Erdoğan Açıkladı: Kurban Bayramı Tatili 9 Gün

Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sene kurban bayramımızı 28 Haziran ile 1 Temmuz arasında idrak edeceğiz. İstişarelerimiz neticesinde 26 Haziran ve 27 Haziran’ı günlerini de idari izin kapsamına almayı kararlaştırdık. Hafta sonlarıyla ile vatandaşlarımız toplam 9 gün bayram tatili yapma imkanı bulacaktır” dedi.

Haber Merkezi / Enflasyonda tek haneli rakamlara inileceğini vurgulayan Erdoğan, “Yatırım, ihracat, istihdam ve büyümeden taviz vermeyeceğiz. Fahiş fiyatları milletimizin gündeminden çıkarmakta kararlıyız. Enflasyonu nasıl daha önce tek haneli rakamlara indirdiysek inşallah aynısını yine başaracağız” ifadelerini kullandı.

Emekli maaş ve ikramiyelerinin bayram öncesinde ödeneceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeklilerin maaşlarını ve bayram ikramiyelerini inşallah bayram öncesi ödeyeceğiz. Asgari ücret tespit komisyonumuz çalışmalarına başlıyor” dedi.

Erdoğan, ‘Hayat pahalılığını gündemimizden çıkaracağız’ diye konuştu. Erdoğan, yeni anayasa teklifini Meclis’in takdirine sunacaklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışmalarına başlayacağını ifade etti.

Yeni Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin ilk toplantısı sona erdi. 4 saat 10 dakika süren toplantının ardından kameraların karşısına çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:

“2014 yılından beri şanla, şerefle yürüttüğümüz Cumhurbaşkanlığı görevini yine 5 sene daha yürütme imkanına kavuştuk. Şahsımıza olan teveccühlerini gösteren yaklaşık 28 milyon kardeşime ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Türkiye, Türkiye’den daha büyüktür gerçeğine vesile olan dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerime şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Balkanlar’a, Ortadoğu’dan Türk ve İslam alemine kadar umudun, direnişin, şefkatin, merhametin, müstevlilerin karşısında dik bir duruşun adı olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Seçimin siyasi olarak kazananları elbette bellidir. Siyasi tercihi ne olursa olsun 85 milyon kazandı. Bu seçimleri bizim ve ittifakımızla birlikte elbette tüm Türkiye kazanmıştır. 85 milyonun her bir ferdi kazanmıştır. Her seçim döneminde ellerini ovuşturan kriz heveslileri dışında bin yıllık kardeşliğimizi dinamitlemek isteyen fitne tüccarları dışında, elinde binlerce insanımızın kanı olan terör baronlarının dışında; velhasıl birliğimize dirliğimize, asırlık hedeflerimize kast edenler dışında seçimlerin kaybedeni yoktur.

Seçimler gelir geçer, bunlar demokrasinin olmazsa olmazıdır. Asıl mesele milletimizin, devletimizin birliği, bütünlüğü, refahı ve geleceğidir. Asıl mesele ülkemizde biraz çekişmeli geçen siyasi rekabetin, siyasi husumete dönüşmesine fırsat verilmemesidir. Sandıklar kapandıktan sonra önümüze bakabiliyorsak Allah’ın izniyle bileğimizi kimse bükemez.

Nerede kalmıştık diyerek her seçimden sonra işimize, günümüze, esas gündemimize geri döndük. Tüm vatandaşlarımdan seçimlere bu zaviyeden bakmalarını istirham ediyorum. Biz hep birlikte Türkiyeyiz. Biz yurt dışındaki kardeşlerimizle birlikte yüz milyonluk büyük bir aileyiz. İstiklal ve istikbalimiz uğruna canımızdan aziz bildiklerini feda etmiş milletiz. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı omuz omuza vererek hep beraber inşa edeceğiz.

3 Haziran tarihinde TBMM’de mazbatamızı alıp yemin ettik. Ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde yurt içi ve yurt dışından 5 bini aşkın misafirimizin iştirakiyle göreve başlama törenimizi yaptık. Törenimizi çok daha büyük katılımla açık alanda gerçekleştirmeyi arzu ediyorduk. Ancak hava şartları nedeniyle bundan sarfınazar etmek mecburiyetinde kaldık. Törenimize yurt dışından katılım düzeyinin fevkalade yüksek olması ülkemiz adına bizleri hem gururlandırdı hem mütehassis etti.

Törene müteakiben yurt dışından gelen dostlarımızla akşam yemeğinde hasbıhal etme imkanını bulduk. Başta gardaşlarım olmak üzere törenimize iştirak eden tüm devlet ve hükümet başkanlarına teşekkür ediyorum. Türkiye’nin gerçek dostlarına ülkem ve milletim adına minnettarlığımızı ifade ediyorum. Binlerce kilometre öteden gelerek gösterdikleri kadirşinaslıkları hiçbir zaman unutmayacağımı belirtmek istiyorum. Yurt içinden törene katılan tüm vatandaşlarıma da tekrar şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye’nin tüm güzelliklerini, sosyal dokusunun bütün renklerini o gün orada hep beraber müşahade ettik. Zenginliğimiz olan bu farklılığın korunması Türkiye’nin aydınlık yarınlarının olmazsa olmaz şartlarıdır. Dünyanın dört bir köşesinden gelen yabancı misafirlerimizin iştiraki büyük ve güçlü Türkiye’nin tezahürü olduğuna inanıyorum.

Hükümetlerimiz döneminde ülkemizin yumuşak gücü ve etki alanının ulaştığı yerler böylece ortaya çıkmıştır. Siyaset gibi diplomasiyi eski dar kalıplarla okuyanların Türk dış politikasıyla ilgili iddiaların yersiz olduğu anlaşılmıştır. Türkiye’nin Türkiye’den büyük olduğuna bir kez daha şahitlik ettik. 85 milyonun tamamının bundan onur ve gurur duymasını temenni ediyoruz.

Buradaki mesajların muhalefet tarafından da iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Muhalefetin hatalarından ders alarak vatanımızın bekası milletimizin istikbaline dair konularda artık daha hassas davranmasını, Türkiye eksenli yaklaşım benimsemelerini ümit ediyoruz. Türkiye ortak paydasında buluşma davetimize toplumumuzun tüm kesimlerinden müsbet cevap bekliyoruz. 85 milyon Türkiye’nin tamamını kucaklamaya devam edeceğiz.

Her yeni başlangıç, yeni bir umut, yeni bir heyecan, yepyeni bir atılım demektir. Biz de törenimizin akşamında yeni kabinemizi açıklamak suretiyle Türkiye yüzyılının inşası için bismillah diyerek hep birlikte yola revan olduk. Bizim anlayışımızda kesinti, kopukluk değil devamlılık esastır. Maziden atiye kurduğumuz köprünün belirleyici unsuru muhafazakar devrimciliktir.

Kendimizi, kadrolarımızı, politikalarımızı yenilerken özümüze bağlı kaldık, ruh kökümüzden asla kopmadık. Seçmenlerimizle birlikte iradesini farklı şekilde kullananların sesine kulak verdik. Başkaları gibi yankı odalarına özellikle hapsolmak yerine siyaseti milletimiz için milletimizin içinde milletimizle birlikte yaptık. Her gelen arkadaşımız selefinin yaptığı hizmetlerine yenilerini eklemenin mücadelesini verdi.

28. dönem milletvekili olarak yüce Meclisimizde hizmet verecek tüm bakan arkadaşlarıma şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kovid 19 ve 6 Şubat depremle mücadelemizde sergiledikleri tavırlarından ötürü Rabbim hepsinden ayrı ayrı razı olsun diyorum. Kendileriyle yakın istişare ve işbirliği içinde olmaya devam edeceğiz. Eski arkadaşlarımızın birikimi, yeni arkadaşlarımızın heyecanı ile inşallah Türkiye yüzyılını gerçekleştireceğiz.

Türkiye yüzyılı evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras olacaktır. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefi çok çalışmayı daha fazla icraat ve eser üretmeyi gerektirir. Kabine üyelerimiz tecrübe, ehliyet ve uzmanlık alanları itibariyle Türkiye yüzyılının mimarları arasında yer alacak vasıflara ziyadesiyle sahiptir. Yeni kabinemizin işinin kolay olmadığını da biliyoruz.

Bu zorluk sadece aşmamız gereken meselelerle, yakalamamız gereken hedeflerle sınırlı değildir. Devralınan mirasın daha da büyütülmesiyle ilgilidir. İnşallah canla başla çalışarak ülkemizi hedeflerile buluşturacağız. 21 yılı iktidarda olmak üzere 40 yılı bulan siyasi hayatımızın alameti farikası hizmet ve eser siyasetidir. Seçim dönemlerinde bizi takip ettiyseniz bol keseden boş vaat dağıtanlar gibi olmadık. Milletimize ne söz verdiysek, meydanlarda neyi vaat ettiysek göreve gelince hepsini yerine getirmeye gayret ettik. Ahdine, kavline, sözünü sadık yönetim olarak 17 kez milletimizin takdirini kazandık.

Bizim için en büyük kazanç budur. Yeni dönemimizde de halkımıza verdiğimiz tüm sözlerin takipçisi olacağız. İki kelimeye çok dikkat edin; biz bu iki kelimenin, iki kavramın uygulayacısı olacağız. Bir istikrar, iki güven. İstikrar ve güvenle biz Türkiye yüzyılını inşaa edeceğiz. Bir şeyi daha söylüyorum; Aile ve Gençlik Bankası’nın kurulmasından, toplumun temel direği olan ailenin sapkın akımlardan korunmasına kadar her türlü adımı atacağız.

Anayasa değişikliği teklifimizi milletin takdirine sunacağız. Karadeniz doğalgazı, Gabar petrolü ve Akkuyu’da enerji hamlelerimize devam edeceğiz. Sağlık ve eğitimi son 21 yıldır olduğu gibi listemizin en başında tutacağız. Adalet hizmetlerinin çok hızlı, etkin ve kaliteli bir şekilde sağlanmasına yönelik reformlarımızı artıracağız. Terör örgütleri, zehir tacirlerine, suç çetelerine karşı amansız mücadeleyi kararlıkla yürüteceğiz. Cudi, Gabar, Tendürek, Besler deresinde yine biz olacağız. Buraları bu teröristlere asla bırakmayacağız.

Sosyal güvenlikte şehit, gazi ve yakınlarının yanında olacağız. Savunma sanayi atılımlarımıza inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Türkiye’nin otomobili gibi katma değeri yüksek inovatif ürün yelpazemizi daha da güçlendireceğiz. Ülkemizin rekabet gücünü artırarak ihracatımızı çok yukarlara taşıyacağız. Ülkemizi yol, tünel, hızlı tren hatları, hava limanlarıyla ilmek ilmek dokumayı sürdüreceğiz. Turizmde potansiyelimizi en üst düzeyde harekete geçirirken kültürel alanda yeni bir hamle başaracağız. Gençlerimizi eğitim, spor, iş hayatına kadar her konuda destekleyeceğiz.

“Türkiye’nin çehresini değiştirerek adımları atacağız”

Millet bahçeleri, kentsel dönüşüm projeleriyle Türkiye’nin çehresini değiştirerek adımları atacağız. Perşembe günü bir millet bahçesinin açılışını Adıyaman merkezi olarak açılış törenlerini gerçekleştireceğiz. İklim değişikliği ile mücadele konusunda daha kararlı çalışmalar yürüteceğiz. 219 bini ilk 1 sene içinde olmak üzere toplam 650 bin deprem konutu yaparak depremzedelerimizi yeni yuvalarıyla buluşturacağız. Deprem bölgesindeki şehirlerimizi ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel açıdan eskisinden daha canlı hale getireceğiz.

Enflasyon ve hayat pahalılığını milletimizin gündeminden çıkartmakta kararlıyız. Hem Cumhurbaşkanlığı hem milletvekilliği seçimlerinin istikrardan yana sonuçlanması ekonomimize olan güveni artırmıştır. Mayıs ayında ekonomik güven endeksi yüzde 1,4 artarak 103,7’ye yükseldi. Reel kesim güven endeksi 105,1 olarak gerçekleştirdi. Enflasyon oranı Mayıs ayında yüzde 40’ın altına gerileyerek yüzde 39,6 olarak gerçekleştirdi. Suriyeli kardeşlerimizi güvenli, onurlu bir şekilde dualarını da alarak anavatanına göçünü gerçekleştireceğiz.

Türkiye’yi Boraltan Köprüsü faciası gibi yeni utançlar yaşatmayacağız. Bu meseleyi inanç değerlerimize yakışan şekilde suhuletle çözüme kavuşturacağız. Dış politikada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlayacağız. Tüm dünyaya verilmiş güçlü bir mesaj olan Türkiye yüzyılı vizyonumuzu adım adım hayata geçireceğiz. Yeni dönemin ilk kabine toplantısında tüm bu hususları etraflıca değerlendirdik. Tüm bakan arkadaşlarıma 1 hafta içindeki hazırlıkları sebebiyle çok teşekkür ediyorum. 1 hafta sonra tekrar bir brifingi hazırlayacaklar ve yine brife edilmek üzere kendilerini dinleyeceğim.

Seçim döneminin muhasebesini yapma yanında önümüzdeki dönemde atılacak adımları belirledik. MYK ve MKYK arkadaşlarımla da ayrıca onlardan gelecek bilgilerle inşallah geleceğe hazırlanmaya devam edeceğiz. Dün Samsun, Amasya, Kastamonu’da meydana gelen yoğun yağış ve sel baskınları sebebiyle hayatları olumsuz etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun, vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. AFAD ve kuruluşlarımız her türlü çalışmayı sürdürüyor. KOSKEB acil destek kredisiyle afetzede işyerlerinin yanıda oluyoruz. TMO alım fiyatlarında üreticilerimizin eline ton başına ekmeklik buğdayda 9 bin 250 lira, arpada ise 7 bin 500 lira geçecektir.

Bir güzel haberimiz de emeklilerimize olacak, emeklilerimizin maaşları ve bayram ikramiyelerini kurban bayramı öncesinde ödeyeceğiz. Asgari ücret tespit komisyonu çalışmalarına başlayacak. Bu sene kurban bayramımızı 28 Haziran ile 1 Temmuz arasında idrak edeceğiz. İstişarelerimiz neticesinde 26 Haziran ve 27 Haziran’ı günlerini de idari izin kapsamına almayı kararlaştırdık. Hafta sonlarıyla ile vatandaşlarımız toplam 9 gün bayram tatili yapma imkanı bulacaktır.”

Paylaşın

Dikkat Çeken Yorum: Şimşek’in En Önemli Sınavı Erdoğan’la İlişkisi Olacak

BlueBay Asset Management’ın üst düzey stratejisti Timothy Ash, 0 ay sonra 2024 yılında Türkiye’de yerel seçimlerin yapılacağına dikkat çekerek, “Mehmet Şimşek’in en önemli sınavı Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkisi olacak. Yerel seçimler olası bir çatışma noktası” dedi.

Timothy Ash’e göre, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yaptığı açıklamalarda İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde belediye seçimlerini yeniden kazanma hedefi koyan Erdoğan’ın 2024 yerel seçim sürecinde “ekonomide genel kabul görmüş politikalara inancını kaybetmesi” riski bulunuyor.

Gelişmekte olan piyasalar uzmanı Timothy Ash ayrıca, Mehmet Şimşek’in yetkin ve güvenilir bir ekip oluşturmasına izin verilmesi, desteklenmesi ve genel kabul görmüş ekonomi politikalarına dönebilmesi halinde, ülke ekonomisini uçurumun kenarından alabileceği görüşünde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde uygulanan ‘faiz sebep-enflasyon sonuç’ temelli para politikası ve tırmanan enflasyon, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve seçim öncesi siyasi belirsizlik ortamıyla birleşince, ekonomiyi yeni dönemde bir numaralı öncelik haline getirdi.

Seçimlerden önce hükümetle uzun bir müzakere mesaisi geçiren ve yeni kabinede ekonominin emanet edildiği Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye bakanlığı görevini Nureddin Nebati’den devralırken, fiyat istikrarının temel hedef olacağını ve enflasyonun tek hanelere düşürülmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Mehmet Şimşek ekonomide bu hedeflere ulaşma sürecinde, yabancı yatırımcının önceki dönemde eksikliğinden yakındığı şeffaflık, tutarlılık, öngörülebilirlik ve uluslararası normlara uygunluk gibi ilkelerin altını çizdi, “Türkiye’nin rasyonel zemine dönme dışında seçeneği kalmamıştır” dedi.

“Yetkin bir ekip oluşturulur ve çalışmasına izin verilirse ekonomi uçurumun kenarından dönebilir’’

İngiltere tahsilli, merkezi Londra’da bulunan yatırım bankası Merrill Lynch’in eski stratejistlerinden olan Mehmet Şimşek uluslararası finans dünyasında “piyasaların dostu” saygın bir isim olarak biliniyor.

Ekonominin başına Mehmet Şimşek gibi bir ismin getirilmesi, Türkiye ekonomisini kurtarabilir ve genel kabul gören ekonomi politikalarından uzaklaşıldığı için kaçan yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye geri getirebilir mi?

Londra’dan VOA Türkçe’den Begüm Dönmez Ersöz’ün sorularını yanıtlayan gelişmekte olan piyasalar uzmanı Timothy Ash, Mehmet Şimşek’in yetkin ve güvenilir bir ekip oluşturmasına izin verilmesi, desteklenmesi ve genel kabul görmüş ekonomi politikalarına dönebilmesi halinde, ülke ekonomisini uçurumun kenarından alabileceği görüşünde.

“Mehmet Şimşek’in en büyük sınavı Erdoğan’la ilişkisi”

10 ay sonra 2024 yılında Türkiye’de yerel seçimlerin yapılacağına dikkat çeken BlueBay Asset Management’ın üst düzey stratejisti Timothy Ash, “Mehmet Şimşek’in en önemli sınavı Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkisi olacak. Yerel seçimler olası bir çatışma noktası” diyor.

Timothy Ash’e göre, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yaptığı açıklamalarda İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde belediye seçimlerini yeniden kazanma hedefi koyan Erdoğan’ın 2024 yerel seçim sürecinde “ekonomide genel kabul görmüş politikalara inancını kaybetmesi” riski bulunuyor.

Türkiye Merkez Bankası’nın eski başekonomisti Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Hakan Kara, yerel seçime kadar daha rasyonel ancak ekonomiyi de aşırı soğutmayan politikaların uygulanabileceğini belirtiyor.

Prof. Kara, “Mevcut dış denge ve rezerv durumu ekonomide aklın yoluna dönmeyi gerektiriyor. Bununla birlikte muhtemelen yerel seçime kadar daha rasyonel ancak ekonomiyi de aşırı soğutmayan politikalar uygulanacaktır. Asıl köklü değişiklikler yerel seçimden sonra gerçekleşebilir” diyor.

Merkez Bankası başkanlığı için adı geçen Hafize Gaye Erkan nasıl yorumlanıyor?

Uyguladığı faiz politikası sebebiyle bağımsızlığı tartışma konusu olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası başkanlığı için ABD’de finans sektöründe üst düzey yöneticilik yapan Hafize Gaye Erkan’ın ismi geçiyor.

Hafize Gaye Erkan, geçen yıl yüzde 85’e tırmanan enflasyona rağmen 2021’den bu yana faiz oranlarının düşürülmesi politikasını uygulayan Şahap Kavcıoğlu’nun yerine düşünülen adaylardan biri.

ABD’de First Republic Bank’in eski CEO’su ve yatırım bankası Goldman Sachs’ta üst düzey yöneticilik yapmış olan Hafize Gaye Erkan, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nden mezun ve Princeton Üniversitesi’nden Finans Mühendisliği alanında doktorası bulunuyor.

Hafize Gaye Erkan, ABD’de geçtiğimiz aylarda batan ve el konulan orta ölçekli bankalardan First Republic Bank’te 2021’e kadar üst düzey yöneticiydi.

Reuters’ın haberine göre bugün Mehmet Şimşek’le biraraya gelen 41 yaşındaki Hafize Gaye Erkan, Merkez Bankası başkanı olması halinde, bu göreve gelen en genç ve ilk kadın başkan olacak.

Konuyla ilgili hükümet cephesinden henüz bir açıklama ise gelmedi.

“Merkez Bankası’nın bağımsızlığı kritik”

Seçimden önce son 21 yılda ilk kez net rezervi negatif bölgeye geçen Merkez Bankası’nın yeni dönemde bağımsız bir para politikası izleyip izlemeyeceği merak konusu.

Timothy Ash, Merkez Bankası’nın başına geçecek isimden çok bankanın kararlarında ne ölçüde bağımsız olacağının önemli olduğunun altını çiziyor ve ekonomideki tablonun büyük ölçüde buna bağlı olduğunu vurguluyor.

Politika faiz oranını yükselten son Merkez Bankası başkanı olarak tarihteki yerini alan Naci Ağbal, beş aydan daha kısa bir süre bu görevde kaldıktan sonra 2021’de görevden alınmıştı.

Hafize Gaye Erkan’ın tipik AK Parti çekirdek kadrolarından gelmediğinin altını çizen Timothy Ash, bu durumu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresindeki danışmanların değiştiği veya kendisine “makul ve Ortodoks ekonomi politikalarının benimsenmesi doğrultusunda daha iyi tavsiye verildiğinin” bir işareti olarak yorumladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir sonraki toplantısı 22 Haziran’da. Hafize Gaye Erkan’ın Merkez Bankası başkanlığı için adının geçmesi bankanın faiz oranını arttıracağına yönelik beklentiyi artırdı.

Gelişmekte olan piyasalar analisti Timothy Ash, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni dönemde Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası’na ekonomide gereken adımların atılmasına imkan verildiğini piyasalara göstermek zorunda olduğunu belirtiyor.

“Artık alternatif politikalara yer yok”

ABD’de bulunan yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye’de döviz kuruna ilişkin bir önceki tahminini revize ederek 3 Haziran’daki raporunda, önümüzdeki 12 ay içinde kademeli bir artışla ABD Doları’nın 28 TL’den işlem görebileceği öngörüsünde bulundu.

Yatırım bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kazandığı seçimlerden önceki tahmininde önümüzdeki bir yıl içinde kademeli bir artışla ABD Doları’nın 22 TL’den işlem göreceğini tahmin etmişti.

Goldman Sachs son raporunda, ekonomi yönetiminde Mehmet Şimşek tercihinin “para politikasının daha Ortodoks bir yöne doğru kayması olasılığını arttırdığı” görüşünü dile getirdi.

Raporda, son on yıl içinde yüzde 90 değer kaybeden Türk Lirası’nda önümüzdeki dönemde olası değer kaybı için, “Asıl mesele Lira’nın ciddi oranda değer kaybedip kaybetmeyeceği değil, bunun ne zaman olacağı” ifadeleri kullanıldı.

Önümüzdeki dönemde dövizde yaşanabilecek gelişmeleri değerlendiren Timothy Ash, bundan sonraki süreçte genel kabul gören ve uluslararası normlar çerçevesinde yürütülen ekonomi politikaları dışında “alternatif politikalara yer olmadığını” vurguladı.

Mali danışmanlık şirketi Taneo’nun Siyasi Risk Danışmanlığından sorumlu Eş-Başkanı Wolfango Piccoli de Reuters’a yaptığı değerlendirmede, “Erdoğan’ın ekonomi cephesinde daha pragmatik bir bakış açısını ne kadar süre tolere edebileceği belirsiz” diyor.

Yabancı yatırımcı geri gelir mi?

Yatırımcıların Erdoğan’ın geleneksel ekonomi politikalarından uzaklaşan yaklaşımından endişe duyduğu 2015 yılında da Mehmet Şimşek’in piyasalara güven vermek amacıyla göreve getirildiğini hatırlatan uzmanlar, Şimşek tercihinin yalnızca vitrinde kalmaması için gerçek politika değişikliklerinin şart olduğuna dikkat çekiyor.

Özellikle yatırımcı güveninin yeniden kazanılması için bir atamadan daha fazlasının gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, bu bağlamda Merkez Bankası’nın bağımsızlığının en önemli faktör olduğunun altını çiziyor.

Türkiye’de son yıllarda ekonomide kurumsal bir erozyon yaşandığını da vurgulayan Timothy Ash, uluslararası piyasaların ve yabancı yatırımcının Mehmet Şimşek’e ilk aşamada aksi bir tutum görülmediği sürece olumlu bakmaya meyilli olacağını; ancak ihtiyatı da elden bırakmayacağını söylüyor.

2021’de görevden alınan eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal ve 2020’de görevden affını isteyen eski Maliye Bakanı Lütfi Elvan dönemlerinin “yabancı yatırımcının hala hafızasında” olduğunu anımsatan Prof. Hakan Kara da yabancı yatırımcının bu dönemde temkinli olacağı görüşünde.

Prof. Kara, “Öncelikle icraatı izleyeceklerini, yeni ekonomi yönetimine belirli bir alan tanındığından emin olduktan sonra aşamalı olarak gireceklerini tahmin ediyorum” diyor.

Reuters’a konuşan East Capital varlık yöneticisi Emre Akçakmak da benzer bir görüşü dile getiriyor.

Ekonomide önemli pozisyonlarda görev alan kişilerin sık sık değişmesinden yatırımcıların memnun olmadığını hatırlatan Akçakmak, “Uzun vadeli stratejik yatırımcıların geri gelmesi çok kolay olmayacak. Yıllar olmasa da aylar alacak” diyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 13 Üniversiteye Rektör Ataması

Cumhurbaşkanı Erdoğan 13 üniversiteye rektör atadı. Atamalar arasında Van Yüzüncüyıl Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Onsekiz Mart Üniversitesi gibi köklü üniversitelerde bulunuyor.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 üniversiteye yaptığı rektör atamaları Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre yapılan atamalar şöyle:

Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Mehmet Karataş,
Biruni Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Adnan Yüksel,
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Hüseyin Dalgar,
Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Feridun Yılmaz,
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu,

Çankaya Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Hadi Hakan Maraş,
Galatasaray Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ,
İstanbul Beykent Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Volkan Öngel,
İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Ömer Torlak,

İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu,
Munzur Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Kenan Peker,
Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Mustafa Alican,
Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Hamdullah Şevli.

Öte yandan Cumhurbaşkanı rdoğan tarafından yapılan yeni atamalar da Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı’na Akif Çağatay Kılıç atanırken kendisine Büyükelçilik unvanı verildi. Almanya doğumlu olan Kılıç, 2011 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Samsun milletvekili olara seçilmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Türkiye-Almanya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı görevinde bulunan Kılıç, 2013-2017 yılları arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı yapmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Savunma Sanayii Başkanlığı’na Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Görgün’ü atadı. Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanı olarak atanması sebebiyle boşalan İstanbul Valiliği’ne ise Gaziantep Valisi Davut Gül atandı.

Genelkurmay Başkanlığı’na Musa Avsever atandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı’na Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever’i atadı. İletişim Başkanlığı tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamaya göre, Avsever, “mevcut görevi uhdesinde kalmak suretiyle yerine bir isim atanıncaya kadar Genelkurmay Başkanı” olarak görev yapacak. Yaşar Güler, Milli Savunma Bakanı olarak atandığı için Genelkurmay Başkanlığı boşalmıştı.

Paylaşın

Bloomberg: Şimşek’in Başarısı Erdoğan’ın Desteğine Bağlı

2015-2018 yıllarında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı, 2009-2015 yıllarında ise Maliye Bakanlığı yapan Mehmet Şimşek’in “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelmesi uluslararası basında yer almaya devam ediyor.

Son olarak ABD Merkezli Bloomberg’de yayımlanan Mohamed A. El-Erian imzalı yazıda, Şimşek’in Türkiye’nin mali istikrarı sağlaması adına “ümit verici” açıklamalarda bulunduğuna değinilerek, bunu gerçekleştirmesi için zamana ihtiyacı olduğu ifade edildi.

Şimşek’in bunun için yeterli zamanı sağlayabileceği, ancak bunun garanti olmadığı belirtilen yazıda, programının başarısının piyasaların sabrına, yerel güvene, dış yardıma ve en önemlisi Erdoğan’ın sürekli desteğine bağlı olduğuna işaret edildi.

Şimşek’in “ekonominin rasyonel temellere dönmesi” gerektiğine dair açıklamasının hatırlatıldığı yazıda, “Bu açıklamaların önemli bir ağırlığı var, çünkü kendisi daha önce de Maliye Bakanlığı yapmış biri olarak saygın bir teknokrat. Kendisi bir zamanlar başbakan yardımcısı olacak kadar da güvenilir biriydi” denildi.

Şimşek’in makro istikrara odaklanmasının doğru bir hamle olduğu değerlendirilen yazıda, Şimşek’in de bu alana dönük kapsamlı mali konsolidasyon, büyüme ve üretme odaklı yapısal reformları yürürlüğe sokmayı planladığı ve bunun gerçekleşmesinin yerel ve dış mali piyasaların tanıyacağa süreye bağlı olduğu kaydedildi.

Mehmet Şimşek’in planladığı hamlelerin, “özerk bir Merkez Bankası’nın yeniden inşasının” gerçekleşmesiyle daha etkili olacağı vurgulandı.

Öte yandan Şimşek’in Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile çalışmak istemediğini öne sürülmüştü.

Kavcıoğlu’nun yerine üç isim

Kavcıoğlu’nun yerine düşünülen isimlerin de Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar olduğunu ifade edilmişti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini Nurettin Nebati’den devralan Mehmet Şimşek, “Orta vadede enflasyonun tek haneye düşürülmesi, her alanda öngörülebilirliğin artırılması, cari açığı azaltacak yapısal dönüşümün hızlandırılması ülkemiz için hayati önem taşımaktadır” demişti.

Attıkları her adımın Türkiye’ye güveni ve istikrarı güçlendirmeye devam etmesinin öneminin altını çizen Şimşek, “Şahsıma zorluklar ve yüksek beklentilerle dolu ağır bir görev verildiğini biliyorum. İnşallah hep birlikte bu süreçten alnımızın akıyla çıkacağız” diye konuşmuştu.

Paylaşın

Erdoğan’la Görüşen Stoltenberg’den “İsveç’in NATO Üyeliği” Çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Stoltenberg, İsveç’in Türkiye’nin endişelerini karşılamak için önemli adımlar attığını kaydetti ve “İsveç yükümlülüklerini yerinde getirdi” ifadesini kullandı.

“NATO’ya üyelik İsveç’i daha güçlü yapacaktır” diyen Stoltenberg, İsveç’in NATO’ya üyelik katılım sürecinin bir an önce tamamlanmasını arzu ettiğini de belirtti. Stoltenberg ayrıca Türkiye’ye Kosova’ya asker gönderdiği için teşekkür etti.

Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü.

Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye’den bir kez daha İsveç’in İttifak’a üyeliğine muhalefet etmeyi bırakmasını talep etti.

Stockholm’ün Ankara’nın güvenlik endişelerini giderdiğini öne süren Jens  Stoltenberg, “İsveç, Türkiye’nin endişelerine yönelik önemli somut adımlar atmıştır” ifadelerini kullandı. NATO Genel Sekreteri, İsveç’in tüm taahhütleri yerine getirdiğini belirtti.

Stoltenberg, Türkiye’den İsveç’ten ve Finlandiya’dan yetkililerin 12 Haziran haftası İsveç’in NATO üyeliğini ele almak üzere bir araya geleceğini duyurdu.

Üyelik için Ankara’nın onayını bekleyen İsveç’te geçen hafta yeni terörle mücadele yasaları yürürlüğe girdi. İlgili yasalar uyarınca bundan böyle ülkede terör örgütlerine üye olmak, üye olanlara maddi destek sağlamak ya da bu örgütleri herhangi bir biçimde desteklemek, uzun hapis cezaları ile yargılanmanın yolunu açacak şekilde ağır suç sayılacak.

11-12 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi Litvanya’da gerçekleştirilecek.

Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Joe Biden’ın seçim zaferinden dolayı kutlamak için aradığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmede İsveç’in NATO üyeliği de gündeme gelmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da görüşmede Türkiye’nin satın almak istediği F-16’ları gündeme getirmişti. Biden yönetimi Kongre’ye Türkiye’ye F-16 satışına destek verdiğini bildirmişti.

Satış için Kongre’nin de onayı gerekiyor. Washington, Temmuz ayındaki NATO Zirvesi’ne kadar İsveç’in NATO üyeliğinin gerçekleşmesini umuyor.

Finlandiya’nın ardından İsveç de onay bekliyor

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu. Finlandiya ve İsveç’in üye olabilmesi için NATO bünyesindeki 30 ülkenin onayı gerekiyor.

İsveç’in üyeliğine Türkiye ve Macaristan dışındaki NATO üyeleri meclis onayı verdi. Türkiye, İsveç’in üyeliğine onay vermek için Stockholm’den terör örgütleriyle mücadele konusunda daha somut adımlar beklediğini belirtiyor. Macaristan hükümeti ise İsveçli yetkililerin Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın politikalarına yönelik eleştirilerinden rahatsız.

Türkiye ve Macaristan uzun süre Finlandiya’nın NATO üyeliğine de karşı çıkmış, ancak Ankara ve Budapeşte’nin bu itirazlarını geri çekmelerinin ardından Finlandiya geçen Nisan ayında NATO’ya katılmıştı.

Paylaşın

Erdoğan, Yeni Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni Açıkladı

Çankaya Köşkü’ndeki yemekli resepsiyonun ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kabineyi açıklamadan önce yaptığı açıklamada “Göreve başlama törenimizde ifade ettiğim ilkeler temelinde 85 milyonun birliği, dirliği, kardeşliği, refahı ve esenliği için engellere aldırmadan, zorluklar karşısında yılmadan çalışacağız. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye’ye hizmet edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Eski kabine üyelerine teşekkür eden Recep Tayyip Erdoğan, “Bu arkadaşlarımız, milletimize yaptıkları hizmetlerle, ülkemize kazandırdıkları eserlerle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminin kabine üyeleri olarak adlarını şimdiden tarihe yazdırmışlardır. Rabbim eski kabine üyelerimizin hepsinden razı olsun diyorum” diye konuştu.

Kabinede yer alacak isimler:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Hasan
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca
Sanayi ve Tekonolij Mehmet Fatih Kacır
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı
Ticaret Bakanı Ömer Polat
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu

TBMM’de yemin etti

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda yeniden göreve seçilen Erdoğan, TBMM Genel Kurulundayemin ederek resmen göreve başlamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazbatasını Geçici TBMM Başkanı Devlet Bahçeli’den almıştı.

Erdoğan, mazbatasını aldıktan sonra ettiği yeminde, “Cumhurbaşkanı sıfatıyla devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim” demişti.

Erdoğan, yemin töreni sonrası Anıtkabir’i ziyaret etmişti. Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazmıştı:

“Aziz Atatürk… Türkiye bir seçim sürecini daha tüm dünyaya örnek gösterilecek rekor bir katılımla ve demokrasi şöleni havasında, suhuletle neticelendirdi. 14 Mayıs’ta TBMM’de görev yapacak 28. Dönem milletvekillerini belirleyen milletimiz, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda da şahsımıza yüzde 52,18 oy oranıyla yine büyük bir teveccüh gösterdi. Hamdolsun bir beş sene daha ülkemize ve necip milletimize hizmet edecek olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de güvenoyu aldığı bu seçimlerin milletimizin önünde yeni bir dönemin kapılarını açtığına inanıyoruz. Önümüzdeki beş yıl boyunca, Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmek için canla başla çalışmayı sürdüreceğiz. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını hızla sarıp söz verdiğimiz gibi depremzedelerimizi en kısa sürede yeni yuvalarına kavuşturacağız. 12. Cumhurbaşkanı olarak milletimizin ebedi ve ezeli kardeşliğine sahip çıkmaya, ülkemizi büyütmeye, devletimizi yüceltmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Göreve Başlama Töreni’nde konuşmuştu. Erdoğan, “Hangi siyasi görüşe, kökene, meşrep ve mezhebe mensup olursa olsun, 85 milyonun tamamını bağrımıza basacağız” demişti.

“Seçim 28 Mayıs’ta sona ermiştir. Milli irade sandıkta iki kez tecelli etmiştir. Türkiye Yüzyılı başlamış, ülkemizin şahlanış döneminin kapıları aralanmıştır” ifadelerini kullanan Erdoğan, kurulacak yeni kabine konusunda ise “Bu akşam yeni kabinemizi açıklayacağım, yeni kabinemizle Türkiye Yüzyılı’nı nakış nakış işlemeye devam edeceğiz. Salı günü ilk kabine toplantımızı yapacağız” demişti.

Muhalefete de çağrıda bulunan Erdoğan, “Her seçim sonrası musafahalaşmak için uzattığımız eli hep sıkılı yumruklarla karşıladılar. Bu sefer, farklı tavır sergilemelerini ümit ediyoruz. Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz. Muhalefetin milli iradeyle barışmasını istiyoruz” demişti.

“Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim”

Erdoğan, “Cumhuriyetin 100’üncü yılında Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. 81 vilayetimizde kardeşlik seferberliği başlatmaya davet ediyorum” diye ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin seçim dönemindeki kırgınlıkları bir tarafa koyalım. Küslük olmuşsa barışmanın yolunu bulalım. Hep beraber Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim” diye konuşmuştu.

“Demokrasimizi, darbe ürünü mevcut anayasadan kurtararak, özgürlükçü, sivil ve kuşatıcı bir anayasayla güçlendireceğiz” açıklamasında bulunan Erdoğan, “Seçim meydanlarında halkımıza verdiğimiz sözlerin takipçisi olacağız. Son 21 yıldır olduğu gibi neyi vadetmişsek, inşallah tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz” demişti.

Paylaşın

Erdoğan’dan Muhalefete Çağrı: Barışmanın Yolunu Bulalım

Göreve Başlama Töreni’nde yaptığı konuşmada, muhalefete de çağrıda bulunan Erdoğan, “Her seçim sonrası musafahalaşmak için uzattığımız eli hep sıkılı yumruklarla karşıladılar. Bu sefer, farklı tavır sergilemelerini ümit ediyoruz. Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz. Muhalefetin milli iradeyle barışmasını istiyoruz” dedi.

Erdoğan, “Cumhuriyetin 100’üncü yılında Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. 81 vilayetimizde kardeşlik seferberliği başlatmaya davet ediyorum” diye ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin seçim dönemindeki kırgınlıkları bir tarafa koyalım. Küslük olmuşsa barışmanın yolunu bulalım. Hep beraber Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Göreve Başlama Töreni’nde konuştu. Erdoğan, “Hangi siyasi görüşe, kökene, meşrep ve mezhebe mensup olursa olsun, 85 milyonun tamamını bağrımıza basacağız” dedi.

“Seçim 28 Mayıs’ta sona ermiştir. Milli irade sandıkta iki kez tecelli etmiştir. Türkiye Yüzyılı başlamış, ülkemizin şahlanış döneminin kapıları aralanmıştır” ifadelerini kullanan Erdoğan, kurulacak yeni kabine konusunda ise “Bu akşam yeni kabinemizi açıklayacağım, yeni kabinemizle Türkiye Yüzyılı’nı nakış nakış işlemeye devam edeceğiz. Salı günü ilk kabine toplantımızı yapacağız” dedi.

Muhalefete de çağrıda bulunan Erdoğan, “Her seçim sonrası musafahalaşmak için uzattığımız eli hep sıkılı yumruklarla karşıladılar. Bu sefer, farklı tavır sergilemelerini ümit ediyoruz. Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz. Muhalefetin milli iradeyle barışmasını istiyoruz” dedi.

“Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim”

Erdoğan, “Cumhuriyetin 100’üncü yılında Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. 81 vilayetimizde kardeşlik seferberliği başlatmaya davet ediyorum” diye ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin seçim dönemindeki kırgınlıkları bir tarafa koyalım. Küslük olmuşsa barışmanın yolunu bulalım. Hep beraber Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim” diye konuştu.

“Demokrasimizi, darbe ürünü mevcut anayasadan kurtararak, özgürlükçü, sivil ve kuşatıcı bir anayasayla güçlendireceğiz” açıklamasında bulunan Erdoğan, “Seçim meydanlarında halkımıza verdiğimiz sözlerin takipçisi olacağız. Son 21 yıldır olduğu gibi neyi vadetmişsek, inşallah tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz” dedi.

TBMM’de yemin etti

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda yeniden göreve seçilen Erdoğan, TBMM Genel Kurulundayemin ederek resmen göreve başlamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazbatasını Geçici TBMM Başkanı Devlet Bahçeli’den almıştı.

Erdoğan, mazbatasını aldıktan sonra ettiği yeminde, “Cumhurbaşkanı sıfatıyla devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim” demişti.

Erdoğan, yemin töreni sonrası Anıtkabir’i ziyaret etmişti. Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazmıştı:

“Aziz Atatürk… Türkiye bir seçim sürecini daha tüm dünyaya örnek gösterilecek rekor bir katılımla ve demokrasi şöleni havasında, suhuletle neticelendirdi. 14 Mayıs’ta TBMM’de görev yapacak 28. Dönem milletvekillerini belirleyen milletimiz, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda da şahsımıza yüzde 52,18 oy oranıyla yine büyük bir teveccüh gösterdi. Hamdolsun bir beş sene daha ülkemize ve necip milletimize hizmet edecek olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de güvenoyu aldığı bu seçimlerin milletimizin önünde yeni bir dönemin kapılarını açtığına inanıyoruz. Önümüzdeki beş yıl boyunca, Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmek için canla başla çalışmayı sürdüreceğiz. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını hızla sarıp söz verdiğimiz gibi depremzedelerimizi en kısa sürede yeni yuvalarına kavuşturacağız. 12. Cumhurbaşkanı olarak milletimizin ebedi ve ezeli kardeşliğine sahip çıkmaya, ülkemizi büyütmeye, devletimizi yüceltmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin.”

Paylaşın

Erdoğan, Mehmet Şimşek’le Anlaştı: Tüm Ekonomi Politikalarından Sorumlu Olacak

Mehmet Şimşek’in yeni kabinede yer alıp almayacağı gündemin öne çıkan başlıkları arasındaki yerini koruyor. ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg, konuya ilişkin dikkat çeken bir habere yer verdi.

Şimşek ile Erdoğan’ın pazartesi günü görüştüğü ancak henüz bir anlaşma sağlanamadığı iddia edilirken Bloomberg, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mehmet Şimşek’i Hazine ve Maliye Bakanı olarak atayacağını yazdı.

Gazeteye konuşan ve kimlikleri paylaşılmayan kaynaklar, bir süredir yürütülen görüşmelerde Erdoğan’ın Şimşek’le anlaştığını iddia etti.

Haberde, 28 Mayıs’taki ikinci tur seçimlerini kazanan Erdoğan’ın “piyasanın güvenini artırmak için geleneksel ekonominin savunucusu olan Şimşek’i tercih ettiği” öne sürdü.

Ayrıca Şimşek’in “yeni kabinede Türkiye’nin tüm ekonomi politikalarından sorumlu olacağı” da ileri sürüldü.

Haberde, Şimşek’in 2009 – 2015’te Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yaptığı, 2017’deki referandumla başkanlık sistemine geçilmesinin ardından 2018’de görevi bıraktığı da hatırlatıldı.

56 yaşındaki siyasetçi, 2007 – 2009’da Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak da görev yapmıştı.

Cumhurbaşkanlığı ofisi ve Şimşek’in sözcüsüyse Bloomberg’in yorum talebini reddetti.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters da Erdoğan’ın yeni kabinesinde Şimşek’e yer vermesine neredeyse kesin gözüyle bakıldığını yazmıştı.

“Aktif siyaseti düşünmüyorum” demişti

Mart ayında Erdoğan’la görüşen Şimşek görüşme sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendi alanına giren her konuda istenen desteği vermeye hazır olduğunu, ancak yurt dışında finans kuruluşlarındaki işleri sebebiyle aktif siyasete girmeyi düşünmediğini belirtmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim akşamı balkon konuşmasında, “faiz indirildi, enflasyon da inecek” diyerek, “uluslararası itibara sahip finans yönetimi, yatırım ve istihdam odaklı bir üretim ekonomisi tasarladıklarını” dile getirmişti.

Erdoğan, seçimden önce yaptığı bir açıklamada, Şimşek koordinasyonunda bir ekibin ekonomi politikalarını daha da güçlendirmek için hazırlıklar yürüttüğünü söylemişti.

Paylaşın

Gözler Yeni Kabine’de: Hangi Aklı Başında Maliye Bakanı Olmak İster?

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçim sonuçlarının belli olmasının ardından, gözler yeni kurulacak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni kabineyi kısa bir süre içerinde açıklaması bekleniyor.

Erdoğan’ın olası kabinesine ilişkin iddialar da kamuoyuna yansımaya devam ediyor. Erdoğan’ın ekonominin başına eski başbakan yardımcısı ve maliye bakanı Mehmet Şimşek’i getirmeyi planladığı ileri sürülürken, Bloomberg de konuya ilişkin bir analiz yayınladı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre “Hangi aklı başında Türkiye’nin maliye bakanı olmak ister?” diyerek sözlerine başlayan Bobby Ghosh, “Türkiye ekonomisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllarca süren suiistimali nedeniyle kan kaybediyor ve çoğu analist, onun yeniden seçilmesiyle yaraları iyileştirme şansının kaybolduğu konusunda hemfikir” ifadelerini kullandı. Yabancı yatırımcılara da seslenen Ghosh, “Erdoğan’ın, ülkenin maliyesini yönetmek için ‘uluslararası itibara’ sahip bir ekip atama konusundaki belirsiz vaadine de fazla önem verilmemeli” diye yazdı.

“Şimşek, güvenilirliğini kaybetti”

2009-2018 yılları arasında başbakan yardımcısı ve maliye bakanı olarak görev yapan Şimşek’in daha sonra hükümette görev üstlenmediğinin hatırlatıldığı analizde, şöyle devam edildi: “Ancak belki de belki de siyasi efendisine olan sadakatinden dolayı, çekingen bir şekilde pencerede oturduktan sonra Şimşek, bağımsız bir düşünür olarak güvenilirliğinin bir kısmını kaybetti.”

New York merkezli Medley Global Advisors yöneticisi Nick Stadtmiller’in görüşlerine yer verilen analizde, ‘faiz oranlarının muhtemelen düşük, enflasyonun yüksek kalacağı’ belirtildi. “Dolayısıyla Şimşek’in yeniden kabinede yer alması tek başına gerçek bir değişim anlamına gelmeyecek” denilen analizde, şu ifadeler kullanıldı:

“Analistler, Erdoğan’ın ekonominin yönetiminde otoriteyi devretme istekliliğini tartmak için diğer atamaları -örneğin Merkez Bankası’nı- yakından izleyecek. Ancak ‘uluslararası itibara’ sahip yeni bir yöneticiler listesi bile yeterli olmayacak: Görevleri cumhurbaşkanlığının hediyesi olduğu sürece, yetkililer onun heves ve kaprisleri tarafından kısıtlanacak.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Yerel Seçim Talimatı: İstanbul Ve Ankara İçin…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MYK’da, muhalefetin seçim sürecinde iftira ve yalanla propaganda yaptığını söyleyerek, “Milleti ekonomik yalanlarla korkutmaya çalıştılar ama kaybettiler. Bundan sonra oylarımızın azaldığı tüm iller için özel olarak çalışacağız” dedi ve ekledi:

“Neden böyle olduğunu araştıracağız. Sebep neyse onlara hızlıca neşter vuracağız. Önümüzde yerel seçimler var. Depremin yarattığı ekonomik yük, büyükşehirlerde kiralarla ilgili problemler gibi vatandaşın sahada bize ulaştırdığı tüm sorunları çözmek için yoğun bir mesai harcayacağız.”

Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerde sergilediği performans il il masaya yatırılırken, hangi ilde neden oy kaybedildiği üzerine değerlendirmeler yapıldı.

Milliyet’ten Ayşegül Kahvecioğlu’nun haberine göre toplantıda kıl payı vekil kaçırılan iller üzerinde özel olarak duruldu. Seçimlerde MHP ve Yeniden Refah Partisi’ne oy geçişi yaşandığı ancak bu oyların en azından ittifak içinde kalmasının olumlu olduğu yorumları yapıldı.

Erdoğan’ın, toplantıda önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimler öncesi, 28 Mayıs’ta Millet İttifakı’nın adayı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha yüksek oy aldığı İstanbul ve Ankara için özel bir çalışma yapılması talimatını verdiği de öğrenildi.

Erdoğan MYK’da, muhalefetin seçim sürecinde iftira ve yalanla propaganda yaptığını söyleyerek, “Milleti ekonomik yalanlarla korkutmaya çalıştılar ama kaybettiler. Bundan sonra oylarımızın azaldığı tüm iller için özel olarak çalışacağız. Neden böyle olduğunu araştıracağız.

Sebep neyse onlara hızlıca neşter vuracağız. Önümüzde yerel seçimler var. Depremin yarattığı ekonomik yük, büyükşehirlerde kiralarla ilgili problemler gibi vatandaşın sahada bize ulaştırdığı tüm sorunları çözmek için yoğun bir mesai harcayacağız” dedi.

Paylaşın