İstanbul Seçimleri: Kürt Seçmenin Çoğu İmamoğlu’nu Destekleyecek

Kamuoyu araştırma şirketi Rawest Direktörü Roj Girasun, DEM ile ana muhalefet partisi CHP’nin İstanbul’un bazı bölgeleri üzerinde anlaşmaya vardığını, bunun da DEM seçmeninin İmamoğlu’nu desteklemesini kolaylaştırdığını ve seçmenlerin yaklaşık yarısının bu yönde eğilim gösterdiğini söyledi.

İstanbul’da anketler, Cumhuriyet Halk Partili (CHP) İmamoğlu ile AK Partili rakibinin başa baş gittiğini, DEM Parti adayının ise geride kaldığını gösteriyor.

Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının anketlere dayandırdığı haberinde, Kürt seçmenin çoğunun pazar günü parti sadakatini bir kenara bırakıp Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’daki en büyük rakibini destekleyeceği belirtiliyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) seçmeni, AK Parti’nin İstanbul’daki 25 yıllık iktidarını sona erdiren 2019 yerel seçimlerinde Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasında önemli rol oynamıştı. Bu zafer aynı zamanda muhalefete son beş yılda kritik bir dayanak sağladı.

Reuters haberinde muhalefetin Mayıs ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan karşısında aldığı yenilginin siyasi manzarayı değiştirdiği ve DEM seçmenini, Kürt hakları davasını en iyi nasıl ilerletecekleri konusunda ikiye böldüğü kaydediliyor.

İstanbul’da anketler, Cumhuriyet Halk Partili (CHP) İmamoğlu ile AK Partili rakibinin başa baş gittiğini, DEM Parti adayının ise geride kaldığını gösteriyor. Reuters bu durumun DEM Parti destekçilerini bir ikilemle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor; kalpleriyle mi yoksa akıllarıyla mı oy vermeliler?

Kamuoyu araştırma şirketi SAMER’den Yüksel Genç’e göre DEM Parti seçmeninin kafası karışık ve kararsız. Genç “Partilerinin adayına oy vermeyi düşünüyorlar ama AK Parti’nin kazanmasını istemiyorlar” diyor. Ancak Kürt seçmenin yüzde 40’ının İmamoğlu’na oy vereceğini söylediğini belirtiyor.

İktidar, PKK’yla yürütülen barış sürecinin 2015’te çökmesinden bu yana Kürt partilerine baskı uyguluyor. Yaklaşık yüzde 10’luk sandalye oranıyla parlamentonun üçüncü büyük partisi konumundaki DEM, reddettiği PKK bağlantıları olduğu iddiasıyla açılan bir davada kapatılma ihtimaliyle karşı karşıya olan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) halefi.

Diyarbakır’daki Nevruz festivali kutlamalarına katılan emekli Mehmet Fatih Sütçü, “Diyarbakır gibi bir ortamda DEM’e oy vermek gerektiğini düşünüyorum ama İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na oy verirdim” diyor.

Kamuoyu araştırma şirketi Rawest Direktörü Roj Girasun, DEM ile ana muhalefet partisi CHP’nin İstanbul’un bazı bölgeleri üzerinde anlaşmaya vardığını, bunun da DEM seçmeninin İmamoğlu’nu desteklemesini kolaylaştırdığını ve seçmenlerin yaklaşık yarısının bu yönde eğilim gösterdiğini söyledi.

DEM’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi adayı Meral Danış Beştaş, taktiksel oy kullanma fikrini reddetti. Bir röportajında “Bizim çağrımız insanların bize oy vermesidir” dedi, “Her partinin kendi siyasetini yürütmek gibi temel bir görevi olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Beştaş’ın duruşu, Güneydoğu’da seçilmiş Kürt belediye başkanlarının yerine devlet tarafından atanan kayyumların getirildiği baskıların ardından bir güç gösterisi yapmak isteyen DEM seçmenleri tarafından destekleniyor. Özel sektör çalışanı Büşra Yentürk, “10 yılı aşkın süredir kayyumlara karşı mücadele ediyoruz ve her seçimde Kürtler coşkuları, iradeleri ve onurlarıyla sandığa gidiyor ve destekledikleri partiye oy veriyor” dedi.

“Barış sürecine geri dönüleceğine dair bir işaret yok”

Geçtiğimiz haftalarda Kürt siyasetinin önde gelen isimleri, 85 milyonluk Türkiye nüfusunun yüzde 15-20’sini oluşturan Kürtler’in kültürel ve dilsel hak taleplerinin daha fazla karşılanması için yeni bir barış süreci başlatılması çağrısında bulunmuştu..

Ancak araştırmacı Girasun, bunun milliyetçi bir partiyle ittifak yapan AKP’nin planlarına işaret etmekten ziyade, Kürtler’in umutlarının bir ifadesi olduğunu söyledi. Hükümet bunun yerine bu yaz Irak’ta PKK’ya karşı operasyonları artırmayı planladığını açıkladı.

İstanbul adayı Beştaş, şu anda barış sürecine geri dönüleceğine dair bir işaret olmadığını ancak demokratikleşmenin Kürt meselesinin çözümünü gerektirdiğini söyledi. Beştaş, “Nüfusun dörtte birinin ötekileştirildiği, ayrımcılığa uğradığı ve taleplerinin karşılanmadığı bir Türkiye demokratik olamaz” dedi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

ABD Merkezli Haber Ajansından Çarpıcı “Yerel Seçimler” Analizi

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, ABD merkezli haber ajanslarından Associated Press, seçimlere ilişkin kapsamlı bir analiz ve dosya haber hazırladı…

Sözcü’nün aktardığına göre; Haberde, bu pazar günü milyonlarca vatandaşın sandığa gideceği ve belediye başkanı ve yerel yönetim için oy vereceği belirtilirken, “Bu seçim yıllar önce kritik şehirleri kaybeden AKP’nin lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın popülaritesini ölçecek. Erdoğan’ın partisinin zafer kazanması Türkiye’nin liderinin mevcut görev süresinin sınırlarını artırmanın önünü açacak anayasal değişikliği gündeme getirebilir” denildi.

Muhalefet bloğunda ise kritik şehirlerdeki belediyelerin elde tutulmasının geçen yıl yapılan seçimlerden sonra morali bozulan muhalefeti canlandırabileceği de belirtildi.

Analizde, “Özellikle İstanbul’un kaybedilmesi, siyasi kariyerine 1994 yılında yaklaşık 16 milyonluk metropolün belediye başkanı olarak başlayan Erdoğan için büyük bir darbe oldu. Erdoğan, 47 yaşındaki eski şehircilik ve çevre bakanı Murat Kurum’u, merkez sol Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) popüler siyasetçilerinden Ekrem İmamoğlu’na karşı aday gösterdi. İmamoğlu, Erdoğan’a meydan okuyacak olası bir cumhurbaşkanı adayı olarak lanse ediliyor” denildi.

Fakat muhalefetin geçen seçimlerin aksine daha dağınık olduğu belirtilirken Yeniden Refah Partisi’nin ise AKP’den oy almasının beklendiği aktarıldı. Yapılan anketlerde adayların başabaş gittiğine vurgu yapılırken Ankara’da ise CHP’nin adayı Mansur Yavaş’a desteğin ise yüksek olduğu belirtildi.

Haberde, “Yirmi yılı aşkın bir süredir önce başbakan sonra da cumhurbaşkanı olarak iktidarda olan Erdoğan, hiçbir şeyi şansa bırakmayarak ülke çapında seçim mitingleri düzenliyor ve belediye başkanlığı için yarışan adaylar adına kampanya yürütüyor” denilirken, “Analistler, Erdoğan ve müttefiklerinin şu anda parlamentoda yeni bir anayasa yapmak için yeterli sandalyeye sahip olmadığını, ancak yeni bir seçim zaferinin bazı muhafazakar muhalefet milletvekillerini taraf değiştirmeye yöneltebileceğini söylüyor” yorumuna da yer verildi.

“Erdoğan, Yavaş ve İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hayallerini bitirebilir”

Erdoğan’ın yerel seçim yarışı sürecinde yaptığı “son seçimim” açıklamasının da bir strateji olduğuna dair yorumlara yer verilirken, “Ankara ve İstanbul’u Erdoğan’ın partisine kaybetmeleri, Yavaş ve İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hayallerini bitirebilir” denildi.

ABD merkezli ajansın haberinde, “Önceki seçimlerde olduğu gibi Erdoğan, cumhurbaşkanı olmanın avantajlarını kullanıyor ve kampanya yürütürken sık sık devlet kaynaklarından yararlanıyor. Kampanya süresince Erdoğan, seçmenlere devlet hizmetlerinden faydalanmak istiyorlarsa iktidar partisi destekli adayları desteklemeleri yönünde üstü kapalı uyarılarda bulundu. Hükümetinin yüksek enflasyonu kontrol altına alma çabalarına rağmen, hane halkını biraz olsun rahatlatmak için asgari ücreti %49 oranında artırdı” ifadesi de kullanıldı.

Öte yandan İstanbul’daki seçmenlerin yaklaşık yüzde 10’unu Kürt seçmenlerin oluşturduğu hatırlatılırken onların oylarının belediye başkanlığı yarışında belirleyici olabileceğine vurgu yapıldı.

DEM Parti’nin 2019 yılındaki yerel seçimlerde İmamoğlu’nu desteklediği belirtilirken bu seçimlerde ise kendi adaylarını çıkarmasına dikkat çekildi. Fakat DEM Parti’nin adaylarının öne çıkmadığına dikkat çekilirken bunun da İmamoğlu’na destek için kasıtlı olabileceği kaydedildi.

Paylaşın

31 Mart Seçimleri: CHP İçin Hangi İller Riskli, Hangi İlleri Alabilir?

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), seçimlerde mevcut belediyelerini korumanın yanı sıra Bursa, Manisa, Balıkesir Büyükşehir belediyelerinde de iddia ortaya koydu. Ancak açıklanan anketler bunun kolay olmadığını gösteriyor.

CHP önceki yerel seçimde küçük oy farklarıyla kaybettiği Giresun’u yeniden almayı da hedef olarak koyarken Kırıkkale, Zonguldak, Uşak, Kastamonu’da sürpriz yapmak istiyor. Ancak CHP’de olup kaybetme riski taşınan iller de var. Edirne ve Kırklareli, bugün kaybedilme riski bulunan iki şehir. CHP’de bu iki kent için “bıçak sırtı, kaybetme riski var” diye konuşuluyor.

Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın kulis haberine göre, CHP yeni yönetimi İstanbul’un yanı sıra bu seçimde Antalya, Hatay ve Eskişehir olmak üzere birçok başka ilde de önemli bir sınav verecek. Eskişehir’de son haftalarda el değiştirme riskinin azaldığı konuşuluyor. Ancak Antalya’da durum “bıçak sırtı” olarak değerlendiriliyor. Hatay içinse adaylık sürecinde çok yıpranmış olmasına karşın Lütfü Savaş’ın kazanmasının sürpriz olmayacağı söyleniyor.

CHP bu seçimde mevcut belediyelerini korumanın yanı sıra Bursa, Manisa, Balıkesir Büyükşehir belediyelerinde de iddia ortaya koydu. Ancak açıklanan anketler bunun kolay olmadığını gösteriyor. CHP önceki yerel seçimde küçük oy farklarıyla kaybettiği Giresun’u yeniden almayı da hedef olarak koyarken Kırıkkale, Zonguldak, Uşak, Kastamonu’da sürpriz yapmak istiyor. Ancak CHP’de olup kaybetme riski taşınan iller de var. Edirne ve Kırklareli, bugün kaybedilme riski bulunan iki şehir. CHP’de bu iki kent için “bıçak sırtı, kaybetme riski var” diye konuşuluyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 2 belediye başkanı dışında tüm adayları yenilenen İzmir için “Değişim nerede diyenler İzmir’e baksın” demişti. Ancak DEM Parti ve İYİ Parti’nin kendi adaylarıyla seçime girdiği kentte CHP’nin sadece kendi kemik seçmeninin oyunu alacağı görülüyor. İstanbul’da İYİ Parti ve DEM Parti seçmeninden CHP’nin adayına oy geçişi görülürken, İzmir’de iki partinin de kendi oyunu alacağı, bu durumda CHP’nin 2019 seçimlerinde yüzde 58 olan oy oranının yüzde 42-43’lere kadar düşebileceği, hatta ilçe kaybının da yaşanabileceği konuşuluyor. İzmir için alarm verilen CHP’de Özgür Özel’in önümüzdeki günlerde kentteki programlarını artırması bekleniyor.

CHP’lilerin kazanılmasına kesin gözüyle baktığı Ankara içinse “oy farkı ne olacak” hesabı yapılıyor. Ankara’da Etimesgut, Gölbaşı ve Polatlı ilçelerinin de kazanılması durumunda belediye meclisinde çoğunluğun da elde edilebileceği beklentisi var.

Paylaşın

Türkiye’de Kaç Emekli Var, Seçimlerin Sonucunu Emekliler Mi Belirleyecek?

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, 2023 yılı sonunda Türkiye’de emekli sayısı 16 milyon 30 bin 256. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde kayıtlı seçmen sayısını, 61 milyon 441 bin 882 olarak açıkladı.

Buna göre; 31 Mart 2024 seçimlerinde kayıtlı seçmen sayısının yüzde 26’sı emeklilerden oluşuyor. Emekliler, seçimler öncesinde ilave zam beklentisine girdi ancak umduklarını bulamadılar.

Yeni yılda en düşük emekli maaşı 10 bin, açlık sınırı ise 16 lirayı aştı. Yoksulluk sınırı ise 53 bin liraya dayandı. Emeklilerin 31 Mart seçim sonuçlarına etkisi merakla bekleniyor. Çünkü Türkiye’de 4 seçmenden birisi emekli.

Yerel seçim kampanyalarında muhalefet partilerinin en çok gündeme getirdiği konuların başında emekli maaşları ve emeklilerin geçim sıkıntısı geliyor. O kadar ki Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Murat Kurum “Cumhuriyet Halk Partili belediye bu seçimi aldığında emekli maaşı mı artacak?” yorumu yaptı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde kayıtlı seçmen sayısını, 61 milyon 441 bin 882 olarak açıkladı. 18 yaşını dolduran 1 milyon 32 bin 610 kişi, bu seçimde ilk kez oy kullanacak.

28 Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde, yurt içindeki seçmen sayısı 60 milyon 771 bin 236 olarak belirlenmişti. Böylece 28 Mayıs seçimlerine göre 31 Mart’ta seçmen sayısı 671 bin arttı.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine 2023 yılı sonunda Türkiye’de emekli sayısı 16 milyon 30 bin 256. Böylece 31 Mart 2024 seçimlerinde kayıtlı seçmen sayısının yüzde 26’sı emeklilerden oluşuyor.

Peki, 31 Mart seçimlerinde emekli maaşları neden bu kadar gündeme geliyor? Temel ekonomik göstergeler emeklilerin büyük bir geçim sıkıntısı içinde olduğuna işaret ediyor. Ocak 2024’te en düşük emekli maaşı 10 bin lira oldu. Emekliler ise memurlar gibi seyyanen zam bekliyordu. Ancak bu gerçekleşmedi.

En düşük emekli maaşı açlık sınırının çok altında

TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık sınırı Şubat 2024’te 16 bin 257 lira oldu. Bu ne demek? Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı. Şubat ayında yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) yüzde 67 oldu. Her ay açlık sınırı giderek yükseliyor. Emeklilerin alım gücü de her ay geriye gidiyor.

Yoksulluk sınırı ile emekli maaşları kıyaslandığında ise Türkiye’de başta emekliler ve işçiler olmak üzere halkın büyük bir bölümünün yaşadığı sıkıntı ortaya çıkıyor. TÜRK-İŞ’e göre Şubat 2024’te yoksulluk sınırı 52 bin 955 lira oldu. Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarına yoksulluk sınırı deniliyor.

SGK verileri en düşük emekli maaşlarının asgari ücret karşısında giderek eridiğini gösteriyor. 2003 yılında en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıydı. 2023 yılının ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK-AR) verilerine göre de Aralık 2002’de ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken Temmuz 2023’te bu oran 0,9’a geriledi.

Türkiye son sıralarda

Emekli maaşlarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranında Türkiye 36 Avrupa ülkesi içinde sondan ikinci sırada. 2021 yılında emekli/yaşlı ve dul/yetim maaşlarının GSYH’den aldığı pay Türkiye’de yüzde 6,1 olurken AB ortalaması yüzde 13 oldu.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin “31 Mart 2024 seçimlerinin belirleyici gücü büyük ölçüde emekliler olacaktır” yorumunda bulundu.

Bekin “SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yönelik bu çarpıklık sosyal adaleti de büyük ölçüde zedelemektedir. Hükümetin acilen SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin maaşlarını en azından asgari ücret düzeyine çıkarması gerekmektedir.” çağrısında bulundu.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Yeniden Refah’ın Seçim Stratejisi AK Parti’ye Küsen Seçmen

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, Yeniden Refah Partisi (YRP) ile AK Parti arasındaki gerilim tırmanıyor. Siyaset kulislerinde, Erbakan’ın eleştirilerinin perde arkasında “AK Parti’ye küskün seçmenleri kazananın yattığına” dikkat çekiliyor.

Kulislerde, AK Parti’nin işbirliği olmayınca Yeniden Refah Partisi’ne (YRP) yönelik “yıpratma politikası uyguladığı” dikkat çekilirken YRP’nin de AK Parti seçmenini “ekonomi üzerinden kendi partisine çekmeye çalıştığı” belirtiliyor.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Selda Güneysu’nun haberine göre, Yerel seçimlere 10 gün kala AKP ile YRP arasındaki gerilim tırmanıyor. AKP ile YRP arasındaki yerel seçimler için işbirliği görüşmelerinden olumlu bir sonuç çıkmayınca, YRP kendi adaylarıyla seçimlere girme kararı almıştı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin çoğu mitinginde YRP’ye “Partimizin eski belediye başkanlarını, eski milletvekillerini, eski teşkilat mensuplarını aday göstererek kendileri kazanmak değil, bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı. Hem bize kaybettirmek için çalışıp hem çeşitli beyan ve imalarla bizim gölgemizde yürümeye kalkanlara da müsaade etmeyiz” sözleriyle yüklenirken YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan da Erdoğan’ı ekonomi ve İsrail ile ticaret konusunda ağır sözlerle hedef alıyor.

Siyaset kulislerinde Erbakan’ın eleştirilerinin perde arkasında “AKP’ye küskün seçmenleri kazananın yattığına” dikkat çekiliyor. AKP’nin işbirliği olmayınca YRP’ye yönelik “yıpratma politikası uyguladığı” dikkat çekerken YRP’nin de AKP seçmenini “ekonomi üzerinden kendi partisine çekmeye çalıştığı” belirtiliyor.

Özellikle AKP’ye küskün seçmenin çoğunluğunun artan enflasyondan yorgun milliyetçi – muhafazakâr seçmen olduğu, bir kısmının da emeklilerden oluştuğu ifade edilirken CHP ve diğer partilere oy vermek istemeyen bu seçmenin YRP’ye yöneldiğine dikkat çekiliyor. YRP, İstanbul’da Mehmet Altınöz’ü aday göstermişti. YRP’nin, yerel seçimlerde yüzde 3.25’lik oyu yüzde 5-6 bandına taşıyabileceği de ifade ediliyor. YRP’nin İstanbul’da oyunu artırması halinde seçimlerin CHP’nin adayı ve mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu lehine sonuçlanabileceği ileri sürülüyor.

“Oylar bölünmeyecek”

Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eleştirileri sonrası Yeniden Refah Partisi hakkında konuştu. Yeniden Refah seçmeninden umutlu olduğunu belirten Kurum, “Refah Partili seçmenimiz bir önceki 2019 seçiminde Cumhur İttifakı’nın içinde yer aldı. Gönül isterdi ki yine aynı şekilde Cumhur İttifakı’nın içinde yer almaları ama gelinen süreçte kendi adaylarını gösterdiler. Ben Yeniden Refah Partili seçmenimizin 31 Mart’ta oyları böleceğini düşünmüyorum” dedi.

Kurum, mal varlığı hakkındaki soru üzerine “Ankara’da ve İstanbul’da birer tane evimiz var. Bir tane de kayınpederlerin oturduğu Bahçelievler’de bir evimiz var. Bir tane arabamız var. Biraz paramız, biraz da borcumuz var. Mal varlığımızla ilgili bir endişemiz de yok” dedi. Kurum, bir ay önce İstanbul’da yalnızca bir tane evi olduğunu dile getirmişti.

YRP’nin, 31 Mart seçimlerinde Şanlıurfa’dan Mehmet Kasım Gülpınar’ı büyükşehir belediye başkan adayı göstermesi, ilde siyaseti hareketlendirmişti. Uzun süre AKP’den Şanlıurfa milletvekilliği görevini üstlenen Gülpınar’ın, kentte etkili bir isim olduğu biliniyor.

YRP, Yozgat’ta 2014 yerel seçimlerde AKP’den belediye başkanı seçilen Kazım Arslan’ı aday göstermişti. Arslan’ın YRP lehine ipi göğüsleyeceği iddia ediliyor. YRP, en çok oy aldığı il olan Bingöl’de 2019’da MHP’nin adayı olan Mehmet Ziya Buyankara’yı aday göstermişti. Bingöl’de, Buyankara’nın MHP’lilerin desteği ile kazanabileceği ifade ediliyor.

Paylaşın

31 Mart Seçimleri: Bazı Seçim Yasakları Başladı

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) açıkladığı seçim takvimine göre, 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri için propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları bugün başladı.

Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de, seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.

Bu zaman zarfında, seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar yazılı basında ilan ve reklam yoluyla ya da internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilecek.

Seçim süresince genel yollar üzerinde, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesisler ile ilçe seçim kurullarının gösterdiği meydanların dışında toplu olarak sözlü propaganda yapılması yasak olacak.

Açık yerlerde, güneşin batmasını müteakip ikinci saatin sonundan, güneşin doğmasına kadar toplu olarak sözlü propaganda yapılamayacak.

Elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajlar ile taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılamayacak.

Ancak siyasi partiler kendi üyelerine her zaman sesli, görüntülü veya yazılı mesaj gönderebilecek.

Oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak.

Bakanlarla, milletvekillerinin yurt içinde yapacakları seçim propagandasıyla ilgili gezileri, makam otomobilleri ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtalarla yapılamayacak. Bu amaçla yapılacak gezilerde, protokol icabı olan karşılama ve uğurlama, törenler yapılamayacak, resmi ziyafet verilemeyecek.

Bakanlar, milletvekilleri ve adayların seçim propagandası kapsamındaki gezilerine hiçbir memur katılamayacak.

Seçim günü yasakları

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun kapsamında, oy verme günü olan 31 Mart’a ilişkin yasaklar da bulunuyor.

Yasanın 79. maddesi kapsamında oy verme günü, her türlü içki satışı ve içilmesi yasak olacak.

Oy verme gününde, bütün eğlence yerleri de oy verme süresince kapalı kalacak. Eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda ise yalnız yemek servisi yapılabilecek.

Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiçbir kimse silah taşıyamayacak.

Seçim günü saat 18.00’e kadar radyolar ve her türlü yayın organlarının seçim ve seçim sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak, 18.00 ile 21.00 arasında yalnızca YSK’nin seçimle ilgili haber ve tebliğleri yayınlanabilecek.

Saat 21.00’den sonra bütün yayınlar serbest olacak ancak YSK bu süreyi öne alabilir.

Yerel seçimlere 34 parti katılıyor

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat öne çekti.

Buna göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ile Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Diğer illerde oylar 08.00-17.00 saatlerinde kullanılacak.

34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması ise şöyle: AKP 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9,

Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22,

Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

Paylaşın

CHP: Türkiye İttifakı Söylemimiz Halkta Karşılık Buldu

Yerel seçimlere ilişkin konuşan CHP’li kurmaylar, “Türkiye ittifakı söylemimiz halkta karşılık buluyor. İnsanların da ilgisini çekiyoruz. Bunu da adaylarımız sağlıyor. Bu adaylarla CHP topluma ‘Ben geniş bir yelpazenin siyasi partisiyim’ mesajını veriyor” değerlendirmesini yaptı.

CHP’li kurmaylar, Bahçeli’nin Erdoğan’a “Ayrılamazsın” demesine ilişkin ise “Tekleşmiş bir parti gibiler. Bu birliktelikte Bahçeli biraz daha başat bir rol izliyor ve AKP’yi biraz kendisine benzetiyor. Bundan kaynaklı da AKP’deki oy erimesi devam ediyor. Bunların bir kısmını MHP, bir kısmını YRP alıyor” dediler.

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kısa süre kalmışken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurmayları Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal‘a değerlendirmede bulundu.

Partililer, “AKP ve MHP önceki seçimde 30 yerde işbirliği yapıyorlardı. Şimdi 59 ilde ortak adayla çıkıyorlar. Bunların hepsi de CHP’nin önceki dönem kazandığı ya da yeni dönemde kazanma ihtimalinin yüksek olduğu iller” dedi.

Buna karşın CHP’nin daha fazla il kazanma ihtimali olduğunu söyleyen kurmaylar, “Bizim Türkiye ittifakı söylemimiz de halkta karşılık buluyor. İnsanların da ilgisini çekiyoruz. Bunu da adaylarımız sağlıyor. Bu adaylarla CHP topluma ‘Ben geniş bir yelpazenin siyasi partisiyim’ mesajını veriyor” değerlendirmesini yaptı.

Bahçeli’nin “ayrılamazsın” çağrısı

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “ayrılamazsın” demesini de yorumlayan CHP’liler, “Tekleşmiş bir parti gibiler. Bu birliktelikte Bahçeli biraz daha başat bir rol izliyor ve AKP’yi biraz kendisine benzetiyor. Bundan kaynaklı da AKP’deki oy erimesi devam ediyor. Bunların bir kısmını MHP, bir kısmını YRP alıyor” dedi.

“Artık AKP ve MHP birbirlerine tutunarak siyasette bir güç oluşturabiliyor” diyen kurmaylar, “Bu nedenle Bahçeli, Erdoğan’ın devam etmesini istiyor. Erdoğan da Bahçeli’nin genel başkanlığını sürdürmesini sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Gökhan Zan’ın adaylığı

Öte yandan Hatay’da TİP’in Gökhan Zan’ın adaylığını çekmesinin seçimleri etkileyeceğini söyleyen kurmaylar, “Lütfü Savaş’a sahada bir ilgi var. Seçimi kazanma ihtimali aday olduğu güne göre yükseldi” dedi.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda “Yeniden Refah” Sıkıntısı

31 Mart’ta yapılacak seçimlere sayılı günler kalırken, siyasi masalarda, AK Parti açısından farklı sonuçları olabilecek iller konuşuluyor. Örneğin, Şanlıurfa, Ordu ve Bursa. Seçimi kaybetme olasılığının dışında oy kaybı yaşanması da bekleniyor.

AK Partililer, Hatay ve Antalya’dan umutlanmış durumdalar. Trabzon’da AK Partinin, Mersin’de CHP’nin oylarını artırarak seçimi alacağı konuşuluyor. Kırıkkale’de de farklı bir durum yaşanıyor. CHP’li adayın sevilen bir isim olmasının sürpriz yaratabileceğini iddia edenler var.

Ankara’da halen Cumhur İttifakı’nın yönettiği Mamak, Etimesgut, Haymana ve Gölbaşı gibi ilçelerde Yeniden Refah Partisi (YRP) nedeniyle sıkıntı olabileceği belirtiliyor. Aynı olumsuz etkinin İstanbul’da Bahçelievler, Sancaktepe, Silivri, Çatalca, Eyüp gibi ilçelerde de olabileceği analiz ediliyor.

Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan, kulislerde yapılan analizlerde, bazı illerle ilgili sürpriz sonuçların konuşulduğunu ve “YRP, DEM ve yanlış aday etkisi.” YRP etkisi AKP’yi, DEM etkisinin de CHP’yi yakından ilgilendirdiğini aktardı.

Babacan yerel seçime sayıla günler kala kulislere ilişkin şu bilgileri paylaştı: Yapılan analizlerde, bazı illerle ilgili sürpriz sonuçlar konuşuluyor. Üç etkiden söz ediliyor; “YRP, DEM ve yanlış aday etkisi.” YRP etkisi AKP’yi, DEM etkisi CHP’yi daha yakından ilgilendiriyor.

Siyasi masalarda, AKP açısından farklı sonuçları olabilecek iller konuşuluyor. Örneğin, Şanlıurfa, Ordu ve Bursa. Seçimi kaybetme olasılığının dışında oy kaybı yaşanması da bekleniyor. AKP’liler, Hatay ve Antalya’dan umutlanmış durumdalar.

Trabzon’da AKP’nin, Mersin’de CHP’nin oylarını artırarak seçimi alacağı konuşuluyor. Kırıkkale’de de farklı bir durum yaşanıyor. CHP’li adayın sevilen bir isim olmasının sürpriz yaratabileceğini iddia edenler var.

Yeniden Refah Partisi etkisi

YRP’nin etkisi, CHP’nin etkisinden daha çok konuşuluyor. Adana’yı okumakta zorluk çekiyorlar. CHP ve AKP’nin başa baş yarıştığı bu ilde, YRP’nin oyları AKP’nin şansını azaltacak gibi. Yeniden Refah Partisi Balıkesir, Bursa, Şanlıurfa ve ilçelerinde olduğu gibi Bingöl, Yozgat, Muş, Elazığ illerinde de Cumhur İttifakı’nın oy sonuçlarına etki edecek.

Ankara’da halen Cumhur İttifakı’nın yönettiği Mamak, Etimesgut, Haymana ve Gölbaşı gibi ilçelerde YRP nedeniyle sıkıntı olabileceği belirtiliyor. Aynı olumsuz etkinin İstanbul’da Bahçelievler, Sancaktepe, Silivri, Çatalca, Eyüp gibi ilçelerde de olabileceği analiz ediliyor.

Bütün bunlar konuşulurken, Cumhur İttifakı’nın birbirine bıraktığı illerdeki sonuçları da unutmamak gerekir. Cumhur İttifakı 22 ilde hem kendi aralarında hem de diğer partilerle yarışacak. Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Bayburt, Bolu, Çankırı, Düzce, Elazığ, Gümüşhane, Isparta, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Sivas, Tokat, Uşak, Yozgat’ta kıran kırana rekabet var.

24 ilde ise MHP, AKP’nin adaylarını destekleyecek. Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Artvin, Batman, Bilecek, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Giresun, Hakkari, Iğdır, Kırşehir, Muş, Rize, Siirt, Sinop, Şırnak, Tunceli, Yalova ve Zonguldak’ta MHP’nin adayı yok. Osmaniye, Erzincan, Kars, Kırklareli, Bartın’da ise AKP ortağını destekliyor. 30 büyükşehirden Manisa ve Mersin MHP’nin, kalan 28 büyükşehir ise AKP’nin oldu.

Bu paylaşımın, partilerin oy oranlarına etkisi önemli. İki partinin ittifak yapmadığı ve yarışmaya karar verdiği illerde de durumlar ilginç. Örneğin Aksaray, Amasya, Çankırı, Isparta, Karabük, Karaman ve Uşak gibi illerde ittifak ortakları bir önceki seçimlerde birbiriyle yarışırken, çok küçük oy farklarıyla sonuca gitmişlerdi.

Şimdi bu illerde İYİ Parti’nin zayıf yapısının, YRP gerçeğinin sonuçları nasıl etkileyeceği merak konusu. Anadolu illerinde seçimler sürprizli sonuçlara gebe…

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Yerel Seçimler: AK Parti’de Yüzde 3-5 Puanlık Düşüş Bekleniyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, AK Partili yaşlı ve emekli seçmenin bir kısmının protesto ederek sandığa gitmeyebileceği konuşuluyor. İktidar değişikliği söz konusu olmadığı için seçmen reflekslerinin zayıfladığı, ayrıca kısa süre önce yapılan genel seçimler nedeniyle de bıkkın seçmen sorunu yaşandığı anlatılıyor.

Tüm bu analizler sonucunda AK Parti’de hem Yeniden Refah Partisi (YRP) etkisi hem de seçmen tepkisi nedeniyle Türkiye genelindeki oylarda yüzde 3-5 puanlık bir düşüş bekleniyor. YRP’nin İstanbul’da yüzde 3,5, Türkiye genelinde yüzde 4,5-5 oyunun olduğu iddia ediliyor.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kala, AK Parti kulislerinde konuşanları köşesine taşıdı.

Kulislerde konuşulanları üç başlık altında “1- Seçimin Ramazan ayına denk gelmesinin etkileri görülecek. 2- Seçimlere katılım az olacak 3- Bir rakibe sürekli saldırı, onun avantajına dönüşüyor…” değerlendirilebileceğini belirten Nuray Babacan, yazısında şu ifadelere yer verdi:

“Örneğin çok konuşulan kişinin tanınırlığı ve bilinirliği artıyor. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla bakanlar, Tayyip Erdoğan’ın Ekrem İmamoğlu’nu eleştirmesinin İmamoğlu’nun işine yaradığını belirtiyorlar. İmamoğlu’nun Murat Kurum’a yönelik eleştirilerinin de onun bilinirliğini artırdığı iddiasındalar. Hakkında çok konuşuluyor olmak bir süre sonra avantaja dönüşebiliyor.

Bunun siyasi partilere yönelik örnekleri de analiz ediliyor. Örneğin, CHP’deki değişim rüzgarı ve kurultay sürecinin partinin oyunu yüzde 3 artırdığı ve bunun halen korunduğu belirtiliyor. CHP’ye aşırı yüklenmenin partiye avantaj yarattığını iddia edenler var.

Bir örnek de Yeniden Refah Partisi için veriliyor. AKP ile ittifak yapacağı iddiaları, bu süreç olumsuz sonuçlansa da YRP’nin işine yaradı. Sürekli bahsederek, görünür hale getirmek. İletişimcilerin bir süreden beri buna kafa yorduklarını biliyoruz.

Ramazan sıkıntısı

Bir başka konu yerel seçim kampanyasının Ramazan ayına denk gelmesinin etkileri. Bu konuda farklı görüşler var. Bunun avantaj olacağını veya dezavantaja dönüşeceğini savunanlar bulunuyor. Bazıları iftar sofralarında her şeyin artan fiyatını görmenin ve bunun sürekli konuşulmasının AKP’yi zor durumda bırakacağı söylüyorlar.

Bazı siyasilere göre, yerel seçim yarışı nedeniyle herkes Ramazan paketi hazırlayarak, yardım paraları dağıtacak. Bu durum, dar gelirlilere sorunlarını bir süre unutturacağı için iktidar açısından avantaj yaratacağı iddiası var.

Başka bir analiz ise yerel seçimlerde sandığa gitme potansiyeliyle ilgili. Genel seçimlere kıyasla sandığa gitme oranında düşüş bekleniyor. Daha önceki yerel seçimler buna örnek olarak gösteriliyor. Ancak bu kez başlıca sorun, gençler ve üniversite öğrencileri. Hem bu seçime ilgisizler hem de halen eğitim dönemi sürdüğü için çoğunun nüfusa kayıtlı olduğu memleketine gidip oy kullanma olanağı bulunmuyor. İktidar da bundan pek rahatsız değil.

AKP’li yaşlı ve emekli seçmenin bir kısmının protesto ederek sandığa gitmeyebileceği konuşuluyor. İktidar değişikliği söz konusu olmadığı için seçmen reflekslerinin zayıfladığı, ayrıca kısa süre önce yapılan genel seçimler nedeniyle de bıkkın seçmen sorunu yaşandığı anlatılıyor.

Tüm bu analizler sonucunda AKP’de hem YRP etkisi hem de seçmen tepkisi nedeniyle Türkiye genelindeki oylarda yüzde 3-5 puanlık bir düşüş bekleniyor. YRP’nin İstanbul’da yüzde 3,5, Türkiye genelinde yüzde 4,5-5 oyunun olduğu iddia ediliyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

En Uzun Oy Pusulası İstanbul’da, En Kısa Oy Pusulası Hakkari’de

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere günler kalırken, oy pusulaları Ankara’da basılmaya başlandı. En uzun oy pusulası İstanbul’da olacak. En kısa oy pusulası ise Hakkari’de olacak.

31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, il ve ilçe seçim kurullarınca 3 Mart’ta ilan edildi.

TRT Haber’den Yiğit Can Karatepe’nin haberine göre; Oy pusulaları Ankara’da basılmaya başlandı. En uzun oy pusulası 97 santimetre ile İstanbul’da olurken, en kısa oy pusulası ise Hakkari’de oldu.

İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İl Seçim Kurulu da kesin aday listesini askıya çıkardı. Buna göre, 22 partili, 27 bağımsız olmak üzere 49 aday İBB başkanlığı için yarışacak.

AK Parti’den Murat Kurum, İyi Partiden Buğra Kavuncu, Memleket Partisinden Emre Berk Hacıgüzeller, Anavatan Partisinden Umut Çınar, Demokratik Sol Partiden (DSP) Nesim Pakır, Yeniden Refah Partisinden Mehmet Altınöz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisinden Meral Danış Beştaş, Türkiye Komünist Partisinden Orhan Gökdemir, Anadolu Birliği Partisinden Osman Tekin, Zafer Partisinden Azmi Karamahmutoğlu,

Türkiye Komünist Hareketinden Ziya İncedere, Bağımsız Türkiye Partisinden Cihan Erdoğanyılmaz, Yeni Türkiye Partisinden Burhanettin Aktürk, CHP’den Ekrem İmamoğlu, Hak ve Özgürlükler Partisinden Mustafa Aytaş, Ocak Partisinden Osman Çelik, Adalet Birlik Partisinden Muharrem Mutlu, Millet Partisinden Hasan Hüsnü Güler, Milli Yol Partisinden Hüseyin Işık, Demokrasi ve Atılım Partisinden İdris Şahin, Saadet Partisinden Birol Aydın, Vatan Partisinden İbrahim Okan Özkan partili başkan adayları olarak kesin aday listesinde yer alıyor.

Bağımsız adaylar listesinde ise Vedat Taylan Yıldız, Yüksel Özden, Adem Bayraktar, Memet Ali Aydoğmuş, Burak Emre Çetin, Mirhat Tekin Brusk, Ahmet Soytürk, Orhan Çebi, Merve Karataş, Güven Akıcı, Ahmet Birikmen, Yaşar Polat, Habip Aksu, İshak Akbay, Hülya Kavuzlu Karaman, Vedat Öztürk, Galip Menteşe, Cemal Tarancı, Polat Erdoğan, Fatma Ragibe Kanıkuru Loğoğlu, Hüseyin Durmaz, Sena Elest Akıncı, Uğur Etlik, Atakan Bozyayla, Bilen Akpınar, Ömer Karvan ve Abdullah Arli isimleri bulunuyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 26 kişi siyasi partilerden, 3 kişi de bağımsız olarak yarışacak. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için de 23’ü siyasi partilerden, 5’i bağımsız 28 aday pusulada yer alacak.

Antep’te 26’sı siyasi partilerden, 3’ü bağımsız 29 aday yarışacak. Malatya’da 23’ü siyasi partilerden, 5’i bağımsız 28 aday seçimlere girecek.

Başkent Ankara’da 19’u siyasi partilerden, 5’i bağımsız 24 aday seçime katılacak. İzmir’de 21’i siyasi partilerden, 6’sı bağımsız 27 aday yarışacak. Ankara’da 19’u siyasi partilerden, 5’i bağımsız 24 aday seçime girecek. İzmir’de 21’i siyasi partilerden, 6’sı bağımsız 27 aday pusulada yer alacak.

Erzurum, Manisa ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlıkları için bağımsız aday yok. Şırnak’ın Uludere ilçesinin Hilal beldesinde ise sadece AK Parti’den Cevher Benek aday gösterildi.

Paylaşın