Ocak Ayında Her Gün Bir Kadın Öldürüldü!

2024 yılının ilk atında 31 kadın öldürüldü. Öldürülen 31 kadının 11’i evli olduğu erkek, 5’i eskiden evli olduğu erkek, 3’ü birlikte olduğu erkek, 3’ü tanıdığı biri, 3’ü akrabası, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si babası, 1’i oğlu, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürüldü.

Haber Merkezi / Kadınların 19’u evinde, 7’si sokakta, 2’si eğlence mekanında, 2’si kamusal alanda, 1’i arabada  öldürülürken, öldürülen kadınların 19’u ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 2’si boğularak öldürüldü. 1 kadının nasıl öldüğü tespit edilemedi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Ocak 2024 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, ocak ayında 31 kadın öldürüldü, 21 kadın şüpheli  şekilde ölü bulundu.

Öldürülen 31 kadından 6’sı boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 1’i ekonomik bahanelerle, 1’i annesini koruduğu için öldürüldü. 23’ünün ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.

Kadınların yüzde 35’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü: Ocak ayında 31 kadının 11’i evli olduğu erkek, 5’i eskiden evli olduğu erkek, 3’ü birlikte olduğu erkek, 3’ü tanıdığı biri, 3’ü akrabası, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si babası, 1’i oğlu, 1’i ise tanımadığı biri tarafından öldürüldü.

Kadınların yüzde 61’i evlerinde öldürüldü: Ocak ayında kadınların 19’u evinde, 7’si sokakta, 2’si eğlence mekanında, 2’si kamusal alanda, 1’i arabada öldürüldü.

Kadınların yüzde 61’i ateşli silah ile öldürüldü: Bu ay öldürülen kadınların 19’u ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 2’si boğularak öldürüldü. 1 kadının nasıl öldüğü tespit edilemedi.

Ocak ayında gerçekleşen 31 kadın cinayetinin 11’inde öldürülen kadınların yanında failler başkasını öldürdü veya yaraladı.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 42,04

Merkez Bankası’nın (TCMB), 2024 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 42,04 olurken, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 39,09 oldu. Bankanın 24 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 23,69 oldu.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu dolar beklentisi 40,00 lira olurken, 12 ay sonrası dolar beklentisi 40,64 lira olarak kayıtlara geçti. Bankanın, 2024 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,4 olurken, 2025 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 3,9 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ocak ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayınlandı. Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bu anket döneminde yüzde 42,04 oldu.

12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 41,23 iken, bu anket döneminde yüzde 39,09 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 24,82 ve yüzde 23,69 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,47 iken, bu anket döneminde yüzde 45,00 oldu.

TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 42,50 iken, bu anket döneminde yüzde 45,00 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bu anket döneminde 40,00 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,46 TL iken, bu anket döneminde 40,64 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,3 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi ise bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Kuru Beklentisi 40 Lira

Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu dolar beklentisi 40,00 lira olurken, 12 ay sonrası dolar beklentisi 40,64 lira olarak kayıtlara geçti. Bankanın, 2024 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,4 olurken, 2025 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 3,9 oldu.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın (TCMB), 2024 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 42,04 olurken, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 39,09 oldu. Bankanın 24 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 23,69 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ocak ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayınlandı. Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bu anket döneminde yüzde 42,04 oldu.

12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 41,23 iken, bu anket döneminde yüzde 39,09 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 24,82 ve yüzde 23,69 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 42,47 iken, bu anket döneminde yüzde 45,00 oldu.

TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 42,50 iken, bu anket döneminde yüzde 45,00 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bu anket döneminde 40,00 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,46 TL iken, bu anket döneminde 40,64 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,3 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi ise bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Son İki Ayda En Az 301 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Ocak ve Şubat aylarında en az 301 işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini açıkladı. İSİG Meclisi, iş kazalarını iş cinayetleri olarak yorumluyor.

Depremler nedeniyle, kurumsal ve bireysel üretenlerinin deprem bölgesinde ya da bulundukları şehirlerde dayanışma faaliyetlerine katılması nedeniyle Ocak ayı iş cinayetleri raporunu çıkarmadıklarını kaydeden İSİG Meclisi, bu depremlerde yıkılan ve hasar gören işyerlerinde gece vardiyasında çalışırken hayatını kaybeden tüm işçiler ve bölgedeki otellerde eğitim seminerleri ve geçici görevlendirme ile kalırken hayatını kaybeden işçilere ve deprem bölgesindeki işçi ve halk sağlığı sorunlarına odaklandıklarını belirtti.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), iş cinayetlerine dair hazırladığı ocak ve şubat ayı raporunu yayımladı. Rapordan öne çıkanlar şöyle:

Deprem esnasında işyerinde ya da patronun talimatıyla bölgede olan (geçici görevlendirme, seminer vb. faaliyetler nedeniyle) bütün işçilerin ölümü iş cinayeti (resmi terimle iş kazası) kapsamına girer. Bu noktada İskenderun Devlet ve Hatay Eğitim Araştırma ile Özel Akademi, Defne ve Megapark hastanelerinin veya belli bölümlerinin yıkıldığını biliyoruz. Yine yıkılan otel, lokanta, oto tamir, belediye, genel işler vb. işyerleri var. Buralarda gece vardiyasında çalışırken hayatını kaybeden tüm işçiler de yine bölgedeki otellerde eğitim seminerleri ve geçici görevlendirme ile kalırken hayatını kaybeden işçi arkadaşlarımız da iş cinayetleri kapsamındadır.

Depremde birçok işçi arkadaşımız hayatını kaybetti. Kalanlar yakınlarını kaybetti, evleri yıkıldı ve bu sürecin tüm psikolojik yüküyle karşı karşıya. Diğer yandan da geleceksizlik, güvencesizlik… Bu noktada “işe gelmeyen işçilerin işten çıkarılması”, “depremde hasar alan işyerlerinde üretime devam edilmesi”, “çalışma baskısı” gibi birçok uygulama ile karşılaştık. Hatta Kahramanmaraş’ta hasarlı bir metal fabrikasında patronun görevlendirmesiyle tencere-tabak paketlerini çıkaran işçilerin üzerine kolon ve kirişler çöktü, bir arkadaşımızı kaybettik ve dört arkadaşımız yaralandı.

Şu an yüzbinlerce insanımız çadırlarda kalmaktadır. Ancak çadırların belirli fiziki ve insani standartları bulunmalıdır:

“Her 1000 kişi için 3-4 hektar alan ayrılmalıdır. Çadırlar arasında en az 8 metre, çadırlar ile yol arasında en az 2 metre mesafe olmalıdır. Çadırlar arasındaki yollar 10 metre genişliğinde olmalıdır. Her çadır için 3,5 metrekare oturma alanı olmalıdır. Çadırlardan en az 30, en fazla 50 metre uzaklıkta, ortalama 25 kişiye bir kabin düşecek sayıda tuvalet kurulmalı, tuvaletler için lağım sistemi veya yeterli büyüklükte tuvalet çukuru açılmalıdır. Tuvaletler, el yıkama musluklarına 100 metreden uzak olmamalıdır. Kabin yerleşimlerinde kadın-erkek farklılığı ve kadınların güvenliği göz önünde bulundurulmalıdır. Tuvaletler, günlük 100 kişinin kullanabileceği düşünülerek hazırlanmalıdır. (TTB)”

Asbest ve halk sağlığı

Geçmiş yıllarda birçok açıklamamızda asbest ve sonuçlarına değindik. Burada akut bir duruma dair bazı satırbaşları ifade etmemiz gerekiyor. Şu an için asbest içeren büyük bir enkaz (ki toplamının Erciyes Dağı boyutlarında olduğu tahmin ediliyor), uygun olmayan bir yıkım ve enkaz kaldırma faaliyeti ile atıkların atıldığı yerlerin uygun olmadığını görüyoruz. İlk etapta dikkat edilmesi gereken acil husular:

“Enkazlar profesyonel ekiplerce kaldırılmalıdır. İş makinelerinin çalıştırılma şekli etrafa asbest yayılmasını azaltabilecektir. Uygunsuz ve aşırı toz çıkmasına yol açacak biçimde yapılan enkaz kaldırma çalışmaları engellenmelidir. Enkaz kaldırma çalışmalarında sulama yapılması kaldırılan tozun etkisini azaltacaktır. Bu nedenle enkaz çalışmalarına sulama eşlik etmelidir. Kaldırılan enkazın döküleceği yerler doğru ve merkezi bir planlama ile belirlenmeli, rastgele hafriyat dökülmesi engellenmelidir. Enkaz kaldırma çalışmasına katılanların “FFP2” veya “FFP3” tipi yüksek koruyucu maske kullanması, sağlık açısından bir zorunluluktur. Bu bağlamda bu tür maskelerin bölgeye ulaştırılması gerekmektedir. Pandemi döneminde yaygın kullanıma giren basit cerrahi maskeler bu maddelere karşı koruyucu değildir. (TTB)”

İskenderun Limanı’ndaki yangın

“İskenderun Limanı’nda deprem sonrası çıkan ve beş gün süren yangın Limak Holding’e ait LimakPort’un gerekli altyapı ve güvenlik önlemi olmadan kabul ettiği IMO’lu konteynerlerden kaynaklandı. Hiçbir limanın kabul etmediği tehlikeli ve yanıcı maddelerin içinde olduğu 300 IMO’lu konteynerler Hollanda ve Belçika’dan gelmişti. İçlerinde ayakkabı, giysi, kumaş, plastik yapımında kullanılan yanıcı kimyasallar bulunuyordu. Sadece LimakPort’un kabul ettiği bu konteynerlerin transit geçişi yapılıyor. Burada yükleniyor, Irak veya Suriye’de işleniyor. Tehlikeli yük taşıma faaliyetinde bulunan tüm taraflar; taşımacılığı emniyetli, güvenli ve çevreye zararsız şekilde yapmak, kazaları engellemek ve kaza olduğunda zararı olabildiğince aza indirmek için gerekli olan tüm önlemleri almak zorundadırlar.” Ancak bu yangın deprem gibi durumlarda bizi ne gibi başka tehlikelerin de beklediğinin bir habercisi oldu.

En az 301 iş cinayeti

Deprem sonucu meydana gelen yıkımın tarifi yok. Bazı bölgeler neredeyse haritadan silinmiş ve birçok çekirdek aile artık aramızda değil. Diğer yandan AFAD’ın gecikmeli ve yetersiz arama kurtarma faaliyetleri sonucu birçok canımızı da enkazdan çıkaramadık. Tam olarak kaç kişinin öldüğü, isimleri belli değil. Belli ise de devlet tarafından isim isim açıklanması gerekiyor. Bu yüzden gece vardiyasında olan kaç işçinin öldüğünü bilmiyoruz. Örneğin “11 sene önce depreme dayanıklı değildir” raporu verilen İskenderun Devlet Hastanesi’nde şu ana kadar 10 sağlık emekçisinin kmliğini tespit edebildik. Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ise 4 arkadaşımızın kimlik bilgisine ulaştık. Yine Akademi, Defne, Megapark gibi yıkılan özel hastaneler mevcut. Bu noktada Sağlık Bakanlığı’nın kimlik bilgileri ile hangi hastanede kaç sağlık emekçisinin hayatını kaybettiğini açıklaması gerekiyor.

Diğer yandan gece vardiyasında çalışan otel, lokanta, belediye, oto tamir vb. tüm işçilere dair neredeyse hiçbir bilgi yok. Belirleyebildiğimiz kadarıyla eğitim faaliyetleri kapsamında Adıyaman’da Arsemas Hotel’de kalan 32 kimya işçisi ve İsias Hotel’de kalan 31 turist rehberini kaybettik. Yine geçici görevlendirme ile gelen farklı mesleklerden kaybettiğimiz sağlık emekçileri var.

Şu ana kadar depremde iş cinayeti kapsamında kaybettiğimiz 97 emekçiyi tespit edebildik. Önümüzdeki günlerde araştırmalarımız devam edecek ama devlet açıklamadığı sürece kaybettiğimiz yüzlerce emekçinin kimliklerine ulaşmamız neredeyse imkansız. (Bu noktada farklı meslek gruplarımızdan genel kayıplarımızı paylaşıyoruz. Ancak evlerinde hayatını kaybeden arkadaşlarımızı iş cinayeti kapsamında değerlendiremiyoruz. Daha genel anlamda depremdeki tüm ölümler için “sosyal cinayet” kavramını kullanabiliriz.)

Deprem bölgesindeki şçi sağlığı ve güvenliği

Deprem bölgesindeki tehlikeli kimyasallar, halk sağlığını tehdit ettiği gibi deprem bölgesinde çalışan işçileri de doğrudan etkilemekte ve ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu noktada gerek üretim ve hizmet sürecinin gerek halk yaşamı ve sağlığı için yapılan çalışmaların işçilerin sağlığı ve güvenliğine zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirilebilmesi için alanda temel önlemlerinin alınması elzemdir:

İşçilere, her işe uygun kişisel koruyucu donanım yeteri miktarda ve eksiksiz temin edilmelidir. İşçilerin fiziki sağlığının korunması ve işin verimli ilerleyebilmesi için işçilere barınma, ısınma ve yemek imkanlarına ulaşabilecekleri bir ortam sağlanmalıdır. Bulaşıcı hastalıklardan ve diğer maruziyetlerin sebep olabileceği hastalıklardan korunmak için işçilere hijyen malzemeleri ile duş, tuvalet, el yıkama alanlarının olduğu hijyen ortamları oluşturulmalı ve kuduz ve tetanoz aşılarının yapılması sağlanmalıdır. Çalışma saatleri mevcut duruma göre düzenlenmelidir. İşçiler ağır hasarlı hiçbir işyerine sokulmamalıdır. Verilen maddi desteklerin miktarı yükseltilmelidir. İşten atmalar yasaklanmalı (Kod-29 sürecine mahal vermeyen bir şekilde) ve yasağa aykırı hareket eden patronlara daha ağır cezalar verilmelidir.

İşçilerin fiziksel durumlarının yanında ruhsal durumları da bir o kadar ciddiye alınmalıdır. Deprem bölgesinden intihar haberleri almaktayız ve bu önümüzdeki dönem artabilir. Bu noktada psikolojik destek süreçleri geliştirilmelidir. Ancak sorun sadece psikolojik destek ile çözülemez. Mutlaka ve mutlaka toplumsal dayanışmayı güçlendirmeliyiz. Yine işçilerin ve ailelerinin yas süreçlerine saygı gösterilmelidir.

Bölgede yoğun bir inşa faaliyetine başlanmaktadır. İnşaatların hızlı bir biçimde yapılması kaçınılmaz olarak iş cinayetlerini artırmaktadır. İnşaatlardaki bu süreçlerde başta işçilerin örgütlülüğü olmak üzere bu alanda gerekli adımları atmalıyız. Yeniden inşa sürecinde kentsel yaşam, gıda hakkı, ekolojik denge, tarımsal üretim, göç süreçleri gibi birçok çalışma alanı bizi beklemektedir.

Paylaşın

Ocak Ayında 31 Kadın Öldürüldü!

Erkek şiddeti hız kesmeden devam ediyor. Ocak ayında 31 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 25 kadın da şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Öldürülen 31 kadından 12’si boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile öldürüldü.

Haber Merkezi / Kadınlardan 1’i ekonomik bahane ile, 1’i bakım altında olduğu için, 2’si anneleri boşanmak istediği için intikam alma bahanesi ile, 1’i nefret bahanesi ile öldürüldü. 14’ünün ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), 2023 yılı Ocak ayı raporunu açıkladı. Rapora göre Ocak ayında 31 kadın cinayeti işlendi, 25 kadının şüpheli şekilde ölü bulundu.

Raporda, kadınların yüzde 35’inin evli oldukları erkek tarafından öldürüldüğü bilgisi yer aldı. 31 kadından 12’sinin boşanmak istemesi, barışmayı ve ilişkiyi reddetmesi gibi bahanelerle erkekler tarafından öldürüldüğü kaydedildi.

Raporda şöyle denildi:

Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelesi 13 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. İçişleri Bakanlığı ise kaç kadının, neden, nasıl, kim tarafından öldürüldüğünü açıklamak yerine, kadın cinayeti verilerinin yanlış hazırlandığını söyleyerek gerçekleri çarpıtıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için de ilgili tüm bakanlıkların, tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edeceğiz.

Bu ay 31 kadın cinayeti işlenmiş, 25 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Öldürülen 31 kadından 12’si boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 1’i ekonomik bahane ile, 1’i bakım altında olduğu için, 2’si anneleri boşanmak istediği için intikam alma bahanesi ile, 1’i nefret bahanesi ile öldürüldü. 14’ünün ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 14 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.

Ocak ayında öldürülen 31 kadının 11’i evli olduğu erkek, 4’ü birlikte olduğu erkek, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 3’ü akrabası, 1’i kardeşi, 2’si babası, 3’ü oğlu, 1’i tanımadığı biri, 3’ü tanıdığı kişiler tarafından öldürülmüştür. 1 kadın cinayetinde failin yakınlığı belirlenememiştir. Bu ay kadınların yüzde 35’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

Kadınların 20’si evinde, 6’sı sokakta, 1’i arazide, 1’i çocuğunun okulunda, 2’si evin eklentilerinde öldürülmüştür. 1 kadının nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir.  Bu ay öldürülen kadınların yüzde 65’i evlerinde öldürüldü.

Bu ay öldürülen kadınların 13’ü ateşli silahlarla, 10’u kesici aletlerle, 3’ü boğularak, 2’si darp edilerek, 2’si yakılarak, 1’i kimyasal madde ile öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 42’si ateşli silahla öldürüldü.

Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Çalışma hayatına alınmayan ya da istihdamdan uzaklaştırılan kadınlar toplumda oluşan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve kadın cinayetleri tehlikelerine karşı daha korunmasız hale gelmektedir. Bu ay ulaşılabilen veriye göre öldürülen kadınların 8’inin bir işyerinde çalıştığı, 2’sinin çalışmadığı bilinmektedir. 21 kadının çalışma durumu ise bilinememektedir.

Paylaşın

Gıda Fiyatları 12 Ayda Yüzde 152,6 Arttı

“Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, açlık riskini giderek daha da büyütüyor. Gıdaya erişimi zorlaştıran fiyat artışları vatandaşları yetersiz ve sağlıksız beslenmeye zorluyor. Uzmanlar bu durumun, özellikle çocuklarda önemli sağlık sorunlarına yol açma riski taşıdığını belirtiyor.

Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanları ve kamu emeklilerinin ücret ve aylıkları enflasyon farkları da dahil yüzde 141 oranında arttı. Asgari ücretteki artış yüzde 200 oldu, işçi ve bağımsız çalışanların emekli aylıkları ise yüzde 132,2 oranında arttı. Faiz indirimleriyle Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği eylül ayından bu yana gıda fiyatları ise yüzde 361 oranında arttı.

Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepetini satın almak için yıl ocak ayında 361 lira ödemek gerekirken, kamu çalışanı ve emeklisinin Eylül 2021’deki 100 liralık geliri bugün 241 lira, asgari ücretlininki 300 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 232 lira oldu.”

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Ocak Ayı Halkın Enflasyonu Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre; ortalama fiyatlar esas alındığında gıda fiyatlarında son 12 ayda 152,6 oranında artış yaşandı.

Araştırmada, “Bu yıl ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 113,5, et-balık fiyatlarında 94, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 104 oranında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 40,7 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 240, sebze fiyatları ise yüzde 343 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 51,9, diğer gıda fiyatları ise yüzde 105,4 oranında zamlandı” denildi.

Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlenen temel gıda maddesi ve asgari ölçüde bir insanın yaşayabilmesi için yapması gereken gıda dışı harcamaları dikkate alarak hesaplanan fiyat endeksinin Ocak 2022 sonuçları şöyle:

Eylül 2021’de 100 lira Ocak ayında 300 lira

Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, açlık riskini giderek daha da büyütüyor. Gıdaya erişimi zorlaştıran fiyat artışları vatandaşları yetersiz ve sağlıksız beslenmeye zorluyor. Uzmanlar bu durumun, özellikle çocuklarda önemli sağlık sorunlarına yol açma riski taşıdığını belirtiyor. Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanları ve kamu emeklilerinin ücret ve aylıkları enflasyon farkları da dahil yüzde 141 oranında arttı. Asgari ücretteki artış yüzde 200 oldu, işçi ve bağımsız çalışanların emekli aylıkları ise yüzde 132,2 oranında arttı. Faiz indirimleriyle Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği eylül ayından bu yana gıda fiyatları ise yüzde 361 oranında arttı.

Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepetini satın almak için yıl ocak ayında 361 lira ödemek gerekirken, kamu çalışanı ve emeklisinin Eylül 2021’deki 100 liralık geliri bugün 241 lira, asgari ücretlininki 300 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 232 lira oldu.

“Ocakta, bir önceki aya göre yüzde 8,1 oranında daha fazla para ödendi”

Ocakta, gıda fiyatlarındaki artışta yağ dışındaki bütün harcama gruplarında yaşanan yüksek oranlı zamlar belirleyici oldu. Aylık fiyat artışına en büyük katkıyı ise et, sebze ve süt ve süt ürünleri yaptı.

Ekmek, pirinç, un, bulgur fiyatları, ocakta bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında artış kaydetti. Et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 16,3 oranında artış yaşanan ocak ayında süt ve süt ürünleri ile yumurta grubu fiyatları ise yüzde 6,6 oranında yükseldi. Yağ fiyatlarında ise yüzde 1,8 oranında düşüş oldu.

Meyve fiyatlarının yüzde 5,8 oranında arttığı ocakta sebze fiyatlarında, bir önceki aya göre ortalama yüzde 15,3 oranında artış yaşandı. Kuru bakliyat fiyatlarının yüzde 2,3 arttığı ocakta, salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatlarında ise yüzde 3,6 oranında artış kaydedildi. Böylece, vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için ocakta, bir önceki aya göre yüzde 8,1 oranında daha fazla para ödedi.

“Gıda fiyatlarındaki son 12 aylık ortalamada 152.6 oranında artış yaşandı”

Bu yıl ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 113,5, et-balık fiyatlarında 94, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 104 oranında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 40,7 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 240, sebze fiyatları ise yüzde 343 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 51,9, diğer gıda fiyatları ise yüzde 105,4 oranında zamlandı.

Tarımsal girdi maliyetleri ve tarım ürünü üretici fiyatlarındaki artışlar gıda fiyatlarındaki yıllık artışın önümüzdeki aylarda da üç haneli oranlarda kalmaya devam edeceğine işaret ediyor. Gıda fiyatlarındaki son 12 aylık ortalama fiyatlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ise 152,6 oranında artış yaşandı.

Paylaşın

Ocak Ayında 26 Kadın Erkekler Tarafından Katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Ocak 2022 Raporunu yayınladı. Yayınlanan rapora göre, Ocak ayında 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 28 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.

Haber Merkezi / Rapora göre, Ocak ayında öldürülen 26 kadının 13’ü evli olduğu erkek, 5’i tanıdık, 3’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si oğlu, 1’i birlikte olduğu erkek ve 1’i de akrabası tarafından öldürülmüştür. Öldürülen kadınların 1’inin faille olan yakınlığı tespit edilememiştir.

Kadınların 15’i evinde, 4’ü sokak ortasında, 2’si iş yerinde, 2’si arabada, 1’i ise restoranda öldürülmüştür. Öldürülen kadınların 2’sinin nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 58’i evlerinde öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların 13’ü ateşli silahlarla, 7’si kesici aletlerle, 3’ü boğularak, 3’ü darp edilerek öldürüldü.

Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu ay ulaşılabilen veriye göre öldürülen kadınların 7’si bir işyerinde çalışıyor, 19 kadının çalışma durumu bilinememektedir.

Ocak ayı raporunda Platform tarafından “Ocak ayında öğrendiğimiz 28 kadının şüpheli ölümleri bir an önce açığa çıkarılmalıdır. Yapılacak şey bellidir; İstanbul Sözleşmesi fesih kararı geri çekilmeli, 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi tüm kurum ve kuruluşlarla beraber etkin ve bütünlüklü uygulanmalıdır. Şüpheli kadın ölümlerinin soruşturmaları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve hızlıca sonuçlandırılmalıdır.” denildi.

Ocak ayında öldürülen 26 kadın

  • Ankara’da 25 yaşındaki Esra Hankulu 5 Ağustos 2021 tarihinde ölü bulunmasıyla ilgili davada savcı, mütalaa verdi. Mütalaada adli tıp raporuna dayanan savcı; Ümitcan Uygun’un evde bulunduğunu belirterek “Alınan raporlardan ve sanıkların beyanlarından anlaşılacağı üzere vücuttaki darbelerden sonra 1 saat içerisinde maktulün kustuğu ve şuurunun bozulduğu, bu şekilde maktül Hankulu’nun Ümitcan Uygun tarafından öldürüldüğü belirlenmiştir.” dedi.
  • Van’da 47 yaşındaki Zeynep Şengüler, evli olduğu erkek Mehmet Veysi Şengüler tarafından kıskançlık bahanesiyle tabancayla vurularak öldürüldü. Fail ifadesinde cinayet için uzun süre plan yaptığını belirtti.
  • İstanbul’da 44 yaşındaki Nermin Celep, birlikte olduğu Ramazan Su tarafından önce sokak ortasında darp edildi daha sonra takside bıçaklanarak öldürüldü. Ramazan Su’nun daha önceden “kasten yaralama”, “Taksirle yaralama”, “Cinsel saldırı” “kötü muamele” gibi suçlardan kaydı olduğu belirlendi.
  • İstanbul’da Gülbeyaz Oruçgüney oğlu Orhan Oruçgüney tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
  • Denizli’de 69 yaşındaki Safiye Gülkaya evli olduğu Cafer Gülkaya tarafından tüfekle vuruldu. Fail tutuklandı.
  • Gaziantep’te 40 yaşındaki üç çocuk annesi Nurcan Kartal evli olduğu Nurettin Kartal tarafından 11 kez bıçaklandı. Nurcan hastanede yaşam mücadelesini kaybetti. Fail gözaltına alındı.
  • Antalya’da bir kafede çalışan 17 yaşındaki Edanur Demir tabancayla vurularak hayatını kaybetti. Fail Semih Melih D. ifadesinde “Edanur ile şakalaşıyorduk. Tabanca ile şaka yapmak istedim. O da ‘ben tabancadan korkmam’ dedi. Ben de önce ayağına daha sonra namluyu başına çevirip, tetiğe bastım. Böyle olacağını bilmiyordum” dedi.
  • İstanbul’da 28 yaşındaki Avukat Dilara Yıldız bir restoranda yemek yerken eskiden birlikte olduğu Oktay Dönmez tarafından kendisiyle barışmayı kabul etmediği bahanesiyle ateşli silahla öldürüldü. Dilara Yıldız’ın faili birçok kez şikayet ettiği ve uzaklaştırma kararı bulunduğu ortaya çıktı.
  • İstanbul’da 37 yaşındaki Safura Gülistan, evli olduğu erkeğin babası Galip Gülistan tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Cinayetine ilişkin 7 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin, aldatma iddiası üzerine aile meclisi kararıyla infaz kararı aldıkları kaydedildi.
  • Mersin’de 24 yaşındaki Raziye Oskay, birlikte olmayı reddettiği Barış Can Uçuk tarafından sokak ortasında tabanca ile vuruldu. Raziye’nin yıllardır tehdit ve psikolojik şiddete maruz kaldığı, fail hakkında birçok kez şikayetçi olduğu ve uzaklaştırma kararı aldırdığı öğrenildi.
  • Gaziantep’te 26 yaşındaki Dilan Palamut, evli olduğu Ökkeş Palamut tarafından silahla vuruldu. Fail, Dilan’ın intihar ettiğini söyleyerek cinayeti gizlemeye çalışmıştı.
  • İstanbul’da hemşire olarak çalışan 33 yaşındaki Ömür Erez, eskiden birlikte olduğu Rahmi Uygun tarafından çalıştığı yerde silahla vurularak öldürüldü. Failin birçok farklı suç kaydı olduğu ortaya çıktı.
  • Balıkesir’de 40 yaşındaki Elif Turan, boşanma aşamasında olduğu Kamil Turan tarafından sokak ortasında ateşli silahla vurularak öldürüldü.
  • Mersin’de 22 yaşındaki Rim A. hamileyken evli olduğu Nasır A. tarafından öldürülüp evlerinin arkasındaki araziye gömdüğü ortaya çıktı. Fail ve olayı gizleyen yakınları gözaltına alındı.
  • Bursa’da 31 yaşındaki Gözde Korku evli olduğu Orcay Korku tarafından kıskançlık bahanesiyle ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail aynı silahla intihar etmeye çalıştı.
  • Ankara’da 30 yaşındaki Özge Nur Tekin, Erdal Kaya isimli din tüccarının yönlendirmesiyle evli olduğu erkek tarafından sırtına 100 kez oklavayla vurularak öldürüldü.
  • İzmir’de hakkında 6 ay önce kayıp başvurusu yapılan 38 yaşındaki Sinem Karaboğa’nın, evli olduğu Ferhat Karaboğa tarafından kıskançlık bahanesiyle boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Cinayet 3 yıl sonra failin itirafı sonucu ortaya çıktı.
  • Adıyaman’da 25 yaşındaki iki çocuk annesi Canan Işık boşanma aşamasında olduğu Mahmut Işık tarafından sokak ortasında bıçaklanarak öldürüldü. Birkaç kez ayrılık kararı alan Canan Işık’ın aile büyüklerinin araya girmesiyle yeniden Mahmut Işık’ın yanına döndüğü öğrenildi. 3 ay önce şiddet gören Canan Işık, 2 çocuğunu da alarak Kadın Sığınma Evi’ne yerleşmiş ve Aralık ayında Mahmut Işık’tan boşanmak için dava açmıştı.
  • İstanbul’da 47 yaşındaki Hanpaşa Özbek evli olduğu İsmail Özbek tarafından plastik kelepçeyle boğularak öldürüldü. Polis ekiplerini arayıp, “Eşimi öldürdüm gelin beni alın” diyerek kendini ihbar etti.
  • Ankara’da 35 yaşındaki Funda Koyuncu, evli olduğu Recep Koyuncu tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail gözaltına alındı.
  • Antalya’da 57 yaşındaki Saadet Tutkanç, tanıdığı Vural Yılmaz tarafından boğularak öldürüldü ve evdeki sandığa saklandı. 17 Aralık’ta gerçekleşen olay, 5 Ocak’ta fail tarafından itiraf edilince ortaya çıktı. Fail tutuklandı.
  • Tekirdağ’da 22 yaşındaki Esra Ustaoğulları evli olduğu erkek İlker Ustaoğlu tarafından çocuklarının gözü önünde silahla öldürüldü. Fail intihar etti.
  • Adana’da Hüda Gün ve annesi Naima Gün Hüda’nın birlikte olduğu kişinin erkek kardeşi tarafından başlarından silahla vurularak öldürüldü. Evden çıkan A.A. isimli fail plakası sökülmüş motosikletine binip kayıplara karıştı.
  • Afyon’da 58 yaşındaki Hacer Evlice oğlu Ahmet Evlice tarafından bıçakla boğazı kesilerek öldürüldü.  Fail ilk ifadesinde annesini evde kanlar içinde bulduğunu iddia etmişti. Evi dağıtarak hırsızlık süsü veren, annesinin altınlarını ve parasını  alan fail çapraz sorguda suçunu itiraf etti, tutuklandı.
  • İzmir’de 48 yaşındaki Günay Özyıldız oturduğu apartmana girdiği sırada Ömer Al tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şüpheli kadın ölümleri

  • Konya’da 20 yaşındaki Melike Şahin, birlikte olduğu Kadir Yallagöz’ün 4. Kattaki evinden düşerek hayatını kaybetti.
  • Gaziantep’te 22 yaşındaki Adile Kılınç, 4. Kattaki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti. O sırada evde bulunan birlikte olduğu Çağrı Şaşmaz tutuklandı.
  • Şanlıurfa’da 5 çocuk annesi 30 yaşındaki Nesibe Alas, evinde ensesinden vurulmuş halde bulundu.
  • Denizli’de 21 yaşındaki Ayşegül Meci, iki arkadaşıyla birlikte kaldığı apart dairede hayatını kaybetti.
  • Ankara’da 26 yaşındaki Şevval Abanoz, kullanılmayan eski bir hastanede ölü bulundu. Hastanenin 3. Katından düşme sonucu ağır yaralanan Şevval, burada uzun süre yaralı kaldığı için donarak hayatını kaybetti. 3 ay önce evlendiği öğrenilen Şevval’in ailesi evli olduğu erkeğin Şevval’e şiddet uyguladığını ifade etti.
  • İstanbul’da 30 yaşındaki Kübra Ece, binanın 4. Katından düşerek hayatını kaybetti. Evde bulunan 7 kişi gözaltına alındı.
  • Kırıkkale’de 35 yaşındaki 2 çocuk annesi Hayriye Ulusoy bir barajda ölü olarak bulundu.
Paylaşın

Perakende satışları Ocak’ta yüzde 2 arttı

TÜİK, Ocak ayına ilişkin perakende satışlarına ilişkin verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,0 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayına ilişkin perakende satış verilerini açıkladı. TÜİK tarafından açıklanan veriler şöyle;

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi (2015=100) 2021 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,0 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 12,3 artarken, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 0,6, otomotiv yakıtı satışları yüzde 5,8 azaldı.

Perakende satış hacmi aylık yüzde 0,3 arttı

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,3 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 0,3 artarken, otomotiv yakıtı satışları yüzde 2,7 azaldı.

Perakende ciro yıllık yüzde 16,7 arttı

Cari fiyatlarla perakende ciro 2021 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,7 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 29,5, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 16,8 artarken, otomotiv yakıtı satışları v 4,3 azaldı.

Perakende ciro aylık yüzde 1,7 arttı

Cari fiyatlarla perakende ciro 2021 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,7 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,5, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 3,0 artarken, otomotiv yakıtı satışları yüzde 3,8 azaldı.

Paylaşın

Sanayi üretimi yüzde 11,4 arttı

TÜİK, Ocak ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,4 artış kaydederken, bir önceki aya göre yüzde 1,3 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. TÜİK tarafından açıklanan veriler şöyle;

Sanayinin alt sektörleri (2015=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2021 yılı Ocak ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 12,1 artarken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,1 azaldı.

Sanayi üretimi aylık yüzde 1,0 arttı

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2021 yılı Ocak ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 6,8 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,1 artarken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,6 azaldı.

 

Paylaşın

Ocak’ta cari açık beklentiyi aştı: 1 milyar 867 milyon dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Ocak ayında cari açık 1 milyar 867 milyon dolar olurken, 12 aylık cari açık ise 36 milyar 599 milyon dolar olarak kaydedildi. Ekonomistlerin beklentisi Ocak ayında ödemeler dengesinin 1 milyar 550 milyon dolar açık vermesi yönündeydi.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ocak 2021 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileri açıklandı. TCMB’nin konuya ilişkin yaptığı veriler özetle şöyle;

Cari işlemler açığı, bir önceki yılın Ocak ayına göre 166 milyon ABD doları azalarak 1 milyar 867 milyon ABD dolarına gerilemiş ve bunun sonucunda on iki aylık dönemde 36 milyar 599 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Bu gelişmede, hizmetler dengesi kaynaklı girişlerin bir önceki yılın aynı ayına göre 1 milyar 118 milyon ABD doları azalarak 455 milyon ABD dolarına gerilemesine rağmen, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 1 milyar 404 milyon ABD doları daralmayla 1 milyar 913 milyon ABD dolarına gerilemesi etkili olmuştur.

Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise, bir önceki yılın Ocak ayında 3 milyar 024 milyon ABD doları fazla vermişken, bu ayda 1 milyar 177 milyon ABD doları fazla vermiştir.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 739 milyon ABD doları tutarında azalarak 487 milyon ABD doları olmuştur.

Birincil gelir dengesinden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 89 milyon ABD doları artarak 472 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

İkincil gelir dengesi kalemi kaynaklı net girişler ise, bir önceki yılın aynı ayına göre 31 milyon ABD doları azalarak 63 milyon ABD doları olmuştur.

 

Paylaşın