Rusya: Erdoğan-Esad Görüşmesinin Gerçekleşmesi İçin Çalışıyoruz

Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentyev, Rusya’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad arasında “bir görüşme ayarlanması ihtimalini her zaman desteklediğini” söyledi.

Suudi Arabistan merkezli El Arabiya TV’ye verdiği demeçte Lavrentyev, “Böylesi bir görüşmenin pozitif ve genel olarak yararlı olacağına inanıyoruz ve bunun gerçekleşmesi için çalışıyoruz” dedi.

Kanalın internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, Lavrentyev, sorunun “zamanlamadan öte [iki ülkenin] birbirine yaklaşma isteğiyle ilgili olduğunu” söyledi.

Elçi, yakınlaşmaya hazır olduğuna dair Erdoğan’dan “sinyaller” aldığını, ancak iki ülke arasındaki sınır, Suriye içindeki Türk güçlerinin varlığı ve Türkiye’nin muhalif güçlere desteği konusundaki anlaşmazlıkların yakınlaşmaya engel teşkil ettiğini kaydetti.

Lavrentyev, “İki ülke istihbarat servisleri arasında görüşmelerin sürdüğü biliniyor… bu, bölgedeki duruma ilişkin bazı sorunların çözülmesine yardımcı olur” diye konuştu.

Elçi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, iki ülke arasındaki “irtibat seviyesini yüksek düzeye taşıma vaktinin gelmediği” sözlerini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya’daki G-20 Zirvesi sonrası yaptığı açıklamada, Esad’la görüşme ihtimali ve Türkiye’nin Suriye ve Mısır’la ilişkileri hakkındaki bir soruya, “Siyasette ebedi olarak dargınlık, kırgınlık, küslük olmaz. Vakti, zamanı geldiği anda oturur, değerlendirir, ona göre de bir yenilemeyi yapabilirsiniz” yanıtını vermişti.

Erdoğan önceki hafta da AKP’nin grup toplantısının çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “Esad ile görüşme olabilir, siyasette küslük, dargınlık olmaz, eninde sonunda adımlarımızı atarız” demişti.

Paylaşın

Rusya’dan Türkiye’nin Operasyon Planladığı Bölgeye Askeri Takviye

Rusya, Türkiye’nin kara harekatı düzenlemeyi planladığı Kürt güçler ve Suriye ordusunun kontrolündeki bölge askeri takviye yaptı. Rusya’nın ayrıca Suriye rejiminin elindeki Tel Rıfat’a yakın Menag askeri havaalanındaki varlığını sağlamlaştırdığı bildirildi.

Suriye’de Beşar Esad yönetimini destekleyen Rusya’nın Türkiye sınırına yaklaşık 15 kilometre mesafedeki Tel Rıfat bölgesine takviye gönderdiği belirtildi.

Bölge sakinleri ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin AFP haber ajansına verdiği bilgilere göre Rusya güçleri, Türkiye’nin kara harekatı düzenlemekle tehdit ettiği Kürt güçler ve Suriye ordusunun kontrolündeki bölgede varlığını arttırdı.

Tel Rıfat bölge sakinleri, Rusların takviyesinin kente ulaştığını bildirdi. Bölge sakinlerine göre Rus güçleri, bölgedeki Kürtler ve Türk yanlısı güçler tarafından kontrol edilen bölgeler arasına yeni barikatlar yerleştirdi. Kürt güçlerinin elindeki Tel Rıfat, bir yanda Suriye ordusu, diğer yanda ise Türkiye destekli muhalif güçlerle çevrili durumda.

Menag havaalanı ve Kobani

Suriye’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ((SOHR) ise Rus güçlerinin Suriye rejiminin elindeki Tel Rıfat’a yakın Menag askeri havaalanındaki varlığını sağlamlaştırdığını ifade etti.

SOHR ayrıca Rusların Kobani yakınlarında da güçlerini takviye ettiğini kaydetti. AFP’ye konuşan SOHR güvenlik yetkilisi Rami Abdel Rahman, Rus güçlerinin helikopterlerle devriye gezdiğini belirterek “Bu takviyelerin amacı Türk askeri operasyonunu engellemek ya da geciktirmek olabilir” dedi.

Suriye’deki Kürt güçlerin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) salı günü Rusya’dan Türkiye üzerinde kara operasyonundan vazgeçirmek için baskı kurmasını istediğini belirtmişti.

Suriye’nin kuzeyine operasyon

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin zamanı geldiğinde “kendisini tehdit edenlere” karşı kara harekatı düzenleneceğine işaret ederek, güney sınırında 30 kilometrelik bir güvenli bölge oluşturmak amacıyla öncelikle Tel Rıfat ve ayrıca Münbiç ve Kobani’yi hedef alacaklarını ifade ediyor.

Ankara, 13 Kasım’da İstanbul’da meydana gelen ve altı kişinin ölümüne neden olan saldırılardan bölgedeki YPG’yi sorumlu tutarak Suriye’ye hava operasyonu düzenlemişti. Şimdi kara harekatına hazırlandığını belirten Ankara’ya karşı Rusya, ABD ve Almanya operasyondan vazgeçmesi çağrısında bulunuyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Volodimir Zelenski Zorda: “Rusya’ya Karşı Harekete Geçin” Çağrısı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısına video konferansla bağlanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, sivil altyapıya yönelik hava saldırıları nedeniyle BMGK’yı Rusya’ya karşı harekete geçmeye ve sert tepki vermeye çağırdı.

Rusya’nın veto yetkisine sahip bir üye olması nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu çağrıya yanıt olarak herhangi bir adım atması beklenmiyor.

Rusya dün Ukrayna’ya çok sayıda füze atarak 10 kişinin ölümüne, nükleer santrallerin kapanmasına ve pek çok yerde su ve elektriğin kesilmesine neden oldu.

Zelenski BM Güvenlik Konseyi toplantısına video konferansla bağlanarak yaptığı konuşmada, “Sadece bir günde 70 füze düştü. Bu Rusya’nın terör formülüdür. Saldırılar enerji altyapımızı hedeflemektedir. Hastaneler, okullar, ulaşım ve yerleşim bölgeleri zarar gördü” dedi.

Zelenski ayrıca konuşmasında, Rusya’nın ülkesini hedef alan hava saldırılarına karşı dünyadan “çok sert bir tepki” beklediğini kaydetti.

“Rusya kışı silah olarak kullanıyor”

Rusya’nın veto yetkisine sahip bir üye olması nedeniyle BM Güvenlik Konseyi’nin bu çağrıya yanıt olarak herhangi bir adım atması beklenmiyor.

ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield de konseyde yaptığı konuşmada, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in “Ukrayna halkına büyük acılar çektirmek için kışı açıkça silah olarak kullandığını” söyledi.

Thomas-Greenfield, Putin’in “ülkeyi dondurarak boyun eğdirmeye çalışacağını” da sözlerine ekledi.

Rusya’dan Zelenski’nin katılımına itiraz

Rusya’nın BM Büyükelçisi Vasily Nebenzya ise Zelenski’nin video aracılığıyla toplantıya katılmasının konsey kurallarına aykırı olduğunu savundu.

“Ukrayna ile Batı’daki destekçilerinin pervasız tehdit ve ültimatomlarını reddettiğini” dile getiren Nebenzya,

Ukrayna’nın altyapısına verilen zararın Ukrayna hava savunma sistemleri tarafından ateşlenen füzelerden kaynaklandığını iddia etti. Rus elçi konuşmasında ayrıca, Batı’yı Kiev’e hava savunma füzeleri sağlamayı durdurmaya çağırdı.

Rusya’nın dünkü füze saldırılarının başkent Kiev’i de hedef aldığı bildirildi. Ukrayna İçişleri Bakanı Denys Monastyrsky yaptığı açıklamada, “Bugün yüksek katlı apartmanlara üç isabet aldık. Maalesef 10 kişi hayatını kaybetti” dedi.

Kiev valisi ise, 3 milyondan fazla insanın yaşadığı Kiev bölgesinde elektrik ve su kesintilerinin devam ettiğini kaydetti. Eksi 3 derece olan Kiev’deki kesintiler nedeniyle halkın günlük hayatını sürdürmede zorlandığı basına yansıyor.

Rusya geçen aydan bu yana düzenlediği füze saldırılarıyla Ukrayna’nın sivil enerji şebekesini hedef alıyor.

Moskova füze saldırılarının amacının Ukrayna’nın savaşma kabiliyetini zayıflatmak ve onu müzakereye zorlamak olduğunu söylüyor. Kiev ise altyapıya yönelik saldırıların savaş suçu teşkil ettiğini, kasıtlı olarak sivillere zarar vermeyi ve ulusal iradeyi kırmayı amaçladığını belirtiyor.

Paylaşın

Rusya’dan Ukrayna’ya Füze Saldırıları: Ölü Ve Yaralılar Var

Rusya, Ukrayna’nın hayati önemdeki altyapısını hedef alan yeni füze saldırıları başlattı. Saldırılarda ölü ve yaralıların olduğu bildirildi. Patlama sesleri Kiev’in dış mahallelerinde yankılanırken, başkentteki en az bir kritik altyapı saldırıların hedefi oldu.

Ülke genelinde hava saldırısı alarmı verildi. Ukrayna medyası, ülkenin çeşitli bölgelerinde hava savunma sistemlerinin faaliyet gösterdiğine dair haberler yayınladı.

Kiev Kent Askeri İdaresi bugün mesajlaşma uygulaması Telegram’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın başkentindeki iki katlı bir binayı hedef alan Rus hava saldırısında bir kişinin öldüğünü ve bir kişinin yaralandığını bildirdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, gece video aracılığıyla yaptığı konuşmasında, elektrik, ısınma, su, internet, cep telefonu bağlantıları ve ilaç sağlamak için Ukrayna’nın her yerinde günün her saati ücretsiz olarak özel “yenilmezlik merkezleri” kurulacağını açıkladı.

Kiev ve çevresindeki Reuters muhabirleri, birkaç yüksek patlama sesi duyduklarını ve hava savunma füzelerinin üzerlerinde uçtuğunu söylediler. Yerel bir enerji sağlayıcısı, Kiev’de acil elektrik kesintilerinin başladığını açıkladı.

Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Telegram’da, “(Füzeler) Başkentin altyapı tesislerinden birini vurdu. Sığınaklarda kalın! Hava alarmı devam ediyor” diye yazdı.

Kliçko, hangi altyapının vurulduğuna dair hiçbir ayrıntı vermedi. Ancak Rus kuvvetleri, 24 Şubat’ta başlayan işgalin ardından savaş alanında aksiliklerle karşı karşıya kaldıkları için son haftalarda Ukrayna’nın hayati önemdeki altyapısını giderek daha fazla hedef aldı.

Ukraynalı yetkililer, bugün erken saatlerde Ukrayna’nın güneydoğusundaki Vilniyansk kentindeki bir doğum hastanesini vuran Rus füze saldırısında yeni doğmuş bir bebeğin öldüğünü söyledi.

Elektrik kesintileri

Rus saldırıları, aynı anda 10 milyon kadar kullanıcının uzun süreler boyunca elektriğinin kesilmesine neden oldu. Ukrayna’nın ulusal elektrik şebekesi operatörü bugün ülke genelinde daha fazla elektrik kesintisinin gerekli olacağını açıkladı.

Ukrayna Devlet Nükleer Enerji Şirketi Energoatom, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada Rus saldırılarının ardından Güney Ukrayna Nükleer Santralı’ndaki bazı birimlerin kapatıldığını açıkladı.

Öte yandan Moldova Başbakan Yardımcısı, aynı zamanda da Altyapı Bakanı olarak görev yapan Andrey Spuni bugün yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna enerji altyapısına füze saldırılarının, Moldova genelinde büyük bir elektrik kesintisine neden olduğunu söyledi.

Spuni Twitter’da, “Rusya’nın bugün Ukrayna’nın enerji altyapısına düzenlediği saldırının ardından Moldova’da büyük çaplı elektrik kesintisi yaşandı. İletim sistemi operatörü Moldelectrica, TSO ülkenin yüzde 50’sinden fazlasına yeniden elektrik sağlamak için çalışıyor” dedi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Avrupa Parlamentosu, Rusya’yı ‘Terör Destekçisi Devlet’ İlan Etti

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Ekim ayındaki genel kurulunda gündeme gelen, Rusya’nın teröre destek veren ülke ilan edilmesine ilişkin öneri, Çarşamba günü yapılan oturumda oylandı. AP, Rusya’yı, “teröre destek veren ülke” ilan eden kararı onayladı.

Avrupa Parlamentosu, Ukrayna’daki çatışmalara katılan Çeçen milisler ile Wagner Grubu üyesi paralı askerlerin de terör grupları listesine alınması çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği’nin (AB) teröre destek veren ülkelere ilişkin henüz bir karar listesi bulunmadığı için, Avrupa Parlamentosu’nun kararı, sembolik önem taşıyor.

Avrupa Parlamentosu (AP), Moskova’nın enerji altyapısı, hastaneler, okullar ve sığınaklar gibi sivil hedeflere askeri saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle, Rusya’yı “terör destekçisi devlet” olarak tanımayı öngören tasarıyı kabul etti.

Merkezi Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan AP bugün, 494 parlamenterin kabul ettiği metinle Rusya’yı “terörün sponsoru ve terör araçları kullanan bir devlet” olarak tanımladı. 58 üye tasarıya karşı oy kullandı; 44 parlamenter çekimser kaldı.

Avrupa Birliği’nin bu kararı destekleyecek yasal bir çerçevesi olmadığı için, karar büyük ölçüde sembolik bir nitelik taşıyor. AB, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya daha önce benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulamıştı.

Moskova’nın Avrupa Parlamentosu’nun kararına tepkisi gecikmedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, mesajlaşma uygulaması Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Avrupa Parlamentosu’nun aptallığın sponsoru olarak ilan edilmesini öneriyorum” dedi.

AP internet sitesine siber saldırı

Karardan birkaç saat sonra, Avrupa Parlamentosu’nun internet sitesi siber saldırıya uğradı.

Parlamento Sözcüsü Jaume Duch Twitter’dan yaptığı açıklamada, “@Europarl_EN internet sitesinin kullanılabilirliği, yüksek seviyedeki harici ağ trafiği nedeniyle şu anda dışarıdan etkilenmekte. Bu trafik bir DDoS saldırısı olayı ile ilgili” dedi. Siteye erişim kısa bir süre sonra normale döndü.

Hizmet reddi saldırıları (DDoS) genellikle sistemleri aşırı yüklemek amacıyla hedeflenen makineyi veya kaynağı gereksiz isteklerle doldurarak gerçekleştiriliyor.

Siber saldırıyı, Kremlin yanlısı bilgisayar korsanlığı grubu “KILLNET” üstlendi.

Grup Telegram kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, “KILLNET, Avrupa Parlamentosu’nu resmi olarak homoseksüelliğin destekçisi olarak tanıyor” diye yazdı.

KILLNET son yıllarda Avrupa hükümeti internet sitelerini, Eurovision Şarkı Yarışması’nı ve özel şirketleri hedefleyen bir dizi saldırının sorumluluğunu üstlendi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski daha önce, ABD ve diğer ülkeleri Rusya’yı ‘’terör destekçisi devlet’’ ilan etmeye çağırmış ve Rus güçlerini sivilleri hedef almakla suçlamıştı.

AB’nin ABD’ye benzer bir terör listesi yok. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise Kongre’nin her iki kanadında da Rusya’yı terör listesine almaya çağıran kararlara rağmen şu ana kadar bunu yapmayı reddetti.

ABD Dışişleri Bakanlığı şu ana kadar Küba, Kuzey Kore, İran ve Suriye’yi teröre destek veren devletler listesine aldı. Bu tanım, dört ülkenin, savunma ihracatı yasağına ve mali kısıtlamalara tabi oldukları anlamına geliyor.

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi’ne göre AB’de şu ana kadar dört ülkenin parlamentosu Rusya’yı terörizmin devlet sponsoru olarak tanımladı. Bu ülkeler Litvanya, Letonya, Estonya ve Polonya.

Paylaşın

Rusya, Kuzey Kore’den Silah Mı Alıyor? Gizemli Yük Treni

Kuzey Kore ve Rusya arasında silah alışverişi yapıldığına dair yeni bir iddia ortaya atıldı. Kuzey Kore’den yola çıkan ve yükü belirsiz olan bir trenin Rusya sınırından giriş yaptığı öne sürüldü.

Beyaz Saray’dan Çarşamba günü yapılan açıklamada, Kuzey Kore’nin gizlice Rusya’ya çok sayıda top mermisi gönderdiğine dair bir bilgiye sahip olunduğu ifade edilmişti. Kuzey Kore yönetimi de Eylül ayında yaptığı bir açıklamada, Rusya’ya silah ve mühimmat temin edildiği iddialarını reddetmişti.

ABD yönetiminin Kuzey Kore’nin Rusya’ya gizlice silah temin ettiğine dair elinde bilgi olduğunu açıklamasının ardından Kuzey Kore’den yola çıkan ve yükü belirsiz olan bir trenin Rusya sınırından giriş yaptığı belirtildi. 38 Kuzey Projesi adlı Kuzey Kore konusunda çalışmalar yaşan Washington merkezli bir düşünce kuruluşu da söz konusu trene ait uydu fotoğraflarını yayımladı.

Düşünce kuruluşu uzun yıllar sonra iki ülke arasında bu şekilde bir tren geçişi yaşandığına dikkat çekerken Rusya silah taşındığı iddialarını reddetti ve trenin Kuzey Kore’den Rusya’ya at getirdiğini öne sürdü.

38 Kuzey isimli düşünce kuruluşu tarafından yapılan değerlendirmede, sadece uydu fotoğraflarıyla taşınan yükün ne olduğuna dair kesin bir değerlendirme yapılamayacağına dikkat çekilirken yıllar sonra bu rota üzerinde bir yük treninin faaliyet göstermesinin zamanlamasına vurgu yapıldı.

Özellikle Kuzey Kore ve Rusya arasında silah alışverişi yapıldığına iddialarının olduğu bir döneme denk gelmesinin dikkat çekici olduğu ifade edildi.

Sabah saatlerinde Kuzey Kore tarafında görülen bir lokomotif ve 3 kapalı vagondan oluşan trenin öğleden sonra sınırın Rusya tarafında görüntülendiği belirtiliyor. Sınırın iki kilometre içerisine geçen trenin yanına daha sonra transfer için olduğu sanılan başka bir trene ait vagonların çekildiği görülüyor.

Beyaz Saray’dan Çarşamba günü yapılan açıklamada, Kuzey Kore’nin gizlice Rusya’ya çok sayıda top mermisi gönderdiğine dair bir bilgiye sahip olunduğu ifade edilmişti. Kuzey Kore yönetimi de Eylül ayında yaptığı bir açıklamada, Rusya’ya silah ve mühimmat temin edildiği iddialarını reddetmişti.

Rusya resmi Veterinerlik Dairesi’yse son olarak yaptığı açıklamada, söz konusu trenle Kuzey Kore’den Rusya’ya 30 adet at getirildiğini iddia etti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

BMGK, Rusya’nın ‘Kirli Bomba’ İddiasının Soruşturmasını Reddetti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın Ukrayna’da “askeri biyolojik faaliyetler” yürütüldüğü iddialarına ilişkin soruşturma başlatılması talebini oy çokluğuyla reddetti.

Konseyde ABD, İngiltere ve Fransa’nın ret oyu kullanırken 10 üyenin çekimser kaldı. Sadece Rusya ve Çin lehte oy kullandı. Rusya, söz konusu iddiaların kurulacak bir komisyonca soruşturulmasını talep ediyordu. Oylama sonucunda bu talep reddedilmiş oldu.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ukrayna’nın “kirli bomba” kullanma hazırlığı içinde olduğunu ileri sürmüş, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Ukrayna’da radyoaktif içerikli bombayı üretebilecek teknolojiye sahip tesislerin bulunduğunu söylemişti.

Şoygu, kirli bomba iddialarını Türkiye, ABD, Fransa ve İngiltere’den mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerde de dile getirmişti. İddiaları reddedene Ukrayna yönetimi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (IAEA) ülkesindeki tesislerde inceleme yapması çağrısında bulunmuştu.​​​​​​​

Karedeniz’de tahıl sevkiyatı yeniden başladı

Öte yandan, Rusya’nın Ukrayna, BM ve Türkiye ile imzaladığı tahıl koridoru anlaşmasına geri dönme kararının ardından Karadeniz’deki Ukrayna limanlarından tahıl sevkiyatı yeniden başladı.

Konuyla ilgili bu sabah bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, tahıl inisiyatifinin yeniden başlamasının ardından altı geminin Ukrayna limanlarından ayrıldığını belirterek, “Böylece limanlardan ayrılan gemi sayısı 426, taşınan tahıl miktarı 9,7 milyon tonu geçti” dedi.

Tahıl koridoru anlaşmasının süresinin 19 Kasım’da dolacağını hatırlatan Akar, “girişimin uzatılması için” Türkiye’nin “gayretlerini yoğunlaştıracağını” kaydetti. Akar, özetle şu değerlendirmede bulundu:

“Tahıl inisiyatifi sadece tahıl sevkiyatı değil tarafların görüşmeler yoluyla bazı sorunları çözebileceğine de güzel bir örnek teşkil ediyor. Bu modelin kullanılmasıyla önümüzdeki günlerde ateşkesin ve barışa giden yolun açılması ve barışçıl yol ve yöntemlerle Karadeniz üzerinden komşumuz olan iki ülke arasındaki bu çatışmanın sona ermesi bizim en samimi dileğimiz.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Erdoğan, Putin’le Tahıl Sevkiyatı Krizini Görüştü

Rusya’nın tahıl koridoru anlaşmasını askıya almasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile konuya ilişkin kritik bir görüşme gerçekleştirdi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki son gelişmeler başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, tahıl sevkiyatına ilişkin İstanbul Mutabakatının uygulanmasıyla ilgili sorunların çözümü noktasında tüm taraflar nezdinde gerekli girişimlerde bulunmayı sürdürdüklerini belirtti.

Birçok konu gibi bu meselede de çözüm odaklı bir iş birliğini tesis edeceklerine emin olduğunu ifade eden Erdoğan, tahıl krizini yapıcı yaklaşımla çözmeleri durumunda müzakerelere dönüş yolunda atılacak adımları da teşvik etmiş olacaklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ayrıca Valday Tartışma Kulübü toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye ve kendisi hakkındaki samimi ifadeleri için Rusya Devlet Başkanı Putin’e teşekkür etti.

Rusya, Cumartesi günü Kırım’ın Sivastopol kentindeki Karadeniz filosu karargahına düzenlenen saldırı sonrasında “sivil gemilerin güvenliğini garanti edemeyeceği” gerekçesiyle anlaşmadan “belirsiz bir süre” çekildiğini açıklamıştı.

Kremlin, insansız hava aracı ve insansız donanma araçlarıyla düzenlenen ve en az bir geminin hasar aldığı belirtilen saldırılar için Ukrayna’yı suçlamış, Ukrayna ise açıklama yapmamıştı.

Rusya’nın hedef alınan gemilerin tahıl anlaşmasında rol oynadıklarını belirterek anlaşmadan çekildiğini duyurmasının ardından Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihracatı durmuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın anlaşmadan çekilmesini “oldukça öngörülebilir” bir adım olarak değerlendirdi ve “Rusya Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya’da kıtlık yaratmaya çalışıyor” demişti.

Bu gelişmelerin ardından dünya tahıl fiyatlarında yüzde 6’ya varan artış kaydedilmişti. Küresel gıda krizini tetiklemesi endişesiyle BM, NATO, AB ve ABD Rusya’nın anlaşmadan çekilme kararını geri almasını istemişti.

Paylaşın

Buğday Fiyatlarında Artış; Tahıl Anlaşmasından Çekilen Rusya’ya Tepki

Rusya’nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekilme kararı sonrası, küresel çapta buğday ve mısır fiyatlarında artış meydana geldi. Rusya’nın kararını AB ve ABD tarafından sert ifadelerle eleştirilirken, BM ise söz konusu anlaşmanın devamı için girişimlerin devam ettiğini duyurdu.

Rusya’nın tahıl koridoru anlaşmasından çekilmesine tepkiler devam ediyor. Birleşmiş Milletler (BM) Karadeniz Tahıl Girişimi Koordinatörü Amir Mahmoud Abdulla, konuya ilişkin Pazartesi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Gıda akışı devam etmelidir, sivil kargo gemileri askeri hedef haline getirilemez ya da rehin tutulamaz” ifadelerini kullandı.

Almanya Tarım Bakanı Cem Özdemir de Rusya’nın anlaşmadan çekilmesini eleştirerek, “Rusya’nın tahıl anlaşmasını tek taraflı askıya alması dünyada milyonlarca insanın aç olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sorumsuzca bir hareket” ifadelerini kullandı. Rusya’ya söz konusu anlaşmaya saygı duyması çağrısı yaptı.

Rusya’nın tahıl koridoru anlaşmasından çekilmesinin ardından buğday fiyatları yüzde 5, mısır fiyatları yüzde 2 oranında artış gösterdi. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) buğday vadeli işlemleri yüzde 5,4 artışla 8,7 dolara yükseldi. Buğday fiyatları, günün erken saatlerinde 8,9 dolara yükselerek 14 Ekim’den bu yana en yüksek seviyeyi görmesinin adından saat 09.25 itibarıyla 8,7 dolar seviyesinde dengelendi.

Rusya’nın Ukrayna tahılının Karadeniz’den dünya pazarlarına ulaştırılması anlaşmasını askıya almasının ardından buğday ve mısır tedarikleri konusunda küresel endişe hakim. Tahıl piyasaları, sekiz aydır devam eden Rusya’nın Ukrayna saldırısı kapsamında yaşanan gelişmelere oldukça duyarlı.

Pazar günü tahıl anlaşması kapsamında oluşturulan tahıl koridorunda gemi hareketliliği gözlemlenmediği belirtildi ancak deniz trafiği yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre, Pazartesi günü tahıl ve diğer tarım ürünlerini taşıyan iki kargo gemisi Ukrayna limanlarından ayrıldı. Ortak Koordinasyon Merkezi’nden yapılan açıklamada Pazartesi günü 12 kargo gemisinin daha Ukrayna limanlarından ayrılmasının beklendiği söylendi.

Birleşmiş Milletler (BM), Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekildiğini duyuran Rusya’yı, bu kararından vazgeçirmeye çalışıyor. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Moskova ile irtibat halinde olunduğunu ve tüm tarafların, tahıl koridoru girişimini tehlikeye atacak adımlardan uzak durması gerektiğini belirtti. Dujarric ayrıca, Ukrayna tahılının, dünya çapında gıda sıkıntısı nedeniyle zor durumda olan milyonlarca insan için önemine vurgu yaptı.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan Cumartesi günü yapılan açıklamada, “Kiev rejimi tarafından İngiliz uzmanların katılımıyla Karadeniz Filosu gemilerine ve tahıl koridorlarının güvenliğini sağlayan sivil gemilere yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı nedeniyle Rusya, Ukrayna limanlarından tahıl ihracat edilmesini öngören anlaşmanın uygulanmasına katılımını askıya aldı” denilmişti.

AB’den Rusya’ya eleştiri

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rusya’yı aldığı karardan dolayı, Twitter üzerinden yayınladığı mesajla eleştirerek, bu kararın “Ukrayna’ya karşı açılan savaş nedeniyle dünya çapında yaşanan gıda krizi ile mücadele için gerekli olan gıda ve gübre sıkıntısına karşı en önemli ihracat yolunu tehlikeye attığını” dile getirdi. Borrell, AB’nin Moskova’dan söz konusu kararı ivedilikle geri almasını talep ettiğini belirtti.

ABD’den Rusya’ya ağır suçlama

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken de Rusya’yı, Tahıl Koridoru Anlaşması kararından çekildiği için ağır ifadelerle eleştirdi. Moskova’nın, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını durdurarak, gıda konusunu “silah olarak kullandığını” dile getiren Blinken, Rusya’nın aldığı bu kararla insani krizi daha da tetiklediğini belirtti.

“Rusya’nın bu kritik tahıl ihracatını durdurmaya yönelik attığı her adım, temelde dünyanın tüm bölgelerinde insanların ve ailelerin gıdaya daha fazla para ödemesine ya da aç kalmasına neden oluyor” diyen Blinken, Twitter mesajında da, “Karadeniz tahıl girişimi ile Ukrayna’dan 9 milyon ton tahıl ihraç edildi ve küresel çapta gıda fiyatları düştü. Tüm tarafları, bu olağanüstü başarılı girişimi ayakta tutmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Joe Biden de Rusya’ya yönelik açıklamasında, Moskova’nın tahıl anlaşmasından çekilme kararının “tek kelimeyle rezalet” olduğunu savunmuş ve böyle bir karar için ortada herhangi bir sebep bulunmadığını öne sürmüştü.

Türkiye ile BM öncülüğünde varılan anlaşma

Ukrayna Savaşı’nın tarafları olan Rusya ve Ukrayna, geçen Temmuz ayında Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in girişimi ile Tahıl Koridoru Anlaşması konusunda mutabakata varmış ve söz konusu anlaşma İstanbul’da imzalanmıştı. BM verilerine göre o günden bu yana 360’dan fazla yük gemisi yaklaşık 8,1 milyon ton tahıl ile Ukrayna limanlarından demir aldı. Savaştan önce küresel çapta en önemli gıda tedarikçilerinden biri olan Ukrayna’dan dünya pazarlarına her yıl 45 milyon tondan fazla tahıl ihraç ediliyordu.

Ne olmuştu?

Rusya, Cumartesi günü tahıl anlaşmasından çekildiğini duyurmuştu. Rusya Savunma Bakanlığı, çekilmeye gerekçe olarak Kırım’daki Rus gemilerine insansız hava aracı ile saldırı düzenlenmesini göstermişti. Rusya bu saldırıdan Ukrayna’yı sorumlu tutuyor.

Savunma Bakanlığı, saldırı düzenlenen gemilerin tahıl sevkiyatı konvoylarını korumak üzere görev yaptığını belirterek, “Kiev rejimi tarafından İngiliz uzmanların katılımıyla Karadeniz Filosu gemilerine ve tahıl koridorlarının güvenliğini sağlayan sivil gemilere yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı nedeniyle Rusya Ukrayna limanlarından tahıl ihracat edilmesini öngören anlaşmanın uygulanmasına katılımını askıya aldı” ifadesine yer vermişti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Rusya’nın Kırım’daki ‘Karadeniz Filosu’na Saldırı

Rusya, Ukrayna’yı Kırım’daki Karadeniz Filosuna insansız hava aracı ile saldırısı düzenlemekle suçladı ve İngiltere’nin bir gemiye zarar veren bu saldırıda yardım ettiğini iddia etti. İngiltere iddiaları yalanladı.

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’dan Kırım’daki savaş ve sivil gemilerine yönelik saldırı düzenlediğini bildirdi.

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov yaptığı açıklamada saldırının sabah saatlerinde Sivastopol limanında gerçekleştiğini söyledi ve saldırıdan Ukrayna’yı sorumlu tuttu.

Konaşenkov, saldırıda çok sayıda insansız hava aracının kullanıldığını belirterek “İvan Golubets’ isimli mayın tarama gemisi ve Yujnaya limanındaki koruma bariyeri hafif hasar gördü” dedi.

Konaşenkov ayrıca saldırıya uğrayan donanma gemilerinin, tahıl anlaşması kapsamında oluşturulan koridorun güvenliğinin sağlanması sürecinde yer aldığını ifade etti.

İngiltere iddiası

Söz konusu saldırının hazırlık sürecinde İngiltere’den askeri uzmanların yer aldığını ileri süren Konaşenkov, “Bu saldırının hazırlık ve Ukrayna’nın 73. Deniz Operasyonları Özel Merkezi’ne bağlı askerlerin eğitim süreci, Ukrayna’nın Mıkolayiv bölgesindeki Oçakiv kentinde bulunan İngiliz uzmanların yönetiminde gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.

Konaşenkov, İngiltere’yi Kuzey Akım borularındaki patlamaya da dahil olmakla suçladı. “Elimizdeki bilgiye göre, İngiltere Deniz Kuvvetleri’ne bağlı aynı birliğin temsilcileri, 26 Eylül’de Baltık Denizi’nde Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hatlarına yönelik eyleminin planlanması ve gerçekleştirilmesi sürecinde yer aldı.” iddiasında bulundu.

İngiltere’den Rusya’nın iddialarına yalanlama

İngiltere Savunma Bakanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya’nın söz konusu iddialarını yalanladı.

Açıklamada, “Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın yasa dışı işgalini feci şekilde ele almalarından kaçınmak için destansı ölçekte yanlış iddialarda bulunmaya başvuruyor. Bu uydurulmuş hikaye, Batı’dan çok Rus hükümeti içinde devam eden tartışmalar hakkında daha fazla şey söylüyor.” denildi.

Paylaşın