Rusya’nın Nükleer Kapasitesi Ne Kadar, Kullanma Talimatını Kim Veriyor?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile nükleer silahların yayılımını önlemek amacıyla imzaladıkları Yeni Stratejik Silahların Azaltılması (New START) anlaşmasını askıya aldıklarını açıkladı.

Rusya’nın ABD ile Rusya arasında 2010 yılında imzalanan anlaşma, iki ülkenin konuşlandırabileceği uzun menzilli nükleer başlık ve nükleer silah taşıyabilecek füze sayısının sınırlandırılmasını öngörüyor. Anlaşmanın süresi 2021 yılında beş yıllığına uzatılmıştı.

Rusya’nın anlaşmadan henüz tamamen çekilmediğini vurgulayan Putin, ABD’nin nükleer silah denemelerini yeniden başlatması durumunda Rusya’nın da aynısını yapabilecek durumda olması gerektiğini kaydetti.

Rusya, tahmini verilere göre 6 bine yakın nükleer savaş başlığıyla dünyanın en büyük nükleer silah envanterine sahip. Rusya ve ABD, dünyadaki nükleer savaş başlıklarının yüzde 90’ını elinde bulunduruyor.

Peki Rusya’nın sahip olduğu nükleer kapasitenin boyutu nedir? Rusya’nın nükleer silahları kimin komutasında?

Nükleer süpergüç

Sovyetler Birliği’nin nükleer silahlarını devralan Rusya, dünyanın en fazla nükleer savaş başlığına sahip olan ülkesi.

Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, 2022 yılı itibarıyla yaklaşık 5 bin 977 nükleer başlığı kontrolu altında bulunduruyor. Düşünce kuruluşu Amerikan Bilimadamları Federasyonu’na göre ABD Başkanı Joe Biden’ın kontrolunda bulunan nükleer başlık sayısı 5 bin 528.

Bu savaş başlıklarının 1500 kadarı büyük olasılıkla halen bütünlüğünü korusa da rafa kaldırılmış durumda. 2 bin 889 nükleer savaş başlığının yedek, 1588’ininse konuşlandırılmış stratejik savaş başlığı olduğu düşünülüyor.

Atom Bilimcileri Bülteni’ne göre yaklaşık 812 savaş başlığı karadaki balistik füzelerde, 576’sı denizaltılardaki balistik füzelerde, 200 kadarıysa ağır bombardıman üslerinde konuşlu bulunuyor.

Amerikan Bilimadamları Federasyonu’na göre Amerika’nın yaklaşık bin 644 adet konuşlandırılmış stratejik nükleer savaş başlığı bulunuyor. Çin 350, Fransa 290, İngiltere ise 225 adet konuşlandırılmış stratejik nükleer savaş başlığına sahip.

Bu rakamlar, hem Moskova hem de Washington’un dünyada defalarca kez tahribata yol açabileceğini gösteriyor.

Sovyetler Birliği, Soğuk Savaş sırasında en fazla yaklaşık 40 bin nükleer savaş başlığına sahipti. Amerika’nın sahip olduğu azami nükleer savaş başlığı sayısıysa 30 bin civarındaydı.

Ancak kilit mesele, nükleer savaş başlıklarının füze, denizaltı ve bombardıman uçaklarıyla nasıl atılacağıyla ilgili.

Rusya’nın 400 civarında nükleer donanımlı kıtalararası balistik füzesi olduğu düşünülüyor. Atom Bilimcileri Bülteni’nin tahminine göre bu füzeler 1185 savaş başlığı taşıyabilecek kapasiteye sahip.

Rusya ayrıca azami 800 savaş başlığı taşıyabilecek 10 nükleer silah donanımlı ve nükleer enerjiyle işleyen denizaltıya ve 60 ila 70 nükleer bombardıman uçağına sahip.

Yeni nükleer silahlar

Amerika’nın nükleer kapasitesi, gücü ve politikalarını değerlendiren Nuclear Posture Review’un 2022 yılında yayınladığı rapora göre Rusya ve Çin, nükleer güçlerinin kapsamını genişletiyor ve nükleer kapasitelerini modernleştiriyor. Raporda Washington’un yüksek maliyetli silahlanma yarışının önünü kesmek için silah kontroluna dayalı bir yaklaşım benimseyeceği kaydediliyor.

Putin ise Amerika’nın yeni tür nükleer silah geliştirdiğine ilişkin bilgi sahibi olduğunu söyledi.

Öte yandan Rusya, nükleer silahlarını modernleştiriyor.

Silah kontrolu politikalarını teşvik etmek amacıyla kurulan partilerüstü Arms Control Association’a göre Sovyetler Birliği’nin 1991 yılında çöküşünden bu yana az sayıda ülke nükleer silah denemesinde bulundu. Amerika en son 1992’de, Çin ve Fransa 1996’da, Hindistan ve Pakistan 1998’de, Kuzey Kore de 2017’de nükleer silah denemeleri yaptı.

Sovyetler Birliği ise son olarak 1990 yılında nükleer deneme yapmıştı.

Rusya’da nükleer silah kullanma talimatını kim veriyor?

Rusya’nın nükleer doktrinine göre ülkedeki hem stratejik hem de stratejik olmayan nükleer silahlarının kullanımı konusunda son sözü Rusya Cumhurbaşkanı söylüyor.

Adını Kafkas Dağları’ndaki Cheget tepesinden alan ve Rusya’nın nükleer kodlarını içeren çanta, her an Rusya Cumhurbaşkanı’nın yanında bulunuyor. Rusya Savunma Bakanı (şu anda Sergey Şoygu) ve Genelkurmay Başkanı’nın (şu anda Valeri Gerasimov) da benzer çantalar taşıdığı düşünülüyor.

Cheget adlı çanta, Rusya Cumhurbaşkanı’nın askeri komuta zincirinin en üst rütbeli subaylarıyla iletişim kurmasını sağlıyor. Bu iletişim, Kazbek adı verilen, yüksek gizliliğe sahip elektronik komuta ve kontrol ağıyla sağlanıyor. Kazbek sistemi, Kavkaz olarak bilinen bir başka sistemi destekliyor.

Rus Zvezda televizyon kanalının 2019 yılında yayınladığı görüntüler, nükleer kodların bulunduğu çantalardan birinin içindeki düğmeleri göstermişti. Çantanın içindeki komuta bölümünde iki düğmenin bulunduğu, beyaz düğmenin “fırlatma” kırmızı düğmeninse “iptal” konutlarını gösterdiği görülmüştü. Zvezda’ya göre çantanın aktivasyonu, özel bir bilgi kartıyla sağlanıyor.

Rusya’nın stratejik nükleer saldırıyla karşı karşıya olduğunu düşünmesi durumunda Cumhurbaşkanı, nükleer çantalar aracılığıyla, Genelkurmay Başkanlığı’na ve nükleer kodlara sahip yedek komuta birimlerine doğrudan fırlatma talimatı gönderiyor. Bu talimatlar farklı iletişim sistemlerinden stratejik roket güçlerine basamak basamak aktarılıyor ve Amerika ya da Avrupa’ya nükleer silah atılmış oluyor.

Rusya’ya yönelik herhangi bir nükleer saldırı olduğunun doğrulanması durumunda Cumhurbaşkanı Putin, son adım olarak “Ölü El” olarak bilinen “Perimetr” sistemini harekete geçirebilir. Bu sistem, bilgisayarların kıyamet gününün ne zaman olacağını belirlemesi anlamına geliyor ve bir kontrol roketi, Rusya’nın geniş kapsamlı cephaneliklerinden nükleer saldırı talimatı veriyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

ABD Başkanı Biden: Rusya Ukrayna’da Asla Zafer Elde Edemeyecek

Polonya’nın başkenti Varşova’da konuşan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın “güçlü durduğunu” ve Moskova’nın asla Kiev’i yenilgiye uğratamayacağını söyledi.

ABD Başkanı Biden, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in ise Ukrayna’yı hafife aldığını belirtti.

Biden, ABD ve ortaklarının Moskova’nın yaklaşık bir yıl önce başlayan Ukrayna işgali nedeniyle bu hafta Rusya’ya karşı yeni yaptırım açıklayacağını söyledi.

Başkan Biden, ABD ve müttefiklerinin Ukrayna’ya verdiği desteğe atıfta bulunarak, “Evet, egemenlik için ayağa kalkardık ve öyle de yaptık, evet, demokrasi için ayağa kalkardık ve öyle de yaptık” diye konuştu.

“Putin NATO’nun parçalanacağını düşünüyordu ama NATO her zamankinden daha birlik halinde” ifadesini kullanan Biden, bugün Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in daha güçlü demokrasilerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Joe Biden konuşmasında, “Ukrayna’ya destekten feragat edilmeyecek, NATO bölünmeyecek” dedi. Biden, “Otokratların ihtiyaçlarına karşı taviz verilemez, mutlaka karşı durulmalı” diye de ekledi.

“ABD gelecek yıl NATO zirvesine evsahipliği yapacak”

“Rusya Ukrayna’da asla bir zafer elde edemeyecek, asla” diyen Biden, Rusya’nın Ukrayna halkına karşı zulüm işlediğini, bunun da nefret uyandırdığını söyledi.

Batı’nın Rusya’ya karşı saldırı planlamadığını kaydeden Başkan Joe Biden, Rus işgali başladığından bu yana Polonya’nın Ukrayna’ya desteğini övdü.

ABD’nin gelecek yıl, askeri ittifak 75’nci yılına girerken, NATO zirvesine evsahipliği yapacağını açıklayan Biden, “NATO topraklarının her karışını savunacağız, NATO kaya gibi sağlamdır” değerlendirmesinde bulundu.

Biden, “ABD’nin NATO ittifakımıza ve 5. Madde’ye olan taahhüdünün çok sağlam olduğuna şüphe olmasın” dedi.

NATO’nun bir üyesine saldırının tüm üyelere saldırı olduğu şeklindeki ilkesine atıfta bulunan Başkan Biden, “NATO’nun her üyesi bunu biliyor. Rusya da biliyor ki birine yapılan saldırı, herkese yapılmış demektir” diye konuştu.

Paylaşın

Putin, Batı’ya Meydan Okudu: Rusya’yı Yenilgiye Uğratmak Mümkün Değil

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşına ağırlık verdiği Ulusa Sesleniş konuşmasında Batı’ya meydan okuyarak “Rusya’yı yenilgiye uğratmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Batı’yı Ukrayna’daki savaşı başlatmak ve sürdürmekle suçlayan Putin, “Savaşı başlatan onlar. Biz ise sona erdirmek için güç kullanıyoruz” iddiasında bulundu.

Putin, Batı’nın “Rusya’yı savaş meydanında yenilgiye uğratmanın mümkün olmadığını bildiğini, bu nedenle saldırgan bir enformasyon harekâtıyla Rus kültürünü, dinini ve değerlerini hedef aldığını” ileri sürdü.

Ukrayna’nın, “ülkeyi işgal eden Kiev rejiminin ve Batılı efendilerinin elinde bir rehin haline geldiğini” savunan Putin, “Batılı elitler hedeflerini gizlemeye çalışmıyorlar. Hedefleri Rusya’yı stratejik yenilgiye uğratmak. Niyetleri, yerel bir çatışmayı küresel bir çatışmaya dönüştürmek” ifadelerini kullandı. Putin, Rusya’nın varlığının hedef alındığını ve buna yanıt vermeye hazır olduklarını söyledi.

Resmi olarak “savaş” kelimesini kullanmaktan kaçınan Rusya, 24 Şubat’ta “özel askeri operasyon” ilan ederek Ukrayna topraklarına girmişti. Rusya 2014’te de halen uluslararası hukukta Ukrayna toprağı olarak kabul edilen Kırım’ı ilhak etmişti.

Batılı gazetecilerin katılımına izin verilmedi

Putin’in 2022 sonunda yapması planlanan Ulusa Sesleniş konuşması gerekçe gösterilmeden ertelenmiş, Rus liderin Ukrayna savaşıyla ilgili gazetecilerin eleştirel sorularıyla karşı karşıya kalmaktan kaçındığı yorumları yapılmıştı. Rus Anayasası, Devlet Başkanının yılda bir Ulusa Sesleniş konuşması gerçekleştirmesini öngörüyor.

Bugünkü Ulusa Sesleniş konuşmasına “dost olmayan ülkeler” listesindeki, aralarında ABD, İngiltere ve AB ülkelerinin de bulunduğu ülkelerden medya mensuplarının bizzat katılması yasaklandı. Kremlin, bu ülkelerden medya mensuplarının yayını izleyerek haber yapabileceklerini bildirdi.

Nükleer anlaşma askıya alındı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ile nükleer silahların yayılımını önlemek amacıyla imzaladıkları Yeni Stratejik Silahların Azaltılması (New START) anlaşmasını askıya aldıklarını açıkladı.

Rusya’nın ABD ile Rusya arasında 2010 yılında imzalanan anlaşma, iki ülkenin konuşlandırabileceği uzun menzilli nükleer başlık ve nükleer silah taşıyabilecek füze sayısının sınırlandırılmasını öngörüyor. Anlaşmanın süresi 2021 yılında beş yıllığına uzatılmıştı.

Rusya’nın anlaşmadan henüz tamamen çekilmediğini vurgulayan Putin, ABD’nin nükleer silah denemelerini yeniden başlatması durumunda Rusya’nın da aynısını yapabilecek durumda olması gerektiğini kaydetti.

Rusya, tahmini verilere göre 6 bine yakın nükleer savaş başlığıyla dünyanın en büyük nükleer silah envanterine sahip. Rusya ve ABD, dünyadaki nükleer savaş başlıklarının yüzde 90’ını elinde bulunduruyor.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden’dan Ukrayna’ya Sürpriz Ziyaret

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıl dönümüne birkaç gün kala Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, önceden kamuoyuna duyurulmamıştı.

Haber Merkezi / Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelen Biden, Ukrayna’ya yönelik yeni bir askeri yardım paketi açıkladı.

ABD Başkanı Biden, paketin ayrıntılarının kamuoyuna yarın duyurulacağını ve ABD’nin Ukrayna’nın elindeki Yüksek Hareketli Top Roket Sistemleri için daha fazla mühimmat sağlayacağını söyledi.

Joe Biden, “Kiev’e yaptığım ziyaret ile Ukrayna’nın demokrasisine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz” dedi.

Joe Biden, “Putin yaklaşık bir yıl önce işgalini başlattığında Ukrayna’nın zayıf, Batı’nın da bölünmüş olduğunu düşünüyordu. Bizden daha uzun süre dayanabileceğini düşündü. Ama fena halde yanılmıştı” diye konuştu.

Biden’ın Kiev’i ziyareti sırasında Ukrayna’nın başkentinde sirenler çaldığını bildirildi. Başkan Biden’ın Kiev’den sonra ise Polonya’ya gitmesi bekleniyor.

Brüksel’de toplanacak Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları ise Ukrayna’ya mühimmat yardımını görüşecek.

Zelenskiy de Aralık ayında Washington’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirmiş ve ABD Kongresi’ne ülkesine daha fazla silah yardımı yapılması çağrısında bulunmuştu.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Biden ile el sıkıştığı anın görüntülerini Telegram sayfasında yayımladı.

Zelenskiy, paylaştığı mesajda, “Joseph Biden, Kiev’e hoş geldiniz! Ziyaretiniz, tüm Ukraynalılara yönelik desteğin son derece önemli bir göstergesi” dedi.

Paylaşın

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Rusya Yenilmeli Ama Ezilmemeli

Ukrayna – Rusya arasındaki savaşa ilişkin verdiği karışık mesajlar nedeniyle eleştirisine maruz kalan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın Ukrayna ile olan savaşında yenilmesini istediğini ancak “ezilmesini” istemediğini söyledi.

Emmanuel Macron, ayrıca her iki tarafın da çatışmada tam olarak galip gelemeyeceğini öngördü.

Münih Güvenlik Konferansı’ndan döndükten sonra çeşitli basın kuruluşlarına açıklama yapan Macron, müttefiklerin Ukrayna’ya desteklerini arttırması çağrısında bulundu ve savaşın uzun sürme olasılığına karşı Fransa’nın hazırlıklı olduğunu belirtti.

Macron, Le Journal du Dimanche (JDD) gazetesine verdiği demeçte savaşı Rus topraklarına taşımaya karşı olduğunu yineledi.

Macron, “Bazılarının yaptığı gibi, Rusya’ya kendi topraklarında saldırarak Rusya’yı tamamen yenilgiye uğratmayı hedeflememiz gerektiğini düşünmüyorum. Bu gözlemciler her şeyden önce Rusya’yı ezmek istiyorlar. Bu hiçbir zaman Fransa’nın pozisyonu olmadı ve bizim pozisyonumuz da olmayacak.” diye konuştu.

“Her iki taraf da tam olarak galip gelemeyecek”

Fransız gazeteleri JDD ve Le Figaro ile yayın kuruluşu France Inter’e de demeç veren Macron “Rusya’nın Ukrayna’da yenilmesini ve Ukrayna’nın konumunu koruyabilmesini istiyorum” dedi.

“Sonunda bunun askeri olarak sonuçlanmayacağına inanıyorum” diyen Macron, her iki tarafın da çatışmada tam olarak galip gelemeyeceğini öngördü.

Macron’un Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa ilişkin politikası konusunda verdiği karışık mesajlar nedeniyle Paris bazı NATO müttefiklerinin eleştirisine maruz kalıyor ve bazı çevreler tarafından Batı ittifakının zayıf halkası olarak görülüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Rusya, Ukrayna Genelinde Füze Saldırıları Başlattı

24 Şubat’taki işgalinin birinci yıldönümü yaklaşırken saldırıların daha da yoğunlaşması beklenen Rusya, Ukrayna genelinde füze saldırıları başlattı. Rusya, son haftalarda Ukrayna’nın güney ve doğusunda kara saldırılarını yoğunlaştırmıştı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat tarihinin birinci yılına yaklaşılırken, BM Genel Kurulu’nun gelecek hafta kalıcı bir barışa ulaşılması gerektiğini vurgulayan ve Moskova’nın askerlerini geri çekmesini talep eden bir karar tasarısını oylaması bekleniyor.

NATO’nun Ukrayna’ya askeri desteğini daha da arttıracağını açıklamasının ardından, Rusya bugün Ukrayna genelinde füze saldırıları başlattı.

Reuters haber ajansına göre Ukraynalı yetkililer, ülkenin güneyindeki hava savunma sistemlerinin Karadeniz’de bir gemiden ateşlenen sekiz füzeyi düşürdüğünü, ancak başka füzelerin ülkenin kuzeyini ve batısını vurduğunu açıkladı.

Yetkililer, bir füzenin batıdaki Lviv kentinde bir sanayi tesisine isabet ettiğini ve yangının kontrol altına alındığını söyledi.

Aralık ayında askere alınan on binlerce yedek askerle desteklenen Rusya, son haftalarda Ukrayna’nın güney ve doğusunda kara saldırılarını yoğunlaştırdı. 24 Şubat’taki işgalinin birinci yıldönümü yaklaşırken saldırıların daha da yoğunlaşması bekleniyor.

“Durum gergin”

Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Hanna Malyar dün yaptığı açıklamada, “Düşmanın saldırıları doğuda gece gündüz devam ediyor. Durum gergin” dedi.

Rusya Savunma Bakanlığı da dün erken saatlerde, Ukrayna güçlerinin doğudaki Luhansk bölgesinden geri çekildiğini iddia etti. Bakanlık Telegram’dan “Ukrayna birlikleri daha önce işgal ettikleri hatlardan 3 kilometre kadar geri çekildiler” açıklamasında bulundu.

Kiev’deki askeri yönetim, hava saldırısı sirenlerinin çalmasının ardından içinde keşif ekipmanı olduğu tahmin edilen 6 Rus balonunun düşürüldüğünü açıkladı.

Doğu’daki Donetsk bölgesindeki Bakmut şehrindeki çatışmalar ise sürüyor. Rusya bu bölgede topçu ve kara saldırılarını sürdürüyor. Analist Oleh Zhdanov bu bölgede Ukrayna güçlerinin zorda olduğunu, “Rus birlikleri bölgeye toplu halde gönderildiği için oradaki güçlerimiz için işler çok zor” sözleriyle açıkladı.

Bakmut’ta yoğun çatışmalar

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı dün akşam yayınladığı raporda, Rus güçlerinin Bakmut yakınlarında, kentin kendisi de dahil olmak üzere 15’ten fazla kasaba ve köye ateş açtığını söyledi.

Donetsk Bölge Valisi Pavlo Kirilenko ise, Bakmut’un güneybatısındaki Pokrovsk şehrinde yıkılan ve üç kişinin hayatını kaybettiğini söylediği bir apartmanın fotoğraflarını ve videosunu yayınladı.

Bakmut’un ele geçirilmesinin Rusya’ya Donetsk’in batısındaki iki büyük şehir olan Kramatorsk ve Sloviansk’a ilerlemenin önünü açacağı yorumları yapılıyor.

BM Genel Kurulu’nda karar tasarısı oylanacak

NATO son olarak, Ukrayna’ya askeri mühimmat desteğini arttırma kararı almıştı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg son olarak, Ukrayna’ya daha fazla mühimmat sağlanmasının önemini vurgulamıştı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat tarihinin birinci yılına yaklaşılırken, BM Genel Kurulu’nun gelecek hafta kalıcı bir barışa ulaşılması gerektiğini vurgulayan ve Moskova’nın askerlerini geri çekmesini talep eden bir karar tasarısını oylaması bekleniyor.

Paylaşın

Rusya – Ukrayna Savaşı: Rusya Önemli Askeri Güç Kaybı Yaşıyor

Ukrayna savaşı yüzünden Rusya’nın en modern teçhizatının çoğu da dahil olmak üzere önemli bir askeri güç kaybına uğradığı ortaya çıktı. Rusya, taktik savaş uçaklarının yüzde 6 ila 8 oranında kaybederken, bazı uçak türlerinde ise kayıplar bu yüzde 10 ila 15 arasında değişiyor.

Rus tank filosunun önemli kayba uğradığı “T-72B3” ve “T-72B3M” model tanklarının yaklaşık yarısının ve T-80’lerinin ise çoğunun tahrip olduğu ve bu nedenle Rus ordusunun bu kayıpları telafi etmek için eski teçhizatı sahaya çıkarmak zorunda kaldığı ortaya çıktı.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün (IISS) yayımladığı “2023 silah dengesi” başlıklı rapor, Ukrayna savaşı yüzünden Rusya’nın en modern teçhizatının çoğu da dahil olmak üzere önemli bir askeri güç kaybına uğradığını ortaya koydu.

Raporda, Ukrayna’nın yurt dışından gelen askeri yardımlarla ordusunu tamamen modernleştirdiği, Çin’in askeri harcamalarında ise benzeri görülmemiş bir artış görüldüğü bildirildi.

Ukrayna’daki savaşa önemli yer verilen raporda Rusya’nın askeri kayıplarını ilan ettiği seferberlikle kapattığı belirtilirken, bununla birlikte yeni gelen askerlerin tecrübesiz olduğunun altı çizildi.

Rus tank filosunun uğradığı kayba işaret edilen IISS, raporunda, “T-72B3” ve “T-72B3M” model tanklarının yaklaşık yarısının ve T-80’lerinin ise çoğunun tahrip olduğu ve bu nedenle Rus ordusunun bu kayıpları telafi etmek için eski teçhizatı sahaya çıkarmak zorunda kaldığı saptamasında bulunuldu.

IISS’ye göre Rusya, taktik savaş uçaklarının yüzde 6 ila 8 oranında kaybederken, bazı uçak türlerinde ise kayıplar bu yüzde 10 ila 15 arasında değişiyor.

Ukrayna’nın daha az savaş uçağına sahip olduğu ve orantılı olarak daha fazla kayıp yaşadığına işaret eden IISS, Kiev’in taktik savaş uçağı envanterinin ise yaklaşık yarısını kaybettiği tahmininde bulundu.

Ukrayna silahlarını modernleştirdi

Sovyet dönemi silah stoklarından büyük ölçüde yararlanan Ukrayna’nın, Batılı ülkelerden gelen kara silahları tedarikiyle ordusunda bir dönüşüm başlatarak, muharebe yeteneklerini artırdığı kaydedilen raporda, daha modern ekipmanlara almak için yarışan Doğu Avrupa tarafından sağlanan Sovyet dönemi tanklarından da Kiev’e önemli ölçüde sevkiyat yapıldığı vurgulandı.

Çin savunma harcamalarını yüzde 7 artırdı

Raporda NATO’ya üye 20’ye yakın ülkenin savunma harcamalarında veya harcama hedeflerinde acil veya uzun vadeli artışlar açıkladığı kaydedildi.

Çin ordusunun modernleşe çalışmalarının “ABD için ciddi bir endişe kaynağı” yarattığı ifade edilen raporda, Çin’in 2022’deki savunma bütçesinde bir önceki yıla göre eşi görülmemiş yüzde 7’lik bir artış olduğuna dikkat çekildi.

(Kaynak: Eurnews Türkçe)

Paylaşın

ABD’den Türk Şirketleri Ve Bankalarına Rusya Tehdidi

Hükümet yetkilileri ve bankacılık sektörü temsilcileriyle biraraya gelen ABD Maliye Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarat Müsteşarı Brian Nelson, yaptırım listesindeki Rus kurumlarla iş yapmaları halinde Türk şirketlerinin ve bankalarının yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri uyarısında bulundu.

Nelson’ın Türkiye’yi de kapsayan temasları ve özellikle Rusya’ya karşı yaptırımlara uyulması konusunda verdiği mesajlar, Biden yönetiminin Moskova’ya yaptırımları sıkılaştırdığı bir döneme rastlıyor.

ABD Maliye Bakanlığı geçtiğimiz hafta açıklanan yaptırımlarda Rusya’nın savunma endüstrisini ve paralı asker şirketi Wagner’le bağlantılı firmaları hedef almıştı. Maliye Bakanlığı geçtiğimiz Çarşamba günü de Rusya’ya uygulanan yaptırımların delinmesini amaçlayan ve farklı ülkelerde faaliyet gösterdiği belirtilen bir ağı hedef aldıklarını açıklamıştı.

ABD’li Müsteşar Brian Nelson Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından Türkiye’de başkent Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulundu. Amerikalı yetkili, ziyaretin İstanbul ayağında Rusya’ya Ukrayna işgali sebebiyle uygulanan uluslararası yaptırımları görüşmek üzere Türkiye Bankalar Birliği ile biraraya geldi.

ABD Maliye Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarat Müsteşarı burada yaptığı konuşmada, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede zayıf noktaların giderilmesine yönelik ortak çabanın altını çizdi.

Bakanlığın resmi internet sitesinde yayınlanan konuşma metnine göre Müsteşar Nelson, yaptırım uygulanan Rus kurumlarıyla iş yapan Türk şirket ve bankalarının “G7 pazarına erişimlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri” uyarısı yaptı.

“Çift kullanımlı teknoloji transferi” uyarısı

Amerikalı yetkili Türk şirketleri ve bankalarının, Rus askeri endüstriyel kompleks tarafından kullanılabilecek çift kullanımlı teknoloji transferine ilişkin işlemlerden kaçınmak amacıyla daha fazla önlem almaları gerektiğini vurguladı.

Amerikalı yetkilinin açıklamasında bahsi geçen çift kullanımlı teknoloji, hem ticari hem de askeri alanda kullanılabilen malzemelere işaret ediyor.

ABD Maliye Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolu Ofisi (OFAC) 26 Ocak’ta Rus savunma şirketleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen firmalara genişletilmiş yaptırım açıklamıştı.

Aviacon Zitotrans adlı Rus kargo havayolu şirketinin, Rus devleti kontrolundaki savunma şirketi Rosoboroneksport adına yurtdışında Rus savunma ekipmanı satışını kolaylaştırmak amacıyla, Türk bir şirketi ve Türk diplomatları kullanmaya çalıştığı iddia edilmişti.

Rus devletinin kontrolunda bulunan savunma şirketi Rosoboroneksport, ABD’nin yaptırım listesinde yer alıyor.

“Suistimale açık sektörlerden biri emlak”

Türkiye ve ABD’de yasadışı aktörlerin kötüye kullanımına en açık sektörlerden birinin emlak sektörü olduğunu belirten ABD’li üst düzey yetkili, lüks gayrimenkul üzerinden kara para aklanmasını engellemek için özel sektörün emlak işlemlerini sıkı incelemeye tabi tutması gerektiğini söyledi.

Brian Nelson yaptırım listesindeki Rus oligarkların Amerika’da emlak yatırımı yapması olasılığına karşı özel sektörü uyardıklarını hatırlattı.

Türkiye’nin Rusya’dan enerji ithalatı ve tarım ürünü ticaretine bağımlı olduğunu anladıklarını belirten ABD’li müsteşar, son bir yıl içinde Türkiye’den Rusya’ya ikinci derece ürün ihracatındaki artışa dikkat çekti.

Amerikalı yetkili bu durumun Türkiye’de özel sektörü yaptırım riskine karşı açık hale getirdiği uyarısında bulundu.

“Moskova şeffaf olmayan ekonomik ilişkilerini kullanmaya çalışıyor”

Müsteşar Nelson, “Moskova şeffaf olmayan ekonomik ilişkilerini uluslararası yaptırımlara karşı koymak için kullanmaya çalışıyor. Rus bankaları aldatıcı ödeme uygulamalarını teşvik ediyor ve bilgiyi gizleyen ödemeler uyguluyor” dedi.

Nelson, yaptırım listesinde bulunan Rus kurumlarıyla iş yapan Türk şirket ve bankalarının “G7 pazarına erişimlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri” uyarısı yaptı.

Daha sıkı denetim ve paravan şirket uyarısı

Rus işadamlarının Türkiye’de gayrimenkul ve yat almaya devam ettiğini belirten Amerikalı yetkili yaptırım riskinin azaltılması için, Rus kurum ve şahıslarla yapılan işlemlerde daha sıkı denetim uygulanması çağrısında bulundu.

Nelson, “Denetim ABD’nin yaptırım listelerini kontrol etmenin ötesine geçmeli. Taramada yaptırım listesinde bulunan Rus ve Belaruslu aktörlerin paravan olarak kullandıkları şirketler de tespit edilmeli” dedi.

Rusya’nın Ukrayna işgalini kınayan Türkiye, Kiev’e silahlı insansız hava araçları göndermişti. Türkiye Karadeniz’de komşusu olan Moskova ve Kiev’le yakın ilişkilere sahip.

Türkiye son dönemde Rusya ile ticaretini ve turizm faaliyetlerini de arttırdı. Bazı Türk şirketlerin, Batılı ortakların yaptırımlar sebebiyle geri çekilmesinin ardından, Rus varlıklarını satın aldığı ve satın almaya çalıştığı biliniyor.

ABD’li yetkili, Türkiye’nin çatışma bölgelerine yakın uluslararası bir ticaret merkezi olması sebebiyle zorluklarla karşı karşıya olduğunu anladıklarını belirtti.

“Hükümetler olarak uluslararası ortamdaki bu tehditleri azaltmaya çalışmakla birlikte, hükümetlerin gittikçe değişen yasadışı finans tehditleri karşısında özel sektör kadar hızlı uyum sağlayamadığı alanlar var” diyen Amerikalı yetkili, Türk mali sisteminin korunması için bağımsız adımlar atılması çağrısı yaptı.

Müsteşar Nelson, Rusya’nın uluslararası yaptırımları ve Türkiye dahil çok sayıda ülkedeki mali denetimleri baypas etme çabalarını durdurmak için çalıştıklarını ifade etti.

“Rusya’nın mali sistemi kötüye kullanmasına karşı koyacağız”

ABD Maliye Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarat Müsteşarı Brian Nelson’ın Türkiye’yi de kapsayan temasları ve özellikle Rusya’ya karşı yaptırımlara uyulması konusunda verdiği mesajlar, Biden yönetiminin Moskova’ya yaptırımları sıkılaştırdığı bir döneme rastlıyor.

ABD Maliye Bakanlığı geçtiğimiz hafta açıklanan yaptırımlarda Rusya’nın savunma endüstrisini ve paralı asker şirketi Wagner’le bağlantılı firmaları hedef almıştı.

Maliye Bakanlığı geçtiğimiz Çarşamba günü de Rusya’ya uygulanan yaptırımların delinmesini amaçlayan ve farklı ülkelerde faaliyet gösterdiği belirtilen bir ağı hedef aldıklarını açıklamıştı.

Biden yönetimi Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin birinci yıldönümünün yaklaştığı günlerde, Moskova’nın uluslararası yaptırımları ve denetimleri baypas etme çabalarını engellemeye devam edeceklerinin mesajını veriyor.

ABD Maliye Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarat Müsteşarı Brian Nelson da, “Rusya’nın saldırganlığı devam ettiği sürece ABD ve müttefikleri önlemlerin kapsamını genişletmeye devam edecek ve Rusya’nın bu haksız savaşını finanse etmek için küresel mali sistemi kötüye kullanmasına karşı koymak için çalışacağız” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Türkiye – Suriye Yakınlaşması: İran’da Görüşmelere Katılacak

Türkiye ile Suriye ilişkilerinin normalleşme sürecine İran’da katılacak. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, İran ile de Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi sürecine dahil olması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.

Sergey Lavrov, ayrıca, “Adım adım ilerleme ve her adımın küçük de olsa somut sonuçlar getirmesi gerektiği konusunda anlayış var.” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Rusya’nın başkenti Moskova’da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Lavrov’un gündeminde Türkiye ve Şam yönetimi arasında son haftalarda hız kazanan normalleşme adımları da vardı.

Türkiye hükümetinin Şam yönetimi ile ilişkileri normalleştirme politikalarını desteklediklerini söyleyen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, İran ile de Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi sürecine dahil olması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.

Lavrov, özetle şöyle konuştu:

“İran’ın bu çalışmaya dahil olması konusunda anlaşma sağlandı. Hem Rusya hem İran hem de Türkiye, Suriye meselesinin çözümüyle uğraşan Astana üçlüsü üyesi. Türkiye-Suriye ilişkilerinin iyileşmesini teşvik etme yönünde ilerideki temaslara Rusya ve İran’ın eşlik etmesinin mantıklı olduğunu düşünüyorum. Süre ve belirli format üzerinde çalışmalar sürüyor.

“Adım adım ilerleme ve her adımın küçük de olsa somut sonuçlar getirmesi gerektiği konusunda anlayış var.”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in arabuluculuğunda Şam yönetimi ve Türkiye hükümeti arasındaki yakınlaşma, savunma bakanlarının ve milli istihbarat başkanlarının 28 Aralık 2022 tarihinde Rusya’nın başkenti Moskova’da bir araya gelmesiyle sonuçlanmıştı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Şubat ayında Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ile bir araya gelebileceğini açıklamıştı.

Rusya-Ukrayna savaşı

Sergey Lavrov, Mısırlı mevkidaşı ile yaptığı ortak basın toplantısında, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in bir gün önce Orta Doğu turu kapsamında Mısır’ı ziyaret ettiğine dikkat çekerek Şukri’nin, Blinken’in savaşla ilgili mesajını kendisine ilettiği bilgisini paylaştı:

“Rusya’nın mevcut durumun kapsamlı şekilde çözülmesini amaçlayan herhangi bir ciddi teklifi dinlemeye hazır olduğunu her zaman söyledik. Bakan aracılığıyla Rusya’nın durması, Rusya’nın Ukrayna’dan çıkması ve sonra her şeyin yoluna gireceği mesajını bir kez daha duyduk.

Rusya Silahlı Kuvvetleri, Batı’nın Ukrayna’daki planlarının gerçekleşmemesi için gerekli tüm önlemleri alıyor ve bu planlar gerçekleşmeyecek.”

Paylaşın

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’den Batı’ya “Silah” Çağrısı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, “Zamanı silahımız haline getirmeliyiz” sözleriyle Batılı ülkelerin silah sevkiyatını hızlandırması ve ülkeye yapılan askeri yardımların da artırılması gerektiğini söyledi.

Rusya’nın saldırıları nedeniyle özellikle ülkenin doğusundaki Donetsk bölgesinde zor bir durumla karşı karşıya olunduğunu belirten Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna ordusunu yıldırarak savaşı uzatmaya çalıştığını da ifade etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, pazar akşamı yayınladığı video mesajında Batılı ülkelere çağrıda bulundu. Zelenskiy, ülkesinin Rusya’nın saldırılarına karşılık verebilmesi için Batı’dan silah sevkiyatını hızlandırmasını ve Ukrayna’ya yeni silahlar göndermesini istedi.

Rusya’nın saldırıları nedeniyle özellikle ülkenin doğusundaki Donetsk bölgesinde zor bir durumla karşı karşıya olunduğunu belirten Zelenskiy, Bahmut ve Vuhledar kentlerinin Rusya’nın yoğun saldırısı altında olduğunu ifade etti. Ukrayna lideri, Rusya’nın sürekli savunma hattını aşma yönünde girişimleri olduğuna dikkat çekti.

“Zamanı silahımız haline getirmeliyiz”

Rusya’nın Ukrayna ordusunu yıldırarak savaşı uzatmaya çalıştığını ifade eden Zelenskiy, “Zamanı silahımız haline getirmeliyiz” sözleriyle Batılı ülkelerin silah sevkiyatını hızlandırması ve ülkeye yapılan askeri yardımların da artırılması gerektiğini söyledi.

Zelenskiy, bir gün önce yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın uzun menzilli füze savunma sistemlerine ihtiyacı olduğunu söylemiş ve Rusya’nın saldırılarına karşı ABD üretimi azami 300 kilometre menzilli ATACMS füzelerinin gerekli olduğunu söylemişti. Ancak ABD, Ukrayna’nın bu talebini reddediyor.

Almanya’dan savaş uçağı talebine ret

ABD ve Almanya, Ukrayna’ya savaş tankı ve ağır silah gönderme kararı almıştı. ABD Başkanı Biden, geçen hafta yaptığı açıklamada Ukrayna’ya 31 adet “M1 Abrams” tankı ve 8 adet “M88” tank kurtarma aracı verileceğini duyurmuştu.

Almanya federal meclisi ise geçen hafta Almanya’nın Ukrayna’ya ilk aşamada 14 adet Leopard 2 tankı göndermesi kararı almıştı. Ancak Ukrayna, Almanya’dansavaş uçağı sevk edilmesi talebinde de bulunmuştu.

Güney Amerika gezisinde konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Şili’de düzenlenen basın toplantısında bu konuyla ilgili söylenmesi gereken her şeyin söylendiğini belirterek Ukrayna’nın talebini bir kez daha geri çevirdi. Scholz, silah sistemleri sevkiyatında bir “arz rekabetine” girilmemesi gerektiğini söyledi.

Paylaşın