“Erdoğan, Yatırım İçin Büyük Şirketlerle Görüşecek” İddiası

Erdoğan’ın, Eylül ayının son haftasında, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu ile aynı zamana denk gelen en az dört etkinlikte, yatırım için büyük şirket yöneticileriyle görüşeceği öne sürüldü.

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar ile Sanayi Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da Türk Amerikan İs Konseyi (TAİK) ve Citigroup tarafından düzenlenen görüşmelere ev sahipliği yapacağı iddia edildi.

Birleşik Krallık merkezli ekonomi gazetesi Financial Times’ın haberine göre, Erdoğan ve beraberindeki heyet, Eylül ayının son haftasında BM Genel Kurulu ile aynı zamana denk gelen en az dört etkinlikte yatırımcıları ve şirket yöneticilerini etkilemeye çalışacak.

Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve planlar hakkında bilgi sahibi olan diğer bazı kişilere dayandırılan haberde, katılımcı listesinde Wall Street bankaları JPMorgan ve Goldman Sachs’tan üst düzey yöneticiler de yer alıyor.

Goldman, ertesi gün alt Manhattan’daki merkezinde, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın konuşmalarının yer aldığı bir Türk yatırım konferansına ev sahipliği yapacak. İstanbul’da listelenen şirketlerin de etkinliğin yan etkinliklerinde yatırımcı toplantıları düzenlemesi bekleniyor.

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar ile Sanayi Bakanı Mehmet Fatih Kacır da TAİK ve Citigroup tarafından düzenlenen görüşmelere ev sahipliği yapacak. Habere göre; JPMorgan, Goldman ve Citi konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti.

(Kaynak: BloomberHT)

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’ın “Özür Dile” Sözlerine Tepki

Erdoğan’ın kendisine yönelik ‘önce özür dilesin’ sözlerine yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, ”Tutturmuş ‘Özgür Özel özür dilesin’ ben ne dedim de özür dileyeyim” dedi ve ekledi:

“Ben Dilruba adına söylediği sözlerden alınmış kötü hissetmiş kim varsa özür dilerim. Şimdi sıra Erdoğan’da ağzıma alamayacağım ifadelerle Gezi’ye katılanlara ‘sürtük’ dedi. Şimdi Erdoğan da onlardan özür dilesin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine yönelik ‘önce özür dilesin’ sözlerine yanıt verdi.

CHP Lideri Özgür Özel, ”Tutturmuş ‘Özgür Özel özür dilesin’ ben ne dedim de özür dileyeyim. Ben Dilruba adına söylediği sözlerden alınmış kötü hissetmiş kim varsa özür dilerim. Şimdi sıra Erdoğan’da ağzıma alamayacağım ifadelerle Gezi’ye katılanlara ‘sürtük’ dedi. Şimdi Erdoğan da onlardan özür dilesin” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İL Başkanları toplantısında Dilruba Kayserilioğlu’nun 30 Ağustos resepsiyonunda CHP’nin konuğu olarak kendisine yer verilmesini eleştirmişti. Erdoğan “AK Parti’ye oy veren insanlara hakaret edeni yanlarına aldılar. Biz Sayın Özel’den bir özür bekliyoruz” diye konuşmuştu.

Ne olmuştu?

Sokak röportajında Instagram’ın erişime engellenmesi ve sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı eleştiren Dilruba Kayserilioğlu, 12 Ağustos’ta tutuklandı. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları yöneltilen Kayserilioğlu’nun tutukluluğuna avukatı Hüseyin Yıldız, itiraz etti. Ancak itiraz reddedildi.

İkinci itiraz üzerine Dilruba Kayserilioğlu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından tahliyesine karar verildi. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan tutukluluğu süren Kayserilioğlu’nun serbest bırakılması için tekrar itiraz edildi. Bu son itiraz üzerine Kayserilioğlu 29 Ağustos’ta tahliye edildi.

Dilruba Kayserilioğlu, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunu basın yoluyla işlenmekten 6 yıla hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Mahkeme, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu oluşmadığından Kayserilioğlu’nun beraatine karar verdi.

Kayserilioğlu’nu “Halkın bir kesimini alenen aşağılamak” suçundan 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, bu eylemin basın yayınla yapıldığı için cezayı 1/2 artırarak 9 aya çıkardı. Mahkeme ayrıca, iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 7 ay 15 güne düşürdü. Hakim, hükmün açıklanmasını geri bıraktı ve Dilruba Kayserilioğlu hakkındaki adli kontrol kararını kaldırdı.

Serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Kayserilioğlu hakkında bu kez de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla iddianame hazırladı. Kayserilioğlu’nun 4 yıla kadar hapsi isteniyor.

Paylaşın

Erdoğan’dan Muhalefete Sert Eleştiriler

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, muhalefete sert sözlerle yüklenerek, “Kendi siyasi çıkarları dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyorlar. Değiştik normalleştik dediler ama millete ve 28 milyonun iradesine hakaret eden bir şahsı İzmir’de onur konuğu olarak baş köşeye oturttular” dedi ve ekledi:

“İnsanda biraz mahcubiyet duygusu olur. İnsanda biraz hakaret ve düşünceyi ayıracak kadar feraset olur. Bunun adı tutarsızlıktır, tek parti kodlarına geri dönmektir. Bunu ne bize ne de millete yutturamazsınız. Millet ne dediğinize değil ne yaptığınıza bakar. O fotoğraf Türk siyaseti ve Türk demokrasisine yakışmamıştır. Gölge düşürmüştür. CHP lideri Özel’in millete bir özür borcu olduğuna inanıyoruz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:

“Partimizin içine nifak tohumları eklenmek istedi. İçeriden ve dışarıdan kendini ülkenin sahibi gören elitlerden, istihbarat örgütlerinden nice saldırılar geldi. Milletimizi birbirine düşürmek sokakları karıştırmak için her oyunu denediler. Allah’a hamd olsun tüm bu saldırıları püskürttük.

Her zaman Allah bize yeter, millet bize yeter dedik. Bugüne kadar alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürüdük. Akrebin kıskacında yoğrularak bugünlere geldik. Tarihin en büyük kalkınma atılımını yaptık. Vatan toprağının her karışında insanımızın hayatına dokunan hizmetlerimiz var.

Biz bu ülkeyle kader ortaklığı yapmış Türkiye sevdalısı bir kadroyuz. Milletin derdi bizim derdimizdir. Milletimizin sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Biz dertliyiz ya, biz dertliyiz. Bizim bu millete aşkımız var. İşte bu aşkımız bizi hep dertli yapıyor ve dertli olarak bu yollarda yürüyoruz.

İzmir Körfezi’nde kirlilik nedeniyle balıklar nefes alamıyor. Koltuk kavgası veriyorlar. İşte bizim eserimiz diye millete gösterecekleri tek bir eseri yok. Bunun yerine kavga var, didişme var, ayak oyunları var. Kendi siyasi çıkarları dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyorlar. Değiştik normalleştik dediler ama millete ve 28 milyonun iradesine hakaret eden bir şahsı İzmir’de onur konuğu olarak baş köşeye oturttular.

“Özel’in millete bir özür borcu var”

İnsanda biraz mahcubiyet duygusu olur. İnsanda biraz hakaret ve düşünceyi ayıracak kadar feraset olur. Bunun adı tutarsızlıktır, tek parti kodlarına geri dönmektir. Bunu ne bize ne de millete yutturamazsınız. Millet ne dediğinize değil ne yaptığınıza bakar. O fotoğraf Türk siyaseti ve Türk demokrasisine yakışmamıştır. Gölge düşürmüştür. CHP lideri Özel’in millete bir özür borcu olduğuna inanıyoruz.

Muhalefet neyle uğraşırsa uğraşsın, bizim gündemimizde enflasyonu tek haneye düşürmek var. Kongre sürecimize başladık. Milletin kapısını yine çalacağız. Milletimizin terazisinde kendimizi tartacağız. 8.Büyük Kongre maratonumuzu yeni bir atılımın vesilesi haline dönüştürmek arzusundayız.

AK Parti sıradan bir parti değildir. AK Parti Türk siyasetini temsil eden en büyük harekettir. Toplumu referans alan değişimin dinamiklerini yönetmemiz gerekiyor. Türkiye’nin en dinamik partisi olarak bunu yapacağımızdan hiç şüphe duymuyorum. Sizlerden arzum fitne tüccarlarına lütfen hiç kulak asmayın. ”

Paylaşın

Erdoğan: Türkiye Enflasyonu Düşürerek Büyüyecek

Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Para, maliye ve gelirler politikalarını uyumla yürüterek, tek haneli enflasyona mutlaka ulaşacağız. Bunu daha önce nasıl yaptıysak yine başaracağız. Türkiye enflasyonu düşürerek büyüyecek” dedi ve ekledi:

“Enflasyon düştükçe yatırım ortamı iyileşecek, rekabet güçlenecek ve istikrarlı yüksek büyüme olacak. Bu yılı yüzde 3,5’luk bir büyümeyle kapatmayı ve 2025-2027 döneminde büyümede kademeli bir artış görmeyi öngörüyoruz. Türkiye ekonomisi bu süreçten daha da güçlenerek çıkacak, çok farklı bir lige yükselecektir.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Harp okullarımızın mezuniyet törenlerine iştirak ederek, genç teğmenlerinin ve kıymetli ailelerinin mezuniyet sevincini paylaştık. Okul birincilerimizin tamamının kadın teğmenler olması ayrıca anlamlıydı. İyi yetişmiş, disiplinli, vatanperver gençlerimizle daima iftihar ediyoruz. Milletimizin gözbebeği ve peygamber ocağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücüne güç katan her adımın arkasındayız.

Savunma sanayinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı ülkeyi her türlü silah ve mühimmatını kendi imkanlarıyla üretir hale getirdik. İHA ve SİHA teknolojilerinde dünyanın ilk üç, dört ülkesinden birisiyiz. 22 yıl öncesine göre çok farklı bir seviyedeyiz. Ordumuzun disiplinine, insıcamına ve itibarına gölge düşürecek her türlü girişimin karşısındayız. Gerekli tahkikatı büyük bir hassasiyetle çok boyutlu şekilde yürütüyoruz.

Kahraman ordumuzun yıpratılmasına müsaade etmeyiz. Aynı hassasiyet Gazi Mustafa Kemal için geçerlidir. Dün Savarona yatını ziyaret ettik. Türkiye’ye en büyük zararı istismarcı siyaset anlayışı vermiştir. Zamanla aktörler değişse de bu siyaset tarzı maalesef kötü bir muhalefet geleneği olarak varlığını halen sürdürmektedir.  Son günlerde bunun tekrar ayyuka çıktığına şahitlik ediyoruz.

Bizim burada söylemeye hicap edeceğimiz hakaretleri üç beş oy uğruna sineye çekenler şimdi çıkmışlar yüzleri kızarmadan ahkam kesiyorlar. Sınır ötesi ve okyanus ötesindekilerle ittifak yapıp, iktidar hayali kuranlar bugün Gazi Mustafa Kemal üzerinden millete ayar vermeye kalkıyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kimyasal silah kullandı iftira atanlara kol kanat gerenlerin bugün söylediklerinin kıymeti yoktur.

Geçen sene İstanbulumuzu 17 milyon 370 bin turist ziyaret etti. 56 milyon 700 kişiyi ülke olarak misafir ettik. Bu sene hedef 60 milyar dolarlık turizm hedefidir. Bölgemizde sıcak çatışmalara rağmen turizm sezonumuz iyi geçiyor. 2024 hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz.

Eylül ayının ilk mesai günü adli yıl açılış törenimizi gerçekleştirdik. Yeni yasama yılıyla inşallah yeni ve sivil anayasa meselesine biraz daha ağırlık vereceğiz. Türk demokrasisinin darbelerle ve darbeci zihniyetle hesaplaşması için sivil anayasa ihtiyaçtan öte bir zorunluluktur. 15 Temmuz destanına imza atan milletin darbecilerin yaptığı anayasaya mecbur bırakılmasını doğru da adil de bulmuyoruz. 28. dönemin yeni ve sivil anayasa yapması millete karşı ödevidir.

4 Eylül tarihinde Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve heyetini resmi ziyaret kapsamında külliyemizde misafir ettik. Şubat ayındaki tarihi ziyaretimizin ardından sayın Sisi’nin ziyaretiyle Türkiye-Mısır ilişkilerini çok daha ileri seviyeye taşıdık. Mısır’la Gazze, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika başta olmak üzere yakın diyalog içindeyiz. Gazze’de ateşkesin tesisi için yürüttükleri arabulucuk için Mısır makamlarına destek veriyoruz.

Dayanışma hattını tahkim etmemiz gerekiyor. İsrail hükümeti işgal ve istila politikasını ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı da içine alacak şekilde genişletmeye çabalamaktadır. Her fırsatta Kudüs kırmızı çizgimizdir diyoruz. Görevi Kudüs davasına sahip çıkmak olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bu saldırılara bigane kalması düşünülemez. Teşkilatın liderler seviyesinde toplanması ve kararlı tutumu ortaya koyması aciliyet arz ediyor.

Eğitimde yaygın teknolojileri en iyi kullanan ülkeler arasındayız. Teknolojinin esiri olmayan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diliyorum. Öğretmenlerimize en kalbi şükranlarımı sunuyor, görevlerinde başarılar temenni ediyorum.

Narin yavrumuzun hunharca katledilmesi hepimizin yüreğine kor bir ateş düşürdü. Narin kızımızın canını alanlardan bunun hesabını adalet önünde mutlaka soracağız. Masum yavruyu öldüren canilerin en ağır cezaya çarpıtılması için konunun bizzat takipçisiyim, takipçisi olacağım. Sadece Narin evladımızın değil tüm çocuklarımızın gözündeki ışıltıyı söndüren ister bölücü çete, ister zehir tacirleri, ister vicdan fukaraları olsun bütün canilerle mücadeleyi sürdüreceğiz.

Milli mücadelede dönemin emperyalist güçlerine karşı direniş destanını yazmış millet olarak Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Gazze’de, Ramanallah’ta verilen mücadelenin ne manaya geldiğini en iyi biz anlarız. İsrail güçleri tarafından kalleşçe öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi ailesine başsağlığı diliyorum. İsrail’le mücadelemize devam edeceğiz. Kadın, çocuk, yaşlı, sivil demeden 41 bin insanı katleden soykırımcı İsrail yönetimi işledi suçların hesabını kesinlikle verecektir.

Önder mensupları ve İmam hatip camiasıyla buluşmanın bahtiyarlığını yaşadık. İmam Hatipli kardeşlerimle tekrar teşekkür ediyorum. Gölcük Necati Çelik yeni hastanesi ve TOKİ’nin inşaat ettiği konutlar ile 3 millet bahçemizin Kocaeli’nin 50 yıllık hayalini gerçekleştiren teleferikin de olduğu 149 kalem hizmetin açılışını yaptık. Bakanlıklarımızı, ilgili bakan arkadaşlarımızı, kurumlarımızı Kocaeli Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizi tekrar tebrik ediyorum.

“Ekonominin kırılganlığını önemli ölçüde azalttık”

Önceliğimiz vatandaşımızın derdine derman olmak, sorunlarına çözüm üretmektir. Hayat pahalılığının vatandaşlarımızın hayatında sebep olan sıkıntıları ortadan kaldırmak için yoğun çaba içindeyiz. 31 Mart seçimlerinde seçim ekonomisi uygulamadık. Ekonomi programımıza bağlı kalmaya imtina gösterdik. Bunun olumlu etkilerini de hamdolsun görmeye başladık. Son üç ayda yıllık enflasyon 23,5 puan geriledi. İşsizlik iyileşti. Cari açığı hızla düşürdük. Ekonominin kırılganlığını önemli ölçüde azalttık.

150 miyar dolara ulaşan rezervlerimiz dış şoklara karşı dayanıklılığımızı güçlendiriyor. 2024 yılında kredi notu 3 kuruluş tarafından artırılan tek ülke Türkiye oldu. Konut piyasasını da yakından takip ediyoruz. Yeni sosyal konut projeleri geliştiriyoruz.

Geçen yıl uygulamaya başladığımız Orta Vadeli Programı daha da güçlendirdik. Para, maliye ve gelirler politikalarını uyum içinde yürüterek tek haneli enflasyona mutlaka ulaşacağız. Bunu daha önce nasıl yaptıysak inşallah yine başaracağız.

İş ve yatırım ortamını iyileştirme çalışmalarımıza devam edecek, ekonomideki kayıt dışılığı azaltacak adımlar atacağız. Türkiye enflasyonu düşürerek büyüyecek. Enflasyon düştükçe rekabet güçlenecek, istikrarlı yüksek büyüme olacaktır. Bu yılın ikinci çeyreğinde milli gelirimiz 1,2 trilyon doları geçtik. Dış ticaret ortaklarımızdaki toparlanma ve enflasyondaki düşüşle birlikte çok hızlı bir canlanma bekliyoruz.

Biz gücünü genç, dinamik ve kaliteli insan kaynağından alan ülkeyiz. Büyümenin istihdam oluşturması bu yüzden çok çok önemlidir. 2023’de depremin etkilerine rağmen 880 bin yeni istihdam sağlandı. 2024’te bu yükseliş devam etti. İşsizlik oranı yüzde 8.8 olarak gerçekleşti. Son 1 yılda 1 milyon 105 bin ilave istihdam imkanı oluşturduk. Orta vadede hedefimiz yeni istihdam sağlamaktır. Gençlerin ve kadınların işgücü piyasasına katılımını destekleyerek ekonomideki rollerini öne çıkartacağız.

İhracatta da çok iyi bir ritm yakaladık. 2023’te ihracatımız 256 milyar dolarla rekor kırdı. Yıllık ihracat Ağustos’ta 262 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatımız 22,1 milyar dolar oldu. Dış ticaret açığımız 2024 yılı ilk 8 ayında yüzde 33,6 oranında azaldı. Dış ticaretimizdeki dengelenmenin güçlenerek devam ettiğini görüyoruz.

Milli gelire oranla 2024 sonunda yüzde 1,7, orta vadeli program dönemi sonunda yüzde 1,3’lük bir cari açık bekliyoruz. Yüksek katma değerli üretim, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla cari açıkta kalıcı iyileşmeyi sağlayacağız. Kayıt dışı ekonomiyle mücadeleden taviz vermeyeceğiz.

Türkiye ekonomisi bu süreçten daha da güçlenerek çıkacak. Çok farklı bir lige yükselecektir. Vatandaşlarımızdan daha kendi meselelerini çözemeyen kiyafetsizlere kulak asmamalarını özellikle rica ediyorum. Ben milletimin irfanına her zaman güvendim, güveniyorum. Sorun varsa aşacak olan biziz. Dert varsa derman bulacak biziz. Zorlukların üstesinden gelecek olan yine biziz.

Son 22 yılda ciddi yatırımlar yaptığımız alanların başında gençlik ve spor geliyor. Toplam spor tesisi sayımızı 4 bin 421’e çıkardık. Türkiye’nin dört bir köşesini kapalı spor salonları, halı sahalar, basketbol sahalarıyla, yüzme havuzlarıyla donattık. 2002 yılında spor dallarında aldığımız madalya sayısı 1481 adetti, 2023 sonu itibariyle 8 bin 449 rakamına ulaştı.

Öğrenci yurtları muhalefetin en çok kışkırttığı konulardan biriydi. 81 ilimiz 266 ilçemizdeki yurtlarımızla öğrencilerimizin hizmetindeyiz. Bu yıl yüzde 86 oranında öğrencimiz yurtlarımıza yerleşti. Hiçbir öğrencimiz mağdur edilmeyecek şekilde talep eden her öğrencimize barınma imkanı sunacağız. Engelli gençlerimizin hayallerini gerçekleştirebilmesi, hayatın her alanında engeszil yol almaları için yoğun çaba sarfediyoruz.

Engelli sporcularımız tarihi bir başarıya imza attılar. Kazandıkları 6’sı altın 10’u gümüş, 12’si bronz toplam 28 madalya ile milletimize büyük bir gurur yaşattılar. Buradan kendilerini cani gönülden tebrik ediyorum. Tüm sporcularımıza teşekkür ediyor, madalya kazanan sporcularımızı ayrıca kutluyorum. 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na sadece madalya kazandırmak için rekorlar kırmaya gideceğiz.”

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a “Sisi” Hatırlatması

İmamoğlu, Erdoğan’ın Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi ile arasının düzelmesine de göndermede bulunarak, “2019’da bana ne demişlerdi? Sisi. Sisi katildi değil mi, benim adım da Sisi idi. Şimdi ne oldu? ‘Kardeşim’. Bana da kardeşim demesini beklerim herhalde değil mi” dedi.

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bilecik Belediyesi’ni ziyaret etti.

Bilecik’te Bozüyük Kurtuluş Savaşı Anı Evi Seyir Terası açılışında konuşan Ekrem İmamoğlu, “2019’da bana ne demişlerdi? Sisi katildi değil mi, benim de adım Sisi idi. Şimdi ne oldu? Kardeşim. Bana da kardeşim demesini beklerim herhalde değil mi” diyerek Erdoğan’a gönderme yaptı. İmamoğlu, Erdoğan’ın teğmenleri hedef alan açıklamalarına da tepki gösterdi.

ANKA’nın aktardığına göre, belediye ziyaretinin Atatürk Parkı’nda açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “Çok önemli bir dönemde görev yapıyoruz. Bizim gibi seçilmiş arkadaşlar aynı zamanda bu ülkemizi geren, milletimizi sıkıntıya düşüren, çocukları, gençleri geleceğiyle ilgili, eğitimiyle ilgili, emeklilerimizi ekonomik sıkıntılarıyla ilgili milletimizin itibarlı, huzurlu ve güvende hissetmesiyle ilgili bir çok konu var… Bu konuların aşılması bu dönemde bu yeni yüzyılda çok özel bir dönemi hep beraber yaşamak ve yaşatmakla yükümlü yöneticileriz. Bu konuda gece gündüz çalışacağız” dedi.

İmamoğlu’nu Bilecik Belediyesi önünde Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve CHP’liler karşıladı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da İmamoğlu’nun ziyaretine eşlik etti.

İmamoğlu’nun açıklamalarından başlıklar şöyle: “Depremle çok yoğun mücadelemiz söz konusu. Bilecik sağlam bir zemine sahip. Çok yoğun depremle mücadelemiz söz konusu. Bilecik hem sağlam bir zemine sahip hem de depremden çok çok az etkilenmesi muhtemel güvenli illerimizden bir tanesidir. Bu bağlamda çok tedbir almamız lazım. Bölgemiz büyük bir deprem yaşadığında bir kısım ihtiyaçlarımızı sağlamakla ilgili Bilecik hassas bir stratejik öneme sahip olduğunu biliyoruz. Bu yönde çalışıyoruz.

“Çok önemli bir dönemde görev yapıyoruz”

Bütün Türkiye’nin her yeri önemli. Çok önemli bir dönemde görev yapıyoruz. Bizim gibi seçilmiş arkadaşlar aynı zamanda bu ülkemizi geren, milletimizi sıkıntıya düşüren, çocukları, gençleri geleceğiyle ilgili, eğitimiyle ilgili, emeklilerimizi ekonomik sıkıntılarıyla ilgili milletimizin itibarlı, huzurlu ve güvende hissetmesiyle ilgili birçok konu var. Bu konuların aşılması bu dönemde bu yeni yüzyılda çok özel bir dönemi hep beraber yaşamak ve yaşatmakla yükümlü yöneticileriz. Bu konuda gece gündüz çalışacağız.

Amasız, fakatsız 86 milyon insanımızı eşit görerek Türkiyemize güçlü dönemi sağlamak adına milletimizin bütün evlatlarıyla birlikte çalışarak, siyasi ayrım yapmadan, insanlarımızı ayrıştırmadan, insanlarımızı birleştirerek, bu cennet vatanın bireyi olduklarını ve onlara değerli olduklarını hissettirerek yeni bir döneme hazırlamanın sorumlu insanlarıyız biz. Çünkü millet bize yetki verdi. Dedi ki ‘siz sorumlusunuz, çok çalışın ve bizim geleceğimizi teminat altına alın.’ Bu konuda çok hassas çalışacağız.”

“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganıyla yaptıkları yeminle gündemde olan teğmenlere ilişkin konuşan İBB Başkanı “Kendi partilerinde dahi uzlaşamadıkları bir konuda bu kadar sert bu kadar toleranssız bir tavır takınılmasını anlamak mümkün değil” dedi.

İmamoğlu, “Mustafa Kemal Atatürk’e saygısını dile getirmenin bunun altından iş aramanın çabası ne? Bilmeyene söyleyelim 86 milyonun ortak değeridir Mustafa Kemal Atatürk” ifadelerinin kullandı.

İmamoğlu, Erdoğan’ın Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi ile arasının düzelmesine de göndermede bulunarak şunları söyledi: “Bu millet sizin yargılarınızın kararlarınızın ne kadar sık değiştiğini de biliyor. 2019’da bana ne demişlerdi? Sisi. Sisi katildi değil mi, benim adım da Sisi idi. Şimdi ne oldu? ‘Kardeşim’. Bana da kardeşim demesini beklerim herhalde değil mi.”

Paylaşın

Erdoğan “Oyun Platformlarını” Hedef Aldı: Gençleri Zehirliyor

Eğitim Öğretim Yılı Açılışı, Eğitim Teknolojileri AR-GE ve Kalite Zirvesi’nde konuşan Erdoğan, “Sosyal medyanın bir takım oyun platformlarının gençlerimizi nasıl zehirlediğine şahit oluyoruz” dedi ve ekledi:

“Sapkın akınların özendirilmesine de aracılık ediyor. Sinsice yerleştirilmiş LGBT propagandasına maruz kalıyor. Irkçılık da körükleniyor. Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve güvenlik noktasında zafiyete uğramaya çalışanların merkez üssü sanal alemdir.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Çocuklarımızın ruh ve beden sağlığı her şeyin üzerindedir. Kontrollü kullanımı yaygınlaştırmalıyız” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Salonu’ndaki Eğitim Öğretim Yılı Açılışı, Eğitim Teknolojileri AR-GE ve Kalite Zirvesi’nde konuştu.

“Eğitim yılının öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 3 aylık yaz tatilinin ardından tüm yavrularımızı sevgi ile kucaklıyor hepsine başarılar diliyorum” diyen Erdoğan özetle şunları söyledi:

“Türkiye’yi yüceltme ve payidar kılma mücadelesinde canlarımızı ortaya koyanların bir kısmı da öğretmenlerimizdir. Necmettin Yılmaz ve Aybüke Yalçın gibi eğitim neferlerimizi rahmetle yad ediyoruz. 6 Şubat’ta hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizi unutmayacağımızı ifade ediyorum.

Eğitime yaptığımız her yatırımla, her proje ile Türkiye Yüzyılı hedefimize yaklaşıyoruz. 22 yılda ülkemizin eksiklerini giderme noktasında objektif bakanların hayranlık duyduğu adımlar attık.

28 Şubat döneminde uygulamaya konan uygulamaları kaldırdık. Adaletsizliğe yol açan katsayı zulmüne ve başörtüsü yasağına son verdik. Sınıflarımızı en yeni teknolojik imkanlarla donattık. Mesleki ve teknik eğitimde yeni açılımı devreye alıyoruz.

Depremin yaralarını sarmakla kalmayacak, bölgenin eğitim altyapısını çok daha güçlü hale getirene kadar durmayacağız.

Sosyal medyanın bir takım oyun platformlarının gençlerimizi nasıl zehirlediğine şahit oluyoruz. Sapkın akınların özendirilmesine de aracılık ediyor. Sinsice yerleştirilmiş LGBT propagandasına maruz kalıyor. Irkçılık da körükleniyor.

Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve güvenlik noktasında zafiyete uğramaya çalışanların merkez üssü sanal alemdir. Batılı devletlerin kendi çıkarlarını korumak amacıyla aldığı sert önlemlerde kimse özgürlükten, demokrasiden, serbest piyasa ekonomisinden bahsetmiyor. Yasakçı olmakla suçlanıyoruz.

Ülkemizdeki bazı çevreler çocuklarımızın hakkını savunmak yerine uluslararası şirketlerin avukatlığını yapıyor… Çocuklarımızın ruh ve beden sağlığı her şeyin üzerindedir. Kontrollü kullanımı yaygınlaştırmalıyız.”

Paylaşın

AK Parti’de Erdoğanlı Ve Erdoğansız Hesaplar

31 Mart’a yapılan seçimlerde CHP’nın ardından ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de yeni kongre süreci ve takvimi, şimdiye kadar yapılanlar arasında en önemlisi olacak.

Kongrede oluşacak kadrolar, sonraki yıllarda Erdoğanlı-Erdoğansız partinin geleceğini belirleyecek. Yeni yol haritası mı? Yeni yüzler mi? Partiye bambaşka bir yol mu çizilecek? Yıllar boyunca yapılan hataların tekrarı mı? Sonun başlangıcı mı?

Gazete Pencere’den Nuray Babacan, kongre sürecine giren AK Parti’ye ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Babacan, “Erdoğanlı – Erdoğansız hesaplar! AKP’nin kader kongresi” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Yoğun gündem arasında çok dikkat çekmese de AKP’nin yeni kongre süreci ve takvimi, şimdiye kadar yapılanlar arasında en önemlisi. İlçelerden illere kadar yenilenecek tüm delege ve kadrolar, partinin 2028 seçimlerine dönük kaderini belirleyecek. Bırakın yeni dönem milletvekili adaylarını belirlemeyi, belki de genel başkan değişimi yapacak kadro, bu kongrede oluşacak.

Hemen akla, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın partisinde onun isteği dışında bir gelişme yaşanmayacağı gelebilir. Ama siyasette 24 saat bile uzundur derler. En geç 2028’de yapılacak genel seçimler öncesinde partide yaşanacak her gelişme çok önemli. Partilerin her an olağanüstü kongre toplama imkanı olsa da, aynı kadro, bu konuda da söz sahibi olacak. O yüzden bu kongre, partinin yaptığı diğer hiçbir kongreye benzemeyecek.

6 ay sonra yapılacak kongrede oluşacak kadrolar, sonraki yıllarda Erdoğanlı-Erdoğansız partinin geleceğini belirleyecek. Yeni yol haritası mı? Yeni yüzler mi? Partiye bambaşka bir yol mu çizilecek? Yıllar boyunca yapılan hataların tekrarı mı? Sonun başlangıcı mı? Bütün bunlar önümüzdeki yılki kongrenin psikolojisini etkileyecek. Sonraki üç yılın siyasi tarihinde önemli bir kavşak olacak.

Bu analizlerin nedeni, AKP yönetiminin kongre takvimini resmen açıklaması. 21 Eylül 2024’de beldelerden başlayacak süreç, ilçe ve il kongrelerine doğru ilerleyecek. 28 Aralık 2024 tarihinde il kongreleri başlayacak. Oldu- bitti derken, tüm çalışmalar Mart 2025 tarihinde tamamlanacak. Ardından parti yönetimi büyük kongre tarihini açıklayacak.

Parti sözcüsü Ömer Çelik’in son açıklamasındaki en önemli mesaj, “Bu sadece mekanik bir kongre süreci olarak değerlendirilmemeli. Yeni dönemin, yeni ihtiyaçların siyasi ritmine göre neler yapılması gerektiği de bu sürecin içinde olacak” sözleriydi. Dolayısıyla AKP içinde uzun süre siyaset yapan herkes, bu kongrenin taşıdığı tarihsel anlamı çok iyi biliyor.

Partideki tartışmalar

Geçmişi biraz hatırlarsak, yerel seçimlerden sonra değişim ve normalleşme bekleyen çok isim, büyük kongrenin bu yıl içinde yapılmasını istemiş, partinin mevcut yönetimi, kongreyi 2025’e erteletmişti. Başarısız seçim sonuçlarından sorumlu tutulan parti yönetiminin değişimi ertelemesi birçok kişiyi kızdırmıştı. Genel merkez yönetiminin, partinin bundan sonraki yeni yapısının oluşturulmasında söz sahibi olmak için manevra yaptığı iddia edilmişti.

Saptamalar haksız değil. Daha önce de kaleme aldığımız gibi, AKP’nin yeni kongresinde oluşacak kadrolar, olası bir erken seçimde söz sahibi olacak, listeleri belirleyecek, kabine ve belediye başkanlarıyla ilişkilerde etkili olacak. Çünkü bu süreç, Erdoğan sonrası güç dengelerinin nasıl oluşacağını da gösterecek. Delegeler her zamankinden daha önemli olacak.

Parti yönetiminin eleştirilere yanıtı var. Daha önce de aktardığımız gibi onlar, “Bu yıl kongre yapılsaydı, 2028 yılına kadar yeni bir kongre sürecine girmemiz gerekirdi. Seçim öncesinde kongre tartışmaları bizi olumsuz etkiler. Bu nedenle, kongreyi 2025 yılında yaparsak, yeni vitrin ve yeni kadro AK Parti’yi 2028 seçimine götürür. Zaten seçimlerin öne alınması ihtimali de yüksek. Bu nedenle iç tartışmalar, kongre tartışmalarını 2025 yılında bitirip, önümüze bakmalıyız” yorumu yapıyorlar.

Yukarıda sıraladığımız gibi bu süreç, AKP’nin siyasi tarihi açısından çok önemli. Dolayısıyla, ülkenin geleceği açısından da kavşak sayılır. Seçilecek kadrolar, çok şeyin mesajını verecek. AKP eski tas eski hamam mı gidecek? Yoksa ciddi bir yol ayrımına mı gelecek? Herkes görecek…”

Paylaşın

Erdoğan’dan “OVP” Mesajı: Enflasyonla Mücadele Vurgusu

OVP’ye ilişkin açıklama yapan Erdoğan, “Bir yandan enflasyonla kararlı bir şekilde mücadele ederken, diğer yandan yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen; tarımı, sanayiyi, yüksek teknolojiyi, turizmi ve birçok farklı sektörü güçlendirecek olan OVP’ye güvenimiz ve desteğimiz tamdır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Hükümet olarak OVP kapsamında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak, vatandaşımızın refahını artırırken sağlam temellere dayalı ekonomimizin gelecek nesillerimiz için de sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden, Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin bir mesaj yayınladı. Erdoğan mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün açıkladığımız ve Türkiye ekonomisi için büyük önem arz eden 2025-2027 Orta Vadeli Program’ın (OVP) ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Bir yandan enflasyonla kararlı bir şekilde mücadele ederken, diğer yandan yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen; tarımı, sanayiyi, yüksek teknolojiyi, turizmi ve birçok farklı sektörü güçlendirecek olan OVP’ye güvenimiz ve desteğimiz tamdır.

Hükümet olarak OVP kapsamında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak, vatandaşımızın refahını artırırken sağlam temellere dayalı ekonomimizin gelecek nesillerimiz için de sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz.”

Orta Vadeli Program (OVP)

Ekonominin 2025 – 2027 dönemine dair 3 yıllık yol haritasını sunan Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. Yılmaz, yeni OVP’yi anlattığı sunumda “Programımızın temel amacı enflasyonun kademeli olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi” dedi.

Yılmaz, 2024 için yıllık enflasyon hedefinin yüzde 41,5 olarak revize edildiğini açıkladı. Önceki OVP’de bu oran yüzde 33’tü. Önceki OVP’de yüzde 15,2 olarak belirlenen 2025 enflasyon hedefi de yüzde 17,5’e yükseltildi. 2026 için ise yüzde 8,5 olan hedef, yüzde 9,7’ye çıkarıldı.

2024 büyüme oranı hedefi ise yüzde 4’ten 3,5’e çekildi. 2025 büyüme oranı hedefi de önceki plana göre 0,5 puan aşağı çekilerek yüzde 4 oldu. Büyüme oranı hedefi 2006 için yüzde 4,5; 2027 için ise yüzde 5 olarak hedeflendi. Yeni OVP’de cari açığın gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı için belirlenen hedef 2024 yılı için yüzde eksi 3,1’den yüzde 1,7’e çekildi.

Cari Açık/GSYH oranı hedefi, 2025 için yüzde eksi 2,6’dan 2’ye düşürüldü. Aynı hedef, 2026 için yüzde eksi 1,6; 2027 için ise yüzde eksi 1,3 olarak belirlendi. İşsizlik oranı hedefi ise 2025 için yüzde 9,6’ya, 2026 için 9,2’ye ve 2027 için yüzde 8,8’e indirildi. Bu tahminler önceki OVP’de 2025 için 9,9, 2026 için ise 9,3’tü.

Paylaşın

Erdoğan Ve Sisi’den Ortak Basın Toplantısı: Gazze Vurgusu

Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye ve Mısır’ın bölgesel barış ve istikrara katkıları hayati önemdedir. Gazze başta olmak üzere bölgesel meselelerin çözümüne yönelik düzenli istişarelerde mutabık kaldık” dedi ve ekledi:

“Filistin’de son durum itibariyle görüşmelerimiz odağında bu yer aldı. Türkiye ve Mısır ortak bir duruşa sahiptir. 11 aydır devam eden soykırımın sona ermesi, kalıcı ateşkesin tesisi, insani yardımların engelsiz akışı önceliğimiz olmaya devam ediyor. Gazze’ye toplam yardımın yüzde 32’si Türkiye’den gitmiştir. Bu yardımların ulaştırılmasında Türk Kızılayı, AFAD’la işbirliği içinde hareket eden Mısır Kızılay’ı ve Mısır makamlarına teşekkür ediyorum.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “İsrail, insani yardımları engelleyerek işlediği suçlara bir yenisini daha ekliyor. Binlerce ton bomba ile kıramadığı direniş azmini, Filistin halkını açlığa ve susuzluğa mahkum ederek kırmaya çalışmaktadır. Ölen her masumun sorumlusu İsrail ve destekçileridir. Mısır, Katar, Amerika ile birlikte müzakerelere arabuluculuk yapıyor. Biz de Dışişleri Bakanlığımız ve MİT Başkanlığımız vasıtasıyla destek veriyoruz. İsrail’in uzlaşmaz ve engelleyici tutumu halen devam ediyor. İsrail, müzakere yürüttüğü muhatabını şehit ederek nasıl bir zihniyete sahip olduğunu göstermiştir” ifadelerini kullandı.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine bugün Türkiye’ye ilk kez resmi ziyarette bulundu. Bu, 12 yıl aradan sonra Mısır’dan Türkiye’ye cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan ilk ziyaret oldu. İki lider çeşitli konularda 17 anlaşma imzaladıktan sonra ortak basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler: Mısır Cumhurbaşkanı Sayın El Sisi’yi ülkemizde ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Kendisine şahsım, milletim adına hoş geldiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanı Kahire’deki ziyaretimde teveccüh göstermiş bizleri çok sıcak ağırlamıştı. O günden bugüne diyaloğumuzu ve işbirliğimizi en üst seviyede tuttuk. Daima yakın istişare halinde olduk. İşbirliğimizi değerli kardeşimin iadei ziyareti ile daha da ileriye taşıyoruz. Mısır’la ortak geçmişe, yakın dostluk bağlarına sahibiz. Önümüzdeki sene diplomatik ilişkilerimizin 100. yıl dönümünü kutlayacağız.

Medeniyetlere beşiklik yapmış iki kadim ülkeyiz. Köklü ve çok boyutlu ilişkileri müşterek çabalarımızla sürekli güçlendiriyoruz. Çalışmalarımızın semerelerini görmekten ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Sayın Sisi ile Kahire’deki görüşmemizde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi yeniden yapılandırma kararı almıştık. Bu mekanizmanın ilk toplantısını bugün gerçekleştirdik.

Sanayi, ticaret, savunma, sağlık, çevre, enerji dahil her alanda ilerleme irademizi teyit ettik. Ticaret ve ekonomi işbirliğimizin en güçlü boyutunu oluşturuyor. Son 10 yılda Mısır’ın ilk 5 ticaret ortağı arasında yer aldık. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde 15 milyar hedefine doğru kararlı bir şekilde ilerliyoruz. İşadamlarımız 3 milyar dolara yaklaşan yatırımlarıyla Mısır ekonomisine katkı sağlıyor.

Girişimcilerimizi teşvik ediyor Mısırlı yatırımcıları Türkiye’ye bekliyoruz. Doğalgaz, nükleer enerji başta olmak üzere enerji alanında işbirliğimizi geliştirmek durumundayız. Kardeş Mısır halkı Türkiye’ye yoğun ilgi gösteriyor. İlişkilerimizde olumlu ivmenin turizm alanına da yansıyacağına inanıyorum. Türkiye ve Mısır’ın bölgesel barış ve istikrara katkıları hayati önemdedir. Gazze başta olmak üzere bölgesel meselelerin çözümüne yönelik düzenli istişarelerde mutabık kaldık.

Filistin’de son durum itibariyle görüşmelerimiz odağında bu yer aldı. Türkiye ve Mısır ortak bir duruşa sahiptir. 11 aydır devam eden soykırımın sona ermesi, kalıcı ateşkesin tesisi, insani yardımların engelsiz akışı önceliğimiz olmaya devam ediyor. Gazze’ye toplam yardımın yüzde 32’si Türkiye’den gitmiştir. Bu yardımların ulaştırılmasında Türk Kızılayı, AFAD’la işbirliği içinde hareket eden Mısır Kızılay’ı ve Mısır makamlarına teşekkür ediyorum.

İsrail, insani yardımları engelleyerek işlediği suçlara bir yenisini daha ekliyor. Binlerce ton bomba ile kıramadığı direniş azmini, Filistin halkını açlığa ve susuzluğa mahkum ederek kırmaya çalışmaktadır. Ölen her masumun sorumlusu İsrail ve destekçileridir. Mısır, Katar, Amerika ile birlikte müzakerelere arabuluculuk yapıyor. Biz de Dışişleri Bakanlığımız ve MİT Başkanlığımız vasıtasıyla destek veriyoruz. İsrail’in uzlaşmaz ve engelleyici tutumu halen devam ediyor. İsrail, müzakere yürüttüğü muhatabını şehit ederek nasıl bir zihniyete sahip olduğunu göstermiştir.

Netanyahu’nun Mısır’a yönelik ithamlarını reddettiğimizi çok net söylemek isterim. İsrail’e baskıların artırılması noktasında elimizden geleni yaptık yapıyoruz. Güney Afrika’da UAD’de açtığı soykırım davasına müdahil başvurumuzu resmen ilettik. İsrail’li yetkililerin uluslararası mahkemelerde hesap vermesi için çalışmalarımızı yoğun şekilde söylüyoruz. 41 bin masum insanın katillerin yeri Meclis kürsüleri değil mahkeme salonlarıdır.

Uluslararası topluma düşen sorumluluğu hatırlatmaya devam ediyoruz. Bazı ülkeler halen kayıtsız şartsız destekle işlenen suçlara ortak oluyor. Netanyahu hükümetinin tüm dünyayı tehlikeye atan katliam politikasını durdurulması konusunda caydırıcı adımlar atılmıyor. İsrail’in bölgemizi daha fazla gerilime sürüklemesinin önüne geçmek, ikircikli politikaların terk edilmesiyle mümkün olacaktır. Yanlıştan dönülmesi çağrımızı bir kez daha tekrarlıyorum.

İstişarelerimizde Gazze’nin yanı sıra başta Doğu Akdeniz, Suriye, Libya, Sudan ve Afrika olmak üzere bölgesel konuları ele aldık. Benzer tutum ve hedeflere sahip olduğumuz Mısır’la istişarelerimizi güçlendirme noktasında kararlıyız. Bundan sonra daha yakın işbirliği içinde olacağız. Çok boyutlu münasebetlerimizi kazan kazan anlayışıyla ileriye taşıyacağız.”

“Dost ülkeye yapmış olduğumuz ilk ziyaret…”

Sisi’nin açıklamalarından öne çıkan bölümler: Değerli kardeşim Recep Tayyip Erdoğan. Sözümün başında bana karşı göstermiş olduğu yakın ilgi ve misafirperverlikten dolayı en içten teşekkürlerimi iletmek isterim. Dost ülkeye yapmış olduğumuz ilk ziyaret iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin çok daha gelişeceğinin göstergesidir.

Şüphesiz bizleri bir araya getiren birçok ortak paydamız, ortak tarihimiz bulunmaktadır. Geçtiğimiz dönem içerisinde turizmle birlikte Türk halkı ile Mısır halkı arasında daha fazla iletişimi gördük. Ticaret ve ticaretin ötesinde ülkemizde Türk yatırımlarıyla birlikte ilişkinin daha da arttığını görmekteyiz.

Sayın Erdoğan’ın Şubat ayındaki ülkemize yaptığı ziyaret ilişkileri daha da artırmıştır. Ticaret, turizm, tarım gibi birçok alanda ortak adımlar atma kararı aldık. Şüphesiz iki ülke arasında ticaretin artırılması, serbest ticaret anlaşmasının geliştirilmesi, 15 yıllık ticaret hacminin gerçekleştirilmesi ortak hedeflerimiz alanında yer almaktadır. Türk yatırımcılara sunmuş olduğumuz olanaklar bizim için önemli husustur. Türklerin ülkemize yatırım yapması önemli husustur.

Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler bağlamında beraber koordinasyonun çok önemli olduğunun altını çizdim. Bölgesel konuları ele alarak insani krizin önüne geçme konusunda çalışmalıyız diye karar aldık. Gazze ve Filistin’deki kardeşlerimiz için daha yoğun çalışmalıyız. Türkiye ve Mısır olarak bir an önce ateşkesin sağlanması, Batı Şeria’daki insani ihlallerin son bulması, Filistin’in başkenti Doğu Kudüs olan bir devleti kurma haklarının bir an önce hayata geçmesi gerektiğini vurguladık.

İnsani yardımların ulaşması için elimizden gelen çabayı harcamaktayız. İlgili kurumlarımız arasında yakın koordinasyon, güvenlik ve istikrar meselelerini ele almaktayız. Libya konusunda hem başkanlık hem parlamento seçimlerinin yapılması, güvenlik ve esenliğin sağlanması, silahlı unsurların ayrılmaları Libya’nın geleceği için önemli husustur.

Suriye’yi etkileyen krizin son bulmasını ele aldık. Türkiye ile Suriye arasındaki yakınlaşmayı memnuniyetle karşılaşıyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve terörle mücadelede hemfikiriz. Sudan, Somali ve Afrika boynuzundaki sorunları ele aldık. Güvenliğin tesisinin öneminin altını çizdik. Ortadoğu’da güvenlik ve esenliğin sağlanması mevcut anlaşmazlıkların ortadan kaldırılmasıyla tesis edilecektir. Son olarak çok değerli kardeşim Recep Tayyip Erdoğan’ın bana ve heyetime karşı göstermiş olduğu misafirperverliğe teşekkür ediyorum.”

Paylaşın

Erdoğan BRICS Zirvesine Katılacak Mı? Çin’den Türkiye’ye Destek

Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Erdoğan’ın Rus tarafının Tataristan Cumhuriyeti’nin Kazan kentindeki BRICS Zirvesi’ne katılma davetini kabul ettiğini belirtti. 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning ise, “Çin, diğer BRICS üyesi ülkelerle birlikte BRICS’in açıklık, kapsayıcılık ve kazan-kazan işbirliği ruhunu sürdürmeye ve benzer düşünen daha fazla ortağın BRICS işbirliğine katılımını desteklemeye hazır” dedi.

Türkiye’nin BRICS’e üyelik başvurusunda bulunduğuna dair iddialar gündemdeki yerini korurken Kremlin’den yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’daki BRICS zirvesine katılmayı kabul etti. Dönem başkanı Rusya’nın ev sahipliğindeki 16. BRICS Zirvesi, 22-24 Ekim tarihlerinde Kazan’da yapılacak.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rus tarafının Tataristan Cumhuriyeti’nin Kazan kentindeki BRICS Zirvesi’ne katılma davetini kabul ettiğini belirtti. Uşakov, “Teklif Türk tarafına iletildi ve Erdoğan kabul etti” dedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Türkiye’nin BRICS’e üyelik için başvurduğuna dair basında çıkan iddiaları değerlendirdi. Ning, “Çin, diğer BRICS üyesi ülkelerle birlikte BRICS’in açıklık, kapsayıcılık ve kazan-kazan işbirliği ruhunu sürdürmeye ve benzer düşünen daha fazla ortağın BRICS işbirliğine katılımını desteklemeye hazır” ifadesini kullandı.

Mao Ning, “BRICS, biçimlenmekte olan piyasalara sahip ülkeler ve kalkınmakta olan ülkeler arasındaki işbirliği için önemli bir platform” diye ekledi.

ABD basınında Türkiye’nin BRICS’e katılmak için üyelik başvurusu yaptığı iddiası yer almıştı. İddianın Türkiye’yle yakın ilişkilere sahip Rusya’nın BRICS dönem başkanlığı sırasında gündeme gelmesi dikkat çekti.

Erdoğan, 2018 yılında Güney Afrika’da düzenlenen 10. BRICS Zirvesi’ne ‘davetli lider’ olarak katılmıştı. Zirvede BRICS liderleriyle aile fotoğrafı çekiminde yer alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra zirve kapsamındaki BRICS Outreach Çalışma Toplantısı’na katılmıştı.

BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ekonomilerini kastetmek için kullanılıyor. 2011 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nin birliğe katılmasına kadar orijinal dört üye BRIC (ya da İngilizce “the BRICs”) olarak adlandırılmıştı.

Aynı yıl Çin’in Sanya kentinde düzenlenen zirveye Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma’nın da katılımı ile BRIC grubu adını BRICS olarak değiştirdi. BRICS ülkeleri, bulundukları bölgelerin bölgesel ilişkileri üzerindeki önemli nüfuz potansiyeliyle tanınırlar ve beş ülkenin hepsi G20 üyesidir.

30 ülkenin daha katılmaya hazır olduğu BRICS, küresel ekonomide önemli konuma sahip ve dünya düzeninde alternatif birlik olma yolunda ilerliyor. Ekonomi ağırlıklı BRICS, gelişmekte olan ve ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin hakimiyetine direnç gösteren devletlere uluslararası konularda daha fazla temsil ve söz hakkının verilmesi hedefini de güdüyor.

BRICS, Batı’nın hâkim olduğu kurumlara, özellikle Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi kuruluşlara alternatif olarak kendini konumlandırıyor. BRICS üyeliği, Türkiye’ye bu kuruluşlar aracılığıyla finansmana erişimini, siyasi ve ticari ilişkilerini genişletme fırsatları sunabilir.

Paylaşın