Erdoğan: Temmuz’da Emekli Maaşlarını Masaya Yatıracağız

Bursa’da halka seslenen Erdoğan, “Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini artırdık. Ayrıca 5 bin lira ödemede bulunduk. Temmuzda yılın ilk 6 ayındaki enflasyona göre emekli maaşlarını masaya yatıracağız” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Bursa mitinginde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Bu şehir ecdadımızın medeniyet anlayışımızın bir örneğidir. Bursa bu vasfını hiç yitirmedi. Bir ayağımızı ülkemize sabitleyip, diğeriyle tüm dünyaya sesimizi taşıyoruz. Bursa nasıl Balkanlardan Kafkaslara kucak açmışsa, biz de bu coğrafyalarla bağlarımızı daima güçlendiriyoruz.

Bursa nasıl sanayi ve tarımla dünyaya nam saldıysa biz de ekonomi ve diplomaside aynı kucaklayıcılığı sergiliyoruz. 14-28 Mayıs seçimlerinde milletvekilliğinde yüzde 52, Cumhurbaşkanlığında yüzde 55 oranındaki desteğiniz için şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye Yüzyılı şehirlerimizin inşasını Bursa’nın yol arkadaşlığıyla yapmak istiyoruz. Bursa emeğin, alınterinin, üretimin şehridir. Bursa yatırıma bakar, esere bakar, hizmete bakar, projeye bakar. Bursa icraata bakar. Türkiye Yüzyılı yolculuğumuzda bizi en iyi anlayacak olan Bursa’dır.

Bursa sadece sahip olduğu maddi imkanların değil, özgürlüğün kıymetini de çok iyi bilir. Çanakkale’de tarihi istiklal mücadelemizde en büyük desteği veren şehir yine bu şehirdir. Milletimiz işgal altında kalan Bursa için karalar bağlamıştır.

Gazze’de oluk oluk akan Müslüman kanı karşısında kör, sağır kesilenler, yarın bizim başımıza benzer bir felaket gelse aynısını yapacaklar. Rusya’yla aramızın açıldığı, terör örgütlerinin sınırlarımıza dayandığı dönemde Batılı devletler hava savunma sistemlerini alıp götürmüşlerdi.

“Her dönemde yeni araçlar, yeni argümanlar, taktikler devreye giriyor”

Güven ve istikrar iklimimizi bozmak için yıllardır ülkemizde etki edebildikleri her kesimi hareketlendirmeye çalıştılar. Her seçim döneminde aynı senaryoyu devreye soktular. Milletimizle bir olup tüm bu oyunları bozduk. Kimi tuzakları sandıkta hüsrana uğrattık, kimi tuzakları sokakta bertaraf ettik, kimi tuzakları askeri harekâtlarımızla durdurduk. Her dönemde yeni araçlar, yeni argümanlar, taktikler devreye giriyor.

Önümüzde bizi yine zorlu bir süreç bekliyor. Bu toprakları vatan yapmak için verdiğimiz uğraşları, vatanımızı elde tutmak için de sürdürmek zorundayız. Ülkemiz muhalefetinin anlamadığı hakikat budur. Ülkenin ve milletin uzun vadeli çıkarlarının altına dinamit döşemekten çekinmiyorlar. PKK’ya, FETÖ’ye göz kırpıyorlar. Her türlü hırsızlığa, arsızlığa yol veriyorlar. Siyasi vizyon, proje, icraat yok. Her türlü istismar, entrika, kirli pazarlık kol geziyor.

“CHP’li faşist yöneticiler…”

CHP, DEM’le neyin karşılığı karanlık ittifaklar kuruyor. Saklamak için kırk takla atıyorlar. CHP’li faşist yöneticiler ‘Kapıdan giremezsiniz’ diye bunları her gün tokatlıyor. Ortada hak, hukuk, değer, prensip namına bir şey kalmadı. Bize karşı ortalığı ayağa kaldıranlar, CHP’nin yanında uslu kediye döndü. CHP’nin içine düştüğü tutarsızlık, kirlenmişlik hali utanç verici. Valiz, çantalar dolusu dolarlar, eurolar. Darbe güzellemelerini saymıyorum.

Avrupa’sından, ABD’sine herkesin kontrol altına almaya çalıştığı enflasyonla biz de mücadele ediyoruz. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini artırdık. Ayrıca 5 bin lira ödemede bulunduk. Temmuzda yılın ilk 6 ayındaki enflasyona göre emekli maaşlarını masaya yatıracağız. Memurlara ek gösterge uygulamasını genişleterek düzenlemenin hazırlıkları tamamlandı. Küçük esnafların prim gün sayısı için de çalışıyoruz.”

Paylaşın

Erdoğan, Batman’dan Murat Kurum Ve Turgut Altınok’a Oy İstedi

Batman’da halka seslenen Erdoğan, “Batmanlı İstanbul’u arayacak, oradaki kardeşine ne diyecek? Oylar Murat Kurum’a. Ankara’yı arayacak, oylar Turgut Altınok’a diyecek. Herkesin sandığa gitmesini sağlayacağız” dedi.

Konuşmasında, CHP ve DEM Parti’ye de yüklenen Erdoğan, “CHP’li ve DEM’li bir avuç komprador dışında ne olup bittiğinden kimsenin haberi yok. Her iki partiye gönül verenlerin ne düşündüğünü ne istediğini zaten kimse umursamıyor.

Bizim belirlediğimiz adaylara gidip tıpış tıpış oy vereceksiniz dediler, verdiler mi? Vermediler… Milletimizin bu çirkin dayatmayı kabul etmeyeceğine inanıyorum. 31 Mart’ın Türkiye’nin bu işportacı siyaset anlayışından kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Batman mitinginde yurttaşlara seslendi. Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan noktalar şu şekilde:

“Meydana gelmeden önce sorun katılım ne kadar diye, 50 bin. Meydanlara sığmayan sevdamız için her birinize teşekkür ediyorum… Millete ballandırarak anlattıkları ittifakın ve adayının temelinin çürük olduğu böylece ortaya çıktı. Altılı masa dediler, şu anda hiçbirisi parlamentoda değil. Masanın altına birilerini soktular, ne çıktı? Hiç

Bugün siyaset arenasına baktığınızda Cumhur İttifakı yoluna kararlı bir şekilde devam ederken altılı masanın yerinde yeller esiyor. Siyaset mühendisliklerinin ürünü olarak kuruldular, sonra da aynı siyaset mühendisleri tarafından tek hamleyle yıkıldılar.

Şimdi birbirleri hakkında söylediklerini, birbirlerine kurdukları kumpasları gördükçe onlar adına inanın biz de hicap duyuyoruz. Milletimizin verilmiş sadakası varmış. Allah Türkiye’nin yüzüne bakmış da bunlar iktidara gelmemiş.

Biz seçim sürecindeki dirayetli duruşumuzla milletimizin hançerlenmesinin önüne geçtik. Aslında altılı masa denilen yamalı bohçayı millete umut diye pazarlayanlar, bunların içlerinin boş olduğunu çok iyi biliyorlar. Benim Kürt kardeşlerim dahil seçmenlerine, masaya ve adayına oy verdirdiler. Sırf kendi ihtirasları için tapulu mülkü olarak gördükleri seçmenlerinin iradesini sağa sola peşkeş çektiler. Aynı nobranlığı, aynı küstahlığı, aynı milli irade simsarlığını bu seçimlerde de sürdürüyorlar.

CHP’li ve DEM’li bir avuç komprador dışında ne olup bittiğinden kimsenin haberi yok. Her iki partiye gönül verenlerin ne düşündüğünü ne istediğini zaten kimse umursamıyor. Bizim belirlediğimiz adaylara gidip tıpış tıpış oy vereceksiniz dediler, verdiler mi? Vermediler… Milletimizin bu çirkin dayatmayı kabul etmeyeceğine inanıyorum. 31 Mart’ın Türkiye’nin bu işportacı siyaset anlayışından kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum.

Bizi çatışmaların tarafı yapmak, huzurumuzu bozmak için çok çalıştılar. Türkiye’yi birçok yangından uzak tuttuk. Tüm terör örgütlerine karşı başarılı bir mücadele yürüttük. Bölücü örgütün topraklarımızdaki varlığı bitme noktasına geldi. Bu yaz itibari ile Irak sınırımızın güvenliğini de temin etmiş olacağız.

Batman’dan Turgut Altınok ve Murat Kurum’a oy istedi

Batmanlı İstanbul’u arayacak, oradaki kardeşine ne diyecek? Oylar Murat Kurum’a. Ankara’yı arayacak, oylar Turgut Altınok’a diyecek. Herkesin sandığa gitmesini sağlayacağız. Tüm Türkiye için güzel netice alacağımıza inanıyorum.

Batman’ın evladı olan Mehmet Şimşek’e güvenim tam. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren uyguladığımız ekonomi programının olumlu yansımalarını daha net göreceğiz. Hayat pahalılığından en fazla etkilenen emeklilerimizin sıkıntılarının farkındayız. Tüm emeklilerimize bir defalık 5’er bin TL ödeme yaptık. Yılın ilk 6 ayı için maaşlara yüzde 50 oranında yani enflasyonun üstünde zam yaptık. Bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artışa gittik.

Ramazan Bayramı ikramiyesi 2 Nisan’da hesaplara yatacak. Geçen hafta banka promosyonlarının güncellenmesini sağladık. Kamu bankaları emeklilere 8 bin TL ile 12 bin TL arasında promosyon yatıracak. İnşallah emeklilere desteğimiz sürecek. Muhalefet yalan yanlış söyleyerek emeklileri kışkırtmaya çalışıyor.”

Paylaşın

Erdoğan, Diyarbakır’da: Kürt Kardeşlerim…

Diyarbakır’da halka seslenen Erdoğan, “Diyarbakır’da hem milletvekilliğinde hem cumhurbaşkanlığında arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık ancak seçim sonucunun sizin de içinize sinmediğine inanıyorum” dedi ve ekledi:

“İşte bu alan onu söylüyor. Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28.5, CHP adayına yüzde 71.5 oy çıkmışsa durup üzerinde düşünmemiz lazım. CHP’ adayına yüzde 71 oy çıkmışsa durup üzerinde düşünmek lazım. Diyarbakır’ın iradesini götürüp CHP adayına payanda yapanların neyin projesi açık olduğu belli değil mi?”

AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü (31 Mart) yapılacak yerel seçimlere dört gün kala AKP’nin Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlediği seçim mitinginde konuştu. Sözlerine, “‘Ser seran ser çavan’ diyerek bizi bağrınıza bastınız” diye başlayan Erdoğan, daha sonra mitinge katılım oranını açıkladı.

Mitinge 70 bin kişinin katıldığını söyleyen Erdoğan, konuşmasında sık sık DEM Parti ve CHP’yi hedef aldı. Mayıs 2023 seçimlerini hatırlatan Erdoğan, “Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28.5, CHP adayına yüzde 71.5 oy çıkmışsa durup üzerinde düşünmemiz lazım” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle: “Bugün 70 bin kişi alanda. Bölgede İslam’a kapılarını ilk açan şehir Diyarbakır ile aynı sevdaya, aynı medeniyete sahip olmaktan dolayı iftihar duyuyorum. Bu kavli bozmaya, kardeşliği yıkmaya kimsenin gücü yetmez.

Mayıs seçimlerinde Diyarbakır’da milletvekilliğinde ve Cumhurbaşkanlığında arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık. Seçim sonuçlarının içinize sinmediğine inanıyorum. Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28,5 ve CHP adayına yüzde 71,5 oy çıkmışsa durup düşünmemiz lazım.

Bugün aynı oyunu İstanbul’da, Mersin’de yine oynuyorlar. Kirli bir ittifak kurdular. İki partideki bir avuç siyaset baronu ne olup bittiğini bilmiyor… Bavul bavul dolarlar, eurolar. Bu paralar nereden geliyor, nereye gidiyor. Hangi şirketler bunları paylaşıyor? İlkeli bir ittifaktan söz edilebilir mi?

DEM benim Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Siyasi kazanım, eser ve hizmet derdi yok. Seçmenin fikrini, zikrini merak eden de yok. Kirli pazarlıklar var. Bizim yaptığımız reformları beğenmeyip, ortalığı ayağa kaldıranlar CHP’li yöneticilerin faşizm kokan açıklamaları karşısında süt dökmüş kedi misali seslerini çıkarmıyorlar.

Türkiye geçmişte omurgasızlığın, istismarın, riyakarlığın sembolü zübük siyasetin zulmünü çok çekti. Sizlerin demokratik siyaset palavralarıyla iradenize ipotek koydular. Diyarbakır huzuru da özgürlüğü de yatırımı da hizmeti de refahı da AK Parti döneminde görmedi mi?

Onlar çukur eylemleriyle bu şehrin sembolü olan Sur’u mahvederken, biz meseleyi bitirmenin ve bölgenin inşa etmenin mücadelesini vermedik mi? Onlar Diyarbakır Cezaevi’nin edebiyatını yaparken biz burayı müzeye ve kültür merkezine dönüştürmedik mi?

Onlar esnafımızı, işçimizi, emeklimizi haraca bağlayıp dağa çıkarmak için çocuklarına el koyarken, biz üniversitelerle onlara daha iyi bir gelecek hazırlamak için çalışmadık mı? Onlar yollara mayın döşerken biz yaptığımız yollarla, tesislerle yatırımı hayata geçirmedik mi? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa Diyarbakır’da propaganda peşinde koşarken, biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı?

“31 Mart seçimlerinde partiler yarışmıyor”

Bu söylediklerimiz doğruysa gelin yeni dönemin kapılarını birlikte arayalım. El ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim. Sadece bakmasını bilen göz, işitmesini bilen kulak, sevmesini bilen kalp yeterli.

Bugün de Diyarbakır’a demokrasi ve kalkınma atılımlarının yeni safhasında desteğinizi istemek için geldik. 31 Mart seçimlerinde partiler yarışmıyor. Eser ve hizmet siyasetiyle pazarlık ve istismar siyasetidir. Siyaset millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına çözüm bulmak için yapılır.

Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle konuşuruz. Teröre mesafe koyan herkesle konuşuruz. Milletimizin birliğine, vatanımızın bütünlüğüne saygı duyan herkesle konuşuruz. Türkiye Yüzyılı’nda bizimle birlikte yol yürümek isteyen herkesle konuşuruz.

Bu ülkede 85 milyonun huzuru için bir şey yapılacaksa şimdi, hemen yapılmalıdır. Türkiye’ye terörle bedel ödetildi, buna tahammülümüz yok. Bu tehdidi bertaraf ettik. Artık ülkemizi bu yükten tamamen kurtarma vaktidir… Kapımız teröristlere de terör örgütleri gölgesinde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Listelerini terör örgütünün belirlediği parti, parti olamaz.

Son 21 yılda attığımız her demokratik adımı engellemek için karşımıza dikilen CHP’yi, Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi çıkarların temsilcisi olduğunu anlatamaya bavullar dolusu paralar yeterlidir. 31 Mart Kürt kardeşlerimizin özgür iradeleriyle kendilerinin ve şehirlerinin geleceğine karar vereceği bir dönüm noktası olacaktır.”

Paylaşın

Erdoğan, “Önceliğimiz Enflasyonu Düşürmek” Dedi Sabır İstedi

Aksaray’da halka seslenen Erdoğan, “Yüksek enflasyon ortamında ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor. Önce enflasyonu kontrol altına almamız gerekiyor, Allah’ın izniyle bunu başaracak programa kararlılığa sahibiz” dedi ve ekledi:

“Hep birlikte biraz daha sabredeceğiz, ülkemizin gücünden ve potansiyelinden rahatsız olan çevreler, muhalefeti de kullanarak milletimizi karamsarlık bataklığına sürüklemek istiyor. Amaçları Türkiye’yi mevcut kazanımlarından edecekleri bir güvensizlik ve istikrarsızlık iklimine sokmaktır.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, Gelip geçici sıkıntıları asırlık hedeflerin önüne koyarak milletimizle aramızı açabileceklerini sanıyorlar. Biz bu senaryoyu defalarca gördük, vesayetin türlü tuzaklarıyla uğraşırken gördük, FETÖ’den PKK’ya, terör örgütlerinin saldırılarına karşı koyarken gördük. Emperyalistlerin ülkemize yönelik kuşatmalarını kırarken gördük. Bu oyunu hep beraber bozacağız” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Aksaray mitinginde halka hitap etti. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Geçtiğimiz yılki 14-28 Mayıs seçimlerinde coşkunuzu sandığa yansıttınız. Bu seçimde Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde yüzde 70’i, Cumhurbaşkanlığında yüzde 75’i aşkın oy oranıyla verdiğiniz destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Bugüne kadar girdiğimiz her mücadelede, her seçimde Hasandağı gibi heybetli bir şekilde yanımızda yer aldığınız için Aksaray’a teşekkür ediyorum. Rabbime bana sizler gibi yol arkadaşları verdiği için hamd ediyorum. Sizler, yanımızda olduğunuz müddetçe bize durmak, duraksamak yok.

Biz de milletimize sözümüzü hep yerine getirdik. Bundan sonra da aynı şekilde bu yolda devam edeceğiz. Aksaray’a mahcup olmamak için 21 yıldır gece gündüz çalışıyoruz. Pek çok alanda gayet olumlu neticeler alıyoruz. Büyümede, milli gelirde, ihracatta, savunma sanayiinde, diplomaside tarihimizin en iyi seviyelerini gördük. Her dönemde olduğu gibi bu süreçte de pek çok engelle, pek çok sıkıntıyla karşılaşıyoruz.

Bölgemizde yaşanan krizlerin, savaşların, gerilimlerin ülkemize olumsuz etkilerini hep göğüslüyoruz. Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de can yakan enflasyonun yol açtığı hayat pahalılığıyla boğuşuyoruz. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım güçlerindeki düşüşü telafi etmek için sürekli yeni adımlar atıyoruz. Tüm emeklilerimize bir defaya mahsus 5 bin lira ödeme yaptık.

Yılbaşında emeklilerimizin ve çalışanlarımızın maaşlarını yüzde 50 oranında artırdık. Emeklilerimizin ikramiyelerinde de aynı şekilde yüzde 50 artışa gittik. Son olarak banka promosyon ödemelerini 8 bin ile 12 bin lira arasında yükselttik. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşmeye başlamasıyla elimiz biraz daha rahatlayacak. Çünkü yüksek enflasyon ortamında ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor. Önce enflasyonu kontrol altına almamız gerekiyor, Allah’ın izniyle bunu başaracak programa kararlılığa sahibiz.

“Hep birlikte sabredeceğiz”

Hep birlikte biraz daha sabredeceğiz, ülkemizin gücünden ve potansiyelinden rahatsız olan çevreler, muhalefeti de kullanarak milletimizi karamsarlık bataklığına sürüklemek istiyor. Amaçları Türkiye’yi mevcut kazanımlarından edecekleri bir güvensizlik ve istikrarsızlık iklimine sokmaktır. Gelip geçici sıkıntıları asırlık hedeflerin önüne koyarak milletimizle aramızı açabileceklerini sanıyorlar.

Biz bu senaryoyu defalarca gördük, vesayetin türlü tuzaklarıyla uğraşırken gördük, FETÖ’den PKK’ya, terör örgütlerinin saldırılarına karşı koyarken gördük. Emperyalistlerin ülkemize yönelik kuşatmalarını kırarken gördük. Bu oyunu hep beraber bozacağız… Geçmişte Türkiye’yi asırlık altyapı ihmallerini telafi ederek nasıl 2023’e hazırladıysak, şimdi de çok daha fazlasını yaparak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz. Ülkemizi bugüne kadar 3 kat büyüttük.

Önümüzdeki dönemde 2 kat daha büyüteceğiz. Sadece kayıplarımızı telafi etmekle kalmayacak, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getireceğiz. Bunu da Aksaray’la birlikte, 81 vilayetimizle birlikte yapacağız. Önümüzdeki Pazar günü sadece merkezin, ilçelerin ve beldelerin belediye başkanlarını seçmekle kalmayacaksınız, aynı zamanda sandıkta bize vereceğiniz güçlü destekle diğer mücadelelerimizde de işimizi kolaylaştıracaksınız.”

Paylaşın

“AKP’de Erdoğan’ın Yeniden Aday Olabilmesinin Hesapları Yapılıyor” İddiası

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AK Parti) Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı aday olabilmesinin hesaplarının yapıldığı öne sürüldü. Parti içerisinde tartışılan formüle göre AK Parti’nin erken seçim için TBMM’ye teklif verilmesinin konuşulduğu ifade edildi.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, Erdoğan’ın tekrar cumhurbaşkanı aday olabilmesi için 2028’te yapılması gereken seçimlerden bir yıl önce TBMM’nin (Türkiye Büyük Millet Meclisi) seçimlerin yenilenmesi kararı alabilmesi adına teklif verileceğini iddia etti.

“AKP’liler parmak hesabıyla Erdoğan’ın yeniden seçilmesine kapı açacak erken seçim kararında, ‘kim destekler, kim desteklemez?’ sohbetleri yapıyor” ifadelerini kullanan Babacan, yazısının ilgili bölümünde şunları kaydetti:

“Gelelim AKP’lilerin, Erdoğan’ın yeniden seçilmesine olanak sağlama hesaplarına ve yeni Anayasa için yapılan planlara… Erdoğan’ın yeniden adaylığının yolunun açılması için partide tartışılan formüle göre, 2028 Mayıs ayında yapılması gereken seçimlerden bir yıl önce TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararı alınması için teklif verilecek.

Anayasa’ya göre TBMM’nin seçim kararı alabilmesi için 360 milletvekilinin desteği gerektiğinden ‘kimlerden destek alınabilir’ sohbetleri yapılıyor. Cumhur İttifakı’nın sandalye sayısı bu kararın alınmasına yetmiyor. Ancak, parti kurmayları, ‘Seçimlerin yenilenmesi gündeme gelirse muhalefetin de destek vereceğini düşünüyoruz. Seçimden kaçamazlar’ yorumunu yapıyorlar.

“Muhalefet, bugünden bu topa girmiyor”

Partililer, seçimlerin yenilenmesi kararının alınması için TBMM’ye MHP ile birlikte ortak bir teklif sunabileceklerini dile getiriyorlar. Muhalefet, bugünden bu topa girmiyor. Mevcut duruma göre, AKP ve MHP’nin toplam sandalye sayısı 313. İYİ Parti’nin destek vermesi durumunda bu sayı 351’e ulaşıyor.

HÜDA-PAR’ın 4, YRP’nin 4 sandalyesi bulunuyor. Bu partilerin de ortak hareket etmesi durumunda sayı 359 oluyor. Bazı bağımsız milletvekillerinin de desteği ile TBMM’nin erken seçim kararı almasının önü kıl payı açılabilir. Yapılan hesaplar şimdilik böyle…

Ara sıra gündeme bir girip, bir çıkan diğer konu ise yeni Anayasa. İktidarın ihtiyacına göre gündemin aralarına serpiştiriliyor. Bu konuda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başrol olmak istiyor. Genel olarak inisiyatif almaktan kaçan Kurtulmuş, tüm partilere ve STK’lara yeni anayasa konusunda çağrı yapacak ve varsa önerilerini isteyecek.

AKP’liler, diğer yandan partileri ziyaret ederek yeni anayasa çağrısı yapmayı planlıyorlar. Parti kurmayları, “Tüm bu öneriler toplandıktan sonra ortaya ortak bir metin çıkmasını hedefliyoruz. Ortak öneriler bir araya getirilecek ve anayasa değişikliği metni hazırlanacak” iddiasındalar.

Yeni anayasanın en fazla 100 maddeden oluşması, ikincil mevzuat konusu olabilecek düzenlemelerin anayasa dışına bırakılması planlanıyor. Gerçekleşmesi hayal gibi görünen yeni anayasa, biz gazetecilerin onlarca kez yazacağı bir konu olmaya devam edecek gibi…”

Paylaşın

“Erdoğan, Seçmenine ‘Rehavete Kapılmayın, Kaybedebiliriz’ Mesajı Veriyor”

AK Parti ve Erdoğan’ın seçim performansını değerlendiren Siyaset Bilimci Gülgün Erdoğan Tosun, “Erdoğan, çok muhtemel ki anketlerin de gösterdiği yetersizlik durumunun oldukça farkında ve gittiği her yerden seçmenini uyarmak istiyor” dedi ve ekledi:

“‘Rehavete kapılmayın, bu sefer kaybedebiliriz’ mesajı veriyor seçmenine. Mayıs seçimlerinden farklı bir konjonktürde seçime giriyoruz. Seçmen nezdinde ‘hükümet bize söz vermişti ancak kurla, faizle ilgili hiçbir söz tutulmadı’ sesleri iktidara yönelik güvensizlik hissi oluşturmuş görünüyor. İki seçimin yakınlığı düşünüldüğünde bu sözlerin tutulmaması hafızalarda yer edindi. Bunun aşılması ise kolay gözükmüyor.”

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, seçimlere ilişkin değerlendirmeler de gelmeye devam ediyor. Son olarak, Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi Koordinatörü Doç. Dr. Derya Kömürcü, Siyaset Bilimciler Gülgün Erdoğan Tosun ve İlter Turan Erdoğan’ın mitingini ve seçim sürecini Birgün’den Öncü Durmuş‘a değerlendirdi.

Derya Kömürcü “Gözlerin İstanbul’a çevrildiği miting alışık olmadığımız ölçüde hem içerik hem de sayısal olarak sönük bir mitingdi. Erdoğan İstanbul’a gelene kadar sürdürdüğü konuşmaların neredeyse hiçbirini burada yapmadı. İstanbul’un seçim sonrası önemi düşünüldüğünde Erdoğan’ın bu kez gerçekten eli boş kaldı” dedi.

“Bu haliyle neler yapabilirdi ve yapmadı diye düşünecek olursak; Bu benim son seçimim sözlerini burada devam ettirebilir, seçmeninde duygusal bir birliktelik hedefleyebilirdi” diyen Kömürcü, şu ifadelere yer verdi: “Emeklinin gözü buraya çevrilmişken yine bir beklenti yaratma stratejisini sürdürebilirdi. Ya da orta sınıf yoksulluğunun gittikçe arttığı bir kentte krizin çözüleceğine dair vaatlerle günü kurtarmayı seçebilirdi. Ancak neticede bunların hiçbirini İstanbul’da tercih etmedi. Onların yerine seçmene eşinizi dostunuzu arayın ve ikna edin diyebildi. Hal böyle olunca ‘Büyük İstanbul Mitingi’ diye toplanılan alanda, miting havasından ziyade Erdoğan’ın bir parti toplantısı gibi üyelerle buluştuğu ve onlara tavsiyeler verdiği bir ortam kaldı geriye.”

Kömürcü konuşmasını şöyle sürdürdü: “Erdoğan burada ne yaptı sorunun da cevabı sürecin gidişatıyla alakalı olabilir. Kalabalığın az olmasından kaynaklı Erdoğan’da bir hayal kırıklığı olduğu ya da özgüveninin düşme ihtimali düşük. Yapabileceklerinin sınırına gelmiş olacak ki var olan duruma dair kitlesini konsolide etmeye çalıştı.

“Ekonomi daha belirgin bir tercih halini alıyor”

Mitingde ortaya çıkan bu görüntüyle birlikte kendi kadroları ve seçmenine böyle gidersek kaybederiz hissiyatını vermeye çalıştı. Eğer bu hissiyatı yeterince verebilirse buradan avantajlı çıkma ihtimali de mevcut. Sandığa kendi seçmen yönünden katılımı artırabileceği bir rota oluşturmak bu. Kadrolarına ‘eşi dostu ikna edin’ sözleri seçimler için kritik olan İstanbul’a yüklenin anlamı taşıyor. Ekonomideki krizin etkisinin de önemine değinen Kömürcü, ‘Boş tencere iktidar götürür’ sözü doğru ancak bu yanlış tartışılıyor. Tencere tamamen boşaldıysa kimin ne kadar bir şey koyduğu belirleyici olmaya başlıyor. Ve her seçim dönemi öncesi yapılan sosyal yardımlar bu zamana kadar seçmenle bağımlılık ilişkisine dönüşmüştü.

Mayıs seçimlerinde de bir tür yaşamsal seçim algısı hâkimdi. Yaşam kaynağı Erdoğan iktidarının bekası oldu. Şimdi ise tam tersine insanlar kendilerini düşünür halde ve bağımlılık ilişkisini kurabilecekleri bir durum yok. Böyle olduğu için de ekonomi daha belirgin bir tercih halini alıyor. Ülkedeki kutuplaşmanın yansıdığı yerel dinamikler de tercihleri etkiliyor.” dedi.

“Bu tablo şaşırtıcı değil”

Siyaset Bilimci Gülgün Erdoğan Tosun ise Erdoğan, çok muhtemel ki anketlerin de gösterdiği yetersizlik durumunun oldukça farkında ve gittiği her yerden seçmenini uyarmak istiyor. ‘Rehavete kapılmayın, bu sefer kaybedebiliriz’ mesajı veriyor seçmenine. Mayıs seçimlerinden farklı bir konjonktürde seçime giriyoruz. Seçmen nezdinde ‘hükümet bize söz vermişti ancak kurla, faizle ilgili hiçbir söz tutulmadı’ sesleri iktidara yönelik güvensizlik hissi oluşturmuş görünüyor. İki seçimin yakınlığı düşünüldüğünde bu sözlerin tutulmaması hafızalarda yer edindi. Bunun aşılması ise kolay gözükmüyor” dedi.

Tosun şöyle konuştu: Öte yandan özellikle kentlerde yaşayan emekliler kentsel yoksulluk altında çok daha fazla ezilmekte açlık sınırının altında kalıyor. Kentsel yoksulluktan etkilenen kesimleri görmek istiyorsak et süt kurumunun kuyruklarındalar. Dolayısıyla bu ciddi yoksulluk altında Erdoğan seçmenini eskisi kadar domine edemiyor. Seçim sonuçları dikkate alındığında da bu tablo şaşırtıcı değil. Erdoğan her ne kadar iktidarını sürdürse de 2018’den beri düşüş halinde. Mayıs seçimlerinde ‘kimin ne olduğu belli değil’ sözleriyle yüklendiği muhalefetin durumuna da düşmüş vaziyette. İktidar kanadında bir tarafta YRP kavgası diğer tarafta iç dinamikleri çok değişkenli. Yani kimin ne olduğu belli değil.

Son olarak ise Erdoğan tam saha press yapmasına karşın istediği sonucu yakalayamıyor. Bakanlar hükümete olumsuz yansımaya bile başladı denebilir. Çünkü yurttaşlar, bakanlardan taleplerini dile getirdiklerinde ya kameralar kapatılıyor ya da seçmenle diyaloglara girmemeyi tercih ediyor. Bu davranışlar güvensizliği besliyor.

“Erdoğan, işlerin iyi gitmediğinin farkında”

“Oyların nasıl dağılacağı konusunda fikrimiz yok” diyen Siyaset Bilimci İlter Turan ise “Bu toplantı şunu gösteriyor ki Erdoğan’ın seçim öncesi müdahaleleri yaygın bir ilgi uyandırmaktaydı. İlgi bu defa zayıflamış duruyor. Erdoğan, seçmeni maddi olarak tatmin edememe durumunda kalıyor. Yerel seçimlere merkezi hükümetin kapsamlı bir şekilde müdahale etmesi de ise ulusal siyasetteki kaybedilmişliğin bir göstergesini ortaya koyuyor. Erdoğan yapılanlardan tatmin değil ve işlerin iyi gitmediğinin farkında” ifadelerine yer verdi.

Paylaşın

Erdoğan, Yine Yeniden Refah’ı Hedef Aldı

Çorum’da halka seslenen Erdoğan, Yeniden Refah Partisi’ni hedef alarak, “Bir dönem yanımızda, yöremizde durup da beklentileri karşılanmayınca başka yere dümen kıran cambazlara karşı dostlarımızı uyaracağız” dedi.

En büyük baş ağrısı olan enflasyon ve hayat pahalılığı konusunda gerekli adımları attıklarını belirten Erdoğan, “Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonda hızlı bir düşüşün yaşandığını inşallah hep birlikte göreceğiz. Enflasyonun düşmesi demek, pastanın büyümesi demektir. Pastanın büyümesiyle imkanlarımız da genişleyecek. Bundan da 85 milyonun tamamı istifade edecek” dedi ve ekledi:

“Biz işte bunun çabasındayız, işte bunun derdindeyiz. ‘Kelebek ömürlü’ geçici rahatlamalardan ziyade milletimizin tüm fertlerinin refahını kalıcı olarak artırmayı hedefliyoruz. Daha önce nasıl enflasyonu tek haneli rakamlara biz indirdiysek, inşallah aynısını yine biz başaracağız… Çok iyi çalışılmış ekonomi programımız ve güçlü kadromuzla, hükümet olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Milletimden de bize ve ekonomi ekibimize güvenmesini istiyorum.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Çorum mitinginde dikkat çeken mesajlar verdi. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“Çorum’un güzelliğini, siz değerli Çorumlu kardeşlerimizin güzelliğini satın almaya dünyanın gücü yetmez. Şu anda 40 bin katılım var. Bugün yine Çorum bir başka muhteşem. Çorum’la bizim aramıza kimse giremez. Çorumlu olan yol ve dava arkadaşlığımız bizdeki yeri ayrıdır. Çorum hareketimizi bağrımıza basmıştır. 17 seçimin hepsinde sizlerin desteğini, duasını, sevdasını hep yanımızda gördük. 14-28 Mayıs seçimlerinde de hamdolsun bu gelenek değişmedi. Türkiye’nin en kritik seçimlerinden birinde Çorumlu kardeşlerimiz bize ve Cumhur İttifakı’na sahip çıktı.

Cumhur İttifakı’na, milletvekilliğinde yüzde 64,5, Cumhurbaşkanlığında yüzde 65’i bulan oy oranlarıyla destek veren Çorum’a şükranlarımı sunuyorum. Çorum’un her meselesi, her sıkıntısı, her talebi bizim meselemizdir. Bugüne kadar el ele, omuz omuza verdik. Çorum’u bölgesinin en gözde, en güzel şehirlerinden birine dönüştürdük. Artan ihracat, üretim, sanayi, dinamik ekonomisiyle Çorum bir başarı örneği olarak Türkiye’de kendinden söz ettiriyor.

Hepimiz şu gerçeği çok iyi biliyoruz. Çorum’un elde ettiği başarılarda hükümetimizin icraatlarının yanı sıra belediyemizin çalışmalarının da önemli payı var. Rahmetli Arif Ersoy hocamızla başlayan hizmet ve eser siyaseti sonraki arkadaşlarımızla devam ettirildi. Rabbim hepsinden razı olsun diyorum. Çorum’un başarı hikayesini hep beraber yazdık. Sizler çalıştınız, didindiniz, kabuğunuzu kırmak için mücadele ettiniz. Biz de her alanda sizleri destekledik, önünüzü açtık. İnşallah 31 Mart’ta bu birlikteliğimizi daha da perçinleyeceğiz.

Çorum’un yeni başarılara imza atması için ne gerekiyorsa yapacağız. Tabii bunun için öncelikle 31 Mart imtihanını vermemiz gerekiyor. Çorum’un yine destan yazacağından şüphe duymuyorum. Karşımdaki şu meydanda 31 Mart zaferinin ayak seslerini duyuyorum. Öyle bir ses verin ki yankısı ta Ankara’ya ulaşsın.

İşte benim yol ve dava arkadaşım Çorum budur. Sadece Çorum’u tekrar rekor oylarla kazanmak yetmez. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere diğer vilayetlerdeki tüm hemşehrilerimizi telefonla aramaya var mıyız? Nazımızın geçtiği ne kadar tanıdık varsa mutlaka bir şekilde ulaşacağız. Onları da AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın adaylarına oy vermeleri için ikna edeceğiz. Bir dönem yanımızda, yöremizde durup da beklentileri karşılanmayınca başka yere dümen kıran cambazlara karşı dostlarımızı uyaracağız. Rabbim emeklerinizi zayi etmesin, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin.

Bugün bölgesinin parlayan yıldızı olan Çorum, geçmişte çok acı olaylar yaşadı. Milletimizin birliği, dirliği, huzurunu hedef alan karanlık çevreler Çorum, Sivas, Maraş’ta provokasyonlar düzenlediler. Alevi Sünni, laik anti laik diyerek sosyal barışımızı zedelemeye çalıştılar. Maalesef bunları bir kısmında başarılı oldular.

28 Şubat müdahalesinin ortamı, ne idüğü belirsiz tiplerin sağa sola arzı endam etmesiyle hazırlandı. Cumhuriyet mitingleri kılıfı altında darbe çağrılarını çok iyi biliyoruz. Gezi hadisesinden, FETÖ’cü alçakların ihanetine kadar bu saldırıların ardı arkası hiç kesilmedi. Bu sefer Suriye’de terör koridoru kurarak bizi kuşatmak istediler. Ardından DEAŞ’ı üzerimize saldılar. Suriye’ye düzenlediğimiz harekatlarla tüm bu saldırıları püskürttük. Ülkemizin üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade etmedik. Terörü kaynağında yok etme stratejisini uygulayarak teröristlerin inlerini başlarına geçirdik. Şu anda terör örgütlerinin kaçacak delik aradıklarını görüyoruz. Artık SİHA ile sınırımızdan 300-350 km. ötede hainleri tespit ediyor ve dünyayı başlarına yıkıyoruz.

Türkiye’yi bölücü terör belasından kurtarıncaya kadar bu mücadelemizi devam ettireceğiz. Bizim sadece şu son 10 yılda yaşadıklarımızı bir başka ülke yaşasa bırakın bizim gibi istikrar, barış, büyümesini sürdürmeyi yerle yeksan olmaktan kendini kurtaramazdı. Avrupa, Amerika dahil hiç kimse bu kadar kısa sürede bu zorlu mücadeleleri başarıyla veremezdi. Tüm sıkıntıları göğüsledik, hedeflerimize doğru emin adımlarla yürüdük. Yani milletçe hem şeytan taşladık hem de tavafımızı yaptık.

Milletimizin birlik ve beraberliğine halel getirmedik. Memurun, işçinin, emeklinin aylıklarında yüzde 50’ye varan oranlarda artışa gittik. Şimdi bu ara çıkardılar bir şey, emeklinin maaşlarını artıralım. Yüzde 50’ye varan artışları yaptık. Emeklimizin sıkıntılarını hafifletmek amacıyla 5 bin lira ödenmesi, bayram ikramiyelerin artırılması, banka promosyonların yükseltilmesi gibi çeşitli çözüm yollarını devreye aldık.

Promosyon ödemeleri için kamu bankalarımız başvuruları almaya başladı. Ramazan bayramı ikramiyesini hesaplara gelecek hafta yatırıyoruz. Depremin 104 milyar dolarlık ilave faturaya rağmen bu adımları attık. 6 Şubat depreminin ardından inşa çalışmalarına süratle başlayarak vatandaşlarımızı çaresiz bırakmadık. Geçen hafta yaklaşık 80 bin konutu ve köy evini depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Her ay 16-20 bin konutu tamamlayarak yıl sonunda 200 bin konut rakamına ulaşmayı amaçlıyoruz.

“Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonda…”

Depremin yıktığı şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmadan hiçbirimiz rahat edemeyiz. En büyük başarımız olan enflasyon ve hayat pahalılığı konusunda gerekli adımları atıyoruz. Fahiş fiyat artışlarla milletimizin lokmasına göz diken fırsatçılarla ilgili bakanlıklarımız gereken denetimi sürdürüyor. Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonda ciddi bir düşüşün yaşandığını inşallah hep birlikte göreceğiz.

Enflasyonun düşmesi demek pastanın büyümesi demektir. Biz işte bunu çabasındayız. Kelebek ömürlü geçici rahatlamalardan ziyade milletimizin refahını kalıcı olarak artırmayı hedefliyoruz. Ekonomi programımız, güçlü kadromuzla hükümet olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Şunu lütfen unutmayın; muhalefetin sırtında yumurta küfesi yok. Ama bizim var.

Onlar meydanlarda atıp tutmayı, sonra da hatırlamıyorum diyerek verdikleri sözlerin üstüne yatmayı çok sever. Ankara’dan İstanbul’a kadar yönettikleri belediyelerde hep bunu yaptılar. Bol keseden vaat dağıttılar. Verdikleri sözlerin nerede ise hiçbirini hayata geçirmediler. Bunların becerebildikleri tek iş kara paradan kule inşa etmek.

Nereden geldiğini ve nereye gittiğini açıklayamadıkları dolar balyalarını, avro balyalarını 6-7 kişi bir araya gelip kule yapıyorlar. Bunun dışında hiçbir icraatları, eserleri yok. Bu ülkenin ana muhalefet partisi mi yoksa gayri meşru işler yapan bir kartel mi oldukları belli değil. Biz asla böyle olmadık. Hep söz namustur, ağızdan çıkan her söz senettir düsturu ile hareket ettik. Ülkemize ve milletimize zarar verecek, Türkiye’ye bedel ödetecek taahhütlerden uzak durduk. Her zaman ülkemiz ve milletimiz için en hayırlısını yapmaya çalıştık. İnsanın aynası işidir lafına bakılmaz. Bizim de referansımız yatırımlarımız ve eserlerimizdir.”

Paylaşın

Erdoğan, Tokat’ta Konuştu: İstanbul Ve Ankara İçin Oy İstedi

Tokat’ta halka seslenen Erdoğan, “İstanbul’da Tokat nüfusu yüksektir. İstanbul’daki tüm tanıdıklarınızı aramanızı istiyorum. CHP zulmünü kurtaracağız. Aynı şeyi Ankara için de istiyoruz” dedi.

Erdoğan, konuşmasında enflasyona ilişkin, “Fiyat istikrarı sağlanmadan yapılan maaş zamlarının nasıl eridiğini en iyi sizler biliyorsunuz” ifadesini kullandı. Erdoğan, konuşmasında ayrıca CHP ile DEM Parti’yi hedef aldı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Tokat mitinginde konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından önce çıkanlar şöyle;

“Aşkınız ve ahde vefanız için her birinize teşekkür ediyorum. Hakkın hakikatin sevdası sende. Göz nurum başımın tacısın Tokat. Bugün bir kez daha sizlerle olmaktan memnuniyet duyuyorum. Şu muhteşem katılım Tokat’ın 31 Mart’ta nerede olacağını ortaya koyuyor. Bu şehir Malazgirt’ten hemen sonra mümin gönüllere sığınak olmuştur. Tokat, bu toprakların vatan olmasına çok büyük katkılar sağlamıştır.

Emniyete sordum 45 bin kişi burada. Maşallah. İnşallah 31 Mart’ta Tokat milli irade bayrağını bir kez daha en üste dikerek kendine yakışanı yapacaktır. Tercihinizle Türkiye ve dünyaya mesaj vereceksiniz. Türkiye’nin 21 yılda 3 kat büyümesinden rahatsız olanlar pusuda bekliyor. Mesele AK Parti değil, mesele doğrudan Türkiye. Türkiye’nin gücünü hazmedemiyorlar.

Seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Tokat ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? İnşallah sizlerle birlikte 31 Mart’ta milli irade bayramını kutlayacağız.

“Ülkenin haline bakamıyorlar”

Son 30 yılının her günü ülkesine ve milletine hizmet etmiş bir kardeşiniz olarak bana en çok neye hayıflanıyorsunuz diye sorarsanız muhalefetin hali derim. Türkiye maalesef ne iktidar hazırlığı olan ne de denetleme görevini yapan bir muhalefete sahip değil. CHP yönetimi yerini hep vesayet ve darbe tarafında belirlediği için siyasal muhalefet tarafı boş kaldı. Yahu merkez belediye başkan adayını takdim ediyor adayını bulamıyor. İzlediniz değil mi aday ortada yok. Muhalefetin acınacak hali var. Dönüp de ülkenin haline bakamıyorlar.

Evet siyaset yolunda hizmet yolunda iş lazımdır eser lazımdır. Birileri 31 Mart seçimlerine neden bu kadar önem verdiğimizi soruyor. Yılbaşından beri 2 defa gittiğimiz illerimiz oldu. Şehirlerimize gitmek bizi yormaz tam tersine moral verir. İktidara geldiğimizden beri bu 18.sandık imtihanımız. Hepsinden de başarıyla çıktık. Hepsinde aynı heyecanla aynı şevkle çalıştık.

Sırf 3-5 belediye fazla almak uğruna DEM’le girdikleri ittifaka kimlerin koçluk ettiğini görüyorsunuz, değil mi? Talimat nereden geliyor, Kandil’den. Talimat Kandil’den uygulama İstanbul’dan. DEM dediğiniz yapı geçmişten beri partiymiş gibi davranan bir örgüt aparatıdır. Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP’nin böyle bir partiyle yol yürüme hesabı anlaşılır değil.

Ülkemizi 21 yılda 3 kat nasıl büyüktüysek, 2 kat daha büyüterek en büyük 10 ekonomi arasına çıkartacağız. Enflasyon yılın ikinci yarısı düşecek. Alım gücü eskisinin üzerine çıkacak. Emeklilerin bayram ikramiyeleri de 2-5 Nisan’da hesaplara yatacak. Emeklilerin yanında olmaya devam edeceğiz. ”

Paylaşın

Erdoğan, İmamoğlu’nu Hedef Aldı: Utanmadan Metro Yaptım Diyor

İstanbul’da halka seslenen Erdoğan, “CHP demek, çöp çukur çamur. Bu Ekrem denilen arkadaş burada göreve başladıktan sonra ne değişti? Yine çöp, çukur. Yarı zamanlı mesai. Şimdi de bakıyorsunuz israftan bahsediyor ya israf sende, sen israf olarak her şeyi zaten yaptın. Nerede akıllı belediyecilik? Akılsız belediyecilik! Şu İstanbul’da neler çekmedik ya! Sıkılmadan, utanmadan metro yaptım diyor. İstanbul’daki mevcut metroların tamamı bize aittir bize!” dedi.

Erdoğan, konuşmasının devamında, Balya balya bavul bavul paralar bir yerlerden geliyor bir yerlere gidiyor. Kimse bu görüntülerin makul tutarlı izahını yapamadı. Partiye bina alınmasından vergi kaçırmaya pek çok şey söylendi. Hala vicdanı tatmin eden bir açıklama duyamadık. İş dalbudak salıyor. Tüm bu rezilliklerle siyaset kirlendi. Namuslarına emanet ettikleri oyları kirlettiler” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin İstanbul’da düzenlediği mitingde konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bu şehri CHP zulmünden 31 Mart’ta kurtarmamız gerekiyor. Bu İstanbul ki şairlerin bir taşına dünyaları değişmediği şehirdir. Bugün burada 31 Mart’ta şehrine sahip çıkmaya hazırlanan İstanbullu kardeşlerimi görüyorum. İstanbul iki kıtanın iki denizin iki cihanın şehri İstanbul. Senin için ne söylesek ne desek eksik kalır. Biz de sana hizmete talibiz. İnşallah sizlerle birlikte 31 Mart’ı milli irade bayramı haline getireceğiz. Büyükşehirleriyle, ilçeleriyle İstanbul’un belediyecilik hizmetlerinde yeni bir dönemin kapılarını beraberce açacağız. Murat Kurum’la İstanbul’da yeni bir dönemi başlatacağız. Bunun için bir hafta çok çalışacağız.

Akıllı belediyecilik diyor ama akılsız belediyecilik yapıyorlar. Haliç neydi rezillik. Burayı çamur deryasından kurtardık. Şimdi orada oyun parkları var. Haliç’te balık tutuluyor, yüzülüyor. Bu durup dururken olmadı kardeşinizle oldu. Oradan beni başbakanlığa, Cumhurbaşkanlığı’na gönderdiniz. Yeni dönemin kapısını açacağız. Buraya ancak hizmet ederek layık olabilirsiniz. Kendini İstanbul’un sahibi zanneden, ne bu şehri ne bu şehrin insanlarını hiç anlamamış demektir.

Sıkılmadan utanmadan metro yaptım diyor. İstanbul’daki mevcut metroların tamamı bize aittir. İstanbul, son 5 senedir yeniden 1989-1994 dönemine dönme emareleri göstermeye başladı. Eser ve hizmet namına zaten ortada elle tutulur hiçbir eser yok. Bu şehir 30 yıl geriye gitti. İstanbul’un temel sorunu imkan ve kaynak kıtlığı değil, vizyon ve beceri eksikliğidir. Mevcut başkan ‘engelleniyoruz’ yalanına sarılıyor. Son 5 yılda 5 katına çıkartılan belediye borçlarıyla, gelen kaynak şahsi ihtiraslara hizmet ederse oradan hizmet çıkmaz. Yarısı kayakta, yarısı tatilde, yarısı seçim kampanyalarında genel başkanını devirmek için geçen bir dönemden geriye elbette bir şey kalmadı, kalmıyor.

“Yeniden İstanbul diyerek yolumuza devam edeceğiz”

Balya balya, bavul bavul paralar bir yerlerden geliyor. Bir yerlere gidiyor. Ama hala tatmin eden bir açıklama duymadık. Bunlarla siyaset kirlendi. Bunlar namuslarına emanet oyları kirlettiler. Bakınız, bugün İstanbul bir yol ayrımında bulunuyor. Bir tarafta sadece ben diyenler var, diğer tarafta sadece İstanbul diyenler var. Bir taraftan yaklaşan deprem tehlikesini umursamayanlar var, diğer tarafta İstanbul’u depreme hazırlamak için projesi olanlar var. Yeniden İstanbul diyerek yolumuza devam edeceğiz.

Milletimize kulak veriyor sizden gelen geri dönüşlere göre kendimizi sürekli yeniliyor, ufkumuzu genişletiyoruz. Her seçim öncesinde insanımızı korkutmak için bizimle ilgili ortaya yalan ve iftira attılar ama bir kez olsun haklı çıkmadılar.

Şu anda karşımda 650 bin kişi var. Biz bu meydanda 1,5 milyona alıştık. Geçtiğimiz 21 yılda İstanbul’a 1 trilyon 650 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Sağlıkta, 18 bin 417 yatak kapasiteli hastaneleriyle birlikte 178 adet sağlık tesisini şehrimize ve dünyaya kazandırdık. Şehircilikte, TOKİ vasıtasıyla 228 bin konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 23 bin 866 konutun yapımına devam ediyoruz. Amacımız İstanbul için hazırladığımız bin 100 km’lik raylı sistem tamamını hayata geçirmek. Metro için bir çivi dahi çakmayanlar inşaat safhasında devraldıkları hatların çoğunu da hala bitiremediler.”

Paylaşın

Erbakan’dan Erdoğan’a Yanıt: Birileri Yolunu Kaybetmiş…

Erbakan, Erdoğan’ın Suat Pamukçu’ya rozet takmasına tepki göstererek, “Birileri yolunu kaybetmiş bazı şahıslara roket takıyor. Siz bir tane yolunu kaybetmişe rozet taktınız, biz 6 ayın içerisinde 260 bin memleket evladına rozet taktık” dedi.

Erbakan, hükümetin İsrail ile ticari ilişkileri eleştirerek, “Bu ticareti yapmak bize yakışıyor mu? Yazıklar olsun. İsrail, çimento ihtiyacının yüzde 95’ini Türkiye’den karşılıyor. O dikenli teller Mescid-i Aksa’nın etrafınık örüyorlar. Bu vebalden de dünyada ve ahirette kurtulamazsınız. Size biz kaybettirmiyoruz. Size İsrail ile ticaretiniz kaybettiriyor” ifadelerini kullandı.

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere günlere kala, Yeniden Refah Partisi (YRP) ile Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) arasında çatışma sürüyor. İki partinin de aynı gün İstanbul mitingi yapması dikkat çekti.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Yeniden Büyük İstanbul’ mitingine başlamadan önce kürsüye bir ay önce YRP’den ‘kuruluş inanç ve felsefeden uzaklaşılması’ gerekçesi ile istifa eden İstanbul Milletvekili Suat Pamukçu’yu çağırarak AK Parti rozeti taktı ve partiye katıldığını açıkladı.

Aynı gün yine İstanbul’da partisinin mitinginde konuşan Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Erdoğan’ın Pamukçu’ya rozet takmasına tepki göstererek, “Birileri yolunu kaybetmiş bazı şahıslara roket takıyor. Siz bir tane yolunu kaybetmişe rozet taktınız, biz 6 ayın içerisinde 260 bin memleket evladına rozet taktık” dedi.

Fatih Erbakan ardından hükümetin İsrail ile ticari ilişkileri eleştirerek, “Bu ticareti yapmak bize yakışıyor mu? Yazıklar olsun. İsrail, çimento ihtiyacının yüzde 95’ini Türkiye’den karşılıyor. O dikenli teller Mescid-i Aksa’nın etrafını örüyorlar. Bu vebalden de dünyada ve ahirette kurtulamazsınız. Size biz kaybettirmiyoruz. Size İsrail ile ticaretiniz kaybettiriyor” ifadelerini kullandı.

“İsrail’le Ticareti Durdur” pankartı

Yeniden Refah Partisi’nin İstanbul’daki mitinginde “İsrail’le Ticareti Durdur” pankartı, polis ekipleri müdahale etmesin diye protokolün hemen arkasında partililerce koruma altına alındı. Daha önce Erdoğan’ın Ankara mitinginde bir grup “İsrail ile ticareti kes” pankartı açmıştı. Pankartı açanlara fiili gözaltı işlemi uygulanmıştı.

Paylaşın