Avrupa Birliği, Rusya’ya Yönelik 8. Yaptırım Paketinde Anlaştı

Avrupa Birliği (AB) dönem Başkanı Çekya, üye ülke büyükelçilerinin Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlarda siyasi anlaşma sağladıkları duyuruldu. Yaptırımların Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’nın bazı bölgelerini ilhakına karşı “güçlü bir yanıt” olduğu kaydedildi.

Bianet’te yer alan habere göre, Rusya’nın komşusu Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaş, devam ederken Avrupa Birliği (AB) Rusya’ya yönelik sekizinci yaptırım paketinde anlaşmaya vardı.

AB dönem Başkanı Çekya’nın resmi sosyal medya hesabından konuyla ilgili yapılan paylaşımda, üye ülke büyükelçilerinin Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlarda siyasi anlaşma sağladıkları duyuruldu.

Paylaşımda, yaptırımların Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’nın bazı bölgelerini ilhakına karşı “güçlü bir yanıt” olduğu kaydedildi.

Açıklamaya göre, sekizinci yaptırım paketi, yazılı olarak onaylandıktan sonra AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girecek.

“Hızlı ve kararlı hareket ettik”

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de konuyla ilgili sosyal medya hesabından, “Bugün üye ülkelerin 8. yaptırım paketi üzerinde anlaşmasını memnuniyetle karşılıyorum” paylaşımında bulundu.

Hızlı ve kararlı bir şekilde hareket ettiklerini kaydeden von der Leyen, “Putin’in düzmece referandumunu ve Ukrayna’da herhangi bir ilhakı asla kabul etmeyeceğiz” ifadesini kullandı. Von der Leyen, “Kremlin’e bedel ödetmeye devam edeceklerini” söyledi.

AB Komisyonu, 28 Eylül’de Rusya’ya karşı ticaret yasakları ve Rusya petrolüne tavan fiyat uygulamasını da içeren yeni yaptırım paketini teklif etmişti. AB üyesi 27 ülke tarafından onaylanması gereken yeni yaptırım paketi kapsamında, bazı kişi ve kuruluşlar yaptırım listesine eklenecek, ayrıca ticaret ve petrol ithalatında da bazı kısıtlamalar getirilecekti.

Pakette, Rusya petrolünün üçüncü ülkelere satışına tavan fiyat getirilmesi yer alıyordu. Anlaşma sağlanan paketin bütün içeriği ise henüz paylaşılmadı.

Putin, ilhak yasa tasarılarını imzaladı

Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin Rusya tarafından ilhak edilmesine ilişkin yasaları imzaladı.

Söz konusu bölgelerin Rusya’ya bağlanmasını öngören yasalara göre, bu bölgelerde yaşayanlar Rusya vatandaşı kabul edilecek. Putin, imzaladığı kararnamelerle, bölgelere geçici başkan ve vali de atadı.

Ne olmuştu?

Putin, Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesindeki Donestk ve Luhansk’ta Rusya yanlısı ayrılıkçıların bağımsızlık ilanını Şubat ayında tanımış, kısa bir süre sonra, 24 Şubat 2022’de Rusya güçleri Ukrayna’yı işgal etmişti.

Dört bölgede düzenlenen ve başta Avrupa Birliği (AB) ve ABD olmak üzere, Türkiye ve İsrail de dahil pek çok ülkenin sonuçlarını tanımayacağını açıkladığı referandumlarda, Donetsk’te kullanılan oyların yüzde 99.23’ü, Luhansk’taki oyların yüzde 98.42’si, Herson’daki oyların yüzde 87.05’i, Zaporojya’daki oyların yüzde 93.11’i Rusya’ya bağlanma yönünde olmuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Putin’in ilhak anlaşmalarını imzalamasının ardından NATO’ya başvuru yapacaklarını açıklamış, ABD Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulayacaklarını duyurmuştu.

Paylaşın

Papa Francesco, Putin’e ‘Yalvardı’: Ukrayna’da Savaşı Durdur

Ukrayna’daki savaşın gidişatından, nükleer saldırı tehdidinden endişe duyduğunu belirten Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francesco, “Rusya Devlet Başkanı’na bu şiddet ve ölüm sarmalını durdurması için yalvarıyorum’’ dedi.

Her haftaki Pazar duasını genellikle İncil’den alıntı ve öğretilere ayıran Papa, bugün ise yalnızca Ukrayna’ya değindi.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Vatikan’daki San Pietro Meydanı’nda yapılan dua öncesi Papa şunları söyledi:

“Ukrayna’daki savaşın gidişatı büyük endişe yaratacak kadar ciddi, yıkıcı ve tehdit edici bir hal almıştır… İnsanlığın bu korkunç ve akıl almaz yarası iyileşmek yerine, yayılma riskiyle daha fazla kanamaya devam ediyor.’’

İnsanlığın bir kez daha atom bombası tehdidiyle karşı karşıya olmasını ‘’absürt’’ diye niteleyen Papa, “Son günlerde uluslararası hukuk ilkelerine aykırı yeni eylemlerle ortaya çıkan vahim durumdan derin üzüntü duyuyorum. Nükleer tırmanma riski, dünya çapında kontrol edilemez ve yıkıcı sonuçlardan korkulacak kadar artıyor” dedi.

Papa, ‘’Savaşın asla bir çözüm olmadığını, sadece yıkım olduğunu anlamamız için daha ne kadar kan akması gerekiyor?’’ diye sorarak, ‘’Tanrı adına ve her yürekte yaşayan insanlık duygusu adına, derhal ateşkes çağrımı yineliyorum. Silahlar sussun’’ çağrısı yaptı.

Öncelikle Rusya lideri Vladimir Putin’e seslenen Papa şunları söyledi:

“Rusya Federasyonu Devlet Başkanı’na, kendi halkının iyiliği için de bu şiddet ve ölüm sarmalını durdurması için yalvarıyorum.

“Öte yandan, Ukrayna halkının maruz kaldığı saldırılar sonucunda çektiği büyük acılardan dolayı üzüntü duyarak, Ukrayna Devlet Başkanı’na ciddi barış önerilerine açık olması çağrısında bulunuyorum.

“Uluslararası toplumun tüm baş aktörlerine ve ulusların siyasi liderlerine, savaşa son vermek için ellerinden gelen her şeyi yapmaları ve diyalog girişimlerini teşvik edip desteklemeleri çağrısında bulunuyorum.”

Papa konuşmasında savaşı ‘hata’, ‘dehşet’ ve ‘çılgınlık’ diye niteledi ve ‘’Lütfen genç nesillerin savaşın kirli havasını değil, barışın sağlıklı havasını solumasına izin verin’’ dedi.

‘Moskova ile diyalog kanallarını açık tutmak istiyor’

Papa Francesco daha önce de Ukrayna’daki de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde süren savaş ve çatışmaların durması yönünde defalarca çağrı yapmıştı.

Ancak Ukrayna konusunda Rusya yönetimine yönelik sert ifadelerden kaçınması bazı kesimler tarafından eleştirilirken, Vatikan’a yakın kaynaklarca Moskova ile diyalog kanallarını açık tutma niyetinin göstergesi olarak yorumlanıyordu.

Papa, Ukrayna işgali başladıktan hemen sonra protokollerin dışına çıkarak Rusya’nın Vatikan Büyükelçiliği’ne gitmiş ve kaygılarını şahsen iletmişti.

İlerleyen haftalarda da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill ile görüşmek için girişimlerde bulunmuş, ancak Rusya tarafından bu görüşmelere onay gelmemişti.

Son olarak da geçen ay Papa Francesco ile Patrik Kirill’in Kazakistan’da bir araya gelmesi beklenirken Kirill bu geziye katılmaktan vazgeçmişti.

Papa Kazakistan gezisinde de, Ukrayna işgaline destek veren açıklamalar yapan Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill’e gönderme olarak yorumlanan bir konuşma yapmış ve ‘şunları söylemişti:

“Şiddeti asla haklı göstermemeliyiz! Kutsalların, kutsal olmayanlar tarafından sömürülmesine izin vermemeliyiz! Tanrı barıştır ve her zaman barışa götürür, asla savaşa götürmez.”

Paylaşın

Ukrayna’na Zaporijya’da Sivil Araç Konvoyuna Saldırı: 23 Ölü

Avrupa’nın en büyük nükleer santralinin bulunduğu Ukrayna’nın Zaporijya bölgesinde sivil araçların bulunduğu konvoya düzenlenen füze saldırısında en az 23 kişinin hayatını kaybettiği, 35 sivilin de yaralandığı duyuruldu.

The Guardian gazetesinin aktardığına göre, Rusya’nın kontrolü altında bulunan bölgeden ayrılmak isteyen yakınlarını almak için yola çıkan araç konvoyu füzelerin hedefi oldu.

Saldırıyla ilgili Telegram hesabından açıklama yapan Zaporijya Valisi Oleksandr Starukh, Rusya güçlerin Zaporijya’dan çıkan sivil konvoyu füzelerle vurduğunu söyledi. Olayda ölü ve yaralıların olduğunu kaydeden Starukh, acil yardım ekiplerinin bölgeye sevk edildiğini açıkladı.

Ukrayna İçişleri Bakanı Danışmanı Anton Geraşenko saldırıda 23 can kaybının yanı sıra 35 sivilin de yaralandığını duyurdu.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Kiril Timoşenko ise konvoya S-300 füze sistemleriyle 16 füze atıldığını söyledi.

Rusya, Ukrayna’yı suçladı

Saldırıyla ilgili açıklama yapan Rusya ise Zaporijya’da sivillerin yer aldığı araç konvoyunun Ukraynalı güçlerce vurulduğunu belirtti.

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, Zaporijya’daki Rusya yanlısı yönetimden yapılan açıklamada, Ukrayna ordusunun Zaporijya’dan çıkan sivil konvoyu füzelerle hedef aldığı ifade edildi.

Açıklamada, konvoyun Rusya ordusu tarafından kontrol edilen bölgeye geçmeye hazırlandığı sırada saldırının hedefi olduğu ve saldırıda 23 sivilin hayatını kaybettiği, 34 sivilin ise yaralandığı kaydedildi.

Referandumda “Rusya’ya bağlanma” kararı çıkmıştı

Ukrayna’yı 24 Şubat 2022’de işgal eden Rusya, Zaporijya’nın Avrupa’nın en büyük nükleer santrali olan Zaporijya Nükleer Santrali de dahil olmak üzere bir bölümünü kontrolü altında bulunduruyor.

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesindeki ayrılıkçı Luhansk ve Donetsk bölgeleri ile işgal sonrasında Rusya’nın kontrolüne geçen Zaporijya ve Herson’da 20 Eylül’de referandumlar yapılmış ve yapılan referandumlarda Rusya’ya bağlanma kararı çıktığı açıklanmıştı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, dün (29 Eylül) bir açıklama yaparak söz konusu dört bölgenin bugün Türkiye saatiyle 15:00’te yapılacak bir törenle Rusya’ya bağlanacağını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de Kremlin’deki törende bir konuşma yapacağını açıklamıştı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, konuyla ilgili açıklamasında, “Ukrayna, Rusya’nın topraklarımızın herhangi bir bölümünü ele geçirme girişimlerine hoşgörü gösteremez ve göstermeyecektir” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Herson ve Zaporijya bölgelerinin bağımsızlıklarını tanıyan kararnameleri 30 Eylül’de imzaladı.

Paylaşın

Ziraat Bankası, MİR Sistemini Kullanmayı Askıya Aldı

Reuters haber ajansı Ziraat Bankası’nın Rusya’nın MİR kart sistemini kullanmayı askıya aldığını duyurdu. Ajans açıklamanın kendilerine bizzat Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar tarafından yapıldığını belirtti.

Dün Kremlin’den yapılan açıklamada MİR kart sisteminden ayrılmaya karar veren Türk bankalarının ”ABD’nin eşi benzeri görülmemiş baskısı altında olduğu” öne sürülmüştü.

Kremlin, bankalar üzerinde dolaylı yaptırım tehdidi bulunduğuna da dikkat çekmişti.

ABD Hazinesi Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi MİR sisteminin kullanımının Rusya dışında yayılmasına yardım edenlere yaptırım uygulamaya hazır olduğunu duyurmuştu.

Rusya Merkez Bankası tarafından Visa ve Mastercard dışında bir alternatif olarak geliştirilen MİR’e Vakıfbank, Ziraat Bank, İş Bankası, Denizbank ve Halkbank dahil olmuştu.

Mir Ödeme Sistemi nedir?

Mir, Rusya Merkez Bankası tarafından 1 Mayıs 2017’de kabul edilen yasa ile kurulan bir ulusal ödeme sistemidir. Şu anda çoğunlukla Aeroflot ve Rus Demiryolları gibi Rusya merkezli şirketler tarafından kabul edilmektedir, ancak Rus iştirakleri olan yabancı şirketler arasında yavaş yavaş kabul görmektedir. Sistem, Rusya Ulusal Kart Ödeme Sistemi tarafından işletilmektedir ve Rusya Merkez Bankası’nın yüzde yüz iştirakidir.

Sistem, 2016 yılında, birkaç Rus bankasının ABD merkezli Visa ve MasterCard tarafından onlara uygulanan yaptırımlar nedeniyle hizmetleri reddedilmesinin ardından potansiyel elektronik ödeme bloklarının üstesinden gelmenin bir yolu olarak tasarlandı.

Mir sisteminde çalışan ilk kartlar Aralık 2015’te piyasaya sürüldü. Rusya’nın önde gelen bankası Sberbank tarafından da Ekim 2016’da kullanılmaya başlandı. 2016 yılı sonunda 64 banka tarafından 1.76 milyon Mir kartı çıkarıldı ve Kasım 2019’a kadar bu sayı 69.8 milyona yükseldi.

Mir esas olarak Rus hükümeti tarafından desteklenir ve tüm vergi ve emeklilik ödemelerinin 1 Mayıs 2017’de yürürlüğe giren mevzuatla Ocak 2018’e kadar sistem üzerinden uygulanmaya başlanmasını zorunlu tuttu. Bankalar, daha yerleşik ödeme sistemlerine ait kartlara kıyasla maliyetlerinin daha yüksek olabileceğinden korktukları için Mir kartları kullanmak konusunda isteksizdi.

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Rusya’ya Yeni Yaptırım Paketi

Avrupa Birliği (AB), Rusya’yı hedef alan 8. yaptırım paketini hazırladı. AB’nin yeni yaptırım paketi teklifini AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell açıkladı. Yaptırımlar, bazı Rus mallarına ithalat yasağı ve petrole tavan fiyat uygulanmasını da içeriyor. 

Avrupa Birliği (AB), Ukrayna’daki Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki bölgelerde düzenlenen referandumları ‘yasa dışı’ ilan etti.

Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçıların “sahte” referandumunu ve Ukrayna topraklarının ilhakını tanımayacaklarını vurgulayan von der Leyen, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nükleer tehdidinin ve seferberlik ilanının gerginliği artırdığını söyledi.

Rusya’nın “Ukrayna işgalini yeni bir düzeye çıkardığını” söyleyen Leyen, ayrıca Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Bu gerginliğin daha da artmasının bedelini Kremlin’e ödetmeye kararlıyız.” dedi.

“Rusya, Avrupa beyin gücünden ve uzmanlığından yararlanmamalı” diyen Leyen, “AB vatandaşlarının Rusya’ya ait şirketlerin yönetim organlarında yer alma yasağı” getirileceğini kaydetti.

Petrole tavan fiyat uygulaması

Bazı gelişmekte olan ülkelerin düşük fiyatlarla Rus petrol kaynaklarına ihtiyaç duyduğunu belirten Leyen, petrole getirilecek tavan fiyatının “Rusya’nın gelirlerini azaltmaya ve küresel enerji piyasalarını istikrarlı tutmaya yardımcı olacağını” ifade etti.

Von der Leyen, yaptırım paketinin Rus petrolünü de içerdiğine işaret ederek, “Rusya, savaşı finanse etmek için fosil yakıtların satışından elde ettiği karı kullanıyor.” dedi.

Daha önce kabul edilen yaptırım paketleri uyarınca 5 Aralık’tan itibaren Rusya’dan AB’ye deniz yoluyla ham petrol taşınmasının yasaklandığını anımsatan von der Leyen, bazı gelişmekte olan ülkelerin düşük fiyatlı Rus petrol kaynaklarına ihtiyaç duyduklarının farkında olduklarını ifade etti.

Von der Leyen, G7’nin üçüncü ülkeler için Rus petrolüne tavan fiyat getirmeyi prensipte kabul ettiğini hatırlatarak, “Petrole tavan fiyat bir yandan Rusya’nın gelirlerini azaltmaya yardımcı olacak, diğer yandan küresel enerji piyasasını sabit tutacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

İthalat ve ihracat kısıtlamaları

AB üretimi bazı malların da Rusya’ya ihracatına kısıtlama getirilecek. Bu yolla Rus ordusunun askeri alandaki hayati öneme sahip teknolojilerden mahrum bırakılması hedefleniyor. Bu mallar arasında havacılıkta kullanılan malzemeler, elektronik parçalar ve kimyasal maddeler bulunuyor.

Yeni kişi ve kuruluşların yaptırım listesine ekleneceğini kaydeden Leyen, Moskova ile olan ticaretin daha fazla kısıtlanacağını belirtti.

“Özellikle savaş makinesi için ihtiyaç duyulan temel teknolojilerin” aralarında olduğu daha fazla ürüne yasağın planlandığını duyuran Leyen, “Rus ürünlerine yönelik yeni ithalat yasakları, Rusya ekonomisini 7 milyar Euro’luk gelirden mahrum bırakıyor.” dedi.

Yaptırımların ihlali engellenecek

Yaptırımların çevresinden dolanmak konusunda da yeni adımlar attıklarını belirten von der Leyen, “Burada yeni bir kategori ekliyoruz. Bu kategoride, yaptırımlarımızdan kaçınan bireyleri listeleyebileceğiz. Bunun büyük bir caydırıcı etkisi olacak” ifadesini kullandı.

AB’den ürün satın alıp üçüncü ülkelere götürdükten sonra Rusya’ya iletenlerin, AB yaptırımlarının çevresinden dolanmış olacağını anlatan von der Leyen, bu gibi faaliyetlere karışan kişileri yaptırım listesine alabileceklerini vurguladı.

Yaptırım uygulanacak kişi ve kuruluşlar

AB Yüksek Temsilcisi Borrell de yaptırım uygulanacak kişi ve kuruluşların listesini genişlettiklerini belirtti.

Borrell, listenin “Ukrayna topraklarının Rusya tarafından işgalinde ve ilhak edilmesinde” payı olanlardan oluştuğunu, bunlar arasında üst düzey askeri yetkililer, karar vericiler, bazı oligarklar ile propaganda yapan kişilerin bulunduğunu söyledi.

Borrell, 300 bin kişiyi askere alarak savaşı tırmandıranlara “doğrudan yanıt” vermeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya’da “Rusya’nın vekili” konumundaki Rus yetkililer ile Ukrayna’nın 4 bölgesinde sahte referandum düzenleyen kişileri hedef alacaklarını aktaran Borrell, savunma sektöründen bazı kişileri de listeye ekleyeceklerini belirtti.

Borrell, bunlar arasında Savunma Bakanı ve diğer yüksek rütbeli yetkililerin bulunduğunu ifade ederek, savaş uçakları da dahil olmak üzere her türlü ordu teçhizatını sağlayan ve 300 bin askerin görevlendirilmesinde rol oynayan kişilerin listede yer alacağını söyledi.

Borrell son olarak savaşla ilgili, özellikle Rus işgali altındaki bölgelerde dezenformasyon yayan kişilerin de tespit edilerek listeye alınacağını kaydetti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Rusya: Ukrayna’daki Referandumlardan ‘Evet’ Çıktı

Ukrayna’nın Rusya kontrolündeki bölgelerde yapılan referanduma ilişkin açıklama yapan Rusya Seçim Komisyonu, oy sayımına başlandığı ve ilk sonuçlara göre “evet” oylarının önde olduğunu açıkladı. 

Komisyonun açıklamasında şu ana kadar oyların yüzde 27’sinin sayıldığı ve yüzde 98 ‘evet’ çıktığı bildirildi. Rusya’nın işgal altındaki Herson bölgesine atadığı Vladimir Saldo, Rus basınına yaptığı açıklamada, oylamada ‘zafer kazanıldığını’ söyledi.

Seçim Komisyonu’nun açıklamasına tepki gösteren Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ise oyların geçerli olmadığını ileri sürdü.

Bakan Kuleba, Fransız mevkidaşı Catherine Colonna ile birlikte Kiev’de düzenlediği basın toplantısında “Bu durum politikamızı, diplomasimizi ve askeri alandaki eylemlerimizi değiştirmeyecek” dedi.

Geçen hafta Kremlin, sözde Donetsk ve Luhansk cumhuriyetleri ile Herson ve Zaporijya bölgelerinde Rusya’ya katılmayı öngören referandumların düzenleneceği ve Moskova’nın da bu referandumlardan çıkacak sonucu kabul edeceğini açıklamıştı.

5 gün süren referandumlardan Rusya’ya katılım sonucunun çıkacağı bekleniyordu. Sandıktan çıkan ‘evet’ oyu, Rus parlamentosunun her iki kanadı tarafından onaylanacak ve ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in imzası ile resmileşecek.

Moskova hükümeti, bu bölgelerin ilhak edilmesinin ardından Rusya’nın bir parçası olacağını ve bu bölgelere yönelik herhangi bir saldırının Rus topraklarına yapılmış sayılacağını belirterek üstü kapalı ‘nükleer silah’ tehdidinde bulunuyor.

Avrupa Birliği (AB), “referandumun’ organizatörlerine yaptırım uygulanacağını duyurdu.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in Sözcüsü Peter Stano, basın toplantısında yaptığı açıklamada, AB’nin bu referandumu “yasa dışı” tanımladığını belirterek, referandumu organize edenlere yaptırım uygulanacağını bildirdi.

Stano, “Bu yasa dışı referandumların düzenlenmesinde görev alan ve destek veren herkes için bunun sonuçları olacak.” dedi.

İngiltere de dün yaptığı açıklamada, Rusya yanlısı ayrılıkçıların, Ukrayna’nın 4 bölgesinde sözde referandum düzenlemesi nedeniyle 92 yeni yaptırım kararı almıştı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yaptırımların, Ukrayna’nın 4 bölgesinde yasa dışı oylamaya zorlayan üst düzey Rus yetkililerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in favori PR ajansı olarak bilinen “IMA Consulting” adlı şirketi hedef aldığı belirtilmişti.

İngiltere, halihazırda tahmini küresel net değeri 130 milyar sterlinin üzerinde olan 120’den fazla oligark dahil 1200’den fazla kişi ve 120’den fazla kuruluşa yaptırım uyguladı.

Paylaşın

Altı Ayda Türkiye’de Kurulan Rus Ortaklı Şirket Sayısı 720’ye Ulaştı

Rusya’dan Türkiye’ye yapılan yatırımlarda ağırlık olarak petrokimya, demir-çelik, lojistik, otomotiv ve yan sanayi ile tekstil sektörleri başı çekiyor. Sektör temsilcileri Ruslar’ın ambargo sebebiyle yatırımlarını Türkiye’ye kaydırdıklarını ve Avrupa’ya yapılan ticareti Türkiye üzerinden yaptıklarını belirtiyor. Kurulan şirketler yatırım, üretim ve istihdam açısında da Türkiye ekonomisine katkı sağlıyor.

Türkiye Gazetesi‘nin haberine göre, Avrupa tarafından uygulanan ambargodan dolayı Rus şirketlerinin Türkiye’ye yatırım yaparak ticaretlerine devam ettiklerini belirten iş dünyası temsilcileri “Birçok alanda yatırımları bulunuyor. Ancak bu bir risk. Nihayetinde Avrupa ve ABD’nin Rus şirketlerine ambargosu var ve bu Türkiye üzerinden by-pass ediliyor. ABD’nin bu konuda tavrı çok net ve Ticaret Bakanlığına çeşitli şikâyetlerde bulunuyorlar. Avrupa gümrük kapılarında denetim artırıldı. Ancak alınmış resmî bir karar yok. Şayet Türkiye’den yapılan ihracatta Rus şirketlerinin varlığı anlaşılırsa bizi de çeşitli ambargolar bekleyebilir” açıklaması yaptı.

Gayrimenkul sektöründen faaliyet gösteren Inhouse Global Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Ergüven, Rusya’ya yönelik ambargo sürecinde Rus şirketlerin yönünü Türkiye’ye çevirdiğini belirterek “Ağırlıklı olarak depo ve fabrika alanları alıyorlar. Fabrika için İstanbul, İzmit, Bursa, Çorlu ve Tekirdağ ön plana çıkıyor. Aynı zamanda otel satın alma ve işletme gibi turizm alanına da yatırım yapanlar var” dedi.

Öte yandan Rusya’da Avrupalı şirketlerin yerini Türkler dolduruyor. Türk ayakkabı üreticisi FLO mayıs ayında küresel spor giyim şirketi Reebok’ın Rusya’daki 100’den fazla mağazasını satın alırken Fiba ve Anadolu Efes gruplarının ülkede büyük satın alımlar gerçekleştirildiğini duyurmuştu. Ayrıca Rus gazetesi İzvestiya geçtiğimiz aylarda yaptığı haberde İpekyol, Mudo, adL, LTB, Twist’in Rusya’da mağazalar açacağını belirtilmişti.

6 ayda patlama yaşandı

  • 2018 29
  • 2019 27
  • 2020 33
  • 2021 39
  • 2022 Ocak 9
  • 2022 Şubat 13
  • 2022 Mart 64
  • 2022 Nisan 136
  • 2022 Mayıs 116
  • 2022 Haziran 153
  • 2022 Temmuz 101
  • 2022 Ağustos 128
Paylaşın

Rusya’da Okula Silahlı Saldırı: 7’si Çocuk 13 Ölü, 21 Yaralı

Rusya’nın Udmurtiya Cumhuriyeti’nin başkenti İzhevsk’te bir okula düzenlenen silahlı saldırıda 7’si çocuk 13 kişinin hayatını kaybettiği ve 21 kişinin de yaralandığı bildirildi. Yetkililer, saldırganın kimliğinin tespit edildiğini duyurdu.

Haber Merkezi / İlk yardım ve polis ekipleri olay yerinde çalışmalarını sürdürüyor. Okul binasındaki çocuklar, öğretmen ve diğer çalışanlar tahliye edildi.

Rusya’nın orta bölgelerinde, 650 bin kişinin yaşadığı İzhevsk’de saldırının yaşandığı okul, resmi binaların bulunduğu kent merkezine yakın bir noktada.

Saldırganın kimliği tespit edildi

Saldırganın kimliğinin belirlendiğini duyuran Rusya Soruşturma Komitesi, okul baskınını düzenleyen kişinin ismini Artyom Kazantsev olarak açıkladı.

Yetkililer, saldırganın 1988 doğumlu olduğunu ve kendisinin de saldırı düzenlediği okuldan mezun olduğunu belirtti. Rus soruşturmacılar ayrıca, baskını gerçekleştirdiği sırasında, üstünde Nazi simgesi gamalı haç bulunan bir tişört giydiği belirlenen saldırganın neo-Nazi ideolojisiyle ilişkisinin araştırılmakta olduğunu kaydetti.

Udmurtiya Lideri Aleksandr Breçelov, “88 numaralı okulda ölenler için bugünden 29 Eylül’e kadar Udmurtiya Cumhuriyeti’nde yas ilan edilmiştir” açıklamasını yaptı.

Breçalov ayrıca, okul baskını sırasında hayatını kaybedenlerin aileleri için oluşturulan psikolojik destek hattının numaralarını paylaştı.

Paylaşın

ABD’den Rusya’ya ‘Nükleer Silah’ Uyarısı

ABD ile Rusya arasında ‘nükleer silah’ gerilimi tırmanıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın Ukrayna’ya karşı herhangi bir şekilde nükleer silaha başvurması halinde  kararlı bir karşılık vereceğini bildirdi ve Moskova’yı “felakete varan sonuçlarla” karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan NBC televizyonunda yaptığı açıklamada “Eğer Rusya çizgiyi aşarsa, bunun Rusya için felakete varan sonuçları olur” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i seferberlik ilan ettiği televizyon konuşmasında üstü kapalı bir biçimde ‘nükleer tehditte’ bulunmasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Sullivan, “ABD’nin bunun tam olarak ne anlama geldiğini özel olarak Moskova’ya ilettiğini” belirtti.

Sullivan ayrıca ABD’nin Rusya ile sık sık ve doğrudan iletişim içinde olduğunu, bunun son günlerde Ukrayna’daki durum ve Putin’in eylem ve tehditlerine yönelik tartışmaları da kapsadığını sözlerine ekledi.

Putin’in “Ukrayna halkını haritadan silme niyetinin hala sürdüğünü” belirten Sullivan “Bu nedenle o buna devam ettikçe biz de silahlar, cephanelik, istihbarat ve sunabildiğimiz her türlü desteğe devam etmek zorundayız” diye konuştu.

Ukrayna nükleer güce sahip ülkelerden seslerini yükseltmesini istemişti

Ukrayna’da işgal ettiği topraklarda referandum düzenleyerek Rusya’ya katılımını sağlamayı amaçlayan Moskova, bu topraklara yönelik saldırıları Rusya’ya saldırı olarak göreceğini açıklamış, böyle bir durumun da nükleer silah kullanımı da dahil Rusya’nın kendini savunma gerekçesi olacağını duyurmuştu.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa seferberlik ilan eden Putin, “Rusya’ya karşı saldırgan söylemler kullananlara hatırlatmak isterim ki, bu ülkenin çeşitli silahları var, bazıları NATO ülkelerinin sahip olduğundan daha modern. Toprak bütünlüğümüz tehdit edilirse Rusya mevcut tüm yolları kullanacak, bu bir blöf değil” ifadelerini kullanmıştı.”

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dymitro Kuleba bu tehditleri “sorumsuzca ve kesinlikle kabul edilemez” ifadeleriyle tanımlamış ve “Ukrayna teslim olmayacak. Bütün nükleer güçlere seslerini yükseltmelerini ve Rusya’ya böyle bir söylemin dünyayı tehlikeye atacağını ve hoş görülmeyeceğini açıkça söylemeli” ekliden sosyal medya hesabından paylaşımda bulunmuştu.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Avrupa Birliği: Putin Nükleer Silah Konusunda Blöf Yapmıyor

Ülkesini savunmak için nükleer silahlara başvurabilecekleri tehdidinde bulunan Rusya Devlet Başkanı Putin, aynı açıklamasında blöf yapmadığını da söylemişti. AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Borrell bu cümleye atıfla “Eğer insanlar blöf yapmadıklarını söylüyorlarsa bunu ciddiye almalısınız” dedi.

Yedinci ayındaki işgali sonlandıracak ve Ukrayna’nın bağımsızlığı ve egemenliğini koruyacak bir diplomatik çözümün kesinlikle bulunması gerektiğini de söyleyen Borrell, böyle bir çözüm olmazsa “başka bir savaş daha çıkar” görüşünü savundu.

Avrupa Birliği (AB) Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, BBC’ye yaptığı açıklamada savaşın tehlikeli bir noktaya ulaştığını söyledi.

Lyse Doucet’e konuşan Borrell, “Rus ordusu köşeye sıkışmış durumda ve Putin’in nükleer silah tehdidi ile buna tepki vermesi çok kötü” dedi.

Rusya son hafta içinde Ukrayna toprağı 4 bölgeyi ilhak etmek için harekete geçti ve kısmi seferberlik ilan etti.

Josep Borrell, yedinci ayındaki işgali sonlandıracak ve Ukrayna’nın bağımsızlığı ve egemenliğini koruyacak bir diplomatik çözümün kesinlikle bulunması gerektiğini de söyledi.

Borrell, böyle bir çözüm olmazsa “başka bir savaş daha çıkar” görüşünü savundu.

Rusya lideri Vladimir Putin, ülkesini savunmak için nükleer silahlara da başvurabilecekleri tehdidinde bulunmuştu.

Putin “yıkım yaratacak farklı silahları” bulunduğunu hatırlattığı açıklamasında “blöf yapmadığını da” vurgulamıştı.

Borrell bu cümleye atıfla “Eğer insanlar blöf yapmadıklarını söylüyorlarsa bunu ciddiye almalısınız” dedi.

Aynı konuşmada Putin 300 bin civarındaki yedek personeli silah altına almayı planladığını duyurmuştu.

Bunlar askeri eğitimi olan kişiler ve Vladimir Putin Ukrayna’daki savaş için gerekli kabiliyetlere sahip olanların çağırılacağını vurguladı.

Bunlara bazıları 60 yaşının üzerinde olan ve emeklilikten geri çağırılan subaylar da dahil.

Eylül ayı başında gelen karşı taarruzda özellikle Harkov kenti doğusunda  Ukrayna ordusu önemli kazanımlar elde etti.

Ülkenin lideri Volodimir Zelenskiy geri alınan toprağın büyüklüğünün sekiz bin kilometrekare olduğunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de, Güvenlik Konseyi’nin Ukrayna Savaşı konusunda yaptığı özel toplantıda, nükleer bir savaştan bahsetmenin “tamamen kabul edilemez” olduğunu söyledi.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın