Özgür Özel: Anayasayı Erdoğan İçin Değiştirmem

CHP Lideri Özgür Özel, erken seçim tartışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Ben sadece bir sene boyunca buna izin veririm gelsin yarışalım. Bir sene geçti [diyelim] Erdoğan aday olacak, ‘Gelin anayasa değişikliği yapalım’, yok, kabul etmiyorum” dedi ve ekledi:

“Bana altın tepside iktidar vadetseler Erdoğan eliyle, ben o anayasayı Erdoğan için değiştirmem. Eğer Erdoğan aday olacaksa bir sene sonra olsun. [Ama] yok ‘Son 6 ayda geleceğim, aday olacağım’ [derlerse] 6 ay daha dişimi sıkarım aday olamazsın. Hesabını ona göre yapsın.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı Medyascope yayınında önümüzdeki genel seçimlere ilişkin olarak, “Ben kazanılacak bir seçimi kaybettirecek işler yapmam. Ben kendi adaylığımı dayatıp en doğru adayın seçilmesine mani olmam,” açıklamasında bulundu.

CHP’nin ana muhalefet partisi olmanın ötesine geçmesi gerektiğine değinen Özel, “Evdeki bulgur ana muhalefetse, ben pirincin peşinden gideceğim. Evdeki bulgur ana muhalefetten öteye gitmiyorsa ben pirincin peşinden giderim. Ben partiyi iktidar yapmaya çalışıyorum,” diye konuştu.

Kendi parti tabanını memnun etmenin bir çözüm olmadığını vurgulayan Özel, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) iktidarından şikayetçi olan AK Parti seçmenine ulaşmak istediğinin altını çizdi.

“Bizim mahallede alkış almayı becerecek en iyi siyasetçiyim. Bizim mahalleyi memnun ederim, mutlu ederim ama bizim mahalleyi iktidar etmem için bizim mahallenin eleştirilerine rağmen iktidara gönül vermiş ama iktidardan yılmış insanlara sesimi duyurmam lazım, benim hakkaniyetli birisi olduğuma inanmaları lazım.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ayakta karşılamasına ilişkin kendi tabanından eleştirilerin olabileceğini söyleyen Özel, “Ben bunu yaparken ortalama seçmenin ne hissettiğine bakarım. Genel seçmende nasıl karşılandığı benim için önemli. Çünkü gelecek seçimin cumhurbaşkanı adayı ben değilim,” dedi.

Kendi adaylığı konusunda bir dayatma yapmayacağını dile getiren CHP lideri Özel, “Kendi adaylığımı dayatıp en doğru adayın seçilmesine mani olmam. Ben partiyi iktidar yapmaya çalışıyorum. AKP’li seçmen kulaklarını artık kapatmıyor,” ifadelerini kullandı.

İktidar yolunda risk almaktan kaçınmayacağını özellikle belirten Özel, “Her türlü riski ve bedeli ödemeye razıyım. Bu muhalefetten kurtulmak için gerekirse kendimi feda edeceğim. Ama partiye bu seçimi kazandıracağım,” diye konuştu.

CHP’nin bir sonraki genel seçimde iktidar olacağına dair inancını belirten Özel, aksi durumda siyaseti bırakacağını söyledi: “Ben bu partiyi ilk genel seçimlerde iktidar yapan genel başkan olacağım. O gün bu parti [CHP] iktidar olmazsa ertesi gün, öyle ‘kurultayı çağırıyorum’ falan değil, siyaseti bırakıyorum. Çok net söylüyorum. Bu parti iktidar olacak. Bunun önündeki engelleri kaldırmak için büyük çaba sarf edeceğim.”

‘Şu anda Erdoğan’ın bize karşı seçim kazanabilecek durumu yok’

Medyascope yayınında gazeteci Ruşen Çakır ile Göksel Göksu’nun erken seçime dair sorusuna dair ise Özel, “Şu anda Erdoğan’ın bize karşı seçim kazanabilecek durumu yok” yanıtını verdi.

Seçimin son düzlüğüne yaklaştığında iktidar tarafından gelecek bir erken seçim talebini kabul etmeyeceklerini söyleyen CHP lideri Özgür Özel, “Ben sadece bir sene boyunca buna izin veririm gelsin yarışalım. Bir sene geçti [diyelim] Erdoğan aday olacak, ‘Gelin anayasa değişikliği yapalım’, yok, kabul etmiyorum. Bana altın tepside iktidar vadetseler Erdoğan eliyle, ben o anayasayı Erdoğan için değiştirmem. Eğer Erdoğan aday olacaksa bir sene sonra olsun. [Ama] yok ‘Son 6 ayda geleceğim, aday olacağım’ [derlerse] 6 ay daha dişimi sıkarım aday olamazsın. Hesabını ona göre yapsın,” sözlerini dile getirdi.

Paylaşın

Özel’den Mehmet Şimşek’e “Enflasyon” Tepkisi: Şaka Mı Yapıyorsun?

Çekmeköy Belediyesi’nin toplu açılış ve temel atma töreninde konuşan CHP Lideri Özgür Özel, Mehmet Şimşek’e sert eleştiriler yönelterek, “Mehmet Şimşek, biraz şaka mı yapıyor, gerçek mi yapıyor bilinmeyen videolarla enflasyonla ilgilenmiyor” dedi ve ekledi:

“‘Düşecek’ dedikleri enflasyon yüzde 49. Geçen ay 52’ydi. Bir sene öncesine göre, bu ay aslında enflasyon 3 puan arttı. Devletin rakamlarında, TÜİK’in rakamlarında enflasyon yüzde 3. Peki, geçen ay 51 iken nasıl 49’a düşüyor? ‘Baz etkisi’ dedikleri, geçen sene bu ay yüzde 5’se bu ay yüzde 3 olunca hesapta bu, yüzde 51’den 49’a düşüyor.”

Özel konuşmasının devamında, “Peki, enflasyon düşünce fiyat düşüyor mu, hayat ucuzluyor mu? Hayır. Neden? Çünkü enflasyon, fiyatın artış hızı demek. Enflasyon 51 olursa geçen geçen sene 100 lira olan mal, bugün 151 lira olur. 49 olduğunda 100 lira olan mal 149 lira olur. Enflasyonun geçen aya göre düşmesi, ‘Artış hızının azalması’ demek. Enflasyonun artış hızının azalması, fiyatların bırakın düşmesi ve durmasını, artışını sürdürmesine engel değil” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Çekmeköy Belediyesi’nin toplu açılış ve temel atma töreninde konuştu. Konuşmasında çocuk yoksulluğuna dikkat çeken Özel; Türkiye’de her üç çocuktan biri yoksulluk çektiğini belirterek “Hükümet, çocuk yoksulluğunu azaltma konusunda son derece başarısız” diye konuştu.

Özel sözlerini şöyle sürdürdü: “İşin kötüsü bilgisiz, vizyonsuz ve hedefsiz. Yani hükümetin önünde halledilecek işler listesinde ‘çocuk yoksulluğu’ yazmıyor bile. Oysa geçtiğimiz günlerde Orta Vadeli Program’a dikkatle baktık, çocuk yoksulluğunu nasıl çözecek diye. Bu konuda yazılan bir tek kelime, konulan bir tek hedef, paylaşılan bir tek veri ve çözüme yönelik bir tek adım görmedik. Türkiye’de 2023 itibarıyla 7,6 milyon çocuk yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Çocuk yoksulluğu, yetişkin yoksulluğunu aşan ve ondan daha yüksek ölçülen bir mesele. Bütün dünyada da böyle, Türkiye’de de böyle. Yaklaşık 2 milyon çocuk derin yoksullukla karşı karşıya.

“Mehmet Şimşek şaka mı yapıyor?”

Konuşmasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de sert eleştiriler yönelten Özgür Özel; “Mehmet Şimşek’in geldiği gün enflasyon yüzde 38’di. Bugün 48” dedi. Özel, ekonomiye ilişkin şu yorumları yaptı: “Mehmet Şimşek, biraz şaka mı yapıyor, gerçek mi yapıyor bilinmeyen videolarla enflasyonla ilgilenmiyor. ‘Düşecek’ dedikleri enflasyon yüzde 49. Geçen ay 52’ydi. Bir sene öncesine göre, bu ay aslında enflasyon 3 puan arttı. Devletin rakamlarında, TÜİK’in rakamlarında enflasyon yüzde 3.

Peki, geçen ay 51 iken nasıl 49’a düşüyor? ‘Baz etkisi’ dedikleri, geçen sene bu ay yüzde 5’se bu ay yüzde 3 olunca hesapta bu, yüzde 51’den 49’a düşüyor. Peki, enflasyon düşünce fiyat düşüyor mu, hayat ucuzluyor mu? Hayır. Neden? Çünkü enflasyon, fiyatın artış hızı demek. Enflasyon 51 olursa geçen geçen sene 100 lira olan mal, bugün 151 lira olur. 49 olduğunda 100 lira olan mal 149 lira olur. Enflasyonun geçen aya göre düşmesi, ‘Artış hızının azalması’ demek. Enflasyonun artış hızının azalması, fiyatların bırakın düşmesi ve durmasını, artışını sürdürmesine engel değil.”

CHP lideri, enflasyon oranına dair de “Dün açıklanan aylık yüzde 3 enflasyon 83 ülkeden fazla desem çok gelir değil mi? 83 ülkeden fazla ama 83 ülkenin yıllık enflasyonundan fazla” diye konuşarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada yüzde 3’ün altında yıllık enflasyonu olan 83 ülke var. Türkiye’de aylık enflasyon yüzde 3. Türkiye enflasyonda Arjantin, Zimbabve, Etiyopya’yı geçebiliyor sadece. Geri kalan bütün ülkeler enflasyonda bizden çok daha iyi durumdalar.

Sayın Erdoğan’ın faiz indirimlerine başladığı, yani pandemiden çıktık, tedarik zincirleri kırıldı, yeni yeni yerine geliyor. Bütün dünyada enflasyon sorunu var. Enflasyon bütün dünyada var. Üç olan ülkede altı olmuş, panik var. Dört olan ülke yediye çıkmış telaştalar. Amerika dokuzu gördü, çıldıracak. Hepsi faizleri aldı, enflasyonun bir puan üstüne koydu, para başka yere kaçmasın, dövize yönelmesin, hayat pahalılaşıyor, ‘Ben alışverişimi önden yapayım’ deyip talep artmasın, enflasyon azmasın’ diye.

Orada Tayyip Bey, ‘Ben faiz indirmem, Nas ortada. Faiz sonuç değil, sebeptir, ben faizi artırmam, indiririm, bu suretle enflasyonu dizginlerim’ dedi. O gün buna başladığında ‘Mal ve hizmet sepeti’ diyorlar. Yani hesap kolay olsun diye bir sepet var, içindeki mallar ve aldığınız hizmet belirli. 100 liraymış, bugün 448 lira. Yani düşünün, Ramazan kolisi alıyorsunuz, içindekiler belli. 100 liralık Ramazan kolisi, bugün 448 lira. Neden? ‘Faiz artırmam ve indirerek düşürürüm’ dedi diye.”

Paylaşın

Özel’den “Cumhurbaşkanlığı Adaylığı” Açıklaması: Hevesim Yok

Cumhurbaşkanı adaylığına dair konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Kişisel olarak hiçbir adaylığım, hiçbir hevesim, kendime dair hiçbir talebim yoktur. Talebim milletime, ülkeme dairdir. Hedefim CHP’yi iktidar yapmaktır” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nı ziyaret etti.

Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özgür Özel, “Ben hep ‘geçim olmazsa seçim olur’ dedim. Bugün Türkiye’de geçim var mı, soruyorum. Meydanlar yok diyor. ‘Erken seçim’ diye meydanlar inliyor” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, şöyle devam etti: “Bu şartlar altında Erdoğan’ın ‘5 yılı tamamlayacağım’ inadı beyhudedir. Yoksulluğu, işsizliği, güvencesizliği çözmemektedir. Gelecek sene kasım ayı görev süresinin yarısıdır. Eğer erken seçim olursa gelir hep birlikte milletin önüne gideriz. Yok erken seçim olmazsa, bu milleti açlığa, yoksulluğa itip 5 yılın sonuna doğru ‘gelin seçimleri 6 ay önce yapalım, ben aday olayım.’ Öyle bir şey yok!”

Erken seçim için talebini yineleyen Özel, “Önümüzdeki sene en geç kasım ayında, desin ki ‘2025 Mart’ta seçim yapalım’, ben dünden razıyım. Bugünden hazırım, koşa koşa sandıktayım, partim de iktidarda. Biz bir erken seçim istiyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı adaylığına dair de konuşan Özel, ” Kişisel olarak hiçbir adaylığım, hiçbir hevesim, kendime dair hiçbir talebim yoktur. Talebim milletime, ülkeme dairdir. Hedefim CHP’yi iktidar yapmaktır” ifadelerini kullandı.

Özel, Bahçeli’nin DEM Partililerle olan ‘yakınlaşmasını’ şu sözlerle eleştirdi: “Bize geçmişte ‘DEM’leniyor diyenler, şimdi Devlet Bahçeli’nin kapatılmasını istediği partilere selam duruyor. Dünkü hakaretler unutulmadı.”

Paylaşın

Özgür Özel: İlk Seçimi Kazanamazsak İstifa Edeceğim

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İlk genel seçimde partimi birinci parti ve iktidar yapmazsam ertesi gün istifa ediyorum, dönememek üzere. Bu kadar netim” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TV 100 canlı yayınında Kübra Par’ın sorularını yanıtladı.  Dün TBMM’de yeni yasama yılının açılışında CHP milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ayağa kalkarak karşılamıştı.

CHP’li vekillerin cumhurbaşkanını ayakta karşılamasının ilk olmadığını söyleyen Özgür Özel, “2007 yılına kadar kalkıyorduk. Sayın Abdullah Gül’e hep kalktık. Sayın Erdoğan’a da 2007’ye kadar kalkıyorduk. Ama bir 2021 istisnası var, 2021’de kalkmışız. Bir parlamento geleneği, bu tartışma 1946’ya dayanıyor. 1946’da İsmet İnönü CHP’li cumhurbaşkanı olarak Meclis’e girince CHP grubu ayağa fırlıyor ve hararetle alkışlıyor. Demokrat Parti grubu oturuyorlar ve ‘Milletin vekilleri kimsenin karşısında ayağa kalkmaz’ diyorlar. 1950’den sonra bu sefer CHP muhalefette ve Demokrat Parti’den seçilen bir cumhurbaşkanı var. CHP ayağa kalkıyor ama alkışlamıyor. Demokrat Partililer de sözlerinin arkasında duruyorlar, oturdukları yerden alkışlıyorlar” dedi.

“Geldiğimiz noktada 2007’den beri biz kalkmıyorduk. Bu Kemal Bey’in ve MYK’nın aldığı bir karar… O zaman çok haklı söylemler vardı, ben de savundum” diyen Özel, “Şunu dedik, OHAL’de yapılmış bir referandumla gelen bir cumhurbaşkanına, biz artık ayağa kalkmıyoruz. Bu rejim tek adam yetkileri veriyor. Partili bir cumhurbaşkanına ayağa kalkmıyoruz. Bence kuvvetli argümanlar” ifadelerini kullandı.

Halkla en çok temas eden siyasetçi olduğunu savunan Özgür Özel, şunları söyledi: “Ben siyaseti sokakta yapıyorum ve sokaktaki sesi dinlemenin şöyle bir faydası var, yaptığınız işin sonuç alıp almadığını gösteriyor. Biz kalkmamakta çok haklıydık ama referandumundan, birinci ve ikinci seçimden sonra, sokaktaki insanlar ayağa kalkıp kalkmamamızı, bu meşruiyet tartışmasını konuşmadı. AK Parti seçmeni diyor ki, ‘Benim seçtiğim cumhurbaşkanına saygı göstermiyorsun’. Bu CHP açısından bir dezavantaj. Parti 47 yıl sonra birinci parti olduysa farklı şeyler yaptığımız için oldu. Yeni bir siyaset izliyoruz ve sonuç aldığımızı görüyoruz. Bir, 31 Mart’taki sonuç önemli. İki, 31 Mart’tan sonra şunu söyledim: Bu oyların hepsi bizim değil, her siyasi partiden oy var. Bu siyaset anketlerde CHP’yi birinci parti olarak tutuyor.”

Muhalefeti sürdürdüklerini vurgulayan Özel, “Cumhurbaşkanı makamına saygı göstereceğimizi söylemiştim ama bir kelime eksik muhalefet yapmıyorum. Yerel seçimden sonra 2-2,5 yıl miting yapılmazken, ben 11 tane miting yaptım. Türkiye’de insanlar sorunlarının konuşulmasını istiyor. Siyasetçilerin çıkardıkları, kendi yarattıkları gündemdeki kavgayı istemiyorlar. Kutuplaşmaya bugünkü iktidara yarıyor çünkü otoriter liderler kutuplaşmadan besleniyorlar. Arkasının kalabalık olması karşı tarafı düşman görmekten. Seçimden önce 105 tane miting yaptım, Erdoğan’la kişisel polemiğe girmedim” dedi.

Bazı CHP milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında ayağa kalkmamak için TBMM’ye gelmemesi sorulan Özgür Özel, “Biz grup kararı almadık. Grup kararı bağlayıcıdır, uymayan disipline sevk edilir. ‘Cumhurbaşkanı’nı ayakta karşılayacağız’ dedik, kimseye de ‘Zorla ayağa kalkacaksınız’ demedik. Bunu yapmak istemiyorum diyen 10-12 arkadaşımız da asla, ‘Bu zorunlu, girmeyeni şöyle yaparız’ demedik. Salona girmeyen arkadaşlar için asla kötü bir şey söylemem. Bu konuda eski genel başkanlar Altan Öymen, Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın’dan görüş aldım. ‘Doğru olur’ dediler. 2 saat önceden arkadaşlara söyledik. Kalkan arkadaşlardan bazıları için de zor olmuştur. Zor bir karar verdik, siyasi sorumluluğu bana aittir. İlk genel seçimde partimi birinci parti ve iktidar yapmazsam ertesi gün istifa ediyorum, dönememek üzere. Bu kadar netim” yanıtını verdi.

CHP’li vekillerin Erdoğan’ı ayakta karşılaması üzerine eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz CHP’liler, yalnızca halk için ayağa kalkarız” eleştirisinde bulunmuştu. Dünkü resepsiyonda Kılıçdaroğlu’nun açıklaması sorulan Özel, “Parti içi bir meseleye TBMM’de cevap vermem. Onu bir gün vadeli alabilirsiniz” demişti.

Kübra Par’ın sorusu üzerine Kılıçdaroğlu’na yanıt veren Özgür Özel, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na saygıda kusur etmedim ve etmeyeceğim. Onun için de böyle tartışmalara polemiklere girmeyeceğim. Kemal Bey kimler için ayağa kalkarız dediyse, biz zaten onlar için toplumu ayağa  kaldırdık. Atanmayan öğretmenler, emekliler, asgari ücretliler, çiftçi için 11 tane miting yaptım” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun tek ifadesini incitici bulduğunu dile getiren Özel, “Benim o tweette üzüldüğüm tek nokta, grubun ayağa kalkmayan vekilleri için kurduğu o cümle, diğer vekiller için son derece incitici. Buna çok üzüldüm. Bunun dışında hiçbir şey demem. Benden önceki genel başkanların tüm eleştirileri başımın üstündedir” dedi.

Kılıçdaroğlu ayağa kalkmayan vekiller için “Bugün, yurtsever ve milletperver duruşlarıyla partimizi gururlandıran bütün milletvekillerini saygıyla selamlıyorum” ifadesini kullanmıştı.

Ekrem İmamoğlu: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği suçlamasıyla verilen siyasi yasak kararının onanması durumunda yol haritalarının ne olacağı sorulan Özel, “Bir yol haritamız var. Toplantılar yapıldı, birkaç kez Ekrem Bey’le de bir araya geldik. Böyle bir şey olduğunda kademe kademe, gün gün ne yapacağımızı konuştuk, orada genel bir mutabakatımız var. Ama bunu şimdiden açıklamak doğru bir şey olmaz. Bu cezayı normalleştirmememiz lazım. Onun için de sanki karar verilmiş de okunması bekleniyormuş… Öyle bir kararın alınmaması lazım. Alındığı takdirde Yargıtay aşaması var” şeklinde konuştu.

CHP’nin bir tartışma içinde tutulmak istendiğini belirten Özel, “Davayla ilgili kanaatim şu: Bence siyasi yasak istinafta onanacak ama Yargıtay aşaması kalacak. ‘Acaba Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak gelecek mi, cumhurbaşkanı adayı olabilecek mi, olmazsa kim olacak’ tartışmasının içinde bizi tutmaya çalışan bir akıl var. Bu oyuna gelmeyelim” dedi.

Özgür Özel, dava nedeniyle İmamoğlu’nun erkenden cumhurbaşkanı adayı ilan edileceği iddiasını ise yalanladı.

Devlet Bahçeli: TBMM’deki resepsiyonda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Birbirimizi kırmıyoruz inşallah” sözleri ve tokalaşmalarına da değinen Özel, şunları söyledi: “Bahçeli’nin 4 gazeteciyi, beni ve Sinan Ateş’in ailesini tehdit etmesini eleştirdim. Meclis’te rastladığımızda da sözlerini siyaseten söylediğini belirtti. Erdoğan, normalleşmeyi bitirmeye yönelik çok sert sözler söyledi. Teğmenlerin yeminiyle ilgili sert sözler söyledi. Devlet Bey gördüğüm kadarıyla şunu yapmak istiyor: Normalleşmeye biz de katılalım, tek başına CHP’ye kalmasın.

Devlet Bey’in yaptığı siyaset kurumunu yıpratan bir şey. Sabahki sözlerin dozu çok kaçıktı. Meclis’teki tavrı böyle olunca bu siyaseti yıpratıyor. Türkiye siyasetini kafes dövüşünden çıkarmamız lazım. Bir yuvarlak masaya sizlerin bizi davet etmesi lazım. Biz Biden ile Trump’tan geri kalabilir miyiz?”

(ABD’nin New York kentindeki Türkevi binasına ziyaretine yönelik eleştiriler) “Gitmem çok iyi oldu. Orada TÜRGEV’in yaptırdığı bir gökdelen var. Benim gittiğim yer Türkiye Cumhuriyeti’nin tapulu malı olan, Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in satın aldığı gurur verici bir bina.

(“Size bir ofis tahsis edecekleri doğru mu?” sorusu üzerine) Bizce iktidar kullanıyor, o zaman muhalefet partilerine bir ofis tahsis edilebilir. Hangi muhalefet partisi giderse o kullanabilir.”

“Türkiye rüşvet vermiştir dememi kim bekliyor, anlamış değilim. Bir cümle üzerinden değerlendirilmesi kahrediyor beni. Bugün burada rüşvetle ilgili gündem var. ABD’de yargı bağımsız, rüşvet vakası varsa mutlaka ortaya çıkacaktır. ‘Türkiye’den bu işe karışan varsa Türkiye’ye büyük kötülük yapmıştır’ dedim. ‘Türkiye rüşvet verecek ülke değildir’ sözümle rüşveti akladığımı söylüyorlar. Bu mümkün mü?

Rüşvet olduysa en ağır cezayı almasını isterim, bizi rezil etti. Erdoğan ziyarete gelecek diye yetiştirmek için rüşvet verildiyse bu demokratik bir lidere olmaz. Bu korkulan bir lider için yapılır. ‘Yetiştiremezsek Erdoğan bizi mahveder’ diyenler yapar bunu. Böyle bir şey olmadıysa nasıl kendi vatandaşımı suçlayayım?”

Cumhurbaşkanı adaylığı: (Cumhurbaşkanı adayı nasıl belirlenecek sorusu ve ‘Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş arasında protokol imzalanacak’ iddiasına yanıt olarak) “Üyelerden böyle bir şey beklemem. En doğru adayın en doğru mutabakatla sağlanmasından yanayım.

Protokolle ilgili yazı itimatsızlıktır. Biz sevgi bağıyla bağlıyız. Artık özgüven eksikliğimiz de yok. Bambaşka bir isim çıkarsa Ekrem Bey bana der ki: ‘Bunu aday yapalım’. Ekrem Bey bana diyor ki ‘Ben İstanbul’a en iyi hizmeti yapmak istiyorum’. Mansur Bey de ‘Benim için bu tartışma doğru değil’ dedi. Bu tartışmaları bizden olmayanlar ve adım adım iktidara yürümemizi engellemek isteyenler yapıyor. Esas hedefimiz Türkiye’yi güçlü parlamentoya dönüştürmek. ABD dışında en güçlü devletler parlamentoyla yönetiliyor. Gücü dağıtan ülkelerde halk zenginleşiyor.”

Beşar Esad: (Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’dan randevu talebine ne yanıt verildiğinin sorulması üzerine) “‘Olumlu bakıyoruz’ dediler. Resmi talep yazımızı yolladık, o aşamada Erdoğan ‘Ben de görüşeceğim’ dedi. Tahmin ediyorum, Suriye tarafı bir durdu gibi geliyor bana. Gün bekliyoruz. Bu adımım Erdoğan-Esad görüşmesini başlatıyorsa ve sığınmacı sorununun çözümünü sağlayacaksa destekliyorum.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel: İktidarı Devralmaya Hazırlanıyoruz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Geçtiğimiz günlerde tüzüğümüzü demokratikleştirerek, partiyi nasıl yöneteceğimizde tam bir mutabakat sağladık. Sekiz ay sonra ülkeyi nasıl yöneteceğimizde tam bir mutabakat sağlayıp, ondan sonra da seçimlere gitmeye ve iktidarı devralmaya hazırlanıyoruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Birinci Basamak ve Koruyucu Sağlık Hizmetleri Çalıştayının açılışında açıklamalarda bulundu.

BirGün’ün aktardığına göre; 31 Mart yerel seçimlerinden bu yana taşıdıkları sorumluluğun daha da arttığını belirten Özel, “Seçimlerde, bugüne kadar girdikleri tüm seçimlerden birinci parti olarak çıkmanın verdiği özgüvenle, bilhassa sağlık gibi hem eşit hem ayrımsız hem ücretsiz olması gereken bir alanın her geçen gün daha eşitsizleştiren, ayrımın olduğu ve ücretsiz sağlık hizmetlerinin neredeyse kimse için hiçbir vasfının kalmadığı bir süreçte bir dokunulmazlığı vardı hükümetin. Ve ‘Eğer vatandaş memnun olmasa bu kadar çok oy verir mi? Bizi birinci parti yapar mı?’ diyorlardı” ifadelerini kullandı.

Sağlık alanındaki sorunlardan bahseden Özel, şunları söyledi: “Bugün bolca konuşulacağını tahmin ettiğim, randevu sürelerinin uzadığı, randevuların alınamadığı, hastaların telefon başında sinir krizleri geçirdiği, hastaneye gidince tartıştıkları, kavga ettikleri ve boşu boşuna kaynakların, zamanın israf edildiği bir sürecin içindeyiz. Herkes her yere başvurabilecek diye bir övünçle başladı mesele. Bugün herkes her yere başvurabildiği için hiç kimse, hiçbir yerde, eğer yeteri kadar parası yoksa ya da hiç yoksa, tedaviye erişilmez bir hale geldi.”

“Ülke uzun zamandır ağır bir ekonomik krizin içinde” değerlendirmesinde bulunan Özel, şunları ifade etti: “Ancak bu krizi çözmekten aciz bir iktidarla ve bu krizi gerçek anlamda çözmek istemeyen, toplumun belli kısımlarını kayırmak, belli kısımlarını oyalamak, ihtiyaç olduğunda oy almak üzere belli alanları gevşeten, belli alanları sıkan ama sonuçta bir genele refah getirmek yerine tam aksini tercih eden iktidarla karşı karşıyayız. Artık eskinin orta direği yoksul. Eskinin yoksulu bugün derin bir yoksulluk girdabının içinde. Bu ekonomik kriz özellikle eğitim ve sağlık hizmetlerine yansıyan sosyal krize dönüşmüş durumda.”

“Önümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidarında gerçek anlamda halkın iktidarı kurulduğunda bu sorunlar kökünden çözülecektir” diyen Özel, şu ifadeleri kullandı: “Sekiz ay sonra bir belge çıkacak. Biz geçtiğimiz günlerde tüzüğümüzü demokratikleştirerek, partiyi nasıl yöneteceğimizde tam bir mutabakat sağladık. Sekiz ay sonra ülkeyi nasıl yöneteceğimizde tam bir mutabakat sağlayıp, ondan sonra da seçimlere gitmeye ve iktidarı devralmaya hazırlanıyoruz.

O mutabakatın sağlık kısmında bu salonun tam mutabakatı, benim en önemsediğim noktadır. Oraya biz A’dan Z’ye meseleye nasıl baktığımızı en doğru perspektifle tarif etmeli, bu salonun mutabakatını almalı ve temel taahhüdümüzü de o günden koymalıyız. İktidar olduğumuzda Türkiye’nin sağlık politikalarını bu salonun ortak aklı yönetecek. Ben bu ortak akla inanıyorum.”

Paylaşın

Özgür Özel: CHP’de Kriz Yok

Parti içinde cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili gerginliğin olduğu iddiasına ilişkin konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Sayın Ekrem İmamoğlu ile de tüm gündemi değerlendirdik. Ben Türkiye’ye döndüğümde üçümüz bir araya geleceğiz. Ortada bir kriz yok. Günü geldiğinde karar merciinde hep birlikte en doğru kararı veririz. Bu konuda aramızda bir çelişki yok zaten” dedi ve ekledi:

“Herkes aynı şeyi söylüyor. Akşam televizyonlarda herkes başka şeyler söylüyor. Diyalog kanallarını açık tutup dosta güven, olmayana endişe verecek birliktelikleri daha çok sergileyip bir yol yürümenin zamanı çoktan gelmişti. CHP’deki mutabakat, iktidar olma yönündedir. CHP’deki mutabakat, iç tartışmaların hem partiye hem de ülkeye ihanet etme noktasındadır. Bundan sonra iç tartışmaları körükleyecek olanlarla siyaseten yürüyecek bir yolumuz yok.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Sosyalist Enternasyonel Başkanlık Kurulu toplantısına katılmak için ABD’ye gitti.

ABD’ye hareket öncesi İstanbul Havalimanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulunan Özgür Özel, “Birazdan heyetimiz ile birlikte ABD’deki bir dizi toplantıya katılmak üzere Türkiye’den ayrılıyoruz. Ben Türkiye’de olmadığım için sayın Ensar Aytekin Genel Başkan Vekili olarak görevlendirilmiştir. Biraz önce kendisine resmi yazıyı da teslim ettik” ifadelerini kullandı.

27 Eylül’de ülkeye dönmeyi planladıklarını belirten Özel, “Ziyaretlerimizin en başında Birleşmiş Milletler toplantısına paralel olarak Sosyalist Enternasyonel’in toplantısını New York’ta yapıyoruz. Sosyalist Enternasyonel’de CHP’nin de içinde olduğu 77 üye ülke var ve bunlardan 36’sı Avrupa’daki ülkeler. Değişim Kurultayı’mızın son gününde Sosyalist Enternasyonel’in küresel ve yerel sorunlara ilerici çözümler üreten komitesiyle birlikte Ankara Deklarosyunu’nu hazırlamıştık. New York’taki toplantıda bizzat ben sunacağım” diye konuştu.

Özgür Özel, şöyle devam etti: “İsrail’in son günlerde artırdığı saldırgan tutumu birinci gündem maddemiz. Yine Türkiye Cumhuriyeti ve ABD vatandaşı olan Ayşenur kardeşimizin katledilmesi noktasında İsrail’e etkimizin yanı sıra ABD’nin kendi vatandaşına gereği gibi sahip çıkmasını noktasında da görüşlerimizi ifade edeceğiz.”

“Her ihtimali göz önüne alıyoruz”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirecek cezanın İstinaf’ta onaylanacağı iddiası ve bugünkü toplantı sorulan Özgür Özel, şunları kaydetti: “Beni yolcu eden İstanbul İl Başkanımız ve Genel Başkan Vekilimiz birlikte o toplantıya katılacaklar ve o toplantıyı yönetecekler. 6 Genel Başkan Yardımcımızı görevlendirdik ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız toplantının bir kısmına katılacak.

Ben dün akşam kendisiyle baş başa bir görüşme de yaptım. Kendimiz de bunu değerlendirdik. Her ihtimali göz önüne alıyoruz. Kimse bize olmadık bir davadan, olmadık bir suçlamadan bir cezayı normalleştirmeye ve bu olacakmış gibi kabul ettirmeye çalışmasın. Böyle bir gündemin yerleşmesine izin verilmemelidir. Süleyman Soylu, bir kamu görevlisi olan Ekrem İmamoğlu’na ‘ahmak’ dedi. Ekrem Bey hiç terbiyesini bozmadan ‘sensin o’ dedi. ‘İstanblu seçimini kim iptal ettirdiyse’ dediğinde ahmağın o olduğunu hatırlatınca ‘vay İstanbul seçimini YSK iptal etti, kamu görevlilerine hakaret ettiniz’ deyip işi YSK’ya çevirdiler.

Süleyman Soylu hepimizin gözünün içine baka baka Ekrem Bey’e ‘ahmak’ dedi mi, demedi mi? Ekrem Bey, İstanbul’un seçilmiş kamu görevlisi… Süleyman Soylu’ya verdiği cevabı, YSK’ya söylendi deyip ceza vermeye çalışıyorlar. Buradan bir cezanın olabilirliğini kimse normalleştirmeye çalışmasın. Bunu biz kabul etmiyoruz. Böyle bir saçmalık, böyle bir şuursuzluk yok. Ben Türkiye’ye böyle bir ayıbı yaşatacaklarını zannetmiyorum.”

Ekrem İmamoğlu’nun olası bir cumhurbaşkanı adaylığı ya da Ekrem İmamoğlu’na bir kısıt getirmek için kumpas kurmuşlar, kumpasın piyonu Süleyman Soylu. Bu dava yarın öbür gün görülecek, ceza çıkaracağız biz. Öyle bir şey yok. Bunu yaparsanız geçen seferki demokrasi tokadından ders almadıysanız millet çok daha şiddetlisinin uygular.

Bağımsız Milletvekili Yüksel Aslan’ın paylaşımı sorulan Özgür Özel, “Sayın Mansur Yavaş’ın bu meselede aldığı tutumu çok doğru buluyorum. Kendisiyle de görüştüğümde bunu söyledim. Kendisi de zaten bu tarz yaklaşımlardan rahatsız olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.

Parti içinde cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili gerginliğin olduğu iddiasına ilişkin Özel, şunları söyledi: “Sayın Ekrem İmamoğlu ile de tüm gündemi değerlendirdik. Ben Türkiye’ye döndüğümde üçümüz bir araya geleceğiz. Ortada bir kriz yok. Günü geldiğinde karar merciinde hep birlikte en doğru kararı veririz. Bu konuda aramızda bir çelişki yok zaten. Herkes aynı şeyi söylüyor.

Akşam televizyonlarda herkes başka şeyler söylüyor. Diyalog kanallarını açık tutup dosta güven, olmayana endişe verecek birliktelikleri daha çok sergileyip bir yol yürümenin zamanı çoktan gelmişti. CHP’deki mutabakat, iktidar olma yönündedir. CHP’deki mutabakat, iç tartışmaların hem partiye hem de ülkeye ihanet etme noktasındadır. Bundan sonra iç tartışmaları körükleyecek olanlarla siyaseten yürüyecek bir yolumuz yok.”

Paylaşın

Özgür Özel: CHP İktidarıyla Birlikte Fiyatlardan Bir “Sıfır” Atılacak

Marmara Adası’nda halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, CHP’nin iktidara gelmesi ile 10 yılın sonunda Türkiye’nin hem Avrupa Birliği’ne (AB) hem de paradaki bir sıfırı atılacağını söyledi.

Özgür Özel, “Maaş bugünkü kadar maaş olsun masraflardan bir sıfır atın. Dana kıyma 55 lira, kuzu pirzola 70 lira, 1 litre rakı 140 lira. Hesap böyle” dedi. Özel, rakıyla ilgili vaadinin yurttaşlardan çok alkış alması sonrasında “Cümlenin sonunda diye alkış oldu değil mi? Rakıyı duyunca olmadı yani? Demesinler ‘adalılar bir tek rakıyı alkışlıyor’ diye” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Yerel Seçimlerinde AK Parti’den yüzde 60 oy oranı ile CHP’ye geçen Marmara Adası’nı ziyaret etti. Bura da halka seslenen Özgür Özel, “31 Mart’tan sonra mafyanın düzeni bitti halkın düzeni geldi” dedi.

Marmara Adası’na ulaşım bedelinin yerel halka 900 liradan 500 liraya düşmesinin CHP yönetimi ile geldiğini hatırlatan Özgür Özel, “Bu şartlarda bu bile çok. Aydın başkan olmasaydı bin lira olacaktı. Yarın AK Partili Cumhurbaşkanı gidince CHP’li gelsin 50 liraya düşecek. Çünkü mazota benzine zammı Aydın Dinçer yapmıyor Recep Tayyip Erdoğan yapıyor” dedi.

CHP’nin iktidara gelmesi ile 10 yılın sonunda Türkiye’nin hem Avrupa Birliği’ne (AB) hem de paradaki bir sıfırı atılacağını söyleyen Özel, “Maaş bugünkü kadar maaş olsun masraflardan bir sıfır atın. Dana kıyma 55 lira, kuzu pirzola 70 lira 1 litre rakı 140 lira. Hesap böyle” dedi.

Özel, alkış kopmasının ardından adalıları güldüren şu konuşmayı yaptı: “Cümlenin sonunda diye alkış oldu değil mi? Demesinler adalılar bir tek rakıyı alkışlıyor diye.”

Emeklinin alım gücünü iyileştireceklerini de kaydeden Özel, “Almanya’daki emekli, Fransa’daki emekli, Hollanda’daki emekli senden 10 kat daha fazla alım gücünde. Ya etiketten bir sıfır at öyle bak ya da maaşın 10 katı fazla olduğunu düşün. Böyle bir dönemin gelmesi hiç uzak değil. Bunu Yunanistan başarıyor, bırakın onu Macaristan başarıyor… O yüzden biz de başaracağız” dedi.

Paylaşın

Özel’den Bahçeli’ye Zor Soru: HÜDA Par’a Ne Diyorsun?

Balıkesir Susurluk’ta halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Anayasanın 4’üncü maddesine karşıyız” diyerek ilk 3 maddeyi hedef alan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu hatırlattı.

CHP Lideri Özel, “3-5 oy uğruna olmadık işler yapıldı, yapılmaya devam ediliyor. Onunla bununla ittifak. En güzel ittifak bizim ittifakımız, Türkiye İttifakı. Bir ittifak da HÜDA PAR. Kadının seçme seçilme hakkına karşı çıkan HÜDA PAR, çıkmış Anayasanın ilk 4 maddesine karşıyız diyor. Seçim zamanı susturdular. Şimdi Anayasanın 4. maddesine karşıyız diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti başkenti Ankara’ya karşılar. Bayrağa karşılar, İstiklal Marşı’na karşılar, Cumhuriyet’e karşılar” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sorular yönelten Özgür Özel, “Mikroba sen niye hastalık yapıyorsun diye hesap soramazsın. Mikrop mikroptur. Ama milliyetçi muhafazakarım diyenler… Bahçeli’ye soruyorum. Sen bu HÜDA PAR’a ne diyorsun. Kimler kimlerle beraber?” dedi.

Zekeriya Yapıcıoğlu ne demişti?

Zekeriya Yapıcıoğlu, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında, Anayasa’nın 4. maddesinin kaldırılmasını istediklerini söylemekten geri durmamıştı. Yapıcıoğlu, “Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim, buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar. Biz, anayasanın 4’üncü maddesi olmasın diyoruz. Kameraya bakarak söyleyeyim bir daha. Anayasa’nın 4. maddesi olmasın diyoruz.

Anayasa’da değiştirilemez maddeler olması demek, bütün değiştirilemez dediğiniz maddelerin hepsini değiştirelim anlamında değildir. Anayasa’nın 4. maddesine karşıyız. Tamam mı anladınız mı? 4. madde gelecek nesillerin iradesine ipotek koymaktır. Diğer maddeleri oturalım beraber yazalım. İlk 4 madde değil, 4. madde” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Susurluk ilçesinde halka seslendi. Cumhuriyet’in aktardığına göre; Özel’in açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Eşim Bursalı Susurluk’ta belki 500 kere mola vermişizdir. Belediyeyi kaç dönem kazanamıyorduk. Örgüt ‘alacağız’ diye ant içti. Susurluk’taki bu inanca uzun süredir gönül vermiştim… ‘Çözelim’ dedik dinlemediler. Susurluk’u istediler. “Susurluk her türlü pazarlığın dışındadır” dedik. İyi ki de öyle demişiz. Şüphe yok, CHP’nin en büyük başarısı Ege’deki 9’da 9 bölgeyi almak oldu.

Maalesef şeker fabrikası kaderine terk edildi. Türkiye ekonomisine katkı sağlıyordu. Bu iktidar şeker fabrikalarının kar edenleri birilerine peşkeş çekip, kalanları kaderine terk ediyor. İktidar olacağız şeker fabrikalarını yeniden milletin yapacağız… Yollar yenileniyor. Her yerin en kaliteli asfalt olması için arkadaşlar çalışacaklar. Susurluk hak ettiği medeni seviyeye ulaşacak. Başkan 2 kişiden birinin oyunu almıştı, şimdi gelecek seçimlerde 4 kişinin 3’ünün oyunu istiyorum.

2023’te sayın Erdoğan’a vazife verildi. Bir karalama kampanyası yürüttüler. Seçmenin kafasını karıştırmak için çok çaba sarf ettiler. İnsanlara ‘tehlike büyük oyunu bize ver, bayrağı indirip vatanı böldürecekler’ dedi. İnsanlar kanarak oy verdi. Ezana dindirecekler dedikleri CHP bitmeyen camileri tamamlıyor.

Diyanet Sen sendikası gelip dosya veriyorlar. Derdimizi siz çözesiniz diyorlar. Müzzinin derdini çözmek de CHP’nin boynunun bordur. Ezanı Yunanlılar, Fransızlar susturmuştu. Bu partiyi kuranlar ezanı tekrar okuttular.

3-5 oy uğruna olmadık işler yapıldı, yapılmaya devam ediliyor. Onunla bununla ittifak. En güzel ittifak bizim ittifakımız, Türkiye İttifakı. Bir ittifak da HÜDA PAR. kadının seçme seçilme hakkına karşı çıkan HÜDA PAR çıkmış Anayasanın ilk 4 maddesine karşıyız diyor. Seçim zamanı susturdular. Şimdi Anayasanın 4. maddesine karşıyız diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti başkenti Ankara’ya karşılar. Bayrağa karşılar, İstiklal Marşı’na karşılar, Cumhuriyet’e karşılar.

Mikroba sen niye hastalık yapıyorsun diye hesap soramazsın. Mikrop mikroptur. Ama milliyetçi müfafazakarım diyenler… Bahçeli’ye soruyorum. Sen bu HÜDA Par’a ne diyorsun. Kimler kimlerle beraber?

İsrail ile ticarete halen devam ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde katiller, Filistin’e destek veren Ayşenur’u ensesinden vurdu. Konuşma yapmak istediler. Bu beraberliği biz önemserken orada çıkıp siyaset yapmaya kalktılar. O siyasete izin vermediler, kürsüyü kurdurtmadılar.

Oyun biter mi onlarda. Dedim cenazede siyaset yapmayın. Çıktı konuştu. Meclis Başkanı tarafsız olsa Meclis’te tarafsız olur. Sonra çıktım ayıp ettiniz dedim. Omzumuzu sevdiler, Gittiler. Herkes yapılan işi ayıplıyor… Tayyip Bey, AK Parti ortada yok. Karşınıza çıkamıyorlar. buraya gelemiyorsan sandığa gideceksin Tayyip Bey. Fiyatları indiremiyorsanız, enflasyonu durduramıyorsanız seçime gideceksiniz.

Bilal Erdoğan sahaya indiyse AK Parti’de işler yolunda gitmiyordur ya da işler sandıklarından kötü gidecektir emin olun. Bilal Erdoğan’dan mümkünse mikrofonu eksik etmeyelim… Ne diyor “Suriyelilerin Türkiye’de suç işlediklerini kabul etmiyorum. Onlar bizim vatandaşımıza göre Türkiye ile daha uyumlular” diyor. Bilal Bey siz Suriyelileri burada tutun. Biz önce sizin iktidarınızı göndereceğiz, sonra onları memleketlerine yollayacağız.

CHP bütün anketlerde Türkiye’nin birinci partisi. Bu asgari ücretten, yoksulluktan sizleri kurtaracak olan CHP’dir. CHP Türkiye’nin birinci partisidir.”

Paylaşın

Siyasette “Özür Dile” Polemiği: Özel’den Erdoğan’a Yanıt

Aydın’ın Didim ilçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Gezi direnişi ile ilgili sözlerine yanıt verdi.

Gezi davasında hükümlü bulunan Tayfun Kahraman’ın kızı Vera’yı hatırlatan Özel “Gezi’de birinden özür dilenecekse, Vera okula babasız başladı. Vera’dan özür dileyin. Ben kavga etmem, vatandaşın derdiyle dertlenirim. Bir kavgam varsa vatandaşın yoksulluk, işsizlik kavgasıdır” dedi.

Erken seçim çağrısını tekrar eden Özgür Özel şöyle konuştu:  Nasıl 31 Mart’ta millet doğruyu gördüyse ve verdiği karardan memnunsa gelecek sene kasım ayı son tarihtir. Tayyip Bey gelsin vatandaşı rahatlatsın. En büyük hakem karar versin. Biz yeterince küfür ve hakaret duyduk. Bunlara cevap vermediğimiz için de milletimizin teveccühünü gördük bundan sonra da böyle olacak

Ne olmuştu?

Bir sokak röportajında söyledikleri nedeniyle tutuklanan ve gece vakti tahliye edilen Dilruba Kayserilioğlu, 30 Ağustos resepsiyonunda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte protokolde yer almıştı.

Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında Dilruba Kayserilioğlu’nun 30 Ağustos resepsiyonunda CHP’nin konuğu olarak kendisine yer verilmesini eleştirmişti. Erdoğan “AK Parti’ye oy veren insanlara hakaret edeni yanlarına aldılar. Biz Sayın Özel’den bir özür bekliyoruz” diye konuşmuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine yönelik ‘önce özür dilesin’ sözlerine yanıt vermişti.

CHP Lideri Özgür Özel, ”Tutturmuş ‘Özgür Özel özür dilesin’ ben ne dedim de özür dileyeyim. Ben Dilruba adına söylediği sözlerden alınmış kötü hissetmiş kim varsa özür dilerim. Şimdi sıra Erdoğan’da ağzıma alamayacağım ifadelerle Gezi’ye katılanlara ‘sürtük’ dedi. Şimdi Erdoğan da onlardan özür dilesin” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan, Özel’in sözlerine verdiği yanıtta, “Gezi olayları ile ilgili tarih ve bağımsız Türk mahkemeleri hükmünü vermiştir. Ağaç bahanesiyle ayaklanmanın Türkiye’ye maliyeti 1,4 milyar dolardır. Ekonomimizde en parlak dönem yaşanırken bu olayların alevlendirilmesi bir komplodur. Bir özür bahsi açıyorlar. Gezi olayları için çıkıp özür dilemesi gerekenler varsa milletin otobüsünü yakıp yıkanlardır” demiş ve eklemişti:

“Gezi olayları ile ilgili çıkıp özür dilemesi gereken biri varsa, asıl özeleştiri yapması gerekenler haftalarca sokakları kargaşaya boğanlardır. Çıkıp özür dilemesi gerekenler AKM duvarını hakaret pankartlarıyla kirletenlerdir. Çıkıp özür dilemesi gerekenler polise ve esnafa saldıranlardır.”

Sokak röportajında Instagram’ın erişime engellenmesi ve sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı eleştiren Dilruba Kayserilioğlu, 12 Ağustos’ta tutuklanmıştı. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları yöneltilen Kayserilioğlu’nun tutukluluğuna avukatı Hüseyin Yıldız, itiraz etmişti. Ancak itiraz reddedilmişti.

İkinci itiraz üzerine Dilruba Kayserilioğlu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından tahliyesine karar verilmişti. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan tutukluluğu süren Kayserilioğlu’nun serbest bırakılması için tekrar itiraz edilmişti. Bu son itiraz üzerine Kayserilioğlu 29 Ağustos’ta tahliye edilmişti.

Dilruba Kayserilioğlu, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunu basın yoluyla işlenmekten 6 yıla hapis istemiyle hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu oluşmadığından Kayserilioğlu’nun beraatine karar verilmişti.

Kayserilioğlu’nu “Halkın bir kesimini alenen aşağılamak” suçundan 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, bu eylemin basın yayınla yapıldığı için cezayı 1/2 artırarak 9 aya çıkarmıştı. Mahkeme ayrıca, iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 7 ay 15 güne düşürmuştü. Hakim, hükmün açıklanmasını geri bıraktı ve Dilruba Kayserilioğlu hakkındaki adli kontrol kararını kaldırmıştı.

Serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Kayserilioğlu hakkında bu kez de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı. Kayserilioğlu’nun 4 yıla kadar hapsi istenmişti.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’ın “Özür Dile” Sözlerine Tepki

Erdoğan’ın kendisine yönelik ‘önce özür dilesin’ sözlerine yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, ”Tutturmuş ‘Özgür Özel özür dilesin’ ben ne dedim de özür dileyeyim” dedi ve ekledi:

“Ben Dilruba adına söylediği sözlerden alınmış kötü hissetmiş kim varsa özür dilerim. Şimdi sıra Erdoğan’da ağzıma alamayacağım ifadelerle Gezi’ye katılanlara ‘sürtük’ dedi. Şimdi Erdoğan da onlardan özür dilesin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine yönelik ‘önce özür dilesin’ sözlerine yanıt verdi.

CHP Lideri Özgür Özel, ”Tutturmuş ‘Özgür Özel özür dilesin’ ben ne dedim de özür dileyeyim. Ben Dilruba adına söylediği sözlerden alınmış kötü hissetmiş kim varsa özür dilerim. Şimdi sıra Erdoğan’da ağzıma alamayacağım ifadelerle Gezi’ye katılanlara ‘sürtük’ dedi. Şimdi Erdoğan da onlardan özür dilesin” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İL Başkanları toplantısında Dilruba Kayserilioğlu’nun 30 Ağustos resepsiyonunda CHP’nin konuğu olarak kendisine yer verilmesini eleştirmişti. Erdoğan “AK Parti’ye oy veren insanlara hakaret edeni yanlarına aldılar. Biz Sayın Özel’den bir özür bekliyoruz” diye konuşmuştu.

Ne olmuştu?

Sokak röportajında Instagram’ın erişime engellenmesi ve sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı eleştiren Dilruba Kayserilioğlu, 12 Ağustos’ta tutuklandı. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları yöneltilen Kayserilioğlu’nun tutukluluğuna avukatı Hüseyin Yıldız, itiraz etti. Ancak itiraz reddedildi.

İkinci itiraz üzerine Dilruba Kayserilioğlu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından tahliyesine karar verildi. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan tutukluluğu süren Kayserilioğlu’nun serbest bırakılması için tekrar itiraz edildi. Bu son itiraz üzerine Kayserilioğlu 29 Ağustos’ta tahliye edildi.

Dilruba Kayserilioğlu, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunu basın yoluyla işlenmekten 6 yıla hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Mahkeme, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu oluşmadığından Kayserilioğlu’nun beraatine karar verdi.

Kayserilioğlu’nu “Halkın bir kesimini alenen aşağılamak” suçundan 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, bu eylemin basın yayınla yapıldığı için cezayı 1/2 artırarak 9 aya çıkardı. Mahkeme ayrıca, iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 7 ay 15 güne düşürdü. Hakim, hükmün açıklanmasını geri bıraktı ve Dilruba Kayserilioğlu hakkındaki adli kontrol kararını kaldırdı.

Serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Kayserilioğlu hakkında bu kez de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla iddianame hazırladı. Kayserilioğlu’nun 4 yıla kadar hapsi isteniyor.

Paylaşın