10 Anketin 8’inde Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan Önde

10 anketin ortalamasına göre Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 47,5 oy alıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı ise yüzde 44,4. Muharrem İnce yüzde 6 oy alırken Sinan Oğan yüzde 2,2’de kaldı.

Ayrıca, kararsızlar, cevap vermeyenler ve oy kullanmayacağını söyleyenler orantısal olarak dağıtıldıktan sonra 10 anketten dokuzu seçimin ikinci tura kalacağını gösteriyor.

14 Mayıs’ta gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimine günler kala kamuoyu araştırma firmaları anket sonuçlarını açıklıyor. Bu son anketler dört aday da belli olduktan sonra Nisan ayında yapıldı.

Kararsızlar dağıtıldıktan sonra 10 anketin ortalamasına göre Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 47,5 oy alıyor. Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı ise yüzde 44,4. Memleket Partisi lideri Muharrem İnce yüzde 6 oy alırken ATA İttifakı adayı yüzde 2,2’de kaldı.

10 anketin 8’inde Kılıçdaroğlu önde

Cumhurbaşkanı adayları hangi ankette kaç puan alıyor? Firmaların Nisan ayında yaptıkları araştırmaların sonuçları gelmeye devam ediyor. 10 firmadan sekizinde Kemal Kılıçdaroğlu önde giderken iki ankette (Optimar ve SONAR) Erdoğan ilk sırada bulunuyor.

10 anketten sadece birinde seçim ilk turda bitebilir

Kararsızlar, cevap vermeyenler ve oy kullanmayacağını söyleyenler orantısal olarak dağıtıldıktan sonra 10 anketten dokuzu seçimin ikinci tura kalacağını gösteriyor. Sadece Optimar anketinde seçim ilk turda bitiyor.

Hangi firmalar yer alıyor?

Ortalama hesaplamasına dahil edilen 10 firma şöyle: Metropoll, Gezici, ORC, ALF, Optimar, SONAR, MAK; Aksoy, AR-G, Yöneylem.

Bu firmalardan MAK ve Metropoll açıkladıkları anket sonucunda kararsız, cevap vermeyen ve oy kullanmayacağını söyleyenleri orantısal olarak dağıtmadı. Euronews Türkçe’nin hesaplamasında bu iki firmanın sonuçlarında yer alan bu gruptakiler orantısal dağıtıldı.

GENAR firması sonuç açıklamasına rağmen listede yer almadı çünkü firma sadece seçimin ikinci tura kalması durumundaki olası sonucu açıkladı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Alevilik Diye Bir Dinimiz Yok

Kılıçdaroğlu’nu sosyal medya hesabında yayınladığı ‘Alevi’ başlıklı videosu üzerinden hedef alan Erdoğan, “Bizim Sünnilik, Alevilik, Şiilik diye bir dinimiz yok, bizim dinimizin tek adı var, o da İslam’dır, dini kimliğimizin tek bir adı var o da Müslümanlıktır” dedi ve ekledi:

“Bu zata kimse inancını, mezhebini, meşrebini sormadı. Bu zatı kimse bu kimlikleri üzerinden herhangi bir ithama da maruz bırakmadı. Niçin yaşın 74’e geldikten sonra, birden bire mezhebi kimliğinle kamuoyunun huzuruna çıkma ihtiyacı duydun?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya’da Akyazı Recep Tayyip Erdoğan Spor Kompleksi Açılış Töreni’nde konuştu.

6 Şubat Maraş merkezli depremler üzerinden muhalefete yüklenen  Erdoğan, “Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık. Dün de oradaydık. Birileri turist olarak gidiyor ama biz iş yapmaya gidiyoruz” dedi.

Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nu da sosyal medya hesabında yayınladığı ‘Alevi’ başlıklı videosu üzerinden hedef aldı.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na yönelik şunları söyledi: “Bay Bay Kemal, bu milletin mayası sağlam ve 14 Mayıs’ta da sana gereken dersi, Allah’ın izniyle verecek. Bizim Sünnilik, Alevilik, Şiilik diye bir dinimiz yok, bizim dinimizin tek adı var, o da İslam’dır, dini kimliğimizin tek bir adı var o da Müslümanlıktır.

Bu zata kimse inancını, mezhebini, meşrebini sormadı. Bu zatı kimse bu kimlikleri üzerinden herhangi bir ithama da maruz bırakmadı. Niçin yaşın 74’e geldikten sonra, birden bire mezhebi kimliğinle kamuoyunun huzuruna çıkma ihtiyacı duydun?”

Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Milletimizin Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramını kutluyorum. Sakarya’nın insanı Sait Faik, ‘Bir insanı sevmekle başlar her şey’ diyor. Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Bu yıl Ramazan ayını ve bayramı 6 Şubat’taki depremler nedeniyle buruk karşıladık. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık. Dün de oradaydık.

Birileri turist olarak gidiyor ama biz iş yapmaya gidiyoruz. 1999 yılındaki depremin acı hatıraları da yüreklerimizde hâlâ tazedir. Türkiye bugün 1999’a göre her bakımdan fersah fersah ileride bir ülke olarak 6 Şubat depremlerinin yaralarını daha hızlı sarıyor. İnşallah her yıl 300 bin konutu dönüştürerek 5 yıl içinde İstanbul’daki riskli yapıların tümünü yenilemeyi düşünüyoruz.

Bay bay Kemal’in bu tür vaatleri var mı? Londra’daki tefecilerden 300 milyar dolar getirecekmiş. Esrar kaçaklarının paralarını buraya getirecekmiş. Kandil’deki teröristlerle, teröristlerin parlamentodaki uzantılarıyla, bu adamın parlamento odasında niçin görüşüyor. Kapalı kapılar arkasında ne görüştü, ne yaptı açıklayamaz. Diyarbakır’da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan Selo’yu çıkaracakmış, teröristbaşı Öcalan’ı çıkaracakmış. Bu ülke terör devleti değildir.”

Paylaşın

Erdoğan, Enflasyon İçin Önümüzdeki Yılı İşaret Etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki engelleri nasıl kaldırdıysak, enflasyon meselesini de bu yıl sonuna kadar kontrol altına almış, önümüzdeki yıl tamamen çözmüş olacağız.” dedi. Erdoğan düşük faiz politikasının devam edeceğini  ve bunun enflasyonu düşüreceğini söyledi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez faiz devamlı düşecektir. Göreceksiniz enflasyon da faizle beraber düşecektir. Önümüzdeki engelleri nasıl kaldırdıysak, enflasyon meselesini de bu yıl sonuna kadar kontrol altına almış, önümüzdeki yıl tamamen çözmüş olacağız.

2013’te IMF ile işimiz bitti. Hükümetin bunlardan borç alması lazım dediler, almayacağız dedik ve almadık. IMF’nin başındaki zata burayı ben idare ederim, siz idare edemezsiniz dedim. 2013’ten sonra bizim IMF ile işimiz kalmadı.

Merkez Bankası’nda 122 milyar dolara çıktı rezerv. Bebecan hatırlıyorsun değil mi o günleri? O işlerin kararını veren, son imzayı atan kim? Ben başbakandım. Bay Bay Kemal’in yanında olanlar ya huyundan kapacak ya suyundan kapacak. Şu anda zaten artık 14 Mayıs onların siyasi mevta olmaya yaklaştıkları dönem.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziosmanpaşa Meydanı’nda Kentsel Dönüşüm Projeleri Anahtar Teslim ve Temel Atma Töreni’nde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan satırlar şöyle:

“İlk bir ay boyunca doğalgazın ücretsiz olacağının müjdesini milletimizle paylaşarak erken bir bayram yaşattık. Bugün ise kentsel dönüşüm müjdelerimizle adeta iki bayramı bir arada yaşayacağız

Bu 7’li masa Karadeniz Gazı için “Hani nerede?” diyorlardı. Yahu Türkiye’nin bir ucundan bir ucuna burada denizin altına doğal gaz boruları yerleştirildi. Bunu da görmedin mi? Doğalgaz ne zamandır Filyos’ta yanıyor. Görmedin mi? Bunların gözleri var görmez, kulakları var duymaz.

Eser ve hizmet şölenleriyle milletimize yaşattığımız bayramları önümüzdeki günlerde de sürdüreceğiz.

Milletimizin günlük hayatında bazı sıkıntılar olabilir. Aldığımız tedbirlerle en aza indirme gayretindeyiz.

Bugüne kadar 3,3 milyon konutu kentsel dönüşümle yenilerken, 1,2 milyon konutu da TOKİ ile inşa ettik. İstanbul başta olmak üzere kentsel dönüşümü hızlandırıyoruz. Birazdan bununla ilgili müjdelerimizi paylaşacağız.

Enflasyonun yükselmesinde, fiyat artışlarında birilerinin açgözlülüğü payı varsa bunun peşine düşeriz.

Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez faiz devamlı düşecektir. Göreceksiniz enflasyon da faizle beraber düşecektir.

Önümüzdeki engelleri nasıl kaldırdıysak, enflasyon meselesini de bu yıl sonuna kadar kontrol altına almış, önümüzdeki yıl tamamen çözmüş olacağız.

2013’te IMF ile işimiz bitti. Hükümetin bunlardan borç alması lazım dediler, almayacağız dedik ve almadık. IMF’nin başındaki zata burayı ben idare ederim, siz idare edemezsiniz dedim. 2013’ten sonra bizim IMF ile işimiz kalmadı.

Merkez Bankası’nda 122 milyar dolara çıktı rezerv. Bebecan hatırlıyorsun değil mi o günleri? O işlerin kararını veren, son imzayı atan kim? Ben başbakandım. Bay Bay Kemal’in yanında olanlar ya huyundan kapacak ya suyundan kapacak. Şu anda zaten artık 14 Mayıs onların siyasi mevta olmaya yaklaştıkları dönem.

Sayısız tuzağı bozduk. 14 Mayıs’ta çok güçlü bir destek istiyorum. Bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da biziz.

872 bin bağımsız bölüm kullanılamaz hale geldi. Çalışmalar süratle devam ediyor. Bu yıkım deprem gerçeğini yeniden acı bir şekilde hatırlattı.

Kentsel dönüşüm

Marmara depremi sonrasında güçlü bir talep gelmişti. Geçmişle mukayese edilemeyecek derecede önemli adımlar attık. 13 milyon insanımızın hayatına dokunduk. 6 Şubat’ta gördük ki deprem bizim hazırlık yapmamızı beklemiyor.

Yeni bir seferberlik başlatıyoruz. İstanbul’da 39 ilçede 1.5 milyon bağımsız bölüm risk altındadır.

Her yıl 300 bin konut ilave etmemiz gerekiyor. 98 bin konutun yapımı sürüyor. Bugün de Gaziosmanpaşa, Esenler ve Başakşehir’de hak sahiplerine anahtarlı teslim ediyor ve yeni temeller atıyoruz.

Çok daha büyük bir dönüşüm projesi başlatıyoruz. Her biri 500’er bin konuttan oluşan 3 projeyi hayata geçireceğiz. Avrupa yakasında 500 bin, Anadolu yakasında 500 bin rezerv alana konut yapacağız, buralara taşınacak konutlardan boşalacak konutları da dönüştürüp 1.5 milyon konut dönüştüreceğiz.

Bugünü İstanbul’un dönüşümü için başlangıç tarihi olarak görüyoruz. 2 müjdemizi paylaşacağız. İlk müjdemizin adı; Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden projesi. Dönüşüme giren evlerin maliyetinin yarısını devlet olarak biz karşılayacağız. 100 metrekare 2+1 evin dönüşümü için diyelim 1.5 milyon maliyet çıktı, bunun 750 binini hibe olarak koyacağız. 120 metrekare 3+1 için ise 1 milyon 800 binin yarısı olan 900 bine çıkacak.

0,79 faizle yüzde 10’u peşin kalanı 10 yıl vadeli güncellenebilen rakamlarla borcunu ödeyebilecek. 750 bin borçlanma için 5 bin 625, 900 bin için taksit 6 bin 750 lira düzeyinde gerçekleşecek. Birikmiş parası olmayan bile devletin verdiği para ve kendi ödeyebileceği şekilde borçlanarak güvenli bir evin sahibi olabilecek. Tüm bu dönüşümleri TOKİ güvencesiyle yapacağız. Kendi parselini dönüştürmek isteyene 0,74 faiz ile 1 milyon 250 bin lira kredi kullanma imkanı sağlıyoruz.

5 yıl içerisinde İstanbul’da depreme dayanıksız ev bırakmayacağız. Başvurular haftaya çarşamba günü başlayacak.

2. müjdemiz kira yardımlarıyla ilgili; 3 bin 500 liradan 5 bin 250 liraya yükseltiyoruz.

İlk Evim kapsamındaki 50 bin konutun ve arsalarda 50 bin arsanın şimdiden hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum.”

Paylaşın

Erdoğan, Muhalefeti Hedef Aldı: Siyasi Mevta Haline Getireceğiz

Restorasyonu tamamlanan Sultanahmet Camii’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’a kadar gece gündüz çalışacağız ve onları siyasi mevta haline getireceğiz. Terör örgütüyle el ele olanlardan başka bir şey beklenebilir mi? Öyleyse 14 Mayıs bunların sonu olmalı” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi /Erdoğan, “Çok farklı bir mekandayız. Ne mutlu bizlere ki bu restorasyon çalışmalarını böyle anlamlı bir günde bitirdik ve iki bayramı bir arada yaşadık” dedi.

Erdoğan, “Sultanahmet Camii İstanbul’un en önemli simgelerinden biridir. Burası sadece bir cami değildir; burası kelimenin tam anlamıyla bir külliyedir. İstanbul’un merkezindeki bu yeri ihya etmek ve yaşatmak bizim görevimizdir” diye konuşurken muhalefete de yüklendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda muhalefet ne diyor, gelince Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracaklarmış. Yerine inanç bilmem ne başkanlığı diye bir şey kuracaklarmış.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Sultanahmet Camii’nin açılış töreninde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Ne mutlu bizlere ki bu restorasyon çalışmalarını böyle anlamlı bir günde bitirdik ve bugün de Cuma gününe isabet eden Ramazan Bayramı sayesinde iki bayramı bir arada yaşadık.  Bayram namazını Ayasofya Camii’nde kılmıştık. 3 yıl önce yine bir Cuma günü Ayasofya’yı yeniden ibadete açmıştık. O günden beri Ayasofya hep dolu, hep canlı. Zira uzun bir hasretin ardından bu hasret işte şimdi dolu dolu gideriliyor.

Bugün Cuma namazımızda, restorasyonu bitmesi ve yeniden hizmet vermeye başlaması vesilesiyle Sultanahmet Camii’mizde eda ettik. Sultanahmet Camii’mizin tamamlanan restorasyonunun hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel çalışmada emeği geçenleri başta bakanım olmak üzere vakıflar genel müdürlüğü olmak üzere yüklenici firmalar dahil, hepsini milletim adına tebrik ediyorum.

Sultanahmet Camii İstanbul’un en önemli sembollerinden biridir. Belki de ilkidir. Burası, sadece bir cami değildir. Medresesi, kasrı, arastası, hamamı, çeşmesi, sebili ve diğer pek çok birimiyle burası kelimenin tam anlamıyla külliyedir. İstanbul’un merkezi konumundaki bu bölgeyi, kuruluşundaki bütünlüğüne uygun şekilde muhafaza etmemiz gerekiyor. Ata yadigarı eserleri korumak, kollamak, ihya etmek, yaşatmak bizim en başta gelen görevimizdir.

“14 Mayıs bunların sonu olmalı”

Şu anda muhalefet ne diyor, gelince, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kaldıracaklarmış, yerine inanç bilmem ne başkanlığı diye bir şey kuracaklarmış. Kardeşlerim, tabi yuh yetmez, 14 Mayıs’a kadar gece gündüz çalışacağız ve onları siyasi mevta haline getireceğiz. Terör örgütüyle el ele olanlardan başka bir şey beklenebilir mi? Öyleyse 14 Mayıs bunların sonu olmalı.

Bunun için hükümetlerimiz döneminde, sınırlarımız içindeki ve dışındaki binlerce ecdad emaneti esere biz sahip çıktık. Her birini yeniledik, ayağa kaldırdık. Vakıflarımıza ait eserleri, amaçlarına uygun şekilde tekrar hizmete sunduk. İnşallah önümüzdeki dönemde de, bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gerek içeride, gerek yurtdışında bütün bu eserleri ihya edeceğiz. Güzel bir eseri inşa etmek ayrı bir hünerdir. Asırlar sonra onu yeniden eski güzelliğine kavuşturmak ayrı bir hünerdir.

Bakın şimdi Ayasofya’nın bile minarelerini ele aldık. Onları bile ihya ediyoruz, inşa ediyoruz. Neden? Sadece Ayasofya’daki o olumsuz mührü kazıyıp atmak, yetmez dedik. Onu hallettik 86 yıl sonra açtık ama şimdi de inşa çalışmalarımıza devam edeceğiz. Sultanahmet Camii ve külliyesi bırakınız hayranlık verici inşasını restorasyonu bile iftihar verici bir eserdir.

Minarelere baktığımız zaman bu yükselen minareler bize ayrı bir gurur veriyor, Allah’a hamd olsun. Bu emaneti inşallah daha asırlar boyu yaşayacak şekilde yeni nesillere bırakacak bir restorasyon gerçekleştirdik. Camimizde kılınacak namazların, edilecek duaların, okunacak Kuran-ı Kerimlerin, huzura kavuşacak gönüllerin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. 14 Mayıs’a kadar gece gündüz demeden çalışıyor muyuz, gayret ediyor muyuz? Ben size inanıyorum, size güveniyorum ve inşallah sizlerle beraber, durmak yok, durmak yok, durmak yok.”

Paylaşın

Erdoğan’ın “Denizaltı” Açıklamasına İngiltere’den Yalanlama

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın bir zamanda yaptığı “İngiltere denizaltı yaptırmak için işbirliği yapmak istiyor” açıklamasına İngiltere’den yalanlama geldi: Kimsenin bu görüşmelerden haberi yok.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘İngiltere’nin denizaltı yaptırmak için işbirliğine gitmek istediği’ yönündeki açıklamasına İngiltere Donanması yanıt verdi.

Breaking Defense sitesine konuşan İngiltere Donanması Sözcüsü, ‘Birleşik Krallık Denizaltı Teslimat Ajansı, Savunma Nükleer Organizasyonu ve gemi yapımcısı BAE Systems ekipleri de dahil olmak üzere bu konudaki görüşmelerden kimsenin haberi olmadığını’ iddia etti. Sözcü, “Kimsenin bu görüşmelerden haberi yok” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Nisan’da yaptığı açıklamada, ‘İngiltere’nin denizaltıların yapımı konusunda iş birliğine hazır olduğunu’ söylemişti.

İletişim Başkanlığı’nın internet sitesinde de paylaştığı açıklamada Erdoğan, “Türkiye’den uçak gemileri ve denizaltılar sipariş etmeye hazır ülkeler var. İngiltere, Türk tarafıyla denizaltıların üretimi konusunda iş birliğine hazır” demişti.

Middle East Eye (MEE) haber sitesine konuşan bir kaynak da İngiltere hükümetinin Türkiye ile ‘mürettebatsız denizaltıların ortak üretimiyle ilgilendiğini’ iddia etmişti.

‘Savunma işbirliği sıkılaştı’

Öte yandan, İngiltere’nin Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü isimli savunma düşünce kuruluşunda araştırmacı olarak çalışan Sidharth Kaushal, son yıllarda İngiltere savunma yetkililerinin Türkiye’ye bir dizi ‘üst düzey ziyaret’ yaptığı bilgisini paylaştı.

Breaking Defense’in haberine göre, Kaushal, İngiltere’nin kuzeybatı Suriye’ye yönelik askeri operasyonları sebebiyle ilk olarak 2019’da uyguladığı silah ihracatı kısıtlamalarını kaldırmasından bu yana savunma işbirliğinin sıkılaştığını aktardı.

Sidharth Kaushal, konuyla ilgili açıklamasında, “Şaşırtıcı olmayan kısım ise şu: Türkiye, mürettebatsız yetenekler geliştirmekten bahsediyor. Çünkü birçok yönden kendilerini bu alanda çığır açan bir aktör olarak satmaya çalıştılar ve büyük ölçüde Bayraktar TB-2’nin başarısını temel aldılar” değerlendirmesinde bulundu.

Kaushal, “İngiltere’nin Türkiye ile ortak üretimle ne elde edeceği konusuna gelecek olursak; Kraliyet Donanması mürettebatsız sualtı gemileri geliştirip tedarik etmek için endüstri ile çalışma açısından biraz mesafe kat ettiğinden, bunu değerlendirmek daha zor görünüyor” dedi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Bloomberg’in Erdoğan’a Verdiği Unvan Dikkat Çekti

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala, dünya basını da seçimler ve muhtemel sonuçlarını değerlendirmeye devam ediyor. ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg seçimlerle ilgili bir makale yayınladı.

Bloomberg’de yayınlanan Onur Ant ve Beril Akman imzalı haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilen unvan dikkat çekti.

Makale için “Türkiye’nin Mikroyönetim Müdürü siyasi kariyerinin testiyle karşı karşıya” başlığı kullanıldı. Erdoğan’ın tercih ettiği ekonomik hamlelerin etkisinin seçimlerde karşısına çıkmaya başladığı da belirtildi.

Erdoğan’ın düşük faiz oranlarının enflasyonu düşürmeye yardımcı olduğu fikri de dahil olmak üzere, ana akım ekonomi dışındaki görüşleri uzun süredir benimsediğinin hatırlatıldığı makalede, “Ancak bunun bir bedeli vardı: İstanbul’da ve diğer büyük şehirlerde enflasyon yüzde 100’ün üzerine çıktı ve çok yavaş düştü. Lira, 2022’nin başından bu yana dolar karşısında yüzde 32 değer kaybetti” denildi.

“Eninde sonunda ekonominin ipi tükenecek”

Makalede görüşüne başvurulan Medley Global Advisors’ın eski direktörlerinden Nick Stadtmiller, “Erdoğan alışılmışın dışında politikalarını elinden geldiği kadar sürdürecek gibi görünüyor, ancak bunun nasıl iyi bitebileceğini anlamıyorum. Eninde sonunda ekonominin ipi tükenecek” tespitini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çevresinden Bloomberg’e konuşanlar ise, “Hükümet kurumları deprem bölgesine müdahale etmede yavaş kaldı. Zira Erdoğan’dan emir bekliyorlardı” dedi.

Mikroyönetim yöntemi nedir?

Makalede geçen “mikroyönetim yöntemi”, bir müdürün şirket içindeki her ayrınyıya ve çalışana müdahale etmesini temel alan ve çalışanlar rahatsızlık yaratan bir çalışma biçimi olarak biliniyor. Mikroyönetimin olumsuz bir çağrışımı olduğu düşünülür, çünkü işyerinde özgürlük ve güven eksikliğini gösterir.

Paylaşın

Erdoğan Denizli’de Konuştu: Bu Ülkede Ne Dert Varsa Biz Çözdük

Denizli’de düzenlenen mitingde konuşan Erdoğan, “Bu ülkede ne soğan ne patates ne salatalık derdi var, ne dert varsa biz çözdük” dedi. Erdoğan, milletin huzuruna “eli boş çıkmadıklarını” belirterek, “Ev hanımlarımıza emeklilik hakkı getiriyoruz. Emekli olmak isteyen ev hanımlarımızın primlerinin üçte birini devlet olarak biz karşılayacağız” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, Gençlere yönelik olarak da evlenmek isteyen gençlere, iki yılı ödemesiz ve 48 ay vadeli, faizsiz 150 bin lira kredi vereceklerini açıkladı.

Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Erdoğan, “ABD’den Avrupa’ya ülkemize diz çöktürmek için bekleyen emperyalistlerin hepsi bay bay Kemal’in yanında saf tuttu” diye konuştu.

Geçtiğimiz aylarda Kılıçdaroğlu’nun ekibiyle birlikte Londra ziyaretine gönderme yapan Erdoğan, “Bir gün şu kadar milyar dolar bulduk, ülkeye getireceğiz diyor. 200 milyar dolardan bahsediyor. Londra tefecilerinin işi gücü yok da sana neden bu kadar para versin ya? Londra’nın tefecileri bu kadar aptal mı ya? Sen kimi aptal yerine koyuyorsun? Türk milleti senin bu yalanlarına inanmaz” diye konuştu.

“Hiçbir zaman hayal satmadık. Ayakları yere basan projeler sunduk” diyen Erdoğan, “14 Mayıs inşallah bay bay Kemal’in siyasi mevta olduğu, yanındakilerin siyasi mevta olduğu bir gün olacak” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli 29 Ekim Bulvarı’nda düzenlenen mitingde konuştu. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Bugün Denizli’de sizlerle bir araya gelerek çifte bayram yapıyoruz. Ocak ayında uzunca aranın ardından yine sizlerle hasret gidermiş, kucaklaşmıştır. Karşımdaki şu muhteşem tabloyu görünce inanıyorum ki, 14 Mayıs’ı sizler silme götüreceksiniz AK Parti’yle. Biz Denizli ziyaretimizden 10 gün sonra yaşadığımız 6 Şubat depremiyle uzunca süredir tüm dikkatimizi, vaktimizi, enerjimizi deprem yaralarının sarılmasına verdik.

Bu arada 6’lı masa 7’li oldu. İki belediye başkanını da eklediler. Ne oldu, Dokuz. Nihayet Bay Bay Kemal’i aday olarak ilan etmeyi başardılar. Masanın adayının belli olmasıyla birlikte PKK ve FETÖ yöneticileri de bu isme destek vermek için saklandıkları inlerden başlarını çıkarmaya başladılar. Kandil’den tehdide başladılar. Cudi, Gabar, Tendürek, Besler deresinden artık İHA, SİHA, Akıncılarımızın onları o inlerde bombalamasına tahammül edemediler.

Şimdi de ne diyorlar, gelince bu İHA, SİHA’ları, Akıncılar’ı satacaklar mış? Sen kimsin? Neyi satıyorsun? Önce kendine gel. Bunların savunma sanayi diye bir derdi yok. İşte TCG Anadolu uçak gemimiz. Sarayburnu’nda 30 bini aşkın insan ziyaret etti. Herkes coşku içinde. Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor. Bu mutluluğa maalesef tahammül edemeyenler var.

Amerika’dan Avrupa’ya ülkemize ve milletimize diz çöktüren emperyalistler Bay Bay Kemal’in yanında saf tuttu. Biz her zamanki gibi Allah’a dayanarak, milletimize güvenerek, Cumhur İttifakı’ndaki hasbi ortaklığımızla yola revan olduk. Milletimizin gösterdiği teveccüh istikametimizin doğruluğunun işaretidir. Biz bazıları gibi yıkmaya değil; inşa etmeye geldiğimiz için milletimizin huzuruna elimizin boş çıkmadık. Biz dersimize iyi çalıştık. Çok çalıştık, iyi hazırlandık.

Şimdi de inşallah 14 Mayıs’ta ben vatandaşlarımla birlikte bunları sandığa gömeceğiz. Tüm bu hazırlıkları yürütürken deprem bölgesini de asla ihmal etmedik. Bakanlarımız ilk günden beri gece gündüz sahalarda. Biz de felaket gününden beri her ilimizi defalarca ziyaret ettik. Çalışmaların her adımını bizzat yerinde gördük. 650 bin yeni konut yaparak depremde yıkılan şehirlerimizi en kısa sürede ayağa kaldırmak amacımızdır.

İnşallah bu hedefe ulaşacağız. Depremin üzerinden henüz 2,5 ay geçmemişken inşallah bayramın ikinci günü yapımı tamamlanan ilk köy evlerini teslim edeceğiz. Ülke genelinde yürüteceğimiz afetlere dirençli şehirler projeleriyle ilgili hazırlıkları da hızla sürdürüyoruz.

Bayram günü İstanbul’da bununla ilgili müjdemiz olacak. Son 20 yılda ülkemizi asırlara bedel demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla tanıştırmış bir iktidarız. Hem demokrasimizi geliştirmeye, yeni yatırımlarla kalkınmayı hızlandırmayla yönelik pekçok projemiz seçim beyannamemizde var.

Bu ülkenin 85 milyon vatandaşı hangi kökenden, inançtan, meşrepten olursa olsun aynı büyük ailenin birer ferdidir. Aile bizim için kutsal. CHP LGBT’leri besleyebilir. CHP terör örgütünün parlamentodaki uzantısı HDP’yle beraber bunlar LGBT’cidir. Bunlardan LGBT’ye aykırı bir söz duydunuz mu? İYİ Parti’den bir söz duydunuz mu?

Peki masanın etrafındaki diğer yavrucuklardan bir söz duydunuz mu? Çünkü bunlarda aile kutsiyeti diye bir şey yok. Dünyada ve ülkemizde aile kurumunu yıkmaya, çocuklarımızı ve gençlerimizi sapkın akımların pençesine yönelik kampanyalar hız kazandı. Ailemizi ve evlatlarımızı maddi ve manevi tedbirlerle koruyacağız.

Ülkemizin doğalgaz ve petrol gelirlerinden kuracağımız Aile ve Gençlik Bankası bunun ilk adımı olacak. Aile Kalkanı programıyla ev hanımları, çocuklarımıza gençlerimize destek vereceğiz. İlk müjdemiz ev hanımlarına. Ev hanımlarımıza emeklilik hakkı getiriyoruz. Primlerin üçte birini devlet olarak biz karşılayacağız. İkinci müjdemiz gençlerimize.

Eğitimlerinden iş kurmalarına, evliliklerine kadar her aşamada gençlerimizin yanında yer alıyoruz. Evlenmek isteyen gençlerimize faizsiz 150 bin lira kredi vereceğiz. Gençlerimiz maddi sıkıntıya düşmeden kolayca altından kalkabilecekleri şartlarla yuvalarını kurabilecek. Her ailede en az bir kişinin istihdama katılmasını temin edeceğiz. En az bir bireyinin çalışmadığı aile bırakmayacağız.

İstihdam edilen kişinin gerekirse sigorta primini, gerekirse maaşının bir kısmını devlet olarak biz karşılayacağız. Eski Türkiye’de iki anahtar vaadiyle gelip, insanlarımızı ellerindeki anahtarlarından da edenler vardı. Mazide kaldığını sandığımız bu zihniyet hortladı. ‘Şu kadar milyar dolar buldum, ülkeye getireceğim’ diyor. Arkasına bakıyorsun ülkeyi Londra’daki tefecilere teslim etme niyeti çıkıyor.

“Bay Bay Kemal bu 200 milyar doları getirdin de nereye boca ettin?”

Bay Bay Kemal bu Londra’nın tefecilerinin işi gücü yok da sana niye bu kadar parayı versin? Kaldı ki bunlar tefeci, bu işleri çok iyi bilir. Bay Bay Kemal bu 200 milyar doları getirdin de nereye boca ettin? Nerede bu para? Madem getirdin, hadi söyle bakalım yerini, adresini söyle, bilelim. Hayatı bu adamın yalan. Londra’nın tefecileri bu kadar aptal mı? Sen kimi burada aptal yerine koyuyorsun. Türk milleti senin bu yalanlarına inanmaz. İnşallah 14 Mayıs’ta sana gereken dersi verecek. Ülkemizi 21 yılda 3,5 trilyon yatırıma kavuşturduk.

Hiçbir engel, tuzağın bizi engellemesine izin vermedik. Şimdi yeni bir seçimin, yani yeni bir tercihin, yeni bir yol ayrımının arefesindeyiz. 14 Mayıs inşallah Bay Bay Kemal’in siyasi mevta olduğu, yanındakilerin siyasi mevta olduğu gün olacak. Cumhuriyetimizin yeni asrına adını verdiğimiz Türkiye Yüzyılı’nı kime emanet edersiniz? Gözünüzün nuru evlatlarınızın istikbalini kime emanet edersiniz? Ülkenizin siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik gücüyle dünyada hak ettiği yeri alması için kime güvenirsiniz?

Denizli bugüne kadar hep yanımızda yer aldı. İnşallah 14 Mayıs’ta Denizli’den yine rekor bir destek bekliyorum. Denizli’nin tüm milletvekillerini AK Parti’ye vermeye hazır mıyız? Öyleyse durmak yok. Biz 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin asırlık eksiklerini bu sayede tamamladık. Şehirlerimizin ayaklarındaki geri kalmışlık prangalarını bu şekilde kırdık. Son 20 yılda Denizli’ye de bugünün rakamlarıyla 70 milyar yatırım yaptık.

Bunlar ne yaptı peki? İzmir bunlarda değil mi? İzmir Belediyesi’nde sesini duyduğunuz yatırım var mı? Yağmurlar yağdığında her tarafı sel alıp getiriyor, Körfez’de kokudan geçilmiyor. İlkevim projemiz kapsamında Denizli’de 3 bin 150 konut inşa edeceğiz. İl işyerim projemiz çerçevesinde 300 işyerini esnaf kardeşlerimize vereceğiz. İnşası devam eden Aydın-Denizli-Antalya Otoyolu’nu inşallah seneye bitiriyoruz. Bu otoyolun bitmesiyle Denizli ile önemli turizm merkezleriyle arası yakınlaşacaktır.

Denizlili çiftçilerimize 4 milyar lira tutarında tarımsal destek sağladık. Denizli ve 15 ilçesine doğalgaz arzı sağladık. Saatlerce saysak bitmeyecek eserlerimizle Denizli’yi Türkiye Yüzyılı’na hazırladık. Yarın Karadeniz doğalgazını ateşliyoruz. 14 Mayıs’ta vereceğiniz destekle Türkiye Yüzyılı’nı da birlikte inşa edeceğiz. İçeride ve dışarıda pusuda bekleyen ne kadar ülke ve millet düşmanı varsa ellerini ovuşturmaya başladı.

İnsanlarımızın günlük hayatta yaşadıkları sıkıntıların da farkındayız. Bunlar desteği Kandil’de terör örgütünün baronlarından alıyor. Bay Bay Kemal bu teröristlerle beraber. Meral Hanım kimlerle beraber? Bu teröristlerle beraber, HDP’yle beraber. Hani siz onlarla beraber aynı masaya oturmazdınız? Ne oldu?

Ne kadar çabuk anlaştınız. Bu teröristlere benim milletim 14 Mayıs’ta yol vermez. Bunlar Diyarbakır’da 51 Kürt kardeşimi öldürenler değil mi? Bu Selo şu anda içeride değil mi? Bay Bay Kemal de, diğerleri de ‘çıkaracağız’ diyor. Terörist başını da çıkarcaklarmış. Bu ülke ne zamandan beri teröristleri koruyan ülke hale geldi. Benim ülkem asla teröristleri koruyan bir ülke değildir.

FETÖ’cüler, PKK’lılar ancak AK Parti iktidarında yola gelmişlerdir. Avrupa, Batı, hepsi dört gözle ‘acaba Erdoğan nasıl gider’ bunu bekliyor. Erdoğan’ın Cumhur İttifakı ile birlikte nasıl dimdik ayakta durduğunu 14 Mayıs’ta siz göstereceksiniz. Ben size inanıyorum, size güveniyorum. 14 Mayıs’ta da bunu başaracağımızı biliyorum.

Şimdi Togg’umuzu yaptık mı? TCG Anadolu’muzu yaptık mı? Bizim davamız büyük. Biz soğanı masanın üzerine koyar, yumruğumuzu vurur ve soğanı da öyle yemesini biliriz. Bu ülkede ne soğan ne patates ne salatalık derdi var. Bu ülkede dert olan ne varsa biz onları çözdük. Biz geldik 78 üniversite vardı. Şimdi 208 üniversitemiz var. 81 vilayetin tamamında üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok.

Çağdaş olmak bu, medeni olmak bu. 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı. Şimdi 28 bin 500 kilometre hamdolsun yolumuz var. Seçildiğimiz zaman ilk iş Aydın-Denizli yolunu 105 kilometre o zaman kararı verdik ve yaptık. Sağlıkta attığımız adımlarla şehir hastanelerin halini görüyorsunuz değil mi pırıl pırıl. Benim vatandaşım bu hastanelere gittiğinde ‘Devletimizden Allah razı olsun’ diyor.”

Paylaşın

Erdoğan: CHP’nin Geçmişinde Din Düşmanlığı Var

TRT’de gündeme dair açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Masanın altındaki üstüne çıktı ve 7’li masa oldu. Bu 7’li masa bizim Kürt vatandaşımızı istismar ediyor. CHP’nin benim Kürt kardeşlerimi sevmekle ilgili bir derdi yok, bunlar yalan. Doğu’da CHP’nin esamesi bile okunmuyor. Oradan bir şeyler elde etmeye çalışıyorlar” dedi ve ekledi:

“Güneydoğu ve Doğu’daki Kürt kardeşlerimle benim hiçbir problemim yok. Yaptığımız mitinglerde dayanışmamız Kürt kardeşlerimizle çok iyiydi. Neymiş Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kaldıracaklarmış. Kendilerine göre yeni bir kurumdan bahsediyorlar. Bunların din düşmanlığı yeni değil. CHP’nin geçmişinde zaten din düşmanlığı var.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “CHP ile HDP kapalı kapılar arkasında yaptıkları pazarlıklarla mesaj veriyorlar. Biz Batı’da ne var ise Doğu’da da o olacak dedik ve oldu mu? Bakın şimdi havalimanlarına, üniversitelere. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Ben oradaki kardeşlerimi Kürt’tür diye üniversitesi olmadan bırakamazdım. Oradaki kardeşim de okuyor gidiyor üniversitesine.

Kandil HDP üzerinden kendisine kanlı bir alan açma hazırlığı yapıyor. ‘Bay Bay Kemal’ de makam kapma derdinde değil mi? Diyarbakır’da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan ‘Selo’ değil mi? İmralı’daki niye yatıyor? Bunlar ‘Selo’yu çıkarma sözü veriyor, evlat katilini İmralı’dan çıkarma sözü veriyorlar.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT’de gündeme dair açıklamalarda bulundu.

“Daha önceki afet tecrübelerimizle deprem bölgesinde süreci hızla tamamlayacağız. Tünel kalıp sistemiyle temelleri atıyoruz.

Gayrimenkullerde hak kaybı olmaması için ekiplerimiz titiz bir çalışma yürütüyor. Daha önce bunu İzmir’de, Elazığ’da yaptık. Şehirlerimizde inşa edilen yeni yerleşim alanlarıyla yeni cazibe merkezleri ortaya çıkıyor böylece ev sahibi olmak da kiralık da kolay hale geliyor.

Bayramın ikici ve üçüncü günü deprem bölgesinde olacağız. Konut teslimi programlarımız var. İftar sofralarında depremzede kardeşlerimizle olduk. Köy evlerini teslim edeceğiz. Devlet halkı için var. Biz bu evlerin benzerlerini Manavgat’ta da yaptık. Başta inanmıyorlardı bize.

Büyükşehirlerde kira sorunlarını görüyoruz. Bu fırsatçılığa asla izin vermeyeceğiz. Seçimden sonra yasal zeminde adımlar atacağız.

“Barbaros’un torunları gücünü Barbaros’a gösterecek”

‘Bay Bay Kemal’ senin devlet diye bir derdin var mı? Bir tarafta şu anda terör örgütünün parlamentodaki uzantısıyla iş yapan, Kandil’deki teröristlerden haber gönderen teröristlerin savunduğu 7’li masa var, diğer tarafta milleti için çalışan Cumhur İttifakı var. TCG Anadolu’yu milletimize anlatıyoruz, insanlar çıkıp üzerine bize dua ediyorlar. Ama bunlar çıkıyorlar Togg maket, TCG Anadolu maket diyor. Bir kere de teşekkür edin.

Bizim savunma sanayiimizde bu kadar hijyen koşuluna dikkat edilen bir gemi olamaz. Her yeri pırıl pırıl. 1300’ün üzerinde personeli var. Mavi denizlere açılacak oradan Türk’ün gücünü dünyaya haykıracak. Bununla da yetinmiyoruz, İspanya ile görüşüyoruz. İngilizlerle de görüşüyoruz. Şimdi bunun 2 katı büyüklüğündekini yapacağız. Uçak gemimizi daha da büyütüp denizlerdeki gücümüzü artıracağız. Barbaros’un torunları gücünü Barbaros’a gösterecek.

“Biraz yüksek enflasyon ama daha da inecek”

Ekonomiden zerre kadar alakası olmayan kişilerin bir tanesi ‘Bebecan’dır. Davos’ta bir görüşme yaptık dedim ki İMF’ye ‘Sen bize elemanlarını gönderiyorsun. Ama bu elemanlar bizi yönetemezler. Başbakan benim Türkiye’yi ben yönetirim’ dedim.

Biz 2013 civarı İMF’nin ipini kestik. O zaman bizim Merkez Bankamızın döviz rezervi 27,5 milyar liraydı. Başbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar çıktı. Şimdi hava atıyor. Son imzayı koyan başbakandır sen kimsin?

Bunlar varya bunlar ben 6 sıfırı atacağız dediğim zaman ‘olmaz’ diyenler. Hatta bazı köşe yazarları ‘Taksim’e çıkıp anırırım’ diyorlardı. 2013’ten sonra IMF ile işi bitirdik.

CHP’nin çok övdüğü bir zat var, otel kapılarında İMF ile görüşmeler yaptılar. Dediler ki ‘IMF’den mali destek almalı’. Biz borçlanmadık da battık mı? Ne oldu bizi batırabildiler mi? Faizi düşüreceğiz dedik ve düşürdük. Ne oldu? Battık mı? Bu arada enflasyon da düşüyor. Biraz yüksek enflasyon ama buralara kadar indi, daha da inecek. Bizim için önemli olan düşük faizle yüksek yatırım. Haklılığımız dünyada takdir ediliyor.

“Ben bunlara LGBT masası diyorum”

Önümüzdeki dönemde aile ve gençleri hizmet noktamızın odağına alıyoruz. Aile ve geçlere özel önem vereceğiz. Aile ve gençlik bankasıyla bunu destekleyeceğiz. Dünyada bunun en güzel örneği Norveç. Orada gençlere ait bir fon vardır. Kendi gençlerine belli yüzdeliği ayırıyorlar.

Biz bunun benzerini Karadeniz gazıyla tahsisini yapacağız aile ve gençlerimize. Buna hiç dokunulmayacak. Bu destekle gençler evleneceği zaman belli bir zaman ödeme yapmadan faizsiz kredi kullanabilecek. Ev hanımlarının emekliliğinde sigorta primlerinin bir kısmını da ödeyeceğiz. Her ailede en az bir çalışan olmasını sağlayacağız. Yeni evlenen çiftlere 2 yıl geri ödemesiz 48 ay vadeli 150 bin lira kredi vereceğiz.

LGBT gibi sapkın bir yapıyla mücadele edeceğiz. 7’li masa LGBT’ye karşı bir hamle yapıyor mu? Ne İyi Parti ne de diğer ortaklar bunu diyemiyorlar. Ben bunlara LGBT masası diyorum.

Kadınlarımızı şiddetten ve diğer türlü ayrımcılıktan korumayı sürdüreceğiz. Kadına şiddette Cumhur İttifakı ve AK Parti çok kararlı. Burada hiçbir tavizimiz yok. Kadınlarımızın desteğine karşı kadınımızın şiddetine asla taviz veremeyiz. Bunun karşısında yasal mevzuatlarımızı kararlı bir şekilde işleteceğiz.

“CHP’nin geçmişinde zaten din düşmanlığı var”

Masanın altındaki üstüne çıktı ve 7’li masa oldu. Bu 7’li masa bizim Kürt vatandaşımızı istismar ediyor. CHP’nin benim Kürt kardeşlerimi sevmekle ilgili bir derdi yok, bunlar yalan. Doğu’da CHP’nin esamesi bile okunmuyor. Oradan bir şeyler elde etmeye çalışıyorlar.

Güneydoğu ve Doğu’daki Kürt kardeşlerimle benim hiçbir problemim yok. Yaptığımız mitinglerde dayanışmamız Kürt kardeşlerimizle çok iyiydi.

Neymiş Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kaldıracaklarmış. Kendilerine göre yeni bir kurumdan bahsediyorlar. Bunların din düşmanlığı yeni değil. CHP’nin geçmişinde zaten din düşmanlığı var.

CHP ile HDP kapalı kapılar arkasında yaptıkları pazarlıklarla mesaj veriyorlar. Biz Batı’da ne var ise Doğu’da da o olacak dedik ve oldu mu? Bakın şimdi havalimanlarına, üniversitelere. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Ben oradaki kardeşlerimi Kürt’tür diye üniversitesi olmadan bırakamazdım. Oradaki kardeşim de okuyor gidiyor üniversitesine.

Kandil HDP üzerinden kendisine kanlı bir alan açma hazırlığı yapıyor. ‘Bay Bay Kemal’ de makam kapma derdinde değil mi? Diyarbakır’da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan ‘Selo’ değil mi? İmralı’daki niye yatıyor? Bunlar ‘Selo’yu çıkarma sözü veriyor, evlat katilini İmralı’dan çıkarma sözü veriyorlar.

“Kürt düşmanı arıyorlarsa HDP’ye CHP’ye bakacaksın”

Bu ülke terör devleti değildir. Bu ülkeden teröristlere ekmek çıkmaz. PKK’nın İmralı’daki elebaşını bırakmak istiyor. Aynı şekilde ‘Selo’yu bırakmak istiyor.

Batı bunlara şu anda ciddi gaz veriyor. Batı’da özellikle Biden’ın yaptığı açıklama ilk gazı veren oldu. Avrupa’da Almanya bu işin başını çekiyor. Fransa aynı şekilde bu işin başını çekiyor. Bizim gözümüzde PKK ayrıdır, Kürt kardeşlerim ayrıdır.

Kürt düşmanı arıyorlarsa HDP’ye CHP’ye bakacaksın. Kürtlere yıllarca zulmeden CHP ve HDP zihniyetidir. AK Parti, Kürtlere özgürlüğü verendir. Kürt kardeşlerim en çok oyu AK Parti’ye vermiştir. Şu anda tam manasıyla yalan üzerine bina edilmiş bir konuşma serisi devam ettiriliyor. Değmez ‘Bay Bay Kemal’ gidicisin. Benim milletim teröristlerle kol kola olanlara fırsat vermez.

“3 yılda 40 milyon metreküpe çıkaracağız”

Müjdemizi 20 Nisan’da açıklayacağız. Karadeniz gazının ilk fazını Filyos’ta devreye alacağız. 16 Nisan itibariyle kuyulardaki vanalar açılarak gaz verilmeye başlandı.

Sahadaki üretimi 3 yılda 40 milyon metreküpe çıkaracağız.

İkinci faz bitince tüm konutların gaz ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaşacağız. Burada bir yandan da yeni keşifler için hazırlık yapıyoruz. Orta Karadeniz’de çalışmalar yapıldı, değerlendirmeler sürüyor. Batı Karadeniz’deki keşif potansiyelin yüksek olduğunu gösteriyor.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Emperyalistlerin Truva Atı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Bay Kemal Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Emperyalistlerin Truva Atı. Bay Bay Kemal, çıkmış her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye çalışıyor” dedi.

Haber Merkezi / “Şimdi birileri çıkmış bize tıpkı seccade edebiyatı yaptığı gibi bir de emperyalizm edebiyatı yapıyor” diyen Erdoğan “Bu edebiyatı yapan kim. Terör örgütleriyle kol kola yürüyen kişi. Bay bay Kemal, acaba Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Emperyalistlerin Truva Atı. Bay Bay Kemal, çıkmış her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye çalışıyor” sözleriyle devam etti.

Erdoğan, “15 Temmuz gecesi bay bay Kemal tankların arasından kaçıp belediye başkanının evine giderken halkla beraber olduklarını” belirtirken, ‘Faiz lobilerine geçit vermeyerek emperyalistlerin musluklarını biz kestik. Savunma Sanaayinde yerlilik oranını yüzde 80’e çıkardık. TCG Anadolu, İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldı. Ama bu CHP logosu masanın etrafındaki 7’liler TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı.” şeklinde konuştu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı da hedef alan Erdoğan şöyle devam etti: “Bu kardeşiniz, Başbakan olduğunda, Davos’ta IMF Başkanı ile görüşme yapıyoruz. Şu anda masada olan birisi daha vardı. O zaman ekonomi ile ilgileniyordu. IMF Başkanı’na dedim ki adamlarınızı gönderiyorsunuz, bu adamlarınız geliyor. Bizden taksitleri alıyor. Taksitleri alırsınız ama Türkiye’yi yönetemezsiniz, ben yönetirim ben. Yanımızda olan kimdi, bebecan… Şimdi atıyor tutuyor. Vah zavallı.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Bugün burada sizinle buluşarak bayramı erken yaşamış olduk. Biliyorsunuz geçtiğimiz Ağustos ayında Büyük Taarruz’un 100. yılında sizlerle buluşmuştuk. Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiye Yüzyılı’na giden yolu Afyon’dan başlatıyoruz.

Şimdi birileri çıkmış bize tıpkı seccade edebiyatı yaptığı gibi birde emperyalizm edebiyatı yapıyor. Bu edebiyatı yapan kim. Terör örgütleriyle kol kola yürüyen kişi. Bay bay Kemal, acaba Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Aldın mı, laf… Bay bay Kemal şimdi de her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye kalkıyor.

Başbakan olduğumda Davos’ta yanımdaki birisi daha vardı, ekonomiyle ilgileniyordu, ona o görevi vermiştik. IMF başkanına dedim ki adamlarınızı gönderiyorsunuz bizden taksitleri alıyor musunuz? Taksitleri alırsınız ama Türkiye’yi alamazsınız, Türkiye’yi ben yönetirim. Yanımızda bebecan vardı. 2013 yılında tüm ödemeleri bitirdik ve IMF ile yolları ayırdık. İşte AK Parti budur. Bay bay Kemal’in adamları otellerde görüşmeler yaptılar, dediler ki IMF’den para almanız lazım dediler. Almadık. 2013’den sonra IMF’le ilişkimiz yok. Merkez Bankamızın o zamanki rezervi 27 buçuk milyar dolar.

15 Temmuz gecesi bay bay Kemal tankların arasından kaçıp belediye başkanının evine giderken biz halkımızla beraberdik. Faiz lobilerine geçit vermeyerek emperyalistlerin musluklarını biz kestik. Savunma Sanaayinde yerlilik oranını yüzde 80’e çıkardık. TCG Anadolu, İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldı. Ama bu CHP logosu masanın etrafındaki 7’liler TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı.

TCG Anadolu, İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldı. Ama bu CHP logosu masanın etrafındaki 7’liler TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı. İHA’mız-SİHA’mız, Kızılelma’mız var. Hepsi de şu anda TCG Anadolu’nun güvertesinde. Biz yaparız. Yaparsa Cumhur İttifakı yapar.

Bizim kime secde ettiğimizi, kime direnişimizle diz çöktürdüğümüzü anlatsınlar. Biz sadece Allah’ın huzurunda eğilir secdeye varırız. Bay bay Kemal unutma sen ayakkabılarınla seccadenin üzerinde gezinirsin. Biz secdeyi de seccadeyi de kıbleyi de Kabe’yi de çok iyi biliriz. Biz 1 metre karelik başörtüsü dediğin başörtüsünü de biliriz.

Bay bay Kemal’e sesleniyorum, bizim emperyalizme karşı duruşumuzu öğrenmek istiyorsan git, sırtını sıvazlayan Batı’daki ağa babalarına sor.”

Paylaşın

Ekathimerini Gazetesi: Erdoğan Elindeki Son Kartı Oynuyor

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala, dünya basını da seçimler ve muhtemel sonuçlarını değerlendirmeye devam ediyor. Son olarak Ekathimerini gazetesi seçim sonuçlarını etkileyecek beş parametre olduğunu yazdı.

Akademisyen ve analist Constantinos Filis, Yunanistan’ın Ekathimerini gazetesi için kaleme aldığı yazıda 14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimleri öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘son kozunu oynadığını’ yazdı.

Maraş’ta meydana gelen depremlerin ‘Türkiye’deki siyasi tabloyu Erdoğan için endişe verici derecede değiştirdiğini’ kaydeden Constantinos Filis, ‘Erdoğan’ın özellikle ekonomi ve azınlıklar konusundaki pek çok başarısının artık geçmişte kaldığını, bunların yerini bir Üçüncü Dünya otoriterliği, hızla artan bir enflasyon, güç kaybeden bir milli para birimi ve önemli dış politika tercihlerinden atılan geri adıma bıraktığını’ belirtti.

“Öyleyse sonuna kadar savaşmak için Erdoğan’ın elinde hangi güçlü kartlar bulunuyor?” diye soran Filis, Türkiye’de ekonomi ve dış politika konusunda son dönemde yaşananlara atıfta bulunduktan sonra Erdoğan’ın Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kendisini Türkiye’de ve dünyada ‘istikrarlı ve sorumlu bir seçenek olarak sunduğunu’ ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok çeşitli partilerden oluşan bir koalisyonu temsil ettiğini ve kendisinin adaylığı açıklanmadan önce ittifak içinde çatlakların olduğunu hatırlatan Constantinos Filis, “İşte Erdoğan burada hükümetinin dayanıklılığını seçimden sonra dağılabilecek ve muhtemelen Anayasa değişikliği yapabilmek için mecliste yeterli çoğunluğu olmayacak bir koalisyonun karşısına koyuyor” dedi.

Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ söylemi üzerinden gelecek ile ilgili projelerine de değinen Filis, “Bu, esasında kendi haklarını arayan, etki alanlarını genişleten ve gerektiği yerde kendi durduğu yeri diğerlerine dayatma gücü ve kararlılığı olması gereken bir ülkeye ilişkin Erdoğan’ın kendi versiyonunu teşkil ediyor. Bu, her ne kadar gerçekliğin oldukça iyimser bir yorumu olsa da ülkedeki hedef kitlesi ile iyi uyuşuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yazısında Erdoğan’ın ABD’ye yaklaşımını ve savunma, otomotiv endüstrisi ve enerji gibi alanlardaki proje ve hedeflerini de ele alan Filis, seçimlerde beş parametrenin önemli bir rol oynayacağını söyledi.

Filis’e göre, seçim sonuçlarına etki edecek bu beş parametre özetle şöyle: AK Parti’nin Hüda-Par ve Yeniden Refah Partisi (YRP) ile ittifakı, muhalefetin aksine Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin ortak liste çıkaramamış olması, Kürt seçmenler, Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığı ve genç seçmenler.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın