2026 Yılındaki NATO Zirvesine Türkiye Evsahipliği Yapacak

9 – 11 Temmuz tarihleri arasında Washington’da düzenlenen NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde, Türkiye’nin 2026 yılında yapılacak NATO zirvesine ev sahipliği yapacağı duyuruldu.

Gelecek yılki NATO zirvesinin Hollanda’nın Lahey kentinde yapılacağı da bildirildi. Hollanda eski başbakanı Mark Rutte, Jens Stoltenberg’in yerine NATO genel sekreteri seçilmişti.

ABD, Rusya’nın Avrupa’ya yönelik artan tehdidine karşı koymayı amaçlayan önemli bir adım olarak, 2026 yılında Almanya’da daha uzun menzilli füzeler konuşlandırmaya başlayacak. Karar NATO’nun Washington’da devam eden devlet ve hükümet başkanları zirvesinin ikinci gününde açıklandı.

Zirvenin nihai sonuç bildirgesinde, Ukrayna’nın NATO üyeliği yolunda “geri dönülmez yolda” olduğuna vurgu yapıldı, Rusya’yla savaşın sona ermesinden sonra – koşullar uygunlaşınca – ittifaka davet edileceği güvencesi verildi.

Sonuç bildirgesinin en sonunda ittifakın 2026 yılındaki zirvesinin Türkiye’de yapılacağı notu dikkat çekti. Gelecek yılki toplantının Hollanda’nın Lahey kentinde yapılacağı bildirildi.

Almanya’ya daha uzun menzilli füze yerleştirme kararı, ABD’nin güçlü silah sistemlerini Soğuk Savaş’tan bu yana Avrupa kıtasında ilk kez konuşlandıracak olmasına işaret ediyor. Karar aynı zamanda, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’e açık bir uyarı niteliği taşıyor.

ABD ve Almanya tarafından yapılan ortak açıklamada, “belirli aralıklarla yapılacak konuşlandırmaların” uzun vadeli konuşlandırmaya hazırlık olduğuna dikkat çekildi. Almanya’ya yerleştirilecek bu silahlar arasında SM-6 füzeleri, Tomahawk seyir füzeleri ve geliştirilme aşamasında olan, daha uzun menzilli hipersonik füze sistemleri olduğu belirtildi.

Bu tarz bir konuşlandırma, 1987 yılında ABD ve Sovyetler Birliği arasında imzalanan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması kapsamında yasaktı, ancak 2019’da uzatılmayan bu anlaşma geçerliliğini yitirdi.

Üye ülkeler yayınladıkları bildirgede “Müttefiklerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı bir saldırı olasılığını gözardı edemeyiz” notu düştü. Müttefik ülkeler Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye destek verirken Ukrayna’ya daha fazla yardım gönderilmesi kararı aldı.

Üye ülkeler ayrıca önümüzdeki yıl içinde en az 40 milyar Euro tutarında askeri yardımda bulunmayı kabul etti, ancak NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in de istediği şekilde bu taahhüdü sonraki yıllarda sürdürmeyi reddetti.

Bildirgede NATO’nun Çin’le ilgili kullandığı ifade de sertleştirildi. Pekin hükümeti için “Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının kilit destekleyicisi” denildi, bu ülkenin Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği açısından sistematik zorluklar oluşturmaya devam ettiği kaydedildi.

Ekim ayında görevi sona erecek olan Genel Sekreter Stoltenberg, Çarşamba günkü toplantının sonunda gazetecilere yaptığı açıklamada, 32 üye ülkenin Çin’le ilgili kullanılan bu ifade konusunda ortak görüş bildirdiğini söyledi. NATO’nun yaptırım uygulayan bir örgüt olmadığını söyleyen Stoltenberg, “Günün sonunda bu konuda müttefikler ayrı ayrı karar verecekler ama bence bu NATO zirvesinden gönderdiğimiz mesaj çok açık” dedi.

Bildirgede ayrıca Çin’e Rusya’nın savaş çabalarına verdiği maddi ve siyasi desteği kesmesi çağrısında bulunuldu. Belgede Çin’in uzay kabiliyetlerine ilişkin endişeler dile getirildi, nükleer cephaneliğindeki hızlı genişlemeye dikkat çekildi ve Pekin’e stratejik risk azaltma görüşmelerine katılma çağrısı yapıldı.

“İttifakın Rusya’nın gerisinde kalmasına izin veremeyiz”

Başkan Biden, zirvenin ikinci gününde devlet ve hükümet başkanları toplantısının açılışında yaptığı konuşmada NATO üyelerinin sanayi temellerini genişletme ve yerli savunma üretimi için plan geliştirme sözü vermelerinden memnuniyet duyduğunu açıkladı.

“İttifakın geride kalmasına izin veremeyiz” diye konuşan Biden, sözlerini “NATO topraklarının her karışını savunabiliriz ve savunacağız ve bunu birlikte yapacağız” diye tamamladı.

Biden Beyaz Saray’da İngiltere’nin yeni Başbakanı Keir Starmer’la görüştü, İngiltere’yi Atlantik ötesi NATO ittifakını birbirine bağlayan “düğüm” olarak tanımladı ve iki ülkenin işbirliğine devam etmesi gerektiğini söyledi.

Başkan Biden NATO zirvesinin son gününde de Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’yle biraraya gelecek, devam toplantılarının yanısıra NATO-Ukrayna Konseyi toplantısına katılacak. Biden zirve toplantısı sonunda iç ve dış basının izleyeceği bir basın toplantısı düzenleyecek.

Biden ayrıca Çarşamba akşamı NATO müttefik üyeleri ve ortak ülkelerinin liderleriyle eşlerini Beyaz Saray’da verdiği resmi akşam yemeğinde ağırladı.

81 yaşındaki Biden, 27 Haziran’da Cumhuriyetçi rakibi ve eski Başkan Donald Trump’la girdiği tartışma programındaki başarısız performansının ardından bu göreve uygun olup olmadığı ve yerini bir başka Demokrat Partili adaya devretmesi konusunda siyasi baskılara maruz kaldı. Bundan dolayı Biden, NATO zirvesinde müttefik liderlerle sergilediği dayanışmanın iki hafta önceki tartışma programında bozulan imajını düzeltmesini umuyor.

Paylaşın

NATO’dan Ukrayna’ya F-16 Sevkiyatı: Rusya’dan Sert Tepki

NATO’ya üye ülkeler, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı hava savunmasını güçlendirmek için uzun zamandır beklediği adımı atarak, F-16 savaş uçaklarını ülkeye transfer etmeye başladıklarını duyurdu.

Haber Merkezi / Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Danimarka ve Hollanda’nın uçakları transfer etmeye başladığı, Belçika ve Norveç’in ise daha fazla uçak sağlama sözü verdiği belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Washington’da düzenlenen NATO’nun 75. yıl dönümü zirvesinde yaptığı konuşmada, savaş uçaklarının transferinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bir mesaj olması gerektiğini söyledi. Blinken, “Barışa ulaşmanın en hızlı yolu güçlü bir Ukrayna’dan geçer” diye de ekledi.

Washington’daki NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) liderler zirvesi sürerken İttifak üyesi üç ülke ortak bir açıklama yaparak Ukrayna’ya F-16 savaş jeti sevkiyatının başladığını duyurdu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Hollanda ve Danimarka’dan yapılan ortak açıklamada, “F-16’lar için transfer süreci devam ediyor ve Ukrayna operasyonel F-16’ları bu yaz uçuracak” denildi. Uçakların Hollanda ve Danimarka’dan gönderildiği kaydedildi. Hollanda hükümetinden yapılan açıklamada Ukrayna’ya 300 milyon euro değerinde de F-16 cephanesi gönderileceği belirtildi.

Üç ülkenin ortak açıklamasında Belçika ve Norveç’in de Ukrayna’ya savaş jeti gönderme kararı aldığı belirtildi. Belçika Başbakanı Alexander De Croo dün Washington’daki bir resepsiyonda yaptığı açıklamada ülkesinin 30 jet göndereceğini söylemişti. Belçika bu sözü tuttuğu takdirde Ukrayna’ya en çok F-16 sağlayan ülke olacak.

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store da bugün yaptığı açıklamada ülkesinin bu yıl içinde Ukrayna’ya 6 adet F-16 savaş jeti göndereceğini belirtti. “Ukrayna’nın hava saldırılarına karşı kendini savunabilmesi Rusya’ya karşı savaşında hayati önem taşıyor” diyen Store, “Norveç şimdi Ukrayna’ya altı adet F-16 savaş uçağı hibe etmeye karar verdi. Uçakları 2024 yılı içerisinde teslim etmeye başlamayı planlıyoruz” bilgisini paylaştı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski sosyal medyadan yaptığı paylaşımda ABD, Danimarka ve Hollanda’ya F-16 sağlayarak Ukrayna’nın hava kuvvetlerini güçlendirdikleri için teşekkür etti. Zelenski geçen hafta Ukrayna’nın hava savunma kapasitesini yaz boyunca iki katına çıkarmak istediğini ve en az yedi adet ilave Patriot sistemine ihtiyacı olduğunu söylemişti.

Rusya’da devletin kontrolündeki haber ajansı TASS’ın aktardığına göre, Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova, Ukrayna’ya F-16 gönderilmesi planlarının “ABD’nin Rusya ile savaşan bir savaş çetesine liderlik ettiğini gösterdiğini” iddia etti.

Hava savunmasının güçlendirilmesi Rusya işgali altında savaşan Ukrayna için hayati önem taşıyor. NATO üyeleri, Ukrayna’ya beş adet ilave Patriot ve başka stratejik hava savunma sistemlerinin teslim edildiğini duyurmuştu.

Washington’da başlayan zirve öncesi dün gece NATO’nun kuruluşunun 75’inci yılı etkinliğinde konuşan ABD Başkanı Joe Biden, NATO ülkelerinin Ukrayna’ya hava savunma sistemleri dahil askeri desteğinin süreceği mesajı vererek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı birlik çağrısı yapmıştı.

Biden konuşmasında NATO’nun “şimdiye dek olmadığı kadar güçlü” olduğunu belirterek “Kimsenin şüphesi olmasın. Ukrayna, kolektif desteğimizle Putin’i durdurabilir ve durduracaktır” demişti.

Ukrayna’ya destek Çin’e çağrı

Öte yandan Reuters haber ajansının ulaştığı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonuç bildirisinin taslak metnine göre ittifak üyeleri, Ukrayna’ya üyelik sürecinde “geri dönülemez bir yol” için destek sözü verecek. İttifak üyeleri ayrıca, Çin’in Rusya’nın Kiev’e karşı savaş çabalarına verdiği tüm desteği durdurması yönünde çağrıda bulunacak.

Washington’daki NATO zirvesinde hazırlanan bildirinin taslak metnine göre Çin, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşında “belirleyici bir sağlayıcı” haline geldi ve Pekin Avrupa’ya ve güvenliğe yönelik sistematik zorluklar yaratmaya devam ediyor.

Taslak metne göre, NATO ülkeleri Ukrayna’ya önümüzdeki yıl içinde minimum 40 milyar Euro’luk fon sağlamayı ve Ukrayna’ya askeri teçhizat ve eğitim sağlanmasını koordine edecek bir mekanizma kurmayı planlıyor.

Müttefiklerin, NATO üyeliği de dahil tam Avrupa-Atlantik entegrasyonu yolunda Ukrayna’yı destekleme sözü verecekleri belirtildi. Taslakta, müttefiklerin anlaşması ve koşulların karşılanması durumunda ittifaka katılma davetinin Kiev’e iletileceği belirtildi.

Taslakta aynı zamanda Hint-Pasifik’in NATO açısından önemi de tartışıldı. Taslak metine göre, bu bölgedeki gelişmeler Avrupa-Atlantik güvenliğini doğrudan etkiliyor ve ittifak, Ukrayna’yı desteklemek için Asya-Pasifik ortaklarıyla artan işbirliğini memnuniyetle karşılıyor.

Taslakta, ittifakın Çin’in uzay yetenekleri ve faaliyetlerindeki gelişmelerden endişe duyduğu ve Pekin’i stratejik risk azaltma tartışmalarına katılmaya çağırdığı ifade edildi. Metinde ayrıca, NATO müttefiklerinin riski azaltmak ve gerilimin tırmanmasını önlemek için Moskova ile iletişim kanallarını sürdürmeye istekli oldukları belirtildi.

Paylaşın

NATO Zirvesi: Erdoğan’dan “Terör Tehlikesine Dikkat Çekeceğiz” Açıklaması

NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere gideceği ABD’ye hareketinden önce açıklamalar yapan Erdoğan, Zirveden beklentimiz milli güvenlik hassasiyetleri gözeten ittifakı gözeten neticelerin elde edilmesi” dedi ve ekledi:

“Savunma sanayideki engellerin kaldırılması mühimdir. Görüşmelerde dünyada artan terör tehlikesine dikkat çekeceğiz. NATO’nun gayretlerinin artırılmasının gerektiğinin altını çizeceğiz. Ukrayna’da NATO’nun savaşın tarafı haline getirilmemesi için ilkeli duruşumuzu sürdürüyoruz. Silahların konuştuğu her gün bizim ne kadar isabetli bir yerde durduğumuzu göstermekte.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere “TUR” ile saat 10.00’da Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başkenti Washington’a hareket etti.

Erdoğan’ı Esenboğa Havalimanı’ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Ankara Valisi Vasip Şahin ve diğer ilgililer uğurladı.

Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Çağatay Özdemir ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan da Washington’a gitti.

Erdoğan’ın, zirve kapsamında katılımcı bazı devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.

Erdoğan, hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtladı. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Zirve’de NATO’nun savunma yapılanmasını tahkim etmek amacıyla istişarelerde bulunacağız. NATO’nun kuruluşunun 75. yıl dönümü nedeniyle Zirvemiz ayrı bir anlam taşıyor.

Zirveden beklentimiz milli güvenlik hassasiyetleri gözeten ittifakı gözeten neticelerin elde edilmesi. Savunma sanayideki engellerin kaldırılması mühimdir. Görüşmelerde dünyada artan terör tehlikesine dikkat çekeceğiz. NATO’nun gayretlerinin artırılmasının gerektiğinin altını çizeceğiz. Ukrayna’da NATO’nun savaşın tarafı haline getirilmemesi için ilkeli duruşumuzu sürdürüyoruz. Silahların konuştuğu her gün bizim ne kadar isabetli bir yerde durduğumuzu göstermekte.

Türkiye NATO’nun misyonlarına ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 ülkeden biri. İmkan ve kabiliyetler NATO’nun bel kemiği ülkelerin başında yer alıyoruz. Ortak değerlerimizin samimiyet testinden geçmekte olduğu Gazze’deki katliamları gündeme taşıyacağız. Uluslararası camianın İsrail’i durdurmakta yetersiz kaldığını vurgulayacağız. Bu meseleleri ikili görüşmelerde de ele alacağım.

KKTC, bizim nezdimizde Türk devletlerinin tam üyesi konumunda. Başta Azerbaycan olmak üzere onların yaklaşımı da bizimle aynı konuma geldi. Son Suşa zirvesinde de KKTC orada bulundu. Bundan sonra da bizler KKTC’yi tam üye noktasında nasıl taşırız gayretinde içindeyiz. Hukukumuzun olduğu Türk devletleri ile de bunu geliştiriyoruz.

Şu an itibariyle NATO’nun ilk 5 ülkesinden biriyiz. Bunu mali destek noktasında ve NATO’ya güç katma noktasında söylüyorum. Türkiye’nin durumu, 5 ülke derken laf olsun diye demiyoruz. NATO üye ülkelerinin bakışı da böyledir. NATO’daki konumumuzu güçlendirerek devam ettiriyoruz. Yeni genel sekreterin oraya gelişinde Türkiye’nin rolü üst düzeyde oldu. Kendisi ile Amerika’da ayrıca görüşmemiz olacak.

“Filistin konusunda istediğimizi alamadık”

NATO ile İsrail Filistin konusunda istediğimizi alabilmiş değiliz. Şu anda ABD’deki görüşmelerimizde inşallah bunları tekrar gündeme getirip beklediğimiz neticeyi alırız. Görüşmelerle birlikte kendilerini bu noktada da uyaracağız.

Doha’da ciddi görüşmeler oldu. O gün uçakla dönüş yaparken MOSSAD başkanı da Doha’ya gitmişti. Bazı adımlar atılmıştı. O adımlar noktalanmadı. Sabırla takip ediyoruz.”

Paylaşın

NATO’dan Askeri Kapasiteyi Artırma Hazırlığı

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) liderleri, geçen yıl Vilnius’ta yapılan zirvede, ittifakın otuz yılı aşkın bir süredir ilk büyük savunma planı üzerinde anlaşma sağlamıştı. NATO liderlerinin, Washington’da ittifakın 75’inci yıldönümü nedeniyle düzenlenecek zirvede planları güncellemeleri bekleniyor.

Reuters’a bilgi veren bir kaynak, askeri planlamacıların “ittifakı savunmak için gereken birlik ve silahlar için ayrıntılı ihtiyaçları belirlediklerini” söyledi ve ekledi:

“Hava ve füze savunması, uzun menzilli silahlar, lojistik ve büyük kara manevra birlikleri en önemli önceliklerimiz arasında. Karşı karşıya olduğumuz tehditleri karşılayabilecek kuvvetler geliştirdikçe, NATO müttefikleri için muhtemelen daha zorlu hedefler belirlenecektir. Caydırıcılığımızın güçlü olduğundan ve güçlü kalacağından eminiz.”

Soğuk Savaş’tan bu yana NATO tarafından “bölgesel planlar” olarak adlandırılan ilk büyük savunma planları üzerindeki anlaşma, Sovyet sonrası Rusya’nın artık varoluşsal bir tehdit oluşturmadığına inandığı için on yıllardır büyük ölçekli yeni savunma planları hazırlamaya gerek görmeyen Batı askeri ittifakı için temel bir değişim anlamına geliyordu.

Reuters haber ajansına konuşan bir NATO askeri yetkilisi, NATO’nun Rusya’dan gelebilecek bir saldırıya karşı savunma planlarını tam anlamıyla hayata geçirebilmesi için 35 ila 50 ilave tugaya ihtiyaç duyacağını söyledi. Bir tugay 3 bin ila 7 bin askerden oluşuyor.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) karşı karşıya olduğu saldırı tehdidiyle mücadele edebilmek için, sadece Almanya’nın hava savunma kapasitesini dört katına çıkarması gerektiğini söyledi.

Geçen yıl Vilnius’ta yapılan zirvede NATO liderleri ittifakın otuz yılı aşkın bir süredir ilk büyük savunma planı üzerinde anlaşmıştı. Üye ülkeler Temmuz 2023’te gerçekleşen zirveden bu yana bu planı hayata geçirmeye çalışıyor. NATO liderlerinin bu hafta Washington’da ittifakın 75’inci yıldönümü nedeniyle düzenlenecek zirvede planları güncellemeleri bekleniyor.

Reuters’a bilgi veren kaynak, askeri planlamacıların “ittifakı savunmak için gereken birlik ve silahlar için ayrıntılı ihtiyaçları belirlediklerini” söyledi. Kaynak, “Hava ve füze savunması, uzun menzilli silahlar, lojistik ve büyük kara manevra birlikleri en önemli önceliklerimiz arasında. Karşı karşıya olduğumuz tehditleri karşılayabilecek kuvvetler geliştirdikçe, NATO müttefikleri için muhtemelen daha zorlu hedefler belirlenecektir. Caydırıcılığımızın güçlü olduğundan ve güçlü kalacağından eminiz” diye ekledi.

Almanya Savunma Bakanlığı NATO’nun gelecek planları gizli olduğu için bu konuda yorum yapmayı reddetti. Bakanlık, tüm müttefiklerin ihtiyaçlar konusunda NATO ile koordinasyon içinde olmaya çağrıldığını ve bu çabaların önümüzdeki yıla da yayılacağını söyledi.

Ek personel: NATO müttefiklerinin 35 ila 50 tugay için gerekli ek personeli nereden bulacağı ise belirsiz. Üye ülkeler, silahlı kuvvetlerin diğer bölümlerinden personel kaydırılabilir, ek askerler alınabilir ya da NATO üyeleri her iki yaklaşımın birden tercih edebilir. NATO askeri planlamacılarının tespit ettiği bir diğer önemli eksiklik de hava savunması. Zira Ukrayna’daki savaş bu sistemlerin kritik askeri ve sivil altyapıyı korumak için ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

Bu tür sistemler Rusya ile olası bir çatışmada önemli bir lojistik merkezi ve toplanma alanı olan Almanya için özellikle önemli. Almanya, Soğuk Savaş sırasında NATO’nun cephe ülkesiyken 36 Patriot hava savunma birimine sahipti ve o zaman bile NATO müttefiklerinin ek desteğine güveniyordu.

Ukrayna’ya üç patriot bağışladıktan sonra Alman kuvvetleri, sadece dokuz patriot sistemine sahip. ABD’li Raytheon firmasının ürettiği patriot sistemi, füzelere karşı yerden savunma sağlıyor. Mühimmatını güçlendirmek isteyen Almanya, patriot ve diğer hava savunma sistemleri için sipariş vermeye başladı. Soğuk Savaş sonrasında birçok NATO müttefiki, gelecekte sadece İran gibi ülkelerden gelen sınırlı bir füze tehdidiyle başa çıkmak zorunda kalacağı düşüncesiyle hava savunma birimlerinin sayısını azalttı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte bu algı büyük ölçüde değişti ve NATO müttefikleri mühimmat stoklarını arttırmak ve hava savunma sistemlerindeki eksiklikleri gidermek için harekete geçti.

Soğuk Savaş’tan bu yana NATO tarafından “bölgesel planlar” olarak adlandırılan ilk büyük savunma planları üzerindeki anlaşma, Sovyet sonrası Rusya’nın artık varoluşsal bir tehdit oluşturmadığına inandığı için on yıllardır büyük ölçekli yeni savunma planları hazırlamaya gerek görmeyen Batı askeri ittifakı için temel bir değişim anlamına geliyordu.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Türkiye Savunma Harcamalarını Artırdı; ABD’den Memnuniyet Açıklaması Geldi

ABD, Türkiye’nin yüzde 2’lik savunma harcaması hedefini ilk kez tutturmasından memnuniyet duyduğunu bildirdi. NATO, üye ülkelerden gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYH) yüzde 2’sinden fazlasını savunmaya ayırmalarını istiyor.

Türkiye’nin, NATO’da GSYH’nin en az yüzde 2’sinin savunmaya ayrılması hedefini ilk kez tutturduğu açıklandı Geçen 10 yılda ortalama yüzde 1,58’de seyreden ve yüzde 1,86’yla hedefe en fazla 2020’de yaklaşan Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda da yüzde 2’nin üzerinde kalması bekleniyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), gelecek ay Washington’da yapılacak NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Zirvesi öncesi Türkiye’nin yüzde 2’lik savunma harcaması hedefini ilk kez tutturmasından memnuniyet duyduğunu bildirdi.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Büyükelçi Jeff Flake’in şu sözlerine yer verdi: “Türkiye’nin, NATO savunma harcaması hedefini ilk defa gerçekleştirerek başarı kaydettiği bu tarihi ana tanıklık etmek harika. Bu muhteşem ortaklık için Türkiye Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı’na teşekkürler.”

VOA Türkçe’nin aktardığına göre; Büyükelçilik, paylaşımda ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı James O’Brien’ın görüşlerine de yer verdi.

O’Brien sosyal medya hesabından, “Rekor sayıda müttefikin GSYH’nin yüzde 2’si oranında savunma harcaması taahhüdünü yerine getirmesi veya aşmasıyla NATO gerçekten her zamankinden daha güçlü. Bu yıl Fransa, Karadağ, Norveç ve Türkiye’nin de katılımıyla 23 müttefik bu önemli taahhüdü yerine getirmiş oldu” ifadelerini paylaştı.

NATO, üye ülkelerden gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYH) yüzde 2’sinden fazlasını savunmaya ayırmalarını istiyor. Türkiye’nin geçen hafta, NATO’da GSYH’nin en az yüzde 2’sinin savunmaya ayrılması hedefini ilk kez tutturduğu açıklandı. 32 üyeli ittifakta hedef tutturan ülke sayısı 23’e çıktı.

Geçen 10 yılda ortalama yüzde 1,58’de seyreden ve yüzde 1,86’yla hedefe en fazla 2020’de yaklaşan Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda da yüzde 2’nin üzerinde kalması bekleniyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in geçen hafta açıkladığı verilere göre, savunma harcamalarında Polonya (yüzde 4,12), Estonya (yüzde 3,43) ve ABD (yüzde 3,38) ilk üçü oluştururken son üç sırada Lüksemburg ve Slovenya (yüzde 1,29) ile İspanya (yüzde 1,28) yer aldı. Türkiye’nin yüzde 2,09 oranıyla Fransa ve Hollanda’nın hemen önünde yer aldığı tabloda NATO’nun iki yeni üyesi Finlandiya (yüzde 2,41) ve İsveç (yüzde 2,14) de hedefi tutturanlar arasında yer aldı.

NATO Zirvesi 9-11 Temmuz’da Washington’da yapılacak. Zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılması bekleniyor.

Paylaşın

20’den Fazla NATO Üyesi Ülke Savunma Harcamalarını Artırdı

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Washington’da yaptığı açıklamada, ittifaktaki 20’den fazla ülkenin NATO’nun yönergelerini karşılamak için savunma harcamalarını artırdığını söyledi.

NATO’nun verilerine göre, Türkiye’nin bu yıl GSYİH’nin yüzde 2,09’una karşılık gelen kaynağı savunmaya ayırması bekleniyor. Türkiye’nin askeri harcamalarının yüzde 34,2’sini donanım/ekipman yatırımlarının oluşturacağı tahmin edildi.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından giderek daha fazla NATO üyesi, silah harcamalarına bütçeden ayırdığı payı daha önce olmadığı kadar artırıyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bu yıl İttifak’ın 32 üyesinden 23’ünün yüzde 2 harcama hedefini tutturacağını açıkladı. Şubat ayında yapılan ilk değerlendirmede bu hedefe erişmesi beklenen ülke sayısı 18’di.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de çöküşünün ardından Avrupa genelinde savunma harcamaların düşüş görülmüştü.

Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesinin ardından NATO üyeleri, gayri safi yurt içi hasılalarının (GSYİH) en az yüzde 2’sini savunmaya ayırmakta uzlaşmıştı. Ancak bu hedefe şu ana kadar çok az ülke tarafından erişilebildi.

Örneğin Almanya bu yıl ilk kez yüzde 2 sınırına ulaşacak. Ukrayna savaşının ardından ordusunu modernleştirmek için harekete geçen Almanya’da GSYİH’nın yüzde 2,12’sinin savunmaya harcanacağı hesaplandı.

Bütçesinden savunmaya en çok pay ayıran ülke Rusya’nın müttefiki Belarus’a komşu Polonya oldu. Polonya’da GSYİH’nin yüzde 4,12’si savunmaya ayrıldı. Onu yüzde 3,43’le Rusya’ya sınır Estonya izledi.

NATO’nun en büyük ordusuna sahip ABD, ekonomik büyüklüğünün yüzde 3,38’sini askeriyenin kullanımına verdi. ABD’nin sadece bu yıl savunmaya ayırdığı bütçe, 968 milyar dolarla diğer 31 NATO üyesinin tamamının toplamından iki kat fazla oldu.

NATO’nun verilerine göre, Türkiye’nin ise bu yıl GSYİH’nin yüzde 2,09’una karşılık gelen kaynağı savunmaya ayırması bekleniyor. Türkiye’nin askeri harcamalarının yüzde 34,2’sini donanım/ekipman yatırımlarının oluşturacağı tahmin edildi.

İttifak hedefine en uzak kalan ülkeler GSYİH yüzde 1,3’üne ulaşamayan İspanya, Slovenya ve Lüksemburg oldu. G7 ülkeleri Kanada ve İtalya da harcama hedeflerini tutturamadı.

Eski ABD Başkanı Donald Trump görevdeyken harcama hedeflerine ulaşılabilmesi için ülkelere baskı yapmış, geride kalanları açıkça eleştirmişti.

Kasım ayında yapılacak seçimlerle Beyaz Saray’a dönmeyi uman Trump, halihazırda yürüttüğü kampanya sırasında da yüzde 2 ısrarını sürdürüyor. Trump, savunmaya yeterince para harcamayan İttifak üyelerine, olası Rusya saldırısı durumunda destek vermeyeceğini söyledi.

Ülkelerin artan savunma harcamalarının en büyük yararlanıcısı Amerikan şirketleri oluyor. Özellikle ABD’li Lockheed Martin şirketi Ukrayna işgalinin ardından birçok ülkeden yeni F-35 ve F-16 savaş uçağı siparişleri aldı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

BM, NATO Ve AB’den İran’a Kınama

Birleşmiş Milletler (AB) ve Avrupa Birliği (AB), Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) İran’ın dün gece İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarını kınadı. 

Haber Merkezi / Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin, İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarını kınadığını açıkladı.

Borrell, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “AB, İran’ın İsrail’e kabul edilemez saldırısını şiddetle kınıyor. Bu benzeri görülmemiş bir gerilim, bölgesel güvenliğe yönelik ciddi bir tehdittir” değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler (AB) Genel Sekreteri Antonio Guterres ise yaptığı yazılı açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti’nin İsrail’e yönelik kapsamlı saldırısıyla ortaya çıkan ciddi gerilimi şiddetle kınıyorum. Bu düşmanlıkların derhal son bulması çağrısında bulunuyorum” dedi.

Son saldırılarla Ortadoğu’daki gerilimin bölgeye yayılmasının ciddi bir tehlike olduğuna işaret eden Guterres, “Tüm taraflara, Ortadoğu’da birçok cephede askeri karşılaşmalara yol açabilecek herhangi bir adımdan sakınmaları için sükûnet çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri, ne Ortadoğu’nun ne de dünyanın yeni bir savaşı kaldırabileceğini sözlerine ekledi. BM Güvenlik Konseyi bugün İsrail’in talebiyle acil toplanacak.

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) İran’ın İsrail’e yönelik saldırısını bölgesel gerilimin “tırmanması” olarak niteleyerek kınadı ve tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.

NATO Sözcüsü Farah Dakhlallah yaptığı açıklamada “İran’ın gece boyunca tırmandırdığı gerilimi kınıyor, itidal çağrısında bulunuyor ve gelişmeleri yakından izliyoruz. Ortadoğu’daki çatışmanın kontrolden çıkmaması hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

İran’dan ABD ve İsrail’e uyarı

İran ise, İsrail’in misilleme yapması durumunda daha büyük bir saldırıyla karşı karşıya kalacağını belirtti ve Amerika’nın da buna destek vermesi halinde ABD üslerinin hedef alınacağını kaydetti.

Tümgeneral Muhammed Bagheri devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “İsrail’in İran’a misilleme yapması halinde tepkimiz bu geceki askeri harekattan çok daha büyük olacak” dedi.

Bagheri, Tahran’ın İsviçre aracılığıyla Washington’ı da uyardığını, İran’a karşı herhangi bir misillemenin ABD tarafından desteklenmesi halinde Amerika’nın bölgedeki üslerinin de hedef alınacağını ilettiklerini kaydetti.

Bagheri, İran’ın saldırısının iki İsrail askeri üssünü başarılı bir şekilde hedef aldığını da belirtti ve “Operasyonlarımız sona erdi ve onları sürdürmeye niyetimiz yok” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonuna konuşan Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami de Tahran’ın, İsrail’in çıkarlarına, varlıklarına, yetkililerine veya vatandaşlarına yönelik herhangi bir saldırısının kendi topraklarından karşılık verileceği yeni bir denkleme girdiğini söyledi.

Paylaşın

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya Destek Çağrısı

İttifakın 2023 faaliyet raporuyla ilgili basın toplantısı düzenleyen NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifak üyelerine Ukrayna’ya daha fazla cephane ve silah göndermeleri çağrısında bulundu.

“Ukraynalıların cesareti değil, mühimmatı azaldı” diyen Jens Stoltenberg, müttefiklerin Ukrayna’ya hızla destek göndermelerinin “aciliyet” taşıdığını belirtti.  Stoltenberg, “Ukrayna’ya ihtiyaç duyduklarını sağlayabilecek kapasiteye ve ekonomiye sahibiz. Kararları almak ve Ukrayna’ya desteği önceliklendirmek bir siyasi irade meselesidir” şeklinde konuştu.

Özellikle ABD’de hükümetin Ukrayna’ya yapmayı öngördüğü yardımlar Kongre’de Cumhuriyetçiler tarafından engelleniyor. Stoltenberg, Ukrayna’ya saldıran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaşı kazanmasına izin vermenin “tarihi bir hata” olacağını vurguladı.

NATO Genel Sekreteri ayrıca müttefiklere savunma harcamalarını artırmaları çağrısında bulundu. Yıllık faaliyet raporunda “Müttefikler, mevcut açıkları ortadan kaldırmak ve çekişmeli bir güvenlik düzeninin gereklerini yerine getirmek istiyorlarsa, gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde ikisinden fazlasını savunmaya harcamalıdırlar” ifadeleri kullanılıyor.

NATO üyeleri, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen zirvede gayri safi yurtiçi hasılalarının en az yüzde ikisini savunmaya harcama yönünde taahhütte bulunmuşlardı. Stoltenberg’in verdiği bilgiye göre, 32 üye ülkenin üçte ikisi bu kriteri sağlıyor. NATO Genel Sekreteri, ülkesi Norveç’in de bugün savunma harcamalarını yüzde iki kotasına uyacak şekilde artıracağını duyurduğunu hatırlattı.

Almanya da 2024 yılında yüzde 2,01 ile bu hedefe ilk kez erişebiliyor. ABD yıllardır, Avrupalı müttefiklerden ordularına daha fazla yatırımda bulunmaları talebinde bulunuyor.

Cumhuriyetçi Parti’nin en güçlü başkan aday adayı Donald Trump, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada, Beyaz Saray’a seçilmesi halinde yeterli katkıyı yapmayanları Rusya’ya karşı korumayacağı tehdidinde bulunmuştu ve “Hatta size (Rusya’nın) ne isterlerse yapmalarını desteklerim. Ödemelerinizi yapmak zorundasınız” ifadelerini kullanmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç, Resmen NATO Askeri İttifakının 32. Üyesi Oldu

Yaklaşık iki yıl önce başlayan Rusya – Ukrayna savaşına kadar tarafsızlığını koruyan İsveç, resmen NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) askeri ittifakının 32. üyesi oldu.

Haber Merkezi / NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, önümüzdeki haftanın başında Brüksel’de yapılması planlanan kutlamalara işaret ederek, “Pazartesi günü NATO Karargâhında bayraklarını çekmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, nihai NATO’ta katılım belgelerini ABD hükümetine teslim etti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony John Blinken, İsveç’in katılım belgelerini Kristersson’dan alırken “Sabredenlerin başına iyi şeyler gelir. Bu İsveç için, ittifakımız için ve transatlantik ilişkiler için tarihi bir an” diye konuştu.

İsveç Başbakanı Kristersson da “Bugün gerçekten tarihi bir gün. İsveç artık NATO’nun bir üyesi” dedi.

İsveç NATO’nun 32. üyesi olurken, Brüksel ‘deki NATO karargahında İsveç bayrağının göndere çekilmesi töreni 11 Mart’ta gerçekleştirilecek.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Pazartesi günü NATO Karargâhında bayraklarını çekmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

Rusya ile 1340 kilometrelik bir sınırı paylaşan İsveç ve Finlandiya’nın katılımları NATO için son yılların en önemli genişlemesi oldu.

İskandinav ülkesi NATO kuvvetlerine son teknoloji denizaltılar ve yerli üretim Gripen savaş uçaklarından oluşan büyük bir filo ekleyecek; Atlantik ile Baltık arasında önemli bir bağlantı oluşturacak.

İsveç, 200 yılı aşkın yürüttüğü askerî tarafsızlık ilkesinden Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya saldırması sonrasında vazgeçerek 2022 Mayıs ayında Finlandiya ile birlikte NATO’ya üyelik için başvurmuştu.

Paylaşın

İsveç, NATO’nun 32. Üyesi

Rusya’nın Ukrayna işgalinin ardından NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyelik başvurusu yapan Finlandiya ve İsveç için süreç tamamlandı. İsveç, Macaristan’dan çıkan katılım onayı ile NATO üyesi oldu.

Haber Merkezi / Macaristan Parlamentosu’nda İsveç’in NATO’ya üyeliği için 188 milletvekili “evet” oyu kullanırken, 6 milletvekili ise “hayır” oyu verdi. Parlamento onayının ardından şimdi yasanın cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yayınlanması bekleniyor.

Bu aşamadan sonra İsveç, NATO uygulamalarına uygun bir şekilde “katılım belgesini” Washington’a vererek NATO’nun 32. üyesi olabilecek.

Macaristan ile İsveç arasında yaşanan bazı gerginlikler nedeniyle süreç uzamış, Macar tarafı oylamanın yapılabilmesi için İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un Budapeşte’yi ziyaret etmesi koşulunu öne sürmüştü. Kristersson, 23 Şubat’ta, başkent Budapeşte’de Macar mevkidaşı Viktor Orban ile NATO üyeliğini görüşmüştü.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, oylama sonrasında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda an itibarıyla NATO’ya üye tüm devletlerin parlamentolarının İsveç’in üyeliği yönünde oy kullandığını belirterek “Bugün tarihî bir gün. İsveç, Avrupa-Atlantik güvenliği için sorumluluklarını yerine getirmeye hazırdır” ifadelerini kullandı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de, “Macaristan parlamentosunun İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasını memnuniyetle karşılıyorum. Artık tüm Müttefikler onayladığına göre İsveç 32. NATO Müttefiki olacak. İsveç’in üyeliği hepimizi daha güçlü ve daha güvenli kılacak” dedi.

İsveç’in NATO üyeliği, hem bu ülkenin savunması için derin bir değişim anlamına gelirken, bölge için de önemli bir jeopolitik gelişmeye işaret ediyor.

Bu adım, İskandinav bölgesinde yer alan bu ülkenin, 19. yüzyılda Napolyon savaşlarının sona ermesinden sonra benimsediği 200 yıllık politik tarafsızlık politikası ve Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana uyguladığı askeri bağlantısızlık politikasına son veriyor.

Bugüne kadar bağımsız politika izleyen İsveç, artık askeri bir ittifakın üyesi haline geliyor.

TBMM Ocak’ta onay vermişti

İsveç, 200 yılı aşkın yürüttüğü askerî tarafsızlık ilkesinden Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya saldırması sonrasında vazgeçerek 2022 Mayıs ayında Finlandiya ile birlikte NATO’ya üyelik için başvurmuştu. Türkiye iki ülkenin üyeliğine özellikle terörle mücadele alanında yeterli iş birliğine yanaşmadıkları gerekçesiyle karşı çıkmış, ancak daha sonra Finlandiya’nın üyeliğine yeşil ışık yakmıştı.

Finlandiya 2023 Nisan ayında İttifak’ın 31’inci üyesi olarak NATO’ya katılırken Türkiye’nin İsveç konusundaki çekinceleri devam etmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisinin İsveç’in üyeliğine 23 Ocak’ta onay vermesiyle gözler geriye kalan tek üye olan Macaristan’a çevrilmişti. Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için diğer tüm üye ülkelerin meclis onayı gerekiyor.

Paylaşın