz? Hayır sadece kendisini düşünen bir avuç asalak memleketin tepesine çökmüş bütün zorlukları bütün eziyeti işçiler emekçiler çeksin istiyorlar

Bunu kabul etmeyeceğiz, bunu reddedeceğiz. Nerede olursa olsun, karşımızda kim olursa olsun işçilerin hak mücadelesinde din, dil, ırk ayrımı gözetmeden, siyasi parti ayrımı gözetmeden sadece ve sadece işçinin alın teri için mücadele edeceğiz. İşçi hakkını alacak çizgisinde buluşacağız. O yüzden sonuna kadar yanınızdayız, her gün yanınızda olacağız. Buradan herkese sesleniyoruz. Sesimizi herkes duysun. İşçi kardeşlerimiz yan yana gelmişler omuz omuza vermişlerse bu mücadelede hakkettiklerini alana kadar elimizden gelen ne varsa yanlarında olmaya devam edeceğiz ve sonunda inanıyoruz; işçiler birleştiğinde işçiler mutlaka kazanacak, patronlar, patronlara dostluk edenler yenilecekler. Biz kazanacağız biz kazanacağız!”

“Biz kazanacağız”

Baş’ın ardından konuşan HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ise şu ifadeleri kullandı: “Müthiş bir enerji görüyorum, müthiş bir direniş görüyorum, müthiş bir umut görüyorum yüzlerinizde. Kararlılığınıza hayranım, bütün işçiler böyle bir kararlılık sergilediğinde, ezilenler böyle bir kararlılık sergilediğinde karşımızda kimse durabilir mi?

Biz yan yana durduğumuzda, biz güçlü olarak ‘hakkımızı istiyoruz ve vereceksiniz’ dediğimizde biz kazanacağız.

Biz biliyoruz ki kazandıracak olan şey ezilenlerin, sömürülenlerin, yok sayılanların ortak mücadelesidir. Bu mantıkla, bu akılla hep beraber mücadele etmeye devam edeceğiz. Yanınızda olmaya devam edeceğiz, biz kazanacağız!”

(Kaynak: İleri Haber)

Paylaşın

Semra Güzel’in Tutuklanmasına Yedi Parti Ve Kurumdan Tepki

Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), HDP Milletvekili Semra Güzel’in tutuklanmasına, gözaltı esnasındaki uygulamalara ve iktidar mensuplarının söylemlerine tepki gösterdi.

Ortak açıklamada halkın iradesi ile seçilen ve milletvekilliği devam eden Semra Güzel’in gözaltına alınma biçimi, basına servis edilişi, İçişleri Bakanı’nın kullandığı nobran, düşmanca ve ciddiyetten uzak üslubun kabul edilmediği vurgulandı.

“Adaleti savunacağız”

Özetle şöyle denildi:

“Sistematik olarak yürütülen kara propagandalar üzerinden yaratılmaya çalışılan algı, Türkiye’nin hukuk, adalet ve demokrasi açısından geldiği vahim durumun en açık örneklerinden biridir. Bir milletvekiline yapılan ve asla kabul edilmeyecek bu muamele iktidar gibi düşünmeyen hiç kimsenin güvende olmadığının göstergesidir.

“Güvenlikçi politikalar, demokratik siyaseti tasfiye girişimleri, Kürt seçilmişlere yönelik düşmanca tutumlar Türkiye’nin en hayati meselelerinden biri olan Kürt sorununu şimdiye kadar derinleştirmekten başka hiçbir işe yaramamıştır, yaramayacaktır da.

“Bir kadın milletvekilinin, insanlık suçu olan ters kelepçe uygulamasıyla, saçlarından çekiştirilerek ve başını eğmeye çalışarak gözaltına alınması, tutuklanması bütün muhalefete ve halk güçlerine verilmiş gözdağıdır. Bu durum karşısında tüm muhalefet partilerini, demokratik kamuoyunu sessiz kalmamaya, iktidarın kendi suçlarını örtbas etme girişimlerine ortak olmamaya çağırıyoruz.

“Semra Güzel’e yapılanları asla kabul etmiyoruz. Tüm anti-demokratik uygulamaların, hukuksuzlukların karşısında olacak, halkın iradesine sahip çıkacağız. Emeği, demokrasiyi, özgürlükleri, barışı ve adaleti savunacağız. Birlikte mücadele edecek, birlikte değiştireceğiz!”

Ne olmuştu?

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, iktidar yanlısı basın tarafından 2014 yılında PKK’li Volkan Bora ile çekildiği fotoğraflar servis edilerek, linç operasyonu başlatılmıştı. 8 Ocak’ta servis edilen fotoğraflar ardından Güzel hakkında 10 Ocak itibariyle hızla hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na gönderilmişti.

Meclis Başkanlığı’na 12 Ocak’ta gönderilen fezleke hızlıca Karma Komisyona sevk edildi. Karma Komisyon Başkanı Bekir Bozdağ tarafından da aynı gün fezlekelerin göürüşülmesi için gün belirlenmişti.

Güzel hakkında hazırlanan iki fezleke nedeniyle dokunulmazlığın kaldırılması görüşmeleri 20 Ocak’ta başlamıştı. Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon tarafından oluşturulan Hazırlık Komisyonu, Güzel’in “dokunulmazlığının kaldırılması” yönünde hazırladığı raporu HDP’nin şerhiyle birlikte 8 Şubat’ta Karma Komisyon’a sunmuştu.

Meclis’te 17 Şubat’ta toplanan Karma Komisyon’da, HDP Batman Milletvekili ve Komisyon üyesi Mehmet Rüştü Tiryaki tarafından savunma yapılmıştı. Komisyon’da Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar AKP, MHP, CHP ve İYİ Parti’nin oylarıyla kabul edilmişti.

Meclis Genel Kurulu’nda 1 Mart’ta yapılan görüşmelerde de HDP Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığı, Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamayla kaldırılmıştı. Karar, 313 ‘Evet’e karşılık 52 ‘hayır’ oyuyla alındı. Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması ile hakkındaki iddialarla ilgili yargı sürecinin de önü açılmış oldu.

Güzel, hakkında hazırlanan fezlekeler HDP Kapatma Davası’na da ek delil olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sunulmuştu.

Paylaşın

Vücut Tipine Göre Giyinme

İnsanlar da elmaslar gibi birbirinden farklı ama aynı derecede çarpıcı. Vücut tipinizin farkına vardığınız andan itibaren iç divanızın sonu yoktur. Birçok insan vücut tiplerinin ne olduğunu bilmez ve kendilerine neyin yakıştığı konusunda kafaları karışıktır.

Haber Merkezi / Kişi vücut tipini bilmiyorsa kendine yakışanı bulması zor olabilir ve hata çok fazla sorun yaşayabilir.

Vücut tipini anlamak, uygun şekilde giyinmek için çok önemlidir. Vücut şekilleri ve onlara en uygun kıyafetler hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin.

Elma şeklinde vücut

Üst vücut ağırlığı alt vücut ağırlığından fazlaysa, elma şeklinde bir vücuda sahipsiniz demektir. Bu vücut tipine sahip kişiler geniş omuzlara ve daha geniş bir göğüs hattına sahip olma eğilimindedir, bu yüzden ağırlık orta kısımda yoğunlaşmış gibi görünür.

Orta kısım, dar bir bel ile vücudun geri kalanından daha kalın görünüyor çünkü ağırlığın ve odak noktasının çoğu kalçaların üzerinde. Bu nedenle bacakları göstermeli veya V veya derin V yakalı bir elbise giyinilmeli.

Odağı değiştirmek için bir katman eklenmeli desenli veya baskılı dış giyim. Koyu tonlar, dökümlü gömlekler, tam kollu elbiseler ve tek renkli takımlar. Ayrıca, dengeyi sağlamak için bol paçalar, palazzolar vb. giyinilebilir.

Armut şeklinde vücut

Uyluklar ve popo üst vücuttan daha büyük görünür. Bu vücut tipine sahip olmanın faydası, doğru şekillendirme ile kum saati görünüm kazanabilmenizdir. Geniş paçalı giysiler, A-line etekler veya üst vücudu tanımlayan desenli veya fırfırlı üstleri olan elbiseler giyinmek harika bir tercihtir. Dar üstler ve dar pantolonlar, kum saati yanılsamasını daha inandırıcı hale getirir. V veya derin V, yuvarlak veya kayık yakalar dengelemek için giyinilebilir.

Kum saati vücut

Bu, üst ve alt vücudun en uyumlu şeklidir. Kıvrımlara uygun elbiseler seçilmeli. En çok yakışan elbiseler beli saran elbiseler olacaktır. Kalp yakalar ve V veya dalgalı V yakalar en uygun olanlardır. Beli ortaya çıkarmak için göbek deliğinin hemen altına bir kemer yerleştirilebilir. A kesim elbiseler veya alt bedeni vurgulayan diğer kesimler de hoş duracaktır.

Dikdörtgen şekilli vücut

Dikdörtgen şeklindeki vücut genellikle omuzlardan kalçaya doğru orantılı olandır. Bu nedenle, çok fazla tanımdan yoksundur ve nispeten basittir. Varlığı bacaklar ve kollardır. Yani, bunu geliştirmeye odaklanmalı.

Katmanlı, fırfırlı ve A-line üstleri seçilmeli. Bel altı ve yakaları olan elbiseler üst gövdeye daha fazla öne çıkarır. Kolsuz, straplez ve kalp şeklinde kıyafetler tercih edilmeli. Stil pelerinler, uzun ceketler ve blazerlerle giyim güçlendirilebilir.

Paylaşın

Solda Yeni İttifak: Emek Ve Özgürlük

Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) temsilcileri, TİP’in ev sahipliğinde İstanbul’da bir araya geldi.

Toplantıya, EHP Sözcüsü Özge Akman ile Merkez Komite üyesi Hakan Öztürk; EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ile Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan; HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile Mithat Sancar, Eş Başkan Yardımcıları Tuncer Bakırhan, MYK üyesi Sultan Özcan; SMF Sözcüsü Barış Kayaoğlu ile MYK üyeleri Mahir Gürz, Erdal Ataş; TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil ve Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün; TÖP Sözcüsü Perihan Koca, Sözcüler Kurulu üyesi Pelin Kahiloğulları ile  TÖP MK üyesi Tamer Doğan katıldı.

Bu toplantıda siyasi gelişmelerle ilgi değerlendirmelerin yanı sıra, ittifakın isminin ve yol haritasının, hazırlanacak deklarasyonun kamuoyuna açıklanmasının yöntem ve tarihinin belirlenmesi gündeme alındı. Toplantı sonrası yapılan ortak açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:

“25 Ağustos’ta İstanbul’da, ülkemizin bugününde ve yarınında eşitlik, özgürlük, kardeşlik, barış ve demokrasi temelinde bir değişimi yaratacak birlikteliği vurgulamak, siyasal ve toplumsal iradeyi güçlendirmek, kararlı duruşumuzu, mücadelemizi, dayanışmayı ve umudu büyüten yürüyüşümüzü şekillendirmek üzere bir kez daha bir araya geldik.

Aylar süren emeklerimizin sonucunda;

Türkiye’nin tüm kentlerinde, sokaklarında ve meydanlarında, tarlalarında ve fabrikalarında, okullarında ve üniversitelerinde, her alanda mücadeleyi büyütmek; Emekçilerin, işçilerin, kadınların, gençlerin, çiftçilerin ve üreticilerin taleplerini ve mücadelelerini ortaklaştırmak üzere sürdürdüğümüz ittifak çalışmasını tamamlama aşamasına geldik.

Yaşadığımız ve her gün daha da derinleşen ekonomik, sosyal ve siyasal kriz karşısında toplumsal adalet, eşitlik ve güçlü demokrasi temelinde değişim mücadelesini ortaklaştıracak bu ittifakın mücadele ilkelerini, siyasal program çerçevesini, seçimler öncesini ve sonrasını kapsayan yol haritasını eylül ayında kamuoyuyla paylaşma kararına vardık.

Tarihsel sorumluluğumuzun farkındayız ve buna uygun davranma konusunda kararlıyız.

İttifakımız; AKP-MHP iktidarının halk düşmanı politikalarına direnen, bu düzenden ve iktidardan kurtulmak; sorumlulardan hesap sormak isteyen tüm kesimlerin, siyasal ve toplumsal muhalefet güçlerinin katılımı, katkısı ve desteğiyle büyüyecektir.

İttifakımız; bir yol arkadaşlığı, bir mücadele arkadaşlığı olacaktır.

İnsanca çalışılacak ve yaşanacak bir düzen için; halkın egemenliğine dayanan bir güçlü demokrasi için; Kürt sorununda barışçıl ve demokratik bir çözüm için; kadınlar, gençler ve dezavantajlı grupların eşitliği ve özgürlüğü için; doğanın ve kültürel varlıklarımızın korunması için hep birlikte mücadele edeceğiz.

Çağrımız tüm emekçilere, demokrasi, hak, hukuk, özgürlük, eşitlik mücadelesini yürüten bütün toplumsal hareketler, kurum, kuruluş ve yurttaşlaradır.

Hep beraber sorumluluk alalım. Yangın yerine çevrilen ülkeyi ortak talepler ve birlikte mücadele anlayışıyla özgür ve demokratik bir şekilde yeniden inşa edelim.

Emek, barış, özgürlük ve demokrasi değerleri temelinde, halkın egemen olduğu bir toplumsal ve siyasal düzeni kurmanın, ezilen ve sömürülen tüm toplum kesimlerinin gücüyle mümkün olduğunu biliyoruz.

Herkesi bu anlayış ve çağrı doğrultusunda ortak ve birlikte mücadeleye davet ediyoruz. Tek adam iktidarına, sermayenin ve zulmün düzenine karşı hep birlikte başaracağız.

‘Emek ve Özgürlük İttifakı’

Kurumlarımızın girişimiyle, Eylül ayı sonunda kitlesel bir halk buluşması ve en geniş demokrasi güçleriyle birlikte Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kuruluşunun ilan edilmesine karar verilmiştir.”

(Kaynak: İleri Haber)

Paylaşın

HDP Öncülüğünde Kurulan ‘Yedili İttifak’ İsmini Belirleyecek

HDP, TİP, EMEP, TÖP, EHP, HE ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun yer aldığı ‘yedili ittifak’ masasının isminin yarın yapılacak toplantıda netleşmesi bekleniyor. Masa genişleme çalışmalarına da devam edecek.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “en geniş demokrasi ittifakı” arayışı ile başlattığı toplantılarda sona gelindi.

Yarın toplanacak HDP ve bileşenleri ile Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri (HE) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu toplantıda yol haritası ile ittifakın adını karara bağlayacak.

Halkevleri’nin yarın toplantıya katılıp katılmayacağı ise henüz netleşmedi.

T24’ün aktardığına göre; ittifakı geniş bir toplantıyla kamuoyuna eylül ayında duyuracaklarını açıklayan Tuncer Bakırhan, “Yarınki toplantıda Türkiye’nin temel meselelerini, ittifakın adını, nasıl genişleyeceğimizi karara bağlamaya çalışacağız. Eylül ayında da bir aksilik olmazsa İstanbul’da deklere edeceğiz” dedi.

7’li masa yeni ismiyle kendisini deklere ettikten sonra genişleme çalışmalarına devam edecek. Sadece siyasi partileri, siyasi kurumları değil, kadınları, çevrecileri, inanç gruplarını da temsil eden bir genişleme çalışmalarına eylül ayından sonra devam edecek.

7’li masanın geçen günlerde kendisini deklere eden, seçim ve seçim sonrası için işbirliğini hedefleyen Sosyalist Güç Birliği (TKP, TKH, Sol Parti ve Devrim Hareketi) ile ortak zeminde buluşma arayışları da olacak.

Paylaşın

Yedili Masa, Eylül Ayında Deklarasyon Yayınlayacak

Türkiye’de cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine bir yıldan daha az bir süre kala HDP’nin de içinde yer aldığı 7’li yapı son şeklini almaya başladı. 7’li masanın, ittifakı da içerecek olan deklarasyon çalışmalarında sona gelinirken, liderlerin 25 Ağustos’taki açıklamasının ardından eylülde deklarasyon ilan etmesi bekleniyor.

HDP’nin ‘Geniş Demokrasi İttifakı’ oluşturma çağrısıyla bir araya gelen, süreç içerisinde “mücadele ortaklığı” söylemiyle sahada birlikte çalışan Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri (HE) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) oluşturduğu ‘7’li masa’ seçimleri de içine alacak ittifaka dönüşmek üzere.

Aylardır 7’li koordinasyon tarafından sürdürülen çalışmalarda son aşamaya gelinmiş durumda. 25 Ağustos’ta İstanbul’da bir araya gelmesi beklenen 7 siyasi yapının eş genel başkanları ve başkanları bu zamana dek yapılan çalışmaların anlatılacağı bir açıklama yapacak ve ortak fotoğrafı kamuoyuna sunacak.

Deklarasyon eylül ayında ilan edilecek

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, 7’li masa ortaklığını daha somut bir hale dönüştürecek olan “deklarasyon” çalışmasında da son aşamaya gelinmiş durumda. “Temel, toplumun yakıcı meselelerine çözüm iradesi içeren bir çerçeve metin” ve “Sorunları sıralayan değil bu sorunları yaratan rejimden çıkış perspektifi içeren metin” ifadeleriyle nitelenen deklarasyonun ilan edilme tarihi ise eylül ayı olarak belirlendi ve yine adres İstanbul oldu.

7’li masanın üzerinde uzlaştığı deklarasyon metninde hem “ortak mücadele” hem de “seçimlere ilişkin ittifak” perspektifi yer alacak. Deklarasyonu eline alıp okuyacakların hem “mücadele birliği” hem de “seçim ittifakına” dönük vurguları da görebileceği öğrenildi.

İttifakın ismi ne olacak?

7’li masanın uzun bir süredir sahada sürdürdüğü mücadele ortaklığının somut ittifak formuna bürünmesiyle adının ne olacağı da merak konusu. Kulislerde “Demokratik Halk İttifakı/Hareketi/İnisiyatifi” , “Emek ve Demokrasi İttifakı/Hareketi/İnisiyatifi” ve “Umut Hareketi” isimleri öne çıksa da hala bir isim üzerinde uzlaşı sağlanmadı. Önerilerin ve isim konusundaki görüş alışverişlerinin devam edeceği ve eylül ayında yapılacak deklarasyon açıklamasında yeni ittifakın adının da kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi.

7’li masa genişleyecek mi?

Edinilen bilgiye göre 7’li masanın deklarasyonu ilan edeceği eylül ayındaki tarihe kadar ittifaka yeni katılımlar olabilir, masanın genişlemesi deklarasyonun ilanının ardından da sürebilir. Öte yandan deklarasyon ilan edilmeden önce diğer siyasi partilere de götürülecek.

7’li masanın hazırladığı deklarasyonun, “Sosyalist Güç Birliği” çağrısı yapan Devrim Hareketi, Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi ve Türkiye Komünist Hareketi’nin de içinde bulunduğu diğer sol sosyalist yapılara, sendikalara ve meslek örgütlerine de götürülerek görüş alışverişinde bulunulacağı ve eylül ayında yapılacak deklarasyon ilanına davet edilecekleri edinilen bilgiler arasında.

Paylaşın

AK Parti’nin Oy Oranı Yüzde 30’un Altına Düştü

Yöneylem ve ORC’nin son kamuoyu yoklamasında AKP’nin oy oranı yüzde 30’un altında görünüyor. Yöneylem’in yöneticisi Derya Kömürcü, !Cumhur İttifakı’nın oy kaybı çok ciddi boyutlarda, bu hiç üstü örtülebilecek bir şey değil, çok net görünüyor” dedi.

Kamuoyu araştırma şirketlerinden ORC’nin sahibi Mehmet Pöstaki ile Yöneylem Araştırma’nın sahibi Derya Kömürcü, Sözcü’den Ruhat Mengi’ye son araştırma sonuçlarıyla ilgili değerlendirmede bulundu.

Yöneylem

Yöneylem Araştırma’nın 28 Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında 27 ilde 2 bin 400 kişiyle gerçekleştirdiği son anketinde partilerin oy dağılımı şöyle:

  • AKP: Yüzde 23,6
  • CHP: Yüzde 23,5
  • İYİ Parti: Yüzde 11,9
  • HDP: Yüzde 7,2
  • MHP: Yüzde 4,8
  • Zafer Partisi: Yüzde 2
  • DEVA: Yüzde 1,8
  • Yeniden Refah Partisi: Yüzde 1,8
  • Türkiye İşçi Partisi: Yüzde 0,8
  • Gelecek Partisi: Yüzde 0,5

Kömürcü, “Cumhurbaşkanı Erdoğan aday olursa oy verir misiniz” diye soruyoruz. “Kesinlikle oy veririm” diyenler yüzde 30.7. “Erdoğan’a asla oy vermem” diyenler yüzde 60″ dedi.

Partilerin oy oranları ile ilgili de bilgi veren Kömürcü şunları söyledi:

“Bizim anketimizde kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtıldıktan sonra CHP’nin rakamı 29.4, AKP 29.6, yani ikisinin arasında binde 2’lik yani araştırmanın hata payının çok altında binde 2’lik bir fark var, İYİ Parti ise 14.9.

AKP 24 Haziran 2018 son seçimdeki oy oranının 12 puan altında ölçülüyor bugün, bu çok ciddi bir oy kaybı demektir. MHP’nin de seçimdeki oyunun 5 puan altında olduğunu görüyoruz, yani Cumhur İttifakı’nın oy kaybı çok ciddi boyutlarda, bu hiç üstü örtülebilecek bir şey değil, çok net görünüyor.

Son seçimde AKP’ye oy verdim” diyen 100 seçmenden 6-7’si bugün “CHP’ye oy vereceğim” diyor, 5’i “İyi Parti’ye oy vereceğim” diyor, dolayısıyla muhalefete geçiyor bu insanlar.”

ORC

ORC Araştırma Şirketi’nin Genel Müdürü Pösteki ise “Toplumda 6’lı Masa’ya güven Mayıs’ta 45.7, Haziran’da 50.6 Temmuz’da 54.9, bugün ise yüzde 57 oranına ulaştı.” ifadeleriyle yeni bir veriyi ilk kez paylaştı.

ORC Araştırma Şirketi’nin Temmuz 2022 anketinde partilerin oy dağılımı şöyle:

  • AKP: Yüzde 27,1
  • CHP: Yüzde 24
  • İYİ Parti: Yüzde 22,1
  • HDP: Yüzde 7,6
  • MHP: Yüzde 7
  • DEVA: Yüzde 2,2
  • Gelecek Partisi: Yüzde 2

Pösteki’nin değerlendirmeleri de şöyle: “İktidar partisinin 2018 genel seçimlerinde almış olduğu 42.6’lık bir oy var, bugün baktığımızda bu oy sadece bizim araştırmalarımızda değil birçok araştırma kuruluşunda yüzde 27-28 bandına gerilemiş durumda, kayıp yaklaşık 15 puan.

Yine iktidar ortağı MHP’ye baktığımızda 2018 seçimlerinde yüzde 11.1 oy almışlar, bugün yüzde 7’lik baraj sınırı etrafında olduklarını görmekteyiz, ciddi bir sorun yaşamaktalar. Cumhur İttifakı olarak değerlendirdiğimizde ise 2018’de oy oranı 53.7 olan Cumhur İttifakı’nın şu an 33.9’a gerilediğini görüyoruz, bunun da yaklaşık 20 puan olduğunu tespit ettik. Millet İttifakı’ndaki 2 parti 2018’de yüzde 33.9 almış, bugün baktığımızda 46.5 seviyesine çıkmış.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Erkan Baş’tan İttifak Açıklaması: 15-20 Gün İçinde İlan Edilecek

Gebze’de yurttaşlar ile bir araya gelen TİP Genel Başkanı Erkan Baş, baraj sisteminin de ittifaklar ile sona erdiğini vurgulayarak, “Üçüncü ittifak 15 – 20 gün içerisinde ilan edilecek. Üçüncü ittifak barajı geçtiği zaman, ittifakın bütün partileri barajı geçmiş sayılıyor. Dolayısıyla, ‘Ben size oy vermek istiyorum ama barajı geçemediğimiz için veremiyorum’ diyen olursa böyle bir durum kesinlikle yok. Bu ittifak yüzde 7’yi geçtiği anda baraj problemi ortadan kalkıyor. Baraj kalktığı andan itibaren de her parti aldığı oy kadar milletvekili çıkartır” dedi.

Gelecek seçimlere ilişkin de konuşan TİP Lideri Erkan Baş, Ekmeleddin İhsanoğlu örneğini hatırlatarak “Tayyip Erdoğan’ı gerçekten yenmek istiyorsanız Erdoğan’ın taklitlerinden sakının” ifadelerini kullandı Erkan Baş, gelecek dönemde parlamentoda güçlü bir sol olması gerektiğini de belirtti.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, dün, Kocaeli’de partisinin Gebze İlçe Örgütü tarafından düzenlenen halk buluşmasında yurttaşlarla bir araya gelerek sorularını yanıtladı ve siyasetin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube’de düzenlenen buluşmada, AKP’den kurtulmak için halkın geniş kesimlerinin mücadeleye dahil olmasını gerektiğini vurgulayan Baş, “Bizi bu iktidardan doğrudan kurtaracak olan halkın kendisidir. 20 yılın en önemli dersi; eğer gerçekten AKP’den kurtulmak istiyorsan, elini taşın altına koyacaksın. ‘AKP’den kurtulmak istiyorum ama seçimden seçime önüme koyulan seçeneklerden birini seçer kurtulurum’ diyerek AKP’den kurtulamazsınız. Bu 20 yılda hiç ders almadıysak bundan ders almamız lazım” dedi.

Halkın yüzde 99’unun alın teriyle, emek gücüyle hayatını idame ettirmek zorunda olduğuna dikkat çeken Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nede (TBMM) ise tersi bir durum olduğuna dikkat çekerek, “Parlamentoya bakıyorsun belki numunelik olarak geçmişinde sendikacılık deneyimi olan birkaç arkadaş, bazı partilerde kendilerine yer buluyor ama Türkiye’nin yüzde 99’u nere, Meclis’in hâli nere? Bu ülkede bir üretenler, yaratanlar var; bir de bunun üzerine çökerek, kendilerine kurdukları iktidarla memleketi istediği gibi yönetenler var. Olay bu kadar basit” ifadelerini kullandı.

Siyasetin, halkın tüm yaşam koşullarını belirleyen mekanizma olduğunu belirterek sözlerine devam eden Baş, işçi ve emekçilerin katılımının önemini işaret ederek, “Siz onunla ilgilenmeseniz de o bizimle ilgileniyor. Siyasetle hiç ilgilenmezsen, siyaset senin nasıl yaşayacağına nasıl nefes alacağına karar verir. Ama öyle bir mekanizma oluşturmuşlar ki, siyaseti bir grup elitin eline vermişiz” şeklinde konuştu.

Siyasi partilerin yurttaşları sadece 5 yılda bir kendisine oy verecek seçmenden ibaret gördüğünün altını çizen Baş, “‘Yurttaşlık vazifeniz bundan ibarettir’ diyorlar. Bize, bu anlatılıyor. Bize, bu anlatıldığı zaman da bizi yönetenler bizim gibi insan olmuyor. Siyaset sanki bu memleketin tepesine yerleşmiş patronlar ve patronlara hizmet edenlerden ibaret. Biz ekmeğimizin, çocuklarımızın geleceğinin peşindeyiz. İşte tam da bu yüzden siyasetle ilgilenmediğimiz zaman geleceğimizin ne olacağına onlar karar veriyor” vurgusunda bulundu.

Türkiye’de gençlere gereken önemin verilmediğini de belirten Baş, “Gençlere önem veren bir anlayış, ‘Gençler geleceğimizdir’ demez, ‘Gençler bugünümüzdür’ der. Bugün onların ne dediğine, nasıl yaşamak istediğine, sözüne değer verirseniz gençlere değer vermiş olursunuz” diye konuştu.

Seçimlere ilişkin de konuşan TİP Genel Başkanı Baş, “İlk seçimde gidecekler” ifadesinin tekrarlanmasını doğru bulmadığını belirterek, AKP’nin olağan şartlarda gerçekleşecek seçimlerde ağır bir yenilgi alacağını ancak bunu seçim gününe kadar yapılacak çalışmaların belirleyeceğine dikkat çekerek, “‘Bunlar zaten gitti, bunların zaten kazanma şansı yok’ diyerek, tırnak içinde ifade ediyorum yatışa geçerseniz, AKP seçime kadar daha 40 tane takla attırır. Bunun olması için bugünden başlayarak hayatın her alanında mutlaka örgütlü ve süreklileşmiş bir mücadele içinde olmamız lazım. ‘Biz seçime kadar bekleyelim de biz zaten seçimde bunları yeneceğiz’ rahatlığı bize kaybettirir” uyarısında bulundu.

‘Erdoğan’ı gerçekten yenmek istiyorsanız Erdoğan’ın taklitlerinden sakının’

“Bu Cumhurbaşkanlığı seçimi bir referandum. Erdoğan ile tamam mı devam mı? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi İle tamam mı devam mı? Bu soruya bir yanıt bulmamız lazım” diyerek sözlerini sürdüren Baş, “Bir tek adamın karşısına başka bir tek adamın, bir siyasal İslamcının karşısına başka bir siyasal İslamcıyı koyduğunuzda bu seçimi kazanma şansınız yok. Tayyip Erdoğan’ı gerçekten yenmek istiyorsanız Erdoğan’ın taklitlerinden sakının. Halk böyle bir adaya oy vermez, bunu geçmişten bir ders olarak söylüyoruz. 2014 seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu aday olduğunda yapılanın yanlış olduğunu söylemiştik. Ekmeleddin İhsanoğlu bir sonraki seçimde gitti, Tayyip Erdoğan’a oy verdi. İhsanoğlu, Tayyip Erdoğan’a bu yolu açanlardan bir tanesidir” hatırlatmasında bulundu.

Önümüzdeki seçimlerde iki ayrı oy kullanılacağını da hatırlatan Baş, “Seçim sistemi sürekli değiştiği için bazı insanlar önümüzdeki seçimlerde iki oy kullanacağını hâlâ bilmiyor. Biz bir oyu Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden kurtulmak için kullanacağız ve bunda Türkiye’nin yüzde 60 – 70’i ile ortağız. İkinci oy ise Meclis. Hangi partinin sizi temsil etmesini istediğiniz konusunda vereceğiniz karar da en az Cumhurbaşkanlığı seçimi kadar önemli” ifadelerini kullandı.

Mevcut sistemi değiştirmek için Anayası’nın değişmesi gerektiğini ve bunun için de en az 360 milletvekilinin bunu onaylaması gerektiğini de ifade eden Baş, “Dolayısıyla parlamentoda Millet İttifakı’nın kaç kişi olacağı önemli değil, AKP – MHP dışındaki partilerin toplam kaç kişi olacağı önemli. Bu yüzden parlamentoda güçlü bir sol muhalefetin olması şart” dedi.

“Üçüncü ittifak 15 – 20 gün içerisinde ilan edilecek”

Baraj sisteminin de ittifaklar ile sona erdiğini vurgulayan Baş, “Üçüncü ittifak 15 – 20 gün içerisinde ilan edilecek. Üçüncü ittifak barajı geçtiği zaman, ittifakın bütün partileri barajı geçmiş sayılıyor. Dolayısıyla, ‘Ben size oy vermek istiyorum ama barajı geçemediğimiz için veremiyorum’ diyen olursa böyle bir durum kesinlikle yok. Bu ittifak yüzde 7’yi geçtiği anda baraj problemi ortadan kalkıyor. Baraj kalktığı andan itibaren de her parti aldığı oy kadar milletvekili çıkartır” diye konuştu.

Paylaşın

Yöneylem Araştırma: Muhalefet Adaylarının Hepsi Erdoğan’ı Yeniyor

Yöneylem Araştırma 27 ilde 2400 kişi ile 28 Temmuz- 1 Ağustos arasında yaptığı Temmuz 2022 araştırmasının sonuçları yayınlandı. Yüzde 95 güven aralığındaki araştırmada kararsızlar “dağıtıldıktan sonra” Cumhur İttifakı’nın 35,6’da kaldığı Millet İttifakı’nın ise 44,3’e yükseldiği görüldü.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde de seçmenle muhalefet adaylarına yöneliyor. Çalışmaya göre Millet İttifakı, kararsızlar dağıtılmadan önce yüzde 35.4 oranında oy alırken Cumhur İttifakı yüzde 28.4 seviyesinde kaldı. Ankette ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçiminde de seçmenin tercihinin muhalefet adayı olduğu görüldü.

Yöneylem tarafından 27 ilde 2400 katılımcı ile 28 Temmuz- 1 Ağustos tarihleri yapılan araştırmanın sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.

MHP baraj altında

Kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtıldıktan sonra milletvekili genel seçimlerinde genel görünüm aşağıdaki tabloda görüldüğü şekilde oluştu, önemli ayrıntı Cumhur İttifakı ortaklarından MHP’nin yüzde 7 olarak belirlenen yeni seçim barajının altında kalması.

Türkiye iyi yönetilmiyor

Yöneylem’in Temmuz araştırmasında katılımcılara yönelttiği “Türkiye nasıl yönetilmektedir?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 63.7’si “kötü yönetilmektedir” yanıtını verirken yalnızca 23.1’i “iyi yönetilmektedir” yanıtını verdi.

Seçmen parlamenter sistemi istiyor 

Araştırmada katılımcılara “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mi, Parlamenter Sistem mi?” diye sorulduğunda ise Parlamenter Sistem diyenlerin oranı yüzde 66.4 seviyesinde seyretti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 28.5 oldu.

Erdoğan’ı “asla istemeyenler” yüzde 58,4

Önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olması halinde oy verir misiniz? sorusuna katılımcıların yalnızca yüzde 30.7’si “kesinlikle oy veririm” yanıtını verirken, “asla oy vermem” diyenlerin oranı ise yüzde 58.4 oldu.

Muhalefet adaylarının hepsi Erdoğan’ı yeniyor 

Yine çalışmada katılımcılara sorulan sorular arasında yer alan “Erdoğan mı, muhalefet adayı?” sorusuna muhalefet adayı diyenlerin oranı yüzde 54.3 iken Erdoğan diyenlerin oranı yalnızca 33.1 oldu..

  • Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kalması halinde Erdoğan diyenlerin oranı 38.3 olurken Kemal Kılıçdaroğlu diyenlerin oranı ise yüzde 47.8 seviyesinde seyretti.
  • Erdoğan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu karşısında yüzde 37.1 oranında oy alırken İmamoğlu 50.9 seviyesinde seyretti.
  • Son olarak ABB Başkanı Mansur Yavaş karşısında ise Erdoğan yüzde 31.2 oy alırken Mansur Yavaş’ın yüzde 61.5 oranında oy aldığı görüldü.

Muhalefete güven artıyor

Ekonomiyi iktidarın mı yoksa muhalefetin mi daha iyi yöneteceği yönündeki soruya katılımcılar yüzde 46.3 muhalefet yanıtını verirken iktidar diyenlerin oranı yüzde 35 oldu. Hiçbiri yanıtını verenlerin oranı ise 10.2 seviyesinde seyretti.

İktidar hiçbir alanda güven vermiyor

  • Demoktarik düzen, hak ve özgürlükler alanında muhalefetin daha iyi bir savunucu olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 53.7 olurken bu oran iktidar için yüzde 32.4 oldu.
  • Yaşam tarzına saygı noktasında ise iktidar yüzde 34.1 seviyesindeyken muhalefet yüzde 53.1 oranında seçmenden karşılık buldu.
Paylaşın

‘7’li İttifak’ın Adı Ne Olacak?

“7’li ittifak”, “7’li masa” olarak tarif edilen yapının kendisine bir de isim koyması bekleniyor. Kulislerde daha önce “Demokrasi İttifakı”, “Halk İttifakı” gibi öneriler dile getirilmişti. Ancak yapılan son tartışmalara göre iki öneri de kabul görmedi.

HDP’nin çağrısıyla bir araya gelen Türkiye İşçi Partisi, (TİP) Emek Partisi, (EMEP) Toplumsal Özgürlük Partisi, (TÖP) Emekçi Hareket Partisi, (EHP) Halkevleri (HE) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) oluşturduğu ‘7’li masa’ ağustos ayının ikinci yarısında ortak bir deklarasyon yayınlamaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin sorunlarına yönelik çözüm önerilerini ve iş birliğinin ilke ve hedeflerini içerecek deklarasyon, İstanbul’da düzenlenecek geniş katılımlı bir toplantı ile kamuoyuna duyurulacak.

Deklarasyon açıklamasında bugüne kadar “7’li ittifak”, “7’li masa” olarak tarif edilen yapının kendisine bir de isim koyması bekleniyor.

Kulislerde daha önce “Demokrasi İttifakı”, “Halk İttifakı” gibi öneriler dile getirilmişti.

Ancak yapılan son tartışmalara göre iki öneri de kabul görmedi.

Öncelikle bu iş birliğinin ‘ittifak’ mı, ‘hareket’ mi, ‘inisiyatif’ mi olarak ifade edileceğine karar verilecek. Bu kararın ardından isimlendirme yapılacak.

Kulislere göre üzerinde en çok konuşulan isimler arasında “Demokratik Halk İttifakı/Hareketi/İnisiyatifi”, “Emek ve Demokrasi İttifakı/Hareketi/İnisiyatifi” ve “Umut Hareketi” yer alıyor. Bunların dışında yeni önerilerin de tartışılacağı ifade ediliyor.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın