Afrin Ve Azez Yakınlarında IŞİD’e Yönelik Özel Operasyon: 20 Ölü

Rusya ve Suriye askerleri birimlerinin, Şam’da bir otobüsü havaya uçuran Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarını ortadan kaldırmaya yönelik özel operasyon düzenlediği, operasyonda 20 IŞİD militanın etkisiz hale getirildiği duyuruldu.

Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Oleg Yegorov, dünkü basın toplantısında Rus ve Suriyeli askerlerin geçenlerde Şam ilinde bir otobüsü havaya uçuran IŞİD militanlarını ortadan kaldırmaya yönelik özel operasyon düzenlediğini, operasyon sonucu 20 militanın etkisiz hale getirildiğini belirtti.

Sputnik Türkçe‘de yer alan habere göre; Tuğgeneral Yegorov, Rus askeri grubunun, Suriye devlet güvenlik birimleri ve silahlı kuvvetleriyle etkileşim halinde Suriye’nin güneyindeki Der’a eyaletindeki Jasim yerleşiminde, 13 Ekim’de Suriyeli askerlerin bulunduğu otobüsün havaya uçurularak gerçekleştirilen, 19 kişinin hayatını kaybettiği ve 22 kişinin yaralandığı terör saldırısından sorumlu IŞİD militanlarını ortadan kaldırmaya yönelik özel operasyon düzenlediğini, operasyon sonucu 20 militanın etkisiz hale getirildiğini aktardı.

“Rus Hava-Uzay Kuvvetleri Suriye’deki militan hazırlama kampını vurdu”

Suriye’deki Rus Hava-Uzay Kuvvetleri’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda, Afrin ve Azez yerleşimlerinin bulunduğu bölgede militan hazırlama kampını ve yasadışı silahlı oluşumlarının komuta merkezine vurduğunu ifade eden Yegorov, şöyle konuştu:

Rus Hava-Uzay Kuvvetleri, uluslararası terör örgütlerine karşı koymak amacıyla Katma yerleşiminin 1.3 kilometre kuzeydoğusundaki bir militan eğitim kampına ve Azez yerleşiminin 2.2 kilometre batısındaki alanda yer alan yasadışı silahlı birlik komuta merkezine hava saldırısı düzenledi. 100’e kadar radikal, komuta merkezi, silah, mühimmat ve malzeme depoları, kamp karargahının yanı sıra ağır makineli tüfeklerle donatılmış 15’e yakın otomobil imha edildi.

Paylaşın

Rusya, Ukrayna’nın Başkenti Kiev’i Kamikaze İHA’larıyla Vurdu

Rusya, Ukrayna’nın başkenti Kiev’i sabah saatlerinde kamikaze İHA’larıyla vurdu. Saldırılarda ölen ya da yaralanan olup olmadığına dair henüz bilgilendirme yapılmadı. Rusya geçtiğimiz haftalarda da İHA’larla Ukrayna’nın sivil altyapısını hedef alan saldırılar düzenlemişti. Geçen hafta Kiev’e yönelik saldırılarda en az 19 kişi ölmüştü.

Haber Merkezi / Rusya, 24 Şubat’ta işgal ettiği Ukrayna’nın başkenti Kiev’e erken saatlerde yeniden saldırı düzenledi. Kiev Belediye Başkanı Vitaly Kliçko sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, başkentin Şevçenski bölgesinde iki ayrı patlama yaşandığını belirtti. Kliçko, yurttaşlara sığınaklarda kalma çağrısı yaptı.

Kiev Bölgesel Askeri İdaresi Başkanı Oleksiy Kuleba, Kiev sakinlerinden hava alarmlarını dikkate almaları uyarısında bulundu.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin özel kalem müdürü Andry Yermak ise Kiev’in merkezine Rus kamikaze İHA’larıyla saldırılar düzenlendiğini söyledi. Bu silahları Rusya’ya İran’ın verdiğini belirten Yermak, ülkesinin acilen daha fazla hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

İngiltere’nin The Guardian gazetesi, muhabirleri Charlotte Higgins’in bu sabah şehirde en az üç patlama duyduğunu yazdı.

Higgins’in ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan The Guardian baş muhabiri Daniel Boffey, şehre yönelik bugün gerçekleştirilen saldırıların toplam sayısının sekiz olduğunu kaydetti. Boffey, ardından dokuzuncu insansız hava aracı saldırısının da yapıldığını yazdı.

Saldırıların neyle gerçekleştirildiğine veya can kaybı olup olmadığına ilişkin henüz açıklama yapılmazken Kiev Belediye Başkanı Kliçko, Twitter’dan bir fotoğraf paylaşarak “Bu sabah Kiev’i vuran kamikaze insansız hava araçlarından birinin enkazı” yazdı.

Donbas’da şiddetli çatışmalar

Rusya’nın ilhak ettiğini açıkladığı Donbas bölgesinde yer alan iki kent yakınlarında şiddetli çatışmalar yaşandığı açıklandı.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Donetsk and Luhansk civarlarında çatışmaların şiddetlenerek sürdüğünü duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı ise güneye doğru ilerlemek için saldırı başlatan Ukrayna güçlerinin püskürtüldüğünü ifade etti.

Kamikaze İHA’ları hedeflerini vurmadan önce saatlerce havada kalabiliyor. Ukrayna yetkilileri, Rusya’nın bu İHA’ları daha önce de kullandığını söylüyor.

İran, Rusya’ya İHA tedarik ettiğine yönelik iddiaları reddediyor. Rus yetkililer ise iddialara ilişkin yorum yapmadı.

Kamikaze İHA’ları

  • Hedefi vurduktan sonra imha olan ve “hareketli mühimmat” olarak da bilinen küçük hava silahları.
  • Füze atabilen ve ardından da kalktığı yere geri dönen diğer silahlı hava araçlarının aksine, tek kullanımlık silahlar.
  • Adı, İkinci Dünya Savaşı’nda hedeflerini kullandıkları savaş uçaklarıyla vuran Japon pilotlardan geliyor.
  • Ukrayna lideri Zelenskiy daha önce, bu İHA’ların İran yapımı olduğunu söylemişti.
Paylaşın

Rusya’da Askeri Eğitim Alanında Silahlı Saldırı: 11 Ölü 15 Yaralı

Rusya’nın güneybatısında Ukrayna sınırındaki Belgorod bölgesinde yer alan askeri bir eğitim alanında düzenlenen silahlı saldırıda 11 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi ise yaralandı. 

Belgorod’daki yetkililer daha önce defalarca Ukrayna’yı elektrik hatları, akaryakıt ve mühimmat depoları dahil kentteki hedeflere saldırmakla suçlamıştı. Ukrayna saldırının sorumluluğunu üstlenmedi.

Rusya’da askeri bir eğitim alanında silahlı saldırı düzenlendi. İki saldırgan, Ukrayna’da savaşmak isteyen bir gönüllü grubuna ateş açtı. RIA haber ajansı, olayda ilk belirlemelere göre 11 kişinin öldüğünü, 15’inin yaralandığını bildirdi.

RIA, Rusya Savunma Bakanlığı’na dayandırdığı haberinde, ülkenin güneybatısında Ukrayna sınırındaki Belgorod bölgesinde düzenlenen saldırının ardından iki saldırganın vurularak öldürüldüğünü belirtti.

Haberde, saldırganların eski bir Sovyet cumhuriyetinin vatandaşı oldukları bilgisi yer aldı ancak daha fazla ayrıntı verilmedi.

RIA’nın atıf yaptığı Savunma Bakanlığı’nın bir açıklamasında, “Ukrayna’ya karşı özel askeri operasyona katılma arzusunu gönüllü olarak ifade eden kişilerle atış eğitimi sırasında, teröristler birimin personeline küçük silahlarla ateş açtı” denildi.

Açıklamada, “Olayda 11 kişi öldü. Farklı derecelerde yaralanan 15 kişi de bir tıbbi tesise kaldırıldı” ifadesi kullanıldı.

RIA, saldırının nerede olduğunu söylemedi. Belgorod’daki yetkililer daha önce defalarca Ukrayna’yı elektrik hatları, akaryakıt ve mühimmat depoları dahil kentteki hedeflere saldırmakla suçlamıştı. Ukrayna saldırının sorumluluğunu üstlenmedi.

Rusya güvenlik güçleri önüne geleni askere alıyor

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna savaşı nedeniyle seferberlik ilan etmesinin ardından polis ve askeri inzibat, başkent Moskova başta olmak üzere büyük şehirlerde devriyeleri sıklaştırarak yetişkin erkekleri zorla askere alma merkezlerine götürmeye başladı.

Moskova ve St. Petersburg’da yoğunlaşan askere alma kampanyası kapsamında, alışveriş merkezleri ve metro istasyonlarından aralarında sokak müzisyenlerinin, evsizlerin ve emeklilerin olduğu çok sayıda erkek silah altına alınmak üzere araçlara bindirildi.

Şimdiye kadar Ukrayna savaşı için ağırlıklı olarak kırsal bölgelerde yaşayan Ruslar ile Kafkasya ve Orta Asya etnik kökenliler askere alınıyordu. Kentlerde yoğunlaşan zorla askere alma faaliyetleri, Putin’in partisi içinde bile tepki çekti.

Paylaşın

143 Ülke, Rusya’nın Ukrayna’nın Dört Bölgesini İşgalini Kınadı

Rusya’nın, Ukrayna’ya ait Herson, Zaporijya, Donetsk ve Luhansk bölgelerini ilhak etmesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda (BMGK) kınandı. BMGK, bütün ülkeleri Rusya’nın Ukrayna’ya ait bölgelerin ilhakını tanımamaya çağıran ve Moskova’nın bu “girişiminden” geri adım atmasını talep eden kararı büyük çoğunlukla  kabul etti. 

Karar 5 aleyhte, 35 çekimser ve 143 lehte oyla alındı. Berlarus, Rusya, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Nikaragua, ve Suriye aleyhte karar verirken, çekimser oy kullananlar Çin ve Hindistanı’ın yanısıra çoğunlukla Afrika ülkeleri oldu. Türkiye karar lehinde oy kullandı.

BM Şartı

BM Şartı’nın “ilkelerini savunan” karar, ilhak edilen dört bölgenin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve siyasi bağımsızlığını ihlal eden saldırganlık nedeniyle Rusya tarafından geçici olarak işgal edilmiş olduğunu belirtiyor.

Genel Kurul, Rusya’nın ilhak girişiminin Güvenlik Konseyi’ndeki görüşmelerinde veto hakkını kullanması üzerine kararı otomatik olarak tartışmaya aldı.

Derhal geri adım 

Genel Kurul’da kabul edilen karar, tüm Devletlere, BM’ye ve uluslararası kuruluşlara Rusya’nın ilhak iddialarının hiçbirini tanımama çağrısında bulunuyor ve ilhak beyanının derhal geri alınmasını talep ediyor.

Karar, Genel Sekreter ve Üye Devletlerin diyalog, müzakere ve arabuluculuk yoluyla barış arayışı doğrultusunda mevcut durumu hafifletmeye yönelik olarak süre giden çabalarından duyduğu memnuniyeti ve ‘güçlü desteğini’ ifade ediyor”.

Ukrayna kararıyla ilgili tartışma Pazartesi günü, Genel Kurul Başkanı Csaba Kőrösi’nin dünyanın en yüksek temsil kabiliyetine sahip tartışma organına BM Sözleşmesinin, Genel Sekreterin ve bizzat Meclisin kendisinin açıkça Rusya’nın işgali ve Ukrayna topraklarını zorla ilhak girişiminin “yasadışılığı” konusunda hiçbir kuşkusu bulunmadığını söylemesiyle başladı.

Sivil alanlar bombalandı

Rusya, Cumartesi günü Rusya’nın Kırım’ı Rusya’ya bağlayan Kerç köprüsünün bombalanmasına misilleme olarak Ukrayna’nın birçok kentinde sivillerin yaşadığı bölgeleri hedef alan düzinelerce füze attı ve onlarca insanın ölmesi ya da yaralanmasına neden oldu. BM Genel Sekreteri António Guterres, saldırının Rusya’nın 24 Şubat’ta başlayan komşusuna yönelik işgalde “kabul edilemez bir başka tırmanma” olduğunu söyledi.

Pazartesi günü tartışmanın başlangıcında konuşan Kőrösi, “Yıkılmış kentlerin ve parçalanmış bedenlerin görüntülerini izlemek sıradan bir günlük olay haline geldiğinde, insanlığımızı kaybediyoruz…” dedi.  “Uluslararası hukukun buna bir çare bulmsı gerekiyor.”

Gizli oylama reddedildi

Tartışma, Rusya’nın önerisiyle, görüşülmekte olan Ukrayna karar taslağının açık ve kayıtlı değil, gizli oyla yapılmasına ilişkin bir usul müzakeresiyle başladı.

“Böylesine önemli bir barış ve güvenlik meselesinin gizli olarak oylanmasının ‘tehlikeli bir emsal’ oluşturacağı” yolundaki Arnavutluk önergesi 13 aleyhte, 39 çekimser ve 107 lehte oyla kabul edildi ve oylama açık yapıldı.

Ukrayna’dan “minnettarız” açıklaması

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, oylamanın ardından sosyal medya platformu Twitter’dan yaptığı açıklamada, kararı destekleyen 143 ülkeye minnettarlıklarını bildirdi.

Kuleba, “Talep açık: Rusya’nın ilhak girişimine ilişkin kararları geri alınmalı; Rusya, güçlerini Ukrayna’nın bütün topraklarından çekmeli.” dedi.

ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield, kararın ardından yaptığı açıklamada, BM için “tarihi öneme sahip bir gün” olduğunu söyledi.

Greenfield, “143 üye ülke, Rusya’nın ilhak girişimlerini reddeden ve BM Şartı’nın temel ilkelerini yeniden onaylayan bir karar için oy kullandı. Bu, dünyanın gözünde Ukrayna’nın sınırlarının aynı kaldığı anlamına geliyor.” dedi.

Paylaşın

Ukrayna’da Birçok Kente Füzeli Saldırı; Putin: Misilleme Yaptık

Ukrayna’nın enerji, askeri ve iletişim altyapısına yönelik denizden, havadan ve karadan uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahlarla saldırılar gerçekleştirdiklerini söyleyen Rusya Lideri Putin, saldırıların Kırım ile Rusya’yı bağlayan Kerç Köprüsü’nün bombalanmasına misilleme olarak yapıldığını ifade etti.

Haber Merkezi / Ukrayna’nın “terörist saldırılarının” devam etmesi halinde Moskova’nın buna yanıtının “sert ve tehditlerin düzeyiyle orantılı” olacağı uyarısında bulunan Putin, “Topraklarımıza terörist saldırı düzenleme girişimleri devam ederse, Rusya’nın tepkileri sert ve boyutları ortaya çıkan tehditler düzeyinde olacak. Bundan kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya ile Kırım’ı birbirine bağlayan Kerç Köprüsü’nde 8 Ekim’de yaşanan saldırının ardından toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Putin, Kerç Köprüsü’ndeki patlamayı “Rusya’nın sivil ve kritik altyapısına yönelik bir saldırı” olarak nitelendirdi.

Ukrayna’yı Rusya’ya yönelik “terör eylemleri yapmakla” suçlayan Vladimir Putin, “Saldırıyı Ukrayna istihbaratının organize ettiği açıktır. Kiev rejimi uzun süredir terör yöntemlerini kullanıyor” dedi.

Ukrayna’nın Rusya’daki Kursk Nükleer Güç Santrali’ne üç saldırı gerçekleştirdiğini de iddia eden Putin, nükleer santralde meydana gelen hasarların ciddi bir sorun yaşanmadan onarıldığını söyledi:

“Rusya’nın, Baltık Denizi altından geçen uluslararası gaz taşıma sistemlerinin patlama nedenlerini araştırması önerisine neden izin verilmediği iyi biliniyor. Ama hepimiz kimin bu suçtan nihai faydayı sağladığını biliyoruz.”

“Yanıtsız bırakmak artık mümkün değildi”

Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de bugün gerçekleştirilen füze saldırılarıyla ilgili de konuştu.

Ukrayna’nın söz konusu saldırılarını “yanıtsız bırakmanın artık mümkün olmadığını” belirten Vladimir Putin, bu sabah (10 Ekim) Ukrayna’nın enerji, askeri ve iletişim altyapısına yönelik uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahlarla saldırı düzenlediklerini söyledi:

“Savunma Bakanlığının önerisi ve Genelkurmay Başkanlığının planı doğrultusunda, bu sabah Ukrayna’nın enerji, askeri ve iletişim altyapısına yönelik uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahlarla saldırı gerçekleştirildi.”

Putin, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik benzer saldırıları devam ettirebileceği uyarısında da bulundu: “Eğer topraklarımıza yönelik terör eylemleri devam ederse, Rusya’nın yanıtı, Rusya’ya yönelik tehditlerle orantılı ve sert olacak. Bundan kimse şüphe duymasın.”

Alman Konsolosluğu da vuruldu

Rusya’nın Kiev’de düzenlediği saldırılarda bir füze, Alman Konsolosluğu’nun da bulunduğu binaya isabet etti.

Reuters haber ajansına göre Almanya Dışişleri Bakanlığı binanın vurulduğunu doğruladı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olup olmadığı henüz bilinmiyor.

Alman Bild gazetesine konuşan bir bakanlık yetkilisi, binada vize merkezinin olduğu bölümün vurulduğunu ancak burada aylardır hizmet verilmediğini söyledi. Bild’e göre Rus füze saldırıları sırasında bölümde çalışan kimse yoktu.

Batılı liderlerden tepki

Rusya’nın bugün başlayan yoğun bombardımanından sonra Batılı liderler tepki mesajları yayımladı.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, saldırıyla ilgili derinden sarsıldığını söyledi.

İngiltere, saldırıyı “kabul edilemez” olarak nitelendirdi, Almanya ve Fransa liderleri Zelenskiy ile telefonda görüştü.

Moldova ise Rusya Büyükelçisini geri çektiğini ve Moskova’nın bazı seyir füzelerinin Moldova hava sahası üzerinde uçtuğunu açıkladı.

Zelenskiy: Bizi yeryüzünden silmeye çalışıyorlar

Ukrayna Devlet Başkanı Voladimir Zelenskiy, konuyla ilgili Telegram’dan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bizi yok etmeye ve yeryüzünden silmeye çalışıyorlar. Zaporijya’da evlerinde uyuyan insanlarımızı vuruyorlar. Dnipro ve Kiev’de işe giden insanları öldürüyorlar. Hava alarmları Ukrayna genelinde susmuyor. Füzeler vurmaya devam ediyor. Maalesef ölü ve yaralılar var. Lütfen barınaklardan ayrılmayın. Kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın. Dayanalım ve güçlü olalım.”

Zelenskiy, “Panik ve kaos istiyorlar, enerji sistemimizi yok etmek istiyorlar. Çaresizler” ifadelerini kullandı ve ikincil hedefin de insanlar olduğunu belirtti.

Ukrayna lideri, zamanlamanın ve hedeflerin Ukrayna’ya “mümkün olduğunca fazla hasar vermek için özel olarak” seçildiğini söyledi.

“Erdoğan ile Putin, Rusya ile Batı arasında müzakerelerin yapılması ihtimalini Astana’da görüşebilir”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna’daki çok sayıda bölgeye düzenlenen füze saldırılarının “özel askeri operasyon” kapsamında yapıldığını bildirdi.

Peskov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya ile Batı arasında müzakerelerin yapılması ihtimalini Astana’da görüşebileceğini söyledi.

Peskov, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna’da devam eden savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya ile Batı arasında görüşmelerin Türkiye’de yapılıp yapılmayacağına dair net bir bilginin olmadığını belirten Peskov, “Bu tür müzakerelerin yapılması ihtimalini konuşmak için, bu görüşmenin amacını ve sonucunun ne olabileceğini anlamak, sonra da karar almak lazım.” dedi.

“Putin ve Erdoğan, Türkiye’nin Rusya ve Batı arasında Ukrayna konusunda müzakerelerin yapılması ile ilgili teklifini Astana’da görüşecek mi” sorusunu yanıtlayan Peskov, “Büyük olasılıkla.” ifadesini kullandı.

Ukrayna’da bu sabah düzenlenen füze saldırılarına ilişkin de Peskov, “Tüm bunlar özel askeri operasyon kapsamında oluyor. Elbette operasyonun önemli kısımları başkomutana bildirilmeden yürütülmüyor.” dedi.

Paylaşın

Ukrayna’nın Başkenti Kiev’de Patlamalar: 8 Ölü, 24 Yaralı

Rusya ile Kırım’ı birbirine bağlayan Kerç Köprüsü’nde meydana gelen patlamanın ardından, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de patlamalar meydana geldi. Patlamalarda, en az  sekiz kişinin öldüğü, 24 kişinin ise yaralandığı açıklandı.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı, başkent Kiev’de bugün (10 Ekim) erken saatlerde yaşanan patlamalarda, ilk belirlemelere göre sekiz kişinin yaşamını yitirdiğini, 24 kişinin yaralandığını duyurdu.

The Guardian gazetesinin aktardığına göre, Rusya’nın Nisan 2022’de çekildiği Kiev, bugün en az dört füze saldırısının hedefi oldu.

Söz konusu saldırılar, Rusya ile 2014’te uluslararası hukuka aykırı bir şekilde ilhak ettiği Kırım’ı birbirine bağlayan Kerç Köprüsü’nde meydana gelen patlamanın ardından gerçekleşti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, patlamadan “Ukrayna istihbaratını” sorumlu tutmuştu.

Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığına göre, kent merkezinde patlamalar meydana geldiğini duyurarak “Başkent, Rus teröristlerin saldırısı altında” dedi. Kliçko, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, Rusya güçlerinin Kiev’in merkezini füzelerle hedef aldığını söyledi:

“Başkent Rus teröristlerin saldırısı altında. Füzeler şehir merkezinde Şevçenkivsk ile Solomyan semtindeki yerlere isabet etti.

“Hava alarmı var ve dolayısıyla tehdit devam ediyor. Başkentin tüm sakinlerine hitap ediyorum; alarm sırasında sığınaklarda kalın. Acil bir ihtiyaç yoksa bugün şehre inmemek daha iyi.”

Olay yerlerinde arama ve kurtarma çalışmalarının sürdüğünü aktaran Kliçko, “Kiev’in merkezi caddeleri kolluk kuvvetleri tarafından trafiğe kapatıldı, kurtarma hizmetleri çalışıyor” bilgisini verdi.

Ukrayna basını, patlamaların Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi’ne 1-2 kilometrelik mesafede meydana geldiğini yazdı.

Zelenski: Bizi yeryüzünden silmeye çalışıyorlar

Bugün erken saatlerde Ukrayna’nın Dnipro, Lviv ve Zaporijya şehirlerinde de patlamalar yaşanırken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırılara ilişkin Telegram hesabından açıklama yaptı.

The Guardian’ın haberine göre, Zelenski şöyle dedi:

“Bizi yok edip yeryüzünden silmeye çalışıyorlar. Zaporijya’da evlerinde uyuyan insanlarımızı yok ediyorlar. Dnipro ve Kiev’de işe giden insanları öldürüyorlar. Hava [saldırısı] alarmları tüm Ukrayna’da devam ediyor. Füzeler atılıyor. Maalesef ölü ve yaralılar var.

“Lütfen sığınakları terk etmeyin. Kendinize ve sevdiklerinize dikkat edin. Dayanın ve güçlü olun.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Nükleer Silah Tartışması: Putin Kullanırsa Batı’nın Planı Ne?

İsmini açıklamayan bir NATO diplomatı, Putin’in nükleer silah düğmesine basması durumunda, NATO’nun bazı önlemler ve yol haritaları üzerinde durduğuna dikkat çekerek, 3 senaryonun gündemde olduğunu söyledi: Tam ekonomik ambargo, siber saldırı, ABD’nin cevabı…

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 24 Şubat’tan beri devam ederken uluslararası kamuoyunda nükleer silah ve atom bombası tartışması devam ediyor… Geçen haftalarda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nükleer silah kullanma ihtimalini açık tuttuğunu vurgulaması sonrasında Batı dünyasında ve bölgedeki ülkelerde endişe artmaya devam ediyor.

Almanya’nın çok okunan gazetelerinden Bild’e konuşan üst düzey bir NATO diplomatı ismini açıklamadan olası senaryoları değerlendirdi. Rusya’nın nükleer silah kullanması durumunda NATO’nun bazı önlemler ve yol haritaları üzerinde durduğuna dikkat çeken yetkili 3 senaryonun gündemde olduğunu açıkladı.

Bild’e konuşan yetkili, Putin’in nükleer silah düğmesine basması durumunda Rusya’yı tam tecrit altına alarak ticaret ablukası uygulanmasının gündemde olduğunu açıkladı. Birinci seçeneğin bu olduğunu belirten yetkili, “Rus doğalgazı ve petrolüne tam ambargo uygulanacak. Bu da Rus ekonomisinin batı dünyasından tamamen uzaklaşması anlamına gelecek. Hammaddeleri için alıcı bulmak zorunda kalacaklar” dedi. Böyle bir durumda Rusya’nın Çin ve Hindistan’la yakınlaşması beklenirken, bu ülkelerin de yaptırım sebebiyle farklı bir şekilde hareket edebileceği öngörülüyor.

“Nükleer silah ile karşılık verilmeyecek”

Öte yandan Bild’e konuşan bir yetkili ise Rusya’nın olası bir nükleer silah kullanması durumunda büyük bir siber saldırıya geçeceğini söyledi. Alman Savunma Bakanlığı Yönetim Ekibinin eski lideri olan Nico Lang, “Putin’in nükleer silah kullanması durumunda ABD siber saldırı düzenleyerek telefon ve internet gibi ana iletişim ağlarını hedef alabilir” dedi.

Bild’e konuşan üst düzey NATO diplomatı da Biden yönetiminin Rusya’ya askeri karşılık vermesinin gündemde olduğunu dile getirdi. İsmini açıklamayan yetkili, “Eğer Putin, Ukrayna’ya nükleer silah kullanırsa ABD askeri yanıt verebilir” dedi.

Fakat yetkili ABD ve Batı ülkelerinin Rusya’nın nükleer saldırısına nükleer silah ile yanıt verilmeyeceğini ve geleneksel silahlarla saldırılacağını söyledi.

Paylaşın

ABD’nin Silah Stoğu Hızla Azalıyor

24 Şubat’ta başlayan işgalden bu yana Ukrayna’ya en fazla askeri desteği sağlayan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) mühimmat depolarındaki erime hızı üretimi kapasitesini geride bıraktı. ABD’nin Ukrayna’ya verdiği bazı mühimmatların stoğunun kısa zaman içerisinde kritik seviyenin altına inebileceği bildirildi.

Euronews Türkçe’nin AFP’den aktardığı, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Mark Cancian’ın kaleme aldığı analizde, savaş planları ve tatbikatlar için hazır halde bulundurulması gereken bazı ekipmanların minimum seviyeye indiği ve işgal öncesi seviyelere getirilmesinin yıllar alabileceği vurgulandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir askeri yetkili de büyük bir güçle savaşırken gerekli olan mühimmat miktarının beklenenden çok daha fazla olduğunun anlaşıldığını ve Washington yönetiminin bu konuda dersler çıkardığını vurguladı.

1990’larda Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ABD’nin savunma harcamalarını azaltması sonucu Amerikan savunma şirketleri de üretimlerini ciddi anlamda kısmıştı. Bir çok şirket de kapanmak zorunda kalmıştı.

Şimdi ise Amerikan hükümetinin savunma şirketlerini atıl durumdaki bir çok üretim hattını tekrar canlandırmaya ikna etmesi gerekiyor. 2020 yılında üretimine son verilen uçaksavar füzesi Stinger da bunlardan birisi.

ABD tarafından Ukrayna’ya sağlanan ekipmandan bazıları savaşın simgesi haline gelmişti. Javelin tanksavarları ve güdümlü füze fırlatıcısı HIMARS’lar bunlardan bazıları.

ABD’nin 80 kilometreden fazla menzili bulunan GPS güdümlü HIMARS roket stoğunun çok azaldığı belirtildi.

ABD’nin bu stoğun üçte birini Ukrayna’ya göndermesi halinde Kiev’in 8 ila 10 bin roket almış olacağını ve bunun onlara aylarca yetebileceğini belirten Cancian, “Faka stoğun tükenmesi halinde bir alternatifi bulunmuyor,” ifadelerin kullandı. Üretimin yıllık 5 bin adet olduğunu belirten Cancian ABD’nin bu sayıyı artırmaya çalışmasına rağmen bunun yıllar alacağını vurguladı.

ABD ayrıca Ukrayna’ya şu ana kadar 8 bin 500 Javelin gönderdi fakat onun da yıllık üretimi bin adet düzeyinde.

ABD Mayıs ayında 350 milyon dolar değerinde sipariş verdi fakat bunun stoklara girmesi yıllar alacak.

Pentagon verilerine göre ABD Ukrayna’ya ayrıca 800 binden fazla 155 milimetre NATO standardı havan mermisi gönderdi. Bu ABD tarafından tüm batılı ülkelere sağlanan miktarın dörtte üçüne denk geliyor.

Cancian’a göre havan topu mermisi sayısı da ABD’nin kendi kabiliyetlerini sekteye uğratmadan başka ülkelere verebileceği sınıra ulaşmış durumda. ABD şu anda bu top mermilerinden ayda 14 bin adet üretebiliyor. Pentagon bu kapasiteyi 3 yıl içerisinde 36 bine çıkarmayı hedefliyor. Artırılmış haliyle bile bu yıllık 432 bin adet anlamına geliyor ki bu Ukrayna’ya 7 ayda verilenin yarısından daha az bir miktar.

Paylaşın

Kırım İle Rusya’yı Bağlayan Kerç Köprüsü’nde Patlama

Rusya ile Kırım arasında yer alan Kerç Köprüsü’nde patlama meydana geldi. Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak, patlamaya ilişkin “Kırım, köprü, başlangıç” yorumunda bulundu.

Rusya ile Kırım arasında yer alan Kerç Köprüsü’nde kamyondaki patlama sonucu hasar oluştuğu bildirildi.

Rusya Ulusal Terörle Mücadele Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Kerç Köprüsü’nde kamyondaki patlama nedeniyle yakınında yakıt taşıyan trenin vagonlarında yangın çıktığı belirtildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Kerç Köprüsü’ndeki acil durumla ilgili hükümet komisyonu kurulması talimatını verdiği duyuruldu.

Ukrayna Resmi Haber Ajansı da köprüde sabah saatlerinde patlama meydana geldiğini duyurdu.

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak, Rusya ile Kırım arasındaki köprüde meydana gelen patlama ile ilgili “Kırım, köprü, başlangıç” yorumunda bulundu.

Podolyak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, bunun sadece başlangıç olduğunu belirterek “Kırım, köprü, başlangıç. Yasadışı olan her şey yok edilmeli, çalınan her şey Ukrayna’ya iade edilmeli, Rusya işgal ettiği yerleri terk etmeli” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Kerç Köprüsü’ndeki acil durumla ilgili hükumet komisyonu kurulması talimatını verdiği duyuruldu.

Köprü trafiğe kapatıldı

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde Kerç Köprüsü’ndeki yolun çökmesi, raylar üzerinde yakıt bulunan vagonlardan alevlerin yükselmesi yer alıyor. Kerç Köprüsü, çift taraflı araç trafiğine kapatıldı.

Financial Times Moskova Büro Şefi Max Seddon da sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülerde, “Bu sabahın erken saatlerinde Rusya’nın Kerç boğazını Kırım’a bağlayan köprüsünde bir patlama meydana geldi. Köprü, Ukrayna’daki Rus tedarik yolları için önemli bir kanal ve Putin’in büyük bir prestij kaynağıdır. Bu çok zarar verici bir darbedir” dedi.

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye ‘Rusya Yaptırımları’ Uyarısı

Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya yönelik uygulanan ve uygulanmaya yeni başlanan yaptırım paketi kapsamında Türkiye’ye uyarıda bulundu. AB’nin Rusya’ya yönelik yeni yaptırım paketi, ithalat ve ihracat kısıtlamalarının yanı sıra yaptırımları hileli yollarla delen kişi ve kuruluşların caydırılmasını da içeriyor.

Avrupa Komisyonu’nun Finansal Hizmetler, Finansal İstikrar ve Sermaye Piyasaları Birliği’nden Sorumlu Üyesi Mairead McGuinness dün Ankara’da görüştüğü hükümet yetkilileri ve iş dünyası temsilcilerine yeni yaptırımlar hakkında bilgi verdi ve Brüksel’in uyarılarını gündeme getirdi.

AB büyükelçilerinin yeni yaptırım paketinde uzlaşmalarından sadece bir gün sonra Ankara’da temaslarda bulunan Komisyon üyesi McGuinness, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Maliye Bakanı Nureddin Nebati ve Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile bir araya geldi. Komisyon üyesi, akşam yemeğinde de iş dünyasının önde gelen dernekleri ve kurumlarıyla toplantı yaptı.

AB delegasyonundan yapılan açıklamada, “Komisyon üyesi McGuinness, yaptırım politikalarını ve daha ileri iş birliği fırsatlarını ele almak ve hükümet üyeleriyle görüşmek üzere Türkiye’yi ziyaret ediyor” ifadelerine yer verildi.

Avrupalı yetkili, Ankara’daki resmi temaslarının ardından Twitter üzerinden yaptığı kısa açıklamada, belirsizliğin hüküm sürdüğü bir dönemde AB’nin güçlü ortağı olan Türkiye’de bulunmaktan mutlu olduğunu belirtirken, “Rusya’ya karşı yaptırımlarımızın uygulanmasına ve yaptırımların hile yoluyla atlatılmasını tespit edip kökünü kazıma ihtiyacına güçlü bir şekilde odaklandığımızı iletme fırsatı doğdu” diye konuştu.

McGuinness’in Ankara temaslarını daha önemli kılan gelişme, ziyaretin, AB’nin Rusya’ya dönük sekizinci yaptırım paketini kabul etmesinin hemen ardından gerçekleşmesi oldu. Rusya’nın petrol satışına tavan fiyat getirmesi nedeniyle çok tartışılan AB’nin yeni yaptırım paketi, ithalat ve ihracat kısıtlamalarının yanı sıra yaptırımları hileli yollarla delen kişi ve kuruluşların caydırılmasını da içeriyor.

Yaptırım kapsamı genişledi

AB, Rusya’nın askeri, endüstriyel ve teknolojik ürünlere ulaşmasını güçleştirmek, savunma ve güvenlikle ilgili sektörlerini geliştirmesini önlemek amaçlı olarak yeni ihracat kısıtlaması getiriyor ve bu kapsamda kömür, kok kömürü, Rus silahlarında bulunan spesifik elektronik parçalar, havacılık sektöründe kullanılan teknik malzemeler ve bazı kimyasalların satışını yasaklıyor.

Rus ekonomisine yaklaşık 7 milyar euro civarında zarar vermesi beklenen ithalat kısıtlamaları kapsamına ise işlenmiş ve yarı işlenmiş Rus çelik ürünleri, makine ve elektrikli aletler, plastik ürünler, araçlar, tekstil, ayakkabı, deri, seramik, bazı kimyasal ürünler ile altın dışı mücevher giriyor.

Aynı paket, Rusya’ya ileri teknoloji, mühendislik ve yazılım gibi alanlarda hizmet sunan şirketleri de etkiliyor.

AB, böylece kişi, kurum ve kuruluşların yanı sıra Rusya ile iş yapan şirketleri içerecek şekilde yaptırım kapsamını genişletmiş oluyor.

Türkiye, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı 24 Şubat’ta başlattığı saldırının ardından ABD, AB ve diğer Batılı ortakların aldığı yaptırım kararlarına uymayacağını, ilkesel olarak sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce alınan yaptırımlara itibar edeceğini açıklamıştı.

Yaptırımlara uyan Avrupalı ve diğer uluslararası şirketlerin faaliyetleri sonlandırmasıyla doğan boşluk, Rus şirketleri ile yoğun bir mesai başlatan Türk şirketleri tarafından dolduruldu.

Bu süreçte, Türkiye’de kurulan çok sayıda Rus şirketi, ithalat ve ihracat faaliyetleri için Türkiye’yi üs gibi kullanmaya başladı. Financial Times’ın haberine göre, son dönemde Türkiye’den Rusya’ya ihracat geçen seneye oranla yüzde 50’ye yakın bir oranda arttı.

Brüksel’de tedirginlik arttı, Macron da uyardı

AB’li diplomatlara göre, Türkiye’de faaliyetini artıran Rus şirketlerinin sayısı her gün artıyor.

Samsun’dan Novorosisk’e yapılan Ro-Ro ticareti ve artan karayolu TIR ticaretini yakından gözleyen Brüksel’e göre, Rus şirketleriyle yapılan bu ticaretin AB yaptırım paketlerini delme olasılığı yüksek.

AB’nin bu tedirginliği, Prag’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesi marjında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından da dile getirildi. Erdoğan-Macron görüşmesinin ardından Fransız Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan bilgilendirmede, Fransız Cumhurbaşkanı’nın Erdoğan’a “Rusya’ya uygulanan yaptırımların atlatılmasına ilişkin çabalara karşı mücadele etme” çağrısında bulunduğu kaydedildi.

Türkiye’nin ihracatının neredeyse yarısını AB’ye yaptığını anımsatan diplomatlar, Brüksel’in Türkiye ile ticaretin zarar görmesini istemediğini ve bu nedenle Ankara ile yakın çalışma içinde olmak istediğini kaydediyorlar.

Aynı diplomatlara göre, Brüksel’in tedirginliğini daha da artıran gelişme Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6 Ağustos’ta Soçi’de ziyaret ettiği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile iki ülke arasındaki ticaret ve ekonomik iş birliğini derinleştirmeyi amaçlayan ama içeriği açıklanmayan bir mutabakat muhtırasının imzalandığını açıklaması oldu. Diplomatlar, anlaşma içeriğinin bazı yaptırım alanlarıyla örtüşmesi nedeniyle kamuoyuna açıklanmamış olabileceği şüphesinin Brüksel ve Washington’da dile getirildiğini kaydediyorlar.

Batı’dan gelen bu kaygılar üzerine Türk Dışişleri Bakanlığı’nın Ankara’daki büyükelçilere bir sunum yaparak, endişelerin yersiz olduğu ve yaptırım uygulanmasının zarar verici sonuçlar doğuracağı mesajını verdiği biliniyor.

Ancak Rus vatandaşlarının Türkiye’de kullanımına açılan Mir kartının Batı’dan Türk bankalarına gelen baskı sonucunda kullanıma kapatılması bu sürecin en somut gelişmelerinden biri olmuştu.

Daha çok iş birliği mesajı

McGuinness’in Ankara temaslarında Türkiye ile ticari iş birliğini artırma ve potansiyeli geliştirme mesajı verirken, yaptırımların delinmemesi için de Brüksel ile yakın iş birliği içinde olunması çağrısında bulunduğu öğrenildi. AB Komiseri’nin benzer mesajları iş dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekte de gündeme getirdiği belirtiliyor.

McGuinness’in Maliye Bakanı Nebati ve Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu ile temaslarında, ‘Türkiye Ekonomi Modeli’ kapsamında izlenen politikaları ele alıp, muhataplarından bundan sonraki sürece dönük bilgi aldığı kaydediliyor.

Brüksel’de yapılan değerlendirmeler, Türkiye’nin izlediği modelin ileriki dönemde Türk ekonomisine ve özellikle reel ekonomiye daha fazla kayıp verdireceğini, enflasyonun kısa vadede düşme eğilimine girmeyeceğini öngörüyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın